Sakatlık ve Ölüm Tazminatı 2026: TBK Rejimine Geçiş
16 Ağustos 2026

Sakatlık ve Ölüm Tazminatı 2026: TBK Rejimine Geçiş

Özet: 2026 değişikliği, sakatlık ve ölüm tazminatlarını hesaplayan idari formül eklerini (Ek-2 ve Ek-3) tamamen kaldırdı. Bu ekler; mağdurun aktif/pasif dönemini (18-65 yaş), sabit %1,65 iskonto oranını ve hayat tablosu formüllerini içeriyordu. Artık iki teminat da doğrudan Türk Borçlar Kanunu’nun haksız fiil hükümlerine göre hesaplanacak — idari bir formül tablosu olmadan. Bu, 2020’den beri süren AYM–kanun koyucu döngüsünün, idari formülden tamamen vazgeçilerek sonlandığı andır.

Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Sakatlık veya ölüm tazminatı hesabınıza itiraz mı ediyorsunuz?

Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.

📞 Hemen Arayın
💬 WhatsApp

Kaldırılan Ek-2 ve Ek-3’te Tam Olarak Ne Vardı?

2026 değişikliğiyle kaldırılan Ek-2 (“Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Hesaplaması”) ve Ek-3 (“Sürekli Sakatlık Tazminatı Hesaplaması”), tazminatın nasıl hesaplanacağını adım adım tarif eden idari formül metinleriydi.

UnsurEski Ek-2/Ek-3’teki hüküm
Aktif/pasif dönemMağdurun aktif yaşamı 18 yaşında başlar, 65 yaşında biter; 18 yaş öncesi ve 65 yaş sonrası pasif dönemdir
Çalışmaya devam eden pasif dönem mağduruHesap tarihinden itibaren iki yıl daha aktif dönemde kabul edilir, sonrasında pasif döneme geçer
İskonto oranıSabit %1,65
Hayat tablolarıGenel Şartların Ek-7’sinde yer alan tablolar (TRH-2010 esaslı) kullanılırdı
Ödeme şekliToplu para şeklinde
Geçici iş göremezlik hesabıKurul Raporunda tespit edilen süre boyunca, sakatlık oranı 0 kabul edilerek, meslek fark etmeksizin herkes için aynı yöntemle

2026’da bu formül metninin tamamı yürürlükten kaldırılmıştır. Artık ne sabit bir iskonto oranı ne de idari bir aktif/pasif dönem tanımı Genel Şartlarda yer almaz.

Bu Kaldırmanın Arkasındaki Altı Yıllık Hikaye

Bu formüllerin kaldırılması, tek seferlik bir karar değil, 2020’den beri süren bir sürecin son adımıdır.

TarihGelişme
17.07.2020AYM, E.2019/40 K.2020/40 kararıyla tazminatların “genel şartlara” bırakılmasını iptal etti
Haziran 2021KTK m.90 yeniden düzenlendi, tazminat esasları doğrudan kanuna yazıldı
04.12.2021Genel Şartlar/Ek-2,3 yeniden düzenlendi — aktif/pasif dönem, iskonto oranı ve tablolar bu ekler içine yazıldı
29.12.2022AYM, E.2021/82 K.2022/167 kararıyla bu düzenlemeyi de bir kez daha iptal etti
21.02.2023Aktüeryal yöntem hesaplarında yeni bir formül tablosu (dönem başı ödemeli, dönemsel hayat anüitesi) eklenerek ara bir düzenleme yapıldı
12.06.2026SEDDK, Ek-2 ve Ek-3’ün tamamını kaldırdı; hesap artık doğrudan TBK’ya göre yapılıyor

Bu tekrarlanan iptal döngüsünün ortak noktası hep aynıydı: kanun koyucu idari bir formül tablosu yazıyor, AYM bunun kanunilik ilkesine aykırı olduğuna hükmediyordu. 2026’daki fark, artık hiçbir idari formül tablosu yazılmaması — sorunun kökünden çözülmesidir.

Artık Nasıl Hesaplanacak? TBK’nın Haksız Fiil Hükümleri

Genel Şartların A.5 maddesi artık şöyle der: sakatlanma teminatı, “6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümlerine göre belirlenen tazminatları içeren teminattır.” Aynı ifade destekten yoksun kalma teminatı için de kullanılır.

