Çocukla Kişisel İlişki/Görüş Engelleniyor: Haklarınız ve Yapabilecekleriniz
27 Haziran 2026

Çocukla Kişisel İlişki/Görüş Engelleniyor: Haklarınız ve Yapabilecekleriniz

Boşanma sonrası, velayeti olmayan ebeveynin çocuğuyla görüşme (kişisel ilişki) hakkı yasal güvence altındadır. Ancak bu hak çoğu zaman engellenir ve bu durum hem ebeveyni hem çocuğu mağdur eder. Bu yazıda kişisel ilişki hakkınızı, engellenmesi halinde yapabileceklerinizi ve süreci sade bir dille net biçimde anlatıyoruz.

Kişisel İlişki Hakkı Nedir?

Boşanmadan sonra çocuğun velayeti bir ebeveyne verilir. Ancak velayeti almayan ebeveynin de çocuğuyla düzenli görüşme hakkı vardır. Buna “kişisel ilişki” denir. Bu hak, sadece ebeveynin değil, aynı zamanda çocuğun da hakkıdır. Çünkü bir çocuğun, üstün yararına aykırı olmadıkça, anne ve babasıyla ilişki kurma hakkı vardır. Mahkeme, bu görüşmenin nasıl ve ne zaman olacağını bir kararla belirler.

Görüşme Engellenirse Ne Olur?

Maalesef sık yaşanan bir durum, velayeti elinde tutan ebeveynin çocuğu göstermemesi, görüşmeyi engellemesidir. Bu, hukuka aykırıdır ve karşısında yapabilecekleriniz vardır. Mahkeme kararıyla belirlenmiş bir görüşme hakkı varsa, bunun engellenmesi yaptırımsız kalmaz.

Çocuk Teslimi Artık Nasıl Yapılıyor?

Önemli bir değişiklik oldu. Eskiden çocuk teslimi icra dairesi aracılığıyla yapılırdı; bu çocuk için örseleyici olabiliyordu. Yeni sistemde, çocuk teslimi ve kişisel ilişki kurulması işlemleri adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlükleri aracılığıyla yürütülür. Amaç, sürecin çocuğun psikolojisini koruyacak, uzman desteğiyle ve daha az örseleyici biçimde yapılmasıdır.

Engelleme Karşısında Hukuki Yol: Tazyik Hapsi

Mahkemenin kişisel ilişki kararına uyulmaması, ciddi bir sonuç doğurur. Çocuğu göstermeyen, kararı ihlal eden tarafa karşı zorlama (tazyik) hapsi talep edilebilir. Bu, bir ceza değil, kararın gereğini yerine getirmeye zorlamak için uygulanan bir yaptırımdır.

⚖️ Hukuki Danışmanlık Alın

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 +90 554 648 37 15💬 WhatsApp

Yani “mahkeme kararı verdi ama uygulanmıyor” durumunda çaresiz değilsiniz. İhlali belgeleyerek hukuki süreç başlatabilirsiniz.

Nasıl Hareket Etmelisiniz?

Görüşme hakkınız engelleniyorsa:

  • İhlali belgeleyin: Görüşmenin engellendiği tarihleri, durumları ve varsa yazışmaları (mesaj gibi) kaydedin. Tanık varsa not edin.
  • Resmî sürece başvurun: Çocuk teslimi için yetkili birime (adli destek müdürlüğü) başvurun.
  • Tazyik hapsi talep edin: Karara uyulmuyorsa, ihlal eden tarafa karşı yasal yola başvurun.
  • Kararın değiştirilmesini isteyebilirsiniz: Sürekli engelleme varsa, bu durum velayet veya kişisel ilişki düzeninin yeniden değerlendirilmesi için bir gerekçe olabilir.

Çocuğu Sürece Alet Etmeyin

Önemli bir hatırlatma: Bu süreçte en çok korunması gereken çocuğun ruh sağlığıdır. Çocuğu diğer ebeveyne karşı kışkırtmak, onu bir koz olarak kullanmak veya çatışmaya alet etmek, en çok çocuğa zarar verir. Üstelik bu tür davranışlar, hukuki süreçte sizin aleyhinize de değerlendirilebilir. Çocuğun her iki ebeveynle de sağlıklı ilişki kurması, onun yararınadır.

