10 Eylül 2026

Muris Muvazaası Davasına Cevap Dilekçesi Örneği 2026 — Davalı Mirasçının Savunması ve Süre Def’i

Muris muvazaası davalarında dikkat neredeyse tamamen davacı tarafa yönelir: mirastan mal kaçırıldığı iddiası, ispat yolları, hangi delillerin toplanacağı. Oysa bu davanın bir de davalısı vardır ve o kişi çoğu zaman mirasbırakanın sağlığında taşınmazı devraldığı için elinde somut bir malvarlığı bulunan mirasçıdır. Kaybedilen dava, o taşınmazın tapusunun iptal edilmesi anlamına gelir.

Davalı tarafın savunması, “ben bedelini ödedim” demekten ibaret olamaz. Muris muvazaası iddiası birkaç unsurun bir arada bulunmasını gerektirir ve savunma, bu unsurlardan hangisinin gerçekleşmediğine odaklandığında sonuç verir. Üstelik davacılar iddialarını çoğu zaman terditli olarak, yani muvazaa kabul edilmezse tenkis talebiyle birlikte ileri sürer; bu da davalıya ikinci bir cephe açar ve orada süre def’i devreye girer. Bu sayfa, davalı mirasçının savunma hatlarını ve örnek cevap dilekçesini 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümleriyle birlikte veriyor. Dosyanız için Hukukçular Evi Ankara’ya 0554 648 37 15 numaralı telefondan ulaşabilirsiniz.

Dava Size Tebliğ Edildi: İlk İki Hafta

Savunmanın en kritik aşaması, dilekçenin yazıldığı an değil sürenin işlemeye başladığı andır. HMK m.127 uyarınca cevap dilekçesi verme süresi, dava dilekçesinin tebliğinden itibaren iki haftadır. Durum ve koşullara göre cevap dilekçesinin bu süre içinde hazırlanmasının çok zor yahut imkânsız olduğu hâllerde hâkim, bir defaya mahsus ve bir ayı geçmemek üzere ek süre verebilir; ek süre talebinin de iki haftalık süre içinde yapılması gerekir.

Süresinde cevap verilmemesi savunmasız kalmak anlamına gelmez; ancak HMK m.128 uyarınca davalı, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılır ve delil bildirme imkânı ciddi biçimde daralır. Muris muvazaası gibi ispatı tanık ve banka kayıtlarına dayanan bir davada bu, dosyanın baştan kaybedilmesi demektir.

İlk itirazlar bakımından da süre kesindir. HMK m.116 ve devamı uyarınca yetki itirazı gibi ilk itirazlar cevap dilekçesinde ileri sürülmelidir; sonradan ileri sürülemez. Muris muvazaası taşınmazın aynına ilişkin olduğundan HMK m.12 uyarınca taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir ve bu husus resen gözetilir.

Savunma tarafında işleyen süreler

İşlemSüreSonuçDayanak
Cevap dilekçesi2 haftaVerilmezse vakıalar inkâr edilmiş sayılırHMK m.127, 128
Ek süre talebi2 hafta içindeBir defaya mahsus, en çok bir ayHMK m.127
İlk itirazlarCevap dilekçesindeSonradan ileri sürülemezHMK m.116-117
Karşı davaCevap dilekçesiyle birlikteSonradan açılamazHMK m.132-133
İkinci cevap dilekçesi2 haftaCevaba cevaba karşılıkHMK m.136
Tenkis talebine süre def’iCevap dilekçesindeHak düşürücü süre resen gözetilirTMK m.571

İddianın Unsurları: Savunma Neye Odaklanmalı?

Muris muvazaası iddiası, 1.4.1974 tarihli ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile şekillenmiş bir yapıya dayanır. İddianın kabulü için mirasbırakanın, mirasçısını miras hakkından yoksun bırakma amacıyla, gerçekte bağışlamak istediği taşınmazı tapuda satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi göstermek suretiyle devretmiş olması aranır.

Bu tanımda üç ayrı unsur vardır ve savunma, hangisinin bulunmadığına göre kurulur. Birincisi görünüşteki işlemin gerçek olmadığı, yani bedelin fiilen ödenmediği. İkincisi gizli işlemin bağışlama olduğu. Üçüncüsü ve çoğu zaman en kırılgan olanı mirasçıdan mal kaçırma saikinin bulunduğu. Bu üç unsurdan birinin çürütülmesi davanın reddi için yeterlidir.

