18 Eylül 2026

Yurt Dışı Yatırım ve Forex Hesapları 2026: Yurt Dışı Platformla Çalışmak Suç mu? — SPKn m.109/2 İzinsiz Sermaye Piyasası Faaliyeti, Kurulun Tedbir ve Dava Yetkisi, Erişim Engeli, Dolandırıcılık Ayrımı, Paranın Kaynağı ve Bilgi Değişimi

Yurt dışı yatırım ve kaldıraçlı işlem platformları, Türkiye’de iki ayrı soruyu aynı anda doğurur. Birincisi yatırımcıya ilişkindir: yurt dışında hesap açmak ve işlem yapmak serbest midir? İkincisi aracıya ilişkindir: Türkiye’de yerleşik kişilere bu hizmeti sunmak hangi izne tabidir? İki sorunun cevabı farklıdır ve karıştırılması hem yatırımcıyı hem danışmanı yanıltır. Kambiyo rejimi bakımından Türkiye’de yerleşik kişilerin yurt dışında hesap açması kural olarak serbesttir; buna karşılık 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu, kaldıraçlı işlemlere aracılık faaliyetini Kurulun izin ve denetimine tabi kılar ve izinsiz faaliyeti m.109’un ikinci fıkrasında iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin günden on bin güne kadar adli para cezasına bağlar. Bu rehber iki tarafı ayrı ayrı ele alır: yatırımcının hukuki durumu, izinsiz faaliyetin cezai sonuçları, Kurulun tedbir ve dava yetkisi ile süreleri, erişim engeli rejimi, dolandırıcılık ile piyasa riski ayrımı, paranın Türkiye’ye dönüşünde kaynak sorgusu, bilgi değişimi ve beyan yükümlülüğü.

Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Yurt dışı yatırım platformunda paranız mı kaldı?

Şikâyet dosyasının kurulması, transfer zincirinin tespiti ve iade talepleri için Hukukçular Evi uzman kadrosuyla yanınızda. Telefon: 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

İki Ayrı Soru: Yatırımcı mı, Aracı mı?

Bu alandaki tartışmanın büyük bölümü, iki farklı hukuki konumun aynı sanılmasından doğar. Sermaye Piyasası Kanunu’nun ceza hükümleri, izinsiz faaliyette bulunan tarafı muhatap alır. Kanunda, Türkiye’de yerleşik bir yatırımcının yurt dışı platform üzerinden işlem yapmasını doğrudan suç sayan bir hüküm bulunmamaktadır.

İki konumun karşılaştırması

ÖlçütYatırımcıAracı ve platform
Temel soruYurt dışında hesap açabilir miyim?Türkiye’de yerleşiklere hizmet sunabilir miyim?
KambiyoHesap açmak kural olarak serbestAyrı değerlendirme
Sermaye piyasasıDoğrudan suç öngörülmemiştirİzinsiz faaliyet suçtur
CezaKanunda yatırımcıya yönelik hüküm yokSPKn m.109/2 kapsamında hapis ve adli para cezası
VergiElde edilen gelirin beyanıAyrı yükümlülükler
UyumFonun kaynağının izahıMASAK yükümlülükleri

Bu ayrımın pratik sonucu şudur: yurt dışı bir platformda hesap açan yatırımcı, bu nedenle ceza tehdidi altında değildir; ancak elde ettiği gelirin beyanı ve fonun kaynağının izahı bakımından yükümlülükleri devam eder. Buna karşılık Türkiye’deki yatırımcılara yönelik tanıtım yapan, yönlendiren ya da aracılık eden kişiler izinsiz faaliyet tartışmasının içindedir.

Kaldıraçlı İşlemlerde Türkiye Rejimi

6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu, döviz ve kıymetli madenler ile Kurulca belirlenecek diğer varlıklar üzerine yapılacak kaldıraçlı işlemleri açıkça kapsamına almış ve bu işlemlere aracılık faaliyetini Sermaye Piyasası Kurulunun izin ve denetimine tabi kılmıştır. İkincil düzenlemede, Türkiye’de yerleşik kişilerin kaldıraçlı işlemleri ve bunlarla aynı hükümlere tabi olduğu belirlenen türev araçları yalnızca Kurulca yetkilendirilmiş kuruluşlar aracılığıyla alıp satmalarının serbest olduğu belirtilmiştir.

