Ceza İnfaz Kurumlarının Türleri (Kapalı, Açık, Yüksek Güvenlikli, Çocuk ve Kadın)
22 Haziran 2026

Ceza İnfaz Kurumlarının Türleri (Kapalı, Açık, Yüksek Güvenlikli, Çocuk ve Kadın)

Ceza infaz kurumları, mahkeme kararı ile hükümlü olan kişilerin cezalarının çekildiği kurumlardır. Türk ceza infaz sistemi, hükümlünün özelliklerine, suçun ağırlığına ve rehabilitasyon ihtiyacına göre farklı türde kurumlar öngörmüştür. Bu farklılaştırma, hem hükümlülerin sınıflandırılmasını hem de topluma yeniden kazandırılmasını amaçlar. Bu yazıda ceza infaz kurumlarının hukuki dayanağı, temel türleri, güvenlik derecelerine göre ayrımı, özel amaçlı kurumlar, sınıflandırma kriterleri ve pratik uygulama esasları ayrıntılı biçimde açıklanmıştır.

1) Kanuni Dayanak ve Genel Çerçeve

Ceza infaz kurumlarının türleri, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 8 ilâ 15. maddelerinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemeler uyarınca hapis cezaları kapalı ceza infaz kurumları ile açık ceza infaz kurumlarında çektirilir. Ayrıca çocuk eğitim evleri, kadın kapalı ceza infaz kurumları gibi özel amaçlı kurumlar da mevcuttur. Bu farklılaştırma; hükümlünün yaşına, cinsiyetine, suçun türüne, güvenlik durumuna ve rehabilitasyon ihtiyacına göre yapılır.

Ceza infaz kurumlarının farklılaştırılması modern ceza infaz felsefesinin temel prensiplerinden biridir. Genel felsefe hükümlünün cezalandırılmasının yanı sıra topluma yeniden kazandırılmasıdır. Bu nedenle her hükümlü için en uygun infaz koşulları belirlenmelidir. Yüksek güvenlikli bir hükümlünün açık ceza infaz kurumunda kalması güvenlik risk oluşturur; benzer biçimde iyi hâlli bir hükümlünün yüksek güvenlikli kurumda kalması gereksiz kısıtlamalara neden olur. Bu dengeyi sağlamak için sınıflandırma ve kurumlar arası nakil sistemi geliştirilmiştir. İdare ve Gözlem Kurulu bu değerlendirmeyi yapar ve hükümlünün uygun kuruma yerleştirilmesi için karar verir.

2) Kapalı Ceza İnfaz Kurumları

Kapalı ceza infaz kurumları, hükümlülerin sürekli olarak gözetim ve denetim altında bulunduğu, tam güvenlik önlemleri uygulanan kurumlardır. Bu kurumlar Türk ceza infaz sisteminin temel yapısını oluşturur ve büyük çoğunluk hükümlü bu kurumlarda infaza başlar. Kapalı kurumların güvenlik seviyeleri de kendi içinde farklılaşabilir. Yüksek güvenlikli, standart ve düşük güvenlikli kapalı kurumlar bulunur.

Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları; terör, ağır örgütlü suç, terörle ilişkili ağır suçlardan hükümlü kişileri barındırır. Bu kurumlarda maksimum güvenlik önlemleri uygulanır; hükümlüler tek kişilik veya çok kısıtlı sayıdaki kişi ile koğuşta kalır. Dış dünya ile iletişim çok kısıtlıdır. Standart kapalı ceza infaz kurumları süreli hapis hükümlülerinin çoğunluğunu barındırır. Bu kurumlarda hükümlüler 8-15 kişilik koğuşlarda kalabilir. Günlük yaşam disiplin altında yürür ancak yüksek güvenlikli kurumlara göre koşullar daha esnektir. Düşük güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları ise açığa geçmeye yakın hükümlüler için uygulanır. Bu kurumlarda güvenlik önlemleri daha hafiftir ve hükümlülere daha fazla özgürlük tanınır. Kapalı kurumdaki hükümlünün iyi hâl değerlendirmesine göre farklı seviyeler arası geçiş yapılabilir.

3) Açık Ceza İnfaz Kurumları

Açık ceza infaz kurumları, hükümlülerin daha esnek koşullarda cezalarını çektiği kurumlardır. Bu kurumlarda güvenlik önlemleri hafiftir; hükümlüler günün belirli saatlerinde kurumun tesisleri içinde çalışabilir, meslek edindirme kurslarına katılabilir ve topluma daha yakın koşullarda bulunabilir. Açık kurumların bir kısmı tarım-hayvancılık odaklı olup geniş arazilerde faaliyet gösterir; hükümlüler bu arazilerde iş yaparak hem üretime katkı sağlar hem de meslek edinir.

