Vesayet ve Kayyım Atanması: Şartları ve Süreci
27 Kasım 2025

Vesayet ve Kayyım Atanması: Şartları ve Süreci

Vesayet ve kayyımlık, korunmaya muhtaç kişilerin hak ve menfaatlerinin korunması amacıyla oluşturulmuş özel hukuki koruma müesseseleridir. Küçükler, kısıtlılar veya çeşitli sebeplerle işlerini yürütmekte zorlanan kişiler için mahkeme kararı ile vasi veya kayyım atanır ve bu kişiler koruma altına alınır. Bu yazıda vesayetin ve kayyımlığın hukuki dayanağı, atama şartları, vasi ve kayyımların görevleri, vesayet organları, denetim mekanizması ve pratik uygulama esasları ayrıntılı biçimde açıklanmıştır.

1) Vesayet ve Kayyımlığın Hukuki Niteliği

Vesayet ve kayyımlık, Türk Medeni Kanunu’nda “Aile Hukuku” başlığı altında düzenlenmiş özel koruma müesseseleridir. TMK m.396 ile m.494 arasındaki hükümler vesayet, kayyımlık ve yasal danışmanlığı birlikte düzenler. Vasinin ve kayyımın görev tanımı TMK m.403’te, kayyımlığı gerektiren hâller TMK m.426-428’de, kayyımın görevleri ise TMK m.458-460’ta yer alır. Vasi hakkındaki hükümler, aksi belirtilmedikçe kayyım hakkında da uygulanır (TMK m.403/3). Her ikisinin de amacı, kendi işlerini görme yeterliliğine sahip olmayan veya belirli işleri yürütmede zorluk çeken kişilerin hukuki koruma altına alınmasıdır.

Vesayet ve kayyımlık arasında önemli farklar vardır. Vesayet, kişiye genel bir koruma sağlar ve vasi, korunan kişinin hem şahsî hem malî işlerini yönetir. Kayyımlık ise daha sınırlı bir koruma biçimidir; kayyım sadece belirli bir iş veya işlem için atanır ve görevi bu iş ile sınırlıdır. Örneğin bir kişinin belirli bir davada temsili için kayyım atanabilir; ancak vasi, korunan kişinin tüm hukuki temsili ve mal yönetiminden sorumludur. Bu ayrım, koruma ihtiyacının kapsamına göre yapılan bir düzenlemedir; ciddi ve sürekli koruma ihtiyacında vesayet, belirli bir konuda geçici koruma ihtiyacında kayyımlık uygulanır.

Kanuni Yapı: Vesayet Organları ve Yetkili Makam

Vesayet organları, vesayet daireleri ile vasi ve kayyımlardır (TMK m.396). Kamu vesayeti vesayet makamı ve denetim makamından oluşan vesayet daireleri tarafından yürütülür; vesayet makamı sulh hukuk mahkemesi, denetim makamı asliye hukuk mahkemesidir (TMK m.397). Vesayet altındaki kişinin menfaati haklı gösteriyorsa, özellikle bir işletmenin veya ortaklığın sürdürülmesi gerekiyorsa, vesayet istisnai olarak bir aileye verilebilir; bu hâlde vesayet makamının yetki, görev ve sorumluluğu kurulacak aile meclisine geçer (TMK m.398-402).

Vesayet işlerinde yetki, küçüğün veya kısıtlının yerleşim yerindeki vesayet dairelerine aittir (TMK m.411). Vesayet makamının izni olmadıkça vesayet altındaki kişi yerleşim yerini değiştiremez; değişiklik hâlinde yetki yeni yerleşim yerindeki vesayet dairelerine geçer (TMK m.412).

Vesayet, kayyımlık ve yasal danışmanlığın karşılaştırılması

ÖlçütVesayetKayyımlıkYasal danışmanlık
KimeVelayet altında olmayan küçük ve kısıtlıBelli bir iş veya malvarlığı için temsil ya da yönetim ihtiyacı olan kişiKısıtlanması için yeterli sebep olmayan ancak korunması gereken ergin
Fiil ehliyetine etkisiKısıtlı fiil ehliyetini kaybederEtkilemez (TMK m.458)Sayılan işlerde danışmanın görüşü gerekir
Görev kapsamıKişilik ve malvarlığına ilişkin bütün menfaatler ve temsil (TMK m.403/1)Belirli işler veya malvarlığının yönetimi (TMK m.403/2)Kanunda sayılan işler (TMK m.429)
DayanakTMK m.404-408TMK m.426-428TMK m.429
Sona ermeErginlik, hapsin bitmesi veya vesayet makamı kararı (TMK m.470-476)İşin bitmesi veya sebebin ortadan kalkması (TMK m.477)Vesayet makamı kararı (TMK m.477/3)

2) Vesayete Tabi Kişiler — TMK m.404 vd.

