Mirasın Reddi Süre Hesaplama Aracı (TMK m.606)
20 Ağustos 2026

Mirasın Reddi Süre Hesaplama Aracı (TMK m.606)

Mirasın reddinde üç aylık süre hak düşürücüdür ve başlangıcı çoğu zaman sanıldığı gibi ölüm tarihi değildir. Aşağıdaki araç, sıfatınıza ve öğrenme tarihinize göre son günü hesaplar, kalan süreyi gösterir ve süre geçmişse hangi yolun açık kaldığını belirtir. Rehber, sürenin başlangıç anını, ret usulünü ve süre geçmişse hükmen ret yolunu ele alıyor.

Ret beyanını vekil aracılığıyla yapabilir miyim?

Özel yetkili vekâletname ile vekil aracılığıyla ret beyanında bulunulabilir. Vekâletnamede bu yetkinin açıkça yer alması gerekir.

Ret kararını hangi kurumlara bildirmeliyim?

İcra dairelerine, vergi dairesine, SGK’ya ve takip yapan alacaklılara ibraz edilmelidir; aksi hâlde takipler sürer.

Mirasın Reddi Süre Hesaplama (TMK m.606)

Ölüm tarihi değil, öğrendiğiniz tarih esastır.

Not: Üç aylık süre hak düşürücüdür ve mahkemece kendiliğinden gözetilir. Sulh hâkimi önemli sebeplerin varlığı hâlinde süreyi uzatabilir veya yeni süre tanıyabilir (TMK m.615); bu talep süre dolmadan yapılmalıdır. Tereke işlerine karışmak süre dolmadan da ret hakkını düşürebilir (TMK m.610).

Sürenin Başlangıcı: En Sık Yapılan Hata

Uygulamada en sık yapılan hata, üç aylık sürenin ölüm tarihinden başladığının varsayılmasıdır. Oysa kanun farklı bir ölçüt kullanır.

Yasal mirasçılar için süre, miras bırakanın ölümünü öğrendikleri tarihten işlemeye başlar. Mirasçı olduklarını daha sonra öğrendiklerini ispat ederlerse, bu öğrenme tarihi esas alınır. Uzak bir akrabanın vefatından aylar sonra mirasçı olduğunu öğrenen kişi için süre, öğrendiği andan itibaren işler.

Vasiyetname ile atanmış mirasçılar için süre, miras bırakanın tasarrufunun kendilerine resmen bildirildiği tarihten başlar.

Bu ayrım basit görünse de dosyanın kaderini belirler. Öğrenme anının ispatı, sürenin başlangıcını değiştirir ve kapanmış sanılan bir yolu açabilir.

Hak Düşürücü Süre Ne Demek?

Üç aylık süre hak düşürücüdür. Bu, sürenin dolmasıyla hakkın kendisinin sona ermesi demektir.

Hak düşürücü süre mahkemece kendiliğinden gözetilir; karşı tarafın ileri sürmesi beklenmez. Ayrıca durmaz ve kesilmez. Zamanaşımından farkı budur: zamanaşımı def’i olarak ileri sürülmedikçe dikkate alınmaz ve belirli hâllerde durur veya kesilir.

Süre içinde mirası reddetmeyen mirasçı, mirası kayıtsız şartsız kazanmış sayılır ve tereke borçlarından sorumlu hâle gelir.

Ret süreniz daralıyorsa hemen değerlendirelim
Hukukçular Evi Ankara olarak yanınızdayız.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

Süreyi Düşüren Davranışlar

Süre dolmasa bile bazı davranışlar ret hakkını düşürür. Bunlar uygulamada zımni kabul olarak değerlendirilir.

Tereke işlemlerine karışmak, miras bırakanın işlerini yürütmek, tereke mallarını gizlemek veya kendine mal etmek bu kapsamdadır.

Somut örnekler: miras bırakanın banka hesabından para çekmek, aracını satmak veya kullanmak, kiracıdan kira tahsil etmek, tapuda intikal işlemi başlatmak, borcuna kısmi ödeme yapmak.

Buna karşılık cenaze işlemlerini yürütmek ve terekenin korunmasına yönelik zorunlu tedbirleri almak ret hakkını düşürmez.

Süre Geçtiyse: Hükmen Ret

Üç aylık sürenin geçmesi her ihtimalde yolun kapandığı anlamına gelmez. Miras bırakanın ölüm tarihinde ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmişse miras reddedilmiş sayılır.

