Memnu Hakların İadesi: Meslek Yasağını Kaldırmanın Yolu (5352 m.13/A)
26 Ağustos 2026

Memnu Hakların İadesi: Meslek Yasağını Kaldırmanın Yolu (5352 m.13/A)

📜 Dayanak Mevzuat

Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

  • 5352 sayılı Kanun m.13/A — Yasaklanmış hakların geri verilmesi
  • 5352 sayılı Kanun m.13/A – infaz şartı — Mahkûm olunan cezanın tamamen infaz edilmiş olması
  • 5352 sayılı Kanun m.13/A – süre şartı — Cezanın infazının tamamlandığı tarihten itibaren üç yıl geçmiş olması
  • 5352 sayılı Kanun m.13/A – iyi hâl şartı — Kişinin hayatını iyi hâlli olarak sürdürdüğü konusunda mahkemede kanaat oluşması
  • 5237 sayılı TCK m.53 — Belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma
  • 5237 sayılı TCK m.53/5 ve m.53/6 — Saklı tutulan hâller
  • 5352 sayılı Kanun – kayıt — Memnu hakların iadesine ilişkin karar kesinleşmesi hâlinde adli sicil arşivine kaydedilir
  • 5237 sayılı TCK m.188 ve m.191 — Uyuşturucu suçları

Siloda pek çok yazı bir engeli anlatır: memuriyet, avukatlık, silah ruhsatı, özel güvenlik, vatandaşlık. Bu yazı ise o engelleri kaldırmanın yolunu anlatır. Cezanın infazı bittiğinde TCK m.53’teki yoksunluklar kalkar; ancak özel kanunlardaki yasaklar kendiliğinden kalkmaz.

Neden Böyle Bir Kuruma İhtiyaç Var?

Bu sorunun cevabı, iki mevzuat katmanı arasındaki boşlukta yatar.

Yürürlükteki TCK, cezanın infazı ile birlikte kişinin yasaklanmış haklarını geri kazanacağını belirtir. Ancak TCK dışındaki bazı özel kanunlar, hükümlünün mahkûmiyet nedeniyle bazı hakları kullanmasını engelleyen hükümler taşır.

Öğretide bu durum açıkça ifade edilmektedir: hükümlünün TCK’ya göre cezası infaz edildiği hâlde; avukatlık, milletvekilliği, mali müşavirlik, devlet memurluğu gibi meslekleri yapması ilgili mesleklerin özel kanunlarıyla yasaklanmıştır.

KatmanNe olurSonuç
TCK m.53 yoksunluklarıİnfaz tamamlanınca kendiliğinden kalkarEk işlem gerekmez
Özel kanunlardaki yasaklarKendiliğinden kalkmazAyrıca karar gerekir
Memnu hakların iadesiMahkeme kararıyla kaldırılırGeleceğe dönük etki
Adli sicil silinmesiAyrı bir kurumdurİade kararının yerine geçmez

İkinci satır bu yazının varlık sebebidir. Silodaki yazılarda görülen engellerin önemli bölümü özel kanunlardan kaynaklanır ve cezanın infazıyla ortadan kalkmaz.

Dördüncü satır ise sıkça karıştırılan bir husustur. Memnu hakların iadesi bağımsız bir yargısal mekanizma olup hakkın ileriye dönük kazanılmasını sağlar; bu nedenle adli sicil silinmesi yapılmış olsa bile iade kararı aranır.

Hangi Yasaklar Kalkar?

Kurumun kapsamı geniştir ve yalnızca belirli kanunlarla sınırlı değildir.

Yargı kararlarında bu husus vurgulanmıştır: yasaklanmış haklar, sadece ceza kanunlarında öngörülen hak yoksunlukları ve ehliyetsizlikler olmayıp, bu kanunların dışındaki kanunların belli suçlardan dolayı veya belli bir cezaya mahkûmiyete bağladığı hak yoksunluklarını da ifade eder.

AlanYasağın kaynağı
Devlet memurluğu657 sayılı Kanun
Avukatlık1136 sayılı Kanun
Mali müşavirlikİlgili meslek kanunu
Milletvekilliğiİlgili düzenlemeler
Kamu hizmetlerinden yasaklılıkÇeşitli kanunlar
Seçme veya seçilme hakkıİlgili düzenlemeler
Sürücü belgesinin geri alınmasıİlgili mevzuat
Meslek ve sanatın tatiliİlgili mevzuat

Öğretide, ister eski ceza kanunundan isterse özel bir yasadan kaynaklansın; amme hizmetlerinden yasaklanma, memuriyetten mahrumiyet, seçme veya seçilme hakkından yoksun kılınma, yasal kısıtlılık altında bulundurulma, sürücü belgesinin geri alınması ve meslek ile sanatın tatili gibi yoksunlukların bu kurumla giderilebileceği belirtilmektedir.

