Çocuğun Aşısı veya Ameliyatı İçin Ebeveynler Anlaşamazsa Ne Yapılır?
27 Haziran 2026

Çocuğun Aşısı veya Ameliyatı İçin Ebeveynler Anlaşamazsa Ne Yapılır?

Çocuğun aşı olması, ameliyatı veya önemli bir tıbbi müdahalesi konusunda ebeveynlerin anlaşamaması hassas bir durumdur. Karar yetkisinin kimde olduğu ve anlaşmazlığın nasıl çözüleceği bu yazının konusudur. Çocuğun sağlığı söz konusu olduğunda hukuk, çocuğun yararını esas alır.

Velayet ve çocukla kişisel ilişki konusunda destek alın

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Tıbbi Müdahalede Karar Yetkisi Kimdedir?

Velayet, çocuğun sağlığına ilişkin kararları da kapsar. Hasta Hakları Yönetmeliği’nin 24. maddesine göre hasta küçük ise velisinden izin alınır; boşanmada bu izni kural olarak velayet sahibi ebeveyn verir ve diğer ebeveynin onayı zorunlu değildir. Ancak bu yetki sınırsız değildir: aynı madde, kanuni temsilci tarafından rıza verilmeyen hâllerde müdahalede bulunmak tıbben gerekli ise, tıbbi müdahalenin TMK 346 ve 487 uyarınca mahkeme kararına bağlı olduğunu düzenler.

Ortak Velayette Anlaşmazlık

Mahkeme ortak velayete hükmetmişse, önemli tıbbi kararlar her iki ebeveynin ortak iradesiyle alınır. Ebeveynler aşı veya ameliyat gibi bir konuda anlaşamazsa, aile mahkemesinden hâkimin müdahalesi istenebilir. Hâkim, çocuğun üstün yararını ve hekim görüşünü esas alarak karar verir.

Acil Durumlarda Hekimin Yetkisi

Hasta Hakları Yönetmeliği m.24’e göre; hayati tehlikenin bulunduğu ve bilincin kapalı olduğu acil durumlar ile bir organın kaybına veya fonksiyonunu ifa edemez hâle gelmesine yol açacak durumun varlığı hâlinde tıbbi müdahale rızaya bağlı değildir. Bu durumda gerekli müdahale yapılarak durum kayıt altına alınır; mümkünse orada bulunan yakını veya kanuni temsilcisi, mümkün değilse müdahale sonrasında bilgilendirilir. İstisnanın sınırı dardır: ebeveynlerin anlaşamaması tek başına acil hâl oluşturmaz.

Çocuğun Yararına Aykırı Karara İtiraz

Velayet sahibinin tıbbi kararı çocuğun sağlığına ve üstün yararına açıkça aykırıysa, diğer ebeveyn aile mahkemesine başvurabilir. Mahkeme, çocuğu koruyacak önlemleri re’sen alabilir. Velayet kamu düzenine ilişkin olduğundan hâkim çocuğun menfaati için gerekli müdahaleyi yapar.

Benzer bir durumla mı karşı karşıyasınız? Durumunuzu gizlilik içinde değerlendirip size özel bir yol haritası çıkarmamız için bizimle iletişime geçin.

Rıza kimden alınır? Yönetmelik ne diyor?

Tıbbi müdahalede karar yetkisinin kimde olduğu yalnızca velayet hükümlerinden değil, sağlık mevzuatından da okunur.

Hasta Hakları Yönetmeliği m.24

Madde şöyle başlar: “Tıbbi müdahalelerde hastanın rızası gerekir. Hasta küçük veya mahcur ise velisinden veya vasisinden izin alınır. Hastanın, velisinin veya vasisinin olmadığı veya hazır bulunamadığı veya hastanın ifade gücünün olmadığı hallerde, bu şart aranmaz.”

Devamında önemli bir ilke yer alır: kanuni temsilcinin rızasının yeterli olduğu hâllerde dahi, anlatılanları anlayabilecekleri ölçüde küçük veya kısıtlı hastanın dinlenmesi suretiyle mümkün olduğu kadar bilgilendirme sürecine ve tedavisiyle ilgili alınacak kararlara katılımı sağlanır. Yani çocuk, olgunluğu ölçüsünde sürecin dışında bırakılmaz. Bu, TMK 339’daki “ana ve baba, olgunluğu ölçüsünde çocuğa hayatını düzenleme olanağı tanırlar; önemli konularda olabildiğince onun düşüncesini göz önünde tutarlar” ilkesiyle de örtüşür.

Kim “veli”dir?

Evlilik sürüyorsa TMK 336 uyarınca ana ve baba velayeti birlikte kullanır; ikisi de yasal temsilcidir. Boşanmada ise velayet çocuk kendisine bırakılan tarafa aittir ve tıbbi müdahaleye rızayı kural olarak o verir. Mahkeme ortak velayete hükmetmişse önemli tıbbi kararlar birlikte alınır.

