Pulmoner Emboli: Tanı Gecikmesi ve Profilaksi İhmali Malpraktis Rehberi (2026)
02 Eylül 2026

Pulmoner Emboli: Tanı Gecikmesi ve Profilaksi İhmali Malpraktis Rehberi (2026)

Pulmoner emboli dosyaları, silodaki diğer tanı gecikmesi dosyalarından bir noktada ayrılır: burada iki ayrı ve birbirinden bağımsız sorumluluk alanı vardır. Birincisi önleme: cerrahi sonrası pıhtı önleyici tedavinin uygulanmaması veya yetersiz dozda uygulanması, embolinin gelişmesine zemin hazırlayan bağımsız bir ihmal gerekçesi olarak değerlendirilmekte ve tanı gecikmesinden farklı bir sorumluluk alanı oluşturmaktadır. İkincisi tanıma: tablonun belirtileri özgül olmadığından, risk faktörlerinin gözetilmemesi malpraktis davalarının güçlü dayanaklarından biri sayılmaktadır. Bu rehber her iki ekseni ayrı ayrı ele alır.

Bu rehber, malpraktis rehberleri serisinin bir parçasıdır — 50 rehber tek sayfada.

⚠️ Faizde mevzuat güncellemesi — 31 Temmuz 2026:

Faiz oranı. 7589 sayılı Kanun’un 10. maddesiyle 3095 sayılı Kanun’un 1. maddesi yeniden yazılmıştır (RG 31.07.2026, S. 33326). Yasal faiz artık sabit bir rakam değil, TCMB’nin önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde seksenidir. 30 Haziran’daki oran, önceki 31 Aralık oranından beş puan veya daha fazla farklıysa yılın ikinci yarısında 30 Haziran oranının yüzde sekseni uygulanır. Faiz artık dönemsel hesaplanır: 31.07.2026 öncesi dönemde eski rejim, sonrasında yeni formül geçerlidir; tek oranla yıllara yayılan hesap tabloları yanlış sonuç verir.

Faiz başlangıcı. Aynı Kanun’la Türk Borçlar Kanunu’nun 55. maddesine eklenen fıkralar uyarınca, bedensel zarar ve ölüm nedeniyle açılan tazminat davalarında faiz, bilinen dönem bakımından olay tarihinden, bilinemeyen dönem bakımından karar tarihinden işletilir. Tahkikat başlayıncaya kadar ifa amacıyla yapılan ödeme, ödeme tarihine göre belirlenecek tazminat miktarından oransal olarak mahsup edilir. Geçiş bakımından belirleyici olan, haksız fiilin veya zarar doğuran olayın tarihidir. Ayrıntı: Yasal faiz değişti: reeskont endekslemesi

⚠️ Mevzuat güncellemesi — 31 Temmuz 2026: 7589 sayılı Kanun’un 19. maddesiyle Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun belirsiz alacak davasını düzenleyen 107. maddesi yürürlükten kaldırılmıştır (RG 31.07.2026, S. 33326). Bu tarihten sonra yeni bir belirsiz alacak davası açılamaz. Yerine, aynı Kanun’un 20. maddesiyle HMK m. 109’a eklenen dördüncü fıkra ile güçlendirilmiş kısmi dava getirilmiştir: alacağın yalnız bir kısmının dava edildiği hâllerde talep konusu, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sona ermesine kadar artırılabilir ve zamanaşımı, artırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır. 31.07.2026’dan önce açılmış belirsiz alacak davaları geçici m. 1 uyarınca eski hükme göre görülmeye devam eder. Ayrıntı: Belirsiz alacak davası kaldırıldı mı? HMK 107 ve yargı paketi

Ameliyat sonrası emboli mi gelişti? İki ayrı eksen incelenmeli.

📞 0554 648 37 15
💬 WhatsApp

İki Ayrı Eksen

EksenSoruZamanı
ÖnlemeEmboli önlenebilir miydi?Olaydan önce
TanımaEmboli zamanında tanınabilir miydi?Olaydan sonra

Bu ayrım pratikte önemlidir: birinci eksende kusur bulunmasa dahi ikinci eksen ayrıca değerlendirilir; tersi de doğrudur. Bu nedenle dosya her iki eksende birlikte kurulmalıdır.