Ayrıca yargı kararlarında, mahkûmiyet sonucu kaybedilen tüm hakların memnu hakların iadesi yoluyla kazanılabileceği; zira bu kurumun kabul ediliş amacının mahkûmiyet sonucu kaybedilen kanuni durumu kişiye iade etmek olduğu vurgulanmıştır.

Önemli bir tespit daha bulunmaktadır: mahkûmiyet kararında herhangi bir hak kaybından bahsedilmemiş olsa dahi, başka kanunlardan doğan yoksunluklar bakımından bu yola başvurulabilir.

Üç Şart Birlikte Aranıyor

5352 sayılı Kanun m.13/A, başvuru için üç şartı bir arada aramaktadır. Bunlardan birinin eksikliği talebin reddine yol açar.

ŞartİçerikDikkat
1. Cezanın tamamen infazıMahkûm olunan cezanın tamamen infaz edilmiş olmasıKoşullu salıverilme yeterli değildir
2. Üç yıl geçmesiİnfazın tamamlandığı tarihten itibaren üç yılSüre infaz bitiminden işler
3. İyi hâl kanaatiHayatını iyi hâlli sürdürdüğü konusunda mahkemede kanaatYeni suç işlenmemiş olmalı

Birinci şart en çok yanılgıya yol açan husustur. Öğretide açıkça belirtildiği üzere, kişinin koşullu salıverilmeden yararlanarak erken tahliye olması cezasını tamamen infaz ettiği anlamına gelmez.

İnfazın ne zaman tamamlanmış sayılacağı şöyle belirlenir: kişi koşullu olarak salıverilmişse öngörülen koşul ve sürenin sonunda; denetimli serbestlikten faydalanarak tahliye olmuşsa denetim süresinin sonunda cezasını tamamen infaz etmiş sayılır.

Bunun pratik anlamı şudur: cezaevinde geçen süre ile dışarıdaki denetim süresi birlikte hesaplanır ve toplam ceza süresi dolduğunda infaz tamamlanır. Üç yıllık süre ancak bu tarihten sonra işlemeye başlar.

Silodaki müddetname yazısında görüldüğü üzere, hak ederek tahliye tarihi müddetnamede gösterilir; başvuru hesabı bu tarih üzerinden yapılmalıdır.

Cezanızın infazı tamamlandıysa, meslek yasağının kaldırılması için bize ulaşın.

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp

Uyuşturucu Dosyalarında Neden Önemli?

Bu kurum, silodaki pek çok yazının doğal devamıdır ve uyuşturucu hükümlüleri bakımından özel önem taşır.

Silodaki yazılarda görüldüğü üzere uyuşturucu mahkûmiyeti; memuriyet, avukatlık, silah ruhsatı, özel güvenlik görevliliği, kamu ihalesi ve pek çok alanda engel doğurur. Bu engellerin önemli bölümü özel kanunlardan kaynaklanır.

AlanEngelin kaynağıİade kararı etkili olabilir mi?
Devlet memurluğu657 sayılı KanunDeğerlendirilebilir
Avukatlık1136 sayılı KanunDeğerlendirilebilir
Özel güvenlik5188 sayılı KanunSomut olayda incelenmeli
Silah ruhsatıİlgili mevzuatSomut olayda incelenmeli
Kamu ihalesi4734 sayılı KanunSomut olayda incelenmeli
Meslek ve sanat icrasıİlgili meslek kanunlarıDeğerlendirilebilir

Her alanın kendi mevzuatı bulunduğundan, iade kararının o alandaki engeli kaldırıp kaldırmayacağı somut olayda ayrıca değerlendirilmelidir. Bazı kanunlar affa uğramış olsa bile engelin devam edeceğini öngörmüş olabilir; silodaki ilgili yazılarda bu hâller ele alınmıştır.

Buna karşılık genel kural, kararın kesinleşmesi hâlinde kişinin özel kanunlarda öngörülen hak yoksunluklarının geleceğe dönük olarak ortadan kalkmasıdır.

