Dış gebelik dosyalarının çekirdeğinde tek bir ihmal yatar: doğurganlık çağındaki kadın hastada gebelik ihtimalinin hiç akla getirilmemesi. Karın ağrısı ve lekelenme şikâyetiyle başvuran hastaya gebelik testi yapılmadan “mide-bağırsak enfeksiyonu”, “idrar yolu enfeksiyonu” veya “böbrek taşı” denilip taburcu edilmesi, bu alandaki en sık kusur senaryosudur. Kaynaklarda bu taklit edici tablolar açıkça sayılır: gebeliğin erken döneminde geçirilen mide-bağırsak enfeksiyonu, idrar yolu enfeksiyonları veya taşa bağlı böbrek ağrısı dış gebelik kliniğini taklit edebilir.
Bu rehber, malpraktis rehberleri serisinin bir parçasıdır — 53 rehber tek sayfada.
İkinci belirleyici husus, gebelik saptandıktan sonra ne yapıldığıdır. Kaynaklarda bu husus şöyle ifade edilir: dış gebelik şüphesinde ilk amaç yalnızca beta-hCG değerine bakmak değil, gebeliğin yerini değerlendirmektir. Yani tek başına bir kan değeri, gebeliğin rahim içinde olduğunu göstermez.
⚠️ Faizde mevzuat güncellemesi — 31 Temmuz 2026:
Faiz oranı. 7589 sayılı Kanun’un 10. maddesiyle 3095 sayılı Kanun’un 1. maddesi yeniden yazılmıştır (RG 31.07.2026, S. 33326). Yasal faiz artık sabit bir rakam değil, TCMB’nin önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde seksenidir. 30 Haziran’daki oran, önceki 31 Aralık oranından beş puan veya daha fazla farklıysa yılın ikinci yarısında 30 Haziran oranının yüzde sekseni uygulanır. Faiz artık dönemsel hesaplanır: 31.07.2026 öncesi dönemde eski rejim, sonrasında yeni formül geçerlidir; tek oranla yıllara yayılan hesap tabloları yanlış sonuç verir.
Faiz başlangıcı. Aynı Kanun’la Türk Borçlar Kanunu’nun 55. maddesine eklenen fıkralar uyarınca, bedensel zarar ve ölüm nedeniyle açılan tazminat davalarında faiz, bilinen dönem bakımından olay tarihinden, bilinemeyen dönem bakımından karar tarihinden işletilir. Tahkikat başlayıncaya kadar ifa amacıyla yapılan ödeme, ödeme tarihine göre belirlenecek tazminat miktarından oransal olarak mahsup edilir. Geçiş bakımından belirleyici olan, haksız fiilin veya zarar doğuran olayın tarihidir. Ayrıntı: Yasal faiz değişti: reeskont endekslemesi
⚠️ Mevzuat güncellemesi — 31 Temmuz 2026: 7589 sayılı Kanun’un 19. maddesiyle Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun belirsiz alacak davasını düzenleyen 107. maddesi yürürlükten kaldırılmıştır (RG 31.07.2026, S. 33326). Bu tarihten sonra yeni bir belirsiz alacak davası açılamaz. Yerine, aynı Kanun’un 20. maddesiyle HMK m. 109’a eklenen dördüncü fıkra ile güçlendirilmiş kısmi dava getirilmiştir: alacağın yalnız bir kısmının dava edildiği hâllerde talep konusu, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sona ermesine kadar artırılabilir ve zamanaşımı, artırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır. 31.07.2026’dan önce açılmış belirsiz alacak davaları geçici m. 1 uyarınca eski hükme göre görülmeye devam eder. Ayrıntı: Belirsiz alacak davası kaldırıldı mı? HMK 107 ve yargı paketi
Karın ağrısıyla gidip gebelik testi yapılmadı mı? Kayıtlar belirleyici.
Birinci Kusur Ekseni: Gebelik İhtimalinin Hiç Sorulmaması
Doğurganlık çağındaki bir kadın hasta karın ağrısı, kasık ağrısı veya olağandışı kanama şikâyetiyle başvurduğunda, gebelik ihtimali ayırıcı tanının içinde bulunmak zorundadır. Bunun uygulamadaki karşılığı basittir: son adet tarihinin sorulması ve gebelik testinin yapılması.
