Sünnet Komplikasyonları ve Malpraktis: Yetki, Ortam ve Koter Rehberi (2026)
02 Eylül 2026

Sünnet Komplikasyonları ve Malpraktis: Yetki, Ortam ve Koter Rehberi (2026)

Sünnet, erkek çocuklarda en sık uygulanan cerrahi işlemlerdendir ve toplumda geleneksel bir uygulama olarak görülse de tıbben dikkat ve uzmanlık gerektiren bir müdahaledir. Basit görünmesine karşın kanama, enfeksiyon ve doku hasarı riskleri taşır; uygun olmayan kişilerce veya ortamlarda yapıldığında geri dönüşümsüz hasarlar ortaya çıkabilir. Bu dosyalarda tartışma çoğu zaman tekniğin ayrıntısında değil, üç noktada düğümlenir: işlemi kim yaptı, nerede yapıldı ve komplikasyon geliştiğinde ne yapıldı.

Bu rehber, malpraktis rehberleri serisinin bir parçasıdır — 50 rehber tek sayfada.

⚠️ Faizde mevzuat güncellemesi — 31 Temmuz 2026:

Faiz oranı. 7589 sayılı Kanun’un 10. maddesiyle 3095 sayılı Kanun’un 1. maddesi yeniden yazılmıştır (RG 31.07.2026, S. 33326). Yasal faiz artık sabit bir rakam değil, TCMB’nin önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde seksenidir. 30 Haziran’daki oran, önceki 31 Aralık oranından beş puan veya daha fazla farklıysa yılın ikinci yarısında 30 Haziran oranının yüzde sekseni uygulanır. Faiz artık dönemsel hesaplanır: 31.07.2026 öncesi dönemde eski rejim, sonrasında yeni formül geçerlidir; tek oranla yıllara yayılan hesap tabloları yanlış sonuç verir.

Faiz başlangıcı. Aynı Kanun’la Türk Borçlar Kanunu’nun 55. maddesine eklenen fıkralar uyarınca, bedensel zarar ve ölüm nedeniyle açılan tazminat davalarında faiz, bilinen dönem bakımından olay tarihinden, bilinemeyen dönem bakımından karar tarihinden işletilir. Tahkikat başlayıncaya kadar ifa amacıyla yapılan ödeme, ödeme tarihine göre belirlenecek tazminat miktarından oransal olarak mahsup edilir. Geçiş bakımından belirleyici olan, haksız fiilin veya zarar doğuran olayın tarihidir. Ayrıntı: Yasal faiz değişti: reeskont endekslemesi

⚠️ Mevzuat güncellemesi — 31 Temmuz 2026: 7589 sayılı Kanun’un 19. maddesiyle Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun belirsiz alacak davasını düzenleyen 107. maddesi yürürlükten kaldırılmıştır (RG 31.07.2026, S. 33326). Bu tarihten sonra yeni bir belirsiz alacak davası açılamaz. Yerine, aynı Kanun’un 20. maddesiyle HMK m. 109’a eklenen dördüncü fıkra ile güçlendirilmiş kısmi dava getirilmiştir: alacağın yalnız bir kısmının dava edildiği hâllerde talep konusu, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sona ermesine kadar artırılabilir ve zamanaşımı, artırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır. 31.07.2026’dan önce açılmış belirsiz alacak davaları geçici m. 1 uyarınca eski hükme göre görülmeye devam eder. Ayrıntı: Belirsiz alacak davası kaldırıldı mı? HMK 107 ve yargı paketi

Sünnet sonrası kalıcı bir hasar mı oluştu? Görüşelim.

📞 0554 648 37 15
💬 WhatsApp

Birinci Eksen: Yetki

Tıbbi müdahale yetkisi yalnızca sağlık personeline verilmiştir. İlgili kanunda tıbbi müdahalede bulunabilecek kişiler arasında hekimler, diş hekimleri, ebeler, sağlık memurları, sünnetçiler ve hemşireler sayılmış; bu kişilerin nitelikleri, görevleri ve bu unvana sahip olma şartları kanunda düzenlenmiştir.