Açık kuruma geçebilmek için hükümlünün belirli koşulları karşılaması gerekir. Genel olarak süreli hapis cezasına hükümlü olanlar, cezasının belirli bir bölümünü kapalı kurumda çektikten sonra ve iyi hâl gösterdiklerine dair İdare ve Gözlem Kurulu değerlendirmesi sonrası açık kuruma geçebilir. Terör suçu, ağır örgütlü suç gibi bazı özel suç türlerinde açık kuruma geçiş kısıtlanmıştır. Açık kurumdan sonra denetimli serbestlik (5275 SK m.105/A) ve nihayetinde koşullu salıverme (5275 SK m.107) aşamaları izler; böylece hükümlü kademeli olarak özgürlüğüne kavuşur. Bu geçiş sistemi, hükümlünün topluma yeniden entegrasyonunu sağlar ve tam özgürlüğe alışma sürecini destekler.

4) Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumları

Kadın hükümlüler için ayrı kurumlar bulunmaktadır. Kadın kapalı ceza infaz kurumları, sadece kadın hükümlülerin barındığı ve kadın personel tarafından yönetilen kurumlardır. Bu ayrım; hem güvenlik hem de kadın hükümlülerin özel ihtiyaçlarının karşılanması amacındadır. Kadın hükümlülerin fiziksel ve psikolojik ihtiyaçları erkek hükümlülerden farklı olabilir ve bu farklılıklar özel uygulamalarla karşılanır.

⚖️ Hukuki Danışmanlık Alın

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 +90 554 648 37 15
💬 WhatsApp

Kadın kapalı ceza infaz kurumlarında özel programlar bulunur. Kadın hükümlüler için mesleki eğitim, aile ilişkilerinin desteklenmesi, çocuk bakımı ile ilgili programlar yürütülür. Küçük çocuğu olan kadın hükümlüler için özel düzenlemeler bulunur; belirli yaşa kadar çocuk anneyle birlikte kalabilir. Türk hukukunda 6 yaşına kadar olan çocukların anneleriyle birlikte kalması mümkündür (bu yaş sınırı somut mevzuata göre değişebilir). Bu düzenleme, anne-çocuk bağının korunması ve çocuğun sağlıklı gelişimi için önemlidir. Kurumlarda çocuk bakımı için gerekli tesisler (yatakhane, oyun alanı, sağlık hizmetleri) sağlanır. Ayrıca gebe hükümlüler için de özel sağlık takibi ve doğum sonrası bakım hizmetleri sunulur.

5) Çocuk Eğitim Evleri

Çocuk ve genç hükümlüler için özel kurumlar öngörülmüştür. Çocuk eğitim evleri, 18 yaşından küçük hükümlülerin (yani çocukların) barındığı ve eğitim odaklı program uygulanan kurumlardır. Bu kurumların amacı; çocuğu cezalandırmaktan çok eğitmek ve topluma yeniden kazandırmaktır. 5275 sayılı Kanun’un ilgili hükümleri ve Çocuk Koruma Kanunu (5395) bu kurumların işleyişini düzenler.

Çocuk eğitim evleri, klasik ceza infaz kurumlarından önemli ölçüde farklıdır. Fiziksel yapı bir okula benzer; koğuşlar yerine daha küçük yatakhaneler bulunur. Eğitim ön plandadır; okul programları, meslek edindirme kursları, sportif ve kültürel faaliyetler yoğun biçimde uygulanır. Psikolog ve pedagoglar sürekli görev yapar ve çocukların rehabilitasyonuna aktif katkı sağlar. Aile ile iletişim özellikle önemsenir; ziyaret hakları ve aile yakınlaştırma programları uygulanır. Genç hükümlüler için de (18-21 yaş) özel programlar bulunabilir; bazı kurumlar genç yetişkinlerin özel ihtiyaçlarına yönelik faaliyet gösterir. Bu farklılaştırma, gençlerin yaşları itibarıyla henüz gelişim döneminde olduğu ve etkin rehabilitasyonla topluma kazandırılabileceği düşüncesine dayanır.

6) Diğer Özel Amaçlı Kurumlar

Türk ceza infaz sisteminde başka özel amaçlı kurumlar da bulunur. Yüksek güvenlikli özel tip cezaevleri (bazı kaynaklarda F tipi olarak da geçer), terör suçları ve ağır örgütlü suçlardan hükümlü olan kişileri barındırır. Bu kurumlarda sıkı güvenlik uygulanır; hükümlüler kısıtlı sayıda kişi ile koğuşta kalır ve dış dünya ile iletişimleri denetim altındadır.

