Hastalık, Yaşlılık ve Gebelik Nedeniyle İnfazın Ertelenmesi (5275 m.16-17)
26 Ağustos 2026

Hastalık, Yaşlılık ve Gebelik Nedeniyle İnfazın Ertelenmesi (5275 m.16-17)

📜 Dayanak Mevzuat

Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

  • 5275 sayılı Kanun m.16/1 — Akıl hastalığına tutulan hükümlünün cezasının infazı iyileşinceye kadar geri bırakılır
  • 5275 sayılı Kanun m.16/2 — Diğer hastalıklarda infazın sürmesinin hayat için kesin tehlike oluşturması hâlinde geri bırakma
  • 5275 sayılı Kanun m.16/3 — Ağır hastalık, engellilik veya kocama hâlinin belirlenmesi ve rapor usulü
  • 5275 sayılı Kanun m.16/4 — Gebe olan veya doğurduğu tarihten itibaren bir yıl altı ay geçmemiş kadınlar hakkında geri bırakma
  • 5275 sayılı Kanun m.16/6 — Ağır hastalık veya engellilik nedeniyle kurum koşullarında hayatını yalnız idame ettirememe
  • 5275 sayılı Kanun m.16/A — Bakıma muhtaç veya ağır hasta çocuğu bulunan kadın hükümlüde erteleme
  • 5275 sayılı Kanun m.17 — Hükümlünün istemiyle infazın ertelenmesi
  • 5275 sayılı Kanun m.17/A — Mahkemece infazın ertelenmesi veya durdurulması

Kesinleşmiş bir hapis cezası her zaman derhâl infaz edilmez. Kanun; akıl hastalığı, ağır hastalık, engellilik, gebelik ve hükümlünün kendi istemi gibi hâllerde infazın ertelenmesini düzenlemiştir. Her birinin şartları ve süreleri farklıdır.

Beş Ayrı Erteleme Yolu

İnfazın ertelenmesi tek bir kurum değildir; kanun farklı gerekçelere dayanan birden fazla yol öngörmüştür. Hangisinin uygulanacağı, hükümlünün somut durumuna göre belirlenir.

YolDayanakGerekçe
Akıl hastalığı5275 m.16/1Hükümlünün akıl hastalığına tutulması
Diğer hastalıklar5275 m.16/2İnfazın sürmesinin hayat için kesin tehlike oluşturması
Ağır hastalık ve engellilik5275 m.16/6Kurum koşullarında hayatını yalnız idame ettirememe
Gebelik ve doğum5275 m.16/4Gebelik veya doğumdan itibaren belirli sürenin geçmemiş olması
Hükümlünün istemi5275 m.17Belirli süreli cezalarda çağrı üzerine talep

Bu yolların şartları ve süreleri birbirinden farklıdır. Bir yol bakımından şartlar oluşmasa dahi diğeri bakımından değerlendirme yapılabilir; bu nedenle başvuru hazırlanırken hangi yola dayanıldığının açıkça belirtilmesi gerekir.

Akıl Hastalığı: İyileşinceye Kadar

Bu, en net düzenlemedir. 5275 sayılı Kanun m.16/1 uyarınca akıl hastalığına tutulan hükümlünün cezasının infazı iyileşinceye kadar geri bırakılır. Bu durumda hükümlü, yüksek güvenlikli sağlık kurumlarında koruma ve tedavi altına alınır.

Yargı uygulamasında bu hüküm somut olarak işletilmiştir. Bir örnekte, infaz sırasında Adli Tıp Kurumu Genel Kurulunca düzenlenen raporda hükümlünün şizofreni olarak tanımlanan akıl hastalığına yakalandığı ve hastalığının 5275 sayılı Kanun m.16/1 kapsamında bulunduğu; TCK m.57’de belirtilen sağlık kurumunda koruma ve tedavi altına alınması gerektiği belirtilmiş ve infazın geri bırakılmasına karar verilmiştir.

Uyuşturucu hükümlüleri bakımından bu hüküm, madde kullanımına bağlı gelişen psikiyatrik tablolarda gündeme gelebilir. Ancak burada bağımlılık ile akıl hastalığının ayrı kavramlar olduğu vurgulanmalıdır; bu ayrım rapor sürecinde belirlenir.