Uygulamada mahkemeler bu unsurları belirli ölçütler üzerinden denetler: mirasbırakanın devri yapmakta haklı ve makul bir sebebinin bulunup bulunmadığı, davalının satış bedelini ödeyebilecek malî gücünün olup olmadığı, gösterilen bedel ile devir tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile mirasbırakan arasındaki kişisel ilişkinin niteliği, ülke ve yörenin gelenekleri ile olayların olağan akışı. Savunma dilekçesinin bu ölçütlerin her birine ayrı ayrı cevap vermesi gerekir.

İddianın unsurları ve karşılık gelen savunma hattı

UnsurDavacının ispatlaması gerekenSavunma hattı
Görünüşteki işlemBedelin ödenmediğiÖdeme kayıtları, kaynak gösterimi, malî güç
Gizli işlemGerçek iradenin bağışlama olduğuDevrin ivazlı olduğu, bakım veya emek karşılığı
Mal kaçırma saikiMirasçıyı yoksun bırakma amacıHaklı ve makul sebep, diğer mirasçılara da yapılan devirler
Aktif husumetMirasçılık sıfatıFeragat, ıskat, yoksunluk veya ret
Dava konusu taşınmazTerekeye ait olduğuDevrin geçerliliği, üçüncü kişinin iyiniyeti

Birinci Savunma: Bedel Gerçekten Ödendi

En doğrudan savunma budur ve ispat yükü fiilen davalıya kayar. Salt “ödedim” beyanı yeterli görülmez; ödemenin kaynağı, zamanı ve biçimi ortaya konmalıdır.

Güçlü delil sıralaması şöyledir: banka havale ve EFT kayıtları, mirasbırakanın hesabına giren tutarın devir tarihiyle örtüşmesi, davalının o tarihteki gelir ve malvarlığı durumu, satılan bir başka mal veya çekilen bir kredi varsa buna ilişkin kayıtlar. Nakit ödeme iddiası tek başına en zayıf konumdur; nakit ödendiyse dahi paranın nereden geldiği ve mirasbırakanın o tutarı ne yaptığı gösterilebilmelidir.

Bedelin düşük gösterilmesi ayrı bir tartışma başlatır. Tapuda gerçek bedelin altında bir rakam yazılması tek başına muvazaa anlamına gelmez; ancak aradaki farkın büyüklüğü, iddianın en çok kullanılan dayanaklarındandır. Bu konudaki ayrım için bedelde muvazaa rehberimize, ispat ölçütlerinin bütünü için muris muvazaasında ispat rehberimize bakabilirsiniz.

İkinci Savunma: Devir İvazlıydı, Bakım ve Emek Karşılığıydı

Devir bedelsiz görünüyorsa dahi, karşılığın para olmak zorunda olmadığı savunması güçlü bir hattır. Mirasbırakana uzun yıllar bakan, hastalığında yanında duran, işletmesini yürüten mirasçıya yapılan devir, bağışlama değil ivazlı bir işlem olarak nitelendirilebilir.

Bu savunmanın en sağlam biçimi, ortada yazılı bir ölünceye kadar bakma sözleşmesi bulunmasıdır. TBK m.611 ve devamında düzenlenen bu sözleşmede bakım borçlusu, bakım alacaklısını ölünceye kadar bakıp gözetmeyi; bakım alacaklısı ise malvarlığını veya bazı malvarlığı değerlerini ona devretmeyi üstlenir. Sözleşme, miras sözleşmesi şeklinde yapılmadıkça geçerli olmaz; yani resmî şekle tabidir.

Yazılı sözleşme yoksa da savunma tümüyle kapanmaz. Fiilen sürdürülen bakım ilişkisi, mirasbırakanın devri yapmakta haklı ve makul bir sebebi bulunduğunu göstermeye hizmet eder ve mal kaçırma saikini zayıflatır. Bu noktada tanık beyanları, sağlık kayıtları, refakat belgeleri ve yapılan harcamalara ilişkin kayıtlar önem taşır. Kurumun işleyişi ve muvazaa ile ilişkisi için ölünceye kadar bakma sözleşmesi ve muris muvazaası rehberimize bakınız.