Sağlık cezaevleri; hasta hükümlülerin özel bakım altında tedavi edildiği kurumlardır. Kronik hastalığı, ciddi psikiyatrik sorunu veya ağır fiziksel rahatsızlığı olan hükümlüler bu kurumlara sevk edilir. Kurumlar hem hastane hizmeti hem de infaz kurumu işlevi görür. Ayrıca psikiyatri hastaneleri de bazı özel durumlarda hükümlülerin tedavisi için kullanılır. TCK m.32 uyarınca akıl hastalığı sebebiyle cezai sorumluluğu bulunmayan veya azalmış kişiler için tedavi ve koruma altına alınma kararı verilebilir; bu kişiler ceza infaz kurumu yerine akıl hastanelerinde tutulur. Askeri cezaevleri ise askeri personelin bazı özel suçları için kullanılan kurumlardır; ancak son yıllarda askeri yargı sisteminde değişiklikler olmuş ve bu tür kurumların önemi azalmıştır.

7) Kurum Türleri Arasında Nakil ve Sınıflandırma

Ceza infaz kurumları arasında hükümlü nakli yaygın bir uygulamadır. Nakil kararı Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü tarafından verilir. Nakil re’sen (idarenin girişimiyle) veya talep üzerine (hükümlünün başvurusu ile) yapılabilir. Re’sen nakil sebepleri; kurum kapasitesi yönetimi, güvenlik gerekleri, disiplin gereksinimleri, hükümlünün iyileşme veya kötüleşme durumu olabilir. Talep üzerine nakil sebepleri ise aileye yakınlık, sağlık ihtiyacı, eğitim imkânları olabilir.

Sınıflandırma süreci ise hükümlünün ilk yerleştirilmesi ve daha sonraki değişiklikler için önemlidir. Sınıflandırma İdare ve Gözlem Kurulu tarafından yapılır. Bu kurul; kurum müdürü, doktor, öğretmen, psikolog ve sosyal hizmet uzmanından oluşur. Sınıflandırmada hükümlünün işlediği suç, kişisel durumu, yaş, sağlık, eğitim düzeyi, aile durumu, önceki sabıka kayıtları ve psikolojik değerlendirmesi göz önünde bulundurulur. Sınıflandırma tek seferlik değildir; hükümlünün infaz süresince periyodik olarak yeniden değerlendirilir ve gerektiğinde farklı bir kuruma nakil yapılır. Bu dinamik süreç, hükümlünün en uygun infaz koşullarında bulunmasını sağlar. Ayrıca hükümlünün nakil talebine ilişkin idarenin ret kararına karşı 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu uyarınca infaz hâkimliğine başvuru mümkündür; bu hukuki koruma, hükümlünün nakil ile ilgili haklarının korunmasını sağlar.

Mevzuat Haritası

Kurum türlerini düzenleyen hükümler
HükümDüzenlediği konu
5275 m. 8Kapalı ceza infaz kurumları
5275 m. 9Yüksek güvenlikli kapalı kurumlar
5275 m. 10Kadın kapalı kurumlar
5275 m. 11Çocuk kapalı kurumlar
5275 m. 12Gençlik kapalı kurumlar
5275 m. 13Gözlem ve sınıflandırma merkezleri
5275 m. 14Açık ceza infaz kurumları
5275 m. 15Çocuk eğitimevleri
5275 m. 16İnfazın ertelenmesi — hastalık ve gebelik
5275 m. 23, 24Gözlem ve hükümlülerin gruplandırılması
5275 m. 34Kapalı kurumda kapıların açılacağı hâller
5275 m. 53-58Nakil türleri ve usulü
5275 m. 105/ADenetimli serbestlik
5275 m. 107Koşullu salıverilme
5395 sayılı KanunÇocuk Koruma Kanunu
İlgili YönetmeliklerAçık kuruma ayrılma ve gözlem-sınıflandırma

Bir künye düzeltmesi. Kurum türleri, Kanun’un 14. maddesinden değil 8. maddesinden itibaren düzenlenir. m. 14 özel olarak açık ceza infaz kurumlarına ayrılmıştır. Türlerin tamamı m. 8 ilâ 15 arasındadır ve bu sıralama, dosyada hangi maddeye atıf yapılacağını doğrudan belirler.

m. 8 ve m. 9: Tanımların Arasındaki Fark

Kapalı kurumlarla yüksek güvenlikli kurumlar arasındaki ayrım, Kanun’da tek bir kelimeyle kurulur.

