18 Eylül 2026

Türkiye’de Yerleşiklerin Yurt Dışında Şirket Kurması ve Sermaye İhracı 2026: 32 Sayılı Karar m.13, Nakdi ve Ayni Sermaye, Bankaların Otuz Günlük Bildirimi, Tebliğ m.10 Bilgi Formu ve Üç Aylık Süreler, Tasfiye Bildirimi ve Grup İçi Krediler

Yurt dışında şirket kurmak Türkiye’de izne tabi değildir; ancak bildirime tabidir. Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karar m.13, Türkiye’de yerleşik kişilerin yurt dışında yatırım yapmak veya ticari faaliyette bulunmak amacıyla şirket kurmaları, ortaklığa katılmaları ve şube açmaları için nakdi sermayeyi bankalar aracılığıyla, ayni sermayeyi ise gümrük mevzuatı çerçevesinde ihraç etmelerini serbest bırakır. Serbestinin karşılığı, çok katmanlı bir bildirim düzenidir: bankalar ve gümrük idareleri sermaye ihraç eden kişileri her bir işlem tarihinden itibaren otuz gün içinde bildirir; kişinin kendisi ise ilk sermaye ihracını izleyen üç ay içinde bilgi formunu doldurup iki bakanlığa göndermek, her takvim yılını izleyen üç ay içinde formu güncellemek ve tasfiye ya da devir hâlinde yine üç ay içinde bilgi vermekle yükümlüdür. Bu rehber kambiyo ayağını adım adım kurar; bildirim takvimini, ayni sermaye ile nakdi sermaye ayrımını, irtibat bürosu ve temsilcilik rejimini, grup içi kredileri, kişisel sermaye hareketlerini ve yapının vergi ile uyum tarafındaki yansımalarını anlatır.

Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Yurt dışında şirket kuracak veya sermaye ihraç edecek misiniz?

Yapının kurgulanması, bildirim yükümlülüklerinin takibi ve uyuşmazlıklarda Hukukçular Evi uzman kadrosuyla yanınızda. Telefon: 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

Kural: Sermaye İhracı Serbesttir

32 Sayılı Karar’ın Türkiye’den gidecek yerli sermaye başlıklı 13 üncü maddesi, konunun temel hükmüdür. Maddeye göre Türkiye’de yerleşik kişilerin, yurt dışında yatırım yapmak veya ticari faaliyette bulunmak amacıyla şirket kurmaları, ortaklığa katılmaları ve şube açmaları için nakdi sermayeyi bankalar aracılığıyla, ayni sermayeyi ise gümrük mevzuatı hükümleri çerçevesinde ihraç etmeleri serbesttir.

Metnin yapısı önemlidir: serbesti, sermaye ihracının kendisine değil, belirli kanallardan yapılmasına bağlanmıştır. Nakdi sermaye bankalar aracılığıyla, ayni sermaye gümrük mevzuatı çerçevesinde çıkar. Bu şart, aynı zamanda kayıt üretme işlevi görür; her iki kanal da işlemi izlenebilir kılar.

Maddenin ikinci fıkrası, daha hafif yapılar için de serbesti öngörür: Türkiye’de yerleşik kişilerin yurt dışında irtibat bürosu, temsilcilik ve benzerlerini kurmaları ve bunların kuruluş masrafları ile faaliyet giderlerinin bankalarca transferi serbesttir. Yani temsilcilik düzeyindeki yapılar için sermaye ihracı rejimi değil, gider transferi rejimi işler.

Hükmün geçmişi, bugünkü serbestinin değerini gösterir. Önceki dönemlerde belirli tutarları aşan sermaye ihraçları Bakanlık iznine, daha yüksek tutarlar ise Bakanlar Kurulu kararına bağlanmıştı. Yürürlükteki metinde bu izin eşikleri bulunmamakta, denetim izinden bildirime kaymış durumdadır. Bu, yükümlülüğün hafiflediği anlamına gelmez; yalnızca yer değiştirdiğini gösterir.

Nakdi ve Ayni Sermaye Ayrımı

Sermayenin niteliği, izlenecek kanalı belirler. Nakdi sermaye, yani para olarak konulan sermaye, bankalar aracılığıyla ihraç edilir. Bu, transferin banka kayıtlarına girmesini ve bankanın bildirim yükümlülüğünü doğurmasını sağlar.