Kalemİçerik
KapsamAkıl hastalığına tutulan hükümlü
Süreİyileşinceye kadar
SonuçYüksek güvenlikli sağlık kurumunda koruma ve tedavi
RaporUsulüne uygun sağlık kurulu raporu
İyileşme hâliİnfaza devam edilir

Diğer Hastalıklar: Kesin Tehlike Ölçütü

Akıl hastalığı dışındaki hastalıklar bakımından ölçüt farklıdır ve daha ağırdır. 5275 sayılı Kanun m.16/2 uyarınca, hükümlünün hastalığı nedeniyle infazın sürmesi hayatı için kesin tehlike oluşturuyorsa, cezanın infazı iyileşinceye kadar geri bırakılır.

Buradaki “kesin tehlike” ifadesi yüksek bir eşiktir. Ağır bir hastalığın bulunması tek başına yeterli görülmez; infazın devamının hayat bakımından kesin tehlike oluşturması aranır.

5275 sayılı Kanun m.16/6’da ise ayrı bir ölçüt daha bulunmaktadır: maruz kaldığı ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyen ve toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağı değerlendirilen hükümlü bakımından infaz geri bırakılabilir.

ÖlçütDayanakAranan
Kesin tehlikem.16/2İnfazın sürmesinin hayat için kesin tehlike oluşturması
Yalnız idame ettirememem.16/6Kurum koşullarında hayatını tek başına sürdürememe
Toplum güvenliğim.16/6Ağır ve somut tehlike oluşturmayacağının değerlendirilmesi
Raporm.16/3Usulüne uygun rapor
Kocamam.16/3 çerçevesindeİleri yaş hâli

Üçüncü satır bu yolun ikinci ayağıdır ve sıkça gözden kaçar. Sağlık şartı gerçekleşse dahi, toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağının değerlendirilmesi ayrıca aranır. Uyuşturucu ticareti hükümlüleri bakımından bu değerlendirme ayrı bir tartışma alanı oluşturur.

Bu nedenle başvuruda yalnızca sağlık durumu değil, toplum güvenliği bakımından risk oluşturmayacağını gösteren olgular da ortaya konulmalıdır: hükümlünün fiilî durumu, bakıma muhtaçlığı, aile desteği ve tedavi planı gibi.

Sağlık durumu nedeniyle infazın ertelenmesi talebi ve rapor süreci için bize ulaşın.

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp

Rapor Sorunu: Hastane Raporu Yetmiyor

Uygulamada bu yolun en büyük tıkanıklığı rapor aşamasında yaşanmaktadır ve bu husus açıkça belirtilmelidir.

Ağır hastalık, engellilik veya kocama hâlinin belirlenmesi kanunda düzenlenmiş bir usule tabidir. Uygulamada tam teşekküllü devlet hastanelerinden alınan raporlar tek başına yeterli görülmemekte; Adli Tıp Kurumu’ndan alınacak rapor aranmaktadır.

Bu durum, sivil toplum kuruluşlarının raporlarında da eleştiri konusu yapılmaktadır. Hastane heyetlerinin hükümlünün kurumda kalamayacağı yönünde görüş bildirmesine rağmen, Adli Tıp Kurumu’nun farklı yönde rapor vermesi hâlinde infaz ertelemesi gerçekleşmemektedir.

Rapor kaynağıUygulamadaki değeri
Cezaevi revir kaydıSürecin başlangıcı; tek başına yeterli değil
Devlet hastanesi sağlık kurulu raporuÖnemli ancak tek başına yeterli görülmeyebilir
Adli Tıp Kurumu raporuUygulamada belirleyici
Üniversite hastanesi raporuDestekleyici belge olarak sunulabilir
Özel sağlık kuruluşu raporuDestekleyici nitelikte

Bu tablodan çıkan pratik sonuç şudur: başvuru hazırlanırken tüm rapor ve tıbbi belgelerin bir arada sunulması, Adli Tıp Kurumu incelemesinde değerlendirilecek malzemeyi zenginleştirir. Epikriz, tetkik sonuçları, ilaç raporları ve tedavi geçmişi bu kapsamda toplanmalıdır.

Ayrıca sürecin re’sen işletilebildiği hâller de bulunmaktadır. Sürekli hastalık, sakatlık ve kocama sebebiyle talepte bulunmayan hükümlüler bakımından kamu kurumlarına resen başvuru yolu açılmıştır; bu, talepte bulunamayacak durumdaki hükümlüler için önem taşır.