Karşı Taraf Çocuğu Getirmiyorsa vs. Siz Endişeliyseniz

Bazen velayeti elinde tutan taraf, “çocuk gitmek istemiyor” veya “güvenli değil” gibi gerekçelerle görüşmeyi engelleyebilir. Eğer gerçekten çocuğun güvenliğiyle ilgili ciddi bir endişe varsa, bunu keyfî olarak değil, hukuki yollarla (mahkemeye başvurarak, gerekirse kişisel ilişki düzeninin değiştirilmesini isteyerek) çözmek gerekir. Tek taraflı olarak görüşmeyi kesmek, doğru yol değildir.

Özetle

Kişisel ilişki, hem velayeti olmayan ebeveynin hem de çocuğun hakkıdır. Görüşme engellenirse çaresiz değilsiniz: ihlali belgeleyip adli destek müdürlüğüne başvurabilir ve tazyik hapsi talep edebilirsiniz. Çocuk teslimi artık çocuğu koruyacak şekilde yürütülür. Çocuğu sürece alet etmeyin; her türlü anlaşmazlığı hukuki yollarla çözün. Bir avukattan destek almanız sürecinizi kolaylaştırır.

Bu içerik Av. Fatma Öztürk tarafından, güncel mevzuat ve Yargıtay/AYM içtihatları esas alınarak bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut olayınız için bir ceza avukatına danışmanız önerilir.

Sistem Değişti: Artık İcra Dairesi Değil

Bu konuda internetteki pek çok kaynak hâlâ eski uygulamayı anlatır. Oysa çocuk teslimi ve çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair kararların yerine getirilme usulü kökten değişmiştir.

30.11.2021 tarihli ve 31675 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7343 sayılı Kanun ile 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu ve ilgili mevzuatta değişiklik yapılmış; Çocuk Koruma Kanunu’na “Çocuk Teslimi ve Çocukla Kişisel İlişki Kurulması” başlıklı yeni bir kısım eklenmiştir.

Eski uygulamaYeni uygulama
İcra dairesi aracılığıyla zorla yerine getirmeAdli destek ve mağdur hizmetleri müdürlükleri (ADM)
İcra memuru eşliğinde teslimUzman veya öğretmenler aracılığıyla teslim
Genellikle adliye veya konut önüÇocuk dostu çocuk görüşme merkezleri

Müdürlüklerin bulunmadığı yerlerde bu işlemler, Bakanlıkça belirlenen hukuk mahkemeleri yazı işleri müdürlükleri tarafından yerine getirilir. Uygulamanın ayrıntıları, 4 Ağustos 2022 tarihli ve 31913 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan yönetmelikle düzenlenmiştir.

Kim Görev Alıyor?

Çocuk Koruma Kanunu’nun 41/A maddesi uyarınca çocuk teslimi veya çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair aile mahkemesi kararları, çocuğun üstün yararı esas alınarak Adalet Bakanlığınca kurulan adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüklerince yerine getirilir.

Bu müdürlüklerde müdür ve personelin yanı sıra psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacı görevlendirilir. Değişikliğin amacı, teslim anını çocuk için travmatik olmaktan çıkarmaktır.

Görüşme Engellenirse: Adım Adım Süreç

Kişisel ilişki kararı rıza ile yerine getirilmiyorsa izlenecek yol şudur:

  • 1. Başvuru: Hak sahibi ebeveyn adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüğüne başvurur.
  • 2. İletişim: Uzmanlar taraflarla her türlü iletişim vasıtasıyla irtibata geçer.
  • 3. Rehberlik: Çocuğun üstün yararı uyarınca sürecin ne şekilde yürütülmesi gerektiği konusunda taraflara rehberlik edilir.
  • 4. Bildirim: Mahkeme kararı ve kararda belirtilen takvim anlatılır, karara uyma gerekliliği açıklanır ve çocuğun belirtilen gün ve saatte teslim mekânına getirilmesi istenir.
  • 5. Teslim: Yükümlü ebeveyn çocuğu getirdiğinde, çocuk uzman veya öğretmenler tarafından hak sahibi ebeveyne teslim edilir.
  • 6. Tutanak: Yapılan tüm iş ve işlemler tutanağa bağlanır.

