Hükümlü Ziyareti ve İletişim Hakkı: Görüş, Telefon ve Mektup
09 Haziran 2026

Hükümlü Ziyareti ve İletişim Hakkı: Görüş, Telefon ve Mektup

Hükümlünün dış dünyayla iletişimi 5275 sayılı Kanun’da tek bir yerde değil, dört ayrı maddede düzenlenmiştir: telefon m. 66, mektup, faks ve telgraf m. 68, ziyaret m. 83, avukat ve noterle görüşme m. 84. Ziyaret süresi m. 83/1’e göre yarım saatten az ve bir buçuk saatten fazla olamaz; çocuk hükümlülerde bu süre bir saatten az, üç saatten fazla olmamak üzere belirlenir. Ziyaretçi çevresi de kanunla çizilmiştir: eş, üçüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımları, vasi veya kayyım ile hükümlünün bildirdiği en fazla üç kişi. Avukat yazışması m. 68/4 uyarınca denetime tabi değildir; ancak bu güvencenin kanunda öngörülen istisnaları vardır.

Mevzuat Haritası

İletişim ve ziyaret haklarının dayanakları
HükümDüzenlediği konu
5275 m. 66Telefon ile haberleşme hakkı; dinleme ve kayıt; acil hâllerde faks
5275 m. 68Mektup, faks ve telgrafları alma ve gönderme; okuma komisyonu; avukat ve resmî makam istisnası
5275 m. 83Hükümlüyü ziyaret: ziyaretçi çevresi, sıklık, süreler
5275 m. 84Avukat ve noterle görüşme hakkı
5275 m. 86Ziyaret ve görüşlerde uyulacak esaslar
5275 m. 42Disiplin cezası olarak haberleşme veya iletişim araçlarından yoksun bırakma / kısıtlama
5275 m. 114 ve 116Tutuklular hakkında uygulanacak hükümler ve müdafi ile haberleşme güvencesi
Hükümlü ve Tutukluların Ziyaret Edilmeleri Hakkında YönetmelikAçık ve kapalı görüş usulü, ziyaretçi bildirimi ve süreler
4675 sayılı Kanun m. 4-6Kısıtlama kararlarına karşı infaz hâkimliğine şikâyet

⚖️ Ziyaret veya mektup kısıtlandıysa şikâyet süresi 15 gündür

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 +90 554 648 37 15
💬 WhatsApp

Ziyaret Hakkı: 5275 m. 83

Maddenin birinci fıkrası, ziyaret hakkının dört unsurunu birlikte belirler: kim, ne sıklıkla, ne kadar süreyle ve hangi saatlerde.

“Hükümlü, belgelendirilmesi koşuluyla eşi, üçüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımları ile vasisi veya kayyımı tarafından haftada bir kez ve ayrıca kuruma kabullerinde, zorunlu hâller dışında bir daha değiştirilmemek üzere, ad ve adreslerini bildirdiği en fazla üç kişi tarafından, yarım saatten az ve bir buçuk saatten fazla olmamak üzere çalışma saatleri içinde ziyaret edilebilir. Çocuk hükümlüler için ziyaret süresi bir saatten az, üç saatten fazla olmamak üzere belirlenir.”

Ziyaret hakkının kanuni çerçevesi (m. 83)
UnsurKural
Kanuni ziyaretçilerEş, üçüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımları, vasi veya kayyım (belgelendirilmesi koşuluyla)
Bildirilen ziyaretçilerKuruma kabulde bildirilen en fazla üç kişi; zorunlu hâller dışında değiştirilemez
SıklıkHaftada bir kez
Süre (yetişkin)Yarım saatten az, bir buçuk saatten fazla olamaz
Süre (çocuk hükümlü)Bir saatten az, üç saatten fazla olamaz (6411 s.K. ile eklenmiştir)
SaatÇalışma saatleri içinde
Diğer kişilerBirinci fıkradakiler dışındaki kimselerin ziyaretine Cumhuriyet Başsavcılığı yazılı olarak izin verebilir (m. 83/2)
Görüş biçimiGörüşler, koşul ve süreleri Adalet Bakanlığınca hazırlanan yönetmelikle kapalı ve açık olmak üzere iki biçimde yaptırılır (m. 83/3)