Üçüncü Savunma: Mal Kaçırma Saiki Yok

Bu, davacıların en az hazırlandığı ve savunmanın en çok kazandığı alandır. Muvazaa iddiasının kabulü için mirasbırakanın mirasçıyı miras hakkından yoksun bırakma amacıyla hareket etmiş olması gerekir. Bu amaç yoksa, devir bağışlama niteliğinde olsa bile muris muvazaası oluşmaz; olsa olsa tenkis veya denkleştirme konusu olur.

Mal kaçırma saikini zayıflatan olgular

OlguNeden önemli
Diğer mirasçılara da devir yapılmış olmasıBelirli bir mirasçıyı yoksun bırakma amacını ortadan kaldırır
Terekede başka malvarlığının kalmış olmasıDavacının payı tümüyle boşa çıkmamıştır
Devrin ölümden çok önce yapılmış olmasıMiras planlaması saikini zayıflatır
Devrin somut bir ihtiyaca dayanmasıTedavi, borç ödeme, işletme devri gibi haklı sebep
Davacının mirasbırakanla ilişkisinin kopuk olmasıDevrin makul sebebini destekler
Devrin aile içinde bilinmesi ve açıkça yapılmasıGizleme iradesini zayıflatır

Bu olguların dilekçede tek tek ve tarih vererek ortaya konması gerekir. Genel ifadelerle yazılmış bir savunma, ispat aşamasında karşılığını bulmaz.

Hakkınızda muris muvazaası davası mı açıldı? Cevap süreniz iki hafta.
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara. Telefon: 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Dördüncü Savunma: Terditli Tenkis Talebine Süre Def’i

Davacılar muvazaa iddiasını çoğunlukla tek başına ileri sürmez; HMK m.111 uyarınca terditli dava açarak, muvazaa kabul edilmezse tenkis talebinde bulunur. Davalı savunması bu ikinci talebi görmezden gelirse, muvazaadan kurtulup tenkisten kaybedebilir.

Burada davalının elindeki en güçlü araç süre def’idir. Muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil davası herhangi bir süreye bağlı değildir; ancak tenkis öyle değildir. TMK m.571 uyarınca tenkis davası açma hakkı, mirasçıların saklı paylarının zedelendiğini öğrendikleri tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde vasiyetnamelerde açılma tarihinin, diğer tasarruflarda mirasın açılması tarihinin üzerinden on yıl geçmekle düşer.

Bu süreler hak düşürücüdür; hâkim tarafından resen dikkate alınır, kesilmez ve durmaz. Devir ölümden çok önce yapılmış ve ölümün üzerinden on yıl geçmişse, tenkis talebi esasa girilmeden reddedilir. Cevap dilekçesinde bu husus açıkça ve tarihleriyle birlikte belirtilmelidir.

İki talebin süre bakımından karşılaştırması

TalepSüreBaşlangıçDayanak
Muris muvazaası (tapu iptali ve tescil)Süreye bağlı değil1.4.1974 t. 1/2 s. İBK
Tenkis1 yılSaklı payın zedelendiğinin öğrenilmesiTMK m.571
Tenkis — azami süre10 yılMirasın açılmasıTMK m.571
DenkleştirmePaylaşma istenebildiği süreceTMK m.669 vd.
Tenkis def’iSüresizTMK m.571

Terditli davanın kurgusu ve harç etkisi için terditli dava rehberimize, tenkis tarafının bütünü için tenkis davası rehberimize bakabilirsiniz.

Beşinci Savunma: Taşınmaz Üçüncü Kişiye Satıldıysa

Davalı, devraldığı taşınmazı sonradan bir başkasına satmışsa tablo değişir ve TMK m.1023 devreye girer: tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak mülkiyet veya bir başka aynî hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımı korunur. Bu hüküm, iyiniyetli üçüncü kişiye karşı tapu iptali istenmesini engeller.

Korumanın sınırı da kanunda yazılıdır. TMK m.1024 uyarınca bir aynî hak yolsuz olarak tescil edilmişse, bunu bilen veya bilmesi gereken üçüncü kişi bu tescile dayanamaz. Yani üçüncü kişinin iyiniyetli olup olmadığı ayrı bir uyuşmazlık konusudur; akrabalık ilişkisi, bedelin piyasa değerinin çok altında olması veya devrin dava açıldıktan sonra yapılması iyiniyeti tartışmalı hâle getirir.