Yaptırım: disiplin hapsi

Yeni sistem yalnızca yumuşatma getirmemiş, yaptırımı da netleştirmiştir.
Çocuk hak sahibine teslim edilirken, ilam veya tedbir kararında belirtilen sürenin bitiminde çocuğu belirlenen yere getirme zorunluluğu bulunduğu; çocuğu getirmemesi ya da kendisinden kaynaklanmayan makul sebepler hariç olmak üzere geç getirmesi hâlinde disiplin hapsiyle cezalandırılacağı ve hakkında suç duyurusunda bulunulacağı tutanağa bağlanarak tebliğ edilir.
Bu yükümlülük çift yönlüdür: yalnızca çocuğu teslim etmeyen değil, aldıktan sonra süresinde geri getirmeyen taraf da yaptırımla karşılaşır.
Disiplin hapsi talebi için aile mahkemesine başvurulur.

Çocuk Saklanıyorsa

Çocuk Koruma Kanunu’nun 41/B maddesi bu duruma özel bir yetki tanır: çocuğu alıkoyan kişi, adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüğünün isteği hâlinde çocuğun bulunabileceği yerleri derhâl göstermek zorundadır. Bu yerler gerektiğinde zorla açtırılır.

Yani sistem çocuk dostu hâle getirilmiş olmakla birlikte, kararın uygulanmasından kaçınma imkânı ortadan kaldırılmamıştır.

Teslimin Ertelenebileceği Hâl

Sistemin çocuğu koruyan bir yönü daha vardır. İlamın yerine getirilmesinin çocuğun fiziksel ve duygusal yönden gelişimini ağır bir tehlike altında bırakacağının uzman tarafından tespit edilmesi durumunda, müdürlük tarafından talep üzerine veya re’sen, söz konusu tehlike ortadan kalkıncaya kadar teslim işlemleri ertelenir.

Bu hüküm iki tarafı da ilgilendirir:

  • Yükümlü ebeveyn için: çocuğun zarar göreceğine ilişkin iddia, keyfî engelleme yerine bu mekanizma üzerinden ileri sürülmelidir.
  • Hak sahibi için: erteleme kararının dayanağı uzman tespitidir; soyut iddia yeterli değildir.

Kişisel İlişki ile Nafaka Ayrı Yükümlülüklerdir

En sık yapılan hatalardan biri bunları birbirine bağlamaktır. Görüşme engelleniyor diye nafaka ödemeyi kesmek çözüm değildir:

  • Nafaka yükümlülüğü ancak mahkeme kararıyla kaldırılır veya azaltılır; tek taraflı kesinti icra takibi ve tazyik hapsi riski doğurur.
  • Aynı şekilde nafaka ödenmiyor diye çocuk gösterilmemesi de hukuka aykırıdır ve disiplin hapsi yaptırımına tabidir.

Her iki durumda da doğru yol, ilgili mekanizmayı ayrı ayrı işletmektir.

Kişisel İlişkinin Değiştirilmesi

Engelleme sürekli hâle gelmişse yalnızca infaz yoluna başvurmak yeterli olmayabilir. Şu talepler gündeme gelebilir:

  • Kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi: Süre, sıklık ve teslim yeri bakımından uygulanabilir bir takvim.
  • Velayetin değiştirilmesi: Sürekli ve kasıtlı engelleme, velayet değerlendirmesinde ebeveynin tutumu olarak dikkate alınabilir.
  • Uzman incelemesi talebi: Çocuğun görüşünün ve ilişkinin niteliğinin tespiti.

Ne Yapmalı

  • Her engellemeyi kayda geçirin: Müdürlük tutanakları en güçlü belgedir; ayrıca mesajlaşmalar saklanmalıdır.
  • Karara uygun davranın: Kararda yazan gün, saat ve yere birebir uyum, karşı tarafın kusurunu netleştirir.
  • Çocuğu araç hâline getirmeyin: Çocuğa hukuki süreç anlatılmamalı; bu tutum uzman raporlarına yansır ve aleyhe sonuç doğurur.
  • Geç getirme riskine dikkat edin: Yükümlülük çift yönlüdür; çocuğu aldıktan sonra süresinde getirmemek de disiplin hapsi doğurur.
  • Adres değişikliğini bildirin: Yerleşim yeri veya iletişim bilgilerindeki değişiklik müdürlüğe bildirilmelidir.