Bu adımın atlanması, dosyanın en güçlü kusur başlığıdır. Çünkü savunması güçtür: gebelik testi ucuz, hızlı ve her kurumda mevcuttur. “Hasta gebe olduğunu söylemedi” savunması da çoğu zaman sonuç doğurmaz, zira hasta çoğu kez gebe olduğunu bilmemektedir — dış gebelikte belirtiler, adet gecikmesi fark edilmeden önce bile başlayabilir.
Dosyada aranacak ilk kayıt: başvuru anında gebelik testi istenmiş mi? İstenmişse sonucu ve saati; istenmemişse anamnez formunda son adet tarihi sorulmuş mu? Bu iki satırın yokluğu, tek başına kusur tartışmasını başlatır.
İkinci Kusur Ekseni: Gebeliğin Yeri Belirlenmeden Hasta Gönderilmesi
Gebelik testi pozitif çıktığında sürecin ikinci aşaması başlar. Burada belirleyici olan husus şudur: gebelik testinin pozitif olması, gebeliğin rahim içinde olduğunu göstermez. Gebeliğin yeri, transvajinal ultrason ile ve gerektiğinde beta-hCG değerinin seri takibiyle belirlenir.
Kaynaklarda transvajinal ultrasonun tercih sebebi açıkça belirtilir: erken gebelik haftalarında daha net görüntü sağlar, küçük dış gebelik odaklarını saptamada daha başarılıdır ve mesanenin dolu olmasını gerektirmediğinden acil durumlarda tercih edilir. Karın üstünden yapılan ultrasonla yetinilip hastanın gönderilmesi, bu nedenle ayrı bir değerlendirme başlığıdır.
| Bulgu | Beklenen yaklaşım | Dosyadaki karşılığı |
|---|---|---|
| Gebelik testi pozitif, ultrasonda kese görülmüyor | Yeri belirsiz gebelik; yakın takip, seri beta-hCG, tekrar ultrason | Takip planı yazılı mı, randevu verilmiş mi? |
| Kasık ağrısı + lekelenme + pozitif test | Dış gebelik dışlanana kadar öncelikli düşünülür | Kadın doğum konsültasyonu istenmiş mi? |
| Şiddetli ağrı, bayılma, omuz ağrısı | Rüptür ve iç kanama şüphesi — acil değerlendirme | Bu bulgular kayıtlıysa gecikme ağırlaşır |
| Tüp bebek sonrası gebelik | Aynı anda hem rahim içi hem dış gebelik ihtimali gözetilir | Rahim içinde kese görülmesi dış gebeliği dışlamaz |
Son satır özellikle önemlidir. Yardımcı üreme teknikleri uygulanan hastalarda, rahim içi gebelikle dış gebeliğin bir arada bulunması ihtimali vardır. Bu grupta “rahim içinde kese gördük, dış gebelik olamaz” değerlendirmesi hatalıdır. Konunun tamamı için tüp bebek (ÜYTE) uygulamalarında malpraktis rehberine bakınız.
Üçüncü Kusur Ekseni: Tedavi Seçiminde Denge
Dış gebelik saptandığında iki tedavi yolu vardır: ilaç tedavisi (metotreksat) ve cerrahi. Bu iki yol arasındaki tercih, bu alandaki ikinci büyük dava kaynağıdır ve dengeyi kaynaklar çok net kurar: amaç, uygun hastada gereksiz ameliyattan kaçınmak, ancak güvenliği riske atacak şekilde ilaç tedavisinde ısrar etmemektir.
Bu cümle bir dosyanın iki tarafını da tanımlar. İlaç tedavisi uygun olmayan hastada ısrar edilmesi bir kusur; uygun hastada gereksiz cerrahi yapılıp tüpün alınması başka bir kusurdur.
Tedavi seçiminde dosyanın iki yönü
İlaç tedavisinde ısrar iddiası: hastanın durumu, beta-hCG düzeyi ve klinik seyri ilaç tedavisine uygun muydu? Başlangıç değeri yüksek olan hastalarda ilaç tedavisinin başarı ihtimali düşer ve tedavi sırasında rüptür ile iç kanama gelişebilir. Bu ihtimalin hastaya anlatılıp anlatılmadığı ayrı bir başlıktır.