Bu nedenle sünnet dosyalarında yetki sorusu iki aşamalıdır:

  1. İşlemi yapan kişi, kanunda sayılan sıfatlardan birine sahip mi ve bunu belgeliyor mu?
  2. Sahipse dahi, gelişen komplikasyonu karşılayabilecek yetkinliğe sahip mi?

⚖️ Yetkisiz kişide onam müdahaleyi hukuka uygun kılmaz

Bu, dosyanın en güçlü hukuki noktasıdır: hekim olmayan ya da başkaca bir sıfat altında tıbbi müdahale yetkisi bulunmayan bir kişinin hastaya müdahalede bulunması hâlinde, aydınlatılmış onam dâhil diğer tüm şartlar mevcut olsa dahi eylem hukuka aykırı kabul edilir.

Dahası: bireyin, acil durumlar dışında, hekim veya sağlık personeli dışında bir kimseye tıbbi müdahale konusunda yetki vermesi geçersizdir.

Bunun somut anlamı şudur: velinin izin vermiş olması, işlemi yetkisiz bir kişinin yapmış olmasını hukuka uygun hâle getirmez.

Meslek çevrelerinde bu alandaki mevcut düzen eleştirilmekte; işlemin cerrahi eğitim almış hekimlerce yapılması gerektiği savunulmaktadır. Eleştirinin dayanağı da dosyada işe yarar niteliktedir: bu işi çok sayıda yapmış olmak tek başına yeterli sayılmamakta, komplikasyon geliştiğinde bunu karşılayabilecek bilgi ve beceri aranmaktadır.

İkinci Eksen: Ortam

İşlemin steril koşullara sahip bir sağlık kuruluşunda yapılması önem taşır. Hastane veya tam donanımlı klinik ortamı üç şey sağlar: enfeksiyon riskini azaltır, acil müdahale imkânı sunar ve işlemin güvenliğini artırır.

Buna karşılık ev ortamında veya hijyen koşulları yetersiz alanlarda yapılan işlemler iyileşme sürecini uzatır ve komplikasyon riskini artırır.

DenetlenecekNasıl gösterilir
İşlem yeriRuhsatlı sağlık kuruluşu mu, başka bir mekân mı
SterilizasyonAlet ve ortam kayıtları
Acil müdahale imkânıDonanım ve personel durumu
İşlemi yapan kişiUnvan, belge ve kayıtlardaki imzalar
Kayıt tutulmasıİşlem kaydı düzenlenmiş mi
Kullanılan cihazBakım ve kalibrasyon kayıtları

⚠️ Toplu sünnet organizasyonları

Alan literatüründe özellikle uyarılan tablo şudur: hekim dışı kişilerce yapılan toplu sünnet işlemlerinin ardından ciddi komplikasyonlar ve geri dönüşümsüz hasarlar görülme olasılığı yüksektir.

Bu organizasyonlarda dosyanın muhatabı yalnızca işlemi yapan kişi değildir. Organizasyonu düzenleyen kurum veya kuruluş da; ortamı, personeli, malzemeyi ve acil müdahale hazırlığını sağlamakla yükümlü olduğundan sorumluluk kapsamındadır.

Bu nedenle dosyada organizasyonu kimin düzenlediği, hangi izinle yapıldığı ve kimlerin görevlendirildiği ayrıca sorulmalıdır.

Üçüncü Eksen: Koter ve Cihaz Sorumluluğu

Bu dosyaların en ağır tablolarından biri, elektrikli kesme ve yakma cihazı kullanımına bağlı doku hasarıdır. Adli Tıp Kurumu ihtisas kurulu tarafından değerlendirilen bir olayda, sünnet sırasında koter kullanımına bağlı peniste gelişen doku ölümü bakımından ilgili uzmanın uygulamaları tıbbi hata olarak değerlendirilmiş; oluşan yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte olmadığı belirtilmiştir.