Ret tek seçenek değildir; dört yolun karşılaştırması aşağıdadır.

SeçenekSüreSonuç
Gerçek retÖğrenmeden 3 ayMirasçı sıfatı sona erer
Hükmen retSüreye tabi değilTerekenin borca batık olduğu tespit edilir
Resmî defter tutulmasıKendi süresi varDeftere yazılan borçlarla sınırlı sorumluluk
Resmî tasfiyeKendi süresi varTereke resmen tasfiye edilir, kişisel sorumluluk doğmaz

Bu talep süreye tabi değildir. Mirasçılar, zımnen mirası kabul etmiş duruma düşmedikçe her zaman ödemeden aczin tespitini isteyebilir.

ÖlçütGerçek retHükmen ret
Süre3 aySüreye tabi değil
Görevli mahkemeSulh hukukAsliye hukuk
HusumetHasımsızTereke alacaklılarına yöneltilir
Yetkili mahkemeMiras bırakanın son yerleşim yeriAlacaklıların dava tarihindeki yerleşim yeri
Değerlendirme anıRet beyanıÖlüm tarihindeki aktif-pasif

Terekenizin borca batık olup olmadığını ölçmek için Tereke Borca Batıklık Testi aracını kullanabilirsiniz.

Ret Beyanının Usulü

Gerçek ret, miras bırakanın son yerleşim yeri sulh hukuk mahkemesine sözlü veya yazılı beyanla yapılır. Beyanın kayıtsız ve şartsız olması gerekir; şarta bağlı ret geçersizdir.

Sulh hâkimi beyanı tutanakla tespit eder ve mirasın açıldığı yerin sulh mahkemesinin özel kütüğüne yazar. Talep eden mirasçıya reddi gösteren belge verilir; bu belge sonraki icra takiplerinde savunma olarak kullanılır.

Noterde yapılan ret geçerli değildir. Vekil aracılığıyla işlem yapılacaksa mirasın reddi yetkisini açıkça içeren özel vekâletname gerekir.

Kayıtsız şartsız ret beyanı mahkemeye ulaştıktan sonra tek taraflı olarak geri alınamaz. Yalnızca yanılma, aldatma veya korkutma gibi irade sakatlığı hâllerinde iptal davası açılabilir.

Süreyi Uzatma İmkânı

Sulh hâkimi, önemli sebeplerin varlığı hâlinde yasal ve atanmış mirasçılara tanınan ret süresini uzatabilir veya yeni bir süre tanıyabilir.

Uzatma kendiliğinden işlemez; süre dolmadan talep edilmesi gerekir. Terekenin karmaşık olması, malvarlığının yurt dışında bulunması veya mirasçının ağır hastalığı gibi durumlar önemli sebep olarak ileri sürülebilir.

Ret, hükmen ret ve resmî defter seçenekleri için
Hukukçular Evi Ankara olarak yanınızdayız.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

Aracı Kullanırken: Süre Hesabı İçin Gerekli Bilgiler

Sonucun doğruluğu girdiğiniz bilgilerin doğruluğuna bağlıdır. Aşağıdaki tablo, her bilgiyi hangi belgede bulacağınızı gösterir.

Girdi rehberi
GirdiNerede bulunurDikkat
Ölüm tarihiNüfus kaydıReferans tarih
Öğrenme tarihiÖlümü ve mirasçı olduğunuzu öğrendiğiniz günSürenin başlangıcı
Mirasçılık türüYasal mı, atanmış mıBaşlangıç farklı
Önceki mirasçının reddiSize ret sebebiyle geçmişseAyrı sayaç
Tereke işlerine karıştınız mıRet hakkını düşürürKritik
Terekenin durumuBorca batık mıHükmen ret ihtimali

Beşinci satır en sık hak kaybı sebebidir: mirasçının tereke işlerine karışması, mirası zımnen kabul ettiği anlamına gelir ve ret hakkını düşürür — cenaze işleri ve malların muhafazası gibi olağan koruyucu işlemler ise bu kapsamda sayılmaz. İkinci satır ise sayacın başladığı andır; süre ölüm tarihinden değil, ölümün ve mirasçılığın öğrenildiği tarihten işler.

Sonucu Nasıl Okumalısınız: Süreniz Var mı, Hangi Yol Açık?

Araç size bir sonuç verir; asıl mesele bu sonucun ne anlama geldiği ve sonrasında ne yapmanız gerektiğidir.