Ayni sermaye, yani makine, teçhizat, hammadde gibi fiziki değerler olarak konulan sermaye ise gümrük mevzuatı hükümleri çerçevesinde ihraç edilir. Bu durumda işlem bir gümrük beyannamesine bağlanır ve gümrük idaresinin bildirim yükümlülüğü doğar. Ayni sermayenin değerinin nasıl tespit edildiği, hem gümrük hem vergi bakımından ayrıca önem taşır.

Sermaye türüne göre kanal ve kayıt

Sermaye türüKanalDoğan kayıt
Nakdi sermayeBankalar aracılığıylaTransfer kaydı ve banka bildirimi
Ayni sermayeGümrük mevzuatı çerçevesindeGümrük beyannamesi ve idare bildirimi
İrtibat bürosu kuruluş masrafıBankalarca transferTransfer kaydı
Temsilcilik faaliyet gideriBankalarca transferTransfer kaydı
Grup şirketine krediSermaye Hareketleri Genelgesi çerçevesindeKredi kayıtları
Kişisel sermaye hareketiAyrı rejimİşlem kayıtları

Uygulamada en sık yapılan hata, ayni sermaye niteliğindeki değerlerin gümrük işlemine bağlanmadan, örneğin kişisel eşya gibi gösterilerek çıkarılmasıdır. Bu, hem sermaye ihracının kayıt dışı kalmasına hem de gümrük mevzuatı bakımından ayrı bir aykırılığa yol açar.

Bildirim Düzeni: İki Ayrı Yükümlülük

Sistem, aynı işlem için birbirinden bağımsız iki bildirim öngörür. Birincisi aracı kuruluşlara, ikincisi doğrudan sermaye ihraç eden kişiye aittir. İkisinin karıştırılması, kişinin kendi yükümlülüğünü yerine getirmediğini fark etmemesine yol açar.

Aracı kuruluş bildirimi Kararın ilgili fıkrasında düzenlenmiştir: bankalar ve gümrük idareleri, yurt dışında yatırım veya ticari faaliyette bulunmak üzere sermaye ihraç eden Türkiye’de yerleşik kişileri, her bir işlem tarihinden itibaren otuz gün içinde ilgili Bakanlığa bildirirler. Bu bildirim kişiden bağımsızdır ve otomatik işler.

Kişinin kendi yükümlülüğü ise 2008-32/34 sayılı Tebliğ’in yurt dışına sermaye ihracı başlıklı maddesinde düzenlenmiştir ve üç ayrı zaman dilimini kapsar.

Kişinin bildirim takvimi

AşamaSüreNereye
İlk sermaye ihracıİlk nakdi ve/veya ayni sermaye ihracını müteakip üç ay içindeHazine ve Maliye Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığı
Yıllık güncellemeHer takvim yılını müteakip üç ay içindeTicaret Bakanlığı
Tasfiye veya devirTasfiye sürecinin sona ermesini ya da devri müteakip en geç üç ay içindeHazine ve Maliye Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığı
AraçTicaret Bakanlığı internet adresindeki bilgi formuFormun açıklamalar doğrultusunda doldurulması
İçerikFormda istenen bilgiler ve yapılan transferlerGüncellenerek gönderilir
Aracı kuruluşHer bir işlem tarihinden itibaren otuz günBankalar ve gümrük idarelerince

Tablodaki en çok atlanan satır ikincisidir. İlk bildirimi yapan kişiler, yükümlülüğün bir defaya mahsus olduğunu düşünerek yıllık güncellemeyi ihmal eder. Oysa form, her takvim yılını izleyen üç ay içinde güncellenerek gönderilir; yapılan transferler de bu güncellemede yer alır.

Bu konuda avukat desteğine mi ihtiyacınız var?