Üç kişilik listenin süresi. Kanunun “kuruma kabullerinde” ifadesi, Yönetmelikte somutlaştırılmıştır: hükümlü ve tutuklular, birinci fıkrada sayılanlar dışında kalan üç ziyaretçisinin ad ve soyadı ile biliyorsa adresini, ceza infaz kurumuna kabulünden ve kendisine bu hususun tebliğ edildiği tarihten itibaren altmış gün içinde bildirir. Bu süre geçirildiğinde liste bildirme talepleri reddedilebilmekte ve uyuşmazlık infaz hâkimliğine taşınmaktadır. Bu nedenle kuruma kabul sırasında yapılan tebligatın tarihi not edilmeli ve altmış günlük süre içinde liste verilmelidir.

Akraba olmayan ziyaretçi. Üç kişilik liste dolduktan sonra başka bir kişinin ziyaret etmesi ancak m. 83/2 yolundan mümkündür: Cumhuriyet Başsavcılığının yazılı izni. Bu izin kurum idaresinden değil, savcılıktan istenir.

Açık ve kapalı görüş ayrımı nerede? Kanun yalnızca “iki biçimde yaptırılır” der ve ayrıntıyı yönetmeliğe bırakır (m. 83/3). Dolayısıyla açık görüşün sıklığı, süresi ve kimlere tanınacağı kanunda değil, Hükümlü ve Tutukluların Ziyaret Edilmeleri Hakkında Yönetmelik ile kurum uygulamasında belirlenir. Bu nedenle açık görüş takvimi kurumdan kuruma farklılık gösterebilir ve güncel bilgi kurum idaresinden alınmalıdır. Kurum türleri için ceza infaz kurumlarının türleri yazımıza bakabilirsiniz.

Terör ve örgüt suçlarına özgü fıkra. Maddeye 7328 sayılı Kanun’la eklenen dördüncü fıkra, kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan ve terör suçları, örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçları ile örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlardan mahkûm olanlar bakımından, önceden bilgilendirilmek suretiyle özel bir rejim öngörmektedir. Bu hükümlülerin ziyaret ve görüşlerinin kayda alınabilmesi, bu fıkraya dayanır.

Telefon Hakkı: 5275 m. 66

Madde, kurum türüne göre iki farklı rejim kurar ve bu ayrım uygulamada sıkça karıştırılır.

Kapalı kurumlar (m. 66/1): Hükümlüler, mevzuatta belirlenen esas ve usullere göre idarenin kontrolündeki ücretli telefonlar ile görüşme yapabilirler. Telefon görüşmesi idarece dinlenir ve kayıt altına alınır. Bu hak, tehlikeli hâlde bulunan ve örgüt mensubu hükümlüler bakımından kısıtlanabilir.

Açık kurumlar ve çocuk eğitimevleri (m. 66/2): Hükümlüler ücretli telefonlarla serbestçe görüşme yapabilirler. Yani kapalı kurumdaki dinleme ve kayıt rejimi burada uygulanmaz.

Acil hâllerde faks ve telefon (m. 66/3): Açık ve kapalı kurumlardaki hükümlüler, altsoy, üstsoy, eş ve kardeşlerinin ölüm, ağır hastalık veya doğal afet hâllerinde, kuruma ait telefon ve faks cihazından derhâl yararlandırılırlar. Görüşmeler tutanakla belgelenir ve tutanaklar özel bir dosyada saklanır. Bu fıkra bir istisna değil, doğrudan uygulanması gereken bir yükümlülüktür; “derhâl” ifadesi idareye takdir alanı bırakmaz.

Yasak (m. 66/4): Hükümlüler açık ve kapalı ceza infaz kurumlarında ve çocuk eğitimevlerinde araç telefonu, telsiz telefon, cep telefonu ve benzeri iletişim araçlarını bulunduramaz ve kullanamazlar.