Bu ihtimalde davacının talebi tapu iptalinden tazminata dönüşebilir. Konunun ayrıntısı için üçüncü kişiye satış ve iyiniyet koruması rehberimize bakınız.

Altıncı Savunma: Aktif Husumet ve Sıfat İtirazları

Davacının mirasçılık sıfatını gerçekten taşıyıp taşımadığı çoğu dosyada hiç sorgulanmaz; oysa bu, esasa girilmeden sonuç alınabilecek bir savunmadır.

Aktif husumeti ortadan kaldıran veya sınırlayan hâller

HâlSonuçDayanak
Davacı mirası reddetmişMirasçılık sıfatı yokturTMK m.605-609
Mirastan feragat sözleşmesi imzalamışMirasçılık sıfatı sona ermiştirTMK m.528-530
Mirasçılıktan çıkarılmışPay alamaz, tenkis de isteyemezTMK m.510-511
Mirastan yoksunMirasçı olamazTMK m.578-579
Miras payını devretmişTalep hakkı sınırlanırTMK m.677
Mirasçılık belgesi hatalıİptali istenebilirTMK m.598/3

Bu itirazlar cevap dilekçesinde ileri sürülmeli ve dayanağı belge olarak eklenmelidir. Mirasçılık belgesinde hata bulunduğu düşünülüyorsa, HMK m.132 ve devamı uyarınca cevap dilekçesiyle birlikte karşı dava açılması da değerlendirilebilir.

Cevap Dilekçesi Örneği

Aşağıdaki metin örnek niteliğindedir. Vakıalar, tarihler ve deliller her dosyada yeniden yazılmalı; savunma hatlarından yalnızca dosyada karşılığı bulunanlar kullanılmalıdır.

[…] ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE

DOSYA NO : […] Esas

CEVAP VEREN DAVALI : [Ad Soyad] — T.C. Kimlik No: […] — Adres: […]

VEKİLİ : Av. [Ad Soyad] — Adres: […]

DAVACI : [Ad Soyad] — Adres: […]

KONU : Davaya cevaplarımızın ve karşı delillerimizin sunulmasıdır.

AÇIKLAMALAR

Dava konusu taşınmaz müvekkile ivazlı olarak devredilmiş, bedeli fiilen ödenmiştir. Müteveffa [Ad Soyad], [ada] ada [parsel] parsel sayılı taşınmazı [tarih] tarihinde müvekkile satmıştır. Satış bedeli olan [tutar] TL, [tarih] tarihinde [banka] nezdindeki [numara] numaralı hesaptan müteveffanın [banka] nezdindeki [numara] numaralı hesabına havale edilmiştir. Havale dekontu dilekçemiz ekindedir. Müvekkilin bu ödemeyi yapabilecek malî gücü bulunmaktadır; [tarih] tarihli [taşınmaz/araç] satışına ilişkin kayıtlar ile aynı döneme ait gelir belgeleri de sunulmuştur. Devir, gerçek bir satış işlemidir.

Müteveffanın devri yapmakta haklı ve makul bir sebebi bulunmaktadır. Müteveffa [tarih] tarihinden itibaren [hastalık/durum] nedeniyle bakıma muhtaç hâle gelmiş, bu tarihten vefatına kadar müvekkilin evinde ve onun bakımı altında yaşamıştır. Müvekkil bu dönemde tedavi giderlerini karşılamış, refakatçi olarak hastanede kalmıştır. Hastane kayıtları, refakat belgeleri ve tanık beyanları bu hususu ortaya koyacaktır. Devir, müteveffanın kendisine bakan çocuğuna karşılık verme iradesinin sonucudur.

Mirasçıdan mal kaçırma saiki yoktur. Müteveffa, sağlığında diğer mirasçılara da kazandırmalarda bulunmuştur. Davacıya [tarih] tarihinde [taşınmaz/tutar] devredilmiş, diğer mirasçı [Ad Soyad]’a ise [tarih] tarihinde [taşınmaz] verilmiştir. Ayrıca müteveffanın terekesinde hâlen [taşınmaz/mevduat] bulunmakta olup davacının miras hakkı tümüyle boşa çıkmış değildir. Devrin ölümden [süre] önce ve aile içinde bilinerek yapılmış olması da gizleme iradesinin bulunmadığını göstermektedir.

