28 Ağustos 2026

İmar Kirliliğine Neden Olma Savunma Dilekçesi Örneği (2026) — TCK m.184 ve Etkin Pişmanlık

📜 Dayanak Mevzuat

Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

  • 5237 sayılı TCK m.184/1 — Ruhsatsız veya ruhsata aykırı bina yapma, bir yıldan beş yıla kadar hapis
  • 5237 sayılı TCK m.184/2 — Ruhsatsız şantiyeye elektrik, su veya telefon bağlantısına müsaade
  • 5237 sayılı TCK m.184/3 — İskânsız binada sınai faaliyete müsaade, iki yıldan beş yıla kadar hapis
  • 5237 sayılı TCK m.184/4 — Belediye sınırları ve özel imar rejimi şartı
  • 5237 sayılı TCK m.184/5 — Etkin pişmanlık: dava açılmaz, düşer, ceza ortadan kalkar
  • 3194 sayılı İmar Kanunu m.32 ve 42 — Paralel yürüyen idari yaptırımlar

⚡ Net Cevap: Ruhsatsız veya ruhsata aykırı bina yapmak, idari yaptırımın yanında ayrıca suçtur: TCK m.184/1 bir yıldan beş yıla kadar hapis öngörür. Ancak aynı maddenin beşinci fıkrası güçlü bir çıkış yolu tanır: binayı imar planına ve ruhsatına uygun hâle getiren kişi hakkında kamu davası açılmaz, açılmış olan dava düşer, mahkûm olunan ceza bütün sonuçlarıyla ortadan kalkar. Suç şikâyete tabi değildir, asliye ceza mahkemesinde görülür ve bu suçta HAGB uygulanamaz.

Kaçak yapı dosyalarında çoğu kişi yalnızca belediyeyle uğraştığını sanır. Yıkım kararı gelir, para cezası kesilir, idare mahkemesinde dava açılır. Sonra bir gün savcılıktan ifade daveti gelir: aynı yapı için ayrıca ceza soruşturması yürümektedir.

İki süreç birbirinden bağımsızdır ve ayrı ayrı takip edilmelidir. Aşağıda suçun unsurları, savunma stratejisi, etkin pişmanlığın nasıl işletileceği ve hazır bir savunma dilekçesi örneği yer almaktadır.

İki Ayrı Süreç: İdari ve Cezai

Aynı kaçak yapı iki farklı yargı kolunda ele alınır:

  • İdari süreç. İmar Kanunu m.32 kapsamında yapı tatil tutanağı, mühürleme ve yıkım; m.42 kapsamında idari para cezası. Bunlar idare mahkemesinde dava edilir. Yol haritası için m.32 yapı tatil tutanağı ve yıkım kararının iptali dava dilekçesi yazılarımıza bakılabilir.
  • Cezai süreç. TCK m.184 kapsamında imar kirliliğine neden olma suçu. Asliye ceza mahkemesinde görülür, hapis cezası öngörür.

İki süreç paralel yürür ve biri diğerinin sonucunu beklemez. İdare mahkemesinde yıkım kararının iptali kazanılsa bile ceza dosyası kendi seyrinde ilerler; tersi de geçerlidir.

Bu nedenle savunma stratejisi baştan iki koldan kurulmalıdır. Uygulamada en sık yapılan hata, yalnızca idari davaya yoğunlaşıp ceza dosyasını ihmal etmektir.

Suçun Üç Ayrı Tipi

TCK m.184 tek bir suç değil, üç ayrı suç tipi tanımlar:

Birinci fıkra. Yapı ruhsatiyesi alınmadan veya ruhsata aykırı olarak bina yapan veya yaptıran kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. En sık uygulanan fıkra budur.

İkinci fıkra. Yapı ruhsatiyesi olmadan başlatılan inşaatlar dolayısıyla kurulan şantiyelere elektrik, su veya telefon bağlantısı yapılmasına müsaade eden kişi, birinci fıkra hükmüne göre cezalandırılır. Bu, çoğu zaman kurum görevlilerini muhatap alan bir fıkradır.

Üçüncü fıkra. Yapı kullanma izni alınmamış binalarda herhangi bir sınai faaliyetin icrasına müsaade eden kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Burada dikkat edilecek nokta, faaliyetin fiilen başlamış olması değil, izin verilmiş olmasıdır. İskân süreci için yapı kullanma izin belgesi yazımıza bakılabilir.

