Yabancı İşçinin İş Sözleşmesi Uyuşmazlığında Uygulanacak Hukuk ve Görevli Mahkeme
24 Haziran 2026

Yabancı İşçinin İş Sözleşmesi Uyuşmazlığında Uygulanacak Hukuk ve Görevli Mahkeme

İşçinin veya işverenin yabancı olması, işin yurt dışında görülmesi ya da iş ilişkisinin yabancı bir ülkeyle sıkı bağlantılı olması hâlinde; çıkan uyuşmazlıkta hangi ülkenin hukukunun uygulanacağı ve hangi mahkemenin yetkili olduğu kritik önem kazanır. Bu rehberde yabancılık unsuru taşıyan iş sözleşmelerine uygulanacak hukuku, MÖHUK m. 27 ve 44 çerçevesinde sade bir dille açıklıyoruz.

Yurt dışı çalışması veya yabancılık unsuru taşıyan iş uyuşmazlığınızı birlikte değerlendirelim.

Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

Yabancılık Unsuru Nedir?

Bir iş ilişkisinin “yabancılık unsuru” taşıması; tarafların uyruğu, işin görüldüğü yer veya sözleşmenin bağlantılı olduğu ülke bakımından birden fazla devletle ilişki içermesi demektir. Örneğin Türk bir işçinin yurt dışındaki bir şantiyede çalışması, yabancı bir işverenle Türkiye’de sözleşme yapılması ya da işin ağırlıklı olarak başka bir ülkede görülmesi bu kapsamdadır. Bu durumlarda uyuşmazlık, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK) hükümlerine göre çözülür.

Taraflar Hukuk Seçebilir mi? (MÖHUK m. 27)

MÖHUK m. 27’ye göre, iş sözleşmesinin tarafları — sözleşmeyle bağlantılı olsun olmasın — diledikleri bir ülkenin hukukunu seçebilir. Ancak bu serbestinin önemli bir sınırı vardır: seçilen hukuk, işçinin mutad işyeri hukukunun emredici hükümleri uyarınca sahip olacağı asgari korumadan daha azını sağlayamaz. Yani taraflar yabancı bir hukuku seçmiş olsa bile, işçinin normalde çalıştığı ülkenin zorunlu iş hukuku kurallarıyla tanınan asgari hakları korunur. Seçilen hukuk işçiye daha fazla koruma getiriyorsa o uygulanır; daha az koruma getiriyorsa mutad işyeri hukukunun işçiyi koruyan hükümleri devreye girer.

Hukuk Seçimi Yoksa: Mutad İşyeri Hukuku

Taraflar bir hukuk seçmemişse, iş sözleşmesine işçinin işini mutad olarak (sürekli/ağırlıklı) yaptığı işyeri hukuku uygulanır. İşin esas ve ağırlıklı olarak yapıldığı yer mutad işyeri sayılır; işçinin işini geçici olarak başka bir ülkede yapması hâlinde orası mutad işyeri kabul edilmez. Bununla birlikte, hâlin bütün şartlarına göre sözleşmeyle daha sıkı ilişkili bir hukuk varsa, mutad işyeri hukuku yerine bu hukuk uygulanabilir. Yargıtay, yurt dışında çalıştırılan işçinin alacak davasında, işçinin işini fiilen yaptığı ülkenin (mutad işyeri) hukukunun uygulanması gerektiğini benimsemiştir.

Kamu Düzeni Sınırı Dar Yorumlanır

Yabancı hukukun uygulanması sonucu ortaya çıkacak durum Türk kamu düzenine açıkça aykırıysa, o hüküm uygulanmaz. Ne var ki bu istisna dar yorumlanır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında da belirtildiği üzere, her emredici hükmün ihlali kamu düzenine aykırılık anlamına gelmez; ihbar ve kıdem tazminatı, yıllık izin, fazla mesai gibi konularda yabancı hukukun farklı düzenleme içermesi ya da işçiye Türk hukukundan daha az koruma sağlaması, tek başına kamu düzeni müdahalesi için yeterli sayılmaz. Yani “yabancı hukuk Türk hukukundan daha az avantajlı” demek, otomatik olarak Türk hukukunun uygulanacağı anlamına gelmez.