Gereksiz cerrahi iddiası: hasta hemodinamik olarak stabil ve rüptür yokken, ilaç tedavisi hiç denenmeden doğrudan tüpün alınmasına gidildiyse, tüp kaybı ayrı bir zarar kalemi olarak tartışılır. Burada belirleyici olan, onamda ilaç seçeneğinin anlatılıp anlatılmadığıdır.
Her iki eksende de aydınlatılmış onam belgesi belirleyicidir: seçenekler, her birinin riskleri ve tüp kaybı ihtimali anlatılmış mıdır?
Tedavi Sonrası Takip ve Uyarı Yükümlülüğü
İlaç tedavisi başlandıktan sonra süreç bitmez. Kaynaklarda bu husus açıkça belirtilir: tedavi tamamlanıp dış gebelik gerileyene kadar rüptür riski tamamen ortadan kalkmaz ve beta-hCG değerlerinin düşmesi uzun sürebilir; bu nedenle uzun süreli takip gereklidir.
Buradan iki yükümlülük doğar. Birincisi, takip randevularının planlanması ve kayda geçirilmesi. İkincisi, hastanın hangi belirtilerle derhâl başvuracağının anlatılması: şiddetlenen ağrı, bayılma hissi ve omuz ağrısı acil değerlendirme gerektiren bulgulardır.
Bu, sitedeki başka rehberlerde de tekrarlanan bir kalıptır — hasta evdeyken gelişen komplikasyonda kusur, komplikasyonun kendisinde değil uyarının yapılmamış olmasında aranır.
Zarar Kalemleri: Tüp Kaybından Ötesine
Dış gebelik dosyalarında zarar çoğu zaman yalnızca ameliyatla sınırlı görülür. Oysa kalemler daha geniştir.
Tüp kaybı ve doğurganlığın azalması. Tek tüple gebe kalma süresi uzayabilir. Ayrıca dış gebelik öyküsü olan kadınlarda tekrar dış gebelik riski devam eder; sonraki gebelikler yüksek riskli kabul edilir ve daha yoğun takip gerektirir. Bu, gelecekteki tıbbi masraf kalemini doğurur.
Rüptür sonrası iç kanama. Yırtılma hâlinde karın içinde ciddi kanama oluşur ve anne hayatı tehlikeye girer. Kan verilmesini gerektiren tablolarda ayrıca kan transfüzyonu süreci de incelenmelidir.
Geç dönem şikâyetleri. Ameliyat sonrası karın içi yapışıklıklar ve buna bağlı süregelen kasık ağrısı bildirilmektedir. Bunlar ayrı kalem olarak talep edilir.
Hesaplama yöntemi için malpraktiste tazminat nasıl hesaplanır rehberine bakınız.
Bilirkişiye sorulacak çekirdek sorular
1. İlk başvuruda hastanın yaşı ve şikâyetleri gebelik testi yapılmasını gerektiriyor muydu?
2. Test yapılmışsa, pozitif sonuç üzerine gebeliğin yerinin belirlenmesi için hangi adımlar atılmalıydı?
3. Transvajinal ultrason yapılmamışsa bu tercih savunulabilir mi?
4. Yeri belirsiz gebelikte takip planı yapılması gerekir miydi; yapılmış mı?
5. Tedavi olarak ilaç seçilmişse, hastanın durumu buna uygun muydu?
6. Cerrahi seçilmişse, tüpün alınması zorunlu muydu, koruyucu girişim mümkün müydü?
7. Zamanında tanı konulsaydı rüptür ve tüp kaybı önlenebilir miydi?
Dilekçe Örneği 1 — Kayıtların Celbi ve Delil Tespiti
… NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ’NE
(Delil Tespiti Talebi)
TALEP EDEN: …
KARŞI TARAF: … Hastanesi
KONU: Müvekkilin … ve … tarihli başvurularına ilişkin tüm tıbbi kayıtların delil tespiti yoluyla celbi talebidir.
AÇIKLAMALAR: Müvekkil … tarihinde saat …’da kasık ağrısı ve lekelenme tarzında kanama şikâyetiyle karşı taraf hastanesine başvurmuş, … ön tanısıyla ilaç tedavisi verilerek taburcu edilmiştir. Şikâyetlerin şiddetlenmesi üzerine … tarihinde saat …’da yeniden başvurmuş, bu kez rüptüre dış gebelik tanısıyla acil ameliyata alınmış ve … tüpü alınmıştır.