Sonuç yorumu ve sonraki adım
Çıkan sonuçNe anlama gelirAtılacak adım
Üç ay dolmadıGerçek ret yapılabilirSulh hukuka beyan
Üç ay dolduGerçek ret hakkı düşerKayıtsız şartsız kabul
Tereke borca batıkHükmen ret — süreye tabi değilHer zaman ileri sürülebilir
Takip geldiHükmen reddi def’i olarak ileri sürünSavunma
Resmî defterRet süresi içinde talep edilebilirSorumluluğu sınırlar
Deftere göre kabulYalnızca deftere yazılan borçlarGüvenli orta yol
Resmî tasfiyeTereke tasfiye edilirKişisel sorumluluk yok
Ret hakkını düşüren davranışTereke işlerine karışmaDikkat
AlacaklılarReddin iptalini isteyebilirAltı ay içinde

Üçüncü ve beşinci satırlar süre kaçırılmış dosyalarda iki çıkış yolu sunar: tereke gerçekten borca batıksa miras kendiliğinden reddedilmiş sayılır ve bu durum süreye bağlı değildir; ayrıca ret süresi içinde resmî defter tutulması istenerek sorumluluk deftere yazılan borçlarla sınırlandırılabilir. Dokuzuncu satır ise karşı tarafın imkânını hatırlatır — borçlu mirasçının reddi, alacaklıları tarafından altı ay içinde iptal ettirilebilir.

Aracın sınırı: Bu araç terekenin gerçek durumunu ve dosyanızdaki özel hâlleri bilmez; kanuni sürelere göre bir ön değerlendirme yapar. Somut dosyanızdaki sonucu mahkeme belirler; araç bir ön değerlendirme sunar, hukuki görüş yerine geçmez.

Konunun tam anlatımı için: mirasın reddi: gerçek ret ve hükmen ret — süreler, usul ve borca batıklık ölçütleri orada ayrıntılı olarak anlatılmaktadır.

Bu araç bilgilendirme amaçlıdır. Öğrenme anının ispatı ve somut dosyanızdaki özel durumlar sonucu değiştirebilir; nihai değerlendirme avukatla yapılmalıdır.

Ret Edince Miras Kime Geçer?

Mirası reddeden mirasçı, mirasbırakandan önce ölmüş gibi kabul edilir. Bu nedenle payı kendiliğinden diğer mirasçılara değil, kural olarak kendi altsoyuna geçer.

Uygulamadaki en kritik sonuç budur: borçlu bir mirası reddeden kişinin çocukları, kendileri ayrıca reddetmedikleri sürece mirasçı hâline gelir ve borç zinciri devam eder. Çocuklar küçükse ret için vesayet makamının izni gerekir ve bu izin süreci de üç aylık süre içinde tamamlanmalıdır.

Bu yüzden borca batık bir terekede ret kararı ailece planlanmalıdır. Yalnızca bir kuşağın reddetmesi çoğu zaman sorunu çözmez, yalnızca erteler.

En yakın mirasçıların tamamı mirası reddederse tereke, sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir. Tasfiye sonunda artan değer olursa bu, mirası reddetmemiş gibi hak sahiplerine verilir.

Ret Yerine Değerlendirilebilecek İki Seçenek

Ret tek yol değildir. Terekenin durumu belirsizse iki ara çözüm vardır.

Resmî defter tutulması. Tereke resmen envanterlenir; alacaklılar çağrılır ve bildirilen borçlar deftere yazılır. Mirasçı, deftere göre kabul yoluyla mirası yalnızca deftere yazılan borçlarla sınırlı sorumlulukla kazanabilir. Bilinmeyen borç çıkma riski varsa en dengeli seçenek budur.

Mirasın resmî tasfiyesi. Tereke resmî olarak tasfiye edilir; borçlar terekeden ödenir ve artan değer mirasçılara dağıtılır. Bu yolda mirasçılar kişisel malvarlıklarıyla sorumlu olmaz. Tereke hem borç hem mal bakımından karışıksa uygundur.

Her iki talebin de kendi süreleri ve usulü vardır; ret süresi işlerken bu seçeneklerin de değerlendirilmesi gerekir.

Ret ile Feragat Karıştırılmamalı

Mirastan feragat ile mirasın reddi farklı kurumlardır ve karıştırılmaları ciddi hak kaybına yol açar.