Avukatla telefon görüşmesi. Burada önemli bir boşluk vardır: 5275 sayılı Kanun ve ilgili ikincil mevzuat, hükümlü ve tutukluların avukatlarıyla telefonla görüşebileceklerine dair açık bir düzenleme içermez. Avukatla iletişim, m. 84 kapsamında yüz yüze görüşme ve m. 68/4 kapsamında yazışma yoluyla güvence altına alınmıştır. Anayasa Mahkemesi de tutuklunun müdafi ile haberleşmesinin engellenemeyeceğini ve kısıtlanamayacağını düzenleyen 5275 m. 114/5’e dikkat çekmekle birlikte, Anayasa’nın 22. maddesindeki haberleşme hürriyetinin diğer iletişim imkânlarının sağlandığı durumlarda münhasıran telefonla görüşmeyi güvence altına almadığını belirtmiştir.

⚖️ Ölüm, ağır hastalık ve afet hâlinde telefon “derhâl” verilmek zorundadır

Ankara’da Uzman Avukat — Av. Fatma Öztürk

📞 Hemen Ara
💬 WhatsApp ile Yaz

Mektup, Faks ve Telgraf: 5275 m. 68

Maddenin yapısı dört katmanlıdır: hak, denetim, el koyma ve istisna.

Denetim usulü (m. 68/2): “Hükümlü tarafından gönderilen ve kendisine gelen mektup, faks ve telgraflar; mektup okuma komisyonu bulunan kurumlarda bu komisyon, olmayanlarda kurumun en üst amirince denetlenir.” Yani denetim yetkisi herhangi bir görevliye değil, kanunla belirlenmiş bir mercie aittir. Bu, kısıtlama kararlarına itirazda ilk kontrol edilmesi gereken usul noktasıdır.

El koyma (m. 68/3): Kurumun asayiş ve güvenliğini tehlikeye düşüren, görevlileri hedef gösteren, terör ve çıkar amaçlı suç örgütü veya diğer suç örgütleri mensuplarının haberleşmelerine neden olan, kişi veya kuruluşları paniğe yöneltecek yalan ve yanlış bilgileri, tehdit ve hakareti içeren mektup, faks ve telgraflar hükümlüye verilmez; hükümlü tarafından yazılmış ise gönderilmez.

Avukat ve resmî makam istisnası (m. 68/4): Hükümlünün resmî makamlara veya avukatına gönderdiği mektup, faks ve telgraflar denetime tabi değildir. Bu hüküm, savunma hakkının ceza infaz hukukundaki doğrudan karşılığıdır.

Kayıt ve saklama rejimi. Maddeye eklenen fıkra uyarınca; kamu düzeninin korunması ile kişi, toplum ve kurum güvenliğinin sağlanması veya suç işlenmesinin önlenmesi amacıyla terör suçları, örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçları ile örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlardan mahkûm olan veya tehlikeli hâlde bulunan ya da dışarı ile iletişiminin kurum güvenliği açısından tehlikeli olabileceği değerlendirilen hükümlülere gelen veya bunlar tarafından gönderilen mektup, faks ve telgraflar dijital olarak kaydedilebilir veya fiziki olarak saklanabilir.

Bu yetkinin sınırları da aynı fıkrada çizilmiştir ve savunma bakımından değerlidir: kayıtlar amacı dışında kullanılamaz, kanunda açıkça belirtilen hâller dışında hiçbir kişi veya kurumla paylaşılamaz, herhangi bir soruşturma veya kovuşturmaya konu edilmemişse en geç bir yıl sonunda silinir veya imha edilir ve silme veya imha işlemi Cumhuriyet savcısı tarafından denetlenir. Ayrıca bu fıkra hükmü, avukat ve resmî makam yazışmalarına ilişkin dördüncü fıkra bakımından uygulanmaz.