İlk başvuruda gebelik testi yapılıp yapılmadığı, son adet tarihinin sorgulanıp sorgulanmadığı ve ultrason yapılmışsa hangi yöntemle yapıldığı yalnızca hastane kayıtlarından anlaşılabilecektir.
TALEBİMİZ:
a) Her iki başvuruya ait acil servis ve poliklinik kayıtları, saat bilgileriyle,
b) Anamnez formu — özellikle son adet tarihi bölümü,
c) İstenen tüm tetkikler; gebelik testi ve beta-hCG istem ve sonuç saatleri,
d) Ultrason raporları ve hangi yöntemle (karın üstü / transvajinal) yapıldığı,
e) Kadın hastalıkları ve doğum konsültasyon istemi ve konsültan notu,
f) İlk başvurudaki taburculuk formu ve yazılı bilgilendirme belgesi,
g) Ameliyat notu, patoloji raporu, kan verilmişse transfüzyon kayıtları,
h) Hastane bilgi sistemi log dökümü.
Tarih — Talep Eden Vekili
Dilekçe Örneği 2 — Kusur Beyanı ve Bilirkişiye Sorulacak Hususlar
… MAHKEMESİ’NE
(Beyan ve Bilirkişi İncelemesine İlişkin Talep)
1. İlk başvuruda gebelik testi yapılmamıştır. Müvekkil … yaşında, doğurganlık çağında bir kadın hasta olarak kasık ağrısı ve olağandışı kanama şikâyetiyle başvurmuştur. Bu tabloda gebelik ihtimalinin ayırıcı tanıda bulunması tıbbi standarttır. Kayıtlarda ne gebelik testi istemi ne de son adet tarihi sorgusu bulunmaktadır.
2. “Hasta gebe olduğunu söylemedi” savunması sonuç doğurmaz. Dış gebelikte belirtiler, adet gecikmesi fark edilmeden dahi başlayabilir; hastanın gebeliğini bilmemesi olağandır. Sorgulama yükümlülüğü hekimdedir.
3. Gebeliğin yeri belirlenmeden hasta gönderilmiştir. (Test yapılmış ancak yer belirlenmemişse) Pozitif gebelik testi tek başına gebeliğin rahim içinde olduğunu göstermez. Transvajinal ultrason yapılmamış, takip planı oluşturulmamıştır.
4. Uyarı yükümlülüğü yerine getirilmemiştir. Taburculuk formunda, şiddetlenen ağrı ve bayılma hâlinde derhâl başvurulması gerektiğine dair bilgilendirme bulunmamaktadır.
BİLİRKİŞİDEN SORULMASINI TALEP ETTİĞİMİZ HUSUSLAR:
a) İlk başvurudaki şikâyetler gebelik testini gerektiriyor muydu?
b) Gebeliğin yerinin belirlenmesi için hangi tetkikler zorunluydu?
c) Karın üstü ultrasonla yetinilmesi savunulabilir mi?
d) Zamanında tanı konulsaydı rüptür önlenebilir miydi; tüp korunabilir miydi?
e) Tüp kaybının doğurganlık üzerindeki etkisi ve maluliyet karşılığı nedir?
f) Kusur oranı nedir?
Tarih — Davacı Vekili
Dilekçe Örneği 3 — Karşı Taraf (Hekim/Hastane) Savunması
… MAHKEMESİ’NE
(Cevap Dilekçesi)
1. Değerlendirme tıp kurallarına uygundur. Hastanın ilk başvurusunda … saatinde muayenesi yapılmış, gebelik testi istenmiş ve sonuç … saatinde değerlendirilmiştir. Ultrasonografide … bulgular saptanmıştır.
2. Erken dönemde gebeliğin yerinin görülememesi olağandır. Gebeliğin çok erken haftalarında ultrasonda kese görülemeyebilir; bu durum “yeri belirsiz gebelik” olarak tanımlanır ve tek başına kusur oluşturmaz. Bu hastalarda yapılması gereken seri takiptir ve hastaya … tarihli kontrol randevusu verilmiştir.