Vesayete tabi kişiler TMK m.404 ve devamı hükümlerinde belirlenmiştir. Bu düzenlemeler uyarınca vesayet altına alınması gereken kişiler şunlardır: (i) küçükler (velayet altında olmayan reşit olmamış çocuklar), (ii) kısıtlılar (mahkeme kararı ile kısıtlanmış ergin kişiler). Küçükler için TMK m.404 hükmü uyarınca “velâyet altında bulunmayan her küçük vesayet altına alınır.” Bu düzenleme, ana ve babası olmayan veya velayet hakkı kaldırılmış çocukların vasi tarafından korunmasını sağlar.

Kısıtlıların vesayet altına alınması TMK m.405 vd. hükümlerinde düzenlenmiştir. Bir kişinin kısıtlanması için belirli sebeplerin bulunması gerekir: (i) akıl hastalığı veya akıl zayıflığı ile işlerini görme yeterliliğinin bulunmaması (TMK m.405), (ii) savurganlık, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı gibi sebeplerle malvarlığını tehlikeye düşürme (TMK m.406), (iii) bir yıl veya daha fazla özgürlüğü bağlayıcı bir cezaya mahkum olma (TMK m.407), (iv) kişinin kendi isteği ile kısıtlanma talebi (TMK m.408). Kısıtlama kararı sulh hukuk mahkemesi tarafından verilir ve nüfus siciline işlenir. Kısıtlanan kişi için vesayet düzenlenir ve vasi atanır.

Kısıtlama kararı verilirken usul güvenceleri de Kanunda yer alır. Bir kimse dinlenilmeden savurganlığı, bağımlılığı, kötü yaşama tarzı, kötü yönetimi veya isteği sebebiyle kısıtlanamaz; akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlamaya ancak resmî sağlık kurulu raporu üzerine karar verilir (TMK m.409). Kısıtlama kararı kesinleşince kısıtlının yerleşim yeri ile nüfusa kayıtlı olduğu yerde ilan olunur ve kısıtlama iyiniyetli üçüncü kişileri ilandan önce etkilemez (TMK m.410). Vesayet işleri zorunlu kıldığında vesayet makamı vasi atanmadan önce de gerekli önlemleri alır ve özellikle kısıtlanması istenen kişinin fiil ehliyetini geçici olarak kaldırıp ona bir temsilci atayabilir (TMK m.420).

Kısıtlama sebepleri, usul ve kaldırılma şartları

SebepDayanakKarar öncesi şartVesayetin sona ermesi
Akıl hastalığı veya akıl zayıflığıTMK m.405Resmî sağlık kurulu raporu (TMK m.409/2)Sebebin kalktığının resmî sağlık kurulu raporuyla belirlenmesi (TMK m.474)
Savurganlık, alkol veya madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı, kötü yönetimTMK m.406Kişinin dinlenmesi (TMK m.409/1)En az bir yıldır bu sebeple şikâyete yol açmamış olmak (TMK m.475)
Bir yıl veya daha uzun özgürlüğü bağlayıcı cezaTMK m.407Cezanın infazına başlandığının bildirilmesi (TMK m.407/2)Hapis hâlinin sona ermesiyle kendiliğinden (TMK m.471)
İstek (yaşlılık, sakatlık, deneyimsizlik, ağır hastalık)TMK m.408Kişinin dinlenmesi (TMK m.409/1)Kısıtlamayı gerektiren sebebin ortadan kalkması (TMK m.476)

Kısıtlama sebeplerinin ayrıntıları için Kısıtlılık (Hacir) Nedir? (TMK 405-408), eşin vesayet altına alınması hâlinde boşanma davası için Eşim Vesayet Altında, Boşanma Davası Nasıl Açılır? rehberlerimize bakabilirsiniz.