Avukat ve Noterle Görüşme: 5275 m. 84

Ziyaret rejiminden ayrı ve ayrıcalıklı bir kanal olan avukat görüşmesi 84. maddede düzenlenmiştir. Görüşme, meslek kimliğinin ibrazı üzerine, tatil günleri dışında ve çalışma saatleri içinde, bu iş için ayrılan görüşme yerlerinde, konuşulanların duyulamayacağı, ancak güvenlik nedeniyle görülebileceği bir biçimde yapılır.

Bu formül önemlidir: görüşme görülebilir ama duyulamaz. Müdafi ile görüşme hakkını (CMK m. 154) ayrı bir yazıda ele aldık. Yani görevlinin görüş odasının içinde konuşulanları işitecek konumda bulunması hukuka aykırıdır; gözetim yalnızca görsel olmalıdır.

Tutuklular bakımından ek bir güvence daha vardır: 5275 m. 114/5 uyarınca tutuklunun müdafi ile haberleşmesi engellenemez ve kısıtlanamaz.

Bu güvence mutlak mı? Hayır. Kanun, belirli suç tiplerinde ve ağır koşulların varlığı hâlinde avukat görüşmesine müdahaleye imkân tanıyan özel hükümler içerir. Bu tür kısıtlamalar kurum idaresinin takdiriyle değil, kanunda öngörülen usule ve yargısal karara bağlı olarak uygulanabilir. Dolayısıyla “avukat görüşmesi hiçbir hâlde denetlenemez” biçimindeki mutlak ifade doğru değildir; doğru olan, denetimin ancak kanunda sayılan hâllerde ve öngörülen usulle mümkün olduğudur. Bir kısıtlama kararıyla karşılaşıldığında ilk yapılması gereken, kararın hangi kanun hükmüne ve hangi merci kararına dayandığını sormaktır.

Noterle görüşme de aynı madde kapsamındadır; hükümlünün vekâletname düzenlemesi, miras işlemleri veya benzeri hukuki işlemler için noterle görüşmesi bu hükme dayanır.

Disiplin Cezası Olarak Kısıtlama: 5275 m. 42

İletişim haklarının kesilmesi her zaman bir güvenlik tedbiri değildir; bazen bir disiplin cezasıdır ve bu hâlde kendi usulüne tabidir.

“Haberleşme veya iletişim araçlarından yoksun bırakma veya kısıtlama” başlıklı m. 42, bu cezayı ve uygulanacağı eylemleri düzenler. Cezanın süresi ve kapsamı kanunla sınırlıdır; süresiz veya belirsiz bir yoksun bırakma mümkün değildir.

Ayrıca 7242 sayılı Kanun’la maddeye eklenen bentlerle, kurum idaresine bildirilen telefon numarası aracılığıyla ya da teknik müdahale ile başka bir hatta yönlendirme yapmak gibi fiiller de bu disiplin cezasını gerektiren eylemler arasına alınmıştır.

Disiplin cezası olarak verilen kısıtlamalarda iki nokta savunma bakımından belirleyicidir. Birincisi, disiplin cezasına karşı yapılan şikâyette infaz hâkimi hükümlünün savunmasını almak zorundadır (4675 s.K. m. 6/2); savunma alınmadan verilen karar usul yönünden sakattır. İkincisi, disiplin cezaları iyi hâl değerlendirmesini etkilediğinden, açık kuruma ayrılma ve denetimli serbestlik tarihlerini de geriye atabilir. Disiplin cezaları ve itiraz yolunu ayrı bir yazıda ele aldık.

Kısıtlamaya İtiraz: Takvim ve Usul

Ziyaret, telefon veya mektuba ilişkin her kısıtlama bir idari işlemdir ve 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu kapsamında şikâyete konu edilir. Nitekim m. 4/1, kuruma kabul, barındırma, dışarıyla ilişkiler ve benzeri işlem veya faaliyetlere ilişkin şikâyetleri infaz hâkimliğinin görevleri arasında sayar.