💡 Aynı dosyadaki savunma, kurumun kapısını açar

Anılan olayda hekimin savunması dikkat çekicidir: işlemi hastanenin sağladığı ortam, malzeme ve personelle yaptığını; koter cihazının ve tüm aletlerin hastane tarafından hazır edildiğini; teknik eleman olmadığı için cihazın teknik kontrollerini kendisinin yapamayacağını; hatta işlemin başında cihaza bağlı bir akım sorunu düşündüğünü ileri sürmüştür.

Bu savunma, hasta tarafı için bir kapı açar: eğer cihaz kaynaklı bir sorun varsa, cihazın bakım ve kalibrasyon kayıtları ile kurumun donanım sorumluluğu doğrudan gündeme gelir.

Bu nedenle dosyada hem uygulayıcının kusuru hem de kurumun organizasyon kusuru birlikte ileri sürülmelidir.

Cihaz ve donanım kaynaklı kurumsal sorumluluğun çerçevesi için: hastane enfeksiyonu ve organizasyon kusuru tazminat rehberi.

Komplikasyon Başlıkları

  • Kanama — en sık görülen erken komplikasyon,
  • Enfeksiyon,
  • Aşırı veya eksik deri alınması,
  • İdrar yolu ağzında darlık,
  • Doku ölümü ve organ kaybı — cihaz kaynaklı hasar dâhil,
  • İdrar kanalı yaralanması,
  • Kozmetik sonuç bozuklukları ve yapışıklıklar.

Önemli bir husus daha vardır: sünnete bağlı komplikasyonların tedavisi de yeterli tecrübe gerektirir. Bu nedenle komplikasyon geliştikten sonra kimin müdahale ettiği ve gerekiyorsa ileri merkeze yönlendirme yapılıp yapılmadığı ayrıca denetlenir.

Bu, silonun genel ilkesiyle örtüşür: komplikasyon mu, malpraktis mi? Ayrım ve komplikasyon yönetimi.

İşlem Öncesi Değerlendirme

Elektif bir işlem olduğundan, öncesinde yapılması gerekenler denetlenebilir:

Aşamaİçeriği
ÖyküAilede kanama bozukluğu öyküsü, çocuğun kullandığı ilaçlar
MuayeneAnatomik durumun değerlendirilmesi; işleme uygunluk
Yöntem seçimiÇocuğun yaşına ve anatomisine uygun teknik
Ağrı yönetimiUygulanacak anestezi ve yaşa uygunluğu
AydınlatmaVeliye risklerin ve alternatiflerin anlatılması
UyarıHangi belirtilerde derhâl başvurulacağı

Ailede kanama bozukluğu öyküsünün sorgulanmamış olması, kanamayla sonuçlanan dosyalarda somut bir kusur başlığıdır.

Onam: Veli Adına

İşlem çocuk üzerinde yapıldığından onam veli tarafından verilir. Denetlenecekler: onamın yazılı olup olmadığı, riskleri somut biçimde içerip içermediği, işlemi yapacak kişinin adı ve unvanının belgede yer alıp almadığı ve kullanılacak yöntemin belirtilip belirtilmediği.

Aydınlatmanın yapıldığını ispat yükü uygulayıcı ve kurumdadır: aydınlatılmış onam: ispat yükü ve geçerlilik şartları.

Dilekçe Örneği 1 — Kayıtların Celbi

[ … ] MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİ’NE
(İdare Mahkemesi / Tüketici Mahkemesi)

DOSYA NO: 20…/…… E.

DAVACILAR VEKİLİ: Av. [Ad Soyad] (çocuk adına velayeten anne ve baba)

KONU: Kayıtların celbi talebimizdir.