Birinci Eksen: Profilaksi

⚖️ Profilaksi ihmali bağımsız bir sorumluluk alanıdır

Hukuki değerlendirmelerde açıkça belirtilir: cerrahi sonrası pıhtı önleyici tedavinin uygulanmaması veya yetersiz dozda uygulanması, pulmoner emboliye zemin hazırlayan bağımsız bir ihmal gerekçesi olarak değerlendirilmektedir ve bu durum tanı gecikmesinden farklı bir sorumluluk alanı oluşturur.

Korunma yolları da tanımlıdır: uzun yolculuklarda hareket etmek, ameliyat sonrası erken hareketlendirme ve hekim önerisiyle risk faktörü bulunan hastalarda önleyici pıhtı önleyici tedavi riski azaltabilir.

Dosyada sorulacaklar:

• Hastanın risk düzeyi değerlendirilmiş mi; kayıtlı mı?
• Profilaksi uygulanmış mı; hangi ilaç, hangi doz, hangi süreyle?
• Ameliyat sonrası erken hareketlendirme sağlanmış mı?
• Profilaksi uygulanmadıysa gerekçesi kayda geçmiş mi?

Bu eksen, hastanın ameliyat sonrası dönemde uzun süre yatırıldığı dosyalarda ayrıca önem kazanır. Yatan hastadaki bakım yükümlülüklerinin genel çerçevesi için: hastanede düşme ve bası yarası: bakım kusuru.

İkinci Eksen: Belirtiler Özgül Değildir

Bu tablonun tanınmasını güçleştiren temel neden kaynaklarda açıkça belirtilir: akut pulmoner embolinin klinik belirti ve bulguları özgül değildir. Çoğu durumda nefes darlığı, göğüs ağrısı, bayılma veya bayılacak gibi olma ya da kanlı balgam yakınmalarında bu tablodan şüphelenilir.

Çalışmalarda en sık saptanan bulgular olarak nefes darlığı, göğüs ağrısı, hızlı soluma ve akciğer dinleme bulguları bildirilmiştir.

📌 Belirtiler özgül olmadığı için risk faktörleri belirleyicidir

Bu, dosyanın mantığını belirler: tabloyu belirtiler değil, risk faktörlerinin sorgulanması yakalar.

Kaynaklarda sayılan risk faktörleri şunlardır: ameliyat sonrası dönem, kanser, gebelik, kalıtsal pıhtılaşma bozuklukları, evde veya yatakta hareketsizlik ve uzun mesafeli yolculuklar. Bir çalışmada yeni geçirilmiş cerrahi, emboli saptanan grupta anlamlı biçimde fazla bulunmuştur.

Hukuki değerlendirmelerde bu husus doğrudan ifade edilir: risk faktörlerinin klinik değerlendirmede gözetilmemesi, malpraktis davalarının güçlü dayanaklarından birini oluşturmaktadır.

Dosyada sorulacak: hastanın öyküsü alınmış mı; yakın zamanda ameliyat, hareketsizlik, kanser veya önceki pıhtı öyküsü sorgulanmış mı?

Klinik Olasılık Skorlaması

Kılavuzlarda önerilen sistematik yaklaşım klinik olasılık değerlendirmesiyle başlar. Bu değerlendirmede en yaygın kullanılan araç olan skorlama sistemi şu ölçütleri içerir:

  • Bacakta pıhtı bulgularının varlığı,
  • Kalp hızı,
  • Yakın zamanda cerrahi veya hareketsizlik,
  • Daha önce pıhtı veya emboli öyküsü,
  • Kanlı balgam,
  • Aktif kanser,
  • Embolinin alternatif tanılardan daha olası olup olmadığı.

Bu ölçütler dosyada doğrudan işletilir: kayıtlarda bunlardan hangileri mevcuttu ve değerlendirmeye alındı mı?

⚠️ Risk faktörleri varken skorlama yapılmaması

Hukuki değerlendirmelerde vurgulanan husus şudur: risk faktörlerinin varlığına rağmen skorlama yapılmaması, klinik şüphenin gereği gibi kurulmadığını gösterir.