Kapsam Tartışması

Uygulamada bazı mahkemelerin talebi dar yorumladığı görülmektedir; ancak yargı kararları bu yorumu düzeltmiştir.

Bir kararda mahkeme, talebi “TCK’da düzenlenen suçlar bu kapsama girmez” gerekçesiyle reddetmiş; Yargıtay ise 13/A maddesinin yalnızca özel kanunlara özgü suçları değil, TCK kapsamındaki suçları da kapsadığını vurgulamıştır.

Aynı yönde, süresiz hak yoksunluklarının memnu hakların iadesi yoluyla kaldırılmasının mümkün olduğu belirtilerek aksi yöndeki yerel mahkeme kararları hukuka aykırı bulunmuştur.

Ret gerekçesiDeğerlendirme
“TCK suçları kapsam dışı”Yargı kararlarında reddedilmiştir
“Süresiz yoksunluk kaldırılamaz”Kaldırılabileceği kabul edilmiştir
“Hükümde hak kaybı yazmıyor”Başka kanunlardan doğan yoksunluklar için başvurulabilir
“Sicil silindi, gerek yok”İade kararı ayrıca aranır
Şartların eksikliğiHaklı ret sebebidir

İlk dört satır, haksız ret kararlarına karşı ileri sürülebilecek argümanlardır. Bu nedenle ret kararının gerekçesi dikkatle incelenmeli ve kanun yoluna başvurulup başvurulmayacağı değerlendirilmelidir.

Kararın İkinci Değeri: Arşiv Kaydı Takvimi

Bu kurumun bilinen işlevi, mevcut bir hak yoksunluğunu gidermektir. Ancak kararın ikinci ve çoğu zaman gözden kaçan bir sonucu daha vardır: arşiv kaydının ne zaman tamamen silineceğini değiştirir.

5352 sayılı Kanun m.12. Arşiv bilgileri, maddede sayılan hâllerde tamamen silinir. Bu hâller mahkûmiyetin türüne göre farklılaşır.

5352 m.12 — Arşiv Bilgilerinin Silinmesi

HâlSüre
İlgilinin ölümüDerhâl silinir
Anayasa’nın 76 ncı maddesi ile TCK dışındaki kanunlarda hak yoksunluğuna neden olan mahkûmiyetler — karar alınmışsaKaydın arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren on beş yıl
Aynı mahkûmiyetler — karar alınmamışsaAynı tarihten itibaren otuz yıl
Diğer mahkûmiyetlerKaydın arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren beş yıl
Fiilin kanunla suç olmaktan çıkarılmasıAdli sicil ve arşiv kayıtları talep aranmaksızın tamamen silinir

İkinci ve üçüncü satırlar arasındaki fark, bu yola başvurmanın tek başına gerekçesidir. Yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı alınmışsa arşiv kaydı on beş yılda, alınmamışsa otuz yılda silinir. Yani karar, bekleme süresini yarıya indirir. Bu nedenle mevcut bir başvurusu bulunmayan, yani şu an belirli bir mesleğe girmek istemeyen kişiler bakımından bile bu yol değerlidir: karar alınmadığı takdirde kaydın tamamen silinmesi için beklenecek süre iki katına çıkar.

Dördüncü satır ise kapsam ayrımını gösterir. On beş ve otuz yıllık süreler, yalnızca TCK dışındaki kanunlarda hak yoksunluğuna neden olan mahkûmiyetler bakımından işler. Böyle bir yoksunluk doğurmayan mahkûmiyetlerde arşiv kaydı zaten beş yılda silinir ve bu yola başvurmaya gerek kalmaz. Bu nedenle başvurudan önce yapılacak ilk iş, mahkûmiyetin hangi kanunda hangi yoksunluğu doğurduğunun belirlenmesidir. Örneğin özel güvenlik alanındaki engel bu kapsamdadır; ayrıntısı için uyuşturucu kaydı ve özel güvenlik görevliliği yazımıza bakılabilir.