Mirastan feragat, miras bırakan hayattayken onunla yapılan iki taraflı bir sözleşmedir. Resmî vasiyetname şeklinde, noterde düzenlenir. Mirasçı, karşılık alarak veya almadan miras hakkından önceden vazgeçer.

Mirasın reddi ise miras bırakanın ölümünden sonra yapılan tek taraflı bir işlemdir ve sulh hukuk mahkemesine beyanla gerçekleşir.

Pratik sonuç: miras bırakan hayattayken “ben mirastan vazgeçtim” demek hukuki sonuç doğurmaz. Bu iradenin geçerli olması için usulüne uygun feragat sözleşmesi gerekir.

Alacaklıların Reddi İptal Ettirmesi

Ret, mirasçının kendi alacaklılarını zarara uğratmak için kullanılamaz. Malvarlığı borcuna yetmeyen bir mirasçının, alacaklılarına zarar vermek amacıyla mirası reddetmesi hâlinde alacaklılar ya da iflas idaresi, reddin iptali için dava açabilir.

Bu davanın kendine özgü bir süresi vardır ve ret tarihinden itibaren işler. Dava kabul edilirse tereke, alacaklıların alacağını karşılayacak ölçüde resmen tasfiye edilir.

Bu nedenle kendi borçları bulunan bir mirasçının, ret kararını yalnızca terekenin durumuna göre değil kendi malvarlığı tablosuna göre de değerlendirmesi gerekir.

Bu Aracın Sınırları

Uzun bir rehberdi; en kritik noktaları bir arada bırakalım.

  • Araç yalnızca üç aylık gerçek ret süresini hesaplar; hükmen ret süreye tabi olmadığından tabloya girmez.
  • Öğrenme anının ispat edilebilirliği sonucu değiştirebilir; ispat yükü mirasçıdadır.
  • Sulh hâkiminden alınmış süre uzatım kararı varsa hesap buna göre güncellenmelidir.
  • Tereke işlerine karışılmışsa süre dolmamış olsa bile ret hakkı düşmüş olabilir.
  • Küçük mirasçılar bakımından vesayet makamı izni gerektiğinden fiilî süre daha kısadır.

Üç Aylık Süre Ne Zaman İşlemeye Başlar?

MirasçıBaşlangıçDayanak
Yasal mirasçıMirasçı olduğunu öğrendiği tarihTMK m.606/2
Ölümü daha sonra öğrenenÖğrenme tarihiTMK m.606/2
Atanmış mirasçıTasarrufun bildirildiği tarihTMK m.606/2
Süre3 ayTMK m.606/1
NitelikHak düşürücü süre—
Resmî defter tutulmuşsaBildirimden itibaren 1 ayTMK m.626

Birinci ve ikinci satırlar en sık yapılan hatayı düzeltir: süre ölüm tarihinden değil, mirasçının mirasçı olduğunu öğrendiği tarihten işler.

Bu nedenle uzak bir akrabanın vefatını yıllar sonra öğrenen mirasçı için üç aylık süre o tarihte başlar.

Ancak öğrenme tarihi ispat gerektirir: aksi ispatlanmadıkça mirasçının mirasbırakanın ölümünü öğrendiği kabul edilir.

Altıncı satır ayrı bir rejimdir: resmî defter tutulmuşsa mirasçılara beyana davet bildirimi yapılır ve karar süresi bu bildirimden işler.

Hangi Davranış Süreyi Düşürür?

DavranışRet hakkıDayanak
Kayıtları incelemekEtkilenmezBilgi toplama
Terekenin tespitini istemekEtkilenmezTMK m.589
Koruma önlemi almakEtkilenmezTMK m.640/4
Bozulacak malı satmakEtkilenmezTMK m.610/2 istisnası
Zamanaşımını kesen takipEtkilenmezTMK m.610/son
Terekeden ödeme almakDüşerTMK m.610/2
Malı kişisel kullanmakDüşerTMK m.610/2
Tereke malını gizlemekDüşerTMK m.610/2

Dördüncü ve beşinci satırlar kanunda açıkça tanınan istisnalardır ve karar sürecinde hareket alanı sağlar.

TMK m.610/2 uyarınca olağan yönetim ve işlerin yürütülmesi için gerekli olanlar dışında terekeyi sahiplenen mirasçı reddedemez; bozulabilecek eşyanın satılması bu kapsamda değildir.