İki tanımın karşılaştırması
Unsurm. 8 — Kapalım. 9 — Yüksek güvenlikli kapalı
EngellerTeknik, mekanik, elektronik veya fizikî engellerTeknik, mekanik, elektronik ve fizikî engeller
KapılarOda ve koridor kapıları kapalı tutulanOda ve koridor kapıları sürekli kapalı tutulan
RejimYeterli düzeyde güvenlik; bireysel, grup hâlinde veya toplu iyileştirmeSıkı güvenlik rejimi
TemasMevzuatın belirttiği hâllerde aynı oda dışındaki hükümlülerle ve dış çevreyle temas olanaklıAynı çerçevede, ancak sıkı rejim içinde

Birinci ve ikinci satırdaki iki kelime, hukuki sonuç doğuran ayrımlardır. m. 8‘de engeller “veya” bağlacıyla sayılır — yani sayılanlardan birinin bulunması yeterlidir. m. 9‘da ise “ve” kullanılır: engellerin tamamının bulunması aranır. Aynı şekilde kapılar m. 8’de “kapalı tutulan”, m. 9’da “sürekli kapalı tutulan” biçiminde tanımlanır. Bu, uygulamada sıkça kullanılan “düşük güvenlikli kapalı kurum” gibi ifadelerin kanuni bir kategori olmadığını gösterir: Kanun’un saydığı türler kapalı ve yüksek güvenlikli kapalıdır. Güvenlik uygulamalarının kurumdan kuruma farklılaşması, yeni bir kurum türü yaratmaz — bu ayrım, bir nakil talebinin hangi maddeye dayandırılacağını belirlediği için önemlidir.

Kapasite yetersizliği için ayrı bir hüküm vardır. m. 9/4 uyarınca, tanımı yapılan kurumların ihtiyacı karşılama bakımından yetersiz olması hâlinde diğer kapalı ceza infaz kurumlarının yüksek güvenlikli bölümleri kullanılır. Yani yüksek güvenlikli rejim, ayrı bir binada olmak zorunda değildir.

m. 9/5: Yüksek Güvenlikliden Çıkış Hükmü

Yüksek güvenlikli kurumda bulunmanın kalıcı olmadığını gösteren hüküm, maddenin kendi içindedir ve uygulamada az bilinir.

m. 9/5: “Toplam cezasının üçte birini bu kurumlarda geçirerek iyi hâl gösteren hükümlülerin, tutum ve kişiliklerine uygun diğer ceza infaz kurumlarına gönderilmelerine karar verilebilir.”

Hükmün unsurları
Unsurİçerik
SüreToplam cezanın üçte biri, bu kurumlarda geçirilmiş olmalı
İyi hâlSüre tek başına yetmez; iyi hâl aranır
DeğerlendirmeTutum ve kişiliğe uygun kurum belirlenir
NitelikKarar verilebilir” — hak değil, takdire bağlı

Dördüncü satır, taleplerin nasıl kurulacağını belirler. Hüküm “karar verilir” değil “karar verilebilir” der; yani süre dolduğunda nakil kendiliğinden gerçekleşmez. Bu nedenle talep, yalnızca sürenin dolduğunu bildiren bir dilekçeyle değil; iyi hâli ve tutum-kişilik değerlendirmesini destekleyen somut kayıtlarla kurulmalıdır: disiplin cezası bulunmadığına dair kayıt, eğitim ve iyileştirme programlarına katılım, çalışma kayıtları, psikososyal servis değerlendirmeleri. Bu belgeler İdare ve Gözlem Kurulu önünde tartışılacağından, süre dolmadan önce biriktirilmelidir. Süre dolduktan sonra “kayıt yok” durumu, talebin reddine yol açar.

Yazıda Eksik Kalan Tür: m. 12 Gençlik Kapalı Kurumları

Kanun, çocuk ve yetişkin arasında üçüncü bir kategori daha tanır ve bu, ayrı bir kurum türüdür.

m. 12 uyarınca gençlik kapalı ceza infaz kurumları, cezanın infazına başlandığı tarihte onsekiz yaşını bitirmiş olup da belirli bir yaşı doldurmamış genç hükümlülerin cezalarının infaz edildiği kurumlardır.