Sık Yapılan Hatalar

  • İcra dairesine başvurmak: Sistem değişmiştir; başvuru adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüğüne yapılır.
  • Nafakayı kesmek: Görüşme engeli nafaka yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz; kaldırma ancak mahkeme kararıyla olur.
  • Çocuğu geç getirmeyi önemsememek: Süresinde getirmemek de disiplin hapsi yaptırımına tabidir.
  • Engellemeyi belgelememek: Tutanağa bağlanmayan engelleme, sonraki taleplerde ispatlanamaz.
  • Erteleme iddiasını keyfî kullanmak: Teslimin ertelenmesi uzman tespitine bağlıdır; soyut iddia sonuç doğurmaz.
  • Yalnızca infazla yetinmek: Engelleme sürekliyse kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi veya velayet talebi değerlendirilmelidir.

Sistemin Kanunî Dayanağı: 5395 m.41

Çocuk teslimi ve kişisel ilişkinin yerine getirilmesi rejimi 2022’de tamamen değişti. Bu değişiklik bir uygulama tercihi değil, doğrudan kanun değişikliğidir.

Değişikliğin kaynağı. 24/11/2021 tarihli ve 7343 sayılı Kanun ile 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’na 41. madde ve devamı eklenmiştir. Bu hükümler uyarınca çocuk teslimi ve kişisel ilişki tesisi işlemleri, 1 Nisan 2022 tarihinden itibaren icra dairelerinden alınarak Adalet Bakanlığı bünyesindeki adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüklerine devredilmiştir.

Kim yerine getirir? — m.41/1: çocuk teslimi veya çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair aile mahkemeleri tarafından verilen ilam veya tedbir kararları, çocuğun üstün yararı esas alınarak, Adalet Bakanlığınca kurulan adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüklerince bu Kısım hükümlerine göre yerine getirilir.

Kimler görev alır? — m.41/2: müdürlüklerde müdür, yeteri kadar müdür yardımcısı ve personel ile psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacı Adalet Bakanlığı tarafından görevlendirilir. Yani teslim işlemi, uzman eşliğinde yürüyen bir süreçtir.

Müdürlük yoksa — m.41/3: müdürlük bulunmayan yerlerde bu görevler, Adalet Bakanlığınca belirlenen hukuk mahkemeleri yazı işleri müdürlüğü tarafından yerine getirilir.

Yetki — m.41/4: ilam ve tedbir kararlarının yerine getirilmesinde çocuğun yerleşim yeri müdürlüğü yetkilidir. Başvurunun yanlış yere yapılması gecikmeye yol açar.

Terimler. Kanun iki taraf tanımlar: yükümlü, çocuğu teslim etmesi gereken taraftır — genellikle çocuk kendisinde bulunan ebeveyn. Hak sahibi ise kişisel ilişki hakkına ya da çocuğu teslim alma hakkına sahip taraftır.

KonuKural
Değişiklik7343 s.K.; yürürlük 1 Nisan 2022
Yetkili birimAdli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüğü
Uzman kadroPsikolog, pedagog, sosyal çalışmacı
Müdürlük yoksaHukuk mahkemeleri yazı işleri müdürlüğü
YetkiÇocuğun yerleşim yeri müdürlüğü
ÖlçütÇocuğun üstün yararı

Teslim Emri: İçeriği ve Sonuçları

Süreç, hak sahibinin başvurusuyla başlar ve teslim emri ile somutlaşır.

İlk aşama. Hak sahibinin talebi üzerine ilam veya tedbir kararı müdürlükçe teyit edilir ve yükümlü ile irtibata geçilir. Çocuğun, üstün yararı gözetilerek belirlenen gün ve saatte hak sahibine teslim edilmek üzere belirlenen yere getirilmesi derhâl bildirilir.

Teslim emri ne zaman düzenlenir? Yükümlü ile irtibat kurulamadığı, yükümlünün teslimden imtina ettiği yahut çocuğun belirlenen yere getirilmediği hâllerde bu durum tutanak altına alınır ve teslim emri yükümlüye derhâl tebliğ edilir.