Durumunuzu Hukukçular Evi uzman kadrosuyla değerlendirin; ilk görüşme için 0554 648 37 15 numaralı hattımızdan ulaşabilirsiniz.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

Yurt Dışı İştirakin Türkiye’de Yerleşik Sayıldığı Hâl

Kambiyo mevzuatının en çok gözden kaçan hükümlerinden biri, yurt dışındaki yapının belirli bir uygulama bakımından Türkiye’de yerleşik sayılmasıdır. Tebliğ, Türkiye’de yerleşik kişilerin yurt dışındaki şube, temsilcilik, ofis, irtibat bürosu, işlettiği veya yönettiği fonlar ile doğrudan veya dolaylı olarak yüzde elli ve üzerinde pay sahipliğinin bulunduğu şirketlerin, 32 Sayılı Karar’ın sözleşme para birimine ilişkin uygulaması kapsamında Türkiye’de yerleşik olarak değerlendirileceğini öngörür.

Bunun pratik sonucu şudur: Türkiye’de yerleşik bir şirketin yurt dışındaki iştirakiyle yapacağı belirli sözleşmelerde, karşı tarafın yabancı olması tek başına döviz cinsinden sözleşme yapılmasını serbest kılmaz. Hüküm, iki Türk tarafı arasındaki sözleşme gibi değerlendirilir.

Tebliğ bu kurala bir istisna da getirir: sözleşmenin yurt dışında ifa edilmesi durumunda bu değerlendirme uygulanmaz. Dolayısıyla ifa yeri, sonucu doğrudan değiştiren ölçüttür ve sözleşmelerde açıkça düzenlenmelidir.

Grup İçi Krediler ve Sermaye Hareketleri

Yurt dışındaki iştirake kaynak aktarmanın ikinci yolu sermaye değil kredidir. Türkiye’de yerleşik kişilerce yurt dışında pay sahibi olunan ortaklıklara, yurt dışındaki ana şirkete ve grup şirketlerine verilecek döviz veya Türk lirası kredileri, Merkez Bankasının Sermaye Hareketleri Genelgesi çerçevesinde düzenlenmiştir.

Sermaye ile kredi arasındaki tercih, yalnızca kambiyo değil vergi sonucu da doğurur. Kredi olarak verilen kaynak üzerinden faiz hesaplanması beklenir; emsallere uygun faiz uygulanmaması, transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı tartışmasını doğurur. Sermaye olarak konulan kaynakta ise böyle bir faiz beklentisi bulunmaz, ancak kaynağın geri dönüşü kâr payı rejimine tabidir.

Ters yönde, yani yurt dışından Türkiye’ye kredi teminine ilişkin rejim de aynı Karar’da düzenlenmiştir. Türkiye’de yerleşik kişilerin yurt dışından kredi temin etmeleri, bu kredileri bankalar aracılığıyla kullanmaları kaydıyla serbesttir. Bu şart, kredinin kayıt altına alınmasını sağlar ve kredinin takibine ilişkin usul ve esaslar Merkez Bankasınca belirlenir.

Kişisel Sermaye Hareketleri

Ticari amaç taşımayan sınır ötesi değer hareketleri, 32 Sayılı Karar’da ayrı bir başlık altında düzenlenmiştir. Kişisel sermaye hareketi kapsamında değerlendirilenler arasında kişisel borçlar, armağan, hediye, bağış, çeyiz, miras ve veraset yoluyla intikal eden değerler ile benzeri nakit hareketleri yer alır.

Bu ayrımın önemi, uygulanacak rejimin farklı olmasıdır. Bir kişinin yurt dışındaki yakınına gönderdiği para ile yurt dışındaki şirketine koyduğu sermaye, aynı hükme tabi değildir. Bildirim yükümlülükleri, belge düzeni ve vergi sonuçları ayrışır.

Uygulamada karışıklık, ticari amaçla yapılan bir aktarımın kişisel destek olarak gösterilmesiyle doğar. Yurt dışındaki şirketin sermaye ihtiyacının, ortağın yakınına yapılan kişisel transfer görünümüyle karşılanması hem kambiyo hem vergi hem de uyum tarafında sorgulanır. Bu tür akışlarda bankanın işlemin ekonomik amacını sorgulaması olağandır; sürecin işleyişi yurt dışına para transferi rehberinde anlatılmıştır.

Vergi ve Uyum Tarafındaki Yansımalar

Kambiyo tarafındaki serbesti, vergi tarafında bir muafiyet doğurmaz. Yurt dışında şirket kurulması, Türkiye’deki vergi yükümlülüğünü kendiliğinden sona erdirmez ve üç ayrı başlık gündeme gelir.

