Hükümlü ve Tutuklunun Mektup, Telefon ve Ziyaret Haklarının Kısıtlanması ve İtiraz
24 Haziran 2026

Hükümlü ve Tutuklunun Mektup, Telefon ve Ziyaret Haklarının Kısıtlanması ve İtiraz

Ceza infaz kurumundaki bir kişinin mektup, telefon ve ziyaret hakkı mutlak değildir; ancak keyfî de kısıtlanamaz. Bu hakların kaynağı 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’dur ve kısıtlama ancak kanunda öngörülen hâllerde, gerekçeli bir kararla mümkündür. Kısıtlamaya karşı başvurulacak yer ise infaz hâkimliğidir ve süre 15 gündür. Bu rehberde hakların kapsamını, kısıtlama sebeplerini ve itiraz yolunu adım adım anlatıyoruz.

Kanunla Tanınan Haklar

HakDayanakKapsam
Telefonla haberleşme5275 m.66Belirlenen usul ve süreler içinde, kurum imkânları ölçüsünde yakınlarıyla telefon görüşmesi
Radyo, televizyon ve internet5275 m.67Kurumun belirlediği koşullarda yayın ve eğitim amaçlı internet olanaklarından yararlanma
Mektup, faks ve telgraf5275 m.68Gönderme ve alma; okuma komisyonu denetimi saklıdır
Ziyaret ve görüş5275 m.83 vd.Belirlenen yakınlık dereceleri ve usullere göre açık veya kapalı görüş

Kanunun temel ilkesi açıktır: hürriyeti bağlayıcı cezanın zorunlu kıldığı yoksunluk dışında, hükümlünün Anayasa’da yer alan diğer hakları ancak kanunda öngörülen kurallar uyarınca sınırlanabilir. Yani her sınırlamanın kanuni dayanağı ve somut gerekçesi olmalıdır.

Kısıtlama İki Farklı Yoldan Gelebilir

1) İdari işlem yoluyla

Kuruma gelen veya kurumdan gönderilen mektubun okuma komisyonunca incelenmesi ve “sakıncalı” görülmesi hâlinde verilmemesi ya da gönderilmemesi tipik örnektir. Bu bir disiplin cezası değil, idari bir işlemdir; yine de infaz hâkimliği denetimine tabidir. Bu tür işlemlerde en sık karşılaşılan hukuka aykırılık, sakıncalılık gerekçesinin somutlaştırılmamasıdır.

2) Disiplin cezası yoluyla

5275 sayılı Kanun disiplin cezalarını kınamadan hücreye koymaya uzanan bir ölçek hâlinde düzenler. Haberleşme ve ziyareti doğrudan etkileyen iki ceza şunlardır:

  • Haberleşme veya iletişim araçlarından yoksun bırakma ya da kısıtlama (m.42): Bir aydan üç aya kadar uygulanır. Bu ceza sırasında hükümlüye gelen mektup, faks ve telgraflar cezanın infazından sonra kendisine verilir; aynı türden olsa bile sonraki disiplin cezasının infazına bu işlem yapılmadan başlanamaz.
  • Ziyaretçi kabulünden yoksun bırakma (m.43): Hükümlünün bir aydan üç aya kadar ziyaretçi görüşüne çıkarılmamasıdır.

Mutlak istisnalar (m.42/4): Anne, baba, eş, çocuk ve kardeşlerin ölüm veya ağır hastalıkları ile doğal afet hâllerinde yapılması gereken haberleşmelerde ve avukat ile ilişkilerde bu madde hükmü uygulanmaz. Yani haberleşme cezası infaz edilirken bile bu iletişim engellenemez.

Yakınınızın haberleşme veya ziyaret hakkı mı kısıtlandı?
15 günlük şikâyet süresi işlemeye başlamış olabilir.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

Disiplin Süreci ve Savunma Hakkı

Disiplin cezası verilebilmesi için, hükümlünün kurum düzenine ilişkin kurallara kusurlu olarak aykırı davranmış olması gerekir. Süreçte şu noktalar denetime açıktır:

  • Eylemin, iddia edilen disiplin cezasını gerektiren fiiller arasında gerçekten sayılıp sayılmadığı,
  • Hükümlüye savunma hakkı tanınıp tanınmadığı ve savunmasının tutanağa geçirilip geçirilmediği,
  • Cezanın eylemin ağırlığıyla orantılı olup olmadığı (ölçülülük),
  • Kararın somut gerekçe içerip içermediği; soyut “kurum güvenliği” ifadesinin yetersizliği.

Bu unsurlardan birinin eksikliği, şikâyet başvurusunda öne çıkarılması gereken en güçlü argümandır.