Veli rıza vermezse: Yönetmelik doğrudan mahkemeye yönlendiriyor

Bu, konunun en somut ve en az bilinen kısmıdır. Hasta Hakları Yönetmeliği’nin 24. maddesi şunu düzenler:

“Kanuni temsilci tarafından rıza verilmeyen hallerde, müdahalede bulunmak tıbben gerekli ise, velayet ve vesayet altındaki hastaya tıbbi müdahalede bulunulabilmesi; Türk Medeni Kanununun 346 ncı ve 487 inci maddeleri uyarınca mahkeme kararına bağlıdır.”

Türk Medeni Kanunu’nun 346. maddesi, çocuğun menfaati ve gelişmesi tehlikeye düştüğünde hâkimin çocuğun korunması için uygun önlemleri almasını düzenler. Yani veli rıza vermiyor ve müdahale tıbben gerekliyse, hekim ya da diğer ebeveyn tarafından izlenecek yol tartışma değil, aile mahkemesine başvurmaktır.

Pratik sonuç

  • Velayet sahibi tek başına karar veriyor olsa bile, bu yetki sınırsız değildir; reddi mahkeme denetimine açıktır.
  • Diğer ebeveyn, müdahalenin tıbben gerekli olduğunu ve reddin çocuğun yararına aykırı düştüğünü ortaya koyarak mahkemeye başvurabilir.
  • Talebi desteklemek için hekim raporu, konsültasyon görüşü veya sağlık kurulu raporu sunulmalıdır. “Bence gerekli” beyanı yeterli değildir; tıbben gerekli olma koşulu belgeye dayanır.

Evlilik sürüyorsa ek bir yol

Ana ve baba velayeti birlikte kullanıyorsa, uyuşmazlık TMK 195 kapsamında da ele alınabilir: evlilik birliğine ilişkin önemli bir konuda uyuşmazlığa düşülmesi hâlinde eşler ayrı ayrı veya birlikte hâkimin müdahalesini isteyebilir.

Acil durumlar: rıza aranmayan hâller

Aynı Yönetmelik maddesi, rıza kuralının istisnasını da açıkça çizer.

“Hastanın rızasının alınamadığı hayati tehlikesinin bulunduğu ve bilincinin kapalı olduğu acil durumlar ile hastanın bir organının kaybına veya fonksiyonunu ifa edemez hale gelmesine yol açacak durumun varlığı halinde, hastaya tıbbi müdahalede bulunmak rızaya bağlı değildir. Bu durumda hastaya gerekli tıbbi müdahale yapılarak durum kayıt altına alınır.”

Madde ayrıca, mümkünse hastanın orada bulunan yakını veya kanuni temsilcisinin; mümkün değilse müdahale sonrasında bilgilendirilmesini öngörür.

İstisnanın sınırı dar

Aranan koşullar somuttur: hayati tehlike, organ kaybı veya fonksiyon yitimi riski. Ebeveynlerin anlaşamaması tek başına bu istisnayı doğurmaz. Planlı bir ameliyat veya rutin bir aşı, “acil” kapsamında değerlendirilmez; bu tür müdahaleler için ya rıza ya da mahkeme kararı gerekir.

Anayasal çerçeve

Anayasa’nın 17. maddesinin ikinci fıkrası, tıbbi zorunluluklar ve kanunda yazılı hâller dışında kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamayacağını düzenler. Rıza kuralının ve istisnalarının dayanağı budur.

Aşı: ayrı ve tartışmalı bir başlık

Aşı, hukuken diğer tıbbi müdahalelerden ayrılmaz; ancak “zorunlu” olup olmadığı konusunda önemli bir anayasal karar vardır ve bu, ebeveyn anlaşmazlıklarını doğrudan etkiler.

Anayasa Mahkemesi kararı

Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu’nun Halime Sare Aysal başvurusuna ilişkin 11.11.2015 tarihli, 2013/1789 numaralı kararında; aşı uygulamasının, müdahalenin boyutundan bağımsız olarak vücut bütünlüğüne yönelik bir müdahale oluşturduğu belirtilmiştir.

Kararda ayrıca; tıbbi müdahalelere ilişkin ulusal ve uluslararası mevzuatın rıza unsurunu temel şart olarak öngördüğü, velayet altındaki küçüklere uygulanacak müdahalelerde kanuni temsilcilerin rızasının ikame edildiği ve rıza şartına istisna getirilebilecek hâllerin genel olarak acil durumlar bağlamındaki tıbbi zorunluluklar ile kanunda belirtilen durumlarla sınırlı olduğu vurgulanmıştır.