Teslim emrinin içeriği. Emirde şunlar yer alır: çocuğun belirlenen gün ve saatte belirlenen yere getirilmek zorunda olduğu; getirilmesine engel teşkil edecek derecede haklı mazereti varsa çocuğun müdürlükçe alınmasını talep etmesi gerektiğini teslim gününden önce bildireceği; çocuğu getirmediği ya da haklı mazeret olmadan bu talepte bulunmadığı takdirde çocuğun uzman veya öğretmen ya da gerekli görülürse kolluk eşliğinde zorla alınacağı; emri yerine getirmediğinde disiplin hapsiyle cezalandırılacağı.

Mazeret bildirimi kritiktir. Haklı bir mazeret varsa — çocuğun hastalığı gibi — bunun teslim gününden önce müdürlüğe bildirilmesi ve çocuğun müdürlükçe alınmasının talep edilmesi gerekir. Sonradan yapılan açıklama, emrin ihlali sonucunu ortadan kaldırmayabilir.

Teslim yeri. İşlemler, müdürlükçe belirlenen teslim mekânlarında yapılır. Bu, çocuğun tarafların çatışmasına doğrudan maruz kalmasını önlemeye yöneliktir.

Harç. Bu süreçte hak sahibi tarafından yapılan talep ve başvurular, 492 sayılı Harçlar Kanunu çerçevesinde harçtan muaf tutulmuştur.

Aşamaİşlem
1Hak sahibinin başvurusu; kararın teyidi
2Yükümlü ile irtibat; gün ve saat bildirimi
3Getirilmezse tutanak ve teslim emri
Mazeret varsaTeslim gününden önce bildirilmeli
UyulmazsaUzman veya kolluk eşliğinde zorla alma
HarçMuafiyet (492 s.K.)

Yaptırım: Tazyik Hapsi Değil, Disiplin Hapsi

Burada terim değişikliğine dikkat edilmelidir. Eski rejimde — İcra ve İflâs Kanunu’nun ilgili maddeleri uyarınca — çocuk teslimini engelleyen kişi hakkında altı aya kadar tazyik hapsi öngörülmüştü. Yeni rejimde ise yaptırımın adı ve süresi farklıdır: disiplin hapsi.

Kanun, iki ayrı davranış için iki farklı süre öngörmüştür.

Birinci hâl — yükümlü tarafından ihlal: çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair ilam veya tedbir kararlarının yerine getirilmesine ilişkin teslim emrine aykırı hareket edenler ile emrin gereğinin yerine getirilmesini engelleyenler, bir ay içinde yapılacak şikâyet üzerine, üç günden on güne kadar disiplin hapsiyle cezalandırılır.

İkinci hâl — hak sahibi tarafından ihlal: kişisel ilişki kurulması için kendisine çocuk teslim edilen hak sahibi, ilam veya tedbir kararında belirtilen sürenin bitiminde çocuğu belirlenen yere getirmezse, bir ay içinde yapılacak şikâyet üzerine, fiil suç teşkil etse dahi, üç aya kadar disiplin hapsi ile cezalandırılır.

Bu ikinci fıkra gözden kaçar. Yaptırım yalnız çocuğu göstermeyen tarafa değil, çocuğu zamanında geri getirmeyen tarafa da uygulanır — üstelik süre çok daha ağırdır: üç aya kadar. Ayrıca hüküm “fiil suç teşkil etse dahi” demektedir; yani ayrıca bir suç oluşsa bile bu yaptırım uygulanır.

Şikâyet süresi: bir ay. Her iki hâlde de şikâyetin bir ay içinde yapılması gerekir. Süre kaçırıldığında yaptırım uygulanamaz.

Görevli ve yetkili mahkeme. Şikâyete bakacak görevli ve yetkili mahkeme, işlemi yapan müdürlüğün bulunduğu yer aile mahkemesidir.

Usul. Şikâyet olunana, şikâyet dilekçesi ile birlikte duruşma gün ve saatini bildiren davetiye gönderilir.