Terditli tenkis talebi hak düşürücü süre nedeniyle reddedilmelidir. Davacı, muvazaa iddiasının kabul edilmemesi hâlinde tenkis talebinde bulunmuştur. Türk Medeni Kanunu’nun 571. maddesi uyarınca tenkis davası açma hakkı, saklı payın zedelendiğinin öğrenilmesinden başlayarak bir yıl ve her hâlde mirasın açılmasından itibaren on yıl geçmekle düşer. Müteveffa [tarih] tarihinde vefat etmiş, işbu dava [tarih] tarihinde açılmıştır. Aradan geçen süre dikkate alındığında tenkis talebi bakımından hak düşürücü süre dolmuştur. Bu husus hâkim tarafından resen gözetilecektir.

Davacının mirasçılık sıfatı bakımından da inceleme yapılmalıdır. Davacı [tarih] tarihinde [feragat/ret/işlem] yapmış olup bu husus dosyaya sunulan belgelerden anlaşılmaktadır. Aktif husumet ehliyeti bulunmayan davacının davasının bu yönden de reddi gerekir.

HUKUKİ SEBEPLER : 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.510-511, 528-530, 571, 578-579, 598, 605-609, 677, 1023-1024; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.19, m.611 vd.; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.12, 111, 116-117, 127-129, 132-133, 190, 200-202 ve ilgili mevzuat.

DELİLLER : Tapu kaydı ve akit tablosu, banka hesap hareketleri ve havale dekontları, müvekkilin gelir ve malvarlığı kayıtları, hastane kayıtları ve refakat belgeleri, müteveffanın diğer mirasçılara yaptığı devirlere ilişkin tapu kayıtları, mirasçılık belgesi, keşif, bilirkişi incelemesi, tanık beyanı ve her türlü yasal delil.

SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1. Haksız ve dayanaksız davanın reddine,

2. Terditli tenkis talebinin hak düşürücü süre nedeniyle reddine,

3. Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini vekâleten arz ve talep ederiz.

[Tarih]
Davalı Vekili
Av. [Ad Soyad] — İmza

Delil Hazırlığı: Ne Toplanmalı?

Savunma tarafında toplanacak deliller

SavunmaDelilKaynak
Bedel ödendiHavale ve EFT kayıtları, dekontlarBankalar
Ödeme gücü vardıGelir belgesi, satılan mal kayıtları, kredi sözleşmesiSGK, tapu, banka
Bakım ilişkisiHastane kayıtları, refakat belgeleri, tedavi giderleriHastane, SGK
Diğer mirasçılara da devirTapu kayıtları, akit tablolarıTapu müdürlüğü
Terekede mal kaldığıTereke tespiti, tapu ve banka kayıtlarıSulh hukuk, kurumlar
Süre def’iÖlüm tarihi, dava tarihi, devir tarihiNüfus, tapu, dosya
Aktif husumet itirazıFeragat sözleşmesi, ret kararı, vasiyetnameNoter, sulh hukuk

İspat bakımından senetle ispat kuralı da gözetilmelidir: belirli bir tutarı aşan hukuki işlemlerin senetle ispatı gerekir ve tanık dinlenmesi sınırlıdır. Bu kuralın işleyişi için senetle ispat rehberimize bakabilirsiniz.

Yedinci Savunma: Taşınmaza Yapılan Katkı ve Muhdesat

Davalı mirasçı çoğu zaman devraldığı taşınmazı yıllarca kendisi kullanmış, üzerine bina yapmış, onarmış veya değerini artıran harcamalarda bulunmuştur. Bu olgular davanın esasını doğrudan çözmez ama iki ayrı yönden savunmaya katkı verir.

Birincisi, yapılan yatırım işlemin gerçek bir devir olduğu izlenimini güçlendirir. Bağışlandığı ileri sürülen bir taşınmaza yıllarca kaynak aktarılması, tarafların iradesinin görünüşteki işlemden farklı olmadığını destekleyen bir olgudur.