Ayrıca ikinci ve üçüncü fıkra hükümleri, 12 Ekim 2004 tarihinden önce yapılmış yapılarla ilgili olarak uygulanmaz.

Aynı kaçak yapı için hem yıkım hem hapis riski var

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Savunmanın İlk Sorusu: Yapı Nerede?

Bu, en çok gözden kaçan ve en güçlü savunmadır.

TCK m.184/4 açıkça sınır koyar: üçüncü fıkra hariç, bu madde hükümleri ancak belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerde uygulanır.

Yani belediye ve mücavir alan sınırları dışındaki bir köyde, özel imar rejimine tabi olmayan bir yerde yapılan ruhsatsız bina bakımından birinci fıkra uygulanamaz. Suçun yer unsuru gerçekleşmemiştir.

Bu savunma somut belgeyle kurulur: taşınmazın belediye ve mücavir alan sınırları içinde olup olmadığı ilgili belediye ve kaymakamlıktan yazıyla sorulmalıdır. Köy yerleşiminde yapılaşma rejimi için köyde ruhsatsız ev yapmak (m.27) yazımıza bakılabilir.

İkinci bir unsur savunması yapının niteliğidir: madde suçun konusunu bina olarak belirlemiştir. Basit baraka, sundurma veya geçici nitelikteki yapıların madde kapsamında değerlendirilemeyeceği, bina kavramının dar yorumlanması gerektiği ileri sürülmektedir.

Üçüncü unsur savunması failliktir: madde binayı yapan veya yaptıran kişiyi cezalandırır. Yapıyı hazır hâlde satın almış veya miras yoluyla edinmiş kişi bakımından faillik ayrıca tartışılmalı; iktisap tarihi ile inşa tarihi tapu kaydı ve hava fotoğraflarıyla ortaya konmalıdır.

Asıl Silah: TCK m.184/5 Etkin Pişmanlık

Bu, imar ceza dosyalarını bitiren hükümdür ve ceza hukukundaki benzerlerinden daha güçlüdür.

Hüküm şunu söyler: kişinin, ruhsatsız ya da ruhsata aykırı olarak yaptığı veya yaptırdığı binayı imar planına ve ruhsatına uygun hâle getirmesi hâlinde, birinci ve ikinci fıkra hükümleri gereğince kamu davası açılmaz, açılmış olan kamu davası düşer, mahkûm olunan ceza bütün sonuçlarıyla ortadan kalkar.

Üç aşamanın da sayılmış olması dikkat çekicidir. Uygulamada bu hükmün soruşturma, kovuşturma ve hatta mahkûmiyet sonrasında dahi uygulanabileceği kabul edilmektedir. Diğer etkin pişmanlık hükümlerinin çoğunda böyle bir imkân yoktur.

Ancak iki şart birlikte aranır: yapı hem imar planına hem ruhsatına uygun hâle getirilmelidir. Yalnızca belge alınması yeterli değildir; aykırılığın fiilen giderilmesi gerekir. Emsal aşımı varsa fazlalık kaldırılmalı, çekme mesafesi ihlali varsa yapı geri çekilmelidir.

Pratik sonuç: savunmanın merkezi, yargılamayı kazanmak değil aykırılığı gidermektir. Bu nedenle müdafiin ilk işi, ceza dosyasında delil tartışmasına girmek değil, belediyeye ruhsata bağlama başvurusunu yaptırmak olmalıdır.

Neden HAGB İstenmez?

Bu, ceza dosyalarında sık yapılan bir stratejik hatadır.

Uygulamada, bu suç bakımından TCK m.184/5’te özel bir etkin pişmanlık hükmü öngörülmüş olması nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemeyeceği kabul edilmektedir.

Mantık şudur: kanun koyucu zaten kişiye aykırılığı giderme yoluyla dosyayı tamamen bitirme imkânı vermiştir; bu imkân dururken hükmün ertelenmesi gündeme gelmez.

Buna karşılık, koşulları varsa hapis cezasının ertelenmesi mümkündür. Ayrıca doğrudan adli para cezasına hükmedilemese de, hükmedilen hapis cezasının koşulları varsa adli para cezasına çevrilebileceği kabul edilmektedir.

Dolayısıyla savunma sıralaması şöyle kurulmalıdır: beraat → etkin pişmanlık (düşme) → erteleme. HAGB bu sıralamada yer almaz.