Gebelik ve Doğum

Bu, en somut ve en az tartışmalı erteleme sebebidir. 5275 sayılı Kanun m.16/4 uyarınca hapis cezasının infazı, gebe olan veya doğurduğu tarihten itibaren bir yıl altı ay geçmemiş bulunan kadınlar hakkında geri bırakılır.

Aynı fıkrada bir istisna da düzenlenmiştir: çocuk ölmüş veya anasından başka birine verilmiş olursa, doğumdan itibaren iki ay geçince ceza infaz olunur.

Ayrıca kapalı ceza infaz kurumuna girdikten sonra gebe kalanlar bakımından ayrı bir düzenleme bulunmaktadır. Koşullu salıverilmesine altı yıldan fazla süre kalanlar ile eylem ve tutumları nedeniyle tehlikeli sayılanlar hakkında bu hüküm uygulanmaz; bu kişilerin cezasının ilgili kısmı, kurumlarda kendileri için düzenlenen uygun yerlerde infaz olunur.

DurumSonuç
Gebelikİnfaz geri bırakılır
Doğumdan itibaren bir yıl altı ayİnfaz geri bırakılır
Çocuğun ölmesi veya başkasına verilmesiDoğumdan itibaren iki ay sonra infaz olunur
Kuruma girdikten sonra gebe kalmaKoşullu salıverilmeye kalan süreye göre değerlendirilir
Tehlikeli sayılanlarKurum içinde uygun yerlerde infaz

Kanunda ayrıca, bakıma muhtaç veya ağır hasta çocuğu bulunan kadın hükümlüler bakımından da bir erteleme imkânı öngörülmüştür. Toplam on yıl veya daha az süreli hapis cezasına mahkûm olan kadın hükümlünün; engelliliği nedeniyle bakıma muhtaç olan veya ağır bir hastalığa maruz kalan on sekiz yaşını doldurmamış çocuğunun bulunması ve toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağının değerlendirilmesi hâlinde, cezasının infazı Cumhuriyet başsavcılığınca bir yıla kadar ertelenebilir.

Bu erteleme süresi her defasında altı ayı geçmemek üzere en çok dört kez uzatılabilir ve erteleme süresi içinde zamanaşımı işlemez. Erteleme süresi içinde hükümlünün amaca veya yükümlülüklere aykırı davrandığının tespiti, kasten işlenen bir suçtan kamu davası açılması veya çocuğun iyileşmesi hâlinde erteleme kararı kaldırılır.

Hükümlünün İstemiyle Erteleme

Sağlık dışında bir yol daha vardır ve uyuşturucu hükümlüleri bakımından sık gündeme gelir. 5275 sayılı Kanun m.17 uyarınca kasten işlenen suçlarda üç yıl, taksirle işlenen suçlarda ise beş yıl veya daha az süreli hapis cezalarının infazı, çağrı üzerine gelen hükümlünün istemi üzerine Cumhuriyet başsavcılığınca ertelenebilir.

Erteleme, her defasında bir yılı geçmemek üzere en fazla iki kez uygulanabilir. Bu, hükümlünün işlerini düzene sokması, tedavi sürecini tamamlaması veya ailevi zorunluluklarını gidermesi bakımından kullanılabilecek bir imkândır.

Bu yolun kapsamı bakımından önemli bir sınırlama vardır: terör suçları, örgüt faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlar ve cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlardan mahkûm edilenler infazın ertelenmesini isteyemezler.

KalemKuralUyuşturucu dosyasında
Ceza sınırıKasten işlenen suçlarda üç yıl veya daha azTCK m.191 cezaları girebilir
SüreHer defasında bir yılı geçmemek üzere
SayıEn fazla iki kez
BaşvuruÇağrı üzerine gelen hükümlünün istemiÇağrıya uyulması gerekir
Kapsam dışıTerör, örgüt faaliyeti, cinsel dokunulmazlık suçlarıÖrgüt iddiası varsa değerlendirilmeli

Beşinci satır uyuşturucu dosyaları bakımından kritiktir. Dosyada örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenme kabulü bulunması hâlinde bu yolun kapalı olup olmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.