AÇIKLAMALAR:

1. Müvekkillerin çocuğuna …/…/20… tarihinde [yer]‘de sünnet uygulanmış; sonrasında [gelişen tablo] meydana gelmiştir.

2. CELBİ İSTENEN KAYITLAR.

a) Yetki ve kimlik
i. İşlemi fiilen yapan kişinin adı, unvanı ve yetki belgesi,
ii. İşlem sırasında hekim bulunup bulunmadığı,
iii. Görevli personel listesi ve görevlendirme kayıtları,
iv. (Toplu organizasyon ise) Organizasyonu düzenleyen kurum, alınan izinler ve görevlendirilen kişiler.

b) Ortam ve cihaz
v. İşlemin yapıldığı yerin ruhsat durumu,
vi. Sterilizasyon kayıtları ve indikatör sonuçları,
vii. Kullanılan koter veya benzeri cihazın marka, model ve seri bilgisi,
viii. Anılan cihazın bakım ve kalibrasyon kayıtları; olay tarihine en yakın kontrol tarihi,
ix. Cihazla ilgili arıza kaydı veya bildirim bulunup bulunmadığı,
x. Ortamda acil müdahale imkânının bulunup bulunmadığı.

c) İşlem ve öncesi
xi. İşlem öncesi öykü ve muayene kayıtları,
xii. Ailede kanama bozukluğu öyküsünün sorgulandığına dair kayıt,
xiii. Uygulanan anestezi ve saatleri,
xiv. İşlem kaydı ve saati,
xv. Onam belgesi — işlemi yapacak kişinin adı ve unvanı ile yöntemin belirtilip belirtilmediği görülecek şekilde.

d) Sonrası
xvi. İşlem sonrası gözlem kayıtları ve saatleri,
xvii. Aileye verilen yazılı bilgilendirme ve kontrol randevusu,
xviii. Şikâyetle yapılan tüm başvurular ve saatleri,
xix. Komplikasyona kim tarafından müdahale edildiği,
xx. İleri merkeze sevk yapılıp yapılmadığı ve saati,
xxi. Düzeltici girişimlere ait ameliyat notları.

3. Kayıtların ve varsa görüntü kayıtlarının MUHAFAZASINA ivedilikle karar verilmesini talep ederiz.

SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda sayılan kayıtların CELBİNE karar verilmesini saygılarımızla talep ederiz. …/…/20…

Davacılar Vekili
Av. [Ad Soyad]
(imza)

Dilekçe Örneği 2 — Kusur Beyanı ve Bilirkişi Soruları

[ … ] MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİ’NE

DOSYA NO: 20…/…… E.

DAVACILAR VEKİLİ: Av. [Ad Soyad]

KONU: Kusur iddialarımız ve bilirkişiye sorulmasını talep ettiğimiz hususlardır.

AÇIKLAMALAR:

1. KUSUR İDDİALARIMIZ. (Dosyaya uygun olanlar seçilir)

a) İşlemi yetkisiz kişi yapmıştır. Tıbbi müdahale yetkisi yalnızca kanunda sayılan sağlık personeline aittir. İşlemi yapan kişinin bu sıfatlardan birine sahip olduğu belgelenmemiştir. Yetkisiz kişinin müdahalesi hâlinde, aydınlatılmış onam dâhil diğer tüm şartlar mevcut olsa dahi eylem hukuka aykırıdır. Ayrıca velinin izin vermiş olması bu sonucu değiştirmez; zira acil durumlar dışında, yetkisiz bir kimseye tıbbi müdahale konusunda yetki verilmesi geçersizdir.

b) Ortam uygun değildir. İşlemin steril koşullara sahip bir sağlık kuruluşunda yapılması gerekirken [ev / uygun olmayan mekân]‘da yapılmıştır. Bu ortamda enfeksiyon riski artmakta ve acil müdahale imkânı bulunmamaktadır.

c) Cihaz kaynaklı hasar oluşmuştur. İşlem sırasında kullanılan koterin yol açtığı doku hasarı söz konusudur. Cihazın bakım ve kalibrasyon kayıtları ile kurumun donanım sorumluluğu incelenmelidir.

d) Öykü alınmamıştır. Ailede kanama bozukluğu öyküsünün sorgulandığına dair kayıt bulunmamaktadır.

e) Komplikasyon yönetilmemiştir. Sünnete bağlı komplikasyonların tedavisi de yeterli tecrübe gerektirir. Gelişen tabloya [ … ] saat gecikmeyle müdahale edilmiş; ileri merkeze yönlendirme yapılmamıştır.

f) Aydınlatma eksiktir. Onam belgesinde işlemi yapacak kişinin adı ve unvanı ile uygulanacak yöntem belirtilmemiş; riskler somut biçimde anlatılmamıştır.

g) Organizasyon kusuru. (Toplu organizasyonlarda) Organizasyonu düzenleyen kuruluş; ortamı, personeli, malzemeyi ve acil müdahale hazırlığını sağlamakla yükümlüdür.