TMK m.610’un son fıkrası şunu ekler: zamanaşımı veya hak düşümü sürelerinin dolmasına engel olmak için dava açılması ve cebrî icra takibi yapılması, ret hakkını ortadan kaldırmaz.

Altıncı ve yedinci satırlar en sık yapılan hatalardır: banka hesabından para çekmek veya aracı kullanmaya devam etmek sahiplenme sayılır.

TMK m.615: Sürenin Uzatılması

KonuKuralDayanak
UzatmaMümkünTMK m.615
ŞartÖnemli sebeplerin varlığıTMK m.615
Kim karar verirSulh hâkimiTMK m.615
Ne yapılabilirSüre uzatılabilir veya yeni süre tanınabilirTMK m.615
Örnek sebepVesayet izin süreciTMK m.462
Örnek sebepTerekenin karmaşıklığı—

Bu imkân uygulamada az bilinir ancak sıkça işe yarar: TMK m.615 uyarınca önemli sebeplerin varlığı hâlinde sulh hâkimi, yasal ve atanmış mirasçılara tanınmış olan ret süresini uzatabilir veya yeni bir süre tanıyabilir.

Beşinci satır en somut örnektir: küçük mirasçı bulunan dosyalarda vesayet makamı izin süreci üç aya sığmayabilir.

Altıncı satır işletmesi veya çok sayıda taşınmazı bulunan terekelerde ileri sürülür: borç tablosunun çıkarılması süre gerektirir.

Talep süre dolmadan yapılmalıdır; süre geçtikten sonraki başvuru sonuç doğurmaz.

TMK m.609: Beyanın Şekli ve Şartsızlık

KonuKuralDayanak
NereyeSulh hukuk mahkemesiTMK m.609
YetkiMurisin son yerleşim yeri—
ŞekilSözlü veya yazılı beyanTMK m.609/1
Kayıtsız şartsız olmalıŞarta bağlanamazTMK m.609/2
Kısmen retMümkün değilTMK m.609/2
KayıtÖzel kütüğe yazılırTMK m.609/3
Küçük veya kısıtlı mirasçıVesayet izni gerekirTMK m.462

Dördüncü ve beşinci satırlar en sık yapılan usul hatasını önler: TMK m.609/2 uyarınca ret beyanının kayıtsız ve şartsız olması gerekir.

“Borç şu tutarı aşarsa reddediyorum” gibi şarta bağlı beyanlar geçersizdir; terekenin bir kısmını reddedip diğerini kabul etmek de mümkün değildir.

Yedinci satır süre baskısı doğurur: küçük mirasçı için ret kararı vasi tarafından tek başına verilemez ve vesayet makamı izni gerekir.

Altıncı satır ispat sağlar: ret beyanları sulh hâkimi tarafından özel kütüğe yazılır ve reddeden mirasçı isterse belge verilir.

Reddedilen Pay Nereye Gider?

DurumSonuçDayanak
Bir mirasçı reddettiMiras açıldığında ölmüş gibi sayılırTMK m.611/1
Altsoyunun durumuOnun yerine geçerTMK m.611/1
Altsoyun tamamı reddederseSağ kalan eşe geçerTMK m.612/1
En yakın mirasçıların tamamı reddettiTereke tasfiye edilirTMK m.612/1
Tasfiyeden artanReddetmemiş gibi mirasçılaraTMK m.612/2
Devlete geçişBu hâlde söz konusu olmaz—

İkinci satır sıkça atlanır: reddeden mirasçının payı kendiliğinden kardeşlerine değil, öncelikle kendi altsoyuna geçer.

Bu nedenle borçlu terekelerde tek başına ret yeterli değildir; çocukların ve torunların da reddetmesi gerekir.

Beşinci satır mirasçılar için önemli bir korumadır: TMK m.612/2 uyarınca tasfiye sonunda arta kalan değerler, reddetmemiş bulunsalardı kendilerine ait olacak kimselere verilir.

Yani ret kararı vermiş mirasçılar, borçlar ödendikten sonra bir değer kalırsa yine de pay alır.

Resmî Defter: Ret Yerine Ara Yol

YolSüreSorumlulukTerekeden pay
Resmî defter1 ayDeftere yazılanlarla sınırlıTam
Resmî tasfiyeRet süresi içindeYokArtan değer
Ret3 ayYokYok

Birinci satır en dengeli çözümdür ve en sık kaçırılan imkândır: TMK m.629 uyarınca deftere göre kabul eden mirasçı yalnızca deftere yazılmış borçlardan sorumlu olur ve malları elinde tutar.