Bunun dosyadaki karşılığı nettir: hasta yakın zamanda ameliyat olmuş ya da uzun süre hareketsiz kalmışken, nefes darlığı yakınmasıyla başvurmuş ve klinik olasılık hiç değerlendirilmemişse — tanı yolunun ilk basamağı atlanmış demektir.

Skorlama sistemlerinin daha kolay uygulanabilir, basitleştirilmiş biçimlerinin önerildiği de belirtilmektedir; bu, uygulanmamasını mazur gösterecek bir güçlük bulunmadığını destekler.

Tanı Algoritması

Basamakİçeriği
1. Klinik olasılıkSkorlama sistemiyle düşük, orta veya yüksek olasılık belirlenir
2. Kan testiDüşük ve orta olasılıklı hastalarda, klinik karar kurallarıyla birlikte değerlendirilir
3. GörüntülemeKesinleştirmede altın standart tomografi ile akciğer damar görüntülemesidir
4. AlternatifBazı hastalarda sintigrafi kullanılabilir
5. TamamlayıcıEkokardiyografi, özellikle dolaşımı kararsız hastalarda kalbin sağ tarafındaki yükü değerlendirmede önemlidir

İkinci basamak dosyada dikkatle ele alınmalıdır: kan testi tek başına değil, klinik karar kurallarıyla birlikte değerlendirilir. Bu nedenle “test sınırın altındaydı” biçimindeki bir savunma, klinik olasılığın yüksek olduğu bir hastada tek başına yeterli sayılmaz.

Ayrıca kılavuzlarda, kan testi için sabit bir sınır değer yerine yaşa göre uyarlanmış sınır değerlerin kullanılması önerilmektedir. Bu husus, ileri yaştaki hastalarda değerlendirmenin doğru yapılıp yapılmadığı bakımından sorulmalıdır.

Dolaşımı Kararsız Hastada

Tansiyon düşüklüğü veya şok tablosundaki hastalarda yaklaşım farklıdır: bu durumda imkân varsa acil olarak tomografi ile akciğer damar görüntülemesi yapılması önerilir.

Bu hâlde dosyada çıkarılacak çizelge kısadır: tansiyon düşüklüğünün kayda geçtiği saat, görüntüleme istem ve uygulama saatleri, tanı saati ve tedaviye başlama saati.

Tedavi ve Sonuç

Kaynaklarda belirtildiği üzere, tedavi edilmeyen büyük emboliler hayatı tehdit edebilirken; erken tanı ve uygun pıhtı önleyici tedaviyle çoğu hasta iyi sonuçlar alır.

Bu cümle, nedensellik sorusunun temelini oluşturur: tanı zamanında konsaydı ve tedavi başlansaydı sonuç ne olurdu?

Ayrıca tekrarlama boyutu vardır: altta yatan risk faktörleri devam ediyorsa veya tedavi yetersiz kalırsa tablo tekrarlayabilir; bu nedenle uzun süreli takip önemlidir. Takip sağlanmaması ayrı bir kusur başlığı oluşturabilir.

Nedensellik Sorusu

Bu dosyalarda soru iki eksende ayrı ayrı kurulur:

  1. Önleme ekseninde: hastanın risk düzeyi neydi, hangi profilaksi uygulanmalıydı ve uygulansaydı emboli gelişir miydi?
  2. Tanıma ekseninde: emboli hangi saatte tanınabilirdi, o saatte tedavi başlasaydı sonuç ne olurdu?

İki eksende de kusur bulunması hâlinde kusur oranları ayrı ayrı belirlenir. Hesabın kurulması için: malpraktiste tazminat nasıl hesaplanır?

Acil Servis ve Kardiyoloji Ekseni

Bu dosyalar sıklıkla acil servis dosyasıyla iç içedir; göğüs ağrısıyla başvuran hastada ayırıcı tanının kurulup kurulmadığı denetlenir. Kalp krizi dosyalarındaki yapıyla birlikte değerlendirilmelidir: kalp krizi tanısının atlanması: EKG, troponin ve gözlem ve acil serviste malpraktis.