3) Kayyımlık Halleri — TMK m.426

Kayyımlık, vesayete göre daha sınırlı bir koruma biçimidir ve belirli durumlarda uygulanır. Kanun kayyımlığı üç türe ayırır. Temsil kayyımlığında vesayet makamı ilgilinin isteği üzerine veya resen kayyım atar: ergin bir kişi hastalığı, başka bir yerde bulunması veya benzeri bir sebeple ivedi bir işini kendisi göremiyor ya da temsilci atayamıyorsa, bir işte yasal temsilcinin menfaati küçüğün veya kısıtlının menfaatiyle çatışıyorsa ve yasal temsilcinin görevini yerine getirmesine bir engel varsa (TMK m.426). Yönetim kayyımlığında vesayet makamı yönetimi kimseye ait olmayan mallar için önlem alır ve özellikle bir kimse uzun süreden beri bulunamıyor ve oturduğu yer bilinmiyorsa, vesayet için yeterli sebep olmadığı hâlde bir kişi malvarlığını yönetemiyorsa, bir terekede mirasçılık hakları belli değilse veya ceninin menfaatleri gerekli kılıyorsa, bir tüzel kişi gerekli organlardan yoksun kalmışsa ve halktan toplanan yardımın yönetimi sağlanamamışsa yönetim kayyımı atar (TMK m.427). Son olarak isteğe bağlı kısıtlama sebeplerinden biri bulunan ergin kişiye kendi isteği üzerine kayyım atanabilir (TMK m.428).

Uygulamada kayyımlık en sık menfaat çatışması sebebiyle atanan temsil kayyımlığı olarak gündeme gelir (TMK m.426/1-2). Bu durumda, örneğin, bir küçük ile ebeveyni arasında menfaat çatışması bulunuyorsa (mirasla ilgili uyuşmazlık, tazminat davası vb.) çocuğun temsili için kayyım atanır. Ebeveyn kendi menfaati ile çocuğun menfaati arasında bulunduğu için çocuğu temsil edemez; bağımsız bir kişi (kayyım) atanır. Uzun süredir bulunamayan ve oturduğu yer bilinmeyen kişinin malvarlığı için atanan kayyım ile mirasçılık hakları henüz belli olmayan terekenin yönetimi için atanan kayyım ise yönetim kayyımıdır (TMK m.427/1-1 ve 3). Bir kimseye kayyım atanması onun fiil ehliyetini etkilemez (TMK m.458/1); vesayetten farkı da buradadır.

Kayyımlık türleri

TürHâllerYetkili vesayet makamıSona erme
Temsil kayyımlığı (TMK m.426)Ergin kişinin ivedi işini görememesi; yasal temsilci ile küçük veya kısıtlı arasında menfaat çatışması; yasal temsilcinin engeliKendisine kayyım atanacak kişinin yerleşim yeri (TMK m.430/1)Görevlendirildiği işin bitirilmesi (TMK m.477/1)
Yönetim kayyımlığı (TMK m.427)Bulunamayan kişinin malları; malvarlığını yönetemeyen kişi; mirasçıları belli olmayan tereke veya cenin; organsız tüzel kişi; halktan toplanan yardımMalvarlığının büyük bölümünün yönetildiği yer (TMK m.430/2)Sebebin ortadan kalkması veya kayyımın görevden alınması (TMK m.477/2)
İsteğe bağlı kayyımlık (TMK m.428)İsteğe bağlı kısıtlama sebeplerinden birinin bulunmasıYerleşim yeriSebebin ortadan kalkması
Yasal danışmanlık (TMK m.429)Dava açma, sulh, taşınmaz işlemleri, ödünç, bağışlama, kambiyo taahhüdü, kefalet gibi işlerde görüş alınmasıYerleşim yeriVesayet makamının kararı (TMK m.477/3)

Belli bir iş için görevlendirilmiş kayyım vesayet makamının talimatına aynen uymak zorundadır (TMK m.459). Malvarlığının yönetimiyle görevlendirilen kayyım yalnızca o malvarlığının yönetimi ve korunması için gerekli işleri yapabilir; bunun dışındaki işler temsil olunanın özel yetkisine veya vesayet makamının iznine bağlıdır (TMK m.460). Kayyım veya yasal danışman atanmasına ilişkin karar ancak vesayet makamının gerekli görmesi hâlinde ilan olunur (TMK m.431/2). Gaiplik ve terekenin yönetimi için Gaiplik Kararı Talebi Dilekçesi Örneği ve Tereke Temsilcisi Atanması Dilekçesi Örneği sayfalarımıza bakabilirsiniz.