Usule İlişkin Dört Not

  • Şikâyete tabi değildir. Suç resen soruşturulur; savcılık, olaydan haberdar olduğu anda tahkikatı kendiliğinden başlatır. Şikâyetten vazgeçme sonuç doğurmaz.
  • Uzlaştırma kapsamında değildir. Bu nedenle uzlaştırma yoluyla dosyanın kapanması beklenmemelidir.
  • Görev ve yetki. Görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir; yetkili mahkeme suça konu binanın, şantiyenin veya sınai tesisin bulunduğu yer mahkemesidir.
  • Zamanaşımı. Birinci fıkradaki suç bakımından olağan dava zamanaşımı süresi sekiz yıl olarak kabul edilmektedir. Bu nedenle suç tarihinin doğru tespiti kritiktir ve hava fotoğrafları ile abonelik, vergi kayıtları üzerinden yapılmalıdır.

Bir ek nokta: yapı sit alanı gibi özel korumalı bir bölgedeyse, özel kanunlardaki suçlar da gündeme gelebilir ve bu durumda fikri içtima kuralları uyarınca cezası daha ağır olan suçtan cezalandırma söz konusu olur.

İmar Kirliliğine Neden Olma Savunma Dilekçesi Örneği (2026)

Aşağıdaki metin genel bir şablondur. Köşeli parantez içindeki alanları doldurun; savunma sebeplerinden yalnızca dosyanıza uyanları bırakın ve etkin pişmanlık bölümünde durumunuza uyan seçeneği seçin. Metni kopyalayabilir, Word olarak indirebilir veya PDF’e yazdırabilirsiniz.

[ … ] ASLİYE CEZA MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİNE

(Soruşturma aşamasında ise: [ … ] CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA — “SORUŞTURMA NO” yazılır ve “kovuşturmaya yer olmadığına” karar verilmesi talep edilir.)

DOSYA NO: 20…/… E.
DURUŞMA GÜNÜ: …/…/20…

SAVUNMADA BULUNAN SANIK: [Ad Soyad] (T.C.: [ … ])
ADRES: [Açık adres]
MÜDAFİİ: Av. [Ad Soyad] — [Baro ve sicil no]

KONU: TCK m.184 uyarınca imar kirliliğine neden olma suçundan yürütülen yargılamada esas hakkındaki savunmalarımızın sunulmasıdır.

AÇIKLAMALAR:

1. İSNAT EDİLEN EYLEM. Müvekkile, [ … ] İli, [ … ] İlçesi, [ … ] ada, [ … ] parsel sayılı taşınmaz üzerinde [ruhsatsız / ruhsata aykırı] bina yaptığı iddiasıyla TCK m.184/1 uyarınca kamu davası açılmıştır. İddianameye dayanak, [ … ] Belediye Başkanlığının …/…/20… tarihli yapı tatil tutanağı ile …/…/20… tarih ve [ … ] sayılı encümen kararıdır.

2. SUÇUN YER UNSURU OLUŞMAMIŞTIR. (Uyuyorsa bırakın — en güçlü savunmadır.)
TCK m.184/4 uyarınca, üçüncü fıkra hariç bu madde hükümleri ancak belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerde uygulanır.
Dava konusu yapı, [ … ] Köyü sınırlarında, belediye ve mücavir alan sınırları dışında bulunmakta olup, özel imar rejimine tabi bir alanda da değildir. Bu husus [ … ] Belediye Başkanlığı ve [ … ] Kaymakamlığından sorulmak suretiyle tespit edilebilir. Yer unsuru gerçekleşmediğinden atılı suç oluşmamıştır. (Ek-1: Belediye sınırlarına ilişkin yazı, kadastral pafta)

3. YAPI “BİNA” NİTELİĞİNDE DEĞİLDİR. (Uyuyorsa bırakın:) TCK m.184/1, suçun konusunu bina olarak belirlemiştir. Dava konusu yapı [baraka / sundurma / kümes / geçici nitelikte prefabrik / bahçe duvarı] olup bina niteliği taşımamaktadır. Bina kavramının dar yorumlanması gerektiği kabul edilmektedir. Bu hususun keşif ve bilirkişi incelemesiyle tespitini talep ediyoruz. (Ek-2: Fotoğraflar)