Sürenin başlangıcı: iki ayrı tarih

Bu kurumda iki ayrı süre ve iki ayrı başlangıç noktası bulunur; karıştırılmaları sık görülür. Başvuru için aranan üç yıllık süre, mahkûm olunan cezanın infazının tamamlandığı tarihten işlemeye başlar. Buna karşılık arşiv kaydının silinmesine ilişkin on beş ve otuz yıllık süreler, kaydın arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten işler. Bu iki tarih çoğu zaman birbirine yakın olsa da aynı değildir. Bu nedenle dilekçede üç yıllık sürenin dolduğu, infaz evrakıyla; arşiv takviminin durumu ise güncel arşiv kaydıyla ayrı ayrı gösterilmelidir.

Masraflar bakımından da açık bir kural vardır: bu yola başvurulması nedeniyle oluşan bütün masraflar hükümlü tarafından karşılanır. Bu, başvurunun harçsız veya gidersiz olmadığı anlamına gelir; ancak tutar, elde edilecek sonuçla — özellikle on beş yıllık kısalma ile — karşılaştırıldığında belirleyici bir engel oluşturmaz. Talep reddedilse dahi şartlar sonradan oluştuğunda yeniden başvurulabileceğinden, erken bir başvuru denemesi kalıcı bir kayıp doğurmaz.

Bu yolun ulaşamadığı iki alan

Kanun, bu kuruma iki açık sınır çizmiştir ve dilekçe hazırlanırken bunların bilinmesi, gerçekçi bir beklenti kurulmasını sağlar.

Birincisi kapsam sınırıdır. Bu yol, Türk Ceza Kanunu dışındaki kanunların mahkûmiyete bağladığı hak yoksunlukları için düzenlenmiştir. Türk Ceza Kanunu’nun kendi içindeki hak yoksunlukları bakımından ayrı bir rejim geçerlidir ve bunlar kural olarak cezanın infazının tamamlanmasıyla kendiliğinden sona erer. İkincisi, maddede açıkça saklı tutulan hâllerdir: Türk Ceza Kanunu’nun 53 üncü maddesinin beşinci ve altıncı fıkralarında düzenlenen yasaklamalar bu yolun dışında bırakılmıştır. Bu fıkralar; hak ve yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenen suçlarda infazdan sonra işlemek üzere hükmedilen yasaklama ile meslek veya sanatın gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılıktan doğan taksirli suçlarda hükmedilen yasaklama ve sürücü belgesinin geri alınmasına ilişkindir.

Bunun dilekçeye yansıması şudur: talep edilen yoksunluğun hangi kanundan doğduğu ve saklı tutulan fıkralar kapsamında olup olmadığı açıkça gösterilmelidir. Hükümde ayrıca bir meslek yasağına hükmedilmişse, bu yasak bu yolla değil kendi süresinin dolmasıyla sona erer; talep bu kısım bakımından sonuçsuz kalır. Buna karşılık aynı hükümden doğan ve özel bir kanunun öngördüğü yoksunluk bakımından talep sonuç verebilir. Bu iki katmanın dilekçede ayrı ayrı ele alınması, talebin tümden reddedilmesini önler.

Arşiv kaydını kimler görebilir?

Arşiv kaydı silinene kadar tamamen gizli değildir; kanun kimlerin bu bilgiyi isteyebileceğini sınırlı olarak saymıştır.

Arşiv Bilgilerini İsteyebilecekler

KimKoşul
Kişinin kendisi veya vekiliKullanılış amacı belirtilmek suretiyle; vekil için vekâletnamede açıkça belirtilmiş olmak koşuluyla
Cumhuriyet başsavcılıkları, hâkim veya mahkemelerBir soruşturma veya kovuşturma kapsamında
Yetkili seçim kurulları
İlgili kamu kurum ve kuruluşlarıÖzel kanunlarda gösterilen hâllerde

Dördüncü satır, meslek yasağı tartışmasının kaynağıdır. Kamu kurum ve kuruluşları arşiv kaydını ancak özel kanunlarda gösterilen hâllerde isteyebilir. Bu nedenle bir kurumun arşiv kaydını sorgulaması, dayanağını gösterdiği özel kanun hükmüne bağlıdır. Başvurusu reddedilen kişinin kontrol etmesi gereken hususlardan biri, kurumun hangi kanun hükmüne dayanarak arşiv kaydına eriştiğidir. Ayrıca kanun, adli sicil ve arşiv bilgilerinin gizli olduğunu; görevlilerce açıklanamayacağını ve verilen kişi, kurum ve kuruluşlarca veriliş amacı dışında kullanılamayacağını ayrıca hükme bağlamıştır.

Usul: Duruşmasız Karar

Bu kurumun usulüne ilişkin en önemli özellik, kararın dosya üzerinden verilmesidir.