Birinci satır ise kullanma dosyaları bakımından pratik bir imkândır. TCK m.191 kapsamındaki cezaların üç yıl veya altında kalması hâlinde bu yol gündeme gelebilir; ancak somut cezanın miktarı belirleyicidir.

Mahkemece Erteleme ve Durdurma

Cumhuriyet başsavcılığı kararıyla erteleme dışında, mahkeme kararıyla infazın ertelenmesi veya durdurulması da mümkündür. Bu, 5275 sayılı Kanun m.17/A’da düzenlenmiştir.

Bu yol, aşağıda ele alınan infaz hâkimliği şikâyet yolunun yanında ayrı bir başvuru imkânı sunar. Somut olayın koşullarına göre hangi yolun uygun olduğu değerlendirilmelidir.

YolKarar merciiNot
m.16 ertelemeCumhuriyet başsavcılığıSağlık gerekçeli
m.17 ertelemeCumhuriyet başsavcılığıİstem üzerine
m.17/AMahkemeErteleme veya durdurma
İnfaz hâkimliği şikâyetiİnfaz hâkimliğiİnfaz işlemlerine karşı

Bu üç yolun yanında, savcılık kararının kendisinin denetlenmesini sağlayan ayrı bir başvuru yolu daha vardır ve aşağıda ele alınmıştır.

Ret Kararına Karşı Ne Yapılır? 4675 Sayılı Kanun

Erteleme talebinin reddedilmesi hâlinde sürecin bittiği düşünülür; oysa bu karar denetime tabidir. 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu, infaz hâkimliğinin görev alanını sayarken Cumhuriyet savcısının ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin verdiği kararları da kapsama almıştır.

İnfaz Hâkimliğine Şikâyet — Usul

KonuKural
KonusuCeza infaz kurumlarında hükümlü ve tutuklular hakkında yapılan işlem veya faaliyetler ile Cumhuriyet savcısının infaza ilişkin kararlarının kanuna veya diğer mevzuata aykırı olduğu iddiası
SüreKarar, işlem veya faaliyetin öğrenildiği tarihten itibaren on beş gün; her hâlde yapıldığı tarihten itibaren otuz gün
Nasıl yapılırDilekçe ile doğrudan infaz hâkimliğine yapılabileceği gibi Cumhuriyet başsavcılığı veya denetimli serbestlik müdürlüğü aracılığıyla da yapılabilir
Aracılı başvuruDoğrudan yapılmayan başvurular hemen ve en geç üç gün içinde infaz hâkimliğine gönderilir
Yürütmeye etkisiŞikâyet yoluna başvurulması, işlem veya faaliyetin yerine getirilmesini durdurmaz
İstisnaİnfaz hâkimi, giderilmesi güç veya imkânsız sonuçların doğması ve işlem veya faaliyetin açıkça hukuka aykırı olması koşullarının birlikte gerçekleşmesi hâlinde ertelenmesine veya durdurulmasına karar verebilir
İtirazİnfaz hâkiminin kararlarına karşı şikâyetçi veya ilgili Cumhuriyet savcısı itiraz yoluna gidebilir; süre 7499 sayılı Kanun’la iki hafta olarak düzenlenmiştir

Altıncı satır sağlık gerekçeli dosyalarda en önemli hükümdür. Kural olarak şikâyet infazı durdurmaz; ancak kanun iki şartın birlikte gerçekleşmesi hâlinde infaz hâkimine erteleme veya durdurma yetkisi tanımıştır. Ağır hastalık iddiasına dayanan dosyalarda "giderilmesi güç veya imkânsız sonuç" ölçütü doğrudan tartışılabilir; bu nedenle şikâyet dilekçesinde yalnızca kararın hukuka aykırılığı değil, infazın sürmesi hâlinde doğacak telafisi imkânsız sonuçlar da somut olarak gösterilmelidir. Bu iki başlık ayrı ayrı yazılmazsa, kanunun aradığı ikili şartın karşılandığı ileri sürülemez.

Sürelerin başlangıcına dikkat edilmelidir. On beş günlük süre öğrenme tarihinden, otuz günlük süre ise işlemin yapıldığı tarihten işler. Ret kararı hükümlüye veya vekiline tebliğ edilmemiş, dosyadan öğrenilmişse öğrenme tarihinin belgelenmesi gerekir. Ayrıca başvurunun ceza infaz kurumu üzerinden yapılabilmesi, kurumda bulunan hükümlüler bakımından pratik bir kolaylıktır; bu yolla verilen dilekçenin kayda alındığı tarih esas alınır.