Vergi tarafındaki üç başlık

BaşlıkÖlçütSonuç
İş merkeziKararların fiilen nerede alındığıTam mükellefiyet ve dünya gelirinin vergilendirilmesi
Kontrol edilen yabancı kurumKontrol oranı, pasif gelir, vergi yükü, hasılatKâr dağıtılmasa da Türkiye’de vergilendirme
Transfer fiyatlandırmasıEmsallere uygunlukÖrtülü kazanç dağıtımı
Kâr payıDağıtımStopaj ve beyan
Bilgi değişimiMukimlikHesap bilgilerinin paylaşılması
Gerçek faydalanıcıKontrolü elinde bulunduran gerçek kişiUyum tarafında tespit zorunluluğu

Bu başlıkların ayrıntılı analizi ve yapının meşruluğunu gösteren öz unsurları offshore, kabuk ve paravan şirket rehberinde ele alınmıştır. Bilgi değişimi yoluyla hesap bilgilerinin paylaşılması ise otomatik bilgi değişimi rehberinde gösterilmiştir.

Uyum tarafında ise en kritik nokta kaynaktır. Sermaye olarak çıkarılan tutarın kaynağının belgelenebilir olması, hem transfer aşamasında hem de fonun ileride Türkiye’ye geri dönmesi hâlinde belirleyicidir. Kaynağı gösterilemeyen bir sermaye ihracı, yıllar sonra geri dönen kazanç bakımından izah edilemez bir giriş yaratır.

Kontrol Listesi

Yurt dışında yapı kurarken kontrol listesi

AdımKontrolBelge
1Yapının türünün belirlenmesiŞirket, şube, irtibat bürosu ayrımı
2Sermayenin nakdi mi ayni mi olduğunun tespitiYönetim organı kararı
3Nakdi sermayenin banka kanalıyla ihracıTransfer dekontu
4Ayni sermayenin gümrük işlemine bağlanmasıGümrük beyannamesi
5İlk bildirimin üç ay içinde yapılmasıBilgi formu ve gönderim kaydı
6Yıllık güncellemenin takvime alınmasıGüncellenmiş form
7Tasfiye veya devirde üç aylık bildirimBildirim kaydı
8Grup içi kredilerde faiz ve belge düzeniKredi sözleşmesi
9Sözleşmelerde ifa yerinin açıkça yazılmasıSözleşme metni
10Sermayenin kaynağının belgelenmesiKaynak belgeleri

Sık Yapılan Hatalar

Birincisi, serbesti ile bildirimsizliğin karıştırılmasıdır; sermaye ihracı serbest olmakla birlikte bildirim yükümlülükleri devam eder. İkincisi, bankanın yaptığı bildirimin kişinin kendi yükümlülüğünü ortadan kaldırdığının sanılmasıdır; iki bildirim ayrıdır ve ikisi de yapılmalıdır. Üçüncüsü, yıllık güncellemenin atlanmasıdır.

Dördüncüsü, tasfiye ve devir bildiriminin hiç yapılmamasıdır; yurt dışındaki şirket kapandığında dosyanın kapatılması da bir yükümlülüktür. Beşincisi, ayni sermayenin gümrük işlemine bağlanmamasıdır. Altıncısı, yurt dışı iştirakin sözleşme para birimi uygulamasında Türkiye’de yerleşik sayıldığının bilinmemesidir.

Yedincisi, grup içi kredilerde faiz hesaplanmaması ve dokümantasyonun hazırlanmamasıdır. Sekizincisi, sermayenin kaynağına ilişkin belgelerin saklanmamasıdır; bu belgeler, kazanç Türkiye’ye döndüğünde istenecek tek izahtır. Dokuzuncusu, yapının vergi tarafındaki sonuçlarının hiç değerlendirilmemesi ve iş merkezi riskinin göz ardı edilmesidir. Süreçle ilgili hukuki destek için 0554 648 37 15 numaralı hattımızdan avukatlarımıza ulaşabilirsiniz.

Yapı Seçimi: Şirket, Şube, İrtibat Bürosu

Yurt dışında faaliyet için seçilecek yapı, hem kambiyo hem vergi hem de sorumluluk bakımından farklı sonuçlar doğurur. Üç temel seçenek vardır ve bunların karıştırılması, kurulduktan sonra düzeltilmesi güç sorunlara yol açar.