Yaşa göre kurum ayrımı
Yaş durumuKurumDayanak
Çocuk hükümlüÇocuk kapalı kurumm. 11
Çocuk hükümlü — eğitim odaklı infazÇocuk eğitimevim. 15
İnfaza başlandığında on sekiz yaşını bitirmiş gençGençlik kapalı kurumm. 12
YetişkinKapalı veya yüksek güvenlikli kapalım. 8, m. 9

Belirleyici an, suçun işlendiği tarih değil “cezanın infazına başlandığı tarihtir”. m. 12‘nin lafzı bu noktada açıktır: yaş değerlendirmesi infaza başlama anına göre yapılır. Bunun pratik sonucu şudur: suçu çocukken işlemiş olsa dahi, yargılama uzamış ve infaza başlandığında on sekiz yaşını bitirmişse hükümlü artık çocuk kurumuna değil bu kategoriye girer. Tersi de geçerlidir — infaza başlandığında henüz çocuk olan hükümlü, m. 11 veya m. 15 kapsamındadır. Yerleştirme itirazlarında ilk tespit edilecek tarih budur.

m. 15: Çocuk Eğitimevinin İki Ayırt Edici Kuralı

Çocuk eğitimevi, yalnızca “eğitim odaklı” bir kurum değildir; Kanun onu iki somut kuralla diğerlerinden ayırır.

m. 15’in hükümleri
Kuralİçerik
AmaçCezaların; hükümlülerin eğitilmeleri, meslek edinmeleri ve yeniden toplumla bütünleştirilmeleri amaçları güdülerek yerine getirildiği tesisler
Firar engeliBu kurumlarda firara karşı engel bulundurulmaz; güvenlik iç güvenlik görevlilerinin gözetim ve sorumluluğundadır
Yaş uzatmasıEğitim ve öğretim programına devam eden ve on sekiz yaşını dolduran çocukların, eğitimlerini tamamlayabilmeleri için yirmi bir yaşını bitirinceye kadar bu tesislerde kalmalarına izin verilebilir

İkinci satır, çocuk eğitimevini kapalı kurumlardan ayıran yapısal farktır. Kanun, bu kurumlarda firara karşı engel bulundurulmayacağını açıkça hükme bağlar — yani duvar, tel ve fizikî engel mimarisi burada yoktur. Güvenlik yalnızca iç güvenlik görevlilerinin gözetimiyle sağlanır. Üçüncü satır ise uygulamada belirsiz sanılan bir noktayı kesin biçimde düzenler: on sekiz yaşını dolduran çocuk, eğitimini sürdürüyorsa yirmi bir yaşını bitirinceye kadar burada kalabilir. Bu bir izindir, kendiliğinden işleyen bir hak değil; talebin eğitim ve öğretim programına devam belgesiyle desteklenmesi gerekir. Eğitim kesintiye uğradığında dayanak da ortadan kalkar.

m. 10 ve m. 11: Yetersizlik Hâlinde Ne Olur?

Kadın ve çocuk kurumlarında Kanun, hem kurumun niteliğini hem de kurum bulunmaması hâlini düzenler.

Asıl kural ve yedek düzen
KurumAsıl kuralYetersizlik hâli
Kadın kapalı (m. 10)Kadın hükümlülerin cezalarının infaz edildiği, m. 8 ve 9’a göre kurulmuş kurumlar; iç güvenlik görevlileri kadınlardan oluşurDiğer kurumların, erkek hükümlülerin kaldığı bölümlerle bağlantısı olmayan bölümleri
Çocuk kapalı (m. 11)Çocuk hükümlülere özgü kurumlarKapalı kurumların çocuklara ayrılan bölümleri; ayrı bölüm yoksa kız çocukları kadın kapalı kurumlarının bir bölümünde

Yedek düzenlerin kendi şartları vardır ve bu şartlar denetlenebilir. Kadın hükümlüler bakımından Kanun, yalnızca “ayrı bölüm” demez: bölümün erkek hükümlülerin kaldığı bölümlerle bağlantısının bulunmaması gerekir. Aynı şekilde m. 10, kadın kapalı kurumlarında iç güvenlik görevlilerinin kadınlardan oluşturulmasını hükme bağlar — bu, idari bir tercih değil kanuni bir zorunluluktur. Çocuklar bakımından da sıralama nettir: önce kendilerine özgü kurum, yoksa çocuklara ayrılan bölüm, o da yoksa kız çocukları için kadın kapalı kurumunun bir bölümü. Yerleştirmeye itirazda bu sıralamanın izlenip izlenmediği sorulmalıdır.