Bu nedenle savcılık kararına karşı hiçbir yol bulunmadığı yönündeki yaygın kanaat isabetli değildir. Somut olayda hangi yolun — mahkemeye başvuru mu, infaz hâkimliğine şikâyet mi — uygun olduğu, kararı veren merci ve kararın niteliğine göre belirlenmelidir.

Altıncı erteleme yolu: kadın hükümlünün çocuğu nedeniyle erteleme

Yazının başında beş yol sayıldı. Bunlara, çocuğunun durumu nedeniyle kadın hükümlü bakımından öngörülen ayrı bir yol daha eklenmelidir. Buna göre; infazına başlanmış olsa bile toplam on yıl veya daha az süreli hapis cezasına mahkûm olan veya adlî para cezası infaz sürecinde hapis cezasına çevrilen kadın hükümlünün, engelliliği nedeniyle bakıma muhtaç olan veya ağır bir hastalığa maruz kalan on sekiz yaşını doldurmamış çocuğunun bulunması ve toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağının değerlendirilmesi hâlinde, cezasının infazı Cumhuriyet başsavcılığınca bir yıla kadar ertelenebilir.

Kadın Hükümlü — Çocuk Nedeniyle Erteleme

KalemKural
Ceza sınırıToplam on yıl veya daha az süreli hapis cezası
Çocuğun durumuEngelliliği nedeniyle bakıma muhtaç olma veya ağır hastalık; on sekiz yaşını doldurmamış olma
Erteleme süresiBir yıla kadar
UzatmaHer defasında altı ayı geçmemek üzere en çok dört kez
Çocuğun durumunun tespiti16 ncı maddenin üçüncü fıkrasındaki usule göre — yani Adlî Tıp Kurumu onaylı rapor rejimi
YükümlülükHükümlü, Cumhuriyet savcısı tarafından erteleme süresi içinde yükümlülüklerden en az birine tabi tutulur; ayrıca yurt dışına çıkamama yükümlülüğü konulur
KaldırmaErtelemenin amacına veya yükümlülüklere aykırı davranıldığının tespiti, kasten işlenen bir suçtan kamu davası açılması veya çocuğun iyileşmesi hâlinde erteleme kaldırılarak ceza derhâl infaz olunur

Son satır bu yolu diğerlerinden ayırır. Erteleme, çocuğun sağlık durumuna bağlı olduğundan, çocuğun iyileşmesi ertelemenin sona ermesi sonucunu doğurur. Ayrıca yükümlülüklere aykırılık denetimli serbestlik müdürlüğü veya kolluk birimlerince tespit edildiğinde ceza derhâl infaz edilir. Bu nedenle erteleme kararı alındıktan sonra konulan yükümlülüklerin kapsamı yazılı olarak teyit edilmeli ve yurt dışına çıkamama yükümlülüğünün süresi ayrıca takip edilmelidir.

Başvuru Hazırlığı

BelgeNe için gerekir
Kesinleşmiş karar ve müddetnameİnfaz durumunun tespiti
Cezaevi revir kayıtlarıSürecin başlangıcı
Hastane sağlık kurulu raporuSağlık durumunun belgelenmesi
Epikriz ve tetkik sonuçlarıAdli Tıp incelemesine malzeme
İlaç ve tedavi raporlarıTedavi sürekliliğinin gösterilmesi
Bakıma muhtaçlık belgesim.16/6 kapsamında
Gebelik veya doğum belgesim.16/4 kapsamında
Çocuğun sağlık raporuKadın hükümlü ertelemesi kapsamında
Aile ve bakım planıToplum güvenliği değerlendirmesi

Dokuzuncu satır sıkça atlanan bir unsurdur. Toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağının değerlendirilmesi aranan hâllerde, hükümlünün nerede kalacağı, kim tarafından bakılacağı ve tedavisinin nasıl sürdürüleceği somut biçimde ortaya konulmalıdır.

Dördüncü satır ise rapor sürecinin kaderini belirler. Adli Tıp Kurumu incelemesine sunulacak tıbbi malzemenin eksiksiz olması, sonucu doğrudan etkiler.

Bağımlılık Tek Başına Erteleme Sebebi mi?