2. BİLİRKİŞİDEN SORULMASINI TALEP ETTİĞİMİZ HUSUSLAR.

i. İşlemi yapan kişi, bu müdahaleyi yapmaya yetkili midir?
ii. Gelişen komplikasyonu karşılayacak yetkinliğe sahip midir?
iii. İşlemin yapıldığı ortam uygun mudur; acil müdahale imkânı var mıydı?
iv. İşlem öncesi öykü ve muayene usulüne uygun mudur?
v. Seçilen yöntem çocuğun yaşına ve anatomisine uygun mudur?
vi. Uygulanan teknik tıp kurallarına uygun mudur?
vii. Oluşan hasar koter kullanımına bağlı mıdır; cihaz kaynaklı bir sorun söz konusu mudur?
viii. Cihazın bakım ve kalibrasyonu usulüne uygun mudur?
ix. Komplikasyon zamanında fark edilip uygun biçimde yönetilmiş midir?
x. İleri merkeze sevk gerekli miydi; yapılmış mıdır?
xi. Oluşan sonuç kalıcı mıdır; düzeltici girişim mümkün müdür?
xii. Kusur kimlerde ve hangi oranlardadır; kurumun sorumluluğu var mıdır?

SONUÇ VE İSTEM: Yukarıdaki hususların sevk yazısına AYNEN DERCİNE ve raporda AYRI AYRI CEVAPLANMASINA karar verilmesini saygılarımızla talep ederiz. …/…/20…

Davacılar Vekili
Av. [Ad Soyad]
(imza)

Dilekçe Örneği 3 — Savcılığa Suç Duyurusu

Yetkisiz kişi tarafından yapılan işlemlerde tazminat yolundan bağımsız olarak işletilir.

[ … ] CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI’NA

ŞİKÂYETÇİLER: [Anne Ad Soyad] ve [Baba Ad Soyad] — [Çocuk Ad Soyad] adına velayeten
[Adres] — [Telefon]

ŞÜPHELİLER: 1. İşlemi yapan kişi (kimliği soruşturmayla tespit edilecektir) 2. (Varsa) Organizasyonu düzenleyen kuruluş yetkilileri

KONU: Şikâyetimizdir.

AÇIKLAMALAR:

1. OLAY. Çocuğumuza …/…/20… tarihinde [yer]‘de sünnet uygulanmış; işlem sonrasında [gelişen tablo] meydana gelmiş ve [ … ] hastanesinde düzeltici girişim yapılmıştır. (Ek-1: tıbbi belgeler, Ek-2: fotoğraflar)

2. ŞİKÂYET SEBEPLERİMİZ.

a) İşlemi yapan kişinin tıbbi müdahaleye yetkili olup olmadığı bilinmemektedir; bize unvanı bildirilmemiştir,
b) İşlem uygun olmayan bir ortamda yapılmıştır,
c) İşlem sırasında hekim bulunmamıştır,
d) Herhangi bir kayıt tutulmamış, onam belgesi düzenlenmemiştir,
e) Komplikasyon geliştiğinde müdahale edilememiş ve yönlendirme yapılmamıştır.

3. HUKUKİ DEĞERLENDİRME. Tıbbi müdahale yetkisi yalnızca kanunda sayılan sağlık personeline aittir. Yetkisiz bir kişinin müdahalesi hâlinde, onam dâhil diğer tüm şartlar mevcut olsa dahi eylem hukuka aykırıdır; acil durumlar dışında yetkisiz bir kimseye müdahale yetkisi verilmesi de geçersizdir.