Dilekçe Örneği 1 — Kayıtların Celbi

[ … ] MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİ’NE
(İdare Mahkemesi / Tüketici Mahkemesi)

DOSYA NO: 20…/…… E.

DAVACILAR VEKİLİ: Av. [Ad Soyad]

KONU: Kayıtların celbi talebimizdir.

AÇIKLAMALAR:

1. [Müvekkil / müteveffa]ya …/…/20… tarihinde [ameliyat] uygulanmış (veya) …/…/20… tarihinde [şikâyet] ile başvurmuş; sonrasında pulmoner emboli tablosu gelişmiştir.

2. CELBİ İSTENEN KAYITLAR.

a) Önleme ekseni
i. Ameliyat öncesi ve sonrası pıhtı riski değerlendirmesine ilişkin kayıtlar,
ii. Uygulanan pıhtı önleyici tedavi; ilaç adı, dozu, başlama tarihi ve süresi,
iii. Uygulanmadıysa gerekçesine ilişkin kayıt,
iv. Varsa basınçlı çorap gibi mekanik önlemlere ilişkin kayıtlar,
v. Erken hareketlendirmeye ilişkin kayıtlar; hasta hangi gün ayağa kaldırılmış,
vi. Yatış süresi ve hareketsizlik dönemine ilişkin gözlem notları,
vii. Kurumun bu konudaki yazılı düzenlemeleri.

b) Tanıma ekseni
viii. Şikâyetin ilk kayda geçtiği saat ve içeriği,
ix. O andaki vital bulgular; nabız, solunum sayısı, tansiyon ve oksijen ölçümü,
x. Alınan öykü; yakın zamanda cerrahi, hareketsizlik, kanser ve önceki pıhtı öyküsünün sorgulandığına dair kayıt,
xi. Klinik olasılık değerlendirmesi yapılıp yapılmadığı; yapıldıysa sonucu,
xii. Yapılan kan testleri; istem ve sonuç saatleri,
xiii. EKG ve akciğer grafisi; saatleri,
xiv. Görüntüleme istem, uygulama ve rapor saatleri; ham görüntüler,
xv. Ekokardiyografi yapılıp yapılmadığı,
xvi. Konsültasyon istem ve cevapları ile saatleri.

c) Tedavi ve sonrası
xvii. Tanı saati ve tedaviye başlama saati,
xviii. Uygulanan tedavi ve dozları,
xix. (Taburcu edilmişse) Taburculuk formu ve o andaki bulgular,
xx. Sonraki başvurular ve saatleri,
xxi. Taburculukta verilen takip planı,
xxii. (Ölüm hâlinde) Ölüm belgesi ve varsa otopsi raporu.

3. Kayıtların sisteme giriş saatlerine ilişkin log kayıtlarının ayrıca sorulmasını talep ederiz.

SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda sayılan kayıtların CELBİNE karar verilmesini saygılarımızla talep ederiz. …/…/20…

Davacılar Vekili
Av. [Ad Soyad]
(imza)

Dilekçe Örneği 2 — İki Eksende Kusur Beyanı

[ … ] MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİ’NE

DOSYA NO: 20…/…… E.

DAVACILAR VEKİLİ: Av. [Ad Soyad]

KONU: Kusur iddialarımız ve bilirkişiye sorulmasını talep ettiğimiz hususlardır.

AÇIKLAMALAR:

1. İDDİAMIZ İKİ EKSENLİDİR. Bu dosyada iki ayrı sorumluluk alanı bulunmaktadır: embolinin önlenmemesi ve zamanında tanınmaması. Cerrahi sonrası pıhtı önleyici tedavinin uygulanmaması veya yetersiz dozda uygulanması, tanı gecikmesinden farklı ve bağımsız bir ihmal gerekçesi oluşturmaktadır.

2. ÖNLEME EKSENİNDEKİ İDDİALARIMIZ.

a) Risk değerlendirmesi yapılmamıştır. Müvekkilin [ameliyat / hareketsizlik / kanser / önceki pıhtı öyküsü] gibi risk faktörleri bulunmasına rağmen pıhtı riski değerlendirildiğine dair kayıt yoktur.

b) Profilaksi uygulanmamıştır. Risk faktörü bulunan hastalarda önleyici pıhtı önleyici tedavi riski azaltır. Somut olayda tedavi [hiç uygulanmamış / yetersiz dozda uygulanmıştır].

c) Erken hareketlendirme sağlanmamıştır. Ameliyat sonrası erken hareketlendirme korunma yolları arasında sayılmakta olup, müvekkil [ … ] gün boyunca yatakta kalmıştır.