Türkiye’de yerleşik kişilerin kaldıraçlı işlem yapması 2011 yılında yayımlanan düzenlemeyle yasal bir zemine oturtulmuş; 2017 yılında yapılan düzenlemeyle kaldıraç oranı sınırlandırılmış ve asgari başlangıç teminatı belirlenmiştir. Bu sınırlar yatırımcıyı korumaya yöneliktir; yüksek kaldıraç ve düşük teminatla yapılan işlemlerde kısa sürede toplam kaybın gerçekleşmesi olağandır.

Uygulamada yaşanan sorun, bu sınırların dışına çıkmak isteyen veya Kuruldan izin almamış yurt dışı merkezli firmaların Türk yatırımcılara internet siteleri ve telefon aramaları yoluyla ulaşmasıdır. Sermaye Piyasası Kurulu, Türkiye’de yerleşik yatırımcıların aranarak kaldıraçlı işlemler üzerinden yüksek getiri vaadiyle yönlendirildiği ve yurt içi banka hesaplarına para gönderilmesinin istendiği yönündeki ihbar ve şikâyetlerin arttığını duyurularında belirtmiştir.

SPKn m.109/2: İzinsiz Sermaye Piyasası Faaliyeti

Suçun düzenlendiği hüküm, Kanun’un usulsüz halka arz ve izinsiz sermaye piyasası faaliyeti başlıklı 109 uncu maddesidir. Maddenin ikinci fıkrasında, sermaye piyasasında izinsiz olarak faaliyette bulunanların iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin günden on bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılacağı düzenlenmiştir.

Aynı fıkra, bu kişilerin suçun icrası kapsamında aynı zamanda birinci fıkrada tanımlanan usulsüz halka arz suçunu da işlemeleri hâlinde yalnızca ikinci fıkradaki suçtan cezaya hükmedileceğini ve cezanın yarı oranında artırılacağını öngörür.

Failin yurt dışında yerleşik olması tek başına cezasızlık sonucu doğurmaz. Uygulamada, Türkiye’deki temsilciler, yönlendirme yapan kişiler ve yatırımcıyı platforma sokan aracılar bu hüküm kapsamında değerlendirilmektedir. Sosyal medya üzerinden yapılan yönlendirmeler bakımından da iştirak hükümlerinin uygulanması gündeme gelebilir.

Yetkili kuruluşların listesi Kurulun resmî internet sitesinde güncel olarak yayımlanmaktadır. Bir platformun bu listede yer alıp almadığının işlem öncesinde kontrol edilmesi, hem yatırımcı hem de yönlendirme yapan kişi bakımından en temel adımdır.

Bu konuda avukat desteğine mi ihtiyacınız var?

Durumunuzu Hukukçular Evi uzman kadrosuyla değerlendirin; ilk görüşme için 0554 648 37 15 numaralı hattımızdan ulaşabilirsiniz.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

Kurulun Tedbir ve Dava Yetkisi

Ceza hükümlerinin yanında, Kanun Kurula doğrudan müdahale yetkisi de tanır. Kurul, izinsiz sermaye piyasası faaliyetlerinin durdurulması için her türlü tedbiri almaya; her türlü hukuki ve cezai sorumluluk saklı kalmak kaydıyla, izinsiz faaliyet ve işlemlerin doğurduğu sonuçların iptali ile nakit ya da sermaye piyasası araçlarının hak sahiplerine iadesi için dava açmaya yetkilidir.

Bu yetki süresiz değildir. Dava, tespit tarihinden itibaren bir yıl ve her hâlde vukuu tarihinden itibaren beş yıl içinde açılmalıdır. Bu süreler, mağdur bakımından ihbarın erken yapılmasını doğrudan değerli kılar; çünkü tespit tarihi, sürenin başlangıcını belirler.