TBK maddesiKonusu
TBK m.51-52Tazminatın kapsamı, hâkimin durum ve koşulları göz önünde tutarak belirleme yetkisi, indirim sebepleri
TBK m.54Bedensel zararlar — tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalması/yitirilmesinden doğan kayıplar, ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar
TBK m.55Zarar hesabında yöntem — bugünkü değere indirgeme, kazanç ve giderlerdeki artışların dikkate alınması
TBK m.56Manevi tazminat

Progresif Rant Yöntemi: Yargıtay’ın Tercih Ettiği Hesap Yöntemi

İdari formül tablosu olmadan hesaplama, boşlukta yapılmaz — 2020 sonrası dönemde Yargıtay, bu hesabı yaparken kendi yerleşik yöntemini geliştirmiştir: progresif rant yöntemi. Bu yöntem, mağdurun gelecekteki kazanç kaybını, yaşam süresi boyunca artan (progresif) bir gelir varsayımıyla hesaplayıp bugünkü değere indirger. Yöntemin işleyişi ve uygulanışı için Progresif Rant Yöntemi: Tazminatın Bugünkü Değere İndirgenmesi yazımıza bakabilirsiniz.

Akademik Tartışma: Progresif Rant Aktüeryal Olarak Doğru mu?

Dürüst bir not: TBK rejimine geçiş, hesap yönteminin tartışmasız hâle geldiği anlamına gelmez. Akademik yazında, Yargıtay’ın benimsediği progresif rant yönteminin, sigorta hukukuna hâkim olan gerçek zarar ve zenginleşme yasağı ilkeleriyle ve aktüerya biliminin ilkeleriyle tam olarak örtüşüp örtüşmediği tartışma konusudur. Bazı akademik çalışmalar, aktüeryal ilkeler çerçevesinde farklı bir hesaplama yaklaşımının daha uygun olacağını savunmaktadır.

Pratik sonucu şudur: idari formül tablosunun kaldırılması, hesap yönteminde daha fazla mahkeme takdirine ve bilirkişi tartışmasına kapı aralar. Bu, hem mağdur hem sigortacı için, dosyaya sunulan bilirkişi raporunun yöntemini sorgulamanın önemini artırır.

Yaşam Tablosu Hâlâ Kullanılıyor mu?

Eski Ek-2/Ek-3’ün formel biçimde atıf yaptığı hayat tabloları kaldırılmış olsa da, mağdurun/desteğin bakiye yaşam süresinin tespiti hesaplamanın hâlâ zorunlu bir parçasıdır. Uygulamada bu, ulusal doğum ve ölüm istatistiklerine dayanan TRH-2010 yaşam tablosu gibi genel kabul görmüş tablolarla yapılmaya devam eder — artık idari bir zorunluluk olarak değil, mahkeme içtihadının benimsediği bir araç olarak. Ayrıntı için Destekten Yoksun Kalma Tazminatında Yaşam Tablosu: TRH-2010 ve Bakiye yazımıza bakabilirsiniz.

İskonto Oranı: Sabit Oran Kalktı

Eski Ek-2/3 rejimi2026 sonrası
İskonto oranıİdari olarak sabitlenmiş %1,65İdari sabit oran yok — TBK hükümlerine ve mahkeme içtihadına göre
ÖngörülebilirlikYüksek — herkes aynı oranı kullanırdıDosyaya göre değişebilir — bilirkişi raporunun yöntemi önem kazanır

Sakatlık Tazminatı ile Ölüm (Destekten Yoksun Kalma) Tazminatı Farkı

Sakatlanma TeminatıDestekten Yoksun Kalma Teminatı
Kimin zararı hesaplanırSakat kalan kişinin kendisiÖlen kişi esas alınır, ondan yoksun kalanların zararı hesaplanır
İçerikGeçici iş göremezlik + sürekli sakatlıkDestek kaybının bugünkü değeri
Ortak noktaİkisi de artık TBK’nın haksız fiil hükümlerine göre, idari formül olmadan hesaplanır

Destekten yoksun kalma tazminatının kimler tarafından ve nasıl istenebileceği için Destekten Yoksun Kalma Tazminatı: Kimler, Ne Kadar İsteyebilir?, sakatlık tazminatının bedensel zarar kalemleri için Bedensel Zararda Tazminat: İş Göremezlik, Tedavi ve Bakım Giderleri yazılarımıza bakabilirsiniz.