4. MÜVEKKİL FAİL DEĞİLDİR. (Uyuyorsa bırakın:) TCK m.184/1, binayı yapan veya yaptıran kişiyi cezalandırmaktadır. Müvekkil, dava konusu yapıyı ne yapmış ne de yaptırmıştır; taşınmazı [ … ] tarihinde hazır hâldeyken [satın almış / miras yoluyla iktisap etmiştir]. Yapının inşa tarihi ile müvekkilin iktisap tarihi arasındaki fark tapu kaydından ve hava fotoğraflarından anlaşılmaktadır. (Ek-3: Tapu kaydı, hava fotoğrafları)

5. SUÇ TARİHİ VE ZAMANAŞIMI. (Uyuyorsa bırakın:) Yapı [ … ] yılında tamamlanmış olup, dava zamanaşımı süresi dolmuştur. Suç tarihinin hava fotoğrafları, abonelik kayıtları ve emlak vergisi beyanları üzerinden tespitini talep ediyoruz. (Ek-4: Abonelik ve vergi kayıtları)

6. ETKİN PİŞMANLIK HÜKÜMLERİNDEN YARARLANMA TALEBİMİZ. (Asıl savunma budur.)
TCK m.184/5 uyarınca, kişinin ruhsatsız ya da ruhsata aykırı olarak yaptığı veya yaptırdığı binayı imar planına ve ruhsatına uygun hâle getirmesi hâlinde; birinci ve ikinci fıkra hükümleri gereğince kamu davası açılmaz, açılmış olan kamu davası düşer, mahkûm olunan ceza bütün sonuçlarıyla ortadan kalkar.
Seçenek A (aykırılık giderilmişse): Müvekkil, aykırılığı …/…/20… tarihinde gidermiş ve yapı [ … ] tarih ve [ … ] sayılı ruhsata / tadilat ruhsatına bağlanmıştır. Bu durumda kamu davasının DÜŞMESİNE karar verilmesi gerekmektedir. (Ek-5: Ruhsat, belediye yazısı, uygunluk tutanağı)
Seçenek B (giderme süreci devam ediyorsa): Müvekkil, yapıyı imar planına ve ruhsatına uygun hâle getirmek üzere …/…/20… tarihinde [ … ] Belediye Başkanlığına başvurmuş olup süreç devam etmektedir. Aykırılığın giderilmesi için MAKUL SÜRE VERİLMESİNİ ve sonucun beklenmesini talep ediyoruz. (Ek-5: Başvuru evrakı, proje, teknik rapor)

7. HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASI TALEBİMİZ BULUNMAMAKTADIR. Bu suç bakımından özel bir etkin pişmanlık hükmü öngörülmüş olduğundan, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanamayacağı kabul edilmektedir. Bu nedenle savunmamız etkin pişmanlık üzerine kurulmuştur.

8. LEHE HÜKÜMLERİN UYGULANMASI TALEBİMİZ. (Mahkûmiyet ihtimaline karşı:) Aksi kanaate varılması hâlinde; müvekkilin sabıkasız oluşu, sosyal ve ekonomik durumu ile yargılama sürecindeki tutumu gözetilerek takdiri indirim uygulanmasını, hükmolunacak hapis cezasının ertelenmesini, koşulları varsa adli para cezasına çevrilmesini talep ediyoruz.

9. DELİL TALEPLERİMİZ. Belediyeden yapının ruhsat durumu, yapı tatil tutanağı, encümen kararları ve imar durumuna ilişkin tüm evrakın celbini; taşınmazın belediye ve mücavir alan sınırları içinde olup olmadığının ilgili idarelerden sorulmasını; suç tarihinin tespiti için farklı yıllara ait hava fotoğraflarının getirtilmesini; mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasını ve tanıklarımızın dinlenmesini talep ediyoruz.

SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. Öncelikle atılı suçun unsurları oluşmadığından müvekkilin BERAATİNE,
2. Aksi kanaate varılması hâlinde, TCK m.184/5 uyarınca KAMU DAVASININ DÜŞMESİNE; aykırılığın giderilmesi süreci devam ettiğinden bu husus için SÜRE VERİLMESİNE,
3. Her hâlükârda lehe hükümlerin uygulanmasına,
karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederim. …/…/20…

Sanık Müdafii
Av. [Ad Soyad]
[İmza]

EKLER:
Ek-1: Belediye ve mücavir alan sınırlarına ilişkin yazı
Ek-2: Yapıya ait fotoğraflar
Ek-3: Tapu kaydı ve hava fotoğrafları
Ek-4: Abonelik ve emlak vergisi kayıtları
Ek-5: Ruhsat başvurusu, proje ve belediye yazıları
Ek-6: Vekâletname