İkincisi, dava kaybedilse dahi yapılan giderler bakımından talep hakkı doğar. TMK m.994 uyarınca iyiniyetli zilyet, geri verme sırasında şeyi elinde bulundurmaktan doğan zorunlu ve yararlı giderlerin ödenmesini isteyebilir. Taşınmaz üzerindeki yapı davalı tarafından meydana getirilmişse, muhdesatın aidiyetinin tespiti ayrı bir talep konusu olur ve paylaşım aşamasında yapının bedelinin davalıya ödenmesi gündeme gelir.

Katkı ve muhdesat savunmasında öne sürülecek olgular

OlguBelgesiHukuki sonucu
Taşınmaz üzerine yapı yapılmasıRuhsat, proje, yapı kayıt belgesi, faturalarMuhdesat aidiyetinin tespiti talebi
Onarım ve tadilat giderleriFatura, sözleşme, ödeme kayıtlarıZorunlu ve yararlı giderlerin iadesi
Vergi ve aidat ödemeleriBelediye ve yönetim kayıtlarıZorunlu gider niteliği
Uzun süreli fiilî kullanımAbonelik kayıtları, tanıkDevrin gerçekliğini destekler
Taşınmazın değerini artıran yatırımBilirkişi incelemesiDeğer artışı bakımından talep

Muhdesat iddiası öne sürülecekse bunun cevap dilekçesinde açıkça belirtilmesi ve gerekiyorsa karşı dava yoluyla ileri sürülmesi gerekir. Kurumun işleyişi için muhdesat aidiyetinin tespiti rehberimize bakabilirsiniz.

Dava Kaybedilirse Ne Olur?

Savunma kurgulanırken en kötü ihtimalin sonuçlarının da hesaplanması gerekir. Muvazaa iddiası kabul edilirse tapu iptal edilir ve taşınmaz terekeye döner; davalı, o taşınmaz üzerindeki mülkiyetini kaybeder. Ancak sonuçlar bununla sınırlı değildir.

Davacı, tapu iptali talebine ecrimisil talebini de eklemişse, davalının taşınmazı kullandığı dönem için kullanım karşılığı ödemesi gündeme gelir. Bu talep bakımından mirasçılar arası ecrimisilin kendine özgü şartları uygulanır; ayrıntı için mirasçılar arasında ecrimisil rehberimize bakınız.

Buna karşılık davalının elinde de talepler kalır: ödediğini ispatladığı bedelin iadesi, taşınmaza yaptığı zorunlu ve yararlı giderler ve varsa muhdesatın bedeli. Bu talepler karşılıklı mahsuba konu olabileceğinden, savunma dilekçesinde baştan gündeme getirilmelidir.

Karar aleyhe çıkarsa kanun yolu aşamasına geçilir. İstinaf başvuru süresi kararın tebliğinden itibaren iki haftadır ve bu süre kesindir. Kanun yolu aşamasının işleyişi için miras davasında istinaf ve temyiz rehberimize bakabilirsiniz.

Karar aleyhe çıkarsa doğan sonuçlar ve karşı talepler

SonuçDavalı açısındanKarşı talep imkânı
Tapunun iptali ve tescilMülkiyet kaybıÖdenen bedelin iadesi
Ecrimisile hükmedilmesiGeçmiş dönem kullanım bedeliYapılan giderlerle mahsup
Yargılama giderleriHaksız çıkan tarafa yüklenirKısmen kabulde oranlama
Karşı taraf vekâlet ücretiTarifeye göre ödenir
Yapılan yatırımlarTaşınmazla birlikte geçerZorunlu ve yararlı giderler, muhdesat bedeli
Kanun yoluİstinaf süresi tebliğden 2 haftaSüre kesindir

Savunmada Sık Yapılan Hatalar

İki haftalık süreyi kaçırmak. HMK m.128 uyarınca cevap verilmezse vakıaların tamamı inkâr edilmiş sayılır ve delil bildirme imkânı daralır. Muvazaa dosyalarında bu, savunmanın fiilen çökmesi demektir.

Yetki itirazını sonraya bırakmak. İlk itirazlar cevap dilekçesinde ileri sürülmelidir; sonradan ileri sürülemez.

Terditli tenkis talebini görmemek. Muvazaadan kurtulan davalı, savunmasız bıraktığı tenkis talebinden kaybedebilir. Süre def’i mutlaka cevap dilekçesine yazılmalıdır.