KimDavranışYaptırım
YükümlüTeslim emrine aykırılık, engelleme3-10 gün disiplin hapsi
Hak sahibiÇocuğu süresinde geri getirmemeÜç aya kadar disiplin hapsi
Şikâyet süresiBir ay
Görevli mahkemeMüdürlüğün bulunduğu yer aile mahkemesi
UsulDilekçeyle birlikte duruşma davetiyesi

İtiraz Yolu ve Dosyanın İşlemden Kaldırılması

Müdürlük işlemlerine karşı da bir denetim yolu vardır ve bu yol kısa sürelidir.

İtiraz — bir hafta. Çocuk teslimi ve kişisel ilişki kurulmasına dair kararların yerine getirilmesine ilişkin müdürlükçe yapılan işlem ve verilen kararlara karşı, öğrenme veya tebliğ tarihinden itibaren bir hafta içinde, işlemi yapan müdürlüğün bulunduğu yer mahkemesine itiraz edilebilir.

Karar süresi — bir hafta. İtiraz mercii, bir hafta içinde kararını verir. Merci, itirazı yerinde görürse işin esası hakkında karar verir.

Kesinlik. İtiraz üzerine verilen karar kesindir. Bu nedenle itiraz dilekçesi ilk seferde eksiksiz hazırlanmalı; dayanak belgeler eklenmelidir.

Dosyanın işlemden kaldırılması. Kanun bir uzlaşma imkânı da tanır: müdürlük, ilgili uzmanın kanaatini de alarak, dosyanın işlemden kaldırılmasına ve teslim emrinin hükümsüz hâle gelmesine karar verebilir. Bu karar hak sahibi ve yükümlüye tebliğ edilir. Yükümlü taahhüdünü yerine getirmezse, hak sahibinin talebiyle süreç yeniden işletilir.

Kalıcı çözüm: kararın değiştirilmesi. Engelleme sürekli hâle gelmişse, yaptırım tek başına yeterli olmayabilir. Bu durumda TMK m.183 gündeme gelir: ana veya babanın başkasıyla evlenmesi, başka bir yere gitmesi veya ölmesi gibi yeni olguların zorunlu kılması hâlinde hâkim, re’sen veya ana ve babadan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alır. Maddedeki “gibi” sözcüğü sayımın sınırlayıcı olmadığını gösterir; süreklilik kazanmış engelleme de bu kapsamda değerlendirilebilir.

Kanunî yükümlülük — TMK m.324/1: ana ve babadan her biri, diğerinin çocuk ile kişisel ilişkisini zedelemekten, çocuğun eğitilmesi ve yetiştirilmesini engellemekten kaçınmakla yükümlüdür. Sürekli engelleme, bu yükümlülüğün ihlalidir ve velâyet değerlendirmesinde ağırlık taşır.

KonuKural
İtiraz süresiÖğrenme/tebliğden bir hafta
Karar süresiBir hafta
Kararın niteliğiKesindir
İşlemden kaldırmaUzman kanaatiyle; teslim emri hükümsüz olur
Süreklilik varsaTMK m.183 — yeni olgu
İhlal edilen yükümm.324/1 — zedelemekten kaçınma

Sistemin bütünü için adli destek sistemi yazımıza, başvuru dilekçesi için ADM başvuru dilekçesi örneğimize, takvimin nasıl kurulduğu için kişisel ilişki standart takvimi yazımıza, kalıcı çözüm için velayet değişikliğinde deliller yazımıza, hakkın kapsamı için TMK m.323 yazımıza bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Çocuğumu göstermiyorlar, nereye başvurmalıyım?

Adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüğüne başvurmalısınız. 7343 sayılı Kanunla 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nda yapılan değişiklik sonucunda, daha önce icra yoluyla yerine getirilen çocuk teslimi ve kişisel ilişki kararları artık bu müdürlüklerce; bulunmadığı yerlerde Bakanlıkça belirlenen hukuk mahkemeleri yazı işleri müdürlüklerince yerine getirilmektedir.

Teslim nerede ve kim tarafından yapılır?

İşlemler çocuğun üstün yararı dikkate alınarak çocuk dostu biçimde oluşturulan çocuk görüşme merkezlerinde yapılır. Yükümlü ebeveyn çocuğu getirdiğinde, çocuk uzman veya öğretmenler tarafından hak sahibi ebeveyne teslim edilir ve tüm işlemler tutanağa bağlanır.

Karara uymayan ebeveyne ne olur?