3. TANIMA EKSENİNDEKİ İDDİALARIMIZ.

d) Risk faktörleri gözetilmemiştir. Akut embolinin belirtileri özgül olmadığından, tabloyu yakalayan asıl unsur risk faktörlerinin sorgulanmasıdır. Risk faktörlerinin klinik değerlendirmede gözetilmemesi başlı başına bir kusur oluşturur. Müvekkilin yakın zamanda geçirdiği [cerrahi / hareketsizlik dönemi] öyküsü sorgulanmamıştır.

e) Klinik olasılık değerlendirilmemiştir. Kılavuzlarda önerilen sistematik yaklaşım klinik olasılık değerlendirmesiyle başlar. Risk faktörlerinin varlığına rağmen skorlama yapılmamış; tanı yolunun ilk basamağı atlanmıştır.

f) Test sonucuna dayanılmıştır. Kan testi klinik karar kurallarıyla birlikte değerlendirilir. Klinik olasılığın yüksek olduğu bir hastada tek başına test sonucuna dayanılarak ileri inceleme yapılmaması uygun değildir.

g) Görüntüleme yapılmamıştır. Kesinleştirmede altın standart tomografi ile akciğer damar görüntülemesidir; bu tetkik [hiç istenmemiş / … saat gecikmeyle yapılmıştır].

h) Dolaşım kararsızlığında acil davranılmamıştır. Tansiyon düşüklüğü tablosunda imkân varsa acil görüntüleme yapılması önerilirken, işlem [ … ] saat sonra gerçekleştirilmiştir.

i) Takip sağlanmamıştır. Altta yatan risk faktörleri sürüyorsa tablo tekrarlayabilir; buna rağmen taburculukta takip planı verilmemiştir.

4. BİLİRKİŞİDEN SORULMASINI TALEP ETTİĞİMİZ HUSUSLAR.

(Önleme ekseni)
i. Müvekkilin pıhtı riski hangi düzeydeydi?
ii. Bu risk düzeyinde hangi profilaksi uygulanmalıydı; uygulanmış mıdır?
iii. Uygulanan doz ve süre yeterli midir?
iv. Erken hareketlendirme sağlanmış mıdır?
v. Profilaksi usulüne uygun uygulansaydı emboli gelişir miydi?

(Tanıma ekseni)
vi. Başvuru bulguları emboli şüphesi doğurur nitelikte miydi?
vii. Öyküde hangi risk faktörleri mevcuttu; sorgulanmış mıdır?
viii. Klinik olasılık değerlendirmesi yapılmalı mıydı; yapılmış mıdır?
ix. Kan testi klinik olasılıkla birlikte değerlendirilmiş midir; yaşa uyarlanmış sınır değer gözetilmiş midir?
x. Görüntüleme hangi aşamada istenmeliydi?
xi. Emboli hangi saatte tanınabilirdi?
xii. O saatte tedavi başlasaydı sonuç ne olurdu?
xiii. Kusur her iki eksende ayrı ayrı kimlerde ve hangi oranlardadır?

SONUÇ VE İSTEM: Yukarıdaki hususların sevk yazısına AYNEN DERCİNE ve raporda AYRI AYRI CEVAPLANMASINA karar verilmesini saygılarımızla talep ederiz. …/…/20…

Davacılar Vekili
Av. [Ad Soyad]
(imza)

Dilekçe Örneği 3 — Kurum Tarafında Savunma

[ … ] MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİ’NE

DOSYA NO: 20…/…… E.

DAVALI: [Hastane / İdare] — VEKİLİ: Av. [Ad Soyad]

KONU: Davaya cevaplarımızdır.