Öğretide belirtildiği üzere bu başvuruda duruşma yapılmamakta; sunulan dilekçe ve belgelere göre karar verilmektedir. Bu nedenle dilekçe ve eklerin titizlikle ve usulüne uygun hazırlanması büyük önem taşır.

Kalemİçerik
Karar biçimiDuruşmasız; dilekçe ve belgeler üzerinden
Dilekçenin önemiSözlü açıklama imkânı bulunmaz
Kanun yoluKarara karşı CMK’da öngörülen yola başvurulabilir
KayıtKarar kesinleşince adli sicil arşivine kaydedilir
EtkiHak yoksunlukları geleceğe dönük kalkar
Birden fazla mahkûmiyetHer mahkûmiyet için ayrı karar gerekebilir

İkinci satır bu sürecin en kritik özelliğidir. Duruşma yapılmadığından, eksik veya yetersiz bir dilekçenin sonradan sözlü olarak tamamlanma imkânı bulunmaz; belgelerin eksiksiz sunulması gerekir.

Altıncı satır ise birden fazla mahkûmiyeti bulunanlar bakımından önemlidir. Yargı kararlarında, mahkûmiyet kararlarına ilişkin olarak ayrı ayrı memnu hakların iadesi kararları alınması ve kararın kesinleşme şerhli onaylı bir örneğinin eklenmesi gerektiği belirtilmiştir.

Dördüncü satır ise sonucun belgelenmesini sağlar. Karar kesinleştiğinde adli sicil arşivine kaydedilir; bu kayıt, sonraki başvurularda durumun ispatı bakımından kullanılır.

Dilekçe Hazırlığı

Duruşmasız karar verildiğinden, dilekçenin içeriği sonucu doğrudan belirler.

UnsurNe yazılmalı
KonuTalebin ne olduğu kısa ve net biçimde
Mahkûmiyet bilgileriMahkeme, esas ve karar numarası, suç, ceza miktarı
İnfaz tarihiCezanın tamamen infaz edildiği tarih
Süre hesabıÜç yıllık sürenin geçtiğinin gösterilmesi
İyi hâlBu süre içinde yeni suç işlenmediği
Hukuki dayanak5352 sayılı Kanun m.13/A ve ilgili kararlar
Talep sonucuMemnu hakların iadesine karar verilmesi açıkça istenmeli
Ek belgeNe için gerekir
Adli sicil kaydıMevcut durumun gösterilmesi
Mahkûmiyet kararı örneğiHükmün içeriği
Kesinleşme şerhiKararın kesinleştiğinin ispatı
İnfaz belgeleriİnfazın tamamlandığı tarih
MüddetnameSüre hesabının dayanağı
Tahliye belgesiİnfaz sürecinin belgelenmesi
İkametgâh ve nüfus kaydıKimlik ve adres bilgileri

Dördüncü satır bu dosyanın temelidir. Üç yıllık sürenin işlemeye başladığı tarih, cezanın tamamen infaz edildiği tarihtir; tahliye tarihi değildir. Bu ayrımın belgelerle net biçimde ortaya konulması gerekir.

Bu nedenle başvuru öncesinde infaz dosyasından müddetname ve infaz belgelerinin temin edilmesi, hesabın doğru yapılmasını sağlar.

Sık Yapılan Hatalar

Talebin reddedilmesine yol açan tipik hatalar bellidir ve önlenebilir niteliktedir.

HataDoğrusu
Tahliye tarihinden itibaren üç yıl saymakİnfazın tamamlandığı tarihten itibaren sayılır
Koşullu salıverilmeyi infaz sanmakDenetim süresi de tamamlanmalıdır
Sicil silindi diye başvurmamakİade kararı ayrıca aranır
Eksik belgeyle başvurmakDuruşma yapılmadığından tamamlama imkânı sınırlıdır
Birden fazla hükümde tek talepAyrı ayrı karar gerekebilir
Ret kararına itiraz etmemekKanun yolu açıktır
Kesinleşme şerhi almamakSonraki başvurularda gerekir

Birinci ve ikinci satırlar en sık yapılan hatalardır ve erken başvuruya yol açar. Erken yapılan başvuru reddedilir; bu, zaman kaybı doğurur.