Çocuğu belirlenen yere getirmeyen ya da kendisinden kaynaklanmayan makul sebepler hariç geç getiren taraf disiplin hapsiyle cezalandırılır ve hakkında suç duyurusunda bulunulur. Bu husus tutanağa bağlanarak tebliğ edilir; disiplin hapsi talebi için aile mahkemesine başvurulur.

Çocuğu aldıktan sonra geç getirirsem sorun olur mu?

Olur. Yükümlülük çift yönlüdür: çocuk hak sahibine teslim edilirken, kararda belirtilen sürenin bitiminde çocuğu belirlenen yere getirme zorunluluğu bulunduğu ve aksi hâlde disiplin hapsiyle cezalandırılacağı kendisine tebliğ edilir.

Çocuk saklanıyorsa ne yapılır?

Çocuk Koruma Kanunu’nun 41/B maddesi uyarınca çocuğu alıkoyan kişi, müdürlüğün isteği hâlinde çocuğun bulunabileceği yerleri derhâl göstermek zorundadır. Bu yerler gerektiğinde zorla açtırılır.

Teslim ertelenebilir mi?

Ertelenebilir. İlamın yerine getirilmesinin çocuğun fiziksel ve duygusal yönden gelişimini ağır bir tehlike altında bırakacağının uzman tarafından tespit edilmesi durumunda, müdürlük talep üzerine veya re’sen tehlike ortadan kalkıncaya kadar teslim işlemlerini erteler. Soyut iddia yeterli değildir; erteleme uzman tespitine dayanır.

Çocuğumu göstermiyorsa nafakayı kesebilir miyim?

Hayır. Kişisel ilişki ile nafaka ayrı yükümlülüklerdir. Nafaka ancak mahkeme kararıyla kaldırılır veya azaltılır; tek taraflı kesinti icra takibi ve tazyik hapsi riski doğurur. Aynı şekilde nafaka ödenmiyor diye çocuğun gösterilmemesi de hukuka aykırıdır.

Engelleme sürekli hâle geldiyse başka ne yapabilirim?

Kişisel ilişkinin süre, sıklık ve teslim yeri bakımından yeniden düzenlenmesini talep edebilirsiniz. Sürekli ve kasıtlı engelleme velayet değerlendirmesinde ebeveynin tutumu olarak dikkate alınabileceğinden velayetin değiştirilmesi talebi de gündeme gelebilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Eski eşim çocuğu göstermiyor, ne yapabilirim?

Çaresiz değilsiniz. Mahkeme kararıyla belirlenmiş kişisel ilişki hakkınız engelleniyorsa, ihlali belgeleyip çocuk teslimi için adli destek müdürlüğüne başvurabilir ve karara uymayan tarafa karşı tazyik hapsi talep edebilirsiniz.

Kişisel ilişki kimin hakkı?

Hem velayeti olmayan ebeveynin hem de çocuğun hakkıdır. Çocuğun, üstün yararına aykırı olmadıkça anne ve babasıyla ilişki kurma hakkı vardır; mahkeme görüşmenin nasıl olacağını kararla belirler.

Çocuk teslimi nasıl yapılıyor?

Artık icra dairesi yerine adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlükleri aracılığıyla yürütülür. Amaç, sürecin çocuğun psikolojisini koruyacak, uzman desteğiyle ve daha az örseleyici biçimde yapılmasıdır.

Karara uyulmazsa ne yapılır?

Kişisel ilişki kararına uymayan, çocuğu göstermeyen tarafa karşı zorlama (tazyik) hapsi talep edilebilir. Bu bir ceza değil, kararın gereğini yerine getirmeye zorlayan bir yaptırımdır.

Çocuğun güvenliğinden endişeliyim, görüşmeyi kesebilir miyim?

Tek taraflı kesmek doğru yol değildir ve aleyhinize değerlendirilebilir. Gerçek bir güvenlik endişesi varsa bunu hukuki yollarla (mahkemeye başvurarak, kişisel ilişki düzeninin değiştirilmesini isteyerek) çözmelisiniz.

⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar

Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.

⚖️ Hukuki Danışmanlık Alın

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 +90 554 648 37 15💬 WhatsApp
Post by Av. Fatma Öztürk