4) Vasi ve Kayyımın Atanması

Vasi veya kayyım atama işlemi sulh hukuk mahkemesi tarafından yapılır. Atama için başvuru; korumaya muhtaç kişinin kendisi, yakınları, Cumhuriyet Savcılığı veya ilgili kamu kurumları tarafından yapılabilir. Örneğin bir küçük için vesayet talebi Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü tarafından açılabilir. Kısıtlama ve vesayet talebi için ise genellikle yakın akrabalar başvurur.

⚖️ Hukuki Danışmanlık Alın

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 +90 554 648 37 15 💬 WhatsApp

Mahkeme, uygun bir vasi veya kayyım belirler. Öncelikle yakın akrabalar arasından uygun kimse aranır; birinci derece akrabalar (eş, çocuklar, ana baba) tercih edilir. Uygun akraba yoksa daha uzak akrabalar veya güvenilen kimseler değerlendirilir. Vesayet makamı bu görevi yapabilecek yetenekte olan bir ergini vasi olarak atar (TMK m.413). Kısıtlılar, kamu hizmetinden yasaklılar veya haysiyetsiz hayat sürenler, menfaati kendisine vasi atanacak kişinin menfaatiyle önemli ölçüde çatışanlar veya onunla aralarında düşmanlık bulunanlar ve ilgili vesayet daireleri hâkimleri vasi olamaz (TMK m.418). Haklı sebepler engel olmadıkça vesayet altına alınacak kişinin ya da ana veya babasının gösterdiği kimse vasi atanır (TMK m.415). Atama kararı kesinleşince vasi ile vesayet makamının görevlendireceği bir kişi tarafından vakit geçirilmeksizin yönetilecek malvarlığının defteri tutulur (TMK m.438).

Haklı sebepler engel olmadıkça vesayet makamı, vesayet altına alınacak kişinin öncelikle eşini veya yakın hısımlarından birini, vasilik koşullarına sahip olmaları kaydıyla atar; bu atamada yerleşim yerlerinin yakınlığı ve kişisel ilişkiler göz önünde tutulur (TMK m.414). Gereken durumlarda görevi birlikte veya ayrı ayrı yürütmek üzere birden çok vasi atanabilir; ancak rızaları olmadıkça birden çok kimse vesayeti birlikte yürütmekle görevlendirilemez (TMK m.413/2-3). Vesayet altına alınan kimsenin yerleşim yerinde oturanlardan vasiliğe atananlar görevi kabul etmekle yükümlüdür (TMK m.416).

Vasi atamasında kanuni kurallar

KonuKuralDayanak
Atama zorunluluğuVesayet makamı gecikmeksizin vasi atarTMK m.419/1
ÖncelikEş veya yakın hısım; ilgilinin ya da ana babanın gösterdiği kişiTMK m.414, m.415
Kaçınma sebepleri60 yaşını doldurmuş olmak; bedensel engel veya sürekli hastalık; dörtten çok çocuğun velisi olmak; üzerinde vasilik görevi bulunmak; Cumhurbaşkanı, TBMM üyeleri, hâkim ve savcılarTMK m.417
Vasilik engelleriKısıtlılık; kamu hizmetinden yasaklılık veya haysiyetsiz hayat; menfaat çatışması veya düşmanlık; vesayet dairesi hâkimliğiTMK m.418
Kaçınma ve itiraz süresiVasi için tebliğden, ilgililer için öğrenmeden itibaren on günTMK m.422
Geçici görevKaçınma veya itiraz olsa bile yerine başkası atanana kadar görev sürerTMK m.423
Görev süresiKural olarak iki yıl; ikişer yıl uzatılabilir; dört yıl dolunca kaçınma hakkıTMK m.456
ÜcretVesayet altındakinin malvarlığından, imkân yoksa Hazineden; her hesap dönemi için vesayet makamı belirlerTMK m.457