Üç yapının karşılaştırması

YapıHukuki kişilikSonuçları
Şirket kurmak veya ortaklığa katılmakAyrı tüzel kişilikSermaye ihracı rejimi; kontrol edilen yabancı kurum değerlendirmesi
Şube açmakAyrı tüzel kişilik yokSermaye ihracı rejimi; merkeze bağlı sorumluluk
İrtibat bürosu ve temsilcilikTicari faaliyet yürütmezKuruluş masrafı ve faaliyet gideri transferi serbest
Ortak girişimSözleşmesel yapıSomut duruma göre değerlendirilir
Fon veya yatırım aracıDeğişkenSözleşme para birimi uygulamasında özel kural
DistribütörlükYapı kurulmazTicari sözleşme rejimi

İrtibat bürosu seçeneği, ticari faaliyet yürütmeyen ve yalnızca temsil, tanıtım ve iletişim işlevi gören yapılar için uygundur. Bu yapının gelir elde etmesi beklenmez; giderleri merkezden karşılanır ve bu giderlerin bankalarca transferi serbesttir. Büronun fiilen ticari faaliyet yürütmesi hâlinde ise durum değişir ve bulunduğu ülkede vergi mükellefiyeti doğabilir.

Şube ile şirket arasındaki seçim ise sorumluluk ve vergi eksenlidir. Şubenin ayrı tüzel kişiliği bulunmadığından, borçlarından merkez sorumludur. Şirket seçeneğinde sorumluluk ayrışır; buna karşılık kontrol edilen yabancı kurum hükümleri bakımından ayrı bir değerlendirme gündeme gelir.

Kazancın Türkiye’ye Dönüşü

Sermaye ihracı tek yönlü bir işlem değildir; asıl soru kazancın Türkiye’ye nasıl döneceğidir. Yapı kurulurken bu sorunun cevabı verilmediğinde, kâr yurt dışında birikir ve ülkeye getirilmek istendiğinde kaynak sorgusuyla karşılaşılır.

Dönüşün üç olağan yolu vardır. Birincisi kâr payı dağıtımıdır; yurt dışındaki şirketin genel kurul kararıyla dağıttığı kâr payı, ortağın hesabına transfer edilir ve Türkiye’de beyan yükümlülüğü doğurur. İkincisi sermayenin azaltılması ya da yapının tasfiyesidir; bu hâlde konulan sermayenin geri dönüşü ile kazanç ayrıştırılmalıdır. Üçüncüsü payların devridir; devirden doğan kazanç, değer artış kazancı rejimine tabidir.

Her üç yolda da bankaya sunulacak belge seti benzerdir: yurt dışındaki şirketin kuruluş ve ortaklık belgeleri, mali tabloları, kâr dağıtım ya da tasfiye kararı, transferin dayanağını gösteren kayıtlar ve sermaye ihracına ilişkin eski dekontlar. Son kalem özellikle önemlidir: paranın yıllar önce Türkiye’den çıktığını göstermek, geri dönen tutarın kaynağını doğrudan açıklar.

Beyan tarafında ise çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmasının bulunup bulunmadığı ve yurt dışında ödenen verginin mahsup imkânı değerlendirilir. Bu değerlendirmenin ayrıntısı uluslararası bilgi değişimi ve yurt dışı varlıkların beyanı rehberinde ele alınmıştır.

Elli Bin Dolar Üstü Türk Lirası Transferlerinde Bildirim

32 Sayılı Karar’ın Türk parasına ilişkin maddesi, sermaye ihracından bağımsız ancak onunla sık kesişen bir bildirim yükümlülüğü daha içerir. Hükme göre bankalar; ithalat, ihracat ve görünmeyen işlemler dışındaki yurt dışına yapılan ve 50.000 Amerikan Doları karşılığını aşan Türk lirası transferlerine ilişkin bilgileri, transfer tarihinden itibaren otuz gün içinde Bakanlıkça belirlenecek mercilere bildirirler.

Bu hükmün kapsamı dikkatle okunmalıdır. İthalat, ihracat ve görünmeyen işlemler kapsamındaki transferler bu bildirimin dışındadır; çünkü bunlar zaten kendi rejimleri içinde kayıt üretir. Bildirim, bu üç kategorinin dışında kalan ve Türk lirası cinsinden yapılan yüksek tutarlı transferleri hedefler.