Kısıtlama kararına karşı başvuru takvimi
AşamaSüreMerci
ŞikâyetÖğrenmeden itibaren 15 gün, her hâlde işlem tarihinden itibaren 30 günİnfaz hâkimliği (4675 m. 5/1)
KararDuruşma yapmaksızın dosya üzerinden bir haftaİnfaz hâkimi (4675 m. 6/2)
İtirazTebliğden itibaren iki hafta (1/6/2024 ve sonrası kararlarda)Ağır ceza mahkemesi (4675 m. 6/5-6)
Bireysel başvuruOlağan kanun yolları tüketildikten sonraAnayasa Mahkemesi (Anayasa m. 148)

Yürütmenin durdurulması ayrıca istenmelidir. 4675 m. 5/4 uyarınca şikâyet başvurusu, işlemin yerine getirilmesini durdurmaz. İnfaz hâkimi ancak giderilmesi güç veya imkânsız sonuçların doğması ile açık hukuka aykırılık koşullarının birlikte gerçekleşmesi hâlinde erteleme veya durdurma kararı verebilir. Bir mektuba el konulması veya ziyaretin uzun süre yasaklanması hâlinde, doğacak telafisi güç sonucun somut olarak yazılması gerekir.

Anayasal çerçeve. Bu uyuşmazlıklar Anayasa’nın 20. maddesindeki özel hayatın gizliliği ve 22. maddesindeki haberleşme hürriyeti ile doğrudan bağlantılıdır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 8. maddesi de özel ve aile hayatına saygı hakkını güvence altına alır. Bu nedenle şikâyet dilekçesinde ihlal edildiği düşünülen anayasal hakkın baştan adlandırılması, sonraki bireysel başvuru bakımından da değerlidir. İnfaz hâkimliğinin görev ve usulünü ayrı bir yazıda ele aldık.

Uygulamada Sık Karşılaşılan Sorunlar

1. Üç kişilik listenin süresinde bildirilmemesi. Yönetmelikteki altmış günlük süre kaçırıldığında, sonradan yapılan liste bildirme talepleri reddedilebilmektedir. Bu konudaki uyuşmazlıklar infaz hâkimliğine ve ağır ceza mahkemesine taşınmakta, kararlar kurumdan kuruma farklılık gösterebilmektedir.

2. Hısımlık derecesinin belgelenmemesi. m. 83/1, kanuni ziyaretçiler bakımından “belgelendirilmesi koşuluyla” der. Nüfus kayıt örneği veya vukuatlı nüfus kayıt örneği ile hısımlığın ispat edilmesi gerekir; ispat edilmeyen hısım, üç kişilik listeye yazılmadıysa ziyaret edemez.

3. Acil hâllerde telefonun geciktirilmesi. m. 66/3, ölüm, ağır hastalık ve doğal afet hâllerinde “derhâl” yararlandırma öngörür. Gecikme hâlinde, durumun tutanakla belgelenmesi ve şikâyet konusu yapılması gerekir.

4. Denetim yetkisinin yanlış merci tarafından kullanılması. m. 68/2, denetimi mektup okuma komisyonuna veya kurumun en üst amirine bırakır. Başka bir görevlinin yaptığı denetim ve buna dayanan el koyma kararı, usul yönünden sakattır.

5. Avukat yazışmasının açılması. m. 68/4 gereği avukata ve resmî makamlara gönderilen yazışmalar denetime tabi değildir. Zarfın açılmış olarak teslim edilmesi hâlinde durumun derhâl tutanağa geçirilmesi gerekir.

6. Gerekçesiz el koyma kararları. m. 68/3, el koymayı belirli somut sebeplere bağlar. “Kurum güvenliği” ifadesinin soyut biçimde tekrarlanması yeterli değildir; mektubun hangi cümlesinin hangi bende girdiğinin gösterilmesi gerekir. Gerekçesiz veya soyut gerekçeli kararlar, infaz hâkimliği önünde en güçlü itiraz sebebidir.

7. Kayıt sürelerinin aşılması. m. 68’e göre kayıtlar, soruşturma veya kovuşturmaya konu edilmemişse en geç bir yıl sonunda silinir veya imha edilir ve bu işlem Cumhuriyet savcısı tarafından denetlenir. Sürenin aşıldığı iddiası ayrıca ileri sürülebilir.