2026 Öncesi ve Sonrası: Genel Karşılaştırma

Unsur2021-2026 arası (Ek-2/3 rejimi)2026 sonrası (TBK rejimi)
Hesap kaynağıGenel Şartların idari ekleriDoğrudan TBK m.51-56
İskonto oranıSabit %1,65İdari sabit oran yok
Aktif/pasif dönemİdari olarak 18-65 yaşMahkeme içtihadına göre değerlendirilir
Yaşam tablosu kullanımıEk-7’ye idari atıfMahkeme içtihadının benimsediği tablo (örn. TRH-2010)
Anayasaya aykırılık riskiİki kez iptale konu olduŞimdilik ortadan kalkmış görünüyor

Bu Değişikliğin Pratik Sonucu: Öngörülebilirlik mi, Belirsizlik mi?

İdari formülün kaldırılmasının iki yüzü vardır:

AvantajRisk
Hesap artık somut olayın özelliklerine (mağdurun gerçek geliri, yaşı, mesleği) daha duyarlı olabilirİdari formülün sağladığı standart öngörülebilirlik azalır
Anayasaya aykırılık riski taşıyan bir idari düzenleme ortadan kalkarDosyalar arasında bilirkişi yöntemine bağlı tutarsızlık riski artabilir
Mahkeme, somut olayın gerçek zararını daha yakından değerlendirebilirSüreç, daha fazla bilirkişi incelemesi ve dolayısıyla zaman gerektirebilir

31 Temmuz 2026: Faize İkinci Bir Katman Daha Eklendi

Bu rehberin yayımlanmasından kısa süre sonra, 16 Temmuz 2026’da TBMM’de kabul edilip 31 Temmuz 2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7589 sayılı Kanun (“12. Yargı Paketi”), TBK m.55’e faiz başlangıcını netleştiren yeni fıkralar ekledi. Bu, yukarıda anlatılan TBK rejimine geçişten bağımsız, ayrı bir kanun olmakla birlikte, aynı tazminat türünü doğrudan etkiler.

DönemFaiz başlangıcı
Desteğin/mağdurun kazancının bilindiği döneme ilişkin tazminatHaksız fiil veya zarar doğuran olay tarihinden
Kazancın bilinemediği döneme ilişkin tazminatKarar tarihinden

Aynı hükümle, tahkikat başlayıncaya kadar ifa amacıyla yapılan ödemenin, ödeme tarihine göre belirlenecek tazminattan oransal olarak mahsup edileceği düzenlendi. Bu rejim yalnızca 31 Temmuz 2026’dan sonra gerçekleşen haksız fiillere uygulanır.

Aynı kanunla ayrıca: HMK m.107’de düzenlenen belirsiz alacak davası tamamen yürürlükten kaldırıldı — sakatlık ve destekten yoksun kalma dosyaları, zarar miktarının ancak bilirkişi raporuyla netleşmesi nedeniyle yaygın biçimde bu dava türüyle açılıyordu. Yerine HMK m.109’a eklenen dördüncü fıkrayla, kısmi dava açılıp talebin tahkikat sonuna kadar bir defaya mahsus artırılabildiği, artırılan kısımda zamanaşımının dava tarihinden kesilmiş sayıldığı bir sistem geldi. 31 Temmuz 2026 öncesi açılmış belirsiz alacak davaları eski m.107’ye göre görülmeye devam eder. Ayrıca kanuni faiz oranı, sabit bir rakam olmaktan çıkıp TCMB reeskont oranının %80’i olarak yeniden tanımlandı.

Bu iki katmanı (Genel Şartlardaki idari formülün kaldırılması ve TBK m.55’teki faiz netleştirmesi) birbirine karıştırmamak gerekir: biri tazminatın ne kadar olacağını, diğeri o tazminata ne zamandan itibaren faiz işleyeceğini belirler. Faiz başlangıcı ve oransal mahsup kuralının tam işleyişi için Tazminatta Faiz Başlangıcı ve Oransal Mahsup: TBK 55 Değişikliği yazımıza bakabilirsiniz.

TBK Rejiminde Hesap Süreci Nasıl İşler?

İdari formül olmadan, bir sakatlık/ölüm tazminatı hesabı uygulamada şu adımlardan geçer.

Adımİşlem
1Kurul Raporu veya adli tıp raporuyla sakatlık oranının/ölüm illiyetinin tespiti
2Mağdurun/desteğin gerçek gelirinin tespiti (varsa) veya emsal gelir araştırması
3Bakiye yaşam süresinin, kabul gören yaşam tablolarıyla tespiti
4Aktif/pasif dönem ayrımının, mahkeme içtihadına göre (idari sabit yaş sınırı olmadan) belirlenmesi
5Progresif rant yöntemiyle gelecekteki kaybın bugünkü değere indirgenmesi
6Varsa müterafik kusur, hatır taşıması gibi indirim sebeplerinin uygulanması

Bu sürecin her adımı, idari formül döneminde olduğu gibi otomatik değil, bilirkişi raporu ve mahkeme denetimine tabidir. Müterafik kusurun tazminata etkisi için “Kazada Benim de Kusurum Vardı” – Müterafik Kusur ve İndirim yazımıza bakabilirsiniz.