Mahkeme, müdahaleye dayanak gösterilen 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu hükümlerinin, doğan her çocuğa belirli bir yaş periyoduna bağlı olarak ve ebeveynin rızası hilafına idarece belirlenecek her türlü aşının tatbiki yetkisi verdiği şeklinde anlaşılmasının olanaklı olmadığı sonucuna varmıştır. Gerekçede, aksinin kabulü hâlinde uygulanacak müdahalenin tür ve kapsamının belirsiz kalacağına işaret edilmiştir.

Bunun ebeveyn anlaşmazlığına etkisi

Aşı, ebeveyn rızası aranan bir tıbbi müdahaledir. Ebeveynlerden biri karşı çıkıyorsa mesele idari bir zorlamayla değil, yukarıda anlatılan yolla — yani Hasta Hakları Yönetmeliği m.24’ün yönlendirdiği mahkeme kararıyla — çözülür. Talep eden tarafın, aşının çocuk için tıbben gerekli olduğunu ve reddin çocuğun yararına aykırı düştüğünü hekim görüşüyle ortaya koyması gerekir.

Salgın hastalıklara ilişkin özel kanun hükümleri saklıdır; bu tür durumlarda uygulanacak rejim ayrıca değerlendirilir.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Mevzuat ve içtihat zaman içinde değişebildiğinden, somut durumunuz için bir avukata danışmanız ve kanun metinlerini güncel hâliyle teyit etmeniz önerilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Çocuğun ameliyatına kim izin verir?

Hasta Hakları Yönetmeliği’nin 24. maddesine göre hasta küçük ise velisinden izin alınır. Evlilik sürüyorsa TMK 336 uyarınca ana ve baba velayeti birlikte kullanır; boşanmada rızayı kural olarak velayet sahibi ebeveyn verir.

Veli izin vermezse müdahale yapılamaz mı?

Yönetmelik doğrudan mahkemeye yönlendirir: kanuni temsilci tarafından rıza verilmeyen hâllerde müdahalede bulunmak tıbben gerekli ise, tıbbi müdahalede bulunulabilmesi TMK 346 ve 487 uyarınca mahkeme kararına bağlıdır.

Diğer ebeveyn ne yapabilir?

Aile mahkemesine başvurabilir. Müdahalenin tıbben gerekli olduğunu ve reddin çocuğun yararına aykırı düştüğünü ortaya koyması gerekir; talep hekim raporu, konsültasyon görüşü veya sağlık kurulu raporuyla desteklenmelidir.

Çocuğun görüşü alınır mı?

Alınır. Yönetmelik, kanuni temsilcinin rızasının yeterli olduğu hâllerde dahi anlatılanları anlayabilecekleri ölçüde küçük hastanın dinlenmesi suretiyle bilgilendirme sürecine ve kararlara katılımının sağlanmasını öngörür.

Acil durumda rıza aranır mı?

Aranmaz. Hayati tehlike bulunan ve bilincin kapalı olduğu acil durumlar ile bir organın kaybına veya fonksiyonunu ifa edemez hâle gelmesine yol açacak durumlarda müdahale rızaya bağlı değildir; durum kayıt altına alınır ve yakını bilgilendirilir.

Ebeveynlerin anlaşamaması acil hâl sayılır mı?

Sayılmaz. İstisnanın koşulları somuttur: hayati tehlike, organ kaybı veya fonksiyon yitimi riski. Planlı bir ameliyat veya rutin aşı bu kapsamda değildir; rıza ya da mahkeme kararı gerekir.

Aşı zorunlu mu?

Anayasa Mahkemesi’nin Halime Sare Aysal başvurusuna ilişkin 11.11.2015 tarihli 2013/1789 numaralı kararında, aşının vücut bütünlüğüne müdahale oluşturduğu ve dayanak gösterilen hükümlerin ebeveynin rızası hilafına her türlü aşının uygulanması yetkisi verdiği şeklinde anlaşılamayacağı belirtilmiştir.

Aşı konusunda anlaşamazsak ne yapılır?

Aşı, ebeveyn rızası aranan bir tıbbi müdahaledir. Anlaşmazlık, Hasta Hakları Yönetmeliği m.24’ün yönlendirdiği yolla, yani mahkeme kararıyla çözülür. Salgın hastalıklara ilişkin özel kanun hükümleri saklıdır.

⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar

Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.

Dosyanız için değerlendirme

Süreler kısadır ve usul hataları geri alınamaz. Belgelerinizi birlikte inceleyelim.

İletişime Geçin

Bu içerik Aile ve Boşanma Hukuku alanındadır.

Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi  ·  Bu alandaki tüm rehberler  ·  Tüm hukuk dalları

Çocuğunuzun üstün yararı için dosyanızı birlikte hazırlayalım

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Post by Av. Fatma Öztürk