Savunma Öncesi Kontrol Listesi

  • İddianame ve dayanağı belgeler (yapı tatil tutanağı, encümen kararı),
  • Taşınmazın belediye ve mücavir alan sınırları içinde olup olmadığına dair yazı,
  • Yapının niteliğini gösteren fotoğraflar ve varsa teknik rapor,
  • Tapu kaydı ve iktisap tarihi (faillik savunması için),
  • Farklı yıllara ait hava fotoğrafları (suç tarihi ve zamanaşımı için),
  • Abonelik ve emlak vergisi kayıtları,
  • Belediyeye yapılmış ruhsata bağlama başvurusu ve süreç evrakı,
  • İdare mahkemesindeki paralel davaların dosya numaraları.

Sık Yapılan Hatalar

  • İdari ve cezai süreci karıştırmak. Yıkım ve idari para cezası idare mahkemesinde, TCK m.184 asliye cezada görülür; ikisi ayrı takip edilmelidir.
  • Yer unsurunu araştırmamak. Belediye ve mücavir alan sınırları dışında, özel imar rejimine tabi olmayan yerlerde birinci fıkra uygulanmaz.
  • Etkin pişmanlığı geç gündeme getirmek. Aykırılığın giderilmesi süreci uzun sürdüğünden, başvuru en erken aşamada yapılmalıdır.
  • Sadece ruhsat almakla yetinmek. Hüküm, yapının imar planına ve ruhsatına uygun hâle getirilmesini arar.
  • HAGB talebine yüklenmek. Bu suçta HAGB uygulanamayacağı kabul edildiğinden savunma etkin pişmanlık üzerine kurulmalıdır.
  • Suç tarihini belgelememek. Zamanaşımı savunması ancak inşa tarihinin hava fotoğrafı ve kayıtlarla tespitiyle kurulur.
  • Faillik itirazını atlamak. Yapıyı inşa etmemiş, hazır hâlde iktisap etmiş kişi bakımından faillik ayrıca tartışılmalıdır.

Adım Adım Süreç

  1. İddianameyi ve dayanağını inceleyin — Yapı tatil tutanağı, encümen kararı ve belediye yazışmalarını dosyadan çıkarın.
  2. Yer unsurunu kontrol edin — Taşınmazın belediye ve mücavir alan sınırları içinde olup olmadığını yazıyla sorun.
  3. Suç tarihini tespit ettirin — Hava fotoğrafları, abonelik ve vergi kayıtlarıyla inşa tarihini belirleyin.
  4. Faillik durumunu netleştirin — Yapıyı kimin yaptığını veya yaptırdığını tapu ve sözleşme kayıtlarıyla ortaya koyun.
  5. Etkin pişmanlık yolunu erken açın — Aykırılığın giderilmesi için belediyeye başvurun; başvuru evrakını dosyaya sunun.
  6. Süreci belgeleyerek takip edin — Ruhsat, tadilat ruhsatı veya uygunluk tutanağı alındığında hemen mahkemeye bildirin.
  7. İdari davayı paralel yürütün — Yıkım ve idari para cezasına karşı idare mahkemesindeki davaları ayrıca takip edin.

Aykırılığı giderirseniz dava düşer, ceza ortadan kalkar

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

İlgili Konular ve Kaynaklar

İmar yaptırımları

Ruhsat ve sorumluluk

Dava ve usul

İfade ve Sorgu Güvenceleri: Savunmanın Kanuni Dayanağı

Savunma dilekçesi, ifade ve sorgu aşamasında kullanılabilecek hakların bilinmesiyle güç kazanır. Bu haklar Ceza Muhakemesi Kanunu’nun ifade ve sorgunun tarzını düzenleyen maddesinde tek tek sayılmıştır ve bunlardan biri bu suç bakımından doğrudan belirleyicidir.