Yalnızca “bedeli ödedim” demek. Beyan tek başına yeterli değildir; ödemenin kaynağı, tarihi ve biçimi belgelenmelidir. Nakit ödeme iddiası en zayıf konumdur.

Bakım ilişkisini belgelememek. Fiilen sürdürülmüş bakım, hastane kayıtları ve tanık beyanlarıyla desteklenmezse savunmaya katkı vermez.

Diğer devirleri gündeme getirmemek. Müteveffanın diğer mirasçılara da kazandırmada bulunmuş olması, mal kaçırma saikini zayıflatan en etkili olgudur ve çoğu dosyada hiç ileri sürülmez.

Karşı dava imkânını kaçırmak. Mirasçılık belgesinin iptali veya bir başka talep düşünülüyorsa, HMK m.132 uyarınca karşı dava cevap dilekçesiyle birlikte açılmalıdır.

Muris muvazaası, tenkis ve tapu iptali davalarında savunma dosyanızı birlikte kuralım.
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara. Telefon: 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar

Örnek cevap dilekçesi şablon niteliğindedir. Savunma hatlarından yalnızca dosyada fiilen karşılığı bulunanlar kullanılmalı; karşılığı olmayan bir savunmanın ileri sürülmesi güvenilirliği zedeler. Vakıalar, tarihler ve deliller her dosyada yeniden düzenlenmelidir.

Sıkça Sorulan Sorular

Muris muvazaası davasına cevap süresi ne kadar?

HMK m.127 uyarınca dava dilekçesinin tebliğinden itibaren iki haftadır. Hazırlanmasının çok zor veya imkânsız olduğu hâllerde hâkim bir defaya mahsus ve bir ayı geçmemek üzere ek süre verebilir; ek süre talebinin de iki hafta içinde yapılması gerekir.

Cevap vermezsem ne olur?

HMK m.128 uyarınca davacının ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılırsınız ve delil bildirme imkânınız daralır. Muvazaa davalarında ispat tanık ve banka kayıtlarına dayandığından bu, savunmanın fiilen çökmesi anlamına gelir.

Bedeli nakit ödedim, ispatlayabilir miyim?

Zor ama imkânsız değildir. Nakit ödeme iddiasında paranın kaynağının gösterilmesi gerekir: aynı döneme ait bir satış, kredi kullanımı veya birikim kaydı. Ayrıca müteveffanın o tutarı ne yaptığına ilişkin izler de savunmayı güçlendirir. Banka kanalıyla yapılan ödeme her zaman çok daha güçlüdür.

Babama ben baktım, bu savunma işe yarar mı?

Yarar. Devrin bakım ve emek karşılığı yapıldığı savunması, işlemin ivazlı olduğunu ve müteveffanın devri yapmakta haklı bir sebebi bulunduğunu gösterir. Yazılı bir ölünceye kadar bakma sözleşmesi varsa savunma çok daha güçlüdür; yoksa hastane kayıtları, refakat belgeleri ve tanık beyanlarıyla desteklenmelidir.

Ölünceye kadar bakma sözleşmesi nasıl yapılmalıydı?

TBK m.611 ve devamında düzenlenen bu sözleşme, miras sözleşmesi şeklinde yapılmadıkça geçerli olmaz; yani resmî şekle tabidir. Adi yazılı olarak düzenlenmiş bir metin geçerli sayılmaz, ancak fiilî bakım ilişkisinin varlığını göstermeye hizmet edebilir.

Müteveffa diğer çocuklarına da mal vermişti, bu önemli mi?

Çok önemlidir. Muvazaa iddiasının kabulü için mirasçıyı miras hakkından yoksun bırakma amacı aranır. Müteveffanın diğer mirasçılara da kazandırmada bulunmuş olması bu amacı zayıflatan en etkili olgudur ve uygulamada çoğu dosyada hiç ileri sürülmez.

Muris muvazaası davasında zamanaşımı var mı?

Muvazaaya dayalı tapu iptali ve tescil davası süreye bağlı değildir. Ancak davacılar genellikle terditli olarak tenkis de talep eder ve tenkis TMK m.571 uyarınca bir yıllık ve on yıllık hak düşürücü sürelere tabidir. Savunmada bu ayrımın yapılması gerekir.

Tenkis talebine karşı süre def’i nasıl ileri sürülür?