3. İlaç tedavisi tercihi tıbben uygundur. Hasta başvuru anında hemodinamik olarak stabildi ve rüptür bulgusu yoktu. Bu koşullarda ilaç tedavisi, hastayı gereksiz cerrahiden ve tüp kaybından koruma amacı taşır; doğrudan cerrahiye gidilmesi hâlinde bu kez gereksiz ameliyat iddiası gündeme gelecekti.
4. Hasta kontrol randevusuna gelmemiştir. İlaç tedavisi sonrası takibin zorunlu olduğu ve rüptür riskinin tedavi tamamlanana kadar sürdüğü hastaya anlatılmış, … tarihli randevu verilmiş ancak hasta başvurmamıştır. Bu husus komplikasyon–malpraktis ayrımı ve müterafik kusur çerçevesinde değerlendirilmelidir.
Tarih — Davalı Vekili
Sık Yapılan Altı Hata
1. Anamnez formunu istememek. Bu dosyalarda en belirleyici satır, son adet tarihinin sorulup sorulmadığıdır. Formun boş bırakılmış olması, sorgulamanın hiç yapılmadığını gösterir.
2. Ultrasonun yöntemini sormamak. “Ultrason yapıldı” ifadesi yeterli değildir; karın üstünden mi, transvajinal mi yapıldığı ayrı bir husustur ve rapor üzerinde görülür.
3. Beta-hCG’yi tek değer olarak okumak. Bu tetkikin anlamı seri takiptedir; tek ölçüm çoğu zaman sonuca götürmez. Dosyaya tek bir değer sunulmuşsa, takibin yapılmadığı anlaşılır.
4. Tüp bebek öyküsünü atlamak. Yardımcı üreme uygulanmış hastada rahim içi gebeliğin görülmesi dış gebeliği dışlamaz. Bu öykü dosyada varsa ayrıca vurgulanmalıdır.
5. Zararı tüp kaybıyla sınırlamak. Tekrar dış gebelik riskinin sürmesi, sonraki gebeliklerin yüksek riskli kabul edilmesi ve buna bağlı takip masrafları ayrı kalemlerdir.
6. Ölüm hâlinde yolu daraltmak. Rüptüre bağlı iç kanama anne ölümüne yol açabilir. Bu dosyalarda izlenecek yollar için ölümle sonuçlanan malpraktis rehberine bakınız.
⚠️ Faizde mevzuat güncellemesi — 31 Temmuz 2026:
Faiz oranı. 7589 sayılı Kanun’un 10. maddesiyle 3095 sayılı Kanun’un 1. maddesi yeniden yazılmıştır (RG 31.07.2026, S. 33326). Yasal faiz artık sabit bir rakam değil, TCMB’nin önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde seksenidir. 30 Haziran’daki oran, önceki 31 Aralık oranından beş puan veya daha fazla farklıysa yılın ikinci yarısında 30 Haziran oranının yüzde sekseni uygulanır. Faiz artık dönemsel hesaplanır: 31.07.2026 öncesi dönemde eski rejim, sonrasında yeni formül geçerlidir; tek oranla yıllara yayılan hesap tabloları yanlış sonuç verir.
Faiz başlangıcı. Aynı Kanun’la Türk Borçlar Kanunu’nun 55. maddesine eklenen fıkralar uyarınca, bedensel zarar ve ölüm nedeniyle açılan tazminat davalarında faiz, bilinen dönem bakımından olay tarihinden, bilinemeyen dönem bakımından karar tarihinden işletilir. Tahkikat başlayıncaya kadar ifa amacıyla yapılan ödeme, ödeme tarihine göre belirlenecek tazminat miktarından oransal olarak mahsup edilir. Geçiş bakımından belirleyici olan, haksız fiilin veya zarar doğuran olayın tarihidir. Ayrıntı: Yasal faiz değişti: reeskont endekslemesi
Kontrol Listesi
☐ İlk başvuruda gebelik testi istenmiş mi?
☐ Anamnez formunda son adet tarihi sorgulanmış mı?
☐ Ultrason yapıldıysa hangi yöntemle?
☐ Beta-hCG seri olarak takip edilmiş mi; kaç ölçüm var?
☐ Kadın doğum konsültasyonu istenmiş mi?
☐ Yeri belirsiz gebelikte takip planı ve randevu kayıtlı mı?