Süresi yalnızca bir aydır; üç aylık ret süresine bakarak rahat davranıldığında kaçırılır.

Ayrıca TMK m.619/3 uyarınca mirasçılardan birinin defter tutma istemi diğerleri hakkında da hüküm ifade eder.

Defter sürecinin ek kazancı TMK m.620/2’dedir: defter tutulurken alacaklıların takibi durur ve zamanaşımı işlemez.

Çevre Maddeler: TMK m.607, m.613-617 ve HMK m.383

Süre hesabı doğru yapıldıktan sonra sıradaki sorular şunlardır: kimler için süre işlemez, ret kimden istenir, sonuçları nasıl hükme bağlanır.

Süre işlemeyen hâl: TMK m.607. Bir grup mirasçı bakımından süre hiç başlamaz: ölümü tarihinde mirasbırakanın ödemeden aciz olduğu açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır. Bu karine, üç aylık süreden bağımsızdır; süre geçmiş olsa bile hükmen ret davası bu maddeye dayanır.

Vasiyet alacaklısı bakımından: TMK m.608. Kanun ayrı bir karine daha kurar: mirası reddeden mirasçı, kendisine belirli mal bırakılmış olsa bile, bunu istemekten vazgeçmiş sayılmaz; belirli mal bırakılan kişi, bu hakkını ayrıca kullanabilir. Bu nedenle ret beyanı, vasiyet alacağını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Ret hakkının geçmesi: TMK m.613. Süre içinde mirasçı ölürse hak düşmez: mirası reddetmeden ölen mirasçının ret hakkı kendi mirasçılarına geçer. Bu mirasçılar için ret süresi, kendilerinin mirasbırakanına mirasın geçtiğini öğrendikleri tarihten başlar; ancak bu süre, kendilerinin mirasbırakanından geçen mirasın reddi için öngörülen süre dolmadıkça sona ermez.

Kısmen ret yasağı ve sonucu: TMK m.614. Kanun, birden fazla sıfat için ayrı değerlendirme yapar: mirasçılardan biri, mirasbırakanın ölüme bağlı tasarrufuyla atanmış mirasçı ise, mirası reddetmesi hâlinde yasal mirasçılığı devam eder yahut aksine düzenleme yoksa reddedilen pay, en yakın yasal mirasçılara geçer. Bu nedenle ret beyanının hangi sıfata ilişkin olduğu dilekçede gösterilmelidir.

Alacaklıların korunması: TMK m.617. Reddin sınırı buradadır: malvarlığı borcuna yetmeyen mirasçı, alacaklılarına zarar vermek amacıyla mirası reddederse; alacaklıları veya iflas idaresi, kendilerine yeterli güvence verilmediği takdirde, ret tarihinden başlayarak altı ay içinde reddin iptali hakkında dava açabilirler. Reddin iptaline karar verilirse miras resmen tasfiye edilir.

Tasfiyeden artan: TMK m.617. Aynı maddede sonuç da düzenlenmiştir: bu suretle tasfiye edilen mirastan reddeden mirasçının payına bir şey düşerse, bundan önce itiraz eden alacaklıların, daha sonra da diğer alacaklıların alacakları ödenir; artan kısım ise ret geçerli olsaydı bundan yararlanacak olan mirasçılara verilir.

Ret yerine ara yol: TMK m.619 ve m.620. Yazıda anılan resmî defter için metinler şudur: mirasçılardan her biri, mirası kabul veya reddetmeden önce, terekenin resmî defterinin tutulmasını isteyebilir. Defter tutma istemi, mirasın reddi için öngörülen süre içinde sulh mahkemesine yapılır; defter tutulması istendiğinde mirasın reddi süresi işlemez. Defter tutulurken tereke aleyhine takip yapılamaz.

Deftere göre kabul: TMK m.628. Defterin asıl faydası buradadır: deftere göre kabul edilen mirasta mirasçı, yalnız deftere yazılmış borçlardan sorumlu olur. Alacaklarını süresi içinde yazdırmayan alacaklılar bakımından mirasçının sorumluluğu doğmaz; bu nedenle defter, reddin ölçülü alternatifidir.

Tümünün reddi: TMK m.612. En yakın mirasçıların tamamı reddederse rejim değişir: en yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddolunan miras, sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir. Tasfiye sonunda arta kalan değerler, mirası reddetmemişler gibi hak sahiplerine verilir. Bu nedenle tümü ret hâlinde sonraki zümreye geçiş olmaz.