AÇIKLAMALAR:

1. PROFİLAKSİ UYGULANMIŞTIR.

a) Davacının pıhtı riski değerlendirilmiş ve kayda geçirilmiştir. (Ek-1)
b) Risk düzeyine uygun pıhtı önleyici tedavi, öngörülen doz ve sürede uygulanmıştır. (Ek-2: tedavi çizelgesi)
c) Erken hareketlendirme sağlanmış ve kayda geçirilmiştir. (Ek-3)
d) Mekanik önlemler uygulanmıştır. (Ek-4)

2. TANI SÜRECİ USULÜNE UYGUNDUR.

e) Davacının öyküsü alınmış; risk faktörleri sorgulanmıştır. (Ek-5)
f) Klinik olasılık değerlendirmesi yapılmıştır. (Ek-6)
g) Gerekli tetkikler istenmiş ve sonuçları değerlendirilmiştir. (Ek-7: istem ve sonuç saatleri)
h) Endikasyon doğduğunda görüntüleme gecikmeksizin yapılmıştır. (Ek-8)

3. BELİRTİLERİN NİTELİĞİ. Akut pulmoner embolinin klinik belirti ve bulguları özgül değildir. Davacının başvuru anındaki yakınmaları [ … ] olup, o aşamada mevcut bulgularla bu tablonun ilk sırada düşünülmesi beklenemezdi.

4. TEDAVİ GECİKMEKSİZİN BAŞLANMIŞTIR. Tanının konulmasından itibaren uygun tedaviye derhâl başlanmıştır. (Ek-9: tanı ve tedavi saatleri)

5. NEDENSELLİK. Sorumluluk için eksikliğin tespiti yeterli olmayıp zararla arasında uygun nedensellik bağı bulunmalıdır. Davacının [altta yatan hastalıkları / risk profili] gözetildiğinde, tablonun profilaksiye rağmen gelişebilecek nitelikte olup olmadığı bilirkişi incelemesiyle ortaya konmalıdır.

SONUÇ VE İSTEM: Davanın REDDİNE; aksi kanaatte kusur ve nedensellik oranları gözetilerek karar verilmesini saygılarımızla talep ederiz. …/…/20…

Davalı Vekili
Av. [Ad Soyad]
(imza)

Kontrol Listesi

  • Pıhtı riski değerlendirmesi yapılmış mı?
  • Profilaksi uygulanmış mı; ilaç, doz ve süre kayıtlı mı?
  • Erken hareketlendirme kaydı var mı?
  • Öyküde risk faktörleri sorgulanmış mı?
  • Klinik olasılık değerlendirmesi yapılmış mı?
  • Kan testi tek başına mı esas alınmış?
  • Yaşa uyarlanmış sınır değer gözetilmiş mi?
  • Görüntülemenin istem, uygulama ve rapor saatleri alındı mı?
  • Dolaşım kararsızlığında acil davranılmış mı?
  • Taburculukta takip planı verilmiş mi?

Sık Yapılan Altı Hata

  1. Tek eksende dava kurmak. Önleme ve tanıma ayrı sorumluluk alanlarıdır.
  2. Profilaksi kayıtlarını istememek. Doz ve süre ayrı ayrı denetlenir.
  3. Belirtilere odaklanmak. Bulgular özgül olmadığından tabloyu risk faktörleri yakalar.
  4. Skorlamayı sormamak. Klinik olasılık değerlendirmesi tanı yolunun ilk basamağıdır.
  5. Test negatifti savunmasını kabullenmek. Kan testi klinik karar kurallarıyla birlikte değerlendirilir.
  6. Takip planını atlamak. Risk faktörleri sürüyorsa tablo tekrarlayabilir.

Profilaksi İhmali ve Tanı Gecikmesi: İki Ayrı Kusur

Emboli dosyalarında iki bağımsız eksen vardır: riskin öngörülüp önlem alınmaması ve tablo geliştikten sonra tanının geciktirilmesi. Her ikisi de aynı ölçüte tabidir.