Aynı maddenin ilk fıkrası, Türk parası ve Türk parasıyla ödemeyi sağlayan belgelerin yurttan ihracı ve ithalinin serbest olduğunu belirtir. Yani yine serbesti esastır; bildirim, serbestinin denetlenebilirliğini sağlayan araçtır. Yolcu beraberinde yapılan çıkışlarda ise ayrıca gümrük beyanı rejimi işler ve bu rejim yurt dışına nakit para çıkarma rehberinde anlatılmıştır.

Sermaye ihracı bakımından pratik sonuç şudur: sermaye Türk lirası olarak gönderiliyorsa, hem sermaye ihracına ilişkin bildirim hem de bu hüküm kapsamındaki bildirim gündeme gelebilir. İki bildirim farklı hükümlerden doğar ve biri diğerinin yerine geçmez.

Kaldıraçlı İşlemlerde Transfer Yasağı

Sermaye Hareketleri Genelgesi, yurt dışına yapılacak transferler bakımından açık bir yasak da içerir. Genelgeye göre Türkiye’de yerleşik kişilerin, kaldıraçlı işlemler ve kaldıraçlı işlemlerle aynı hükümlere tabi olduğu belirlenen türev araçlarını yalnızca Sermaye Piyasası Kurulu tarafından yetkilendirilmiş bankalar ve aracı kurumlar aracılığıyla almaları ve satmaları serbesttir.

Devamındaki hüküm daha da nettir: Kurul tarafından yetkilendirilmiş kuruluşlar haricindeki kişilerce bu işlemlere aracılık edilemez ve bu işlemler ile ilgili olarak yurt dışına transfer yapılamaz. Bu işlemlerin önlenmesi konusunda 32 Sayılı Karar’ın ilgili hükmü uyarınca gerekli tedbirlerin alınacağı ve aykırı işlemlerin tespiti hâlinde Bakanlığa bildirim yapılacağı öngörülmüştür.

Bu hüküm, yurt dışı platformlara yapılan transferlerin bankalarca reddedilmesinin doğrudan dayanağıdır. Kişi bakımından işlem yapmak kendiliğinden suç sayılmasa da, transferin kambiyo mevzuatı çerçevesinde engellenmesi ayrı bir sonuçtur. Konunun sermaye piyasası ve ceza boyutu yurt dışı yatırım ve forex hesapları rehberinde ele alınmıştır.

Sermaye ihracı planlarken bu ayrımın yapılması gerekir: yurt dışında bir şirkete ortak olmak ile yurt dışında bir platformda kaldıraçlı işlem yapmak, kambiyo mevzuatı bakımından tamamen farklı rejimlere tabidir. Birincisi serbesti ve bildirim rejimine, ikincisi ise yetkili kuruluş şartı ve transfer yasağına tabidir.

Yurt Dışı Yapının Belge ve Kayıt Düzeni

Yurt dışında kurulan bir yapının Türkiye tarafındaki en büyük zaafı, belge düzeninin ihmal edilmesidir. Şirket kurulurken üretilen belgeler ilk yılda özenle saklanır; sonraki yıllarda ise takip gevşer. Oysa yapıya ilişkin sorular, kuruluştan yıllar sonra ve çoğu zaman beklenmedik bir aşamada gelir.

Asgari olarak saklanması gereken belgeler şunlardır: kuruluş belgeleri ve ortaklık yapısını gösteren kayıtlar, sermaye ihracına ilişkin banka dekontları ve gümrük beyannameleri, bakanlıklara gönderilen bilgi formları ile bunların gönderim kayıtları, yıllık mali tablolar, yurt dışında ödenen vergilere ilişkin belgeler ve yönetim organı kararları.

Bu belgelerin bir kısmının yabancı dilde olması, ileride kullanılabilmesi için tercüme ve onay gerektirir. Uygulamada en sık yaşanan sorun, belge temin edilmesi gerektiğinde yurt dışındaki muhasebe hizmet sağlayıcısıyla ilişkinin kopmuş olmasıdır. Bu nedenle mali tabloların ve resmî kayıtların dönemsel olarak alınıp saklanması gerekir.