İzinsiz faaliyette bulunan gerçek ve tüzel kişiler ile Kurulca sorumluluğu tespit edilen ortak ve yöneticiler hakkında, zararın kesinleşmiş olması şartı aranmaksızın Kanun’un sorumluluğa ilişkin hükmünün kıyasen uygulanacağı da öngörülmüştür. Bu, sorumluluğun tüzel kişiyle sınırlı kalmamasını sağlar.

Erişim Engeli Rejimi

İnternet üzerinden yürütülen faaliyetlerde en hızlı sonuç doğuran araç erişim engelidir. 5651 sayılı Kanun’un erişimin engellenmesine ilişkin hükmü, Sermaye Piyasası Kanunu m.109’daki suçlar bakımından da uygulanır. Bu sayede izinsiz platformların Türkiye’den erişimi kısıtlanabilir.

7518 sayılı Kanunla eklenen düzenleme, yurt dışı platformların en sık öne sürdüğü savunmayı büyük ölçüde etkisiz kılar. Yurt dışında yerleşik platformlarca Türkiye’de yerleşik kişilere yönelik faaliyette bulunulması ya da Kurul düzenlemeleri kapsamında yasaklanmış bir faaliyetin Türkiye’de yerleşik kişilere sunulması, izinsiz faaliyet olarak değerlendirilir. Türkçe içerik, Türk lirası ödeme seçeneği, Türkiye’ye yönelik tanıtım ve Türkiye’deki temsilciler gibi unsurlar, faaliyetin Türkiye’de yerleşiklere yönelik olduğunun göstergeleri arasındadır.

Erişim engeli kararları, mağdur bakımından ayrıca delil değeri taşır. Bir platform hakkında erişim engeli kararı bulunması, o platformun izinsiz faaliyet yürüttüğü yönündeki iddiayı destekleyen resmî bir kayıttır ve şikâyet dosyasına eklenmelidir.

Dolandırıcılık mı, Piyasa Riski mi?

Bu dosyalarda yapılması gereken ilk ayrım, zararın olağan yatırım riskinden mi yoksa hileli bir davranıştan mı kaynaklandığıdır. Yatırımcının Kurul tarafından yetkilendirilmiş bir kuruluş nezdinde gerçek işlemler gerçekleştirmesi ve zararın piyasa hareketlerinden doğması, tek başına dolandırıcılık suçunun oluştuğunu göstermez.

Hile göstergeleri ve olağan risk ayrımı

GöstergeHile işaretiOlağan risk
İşlemlerin gerçekliğiİşlemler piyasaya iletilmiyorİşlemler gerçek ve doğrulanabilir
Para çekmeTalepler sürekli reddediliyor veya ek ödeme isteniyorÇekim normal sürede gerçekleşiyor
Getiri vaadiGarantili ve yüksek getiri vaadiRisk açıkça bildiriliyor
Hesap yönetimiHesabı üçüncü kişi yönetiyorYatırımcı kendi işlem yapıyor
Ekran ve raporlamaEkranlar manipüle ediliyorBağımsız doğrulanabilir kayıt
İlk temasTelefonla aranma ve yönlendirmeYatırımcının kendi başvurusu
YetkiYetkili kuruluş listesinde yokListede yer alıyor

Hile unsurunun bulunduğu hâllerde Türk Ceza Kanunu m.158’in bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenen dolandırıcılığa ilişkin bendi uygulanır. Cezanın üst sınırı nedeniyle görevli mahkeme ağır ceza mahkemesidir. Yetki bakımından ise, bilişim yoluyla işlenen suçlarda mağdurun parayı gönderdiği yerin suç yeri sayıldığı yönündeki uygulama esas alınır.

Yatırımcı Tazmin Merkezi bakımından beklentinin gerçekçi tutulması gerekir. Merkez, yalnızca Kurul tarafından yetkilendirilmiş kurumlara ilişkin belirli alacakları kapsar; izinsiz faaliyet yürüten yurt dışı platformlarda uğranan zararlar bu kapsamda değildir.

MASAK ve Transfer Zinciri

Bu dosyalarda en etkili araçlardan biri, fonun izlenmesidir. Ödeme çoğu zaman yurt içindeki bir banka hesabına yapılır ve oradan başka hesaplara dağıtılır. 5549 sayılı Kanun çerçevesinde yapılan ihbar, yurt içi banka hesaplarının incelenmesini ve transfer zincirinin tespitini sağlayabilir.