5) Vasi ve Kayyımın Görevleri

Vasi ve kayyımların görevleri TMK’da ayrıntılı biçimde düzenlenmiştir. Vasinin temel görevleri şunlardır: (i) korunan kişinin şahsî bakımı ve eğitimi, (ii) hukuki temsili, (iii) malvarlığının yönetimi, (iv) hukuki işlemlerin yapılması, (v) düzenli olarak hesap verilmesi. Küçük vasilikte çocuğun bakım, eğitim ve terbiyesi de vasinin görevindedir; vasi bu konuda, vesayet dairelerinin yetkileri saklı kalmak üzere ana ve babanın yetkilerine sahiptir (TMK m.445). Vesayet altındaki kişinin bir eğitim, bakım veya sağlık kurumuna yerleştirilmesi vesayet makamının iznine bağlıdır (TMK m.462/13).

Kayyımın görevi kapsamı, atama kararında belirtilir. Kayyım sadece belirli bir iş veya işlem için yetkilidir; bu kapsam dışına çıkamaz. Örneğin belirli bir dava için atanan kayyım sadece o dava ile ilgili işlemleri yapar. Miras yönetimi için atanan kayyım terekenin yönetimi ile sınırlı yetkiye sahiptir. Vasi ve kayyımların ortak görevleri arasında; korunan kişinin hak ve menfaatini korumak, düzenli hesap tutmak, önemli işlemlerde vesayet dairesinin veya sulh hâkiminin izni almak yer alır. Vasi, yönetimle ilgili hesap tutmak ve vesayet makamının belirlediği tarihlerde ve her hâlde yılda bir defa hesabı onun incelemesine sunmakla yükümlüdür (TMK m.454/2). Bu düzenli denetim, korunan kişinin menfaatinin gözetildiğini güvence altına alır.

Vesayet dairelerinin yetkileri saklı kalmak üzere vasi, vesayet altındaki kişiyi bütün hukuki işlemlerinde temsil eder (TMK m.448). Vesayet altındaki kişi adına kefil olmak, vakıf kurmak ve önemli bağışlarda bulunmak yasaktır (TMK m.449). Vesayet altındaki kişi görüşlerini oluşturma ve açıklama yeteneğine sahipse vasi önemli işlerde karar vermeden önce olanak ölçüsünde onun görüşünü almakla yükümlüdür (TMK m.450). İhtiyaç dışındaki paralar faiz getirmek üzere vesayet makamınca belirlenen bir bankaya yatırılır veya Hazine tarafından çıkarılan menkul kıymetlere çevrilir; paranın yatırılmasını bir aydan fazla geciktiren vasi faiz kaybını öder (TMK m.441).

Taşınmazların satışı ancak vesayet altındaki kişinin menfaati gerekli kıldığında ve vesayet makamının talimatıyla mümkündür. Satış kural olarak açık artırmayla yapılır ve ihale vesayet makamının onamasıyla tamamlanır; onama kararının ihale gününden başlayarak on gün içinde verilmesi gerekir. Denetim makamı istisnai olarak pazarlıkla satışa da karar verebilir (TMK m.444).

İzin gerektiren işlemler

İzin veren makamİşlemlerDayanak
Vesayet makamı (sulh hukuk)Taşınmaz alım, satım ve rehni; olağan yönetim dışı taşınır işlemleri; olağan yönetimi aşan yapı işleri; ödünç verme ve alma; kambiyo taahhüdü; bir yıldan uzun ürün ve üç yıldan uzun taşınmaz kirası; sanat veya meslek; dava açma, sulh, tahkim ve konkordato; mal rejimi sözleşmesi ve mirasın paylaşımı; aciz beyanı; hayat sigortası; çıraklık sözleşmesi; eğitim, bakım veya sağlık kurumuna yerleştirme; yerleşim yeri değişikliğiTMK m.462
Vesayet makamından sonra denetim makamı (asliye hukuk)Evlat edinme veya evlat edinilme; vatandaşlığa girme veya çıkma; işletme devri veya tasfiyesi ve kişisel sorumluluklu ortaklığa girme; ömür boyu gelir veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi; mirasın kabulü, reddi veya miras sözleşmesi; küçüğün ergin kılınması; vesayet altındaki ile vasi arasındaki sözleşmeTMK m.463
İzin alınmamışsaİşlem, vesayet altındaki kişinin vasinin izni olmaksızın yaptığı işlem hükmündedirTMK m.465