Gebe ve yeni doğum yapmış hükümlüler için ayrı bir hüküm işler. m. 16, hapis cezasının infazının geri bırakılmasını düzenler ve gebelik ile doğum sonrası dönem bu kapsamdadır. Yazıda değinilen anne yanında kalan çocuk uygulaması ise kurum içi düzenlemelere ilişkindir; yaş sınırı ve koşulları güncel mevzuattan teyit edilmelidir.

m. 34: Kapıların Açılacağı Hâller Sayılıdır

Kapalı kurum rejiminin günlük hayattaki karşılığı, tek bir maddede bent bent yazılıdır.

m. 34/1: kapalı ceza infaz kurumlarında oda ve koridor kapıları kapalı tutulur. Kapılar yalnızca şu hâllerde açılır:

m. 34/1’in bentleri
BentHâl
(a)Kurum hekimine, revir, hamam ve berbere gitme; başka odaya nakil
(b)Hastane ve duruşmaya gönderme; başka kuruma nakil
(c)Tahliye, ziyaret, arama, sayım, denetim, eğitim, öğretim, spor ve iyileştirme çalışmaları, kurumda çalıştırma

Maddenin ikinci fıkrası, listenin niteliğini belirler. m. 34/2: “Hükümlüler, yukarıda sayılan hâller dışında, diğer odalardaki hükümlüler ve kurum görevlileri ile temasta bulunamazlar.” Yani bentler örnek değil sınırlı sayıdadır. Bu, hem hükümlü hem idare bakımından iki yönlü çalışır: idare, sayılan hâller dışında temas kurdurmak zorunda değildir; buna karşılık sayılan hâllerden birinin — örneğin eğitim, spor veya iyileştirme çalışmalarının — fiilen hiç uygulanmaması, kapalı kurum rejiminin kanuni çerçevesinin dışına çıkılması anlamına gelir. Şikâyet ve başvurularda bu bentlere tek tek atıf yapılması, talebi somutlaştırır.

Kademeli İnfaz Zinciri ve Nakil

Yazının doğru anlattığı “kademeli özgürlük” sisteminin her basamağının kendi maddesi vardır.

Basamaklar ve dayanakları
BasamakDayanak
Gözlem ve sınıflandırmam. 13, 23, 24 — merkezler, gözlem ve gruplandırma
Kapalı kurumm. 8 veya m. 9
Açık kuruma ayrılmam. 14; usul ve esaslar yönetmelikte
Denetimli serbestlikm. 105/A
Koşullu salıverilmem. 107

Üçüncü basamakta kritik bir yetki devri vardır ve bu, itirazın nereye yöneleceğini değiştirir. m. 14‘e eklenen fıkra uyarınca; hükümlülerin suç ve ceza türlerine göre açık kurumlara ayrılıp ayrılmamalarına, açık kurumlarda geçirecekleri sürelere, kapalı kuruma geri gönderilmelerine, doğrudan açık kuruma alınmalarına ve diğer hususlara ilişkin usul ve esaslar yönetmelikte gösterilir. Yani açık kuruma ayrılmanın somut şartları Kanun’da değil ikincil mevzuattadır — ve ikincil mevzuat değişebilir. Bu nedenle bir açık kurum talebinin dayanağı, genel bir “iyi hâl” anlatımı değil; başvuru tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğin ilgili maddesi olmalıdır. Eski tarihli kaynaklara dayanan hesaplar hatalı sonuç verir.

Nakil, tek bir kurum değil beş ayrı türdür. Kanun nakilleri m. 53 ilâ 58 arasında ayrı ayrı düzenler: genel nakiller, kendi isteğiyle nakil, disiplin nedeniyle nakil, zorunlu nedenlerle nakil ve hastalık nedeniyle nakil. Talebin hangi türe dayandığı, aranacak şartları ve karar merciini değiştirir; dilekçede türün açıkça belirtilmesi gerekir.

Yüksek güvenlikli kurumlarda bir usul özelliği daha vardır. Bu kurumlar ile diğer kapalı kurumların yüksek güvenlikli bölümlerinde düzenlenen tutanaklara, ilgili görevlinin açık kimliği yerine sadece sicil numarası yazılır; ifadeye başvurulması hâlinde tebligat iş yeri adresine yapılır ve tutanaklarda adres olarak yalnızca iş yeri adresi gösterilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Ceza infaz kurumları kaç türe ayrılır?

5275 m. 8 ilâ 15 arasında sayılır: kapalı (m. 8), yüksek güvenlikli kapalı (m. 9), kadın kapalı (m. 10), çocuk kapalı (m. 11), gençlik kapalı (m. 12), gözlem ve sınıflandırma merkezleri (m. 13), açık (m. 14) ve çocuk eğitimevleri (m. 15).

Türler 14. maddede mi düzenleniyor?

Hayır; türler 8. maddeden itibaren düzenlenir. m. 14 özel olarak açık ceza infaz kurumlarına ayrılmıştır.

Kapalı ve yüksek güvenlikli kurum arasındaki fark nedir?