Mağdur bakımından pratik sonuç, hızlı hareket etmektir. Paranın hangi hesaba, hangi tarihte ve hangi açıklamayla gönderildiği, aracı kuruluşların hangileri olduğu ve varsa yazışmalar, ihbar dilekçesinin ekinde sunulmalıdır. Genel ifadelerle yapılan başvurular, zincirin tespitini geciktirir.

Yurt dışındaki malvarlığına ulaşılması gerektiğinde ise devreye adli iş birliği girer. Türk mahkemesinin kararı yurt dışında kendiliğinden hüküm doğurmaz; talebin merkezî makam üzerinden iletilmesi ve karşı devletin kendi hukukuna göre işlem yapması gerekir. Bu sürecin işleyişi uluslararası adli iş birliği rehberinde anlatılmıştır.

Paranın Türkiye’ye Dönüşü ve Kaynak Sorgusu

Yatırım süreci olumlu sonuçlansa dahi, fonun Türkiye’ye dönüşü ayrı bir aşamadır. Yükümlü banka, işlemin müşterinin bilinen profiline uygunluğunu değerlendirir ve gerektiğinde ekonomik amacını sorgular. Tedbirler Yönetmeliği, görünür bir hukuki ve ekonomik amacı bulunmayan ya da olağandışı büyüklükteki işlemlerde bilgi edinilmesini ve kayda geçirilmesini öngörür.

Sunulacak belgeler bellidir: aracı kurum ya da platform ekstresi, işlem dökümleri, hesabın kime ait olduğunu gösteren kayıtlar ve transferin her iki ucunu gösteren dekontlar. Bu belgelerin dönemsel olarak indirilip saklanması kritiktir; platform kapandığında ya da hesap erişimi kesildiğinde geçmiş kayıtlara ulaşmak çoğu zaman mümkün olmaz.

Belgesiz dönen tutarlar, kaynağı açıklanamayan giriş olarak değerlendirilir ve süreç şüpheli işlem bildirimine kadar ilerleyebilir. İzah dosyasının nasıl kurulacağı ve hangi belgenin hangi iddiayı karşıladığı hesaba yüksek tutarlı giriş rehberinde ele alınmıştır.

Vergi ve Bilgi Değişimi

Türkiye’de yerleşik kişilerin yurt dışında hesap açması ve döviz bulundurması kambiyo mevzuatı bakımından kural olarak serbesttir. Buna karşılık Türkiye’de tam mükellef olanlar bakımından dünya geliri esası işler; yurt dışında elde edilen kazanç ve iratların beyan yükümlülüğü ayrıca değerlendirilmelidir.

Bilgi değişimi tarafında ise hesap bilgileri otomatik olarak paylaşılabilir. Hesabın bulunduğu ülke Türkiye ile otomatik bilgi değişimi yapan ülkelerdense ve kişi Türkiye’de vergi mukimiyse, hesap bakiyesi ile faiz ve temettü gibi gelirlerin brüt tutarı Gelir İdaresi Başkanlığına gönderilir. Bakiyenin kaynağı bu kapsamda değildir; sistemin işleyişi otomatik bilgi değişimi rehberinde ayrıntılandırılmıştır.

Bu iki katmanın birlikte okunması gerekir: hesabın varlığı idarece öğrenilebilir durumdadır ve beyan edilmemiş bir gelir bulunması hâlinde inceleme gündeme gelir. İdarenin tespitinden önce kendiliğinden düzeltme yapılması, pişmanlık hükümleri bakımından en lehe sonucu verir.

