Sigortasız çalıştırılan veya prim günleri eksik bildirilen işçilerin en önemli hukuki yolu hizmet tespit davasıdır. Bu dava, işçinin geçmiş çalışmalarının SGK kayıtlarına işlenmesini ve emeklilik hakkının korunmasını sağlar. Bu yazı, hizmet tespit davasını 5510 sayılı Kanun çerçevesinde açıklar.
Sigortasız çalıştırıldıysanız veya primleriniz eksik bildirildiyse haklarınızı birlikte değerlendirelim.
Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.
📞 Hemen Arayın💬 WhatsAppHizmet Tespit Davası Nedir?
Hizmet tespit davası; çalışmaları SGK’ya hiç bildirilmeyen ya da prim gün sayısı ve prime esas kazancı eksik bildirilen işçinin, geçmiş çalışmalarının tespitini istediği davadır. Sıkça karşılaşılan örnekler: sigortasız çalıştırma, sürekli çalışmaya rağmen işe giriş-çıkış gösterme, SGK girişini geç yaptırma veya maaşın bir kısmını elden ödeyip yalnızca banka kısmını bildirme. Sosyal güvenlik hakkı Anayasa m. 60 ile güvence altındadır ve bu dava kamu düzenine ilişkindir.
Dava Şartları
5510 sayılı Kanun m. 86/9 uyarınca hizmet tespit davasının açılabilmesi için:
- Çalışmanın, 5510 sayılı Kanun’a göre sigortalı sayılan bir işte ve kapsama giren bir işyerinde geçmiş olması,
- İşverence sigorta bildirgeleri ve prim belgelerinin verilmemiş (veya eksik verilmiş) olması,
- Çalışmanın herhangi bir nedenle Kurumca tespit edilmemiş olması,
- Davanın, hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıllık hak düşürücü süre içinde açılması,
- İşçinin, kanunen sigortalı sayılmayan kişilerden olmaması gerekir.
Beş Yıllık Hak Düşürücü Süre
Dava, çalışmanın geçtiği yılın sonundan itibaren beş yıl içinde açılmalıdır. Bu süre zamanaşımı değil, hak düşürücü süredir: hâkim tarafından resen (kendiliğinden) dikkate alınır, tarafların itirazına bağlı değildir ve kural olarak kesilmez, durmaz. İşçinin aynı işyerinde çalışmaya devam etmesi de bu sürenin işlemesine engel olmaz. Sürenin geçmesi hâlinde hakkın özü ortadan kalkar ve dava reddedilir.
Hak Düşürücü Sürenin İstisnaları
Bu beş yıllık süre mutlak değildir. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, Kurumun çalışmadan haberdar olduğu hâllerde hak düşürücü süre işlemez. Başlıca istisnalar: SGK müfettişinin durum tespit tutanağı veya tahkikat raporuyla çalışmanın tespit edilmiş olması; asgari işçilik incelemesi sonucu primlerin Kurumca tahsil edilmiş olması; işe giriş bildirgesinin süresinde verilmiş ancak bordro ve primin Kuruma intikal ettirilmemiş olması; aynı döneme ilişkin işçilik alacakları hakkında kesin hüküm niteliğinde bir yargı kararı bulunması. Bu hâllerde çalışma zaten kayda geçtiğinden dava süreye takılmaz.
Görevli Mahkeme, Davalı ve Arabuluculuk
Hizmet tespit davasında görevli mahkeme iş mahkemesidir (bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi iş mahkemesi sıfatıyla bakar); yetkili mahkeme ise davalı işverenin yerleşim yeri veya işin yapıldığı yer mahkemesidir. Dava, işçiyi fiilen çalıştıran işverene karşı açılır; SGK doğrudan davalı değildir, mahkemece davadan resen haberdar edilir ve feri müdahil sıfatıyla katılır. Tespiti istenen dönemde işyeri devredilmişse dava devreden ve devralan işverene birlikte yöneltilir. Önemli bir kolaylık: hizmet tespiti davası, niteliği gereği zorunlu arabuluculuk kapsamı dışındadır ve dava öncesi SGK’ya başvuru şartı da aranmaz.
İspat ve Dava Sonuçları
Kanunda özel bir ispat yöntemi öngörülmemiştir; işçi davasını her türlü delille ispatlayabilir: işe giriş bildirgesi, banka/ücret kayıtları, imzalı puantajlar, komşu işyeri ve bordro tanıkları, bilirkişi incelemesi. Dava kamu düzenine ilişkin olduğundan hâkim resen araştırma yapar ve ilgili kurumlara müzekkere yazar. Dava lehe sonuçlanırsa işçi, ilgili günler için geçmişe dönük sigortalı sayılır; mahkeme kararındaki kazanç ve prim gün sayıları SGK’ca dikkate alınır, primler gecikme zammıyla işverenden tahsil edilir ve bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeyen işverene idari para cezası uygulanır. Bu süreler kıdem tazminatı ve emeklilik hakkına da etki eder. (Hizmet tespiti ile işçilik alacakları ayrı davalarda talep edilmelidir.)
İlgili Rehberler
Hizmet tespit davası ve sigorta primlerinizin geçmişe dönük tescili için uzman avukatla çalışın.
Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.
📞 Hemen Arayın💬 WhatsAppSıkça Sorulan Sorular
Hizmet tespit davası nedir?
Çalışmaları SGK’ya hiç bildirilmeyen veya prim gün sayısı ve kazancı eksik bildirilen işçinin, geçmiş çalışmalarının tespitini istediği davadır (5510 m. 86/9). Dava sonucu işçi geçmişe dönük sigortalı sayılır.
Hizmet tespit davası ne kadar sürede açılmalı?
Çalışmanın geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıllık hak düşürücü süre içinde açılmalıdır. Bu süre hâkim tarafından resen dikkate alınır ve kural olarak kesilmez, durmaz.
Beş yıllık süre geçse de dava açılabilir mi?
Kurumun çalışmadan haberdar olduğu hâllerde süre işlemez: müfettiş tespit tutanağı/tahkikat raporu, asgari işçilik incelemesi, süresinde verilmiş işe giriş bildirgesi veya aynı döneme ilişkin kesin hüküm bulunması gibi istisnalarda dava açılabilir.
Hizmet tespit davası kime karşı açılır?
Dava, işçiyi fiilen çalıştıran işverene karşı açılır. SGK doğrudan davalı değildir; mahkemece davadan resen haberdar edilir ve feri müdahil sıfatıyla katılır. İşyeri devredilmişse devreden ve devralana birlikte açılır.
Hizmet tespit davasında arabuluculuk zorunlu mu?
Hayır. Hizmet tespiti (zorunlu sigortalılık süresinin tespiti) davası niteliği gereği zorunlu arabuluculuk kapsamı dışındadır ve dava öncesi SGK’ya başvuru şartı da aranmaz.
Hizmet tespit davası nasıl ispatlanır?
Kanunda özel ispat yöntemi yoktur; işe giriş bildirgesi, banka kayıtları, puantaj, tanık (komşu işyeri/bordro tanıkları) ve bilirkişi gibi her türlü delille ispatlanır. Hâkim kamu düzeni gereği resen araştırma yapar.