Kontrol Listesi

1. Kuruma kabulde altmış günü takvime işleyin. Üç kişilik ziyaretçi listesi bu süre içinde bildirilmelidir.

2. Hısımlık belgelerini önceden hazırlayın (bkz. hükümlü ve tutuklu hakları). Eş, üçüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımları için nüfus kayıt örneği gerekir.

3. Liste dışı ziyaretçi için savcılığa başvurun. m. 83/2 uyarınca izin mercii Cumhuriyet Başsavcılığıdır, kurum idaresi değil.

4. Kapalı kurumda telefonun dinlendiğini bilin. m. 66/1 açıktır: görüşme idarece dinlenir ve kayıt altına alınır.

5. Acil hâlleri m. 66/3’e dayandırın. Altsoy, üstsoy, eş ve kardeşin ölüm, ağır hastalık veya doğal afet hâllerinde telefon ve faks derhâl verilir; tutanak istenmelidir.

6. Avukata yazarken zarfı ayırın. m. 68/4 kapsamındaki yazışmaların denetime tabi olmadığı, zarf üzerinde açıkça belirtilmelidir.

7. El koyma kararının gerekçesini isteyin. Hangi m. 68/3 sebebine dayanıldığı yazılı olarak sorulmalıdır.

8. Şikâyet süresini iki yönden hesaplayın. Öğrenmeden 15 gün, işlemden 30 gün (4675 m. 5/1).

9. Durdurma talebini ayrıca ve iki şartla kurun. 4675 m. 5/4 gereği giderilmesi güç sonuç ve açık hukuka aykırılık birlikte gösterilmelidir.

10. İtiraz süresini karar tarihine göre belirleyin. 1/6/2024 ve sonrası kararlarda iki hafta, öncesinde yedi gün.

Tutuklular Bakımından Durum

Yukarıdaki kuralların çoğu hükümlüler için yazılmıştır; tutuklular bakımından rejim, 5275’in 114 ve devamı maddelerindeki özel hükümler ile 116. maddedeki atıf yoluyla belirlenir.

Atıf kuralı (m. 116). Kanun’un hükümlülere ilişkin pek çok hükmü, tutukluluk hâliyle bağdaştığı ölçüde tutuklular hakkında da uygulanır. Nitekim Anayasa Mahkemesi kararlarında, hükmen tutuklu bir kişinin telefonla haberleşmesinin m. 116 delaletiyle m. 66 gereğince güvence altına alındığı belirtilmiştir.

Müdafi güvencesi (m. 114/5). Tutuklular bakımından ayrıca ve açıkça düzenlenmiş bir güvence vardır: tutuklunun müdafi ile haberleşmesi engellenemez ve kısıtlanamaz. Bu hüküm, savunma hakkının tutukluluk aşamasındaki karşılığıdır ve hükümlülere ilişkin genel rejimden daha güçlü bir koruma sağlar.

Uygulamada önemli bir ayrım da şudur: tutukluluk bir ceza değil koruma tedbiridir; dolayısıyla tutuklu hakkındaki kısıtlamalar, cezanın infazına ilişkin gerekçelerle değil, soruşturmanın veya kovuşturmanın selameti ile kurum güvenliğine ilişkin gerekçelerle açıklanmak zorundadır. Tutuklu bakımından verilen bir ziyaret veya haberleşme kısıtlamasında, kararın hangi soruşturma gerekçesine dayandığının gösterilmesi istenebilir.

Ayrıca tutuklular bakımından soruşturma evresinde CMK’nın kısıtlama hükümleri de devreye girebilir. Bu nedenle bir kısıtlama kararıyla karşılaşıldığında, kararın 5275 kapsamında bir infaz işlemi mi yoksa CMK kapsamında bir soruşturma tedbiri mi olduğunun belirlenmesi gerekir; çünkü itiraz mercii ve usulü buna göre değişir. İnfaz işlemlerinde yol infaz hâkimliği, soruşturma tedbirlerinde ise ilgili hâkimlik veya mahkemedir.