KonuDayanakHüküm
Kimlik tespiti5271 SK m.147Şüpheli veya sanığın kimliği saptanır; kimliğe ilişkin sorular doğru olarak cevaplandırılmak zorundadır
Suçun anlatılması5271 SK m.147Kendisine yüklenen suç anlatılır
Müdafi hakkı5271 SK m.147Müdafi seçme hakkının bulunduğu ve onun hukuki yardımından yararlanabileceği, müdafiin ifade veya sorgusunda hazır bulunabileceği kendisine bildirilir; müdafi seçecek durumda olmadığı ve bir müdafi yardımından faydalanmak istediği takdirde kendisine baro tarafından bir müdafi görevlendirilir
Yakınlara bildirim5271 SK m.147Yakalanan kişinin yakınlarından istediğine yakalandığı derhâl bildirilir
Susma hakkı5271 SK m.147Yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamasının kanuni hakkı olduğu söylenir
Delil toplatma hakkı5271 SK m.147Şüpheden kurtulması için somut delillerin toplanmasını isteyebileceği hatırlatılır ve kendisi aleyhine var olan şüphe nedenlerini ortadan kaldırmak ve lehine olan hususları ileri sürmek olanağı tanınır
Kişisel ve ekonomik durum5271 SK m.147İfade verenin veya sorguya çekilenin kişisel ve ekonomik durumu hakkında bilgi alınır
Etkin pişmanlık5237 SK m.184Ruhsatsız ya da ruhsata aykırı yapılan binanın imar planına ve ruhsatına uygun hâle getirilmesi hâlinde birinci ve ikinci fıkralar bakımından kamu davası açılmaz, açılmış dava düşer, mahkûm olunan ceza bütün sonuçlarıyla ortadan kalkar

Bu suçta savunma bakımından en işlevsel hüküm, delil toplatma hakkına ilişkin olandır. Madde, şüpheden kurtulmak için somut delillerin toplanmasının istenebileceğini hatırlatmakla kalmaz; aleyhe olan şüphe nedenlerini ortadan kaldırmak ve lehe hususları ileri sürmek olanağının tanınacağını da belirtir. Uyuşmazlığın düğümlendiği noktalar çoğunlukla yapının hangi tarihte yapıldığı, “bina” vasfı taşıyıp taşımadığı ve bulunduğu yerin madde kapsamına girip girmediği olduğundan, savunmada bu üç başlığa ilişkin delillerin toplattırılması istenmelidir. Suçun unsurları ve kapsam sınırları için imar kirliliğine neden olma suçu ve ceza incelenmelidir.

Talep somutlaştırılmadığında bu hak işlevsiz kalır. Bu nedenle savunmada hangi delilin hangi kurumdan isteneceği tek tek yazılmalıdır: ilgili döneme ait hava fotoğrafları ve kadastro paftaları, elektrik ve su idaresinin eski abonelik kayıtları, emlak vergisi bildirimleri ve tahakkuk kayıtları, muhtarlık kayıtları ile idarenin yapı tatil tutanağı dosyası bu kapsamda sayılabilir. Yapının niteliği bakımından ise mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi talep edilmelidir. Bu taleplerin ifade aşamasında da tutanağa geçirilmesi, sonraki aşamalarda dosyanın seyrini etkiler.

Susma hakkı bakımından ise sık yapılan bir karışıklık vardır. Maddeye göre yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamak kanuni bir haktır; ancak bu hak isnat edilen suça ilişkindir. Kimliğe ilişkin sorular bunun dışındadır ve doğru olarak cevaplandırılmak zorundadır. Aynı maddede müdafi seçme hakkının bildirileceği, müdafiin ifade veya sorgu sırasında hazır bulunabileceği ve müdafi seçecek durumda olmayan kişiye talebi hâlinde baro tarafından müdafi görevlendirileceği de belirtilmiştir. Bu bildirimlerin yapılıp yapılmadığı tutanaktan denetlenebilir.

Bütün bu usul güvenceleri, bu suçtaki asıl çıkış yolunun yerini almaz. Kanun, ruhsatsız ya da ruhsata aykırı yapılan binanın imar planına ve ruhsatına uygun hâle getirilmesi hâlinde kamu davası açılmayacağını, açılmış davanın düşeceğini ve mahkûm olunan cezanın bütün sonuçlarıyla ortadan kalkacağını öngörür. Bu sonucun ağırlığı karşısında savunma iki hat üzerinden yürütülmelidir: bir yandan usul güvenceleri kullanılarak delil eksikliği giderilmeli, diğer yandan yapının uygun hâle getirilmesi imkânı her aşamada değerlendirilmelidir. İdari hattın ayrı işlediği hususunda yapı tatil tutanağı ve mühürleme, para cezası boyutu için imar para cezası (m.42) incelenebilir.