Mağdur İçin Yol Haritası

Adım adım yapılacaklar

AdımİşlemAmaç
1Tüm kayıtların indirilmesi ve saklanmasıErişim kesilmeden delil güvenliği
2Platformun yetkili kuruluş listesinde olup olmadığının kontrolüİzinsiz faaliyet tespiti
3Erişim engeli kararı bulunup bulunmadığının araştırılmasıResmî kayıt delili
4Cumhuriyet başsavcılığına şikâyetCeza soruşturmasının başlatılması
5Sermaye Piyasası Kuruluna ihbarTedbir ve dava yetkisinin işletilmesi
6Transfer zincirinin bildirilmesiYurt içi hesapların tespiti
7Hukuk davası seçeneklerinin değerlendirilmesiİade ve tazminat talebi
8Sürelerin takvime alınmasıBir yıl ve beş yıllık sürelerin kaçırılmaması

Bu sıralamanın ilk adımı en kritik olanıdır. Platform hesabı kapatıldığında ya da erişim engellendiğinde, işlem dökümlerine ulaşmak çoğu zaman imkânsız hâle gelir. Süreçle ilgili hukuki destek için 0554 648 37 15 numaralı hattımızdan avukatlarımıza ulaşabilirsiniz.

Sık Yapılan Hatalar

Birincisi, yatırımcının kendisinin suç işlediği düşüncesiyle şikâyetten kaçınmasıdır; kanun metni suçu izinsiz faaliyette bulunan taraf bakımından düzenler. İkincisi, platformun yetkili kuruluş listesinde olup olmadığının işlem öncesinde hiç kontrol edilmemesidir. Üçüncüsü, kayıtların indirilmemesi ve erişim kesildikten sonra delilsiz kalınmasıdır.

Dördüncüsü, zararın tamamının dolandırıcılık sayılacağı varsayımıdır; olağan piyasa riskinden doğan zararla hileli davranıştan doğan zarar ayrı ayrı değerlendirilir. Beşincisi, Yatırımcı Tazmin Merkezinden tazmin beklentisidir; bu merkez yalnızca yetkilendirilmiş kurumlara ilişkin belirli alacakları kapsar. Altıncısı, sürelerin kaçırılmasıdır.

Yedincisi, kazanç elde edildiğinde beyan yükümlülüğünün göz ardı edilmesidir; bilgi değişimi nedeniyle hesabın varlığı idarece öğrenilebilir durumdadır. Sekizincisi, fonun Türkiye’ye belgesiz döndürülmesidir; bu, kaynağı açıklanamayan giriş olarak değerlendirilir ve tedbire kadar gidebilir. Hangi belgenin hangi iddiayı karşıladığı paranın kaynağını ispat rehberinde tablolanmıştır.

Yurt Dışı Borsa ve Yatırım Hesapları: Forex’ten Farkı

Kaldıraçlı işlem platformlarıyla, yurt dışı borsalarda hisse senedi ya da fon alım satımına imkân veren yatırım hesapları aynı kategoride değerlendirilmemelidir. İkinci grupta işlem, düzenlemeye tabi bir borsada gerçekleşir ve varlık yatırımcı adına saklanır; risk profili ve hukuki görünüm belirgin biçimde farklıdır.

Buna karşılık Türkiye tarafındaki soru değişmez: Türkiye’de yerleşik kişilere yönelik olarak sunulan aracılık hizmeti izne tabidir. İlgili düzenlemede, kaldıraçlı işlemler hariç olmak üzere, Türkiye’de tanıtım faaliyeti yürütülmemesi hâlinde yabancı yatırım kuruluşlarının yetki belgesi alınmaksızın belirli sermaye piyasası faaliyetlerini yürütebileceği belirtilmiştir. Yani belirleyici olan, hizmetin Türkiye’ye yönelik olarak pazarlanıp pazarlanmadığıdır.

Yatırımcı bakımından pratik ayrım şudur: kendi iradesiyle yurt dışındaki bir kuruluşa başvurup hesap açmak ile Türkiye’den aranarak, reklam görerek ya da yönlendirilerek bir platforma sokulmak farklı tablolardır. İkinci hâlde, yönlendirmeyi yapan kişi bakımından izinsiz faaliyet tartışması doğar.

Saklama boyutu da ayrıca değerlendirilmelidir. Varlıkların yatırımcı adına ve ayrıştırılmış biçimde saklanıp saklanmadığı, kuruluşun tabi olduğu yargı alanının yatırımcı koruma rejimi ve tasfiye hâlinde uygulanacak usul, hesap açılmadan önce incelenmesi gereken başlıklardır. Bu incelemenin yapılmaması, sorun çıktığında hangi ülkede hangi yola başvurulacağının bilinmemesine yol açar.