Görevli ve Yetkili Mahkeme (MÖHUK m. 44)

MÖHUK m. 44, bireysel iş sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklarda işçiyi korumaya yönelik özel bir yetki kuralı getirir. Buna göre işçinin işini mutad olarak yaptığı işyerinin Türkiye’de bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir. İşçinin işverene karşı açtığı davalarda ise işverenin yerleşim yeri, işçinin yerleşim yeri veya mutad meskeninin bulunduğu yer mahkemeleri de yetkili kılınarak işçiye seçimlik bir hak tanınmıştır. Görev bakımından bu davalar İş Mahkemelerinde görülür.

Hâkim Yabancı Hukuku Resen Uygular

Önemli bir usul kuralı: hâkim, Türk kanunlar ihtilâfı kurallarını ve bu kurallara göre yetkili olan yabancı hukuku resen (kendiliğinden) uygular. Yani tarafların yabancı hukuku ileri sürmesi beklenmez. Hâkim, gerektiğinde yabancı hukukun içeriğinin tespiti için bilirkişi incelemesine başvurabilir. Bu nedenle yabancılık unsuru taşıyan iş davalarında, uygulanacak hukukun doğru belirlenmesi ve gerekli belgelerin (sözleşme, çalışma yeri kayıtları) hazırlanması sürecin sonucunu doğrudan etkiler.

Yurt dışı çalışma alacaklarınızda uygulanacak hukuk kritik önemdedir; avukatınıza danışın.

Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

Sıkça Sorulan Sorular

Yurt dışında çalıştım, hangi ülkenin hukuku uygulanır?

Taraflar bir hukuk seçmemişse, işçinin işini mutad (sürekli/ağırlıklı) olarak yaptığı ülkenin hukuku uygulanır. Yargıtay, yurt dışında çalıştırılan işçinin alacak davasında işin fiilen yapıldığı ülke (mutad işyeri) hukukunun uygulanmasını benimsemiştir.

Sözleşmede yabancı hukuk seçilmişse Türk hukuku hiç uygulanmaz mı?

Taraflar yabancı hukuku seçebilir (MÖHUK m. 27), ancak seçilen hukuk işçinin mutad işyeri hukukunun asgari korumasından daha azını sağlayamaz. Bu asgari koruma her hâlde işçi lehine devreye girer.

Yabancı hukukun uygulanması Türk kamu düzenine aykırı olmaz mı?

Kamu düzeni istisnası dar yorumlanır. Yargıtay İBK’ye göre her emredici hükmün ihlali kamu düzenine aykırılık sayılmaz; yabancı hukukun kıdem/ihbar/izin gibi konularda daha az koruma sağlaması tek başına yeterli değildir.

Yurt dışı çalışma davasını hangi mahkemede açarım?

MÖHUK m. 44 uyarınca işçi; mutad işyerinin Türkiye’deki yeri, işverenin yerleşim yeri, kendi yerleşim yeri veya mutad meskeninin bulunduğu yer mahkemesinde dava açabilir. Görevli mahkeme İş Mahkemesidir.

Yabancı hukuku mahkemeye ben mi ispatlamalıyım?

Hayır. Hâkim, Türk kanunlar ihtilâfı kurallarını ve yetkili yabancı hukuku kendiliğinden (resen) uygular. Gerektiğinde yabancı hukukun içeriği için bilirkişi incelemesine başvurulabilir.

Mutad işyeri neresidir?

İşin esas ve ağırlıklı olarak yapıldığı yer mutad işyeridir. İşin geçici olarak başka bir ülkede yapılması hâlinde orası mutad işyeri sayılmaz; sürekli çalışılan yer esas alınır.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendine özgü koşulları bulunduğundan, somut durumunuza ilişkin değerlendirme için güncel mevzuat ve uzman hukuki görüş esas alınmalıdır.

Post by Av. Fatma Öztürk