Beyanın usulü: HMK m.383 ve m.4. Ret beyanı bir çekişmesiz yargı işidir: çekişmesiz yargı işlerinde görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece sulh hukuk mahkemesidir ve yetki bakımından ilgililerden birinin oturduğu yer mahkemesi yetkilidir. Ret beyanı, mirasbırakanın son yerleşim yeri sulh hukuk mahkemesine yapılır ve TMK m.609 uyarınca sözlü veya yazılı olabilir, kayıtsız ve şartsız olmalıdır.

Takibin durması: İİK m.53. Süre içinde alacaklıların hareket alanı sınırlıdır: terekenin borçlarından dolayı ölüm günü ile beraber üç gün için takip geri bırakılır. Mirasçı mirası kabul veya reddetmemişse bu hususta Kanunu Medenî ile muayyen müddetler geçinceye kadar takip geri kalır. Bu nedenle ret süresi dolmadan başlatılan takip, şikâyet konusudur.

Küçük ve kısıtlı adına ret: TMK m.462. Vesayet altındaki kişi adına ret ayrı izne tabidir: mirasın kabulü, reddi ve miras sözleşmesi yapılması vesayet makamının iznine ve ayrıca denetim makamının onayına bağlıdır. Bu nedenle küçük adına ret beyanında, izin kararının üç aylık süre içinde alınmış olması gerekir.

KonuKuralDayanak
Aciz hâliMiras reddedilmiş sayılırTMK m.607
Vasiyet alacağıRetle vazgeçilmiş sayılmazTMK m.608
Beyanın şekliSözlü veya yazılı; kayıtsız şartsızTMK m.609
Süreyi düşüren davranışOlağan yönetim dışı işlemlerTMK m.610
Tümünün reddiİflas hükümlerine göre tasfiyeTMK m.612
Mirasçının ölümüRet hakkı kendi mirasçılarına geçerTMK m.613
Atanmış mirasçıYasal mirasçılık devam edebilirTMK m.614
Sürenin uzatılmasıÖnemli sebeplerleTMK m.615
Alacaklıların iptaliRet tarihinden altı ayTMK m.617
Tasfiyeden artanÖnce itiraz eden alacaklılarTMK m.617
Resmî defterRet süresi içinde istenir; süre işlemezTMK m.619-620
Deftere göre kabulYalnız yazılı borçlardan sorumlulukTMK m.628
Görev ve yetkiSulh hukuk; çekişmesiz yargıHMK m.383
TakipÜç gün ve süreler geçinceye kadarİİK m.53
Küçük adına retVesayet izni ve denetim onayıTMK m.462

Sıkça Sorulan Sorular

Süre geçmişse hükmen ret hangi maddeye dayanır?

TMK m.607 uyarınca ölümü tarihinde mirasbırakanın ödemeden aciz olduğu açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise miras reddedilmiş sayılır. Bu karine üç aylık süreden bağımsızdır; süre geçmiş olsa bile mirasın hükmen reddi bu maddeye dayanır.

Ret süresi içinde mirasçı ölürse hak düşer mi?

TMK m.613 uyarınca mirası reddetmeden ölen mirasçının ret hakkı kendi mirasçılarına geçer; bu mirasçılar için süre, kendilerinin mirasbırakanına mirasın geçtiğini öğrendikleri tarihten başlar ve kendi mirasbırakanlarından geçen mirasın reddi için öngörülen süre dolmadıkça sona ermez.

Kendi borçlarım varken reddedersem alacaklılarım ne yapabilir?

TMK m.617 uyarınca malvarlığı borcuna yetmeyen mirasçı, alacaklılarına zarar vermek amacıyla mirası reddederse; alacaklıları veya iflas idaresi, kendilerine yeterli güvence verilmediği takdirde ret tarihinden başlayarak altı ay içinde reddin iptali davası açabilir ve iptale karar verilirse miras resmen tasfiye edilir.

Ret yerine resmî defter istemenin avantajı nedir?

TMK m.619 uyarınca mirasçılardan her biri, mirası kabul veya reddetmeden önce terekenin resmî defterinin tutulmasını isteyebilir; TMK m.620 uyarınca istem üzerine mirasın reddi süresi işlemez. TMK m.628 uyarınca deftere göre kabul edilen mirasta mirasçı yalnız deftere yazılmış borçlardan sorumlu olur.