Yönlendirme, Reklam ve Sosyal Medya Sorumluluğu

Son yıllarda bu dosyaların önemli bir bölümü, doğrudan platformla değil yönlendirme yapan kişilerle ilgilidir. Sosyal medya üzerinden içerik üreten, referans bağlantısı paylaşan ya da komisyon karşılığı yatırımcı yönlendiren kişiler, izinsiz faaliyetin iştirak halkası olarak değerlendirilebilir.

Değerlendirmede bakılan ölçütler bellidir: yönlendirmenin süreklilik gösterip göstermediği, karşılığında bir menfaat sağlanıp sağlanmadığı, platformla arasında bir sözleşmesel ilişki bulunup bulunmadığı ve yönlendirmenin içeriğinde getiri vaadi yer alıp almadığı. Bir defalık ve menfaatsiz bir paylaşım ile sistemli bir yönlendirme faaliyeti aynı değerlendirmeye tabi tutulamaz.

Aynı değerlendirme, Türkiye’deki temsilciler ve tanıtım ofisleri bakımından da geçerlidir. Platformun kendisi yurt dışında yerleşik olsa dahi, Türkiye’de yürütülen tanıtım ve müşteri kazanım faaliyeti, faaliyetin Türkiye’de yerleşiklere yönelik olduğunun göstergesidir. Türkçe içerik, Türk lirası ödeme seçeneği ve yurt içi banka hesabına para toplanması bu göstergelerin en somutlarıdır.

Menfaat sağlayanlar bakımından ikinci bir katman daha vardır: elde edilen komisyon gelirinin niteliği. Bu gelirin beyan edilmemesi vergi tarafında ayrı bir sorun doğurur; kaynağının izinsiz bir faaliyete dayanması ise aklama tartışmasını gündeme getirebilir. Bu nedenle yönlendirme karşılığı alınan ödemelerin kayıt dışı bırakılması, riski katlar.

Ponzi Görünümlü Yapılar ve Garantili Getiri Vaadi

Yurt dışı yatırım başlığı altında sunulan yapıların bir bölümü, gerçekte hiçbir piyasa işlemi içermez. Toplanan fon yatırıma değil, önceki katılımcılara yapılan ödemelere kullanılır. Bu yapıların ayırt edici işareti, piyasa koşullarından bağımsız ve garanti edilmiş bir getiri vaadidir; gerçek bir yatırım faaliyetinde böyle bir vaat verilemez.

Uyarı işaretleri

İşaretNeden riskliNe yapılmalı
Sabit ve yüksek getiri garantisiPiyasa riski varken garanti verilemezSözleşme metni ve vaadin kaydı saklanmalı
Yeni katılımcı getirme teşvikiGelir kaynağı yatırım değil katılımYönlendirme yapılmamalı
Çekim taleplerinde gecikmeNakit akışının tükenmekte olduğu göstergesiTalep ve ret yazışmaları kayda alınmalı
Şahıs hesabına para toplanmasıKurumsal bir yapı bulunmamasıDekont ve hesap sahibi bilgisi saklanmalı
Denetim ve lisans bilgisinin bulunmamasıHiçbir otoritenin gözetiminde değilYetkili kuruluş listesinden kontrol
Ek ödeme istenmesiVergi, komisyon adı altında ikinci tahsilatÖdeme yapılmamalı, şikâyet edilmeli

Bu yapılarda katılımcının konumu da tek tip değildir. Yalnızca kendi parasını yatıran kişi mağdur konumundadır; buna karşılık komisyon karşılığı yeni katılımcı getiren kişi, iştirak tartışmasının içine girer. Bu ayrım, dosyanın erken aşamasında ortaya konmalıdır.

İkinci ödeme talebi, bu yapıların son aşamasında neredeyse her zaman ortaya çıkar: paranın çekilebilmesi için vergi, komisyon ya da teminat adı altında ek tutar istenir. Bu aşamada yapılacak ödeme, zararı büyütmekten başka sonuç doğurmaz. Doğru hamle, ödeme yerine kayıtların toplanması ve şikâyetin yapılmasıdır.