Yedinci satır ise sonucu kullanılabilir kılan adımdır. Karar alındıktan sonra kesinleşme şerhli onaylı örneğinin temin edilmesi gerekir; ilgili kurumlara yapılacak başvurularda bu belge istenir.

Nereye Başvurulur?

Başvurunun doğru mercie yapılması, zaman kaybını önler.

Kalemİçerik
Başvuru merciiHükmü veren mahkeme
BaşvuranHükümlü veya müdafii
İnceleme biçimiDuruşmasız; dosya üzerinden
AraştırmaMahkemece şartların gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılır
KararKabul veya ret
Kanun yoluHükümle ilgili olarak CMK’da öngörülen yola başvurulabilir
KesinleşmeKarar kesinleşince adli sicil arşivine kaydedilir

Dördüncü satır bakımından yargı kararlarında bir vurgu bulunmaktadır: talebin bu kurum kapsamında olması hâlinde mahkemenin talebi kabul ederek bu yönde araştırma yapması ve sonucuna göre karar vermesi gerekir. Talebin baştan ve gerekçesiz reddi hukuka aykırı bulunmuştur.

Altıncı satır ise ret hâlinde izlenecek yolu gösterir. Karara karşı kanun yolu açık olduğundan, haksız bulunan ret kararlarına karşı başvuru yapılabilir.

Ne Zaman Başvurmalı?

Zamanlama, bu kurumda tamamen matematiksel bir hesaba dayanır ve erken başvuru sonuçsuz kalır.

Hesap üç aşamalıdır ve her aşamanın belgeyle ortaya konulması gerekir.

AşamaHesaplamaBelge
1. İnfazın tamamlanmasıKurumda geçen süre artı denetim süresiMüddetname ve infaz belgeleri
2. Üç yıllık beklemeİnfaz bitiş tarihi artı üç yılTarih hesabı
3. İyi hâlBu süre içinde yeni suç işlenmemesiGüncel adli sicil kaydı
BaşvuruÜç şart tamamlandığındaDilekçe ve ekler

Birinci satır en çok hata yapılan aşamadır. Öğretideki örnekle açıklanırsa: altı yıl ceza alan bir kişi dört yıl cezaevinde kaldıktan sonra iki yıl dışarıda denetim süresi geçirirse, toplam altı yıl dolduğunda infaz tamamlanmış olur. Üç yıllık süre bu tarihten sonra işlemeye başlar.

Bu nedenle başvuru öncesinde infaz dosyasının incelenmesi ve tamamlanma tarihinin kesin olarak tespit edilmesi gerekir. Tahmine dayalı hesap, erken başvuruya ve ret kararına yol açar.

Üçüncü satır bakımından ise güncel adli sicil kaydının başvuruya eklenmesi yerinde olur; bu, bekleme süresi içinde yeni bir mahkûmiyet bulunmadığını gösterir.

Kontrol Listesi

SıraKontrolNeden
1Ceza tamamen infaz edildi mi?Birinci şart
2Koşullu salıverilme sonrası denetim süresi bitti mi?İnfaz o zaman tamamlanır
3Denetimli serbestlikten yararlanıldıysa süre doldu mu?Aynı kural
4İnfaz bitiminden itibaren üç yıl geçti mi?İkinci şart
5Bu sürede yeni suç işlendi mi?İyi hâl kanaati
6Müddetname ve infaz belgeleri temin edildi mi?Süre hesabının dayanağı
7Mahkûmiyet kararı ve kesinleşme şerhi alındı mı?Zorunlu ek
8Birden fazla mahkûmiyet var mı?Ayrı ayrı karar gerekebilir
9Dilekçe eksiksiz hazırlandı mı?Duruşma yapılmaz
10Hangi özel kanundaki yasak hedefleniyor?Somut alanın mevzuatı
11Ret kararı geldiyse gerekçesi incelendi mi?Kanun yolu
12Karar kesinleşme şerhli olarak alındı mı?Kurumlara ibraz için

İkinci ve üçüncü satırlar bu başvurunun en kritik hesabıdır. Tahliye ile infazın tamamlanması farklı tarihlerdir; üç yıllık süre ikincisinden itibaren işler.

Onuncu satır ise beklentiyi doğru kurmayı sağlar. Her alanın kendi mevzuatı bulunduğundan, iade kararının hedeflenen alandaki engeli kaldırıp kaldırmayacağı önceden değerlendirilmelidir.