Sıkça Sorulan Sorular

Hükümlü ne sıklıkla ve ne kadar süreyle ziyaret edilebilir?

5275 m. 83/1 uyarınca haftada bir kez ziyaret edilebilir. Ziyaret süresi yarım saatten az ve bir buçuk saatten fazla olamaz; çocuk hükümlüler için süre bir saatten az, üç saatten fazla olmamak üzere belirlenir.

Kimler ziyaret edebilir?

Belgelendirilmesi koşuluyla eş, üçüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımları ile vasi veya kayyım; ayrıca hükümlünün kuruma kabulünde bildirdiği ve zorunlu hâller dışında değiştirilemeyen en fazla üç kişi.

Üç kişilik listeyi ne zaman bildirmeliyim?

Hükümlü ve Tutukluların Ziyaret Edilmeleri Hakkında Yönetmelik uyarınca, kuruma kabulden ve bu hususun tebliğ edildiği tarihten itibaren altmış gün içinde bildirilir. Süre kaçırıldığında sonradan yapılan talepler reddedilebilmektedir.

Akrabam olmayan biri ziyaret edebilir mi?

m. 83/2 uyarınca birinci fıkrada belirtilenler dışındaki kimselerin ziyaretine Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yazılı olarak izin verilebilir.

Açık görüş kaç günde bir ve kaç saat?

Kanun bu ayrıntıyı düzenlemez. m. 83/3, görüşlerin koşul ve sürelerinin Adalet Bakanlığınca hazırlanan yönetmelikle kapalı ve açık olmak üzere iki biçimde yaptırılacağını öngörür; bu nedenle açık görüş takvimi yönetmelik ve kurum uygulamasına göre belirlenir.

Telefon görüşmeleri dinleniyor mu?

Kapalı kurumlarda evet: m. 66/1 uyarınca görüşme idarece dinlenir ve kayıt altına alınır ve bu hak tehlikeli hâlde bulunan ve örgüt mensubu hükümlüler bakımından kısıtlanabilir. Açık kurumlar ile çocuk eğitimevlerinde ise m. 66/2 uyarınca ücretli telefonlarla serbestçe görüşme yapılabilir.

Yakınım vefat etti; telefon hakkım var mı?

Evet. m. 66/3 uyarınca altsoy, üstsoy, eş ve kardeşlerin ölüm, ağır hastalık veya doğal afet hâllerinde hükümlüler kuruma ait telefon ve faks cihazından derhâl yararlandırılır; görüşmeler tutanakla belgelenir.

Cep telefonu bulundurulabilir mi?

Hayır. m. 66/4 uyarınca hükümlüler açık ve kapalı kurumlarda ve çocuk eğitimevlerinde araç telefonu, telsiz telefon, cep telefonu ve benzeri iletişim araçlarını bulunduramaz ve kullanamazlar.

Mektuplarımı kim okuyabilir?

m. 68/2 uyarınca denetim, mektup okuma komisyonu bulunan kurumlarda bu komisyon, bulunmayanlarda kurumun en üst amiri tarafından yapılır. Başka bir görevlinin yaptığı denetim usul yönünden sakattır.

Avukatıma yazdığım mektup okunur mu?

Hayır. m. 68/4 uyarınca hükümlünün resmî makamlara veya avukatına gönderdiği mektup, faks ve telgraflar denetime tabi değildir. Kayıt ve saklamaya ilişkin fıkra da bu yazışmalar bakımından uygulanmaz.

Mektubuma neden el konuldu?

m. 68/3, el koymayı somut sebeplere bağlar: kurumun asayiş ve güvenliğini tehlikeye düşüren, görevlileri hedef gösteren, suç örgütü mensuplarının haberleşmesine neden olan, paniğe yöneltecek yalan ve yanlış bilgi, tehdit ve hakaret içeren yazışmalar. Kararın hangi sebebe dayandığı gösterilmelidir.

Yazışmalarım kaydediliyorsa ne kadar saklanır?