Sıkça Sorulan Sorular

İmar kirliliğine neden olma suçu nedir?

TCK m.184/1 uyarınca yapı ruhsatiyesi alınmadan veya ruhsata aykırı olarak bina yapan ya da yaptıran kişinin cezalandırılmasını öngören suçtur. Ceza bir yıldan beş yıla kadar hapistir.

Ruhsatsız şantiyeye elektrik bağlatmak suç mu?

TCK m.184/2, yapı ruhsatiyesi olmadan başlatılan inşaatlar dolayısıyla kurulan şantiyelere elektrik, su veya telefon bağlantısı yapılmasına müsaade eden kişiyi de birinci fıkra hükmüne göre cezalandırır.

İskânsız binada fabrika çalıştırmak suç mu?

TCK m.184/3, yapı kullanma izni alınmamış binalarda herhangi bir sınai faaliyetin icrasına müsaade eden kişiyi iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırır.

Bu suç her yerde işlenebilir mi?

Hayır. TCK m.184/4 uyarınca, üçüncü fıkra hariç madde hükümleri ancak belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerde uygulanır. Yer unsuru gerçekleşmezse suç oluşmaz.

Etkin pişmanlık nasıl işler?

Kişinin ruhsatsız ya da ruhsata aykırı olarak yaptığı veya yaptırdığı binayı imar planına ve ruhsatına uygun hâle getirmesi hâlinde; birinci ve ikinci fıkra hükümleri gereğince kamu davası açılmaz, açılmış olan kamu davası düşer, mahkûm olunan ceza bütün sonuçlarıyla ortadan kalkar.

Etkin pişmanlık hangi aşamada uygulanabilir?

Uygulamada soruşturma, kovuşturma ve hatta mahkûmiyetten sonraki aşamada dahi uygulanabileceği kabul edilmektedir. Hükmün lafzı, mahkûm olunan cezanın bütün sonuçlarıyla ortadan kalkacağını öngörmektedir.

Yalnızca ruhsat almak yeterli mi?

Hüküm, binanın hem imar planına hem ruhsatına uygun hâle getirilmesini arar. Bu nedenle sadece belge alınması değil, yapının fiilen uygun duruma getirilmesi gerekir.

HAGB verilebilir mi?

Bu suç bakımından özel bir etkin pişmanlık hükmü bulunduğundan, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemeyeceği kabul edilmektedir. Koşulları varsa hapis cezasının ertelenmesi mümkündür.

Suç şikâyete tabi mi?

Hayır. Takibi şikâyete bağlı değildir, resen soruşturulur. Ayrıca uzlaştırma kapsamında da değildir.

Görevli ve yetkili mahkeme hangisidir?

Görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir. Yetkili mahkeme, suça konu binanın, şantiyenin veya sınai tesisin bulunduğu yer mahkemesidir.

Dava zamanaşımı ne kadar?

TCK m.184/1’deki suç bakımından olağan dava zamanaşımı süresi sekiz yıl olarak kabul edilmektedir. Bu nedenle suç tarihinin doğru tespiti önemlidir.

Her yapı bu suça konu olur mu?

Hayır. Suçun konusu binadır. Basit baraka, sundurma veya geçici nitelikteki yapıların madde kapsamında değerlendirilemeyeceği, bina kavramının dar yorumlanması gerektiği ileri sürülmektedir.

Yapıyı ben yapmadım, hazır aldım. Sorumlu muyum?

Madde, binayı yapan veya yaptıran kişiyi muhatap alır. Yapıyı inşa etmemiş, hazır hâlde iktisap etmiş kişi bakımından faillik tartışılır; iktisap tarihi ile inşa tarihi belgelenmelidir.

İdari süreç ile ceza süreci aynı mı?

Hayır. İmar Kanunu m.32 ve m.42 kapsamındaki mühürleme, yıkım ve idari para cezası idari yaptırımdır ve idare mahkemesinde dava edilir. TCK m.184 ise ceza yargılamasının konusudur. İki süreç paralel yürür.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş veya reklam niteliği taşımaz. Dilekçe metni genel bir şablondur; somut dosyanıza göre uyarlanması gerekir. İdari ve adli dava süreleri hak düşürücüdür; mutlaka güncel mevzuat ve kendi tebligat tarihiniz esas alınmalıdır.


Bu konuda hukuki destek almak için

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Post by Av. Fatma Öztürk