Uygulanacak hükümler
KonuKuralDayanak
SözleşmeHekim-hasta ilişkisi kural olarak vekâlet sözleşmesidirTBK m.502
Sadakat ve özenVekil, işi vekâlet verenin haklı menfaatlerini gözeterek sadakat ve özenle yürütürTBK m.506/2
Objektif ölçütBenzer alanda iş üstlenen basiretli bir vekilin göstermesi gereken davranış esas alınırTBK m.506/3
Borca aykırılıkBorcun gereği gibi ifa edilmemesinden doğan zarar giderilirTBK m.112
Organizasyonİşletmenin çalışma düzeninin zararı önlemeye elverişli olduğu ispat edilmedikçe sorumluluk sürerTBK m.66/3
İfa yardımcısıBorçlu, borcun ifasında yararlandığı kişilerin fiillerinden sorumludur ve kurtuluş kanıtı getiremezTBK m.116
Bedensel zararTedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücü kaybı ve ekonomik geleceğin sarsılmasıTBK m.54
Ölüm hâliCenaze giderleri, tedavi giderleri ve destekten yoksun kalmaTBK m.53
Kamu hastanesiHizmet kusuru; dava öncesi idareye başvuru zorunludur2577 s.K. m.13

Beşinci satır, profilaksi dosyalarında belirleyicidir: risk değerlendirmesinin yapılmaması ya da yapılıp da önlem kararının kayıtlanmaması, belirli bir hekimin ihmalinden çok kurumun yazılı düzeninin bulunmamasından doğar. Bu iddia ileri sürüldüğünde ispat külfeti kuruma geçer.

Risk değerlendirmesi yazılı değilse, yapılmamış sayılır. Yatan hastada tromboembolik risk skorlamasının yapıldığı, sonucun kaydedildiği ve buna göre bir önlem kararı verildiği dosyada görünmelidir. Kararın ‘profilaksi verilmedi’ yönünde olması tek başına kusur değildir; kusur, kararın hiç verilmemiş ya da gerekçesiz bırakılmış olmasından doğar. Kontrendikasyon varsa bunun da kayıtta yer alması gerekir.

Tanı Zincirinde Zaman Çizelgesi

İkinci eksende dosya, saatlerin karşılaştırılmasıyla kurulur.

Kayıtlardan çıkarılacak veriler
KayıtAlınacak bilgi
BaşvuruGeliş saati ve ilk şikâyetler
Vital bulgularNabız, solunum, satürasyon ölçümleri ve saatleri
Klinik olasılıkSkorlamanın yapılıp yapılmadığı
Laboratuvarİstem, sonuç ve sonucun görüldüğü saatler
Görüntülemeİstem, çekim ve rapor saatleri
Konsültasyonİstem ve yanıt saatleri
TedaviAntikoagülan veya ileri tedavinin başlangıç saati
Yeniden başvuruTaburcu edilmişse ikinci gelişin saati ve bulguları

Sekizinci satır, en sık karşılaşılan tabloyu tarif eder: ilk başvuruda taburcu edilen hastanın kısa süre sonra ağırlaşarak dönmesi. İki başvuru arasındaki kayıtların karşılaştırılması, ilk değerlendirmede hangi bulgunun göz ardı edildiğini doğrudan gösterir.

Acil dosyalarında yöntem için acil serviste tanı gecikmesi rehberimize bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Pulmoner emboli dosyasında kaç ayrı sorumluluk alanı vardır?

İki ayrı alan bulunur: embolinin önlenmemesi ve zamanında tanınmaması. Cerrahi sonrası pıhtı önleyici tedavinin uygulanmaması veya yetersiz dozda uygulanması, tanı gecikmesinden farklı ve bağımsız bir ihmal gerekçesi oluşturur.

Profilaksi ihmali neden ayrı bir başlıktır?

Çünkü bu ihmal, embolinin gelişmesine zemin hazırlar; tanı sürecindeki kusurdan bağımsızdır. Bu nedenle birinci eksende kusur bulunmasa dahi ikinci eksen ayrıca değerlendirilir ve dosya her iki eksende birlikte kurulmalıdır.

Korunma için ne yapılmalıdır?

Uzun yolculuklarda hareket etmek, ameliyat sonrası erken hareketlendirme ve hekim önerisiyle risk faktörü bulunan hastalarda önleyici pıhtı önleyici tedavi riski azaltabilir.

Belirtileri tanımak kolay mı?