6) Vesayet Organları ve Denetim

Vesayet sistemi belirli organlar tarafından denetlenir. Vesayet dairesi, TMK m.397 uyarınca kural olarak sulh hukuk mahkemesidir. Sulh hukuk mahkemesi vesayet ile ilgili günlük denetimi yürütür; vasi atanması, kayyım atanması, izinler, hesap denetimi bu mahkemenin görevindedir. Daha üst düzey denetim ise “denetim makamı” tarafından yapılır; TMK m.397 uyarınca denetim makamı asliye hukuk mahkemesidir.

Vesayet denetiminin önemli bir aracı yıllık hesap verme yükümlülüğüdür. Vasi ve kayyım, her yıl vesayet dairesine hesap sunar; bu hesapta korunan kişinin malvarlığının durumu, yapılan işlemler, gelir ve giderler ayrıntılı biçimde belirtilir. Vesayet dairesi hesabı inceler ve eksiklik veya usulsüzlük durumunda önlem alır. Ayrıca önemli işlemler için özel izin gereklidir; taşınmaz satışı, büyük tutarlı borç yapılması, dava açma gibi işlemler için vesayet dairesinin veya denetim makamının izni alınmalıdır. Bu düzenleme, vasi veya kayyımın korunan kişinin haklarına aykırı işlem yapmasını önler. Vasi, görevini yerine getirirken kusurlu davranışıyla vesayet altındaki kişiye verdiği zarardan sorumludur (TMK m.467); Devlet de vesayet dairelerinde görevli olanların hukuka aykırı olarak sebep oldukları zararlardan doğrudan, vasiye tazmin ettirilemeyen zararlardan ise ikincil olarak sorumludur (TMK m.468). Görevini ağır surette savsaklayan, yetkilerini kötüye kullanan, güveni sarsıcı davranışlarda bulunan veya borç ödemede acze düşen vasi vesayet makamınca görevden alınır (TMK m.483).

Ayırt etme gücüne sahip vesayet altındaki kişi ve her ilgili, vasinin eylem ve işlemlerine karşı vesayet makamına şikâyette bulunabilir; vesayet makamının kararlarına karşı tebliğ gününden başlayarak on gün içinde denetim makamına itiraz edilebilir (TMK m.461). Vesayet makamı vasinin belli dönemlerde vereceği rapor ve hesapları inceler, gerekli gördüğünde tamamlanmasını veya düzeltilmesini ister ve vesayet altındaki kişinin menfaatini korumak için uygun önlemleri alır (TMK m.464).

Gecikmesinde tehlike bulunan hâllerde vesayet makamı, vasiye geçici olarak işten el çektirip kayyım atayabileceği gibi, gerekirse muhtemel zararı göz önünde tutarak vasinin mallarına ihtiyati haciz koyabilir (TMK m.486). Vesayet makamı ancak gerekli araştırmayı yaptıktan ve vasiyi dinledikten sonra onu görevden alabilir; ağır olmayan hâllerde önce uyarıda bulunur (TMK m.485). Görevden alma dahil vesayet makamının kararlarına karşı tebliğden itibaren on gün içinde denetim makamına itiraz edilebilir ve denetim makamı itirazı kesin olarak karara bağlar (TMK m.488).

7) Vesayet ve Kayyımlığın Sona Ermesi

Vesayet ve kayyımlığın sona erme sebepleri TMK’da düzenlenmiştir. Küçük için vesayet, çocuğun ergin olması ile kendiliğinden sona erer. Kısıtlı için ise kısıtlama sebebinin ortadan kalkması ile vesayet sona erebilir; bu için kişi kendisi veya yakınları mahkemeye başvurarak kısıtlamanın kaldırılmasını talep eder. Mahkeme durumu değerlendirir; sağlık durumu, davranışların iyileşmesi vb. koşullar ışığında kısıtlamayı kaldırabilir. Ölüm de vesayet ve kayyımlığın sona erme sebebidir.