Kayıt yetkisinin bulunduğu hâllerde dahi sınır vardır: kayıtlar amacı dışında kullanılamaz, kanunda açıkça belirtilen hâller dışında paylaşılamaz ve soruşturma ya da kovuşturmaya konu edilmemişse en geç bir yıl sonunda silinir veya imha edilir. Bu işlem Cumhuriyet savcısı tarafından denetlenir.

Avukat görüşmesi izlenebilir mi?

m. 84 uyarınca görüşme, konuşulanların duyulamayacağı ancak güvenlik nedeniyle görülebileceği bir biçimde yapılır. Yani kural görsel gözetimdir, işitsel değil. Kanunda öngörülen sınırlı hâllerde ve öngörülen usulle kısıtlama mümkün olmakla birlikte, bu kurum idaresinin takdirine bırakılmış bir yetki değildir.

Kısıtlama kararına nasıl itiraz ederim?

4675 sayılı Kanun m. 4/1 kapsamındaki “dışarıyla ilişkiler” şikâyeti olarak infaz hâkimliğine başvurulur. Süre, öğrenmeden itibaren on beş gün, her hâlde işlem tarihinden itibaren otuz gündür. İnfaz hâkiminin kararına karşı 1/6/2024 ve sonrasında verilen kararlarda iki hafta içinde ağır ceza mahkemesine itiraz edilebilir.

Şikâyet, kısıtlamayı durdurur mu?

Hayır. 4675 m. 5/4 uyarınca şikâyet, işlemin yerine getirilmesini durdurmaz. Durdurma için giderilmesi güç veya imkânsız sonuç ile açık hukuka aykırılık koşullarının birlikte gerçekleşmesi gerekir ve bu ayrıca talep edilmelidir.

Sonuç

Hükümlünün dış dünyayla bağı, tek bir “iletişim hakkı” başlığı altında değil dört ayrı maddede korunur ve her birinin kendi sayısı, kendi merci ve kendi istisnası vardır: ziyarette haftada bir kez, yarım saat ile bir buçuk saat arası (çocuklarda bir ilâ üç saat); telefonda kapalı kurumda dinleme ve kayıt, açık kurumda serbestlik; mektupta okuma komisyonu veya en üst amir denetimi; avukat yazışmasında ise denetim yasağı. Kısıtlamalar ise idarenin serbest takdirinde değildir: her biri kanunda sayılan bir sebebe dayanmak ve gerekçelendirilmek zorundadır. İtiraz tarafında belirleyici olan yine takvimdir: şikâyet için 15/30 gün, itiraz için iki hafta ve durdurma talebinin ayrıca kurulması. Kısıtlama kararlarının ayrıntısı için mektup, telefon ve ziyaret haklarının kısıtlanması yazımıza da bakabilirsiniz. Ziyaret, telefon veya mektup kısıtlamasına şikâyet ve itiraz için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Atıf yapılan başlıca mevzuat: 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun m. 42, 66, 68, 83, 84, 86, 114, 116; 24/1/2013 tarihli ve 6411 sayılı Kanun m. 9; 14/4/2020 tarihli ve 7242 sayılı Kanun m. 24; 17/6/2021 tarihli ve 7328 sayılı Kanun m. 8; 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu m. 4, 5, 6; 7499 sayılı Kanun m. 37 (itiraz süresi); Hükümlü ve Tutukluların Ziyaret Edilmeleri Hakkında Yönetmelik m. 9; Anayasa m. 20, 22 ve 148; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi m. 8. Mevzuat ve kurum uygulaması değişebileceğinden, işlem tarihinde yürürlükteki metnin ve kurumun güncel görüş takviminin teyidi gerekir.

Bu içerik yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki görüş ya da avukatlık hizmeti niteliği taşımaz. Her somut durum için avukat görüşü esastır.

⚖️ Ücretsiz Ön Görüşme İçin Bize Ulaşın

Ankara’da Uzman Avukat — Av. Fatma Öztürk

📞 Hemen Ara💬 WhatsApp ile Yaz

Post by Av. Fatma Öztürk