İkinci bir kayıt düzeni ise Türkiye tarafındadır. Yurt dışı iştirak, Türkiye’deki şirketin kayıtlarında iştirak olarak yer alır; bu kaydın gerçeği yansıtması, değerleme ve kâr payı işlemlerinin doğru yapılabilmesi için şarttır. Kayıt dışı bırakılan bir yurt dışı iştirak, hem vergi hem uyum tarafında en ağır sonucu doğuran hatadır.

Bildirim Yapılmazsa Ne Olur?

Kambiyo mevzuatındaki yükümlülüklerin yaptırımı, 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun’da düzenlenmiştir. Kanun, bu Kanun ve buna dayanılarak çıkarılan karar, yönetmelik ve tebliğlerle belirlenen yükümlülüklere aykırı davranan kişiler bakımından idari para cezası öngörür. Bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi de bu kapsamda değerlendirilir.

Uygulamada daha sık karşılaşılan sonuç ise dolaylıdır. Bildirimi yapılmamış bir yurt dışı yapı, vergi incelemesinde ya da bilgi değişimi yoluyla gelen bir bilgi üzerine gündeme geldiğinde, beyan dışı bırakılmış bir iştirak görünümü doğurur. Bu görünüm, yalnızca kambiyo tarafında değil vergi tarafında da sonuç üretir.

Üçüncü bir sonuç, kazancın geri dönüşünde ortaya çıkar. Yıllar sonra Türkiye’ye gelen bir kâr payı ya da satış bedeli, arkasında kayıtlı bir sermaye ihracı bulunmadığında kaynağı açıklanamayan giriş olarak değerlendirilir. Oysa bildirimleri yapılmış bir yapıda, aynı tutar için hazır bir açıklama zinciri mevcuttur.

Bu nedenle bildirim yükümlülüğü, bir formalite değil koruyucu bir kayıttır. Bugün yapılan bildirim, yarın sorulacak sorunun cevabıdır. Eksik kalmış bildirimler bakımından ise kendiliğinden başvurularak durumun düzeltilmesi, tespit sonrası izah etmeye çalışmaktan her zaman daha lehe sonuç verir.

Sıkça Sorulan Sorular

Türkiye’de yerleşik biri yurt dışında şirket kurabilir mi?

Kurabilir. Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karar m.13 uyarınca Türkiye’de yerleşik kişilerin, yurt dışında yatırım yapmak veya ticari faaliyette bulunmak amacıyla şirket kurmaları, ortaklığa katılmaları ve şube açmaları için nakdi sermayeyi bankalar aracılığıyla, ayni sermayeyi ise gümrük mevzuatı hükümleri çerçevesinde ihraç etmeleri serbesttir.

İzin almak gerekiyor mu?

Yürürlükteki metinde sermaye ihracı için bir izin şartı öngörülmemiştir; hüküm serbestiyi esas alır. Buna karşılık bildirim yükümlülükleri vardır ve bunlar hem bankalar ile gümrük idareleri hem de sermaye ihraç eden kişi bakımından ayrı ayrı düzenlenmiştir.

Nakdi ve ayni sermaye arasındaki fark nedir?

Nakdi sermayenin bankalar aracılığıyla, ayni sermayenin ise gümrük mevzuatı hükümleri çerçevesinde ihraç edilmesi öngörülmüştür. Yani para banka kanalından, makine ve teçhizat gibi ayni değerler ise gümrük işlemleriyle çıkar. İki kanalın karıştırılması, işlemin kayıt dışı kalmasına yol açar.

İrtibat bürosu ve temsilcilik için durum nedir?

Kararın aynı maddesi uyarınca Türkiye’de yerleşik kişilerin yurt dışında irtibat bürosu, temsilcilik ve benzerlerini kurmaları ile bunların kuruluş masrafları ve faaliyet giderlerinin bankalarca transferi serbesttir.

Bankalar bildirim yapıyor mu?

Evet. Kararın ilgili fıkrası uyarınca bankalar ve gümrük idareleri, yurt dışında yatırım veya ticari faaliyette bulunmak üzere sermaye ihraç eden Türkiye’de yerleşik kişileri, her bir işlem tarihinden itibaren otuz gün içinde ilgili Bakanlığa bildirirler.

Kişinin kendi bildirim yükümlülüğü var mı?