Tanımlarda iki kelime ayırır: m. 8‘de engeller “veya” bağlacıyla sayılır (biri yeterli), m. 9‘da “ve” kullanılır (tamamı aranır). Kapılar m. 8’de “kapalı tutulan”, m. 9’da “sürekli kapalı tutulan”dır; m. 9 ayrıca sıkı güvenlik rejimi öngörür.

“Düşük güvenlikli kapalı kurum” diye bir tür var mı?

Kanuni bir kategori değildir. Kanun’un saydığı türler kapalı ve yüksek güvenlikli kapalıdır. Güvenlik uygulamalarının kurumdan kuruma farklılaşması yeni bir tür yaratmaz.

Yüksek güvenlikli kurum yoksa ne olur?

m. 9/4 uyarınca, bu kurumların ihtiyacı karşılamada yetersiz kalması hâlinde diğer kapalı kurumların yüksek güvenlikli bölümleri kullanılır.

Yüksek güvenlikli kurumdan çıkış mümkün mü?

m. 9/5: “Toplam cezasının üçte birini bu kurumlarda geçirerek iyi hâl gösteren hükümlülerin, tutum ve kişiliklerine uygun diğer ceza infaz kurumlarına gönderilmelerine karar verilebilir.”

Süre dolunca nakil kendiliğinden olur mu?

Hayır. Hüküm “karar verilir” değil “karar verilebilir” der; takdire bağlıdır. Talep; disiplin cezası bulunmadığı, eğitim ve iyileştirme programlarına katılım, çalışma kayıtları ve psikososyal servis değerlendirmeleriyle desteklenmelidir.

Bu belgeleri ne zaman hazırlamalıyım?

Süre dolmadan önce. Değerlendirme İdare ve Gözlem Kurulu önünde yapılacağından, süre dolduktan sonraki “kayıt yok” durumu talebin reddine yol açar.

Gençlik kapalı ceza infaz kurumu nedir?

m. 12 ile düzenlenen ayrı bir türdür: cezanın infazına başlandığı tarihte on sekiz yaşını bitirmiş olup belirli bir yaşı doldurmamış genç hükümlüler için.

Yaş hangi ana göre belirlenir?

m. 12‘nin lafzı açıktır: “cezanın infazına başlandığı tarihte“. Suçun işlendiği tarih değil, infaza başlama anı esastır.

Suçu çocukken işledim ama yargılama uzadı, hangi kuruma giderim?

İnfaza başlandığında on sekiz yaşını bitirmişseniz artık çocuk kurumuna değil m. 12 kapsamındaki kategoriye girersiniz. Yerleştirme itirazlarında ilk tespit edilecek tarih budur.

Çocuk hükümlüler için ne yapılır?

İki ayrı kurum vardır: çocuk kapalı ceza infaz kurumları (m. 11) ve çocuk eğitimevleri (m. 15). İkincisinde infaz, eğitim ve öğretim yoluyla yerine getirilir.

Çocuk eğitimevini farklı kılan nedir?

İki kural: amaç bakımından eğitilme, meslek edinme ve yeniden toplumla bütünleştirilme; yapı bakımından ise firara karşı engel bulundurulmaz — güvenlik yalnızca iç güvenlik görevlilerinin gözetimiyle sağlanır.

18 yaşını dolduran çocuk eğitimevinde kalabilir mi?

m. 15/2: eğitim ve öğretim programına devam eden ve on sekiz yaşını dolduran çocukların, eğitimlerini tamamlayabilmeleri bakımından yirmi bir yaşını bitirinceye kadar bu tesislerde kalmalarına izin verilebilir.

Bu bir hak mı?

Hayır, izindir. Talebin eğitim ve öğretim programına devam belgesiyle desteklenmesi gerekir; eğitim kesintiye uğradığında dayanak ortadan kalkar.

Kadın hükümlüler için ayrı kurum var mı?

m. 10: kadın kapalı ceza infaz kurumları, m. 8 ve 9’a göre kurulmuş kurumlardır ve bu kurumlarda iç güvenlik görevlileri kadınlardan oluşturulur. Bu idari bir tercih değil kanuni bir zorunluluktur.

Kadın kurumu yoksa ne olur?

m. 10/2: diğer kurumların, erkek hükümlülerin kaldığı bölümlerle bağlantısı olmayan bölümlerinde barındırılırlar. Kanun yalnızca “ayrı bölüm” demez; bağlantısızlık arar.