Kayyımlık ise atama gerekçesinin ortadan kalkması ile sona erer. Belirli bir iş için atanan kayyım, o iş tamamlandığında görevi biter. Yasal temsilcinin görev yapamaması sebebinden kayyım atanmışsa, yasal temsilcinin durumu düzelinceye kadar kayyımlık devam eder. Menfaat çatışması sebebinden kayyım atanmışsa, çatışmanın sona ermesi ile kayyımlık biter. Sona erme sonrası vasi veya kayyım son bir hesap sunar ve görevini teslim eder. Korunan kişi ergin olmuş veya yeteneğine kavuşmuşsa bu hesabı denetleyebilir ve gerektiğinde sorumluluk taleplerinde bulunabilir. Sorumlu vasi ve kayyıma karşı açılacak tazminat davası kesin hesabın tebliğ edildiği tarihten başlayarak bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar (TMK m.492/1); her hâlde kesin hesabın tebliğinin üzerinden on yıl geçmekle dava hakkı zamanaşımına uğrar (TMK m.493/2). Bu tür karmaşık aile hukuku alanlarında uzman avukat desteği hem koruma sürecinin doğru yönetimi hem de kişilerin haklarının etkin biçimde korunması için önemlidir.

Görevi sona eren vasi, yönetimle ilgili son raporu ve kesin hesabı vesayet makamına vermek ve malvarlığını teslim edilmek üzere hazır bulundurmakla yükümlüdür (TMK m.489). Kesin hesap onaylanıp malvarlığı teslim edildikten sonra vesayet makamı vasinin görevinin sona erdiğine karar verir ve kesin hesabı, tazminat davası açma hakları bulunduğunu da belirterek vesayet altındaki kişiye, mirasçılarına veya yeni vasiye tebliğ eder (TMK m.491).

Vesayetten doğan sorumluluk ve zamanaşımı

KonuKuralDayanak
Vasinin sorumluluğuKusurlu davranışıyla verdiği zarardan sorumludur; kayyım ve yasal danışman için de uygulanırTMK m.467
Devletin sorumluluğuVesayet dairesi görevlilerinin hukuka aykırı zararlarından doğrudan; vasiye tazmin ettirilemeyen zararlardan ikincil; kusurlulara rücu ederTMK m.468
Vasiye karşı davaKesin hesabın tebliğinden itibaren bir yılTMK m.492/1
Devlete karşı ikincil davaZararın vasiye tazmin ettirilemeyeceğinin anlaşılmasından itibaren bir yılTMK m.492/2
Sonradan öğrenilen hesap yanlışlığıÖğrenmeden itibaren bir yılTMK m.493/1
Her hâldeKesin hesabın tebliğinden itibaren on yılTMK m.493/2
Alacağın niteliğiVesayet altındaki kişinin vasi veya Devlete karşı alacakları imtiyazlıdırTMK m.494

Vasi veya kayyım atanması, izin gerektiren bir işlem ya da vesayetten doğan sorumluluk konusunda dosyanızı değerlendirmek için Hukukçular Evi Ankara’yı 0554 648 37 15 numaralı telefondan arayabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Vesayet ile kayyımlık arasındaki fark nedir?

Vesayet kişiye genel koruma sağlar; vasi korunan kişinin şahsî ve malî işlerini yönetir. Kayyımlık daha sınırlıdır; kayyım sadece belirli bir iş veya işlem için atanır ve görevi bu iş ile sınırlıdır. Ciddi ve sürekli koruma ihtiyacında vesayet, belirli konuda geçici koruma ihtiyacında kayyımlık uygulanır.

Kimler vesayet altına alınır?

TMK m.404 vd. uyarınca velâyet altında bulunmayan küçükler ve mahkeme kararı ile kısıtlanmış ergin kişiler vesayet altına alınır. Kısıtlama sebepleri; akıl hastalığı, savurganlık, alkol veya uyuşturucu bağımlılığı, bir yıl veya daha fazla özgürlüğü bağlayıcı ceza mahkumiyeti, kendi isteği ile kısıtlanma talebidir.

Kayyım hangi durumlarda atanır?