4. DELİL TALEPLERİMİZ.

i. İşlemi yapan kişinin kimlik ve unvanının tespiti,
ii. Varsa yetki belgesinin istenmesi,
iii. İşlemin yapıldığı yerin ruhsat durumunun sorulması,
iv. (Toplu organizasyon ise) Organizasyonu düzenleyen kuruluş, alınan izinler ve görevlendirilenlerin tespiti,
v. Kullanılan cihazın bakım ve kalibrasyon kayıtlarının istenmesi,
vi. Varsa kamera kayıtlarının ivedilikle muhafazası,
vii. Tanıkların dinlenmesi — [Ad Soyad, telefon],
viii. Kusur yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılması,
ix. Aynı yerde ve aynı organizasyonda başka şikâyet bulunup bulunmadığının araştırılması.

5. KATILMA. Kamu davası açılması hâlinde KATILAN sıfatıyla kabulümüzü talep ederiz.

SONUÇ VE İSTEM: Şüpheliler hakkında soruşturma başlatılmasına; kayıt ve belgelerin MUHAFAZASINA ve delillerin toplanmasına karar verilmesini saygılarımızla talep ederiz. …/…/20…

Şikâyetçiler
[Ad Soyad] — (imza)

Kontrol Listesi

  • İşlemi kim yaptı; unvanı ve belgesi var mı?
  • İşlem sırasında hekim bulunuyor muydu?
  • İşlem yeri ruhsatlı bir sağlık kuruluşu muydu?
  • Acil müdahale imkânı var mıydı?
  • Kullanılan cihazın bakım ve kalibrasyon kayıtları istendi mi?
  • Ailede kanama bozukluğu öyküsü sorgulanmış mı?
  • Onam belgesinde işlemi yapacak kişinin adı ve unvanı var mı?
  • İşlem sonrası gözlem yapılmış mı?
  • Komplikasyona ne kadar sürede müdahale edilmiş?
  • İleri merkeze sevk yapılmış mı?

Sık Yapılan Altı Hata

  1. Veli izni verdiğine göre sorun yok sanmak. Yetkisiz kişide onam müdahaleyi hukuka uygun kılmaz.
  2. İşlemi kimin yaptığını sormamak. Bu dosyalarda ilk ve belirleyici sorudur.
  3. Cihaz kayıtlarını istememek. Koter kaynaklı hasarda kurumun sorumluluğu buradan çıkar.
  4. Ortamı gözden kaçırmak. Steril koşul ve acil müdahale imkânı ayrı birer başlıktır.
  5. Komplikasyon sonrasını incelememek. Komplikasyonun tedavisi de tecrübe gerektirir.
  6. Yalnızca uygulayıcıyı dava etmek. Toplu organizasyonlarda düzenleyen kuruluş da sorumluluk kapsamındadır.

Yetki, Ortam ve Rıza: Üç Bağımsız Başlık

Sünnet dosyalarında sorumluluk üç ayrı eksende değerlendirilir ve bunlardan birinin ihlali, diğerleri kusursuz olsa dahi sonuç doğurur.

Sorumluluğun eksenleri
KonuKuralDayanak
YetkiTıbbi müdahale, mesleği icraya yetkili kişilerce yapılabilir1219 s.K.
RızaTıbbi müdahale kural olarak rızaya bağlıdır1219 s.K. m.70
Kişilik hakkıMüdahale kişilik hakkına yönelir; hukuka uygunluğunu geçerli rızadan alırTMK m.24-25
Küçüğün temsiliVelayet kapsamında verilen rızada çocuğun yararı gözetilir; menfaat çatışmasında kayyım atanırTMK m.426/2
Özen ölçütüBenzer alanda iş üstlenen basiretli bir vekilin göstermesi gereken davranış esas alınırTBK m.506/3
Organizasyonİşletmenin çalışma düzeninin zararı önlemeye elverişli olduğu ispat edilmedikçe sorumluluk sürerTBK m.66/3
Müteselsil sorumlulukBirlikte zarara sebebiyet verenler müteselsilen sorumludurTBK m.61
Bedensel zararTedavi giderleri, ileri tedavi masrafları ve ekonomik geleceğin sarsılmasıTBK m.54

Altıncı satır, toplu organizasyonlarda belirleyicidir: uygun olmayan bir ortamda, sterilizasyon düzeni kurulmadan ve acil müdahale imkânı bulunmadan yapılan uygulamalarda, belirli bir kişinin hatası aranmaksızın organizasyonu kuranın sorumluluğu doğar.