Uyuşturucu hükümlülerinin ve ailelerinin en sık sorduğu sorulardan biri budur ve cevabın dürüstçe verilmesi gerekir.

Madde bağımlılığı, kanunda sayılan erteleme sebepleri arasında ismen yer almaz. Bu nedenle bağımlılığın varlığı tek başına infazın ertelenmesi sonucunu doğurmaz.

Buna karşılık bağımlılığa bağlı olarak gelişen tablolar, kanunda sayılan ölçütler kapsamında değerlendirilebilir. Örneğin bağımlılığa eşlik eden ağır bir organ hastalığı veya psikiyatrik tablo, ilgili fıkra kapsamında incelenebilir. Belirleyici olan bağımlılığın kendisi değil, ortaya çıkan somut sağlık tablosudur.

DurumErteleme bakımından
Bağımlılığın kendisiTek başına sayılan sebepler arasında değildir
Bağımlılığa eşlik eden ağır organ hastalığıİlgili fıkra kapsamında değerlendirilebilir
Akıl hastalığı tablosum.16/1 kapsamında değerlendirilir
Kurum içinde tedavi imkânıErteleme yerine kurum içi tedavi gündeme gelir
Yoksunluk belirtileriKurum sağlık hizmetleri kapsamında ele alınır

Dördüncü satır bu tablonun pratik sonucudur. Kurum içinde tedavi imkânının bulunması hâlinde, ertelemenin şartlarının oluşmadığı sonucuna varılabilir. Bu nedenle başvuruda, ihtiyaç duyulan tedavinin kurum koşullarında karşılanamayacağının somut biçimde ortaya konulması gerekir.

Bağımlılık tedavisi bakımından ise ayrı bir yol izlenmelidir: kurum revirine başvuru, sağlık kuruluşuna sevk talebi ve tedavi programına dâhil edilme istemleri, erteleme talebinden bağımsız olarak yürütülebilir ve yürütülmelidir.

Erteleme Ne Anlama Gelmez?

Bu başlık, yanlış beklentilerin önüne geçmek için gereklidir. İnfazın ertelenmesi, cezanın ortadan kalkması değildir.

Yanlış anlaşılmaDoğrusu
“Ceza affedildi”Ceza devam eder; yalnızca infaz geri bırakılır
“Bir daha cezaevine girmem”Şartlar ortadan kalkınca infaza devam edilir
“Adli sicil kaydı silinir”Mahkûmiyet kaydı etkilenmez
“Süre işlemeye devam eder”Bazı hâllerde zamanaşımı işlemez
“Yükümlülük yok”Erteleme süresinde yükümlülüklere uyulması gerekir
“Karar kesindir”Şartların değişmesi hâlinde kaldırılabilir

Beşinci ve altıncı satırlar özellikle vurgulanmalıdır. Kadın hükümlü ertelemesinde olduğu gibi bazı hâllerde, erteleme süresi içinde amaca veya yükümlülüklere aykırı davranıldığının tespiti ya da kasten işlenen bir suçtan kamu davası açılması hâlinde erteleme kararı kaldırılır.

Bu nedenle erteleme kararı alındıktan sonra da sürecin takip edilmesi; yükümlülüklere uyulması ve sağlık durumundaki değişikliklerin belgelenmesi gerekir.

Kontrol Listesi

SıraKontrolNeden
1Hangi erteleme yoluna dayanılacak?Şartlar ve süreler farklıdır
2Akıl hastalığı mı, diğer hastalık mı?m.16/1 ve m.16/2 farklı ölçütlere tabidir
3Kesin tehlike ölçütü karşılanıyor mu?m.16/2’nin yüksek eşiği
4Kurum koşullarında hayatını yalnız idame ettirebiliyor mu?m.16/6 ölçütü
5Toplum güvenliği değerlendirmesi için olgu sunuldu mu?İkinci ayak
6Adli Tıp Kurumu raporu süreci başlatıldı mı?Uygulamada belirleyici
7Tüm tıbbi belgeler bir arada sunuldu mu?İnceleme malzemesi
8Gebelik veya doğum tarihi belgelendi mi?m.16/4
9Ceza miktarı m.17 sınırları içinde mi?Kasten işlenen suçlarda üç yıl
10Dosyada örgüt kabulü var mı?m.17 kapsamını etkileyebilir
11Erteleme kaç kez kullanıldı?m.17’de en fazla iki kez
12Mahkemece erteleme yolu değerlendirildi mi?m.17/A

Beşinci satır en çok atlanan ve en çok ret sebebi oluşturan noktadır. Sağlık şartı gerçekleşse dahi toplum güvenliği değerlendirmesi ayrıca yapılır; bu nedenle başvurunun yalnızca tıbbi belgelerle sınırlı kalmaması gerekir.