Bu Formüller Yalnızca AYM’nin Değil, Danıştay’ın da Denetimine Konu Oldu

İlginç bir ayrıntı: eski Ek-2’nin belirli fıkraları, geçmişte ayrıca Danıştay’ın denetimine de konu olmuştur. Bu, tazminat hesabı formüllerinin yalnızca anayasal değil, idari yargı denetimine de defalarca tabi tutulan, hukuken istikrarsız bir alan olduğunu gösterir — 2026’daki kaldırma kararının bu istikrarsızlığı sonlandırma amacı taşıdığı söylenebilir.

Sürekli İş Göremezlik Oranının Hesaba Etkisi

Sürekli sakatlık tazminatının çıkış noktası, Kurul Raporunda tespit edilen sakatlık oranıdır. Bu oranın nasıl belirlendiği ve mahkemeler bakımından bağlayıcılığı ayrı bir konudur; ayrıntı için Maluliyet (Sürekli İş Göremezlik) Oranının Tespiti ve Bağlayıcılığı ve Sürekli İş Göremezlik Tazminatı: Hesaplama yazılarımıza bakabilirsiniz. İlliyet bağı tespitinin ispat yükünü nasıl etkilediği için de İlliyet Bağında İspat Yükü Sigortacıya Geçti yazımıza bakabilirsiniz.

Dosyaya Eklenecek Deliller

İddiaDelil
Gerçek gelirin sigortacının varsayımından yüksek olduğuMaaş bordrosu, vergi levhası, ticari kayıtlar
Bilirkişinin yanlış yaşam tablosu kullandığıKabul gören güncel yaşam tablosuna dayalı karşı hesap
Aktif/pasif dönem ayrımının hatalı yapıldığıMağdurun fiilen çalışmaya devam ettiğini gösteren kayıtlar
İndirim sebeplerinin (müterafik kusur vb.) yanlış uygulandığıKusur oranı raporuna ilişkin belgeler

İtiraz ve Dava Yolları

AşamaMerci
1. Sigortacıya yazılı itirazHesap yönteminin ve kullanılan verilerin sorgulanması
2. Sigorta Tahkim KomisyonuSüreç ve bağlayıcılık
3. DavaBilirkişi incelemesiyle hesap yönteminin denetlenmesi

Bu değişikliğin bütününü kapsayan çerçeve için ZMSS Genel Şartları 1 Temmuz 2026 Değişikliği — Tam Rehber yazımıza bakabilirsiniz.

Tazminat hesabında kullanılan yöntemi mi sorguluyorsunuz?

Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.

📞 Hemen Arayın
💬 WhatsApp

Zaman Bakımından Uygulama

Kaza tarihiUygulanacak rejim
1 Temmuz 2026 öncesiO tarihte yürürlükte olan Genel Şartlar (2021 veya 2023 tarihli ekler dahil olabilir)
1 Temmuz 2026 ve sonrasıBu yazıda anlatılan TBK rejimi, idari formül olmadan

Bu ayrım özellikle uzun süren davalarda önemlidir: dava süreci 2026’ya sarkmış olsa da, esas alınacak rejim genellikle kaza tarihindeki mevzuata göre belirlenir; somut dosyada bu husus ayrıca değerlendirilmelidir.

Sıkça Sorulan Sorular

Bilirkişi raporundaki gelir varsayımına itiraz edebilir miyim?

Evet, gerçek gelirinizi gösteren maaş bordrosu, vergi levhası veya ticari kayıtlarla bilirkişinin varsayımını sorgulayabilirsiniz.

Aktif dönemim 65 yaşından sonra da devam ediyorsa bu dikkate alınır mı?

İdari sabit yaş sınırı artık Genel Şartlarda yer almadığından, fiilen çalışmaya devam ettiğinizi gösteren somut kayıtlar, aktif/pasif dönem ayrımının mahkeme tarafından değerlendirilmesinde kullanılabilir.

Sakatlık ve ölüm tazminatı artık nasıl hesaplanıyor?

1 Temmuz 2026’dan itibaren, idari formül ekleri (Ek-2, Ek-3) kaldırılmış olup, hesap doğrudan Türk Borçlar Kanunu’nun haksız fiil hükümlerine göre yapılmaktadır.

Eski %1,65 iskonto oranı hâlâ geçerli mi?