Çocuk kurumu yoksa ne olur?

m. 11/3: kapalı kurumların çocuklara ayrılan bölümlerine yerleştirilirler; ayrı bölüm yoksa kız çocukları kadın kapalı kurumlarının bir bölümünde barındırılır. Yerleştirmeye itirazda bu sıralamanın izlenip izlenmediği sorulmalıdır.

Gebe hükümlüler için düzenleme var mı?

m. 16 hapis cezasının infazının geri bırakılmasını düzenler ve gebelik ile doğum sonrası dönem bu kapsamdadır. Anne yanında kalan çocuğa ilişkin uygulamanın yaş sınırı ve koşulları güncel mevzuattan teyit edilmelidir.

Kapalı kurumda kapılar ne zaman açılır?

m. 34/1 bent bent sayar: (a) kurum hekimi, revir, hamam, berber ve başka odaya nakil; (b) hastane, duruşma ve başka kuruma nakil; (c) tahliye, ziyaret, arama, sayım, denetim, eğitim, öğretim, spor, iyileştirme çalışmaları ve kurumda çalıştırma.

Bu liste örnek mi, sınırlı mı?

Sınırlıdır. m. 34/2: “Hükümlüler, yukarıda sayılan hâller dışında, diğer odalardaki hükümlüler ve kurum görevlileri ile temasta bulunamazlar.”

Bu hüküm hükümlünün lehine de işler mi?

Evet. Sayılan hâllerden birinin — örneğin eğitim, spor veya iyileştirme çalışmalarının — fiilen hiç uygulanmaması, kapalı kurum rejiminin kanuni çerçevesinin dışına çıkılması anlamına gelir. Başvurularda bentlere tek tek atıf yapılmalıdır.

Açık kuruma geçiş nasıl yapılır?

m. 14 kurumu tanımlar; ancak somut şartlar Kanun’da değil yönetmeliktedir. Maddeye eklenen fıkra uyarınca; açık kuruma ayrılıp ayrılmama, orada geçirilecek süre, kapalıya geri gönderilme ve doğrudan açığa alınma usul ve esasları yönetmelikte gösterilir.

Bu neyi değiştirir?

Bir açık kurum talebinin dayanağı genel bir “iyi hâl” anlatımı değil, başvuru tarihinde yürürlükteki yönetmeliğin ilgili maddesi olmalıdır. İkincil mevzuat değişebildiğinden eski tarihli kaynaklara dayanan hesaplar hatalı sonuç verir.

Açık kurumdan sonra ne gelir?

m. 105/A uyarınca denetimli serbestlik, ardından m. 107 uyarınca koşullu salıverilme.

Kurumlar arası nakil mümkün mü?

Evet ve Kanun nakli tek bir kurum olarak değil, m. 53 ilâ 58 arasında ayrı türler hâlinde düzenler: genel nakiller, kendi isteğiyle, disiplin nedeniyle, zorunlu nedenlerle ve hastalık nedeniyle nakil.

Dilekçede tür belirtmek gerekir mi?

Gerekir. Talebin hangi türe dayandığı, aranacak şartları ve karar merciini değiştirir.

Sınıflandırma kim tarafından yapılır?

Değerlendirmeyi İdare ve Gözlem Kurulu yapar. Kanun ayrıca m. 13‘te gözlem ve sınıflandırma merkezlerini, m. 23 ve 24‘te gözlem ile hükümlülerin gruplandırılmasını düzenler.

Yüksek güvenlikli kurumlarda usul farkı var mı?

Var. Bu kurumlarda ve diğer kapalı kurumların yüksek güvenlikli bölümlerinde düzenlenen tutanaklara görevlinin açık kimliği yerine sicil numarası yazılır; ifadeye başvurulmasında tebligat iş yeri adresine yapılır ve tutanaklarda yalnızca iş yeri adresi gösterilir.

Çocuklara özgü ayrı bir kanun var mı?

Evet; 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu ile 5275‘in ilgili hükümleri birlikte uygulanır.

⚖️ Hukuki Danışmanlık Alın

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 +90 554 648 37 15
💬 WhatsApp

Atıf yapılan başlıca mevzuat: 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun m. 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 23, 24, 34, 53-58, 105/A ve 107 (m. 14’e eklenen fıkra için 14/4/2020 tarihli ve 7242 sayılı Kanun; m. 34’e eklenen fıkra için 24/11/2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun); 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu; Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmelik ve açık kuruma ayrılmaya ilişkin yönetmelik. Açık kuruma ayrılma şartları ikincil mevzuatta düzenlendiğinden ve değişebildiğinden, somut dosyada başvuru tarihinde yürürlükte olan metin esas alınmalıdır.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için mutlaka bir avukata danışınız.


Post by Av. Fatma Öztürk