Altıncı satır ise sürecin gerçekçi biçimde planlanmasını gerektirir. Adli Tıp Kurumu incelemesi zaman alır; bu nedenle başvurunun erken yapılması ve belgelerin eksiksiz sunulması önem taşır.

Sıkça Sorulan Sorular

Akıl hastalığında infaz ne olur?

5275 sayılı Kanun m.16/1 uyarınca akıl hastalığına tutulan hükümlünün cezasının infazı iyileşinceye kadar geri bırakılır ve hükümlü yüksek güvenlikli sağlık kurumlarında koruma ve tedavi altına alınır.

Ağır hastalığım var, infaz ertelenir mi?

Akıl hastalığı dışındaki hastalıklarda ölçüt daha ağırdır: m.16/2 uyarınca infazın sürmesinin hayat için kesin tehlike oluşturması aranır. Ayrıca m.16/6’da kurum koşullarında hayatını yalnız idame ettirememe ölçütü düzenlenmiştir.

Sağlık şartı yeterli mi?

Hayır. m.16/6 kapsamında ayrıca toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağının değerlendirilmesi aranır. Bu nedenle başvuruda sağlık belgelerinin yanında bu hususa ilişkin olgular da sunulmalıdır.

Hastane raporu yeterli mi?

Uygulamada tam teşekküllü devlet hastanelerinden alınan raporlar tek başına yeterli görülmemekte; Adli Tıp Kurumu’ndan alınacak rapor aranmaktadır. Bu husus sivil toplum raporlarında da eleştiri konusu yapılmaktadır.

Gebelik hâlinde infaz ertelenir mi?

5275 sayılı Kanun m.16/4 uyarınca hapis cezasının infazı, gebe olan veya doğurduğu tarihten itibaren bir yıl altı ay geçmemiş bulunan kadınlar hakkında geri bırakılır.

Çocuğum ağır hasta, erteleme mümkün mü?

Toplam on yıl veya daha az süreli hapis cezasına mahkûm kadın hükümlünün; engelliliği nedeniyle bakıma muhtaç veya ağır hastalığa maruz kalan on sekiz yaşını doldurmamış çocuğunun bulunması ve toplum güvenliği bakımından tehlike oluşturmayacağının değerlendirilmesi hâlinde infaz bir yıla kadar ertelenebilir.

Kendi isteğimle erteleme isteyebilir miyim?

5275 sayılı Kanun m.17 uyarınca kasten işlenen suçlarda üç yıl, taksirle işlenen suçlarda beş yıl veya daha az süreli hapis cezalarının infazı, çağrı üzerine gelen hükümlünün istemi üzerine Cumhuriyet başsavcılığınca ertelenebilir.

İstem üzerine erteleme kaç kez olur?

Erteleme, her defasında bir yılı geçmemek üzere en fazla iki kez uygulanabilir.

Hangi suçlarda istem üzerine erteleme yapılamaz?

Terör suçları, örgüt faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlar ve cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlardan mahkûm edilenler infazın ertelenmesini isteyemezler. Uyuşturucu dosyasında örgüt kabulü varsa bu husus ayrıca değerlendirilmelidir.

Savcılığın ret kararına itiraz edebilir miyim?

Cumhuriyet savcısının infaza ilişkin kararlarına karşı 4675 sayılı Kanun uyarınca infaz hâkimliğine şikâyet yoluna başvurulabilir. Süre, kararın öğrenildiği tarihten itibaren on beş gün, her hâlde yapıldığı tarihten itibaren otuz gündür. Ayrıca 5275 m.17/A kapsamında mahkemeye başvuru yolunun somut olayda kullanılabilirliği değerlendirilmelidir.

İnfazın ertelenmesi talebi, rapor süreci ve itiraz yolları için Hukukçular Evi Ankara ile görüşün.

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp

Bu konuda hukuki destek almak için

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Post by Av. Fatma Öztürk