Ret beyanı hangi mahkemeye yapılır, takip durur mu?

HMK m.383 uyarınca çekişmesiz yargı işlerinde görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesidir; ret beyanı mirasbırakanın son yerleşim yeri sulh hukuk mahkemesine yapılır ve TMK m.609 uyarınca sözlü veya yazılı olabilir, kayıtsız ve şartsız olmalıdır. İİK m.53 uyarınca tereke borçlarından dolayı ölüm günüyle beraber üç gün, mirasçı kabul veya ret etmemişse kanunda öngörülen süreler geçinceye kadar takip geri kalır.

Mirası reddedersem çocuğum etkilenir mi?

Evet. Reddeden mirasçı, mirasbırakandan önce ölmüş gibi kabul edilir ve payı kural olarak kendi altsoyuna geçer. Çocuklar ayrıca reddetmezse mirasçı hâline gelir; küçük çocuklar için ret vesayet makamı iznine tabidir.

Bütün mirasçılar reddederse ne olur?

En yakın mirasçıların tamamı reddederse tereke sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir. Tasfiye sonunda artan değer olursa mirası reddetmemiş gibi hak sahiplerine verilir.

Ret yerine başka seçeneğim var mı?

Evet. Durum belirsizse resmî defter tutulması istenebilir ve deftere göre kabul yoluyla sınırlı sorumlulukla miras kazanılabilir. Tereke karışıksa mirasın resmî tasfiyesi talep edilebilir.

Kendi borçlarım var, reddedersem sorun olur mu?

Malvarlığı borcuna yetmeyen mirasçının alacaklılarına zarar vermek amacıyla mirası reddetmesi hâlinde alacaklılar reddin iptali için dava açabilir. Bu ihtimal ret kararından önce değerlendirilmelidir.

Üç aylık süre ne zaman başlar?

Yasal mirasçılar için miras bırakanın ölümünü öğrendikleri tarihten başlar. Mirasçı olduklarını daha sonra öğrendiklerini ispat ederlerse bu tarih esas alınır. Vasiyetname ile atanmış mirasçılar için süre, tasarrufun kendilerine resmen bildirildiği tarihten işler.

Süre hak düşürücü mü, zamanaşımı mı?

Hak düşürücüdür. Mahkemece kendiliğinden gözetilir, karşı tarafın ileri sürmesi beklenmez; durmaz ve kesilmez.

Süreyi kaçırdım, hiçbir şey yapamaz mıyım?

Miras bırakanın ölüm tarihinde ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmişse miras reddedilmiş sayılır ve bu talep süreye tabi değildir. Hükmen ret davası, tereke alacaklılarına husumet yöneltilerek asliye hukuk mahkemesinde görülür.

Süre uzatılabilir mi?

Sulh hâkimi önemli sebeplerin varlığı hâlinde yasal ve atanmış mirasçılara tanınan ret süresini uzatabilir veya yeni bir süre tanıyabilir. Bu talebin süre dolmadan yapılması gerekir.

Ret beyanı nereye ve nasıl yapılır?

Miras bırakanın son yerleşim yeri sulh hukuk mahkemesine sözlü veya yazılı beyanla yapılır. Beyanın kayıtsız ve şartsız olması gerekir; sulh hâkimi beyanı tutanakla tespit eder ve özel kütüğe yazar. Noterde yapılan ret geçerli değildir.

Yurt dışındayım, süreyi nasıl korurum?

Türk konsolosluğuna başvurarak veya Türkiye’deki bir vekil aracılığıyla süresi içinde beyanda bulunabilirsiniz. Vekil aracılığıyla yapılacak işlemde mirasın reddi yetkisini açıkça içeren özel vekâletname zorunludur; genel vekâletname yeterli değildir.

Süre dolmadan tereke mallarına dokunabilir miyim?

Dokunmayın. Tereke işlemlerine karışmak, miras bırakanın işlerini yürütmek veya tereke mallarını kendine mal etmek ret hakkını düşürür ve zımni kabul sayılabilir. Cenaze işlemleri ile terekenin korunmasına yönelik zorunlu tedbirler bu kapsamda değildir.

Mirası kısmen reddedebilir miyim?

Hayır. Ret bölünemez; miras ya tamamen reddedilir ya da hiç reddedilmez. Şarta bağlı ret beyanı geçersizdir.

Post by Av. Fatma Öztürk