Değildir. Akut pulmoner embolinin klinik belirti ve bulguları özgül değildir; çoğu durumda nefes darlığı, göğüs ağrısı, bayılma veya bayılacak gibi olma ya da kanlı balgam yakınmalarında bu tablodan şüphelenilir.

O hâlde tabloyu ne yakalar?

Risk faktörlerinin sorgulanması. Ameliyat sonrası dönem, kanser, gebelik, kalıtsal pıhtılaşma bozuklukları, hareketsizlik ve uzun yolculuklar risk faktörleri arasında sayılır; bunların klinik değerlendirmede gözetilmemesi malpraktis davalarının güçlü dayanaklarından biridir.

Klinik olasılık skorlaması nedir?

Kılavuzlarda önerilen sistematik yaklaşımın ilk basamağıdır. Skorlama; bacakta pıhtı bulguları, kalp hızı, yakın zamanda cerrahi veya hareketsizlik, önceki pıhtı öyküsü, kanlı balgam, aktif kanser ve embolinin alternatif tanılardan daha olası olup olmadığı ölçütlerini içerir.

Skorlama yapılmamışsa bu kusur mudur?

Risk faktörlerinin varlığına rağmen skorlama yapılmaması, klinik şüphenin gereği gibi kurulmadığını gösterir. Ayrıca skorlama sistemlerinin daha kolay uygulanabilir biçimlerinin önerildiği belirtilmektedir.

Kan testi normalse emboli dışlanır mı?

Tek başına dışlanmaz. Kan testi düşük ve orta olasılıklı hastalarda klinik karar kurallarıyla birlikte değerlendirilir; klinik olasılığın yüksek olduğu bir hastada tek başına test sonucuna dayanılarak ileri inceleme yapılmaması uygun değildir.

Sınır değerle ilgili bir özellik var mı?

Kılavuzlarda kan testi için sabit bir sınır değer yerine yaşa göre uyarlanmış sınır değerlerin kullanılması önerilmektedir; bu husus ileri yaştaki hastalarda değerlendirmenin doğruluğu bakımından sorulmalıdır.

Tanı hangi tetkikle kesinleşir?

Kesinleştirmede altın standart yöntem tomografi ile akciğer damar görüntülemesidir. Bazı hastalarda sintigrafi kullanılabilir; ekokardiyografi ise özellikle dolaşımı kararsız hastalarda kalbin sağ tarafındaki yükü değerlendirmede önemli bir tamamlayıcıdır.

Tansiyonu düşük hastada yaklaşım nasıldır?

Tansiyon düşüklüğü veya şok tablosundaki hastalarda imkân varsa acil olarak tomografi ile akciğer damar görüntülemesi yapılması önerilir. Bu hâlde dosyada kısa bir saat çizelgesi çıkarılır.

Tedavi sonrası takip gerekir mi?

Gerekir. Altta yatan risk faktörleri devam ediyorsa veya tedavi yetersiz kalırsa tablo tekrarlayabilir; bu nedenle uzun süreli takip önemlidir ve takibin sağlanmaması ayrı bir kusur başlığı oluşturabilir.

Ameliyat sonrası emboli mi gelişti? İki ayrı eksen incelenmeli.

📞 0554 648 37 15
💬 WhatsApp

İlgili Rehberler

Dayanak Mevzuat

  • 6098 sayılı TBK m. 49 — haksız fiil ve uygun illiyet bağı
  • 6098 sayılı TBK m. 502 vd. — vekâlet sözleşmesi ve özen borcu
  • 6098 sayılı TBK m. 53 — ölüm hâlinde destekten yoksun kalma
  • 6098 sayılı TBK m. 54, 56 — bedensel zararda tazminat kalemleri ve manevi tazminat
  • 6098 sayılı TBK m. 66 — adam çalıştıranın sorumluluğu
  • Hasta Hakları Yönetmeliği — güvenli hizmet ve kayıtlara erişim
  • 2577 sayılı İYUK m. 13 — kamu tarafında tam yargı davası ve süreler
  • 3359 sayılı Kanun Ek m. 18 — sağlık meslek mensuplarında soruşturma izni

Post by Av. Fatma Öztürk