Cevap dilekçesinde, ölüm tarihi ile dava tarihi açıkça belirtilerek TMK m.571’deki sürelerin dolduğu ileri sürülür. Bu süreler hak düşürücü nitelikte olduğundan hâkim tarafından resen dikkate alınır; yine de dilekçede tarihleriyle gösterilmesi yerinde olur.

Taşınmazı sattım, dava yine de açılabilir mi?

Açılabilir; ancak TMK m.1023 uyarınca tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak hak kazanan üçüncü kişinin kazanımı korunur. TMK m.1024 uyarınca yolsuz tescili bilen veya bilmesi gereken üçüncü kişi bu tescile dayanamaz. Üçüncü kişinin iyiniyeti tartışmalıysa talep tazminata dönüşebilir.

Davacının mirasçı olmadığını ileri sürebilir miyim?

Sürebilirsiniz. Davacı mirası reddetmiş, mirastan feragat etmiş, mirasçılıktan çıkarılmış veya mirastan yoksun ise aktif husumet ehliyeti bulunmaz. Bu itiraz cevap dilekçesinde ileri sürülmeli ve dayanağı belge eklenmelidir.

Yetki itirazını sonradan yapabilir miyim?

Yapamazsınız. HMK m.116 ve devamı uyarınca ilk itirazlar cevap dilekçesinde ileri sürülür; sonradan ileri sürülemez. Ayrıca muris muvazaası taşınmazın aynına ilişkin olduğundan HMK m.12 uyarınca taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir.

Karşı dava açabilir miyim?

Açabilirsiniz; ancak HMK m.132 ve devamı uyarınca karşı davanın cevap dilekçesiyle birlikte açılması gerekir. Mirasçılık belgesinin iptali veya kendi alacak talepleriniz varsa bu imkân değerlendirilmelidir.

Tapuda düşük bedel gösterilmişti, bu aleyhime mi?

Tek başına muvazaa anlamına gelmez; uygulamada yaygın bir durumdur. Ancak gösterilen bedel ile devir tarihindeki gerçek değer arasındaki farkın büyüklüğü iddianın dayanaklarından biridir. Savunmada gerçek bedelin ödendiğinin banka kayıtlarıyla gösterilmesi bu itirazı büyük ölçüde karşılar.

Devrin ölümden çok önce yapılmış olması lehime mi?

Lehinizedir. Devir ile ölüm arasındaki sürenin uzunluğu, işlemin miras planlaması saikiyle yapılmadığını gösteren olgulardandır. Ayrıca ölümden itibaren on yıl geçmişse terditli tenkis talebi bakımından da hak düşürücü süre dolmuş olur.

Hangi delilleri toplamalıyım?

Banka havale ve dekont kayıtları, kendi gelir ve malvarlığı belgeleriniz, müteveffanın bakımına ilişkin hastane ve refakat kayıtları, müteveffanın diğer mirasçılara yaptığı devirlere ilişkin tapu kayıtları, terekede kalan malvarlığına ilişkin belgeler ve tanık listesi. Süre def’i için ölüm ve dava tarihleri de belgelenmelidir.

Taşınmaza ben bina yaptım, hakkım ne olur?

Yapı sizin tarafınızdan meydana getirilmişse muhdesatın aidiyetinin tespiti talep edilebilir ve paylaşım aşamasında yapının bedelinin size ödenmesi gündeme gelir. Ayrıca TMK m.994 uyarınca iyiniyetli zilyet, geri verme sırasında zorunlu ve yararlı giderlerin ödenmesini isteyebilir. Bu talepler cevap dilekçesinde açıkça belirtilmelidir.

Davayı kaybedersem ödediğim bedeli geri alabilir miyim?

Ödemeyi ispatlayabildiğiniz ölçüde iade talebiniz doğar. Ayrıca taşınmaza yaptığınız zorunlu ve yararlı giderler ile varsa muhdesat bedeli de talep edilebilir. Bu kalemler karşılıklı mahsuba konu olabileceğinden savunmanın başında gündeme getirilmelidir.

Aleyhime karar çıkarsa istinaf süresi ne kadar?

Kararın tebliğinden itibaren iki haftadır ve bu süre kesindir. Gerekçeli kararın tebliğini beklerken sürenin kaçırılmaması için tebligat takibinin yapılması gerekir.


Post by Av. Fatma Öztürk