Sözleşme, Yetkili Mahkeme ve Uygulanacak Hukuk

Yurt dışı platformlarla kurulan ilişkilerde sözleşme, çoğu zaman elektronik ortamda onaylanan tip bir metindir ve yatırımcının okumadan kabul ettiği hükümler içerir. Bu metinlerde en kritik iki hüküm, uygulanacak hukuk ve yetkili mahkemedir. Platformun kurulu olduğu yargı alanının hukuku ve mahkemesi kararlaştırılmışsa, uyuşmazlığın oraya taşınması gerekebilir.

Bu hükümler her durumda geçerli sayılmaz. Tüketici işlemi niteliğindeki ilişkilerde, tüketicinin korunmasına ilişkin emredici hükümler ile yetki kuralları devreye girebilir. Ayrıca fiilin Türkiye’de suç teşkil etmesi hâlinde ceza soruşturması, sözleşmedeki yetki hükmünden bağımsız olarak Türkiye’de yürür.

Tahkim şartı da sık karşılaşılan bir düzenlemedir. Sözleşmede yurt dışında bir tahkim merkezi öngörülmüşse, hukuk yolunda önce bu şartın geçerliliği tartışılır. Tahkim masraflarının çoğu zaman uyuşmazlık konusu tutarı aşması, bu yolun pratikte kullanılamaz hâle gelmesine yol açar.

Pratik sonuç şudur: sözleşme metni, hesap açılmadan önce okunmalı ve saklanmalıdır. Sorun çıktıktan sonra platformun arayüzünden sözleşmeye erişmek çoğu zaman mümkün olmaz. Metnin bir kopyasının, işlem ekranlarının ve yazışmaların sistemli biçimde arşivlenmesi, hem ceza hem hukuk yolunda dosyanın temelini oluşturur.

Sıkça Sorulan Sorular

Yurt dışı forex firmasıyla çalışmak suç mu?

Suç, izinsiz faaliyette bulunan taraf bakımından düzenlenmiştir. 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu m.109’un ikinci fıkrasında, sermaye piyasasında izinsiz olarak faaliyette bulunanların iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin günden on bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılacağı düzenlenmiştir. Kanunda, Türkiye’de yerleşik yatırımcının yurt dışı platform üzerinden işlem yapmasını doğrudan suç sayan bir hüküm bulunmamaktadır.

Kaldıraçlı işlemler Türkiye’de nasıl düzenlenmiştir?

Sermaye Piyasası Kanunu, döviz ve kıymetli madenler ile Kurulca belirlenecek diğer varlıklar üzerine yapılacak kaldıraçlı işlemleri kapsamına almış ve bu işlemlere aracılık faaliyetini Sermaye Piyasası Kurulunun izin ve denetimine tabi kılmıştır. İlgili düzenlemede, Türkiye’de yerleşik kişilerin kaldıraçlı işlemleri ve bunlarla aynı hükümlere tabi türev araçları yalnızca Kurulca yetkilendirilmiş kuruluşlar aracılığıyla alıp satmalarının serbest olduğu belirtilmiştir.

Kaldıraç ve teminat sınırı var mı?

Evet. Türkiye’de yerleşik kişilerin kaldıraçlı işlem yapması 2011 yılında yayımlanan düzenlemeyle yasal zemine kavuşturulmuş; 2017 yılında yapılan düzenlemeyle kaldıraç oranı sınırlandırılmış ve asgari başlangıç teminatı belirlenmiştir. Bu sınırların dışına çıkmak isteyen yurt dışı merkezli firmaların Türkiye’deki yatırımcılara internet üzerinden ulaşmaya çalışması, uygulamada sık karşılaşılan bir durumdur.

Kurulun hangi yetkileri var?

Sermaye Piyasası Kurulu, izinsiz sermaye piyasası faaliyetlerinin durdurulması için her türlü tedbiri almaya; her türlü hukuki ve cezai sorumluluk saklı kalmak kaydıyla, izinsiz faaliyet ve işlemlerin doğurduğu sonuçların iptali ile nakit ya da sermaye piyasası araçlarının hak sahiplerine iadesi için dava açmaya yetkilidir.

Bu dava için süre var mı?