Cihaz kaynaklı zararda talep bölünmez. Koter veya benzeri cihaz kaynaklı bir zararda üretici, ithalatçı, uygulayan ve organizasyonu kuran birlikte zarara sebebiyet vermişse müteselsilen sorumludur; zarar gören payları baştan ayrıştırmak zorunda değildir (TBK m.61). Cihazın olaydan sonra muhafaza altına alınması ve varsa aynı seriye ilişkin uyarı kayıtlarının istenmesi, ilk yapılacak işlemdir.

İşlem Öncesi Değerlendirme Kayıtları

Bu dosyalarda savunmanın gücü, işlem öncesinde yapılan değerlendirmenin belgelenmesine bağlıdır.

Aranan kayıtlar
Kayıtİşlevi
Muayene notuAnatomik uygunluğun değerlendirildiğini gösterir
Kanama öyküsüAile öyküsü ve tetkik gereğinin sorgulandığını belgeler
OnamVelinin bilgilendirildiği ve risklerin adıyla yazıldığı
Ortam kaydıUygulamanın yapıldığı yerin niteliği
Uygulayanİşlemi kimin yaptığı ve yetki belgesi
İşlem kaydıKullanılan yöntem, cihaz ve ayarları
İzlemİşlem sonrası gözlem süresi ve bulgular
Taburculuk uyarısıHangi belirtide başvurulacağının yazılı bildirimi

İkinci satır, kanama komplikasyonlarında belirleyicidir: aile öyküsü sorgulanmadan yapılan bir uygulamada, kanama bozukluğunun sonradan ortaya çıkması hâlinde işlem öncesi değerlendirmenin eksikliği tartışılır. Bu sorgunun kayıtta görünmesi, savunmanın en somut dayanağıdır.

Cihaz sorumluluğu için tıbbi cihaz kaynaklı zararlar rehberimize bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Sünneti kimler yapabilir?

Tıbbi müdahale yetkisi yalnızca sağlık personeline verilmiştir. İlgili kanunda tıbbi müdahalede bulunabilecek kişiler arasında hekimler, diş hekimleri, ebeler, sağlık memurları, sünnetçiler ve hemşireler sayılmış olup bu kişilerin nitelikleri ile bu unvana sahip olma şartları kanunda düzenlenmiştir.

İşlemi yetkisiz bir kişi yaptıysa ne olur?

Hekim olmayan ya da başkaca bir sıfat altında tıbbi müdahale yetkisi bulunmayan bir kişinin müdahalesi hâlinde, aydınlatılmış onam dâhil diğer tüm şartlar mevcut olsa dahi eylem hukuka aykırı kabul edilir.

Veli izin verdiyse durum değişir mi?

Değişmez. Bireyin, acil durumlar dışında, hekim veya sağlık personeli dışında bir kimseye tıbbi müdahale konusunda yetki vermesi geçersizdir. Velinin izni, işlemi yetkisiz bir kişinin yapmış olmasını hukuka uygun hâle getirmez.

Yetki belgesi olması yeterli mi?

Yetki sorusu iki aşamalıdır: kişi kanunda sayılan sıfatlardan birine sahip mi ve bunu belgeliyor mu; sahipse dahi gelişen komplikasyonu karşılayabilecek yetkinliğe sahip mi? Meslek çevrelerinde çok sayıda işlem yapmış olmanın tek başına yeterli sayılmadığı vurgulanmaktadır.

İşlem nerede yapılmalıdır?

Steril koşullara sahip bir sağlık kuruluşunda yapılması önem taşır. Hastane veya tam donanımlı klinik ortamı enfeksiyon riskini azaltır, acil müdahale imkânı sunar ve işlemin güvenliğini artırır; ev ortamında veya hijyen koşulları yetersiz alanlarda risk artar.