Var. 2008-32/34 sayılı Tebliğ m.10 uyarınca Türkiye’de yerleşik kişiler, yurt dışında şirket kurmak, mevcut şirketlere ortak olmak veya şube açmak için yaptıkları ilk nakdi ve/veya ayni sermaye ihracını müteakip üç ay içerisinde, Ticaret Bakanlığı internet adresinde yer alan yurt dışına sermaye ihracına ilişkin bilgi formunu doldurarak Hazine ve Maliye Bakanlığına ve Ticaret Bakanlığına gönderirler. Altının Türkiye’ye getirilmeden yurt dışından yurt dışına alınıp satılması, antrepo ve serbest bölge kuralları ve transit kazancın vergilendirilmesi için transit altın ticareti rehberimize bakılabilir.

Bu bildirim bir defaya mı mahsus?

Hayır. Sermaye ihracı gerçekleştiren Türkiye’de yerleşik kişiler, her takvim yılını müteakip üç ay içerisinde Ticaret Bakanlığının internet adresinde yer alan bilgi formunu, formda istenilen bilgileri ve yapılan transferleri güncelleyerek Ticaret Bakanlığına gönderirler. Yani yükümlülük yıllık olarak devam eder.

Şirket kapanırsa bildirim gerekir mi?

Gerekir. Türkiye’de yerleşik kişiler, tasfiye edilen veya devredilen yurt dışındaki şirket, ortaklık ve şubelerinin durumu hakkında, tasfiye sürecinin sona ermesini veya devredilmesini müteakip en geç üç ay içerisinde Hazine ve Maliye Bakanlığına ve Ticaret Bakanlığına bilgi verirler.

Yurt dışındaki iştirakim Türkiye’de yerleşik sayılır mı?

Belirli bir uygulama bakımından evet. Tebliğ, Türkiye’de yerleşik kişilerin yurt dışındaki şube, temsilcilik, ofis, irtibat bürosu, işlettiği veya yönettiği fonlar ile doğrudan veya dolaylı olarak yüzde elli ve üzerinde pay sahipliğinin bulunduğu şirketlerin, 32 Sayılı Karar’ın sözleşme para birimine ilişkin uygulaması kapsamında Türkiye’de yerleşik olarak değerlendirileceğini öngörür. Sözleşmenin yurt dışında ifa edilmesi hâli bu kuralın dışındadır.

Yurt dışındaki şirkete kredi verebilir miyim?

Türkiye’de yerleşik kişilerce yurt dışında pay sahibi olunan ortaklıklara, yurt dışındaki ana şirkete ve grup şirketlerine döviz veya Türk lirası kredi verilmesi, Merkez Bankasının Sermaye Hareketleri Genelgesi çerçevesinde düzenlenmiştir. Usul ve esasların bu genelgeden kontrol edilmesi gerekir.

Kişisel sermaye hareketleri nedir?

32 Sayılı Karar’ın ilgili maddesi kapsamında kişisel borçlar, armağan, hediye, bağış, çeyiz, miras ve veraset yoluyla intikal eden değerler ile benzeri nakit hareketleri kişisel sermaye hareketi sayılır. Bunlar ticari sermaye ihracından ayrı bir rejime tabidir.

Vergi tarafında ne değişir?

Yurt dışında şirket kurmak, Türkiye’deki vergi yükümlülüğünü kendiliğinden sona erdirmez. Şirketin iş merkezinin fiilen Türkiye’de bulunduğunun tespiti hâlinde tam mükellefiyet doğabilir; ayrıca kontrol edilen yabancı kurum hükümleri ile transfer fiyatlandırması kuralları ayrıca uygulanır.

Bu konuda avukat desteğine mi ihtiyacınız var?

Durumunuzu Hukukçular Evi uzman kadrosuyla değerlendirin; ilk görüşme için 0554 648 37 15 numaralı hattımızdan ulaşabilirsiniz.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

Dosyanız için değerlendirme

Süreler kısadır ve usul hataları geri alınamaz. Belgelerinizi birlikte inceleyelim. Telefon: 0554 648 37 15

İletişime Geçin

Bu içerik Ceza Hukuku alanındadır.

Ceza Hukuku Rehberi  ·  Bu alandaki tüm rehberler  ·  Tüm hukuk dalları

Bu konuda hukuki destek almak için

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Post by Av. Fatma Öztürk