Temsil kayyımı; ergin kişinin ivedi bir işini göremediği, yasal temsilci ile küçük veya kısıtlının menfaatinin çatıştığı ve yasal temsilcinin görevine engel bulunduğu hâllerde atanır (TMK m.426). Yönetim kayyımı; kimseye ait olmayan malların, bulunamayan kişinin, mirasçıları belli olmayan terekenin veya organsız kalan tüzel kişinin yönetimi için atanır (TMK m.427). Ayrıca isteğe bağlı kısıtlama sebebi bulunan ergine kendi isteğiyle kayyım atanabilir (TMK m.428).

Vasi olabilmek için hangi şartlar vardır?

Vasi, görevi yapabilecek yetenekte bir ergin olmalıdır (TMK m.413). Kısıtlılar, kamu hizmetinden yasaklılar veya haysiyetsiz hayat sürenler, menfaati vesayet altındakiyle önemli ölçüde çatışanlar veya onunla arasında düşmanlık bulunanlar ve ilgili vesayet daireleri hâkimleri vasi olamaz (TMK m.418). Haklı sebepler engel olmadıkça öncelikle eş veya yakın hısımlardan biri atanır (TMK m.414).

Vesayet ne kadar sürer?

Küçük için vesayet çocuğun ergin olması (18 yaş) ile kendiliğinden sona erer. Özgürlüğü bağlayıcı ceza sebebiyle kısıtlanan kişinin vesayeti hapis hâlinin sona ermesiyle kendiliğinden kalkar (TMK m.471); diğer kısıtlılarda ise vesayet, sebebin ortadan kalkması üzerine vesayet makamının kararıyla sona erer (TMK m.472). Ölüm de vesayeti sona erdirir.

Vasi hesap vermek zorunda mı?

Evet. TMK m.454/2 uyarınca vasi, vesayet makamının belirlediği tarihlerde ve her hâlde yılda bir defa hesap sunar; hesapta malvarlığının durumu, yapılan işlemler, gelir ve giderler belirtilir. Ayrıca önemli işlemler için (taşınmaz satışı, büyük tutarlı borç, dava açma vb.) vesayet dairesinin izni gereklidir.

Vasi görevini kötüye kullanırsa ne olur?

Vasi veya kayyımın görevini kötüye kullanması durumunda sorumluluğu doğar; hem hukuki hem cezai sorumluluk söz konusu olabilir. Görevini iyi yapmayan vasi görevden alınır ve yerine yenisi atanır. Vasiye karşı tazminat davası kesin hesabın tebliğinden itibaren bir yıl, her hâlde on yıl içinde açılmalıdır (TMK m.492-493).

Vasi, vesayet altındaki kişinin evini satabilir mi?

Ancak vesayet makamının izniyle ve vesayet altındaki kişinin menfaati gerekli kılıyorsa satabilir (TMK m.462/1, m.444). Satış kural olarak vesayet makamının görevlendirdiği kişi tarafından açık artırmayla yapılır ve ihale vesayet makamının onamasıyla tamamlanır; denetim makamı istisnai olarak pazarlıkla satışa karar verebilir. İzin alınmadan yapılan işlem, vesayet altındakinin izinsiz yaptığı işlem hükmündedir (TMK m.465).

Vasiye ücret ödenir mi?

Evet. Vasi, vesayet altındaki kişinin malvarlığından, olanak bulunmadığı takdirde Hazineden karşılanmak üzere ücret isteyebilir. Ücret, yönetimin gerektirdiği emek ve yönetilen malvarlığının geliri gözetilerek her hesap dönemi için vesayet makamınca belirlenir (TMK m.457).

Vasi atanmasına itiraz süresi ne kadardır?

Vasiliğe atanan kişi tebliğden itibaren on gün içinde vasilikten kaçınabilir; ilgili olan herkes vasinin atandığını öğrendiği günden itibaren on gün içinde atamanın kanuna aykırı olduğunu ileri sürebilir (TMK m.422). Vesayet makamının kararlarına karşı tebliğden itibaren on gün içinde denetim makamına itiraz edilebilir (TMK m.461/2, m.488).

⚖️ Ücretsiz Ön Görüşme İçin Bize Ulaşın

Ankara’da Uzman Avukat — Av. Fatma Öztürk

📞 Hemen Ara 💬 WhatsApp ile Yaz
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendine özgü koşulları bulunduğundan, ayrıntılı değerlendirme için güncel mevzuat ve uzman hukuki görüş esas alınmalıdır.

⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar

Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.

Post by Av. Fatma Öztürk