Hayır. Bu, Ek-2/Ek-3 içinde idari olarak sabitlenmiş bir orandı; ekler kaldırıldığından artık sabit bir idari iskonto oranı Genel Şartlarda yer almamaktadır.

18-65 yaş aktif dönem tanımı hâlâ kullanılıyor mu?

Bu tanım eski Ek-2/Ek-3’ün bir parçasıydı ve kaldırılmıştır; hesap artık TBK hükümlerine ve mahkeme içtihadına göre yapılmaktadır.

Formül eklerinin kaldırılması neden 2020’ye kadar gider?

17.07.2020 tarihli Anayasa Mahkemesi kararı, tazminat hesabının idari genel şartlara bırakılmasını iptal etmiştir; bu tarihten sonra kanun koyucu birkaç kez yeniden düzenleme yapmış, bunlardan biri de 2022’de tekrar iptal edilmiş; 2026 değişikliği bu sürecin son adımıdır.

TRH-2010 yaşam tablosu hâlâ kullanılıyor mu?

İdari bir zorunluluk olarak Genel Şartlarda artık yer almasa da, mahkeme içtihadının benimsediği bir araç olarak uygulamada kullanılmaya devam etmektedir.

Progresif rant yöntemi nedir?

Yargıtay’ın 2020 sonrası geliştirdiği, mağdurun gelecekteki kazanç kaybını artan bir gelir varsayımıyla hesaplayıp bugünkü değere indirgeyen yöntemdir.

Progresif rant yöntemi tartışmasız mı kabul ediliyor?

Hayır. Akademik yazında, bu yöntemin aktüerya biliminin ilkeleriyle tam olarak örtüşüp örtüşmediği tartışma konusudur.

İdari formülün kaldırılması hak sahibi için avantajlı mı?

Bu iki yönlüdür: hesap somut olaya daha duyarlı olabilir, ancak standart öngörülebilirlik azalır ve bilirkişi yöntemine bağlı tutarsızlık riski artabilir.

Sakatlık tazminatı ile destekten yoksun kalma tazminatı arasındaki fark nedir?

Sakatlanma teminatında hesabın merkezinde sakat kalan kişi, destekten yoksun kalma teminatında ise ölen (destek sağlayan) kişi esas alınır.

Geçici iş göremezlik tazminatı nasıl hesaplanır?

Eski rejimde Kurul Raporunda tespit edilen süre boyunca, meslek fark etmeksizin herkes için aynı yöntemle, sakatlık oranı 0 kabul edilerek hesaplanıyordu; bu ilkeler artık TBK çerçevesinde uygulanmaya devam eder.

2023’te bir ara düzenleme mi yapılmıştı?

Evet, 21.02.2023 tarihinde aktüeryal yöntem hesaplarına ilişkin yeni bir formül tablosu eklenerek ara bir düzenleme yapılmış, ancak 2026’da bu yaklaşımdan tamamen vazgeçilmiştir.

1 Temmuz 2026 öncesi kazalarda hangi rejim geçerli?

Zaman bakımından uygulama, kaza tarihinde yürürlükte olan mevzuata göre ayrıca değerlendirilmelidir.

Bilirkişi raporundaki hesap yöntemine itiraz edebilir miyim?

Evet, idari formül olmadığından, bilirkişinin kullandığı yöntem (progresif rant, iskonto varsayımları, yaşam tablosu) itirazda doğrudan sorgulanabilir.

Bu değişiklik yalnızca trafik kazalarını mı ilgilendiriyor?

Burada anlatılan kural, ZMSS Genel Şartları kapsamındaki trafik kazası kaynaklı sakatlık ve ölüm tazminatlarına ilişkindir.

Bu içerik, 12/6/2026 tarihli ve 33278 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan ZMSS Genel Şartları değişikliği, Anayasa Mahkemesi’nin 17/7/2020 tarihli E.:2019/40 K.:2020/40 ve 29/12/2022 tarihli E.:2021/82 K.:2022/167 sayılı kararları, Türkiye Sigorta Birliği tarafından yayımlanan konsolide Genel Şartlar metni ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun haksız fiillere ilişkin hükümleri esas alınarak hazırlanmıştır. Metin Türkiye Barolar Birliği Reklam Yasağı Yönetmeliği’ne uygun olarak genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki tavsiye niteliği taşımaz ve avukat–müvekkil ilişkisi kurmaz. Somut olayınıza ilişkin değerlendirme için bir avukata başvurunuz.

Bu konuda hukuki destek almak için

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Post by Av. Fatma Öztürk