Son olarak bu kararın ne yaptığı ve ne yapmadığı netleştirilmelidir. Memnu hakların iadesi kararı, mahkûmiyeti ortadan kaldırmaz ve geçmişi silmez; mahkûmiyet kaydı yerinde kalır.

Kararın yaptığı şey, mahkûmiyete bağlı olarak özel kanunlarda doğan hak yoksunluklarını geleceğe dönük olarak ortadan kaldırmaktır. Yargı kararlarında belirtildiği üzere bu kurumun kabul ediliş amacı, mahkûmiyet sonucu kaybedilen kanuni durumu kişiye iade etmektir.

Bu nedenle cezasını tamamlamış ve aradan üç yıl geçirmiş kişiler bakımından bu yol, ömür boyu sürecek kısıtlamalara maruz kalmadan meslek hayatına dönebilmenin hukuki aracıdır. Silodaki diğer yazılarda anlatılan engellerin çoğu bakımından, sürecin sonunda başvurulacak adım budur. Şartların ne zaman tamamlanacağının baştan hesaplanması, bu adımın gecikmeksizin ve zamanında atılmasını sağlar.

Sıkça Sorulan Sorular

Cezam bitti, meslek yasağım neden devam ediyor?

TCK’ya göre cezanın infazı ile TCK m.53’teki hak yoksunlukları kalkar; ancak TCK dışındaki özel kanunların getirdiği yasaklar kendiliğinden kalkmaz. Bunlar için memnu hakların iadesi kararı gerekir.

Hangi kanunda düzenlenmiş?

5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun 13/A maddesinde düzenlenmiştir. Bu madde, TCK dışındaki kanunların belli bir suçtan veya belli bir cezaya mahkûmiyete bağladığı hak yoksunluklarının giderilmesi için öngörülmüştür.

Şartları nelerdir?

Üç şart birlikte aranır: mahkûm olunan cezanın tamamen infaz edilmiş olması, infazın tamamlandığı tarihten itibaren üç yıl geçmiş olması ve kişinin hayatını iyi hâlli sürdürdüğü konusunda mahkemede kanaat oluşması.

Tahliye olduktan üç yıl sonra başvurabilir miyim?

Hayır. Süre, cezanın tamamen infaz edildiği tarihten itibaren işler. Koşullu salıverilme hâlinde denetim süresinin, denetimli serbestlikten yararlanılmışsa denetim süresinin sonunda ceza tamamen infaz edilmiş sayılır.

Adli sicilim silindi, yine de gerekir mi?

Evet. Memnu hakların iadesi bağımsız bir yargısal mekanizmadır ve hakkın ileriye dönük kazanılmasını sağlar; adli sicil silinmesi yapılmış olsa bile iade kararı aranır.

Hangi yasaklar kalkar?

Yargı kararlarında; amme hizmetlerinden yasaklanma, memuriyetten mahrumiyet, seçme veya seçilme hakkından yoksunluk, sürücü belgesinin geri alınması ile meslek ve sanatın tatili gibi yoksunlukların bu yolla giderilebileceği belirtilmektedir.

TCK suçlarında da uygulanır mı?

Evet. Bir mahkeme talebi “TCK’da düzenlenen suçlar bu kapsama girmez” gerekçesiyle reddetmiş; Yargıtay ise 13/A’nın TCK kapsamındaki suçları da kapsadığını vurgulamıştır.

Duruşma yapılır mı?

Hayır. Duruşma yapılmamakta, sunulan dilekçe ve belgelere göre karar verilmektedir. Bu nedenle dilekçe ve eklerin eksiksiz hazırlanması büyük önem taşır.

Birden fazla mahkûmiyetim var, tek dilekçe yeterli mi?

Yargı kararlarında, mahkûmiyet kararlarına ilişkin olarak ayrı ayrı memnu hakların iadesi kararları alınması ve kararın kesinleşme şerhli onaylı örneğinin eklenmesi gerektiği belirtilmiştir.

Karar alındıktan sonra ne yapmalıyım?

Karar kesinleştiğinde adli sicil arşivine kaydedilir. Ayrıca kesinleşme şerhli onaylı bir örneğinin temin edilmesi gerekir; ilgili kurumlara yapılacak başvurularda bu belge istenir.

Memnu hakların iadesi dilekçesi, süre hesabı ve belge hazırlığı için Hukukçular Evi Ankara ile görüşün.

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp

Bu konuda hukuki destek almak için

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Post by Av. Fatma Öztürk