☐ Tedavi seçimi (ilaç / cerrahi) onamda anlatılmış mı?
☐ İlaç tedavisi verildiyse rüptür riskinin sürdüğü anlatılmış mı?
☐ Taburculukta yazılı uyarı verilmiş mi?
☐ Tüp bebek / yardımcı üreme öyküsü var mı?
☐ Ameliyat notunda tüpün alınma gerekçesi yazılı mı?
☐ Hastane bilgi sistemi log dökümü talep edildi mi?
Sıkça Sorulan Sorular
Karın ağrısıyla acile gittim, gebelik testi yapmadılar ve dış gebelik atlandı. Bu kusur mudur?
Doğurganlık çağındaki kadın hastada karın veya kasık ağrısı ile başvuruda gebelik ihtimalinin ayırıcı tanıda bulunması beklenir. Gebelik testi hızlı, ucuz ve her kurumda mevcuttur; yapılmamış olması savunması güç bir eksikliktir. Dosyanın ilk incelenecek kaydı, anamnez formunda son adet tarihinin sorulup sorulmadığıdır.
Gebe olduğumu bilmiyordum. Bu benim aleyhime sayılır mı?
Hayır. Dış gebelikte belirtiler adet gecikmesi fark edilmeden önce dahi başlayabilir; hastanın gebeliğini bilmemesi olağan kabul edilir. Sorgulama ve test yükümlülüğü hekimdedir, hastanın beyanına bırakılamaz.
Gebelik testim pozitif çıktı ve eve gönderildim, sonra dış gebelik oldu. Değerlendirme nasıl yapılır?
Pozitif gebelik testi, gebeliğin rahim içinde olduğunu göstermez. Bu aşamada yapılması gereken gebeliğin yerinin belirlenmesidir. Erken haftalarda kese görülemeyebilir; buna “yeri belirsiz gebelik” denir ve tek başına kusur değildir. Ancak bu durumda takip planı yapılması ve randevu verilmesi zorunludur. Kayıtlarda takip planı yoksa kusur tartışması güçlenir.
Karın üstünden ultrason yaptılar, transvajinal yapmadılar. Bu fark eder mi?
Evet, ayrı bir değerlendirme başlığıdır. Transvajinal ultrason erken gebelik haftalarında daha net görüntü verir, küçük odakları saptamada daha başarılıdır ve mesanenin dolu olmasını gerektirmediğinden acil durumlarda tercih edilir. Yöntem, ultrason raporu üzerinden tespit edilir.
İlaç tedavisi verdiler ama tüpüm yırtıldı. Hekim kusurlu mudur?
Otomatik olarak değil. İlaç tedavisi, uygun hastada gereksiz ameliyattan ve tüp kaybından korunmak için tercih edilen bir yoldur. Sorulacak soru, hastanın durumunun bu tedaviye uygun olup olmadığıdır. Başlangıç beta-hCG değeri yüksek olan hastalarda başarı ihtimali düşer. Ayrıca tedavi tamamlanana kadar yırtılma riskinin sürdüğünün hastaya anlatılmış olması gerekir.
İlaç denenmeden doğrudan ameliyat edip tüpümü aldılar. Bu tartışılabilir mi?
Evet. Hasta hemodinamik olarak stabilse ve yırtılma yoksa, ilaç tedavisi bir seçenektir. Bu seçeneğin onamda anlatılmamış olması ayrı bir başlıktır. Tüp kaybı, doğurganlık üzerindeki etkisi nedeniyle bağımsız bir zarar kalemi olarak talep edilir.
Tüp bebek tedavisi görmüştüm, rahim içinde kese gördükleri için dış gebelik düşünülmedi. Bu doğru mu?
Bu değerlendirme hatalıdır. Yardımcı üreme uygulanan hastalarda rahim içi gebelik ile dış gebeliğin bir arada bulunması mümkündür. Bu grupta rahim içinde kese görülmesi, dış gebeliği dışlamaya yetmez ve ağrı sürüyorsa araştırma devam etmelidir.
Bir tüpümü kaybettim. Tazminatta bu nasıl değerlendirilir?