Vardır ve kısadır. Dava, tespit tarihinden itibaren bir yıl ve her hâlde vukuu tarihinden itibaren beş yıl içinde açılmalıdır. Bu nedenle ihbarın erken yapılması, sürelerin işlemeye başlaması bakımından belirleyicidir.

Erişim engeli uygulanıyor mu?

Uygulanmaktadır. 5651 sayılı Kanun’un erişimin engellenmesine ilişkin hükmü, Sermaye Piyasası Kanunu m.109’daki suçlar bakımından da uygulanır. Ayrıca 7518 sayılı Kanunla eklenen düzenleme, yurt dışında yerleşik platformlarca Türkiye’de yerleşik kişilere yönelik faaliyette bulunulması hâlinde aynı rejimin işlemesini öngörür.

Zarar ettim, bu dolandırıcılık mı?

İlk ayrım, zararın olağan yatırım riskinden mi yoksa hileli bir davranıştan mı kaynaklandığıdır. Yetkilendirilmiş bir kuruluş nezdinde gerçek işlemler yapılması ve zararın piyasa hareketlerinden doğması, tek başına dolandırıcılık suçunun oluştuğunu göstermez. Buna karşılık gerçekte piyasaya iletilmeyen işlemler, manipüle edilen ekranlar ve para çekme taleplerinin sürekli reddi hile göstergeleridir.

Hangi dolandırıcılık hükmü uygulanır?

Türk Ceza Kanunu m.158’in bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenen dolandırıcılığa ilişkin bendi, bu dosyaların büyük bölümünde uygulanır. Cezanın üst sınırı nedeniyle görevli mahkeme ağır ceza mahkemesidir.

Yatırımcı Tazmin Merkezi devreye girer mi?

Yatırımcı Tazmin Merkezi, yalnızca Sermaye Piyasası Kurulu tarafından yetkilendirilmiş kurumlara ilişkin belirli alacakları kapsar. İzinsiz faaliyet yürüten yurt dışı platformlarda uğranan zararlar bu kapsamda değildir; bu nedenle tazmin beklentisinin gerçekçi tutulması gerekir.

Yurt dışında yatırım hesabı açmak yasak mı?

Türkiye’de yerleşik kişilerin yurt dışında hesap açması ve döviz bulundurması kambiyo mevzuatı bakımından kural olarak serbesttir. Sorun hesabın varlığından değil, elde edilen gelirin beyan edilip edilmediğinden ve fonun kaynağının açıklanabilir olup olmadığından doğar.

Bu hesaplar Türkiye’ye bildiriliyor mu?

Hesabın bulunduğu ülke Türkiye ile otomatik bilgi değişimi yapan ülkelerdense ve kişi Türkiye’de vergi mukimiyse, hesap bilgileri ilgili ülkenin vergi idaresince toplanıp Gelir İdaresi Başkanlığına gönderilir. Bildirim kapsamında hesap bakiyesi ile faiz ve temettü gibi gelirlerin brüt tutarı yer alır; bakiyenin kaynağı bu kapsamda değildir.

Para Türkiye’ye döndüğünde ne olur?

Yükümlü banka, işlemin müşterinin bilinen profiline uygunluğunu değerlendirir ve gerektiğinde ekonomik amacını sorgular. Bu aşamada sunulacak belgeler, aracı kurum ekstresi, işlem dökümleri ve transfer kayıtlarıdır. Belgesiz dönen tutarlar, kaynağı açıklanamayan giriş olarak değerlendirilir.

Bu konuda avukat desteğine mi ihtiyacınız var?

Durumunuzu Hukukçular Evi uzman kadrosuyla değerlendirin; ilk görüşme için 0554 648 37 15 numaralı hattımızdan ulaşabilirsiniz.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

Dosyanız için değerlendirme

Süreler kısadır ve usul hataları geri alınamaz. Belgelerinizi birlikte inceleyelim. Telefon: 0554 648 37 15

İletişime Geçin

Bu içerik Ceza Hukuku alanındadır.

Ceza Hukuku Rehberi  ·  Bu alandaki tüm rehberler  ·  Tüm hukuk dalları

Bu konuda hukuki destek almak için

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Post by Av. Fatma Öztürk