İtiraz Yolu: İnfaz Hâkimliği ve Sonrası

  1. İnfaz hâkimliğine şikâyet: 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu m.5 uyarınca, işlemin öğrenildiği veya kararın tebliğ edildiği tarihten itibaren 15 gün içinde yazılı şikâyette bulunulur. Bu süre kaçırıldığında başvuru esasa girilmeden reddedilir.
  2. Ağır ceza mahkemesine itiraz: İnfaz hâkiminin kararına karşı tebliğden itibaren bir hafta içinde ağır ceza mahkemesine itiraz edilebilir.
  3. Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru: Kanun yolları tüketildikten sonra, haberleşme hürriyeti (AY m.22) ve özel hayat ile aile hayatına saygı hakkı (AY m.20) bağlamında bireysel başvuru yolu açılabilir. Süre, nihai kararın tebliğinden itibaren otuz gündür.

Tutuklular Bakımından Fark

Tutuklu, hakkında henüz kesinleşmiş bir mahkûmiyet bulunmayan ve masumiyet karinesinden yararlanan kişidir. Bu nedenle tutukluluk rejimi, hükümlülük rejimine göre daha esnektir ve 5275 sayılı Kanun’un tutuklulara ilişkin bölümü uygulanır. Bununla birlikte:

  • Tutuklular da kurum disiplin hükümlerine tabidir; disiplin cezası verilebilir ve aynı itiraz yolu işler.
  • Soruşturmanın selameti gerekçesiyle getirilen kısıtlamalar, disiplin hukukundan bağımsız olarak Ceza Muhakemesi Kanunu çerçevesinde hâkim veya savcılık kararına dayanır ve süreli olmalıdır.

İnfaz hâkimliği başvurunuz reddedildi mi?
İtiraz ve bireysel başvuru aşamaları için dosyanızı inceleyelim.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

Sıkça Sorulan Sorular

Hükümlünün telefon ve mektup hakkı kısıtlanabilir mi?

Evet, ancak keyfî olarak değil. 5275 sayılı Kanun m.66 telefonla haberleşme, m.67 radyo-televizyon ve internet olanaklarından yararlanma, m.68 ise mektup, faks ve telgraf alma-gönderme hakkını düzenler. Bu haklar ancak kanunda öngörülen hâllerde, güvenlik gerekçesiyle idari kararla sınırlanabilir veya disiplin cezası yoluyla geçici olarak kaldırılabilir.

Haberleşmeden yoksun bırakma cezası ne kadar sürer?

5275 sayılı Kanun m.42 uyarınca haberleşme veya iletişim araçlarından yoksun bırakma ya da kısıtlama cezası bir aydan üç aya kadar uygulanır. Ziyaretçi kabulünden yoksun bırakma cezası da m.43 uyarınca bir aydan üç aya kadardır.

Bu ceza sırasında avukatımla da görüşemez miyim?

Hayır, avukatla ilişki bu cezanın kapsamı dışındadır. 5275 m.42 uyarınca anne, baba, eş, çocuk ve kardeşlerin ölümü veya ağır hastalıkları ile doğal afet hâllerinde yapılması gereken haberleşmelerde ve avukat ile ilişkilerde bu madde hükmü uygulanmaz. Müdafi ile görüşme hakkının kısıtlanması ayrı ve istisnai kurallara tabidir.

Disiplin cezasına nereye itiraz edilir?

Ceza infaz kurumu disiplin kurulunun kararına karşı infaz hâkimliğine şikâyet yoluna başvurulur. 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu m.5 uyarınca şikâyet süresi, işlemin öğrenildiği veya kararın tebliğ edildiği tarihten itibaren on beş gündür. Bu süre hak kaybına yol açacak biçimde kısadır.

İnfaz hâkiminin kararı kesin midir?

Hayır. İnfaz hâkiminin kararına karşı, tebliğinden itibaren bir hafta içinde ağır ceza mahkemesine itiraz edilebilir. İtiraz merciinin kararı üzerine iç hukuk yolları tüketilmiş sayılır ve koşulları varsa Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru gündeme gelebilir.

Mektubuma el konuldu, ne yapabilirim?

Kuruma gelen veya kurumdan gönderilen mektubun okuma komisyonu tarafından ‘sakıncalı’ görülerek verilmemesi veya gönderilmemesi bir idari işlemdir ve infaz hâkimliğine şikâyete konu edilebilir. Şikâyet dilekçesinde mektubun tarihi, kime ait olduğu ve sakıncalı görülme gerekçesinin somut olmadığı açıkça belirtilmelidir.

Tutuklular için de aynı kurallar mı geçerli?

Tutuklular için 5275 sayılı Kanun’un tutuklulara ilişkin bölümü uygulanır ve masumiyet karinesi nedeniyle rejim daha esnektir. Bununla birlikte tutuklular da kurum disiplinine tabidir; ayrıca soruşturma evresinde savcılık veya hâkim kararıyla getirilen özel kısıtlamalar söz konusu olabilir.

Bu rehber genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. İnfaz hâkimliğine şikâyet süresi 15 gün olduğundan, karar tebliğ edilir edilmez Hukukçular Evi Ankara ile iletişime geçin.

Post by Av. Fatma Öztürk