Tüp kaybı, doğurganlığın azalması yönüyle maluliyet değerlendirmesine girer. Ayrıca tek tüple gebe kalma süresinin uzayabilmesi, dış gebelik öyküsü nedeniyle tekrar dış gebelik riskinin devam etmesi ve sonraki gebeliklerin yüksek riskli kabul edilerek daha yoğun takip gerektirmesi ek kalemlerdir.
Ameliyattan sonra kasık ağrılarım geçmedi. Bu ayrı bir zarar mıdır?
Ameliyat sonrası karın içi yapışıklıklara bağlı süregelen kasık ağrısı bildirilen bir sonuçtur. Tanı gecikmesi ile acil ameliyat arasındaki bağ kurulabiliyorsa, bu şikâyetler ayrı kalem olarak talep edilebilir ve maluliyet değerlendirmesine dâhil edilir.
Hangi belirtilerde derhâl acile gitmem gerekir?
Şiddetli veya giderek artan karın ağrısı, bayılma hissi ve omuz ağrısı acil değerlendirme gerektiren bulgulardır. Bu uyarının taburculukta yazılı olarak verilmiş olması gerekir; verilmemişse bu ayrı bir kusur başlığıdır.
Eşim dış gebelik nedeniyle hayatını kaybetti. Hangi yolları izleyebilirim?
Yırtılmaya bağlı iç kanama anne hayatını tehdit eden bir tablodur. Ölümle sonuçlanan dosyalarda hem tazminat hem ceza yolu gündeme gelir; destekten yoksun kalma tazminatı ayrı bir kalemdir. Ayrıntı için ölümle sonuçlanan malpraktis rehberine bakınız.
Dava için hangi mahkemeye ve ne kadar sürede başvurmalıyım?
Kamu hastanesi ile özel hastane bakımından yol ve süreler farklıdır. Kamu hastanesinde idari başvuru ve tam yargı davası, özel hastanede adli yargı söz konusudur. Ayrıntı için malpraktis davası: kamu mu özel mi rehberine bakınız; süreler hak düşürücü olabilir.
Karın ağrısıyla gidip gebelik testi yapılmadı mı? Kayıtlar belirleyici.
İlgili Rehberler
- Malpraktis Davası: Kamu mu Özel mi, Hangi Mahkeme, Hangi Süre?
- Hasta Dosyası Nasıl Alınır? Delil Toplama Rehberi
- Aydınlatılmış Onam: İspat Yükü ve Geçerlilik Şartları
- Komplikasyon mu, Malpraktis mi? Ayrım ve Komplikasyon Yönetimi
- Acil Serviste Malpraktis: Triyaj, Stabilizasyon ve Sevk
- Tüp Bebek (ÜYTE) Uygulamalarında Malpraktis
- Histerektomi ve Jinekolojik Cerrahide Malpraktis
- Kan Transfüzyonu Hataları: Doğrulama ve İzlem
- Ölümle Sonuçlanan Malpraktis: Tazminat ve Ceza Yolu
- Malpraktiste Tazminat Nasıl Hesaplanır?
Dayanak Mevzuat
- (‘2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m. 17’, ‘Herkesin yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkı.’)
- (‘6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 49, 66, 112’, ‘Haksız fiil sorumluluğu, adam çalıştıranın sorumluluğu ve borcun gereği gibi ifa edilmemesi.’)
- (‘6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 55’, “Bedensel zarar ve ölümde tazminatın belirlenmesi; 7589 sayılı Kanun’la eklenen faiz başlangıcı düzenlemesi.”)
- (‘2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 13’, ‘Kamu hastanelerinde idari başvuru ve tam yargı davası süreleri.’)
- (“1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun”, ‘Hekimlik mesleğinin icrası ve uzmanlık yetkisi.’)
- (‘Hasta Hakları Yönetmeliği’, ‘Bilgilendirme, rıza, tıbbi kayıtlara erişim ve hizmetten yararlanma hakları.’)
- (‘Üremeye Yardımcı Tedavi Uygulamaları ve Üremeye Yardımcı Tedavi Merkezleri Hakkında Yönetmelik’, ‘Yardımcı üreme uygulamalarında merkez ve personel yükümlülükleri.’)
- (‘Yataklı Sağlık Tesislerinde Acil Servis Hizmetlerinin Uygulama Usul ve Esasları Hakkında Tebliğ’, ‘Acil serviste değerlendirme, gözlem, konsültasyon ve taburculuk düzeni.’)