Toplu sünnet organizasyonlarında kim sorumlu?

Yalnızca işlemi yapan kişi değil, organizasyonu düzenleyen kurum veya kuruluş da sorumluluk kapsamındadır; ortamı, personeli, malzemeyi ve acil müdahale hazırlığını sağlamakla yükümlüdür. Alan literatüründe hekim dışı kişilerce yapılan toplu işlemlerin ardından geri dönüşümsüz hasar riskinin yüksek olduğu belirtilir.

Koter kullanımına bağlı hasar kusur sayılır mı?

Adli Tıp Kurumu ihtisas kurulunca değerlendirilen bir olayda, sünnet sırasında koter kullanımına bağlı peniste gelişen doku ölümü bakımından ilgili uzmanın uygulamaları tıbbi hata olarak değerlendirilmiş ve oluşan yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte olmadığı belirtilmiştir.

Cihaz kaynaklı bir sorun varsa kim sorumlu olur?

Anılan olayda hekim, cihazın ve aletlerin hastanece hazır edildiğini ve teknik kontrolleri kendisinin yapamayacağını ileri sürmüştür. Bu savunma cihazın bakım ile kalibrasyon kayıtlarını ve kurumun donanım sorumluluğunu gündeme getirir; bu nedenle uygulayıcının kusuru ile kurumun organizasyon kusuru birlikte ileri sürülmelidir.

Hangi komplikasyonlar görülebilir?

Kanama, enfeksiyon, aşırı veya eksik deri alınması, idrar yolu ağzında darlık, doku ölümü ve organ kaybı, idrar kanalı yaralanması ile kozmetik sonuç bozuklukları ve yapışıklıklar görülebilir.

Komplikasyon geliştikten sonrası da önemli mi?

Önemlidir. Sünnete bağlı komplikasyonların tedavisi de yeterli tecrübe gerektirir; bu nedenle komplikasyon geliştikten sonra kimin müdahale ettiği ve gerekiyorsa ileri merkeze yönlendirme yapılıp yapılmadığı ayrıca denetlenir.

İşlem öncesinde neler yapılmalıydı?

Ailede kanama bozukluğu öyküsünün ve çocuğun kullandığı ilaçların sorgulanması, anatomik durumun değerlendirilmesi, yaşa ve anatomiye uygun yöntemin seçilmesi, ağrı yönetiminin planlanması, veliye risklerin anlatılması ve hangi belirtilerde derhâl başvurulacağının bildirilmesi gerekir.

Onamda neler bulunmalı?

Onamın yazılı olması, riskleri somut biçimde içermesi, işlemi yapacak kişinin adı ile unvanının belgede yer alması ve uygulanacak yöntemin belirtilmesi aranır. Aydınlatmanın yapıldığını ispat yükü uygulayıcı ve kurumdadır.

Sünnet sonrası kalıcı bir hasar mı oluştu? Görüşelim.

📞 0554 648 37 15
💬 WhatsApp

Erişkin ürolojik girişimlerde endikasyon ve onam için: üroloji malpraktisi: prostat cerrahisi ve tıkanıklık.

İlgili Rehberler

Dayanak Mevzuat

  • 1219 sayılı Kanun — tababet ve şuabatı sanatlarının icrası; müdahaleye yetkili kişiler
  • 1219 sayılı Kanun m. 70 — tıbbi müdahalede rıza
  • 6098 sayılı TBK m. 49 — haksız fiil ve uygun illiyet bağı
  • 6098 sayılı TBK m. 54, 56 — bedensel zararda tazminat kalemleri ve manevi tazminat
  • 6098 sayılı TBK m. 66 — adam çalıştıranın sorumluluğu
  • 5237 sayılı TCK m. 89 — taksirle yaralama
  • Hasta Hakları Yönetmeliği — bilgilendirme, rıza ve kayıtlara erişim
  • 4721 sayılı TMK m. 342 — velayeten temsil

Post by Av. Fatma Öztürk