11 Eylül 2026

Proje Müellifliği: Büro Tescil Belgesi, Sorumluluk ve Telif Hakkı (İmar Kanunu m.28 ve m.38, Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği, FSEK)

Bir yapı ruhsatının arkasında dört ayrı meslek sorumluluğu vardır: proje müellifi, fenni mesul, şantiye şefi ve yapı müteahhidi. Bunlardan üçü hakkında çok yazılır; ilki, yani projeyi üreten kişi ise genellikle “ruhsat dosyasını hazırlayan mimar” diye geçiştirilir. Oysa proje müellifinin konumu hem İmar Kanununda ayrı bir sorumluluk kaynağı, hem meslek mevzuatında tescile bağlı bir yetki, hem de Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu bakımından bir eser sahipliğidir. Bu rehber, proje müellifliğini bu üç katmanın hepsiyle birlikte ele alır.

Tek cümlede özet. İmar Kanununun 28. maddesi, projelerin uzmanlık alanlarına uygun meslek mensuplarına yaptırılmasını zorunlu kılar ve “müellifler ve uygulamada bulunan meslek mensupları, işlerini bu Kanuna ve ilgili diğer mevzuata uygun olarak gerçekleştirmekten sorumludur” der. Aynı maddenin son fıkrası ise sorumluluğun kimde toplandığını gösterir: yapı sahibi, ruhsat süresi dolmamış bir yapının etüt ve proje müellifliği, yapı müteahhitliği ve şantiye şefliği görevlerinden herhangi birini üstlenmemişse bütün sorumluluk, ilgisine göre etüt ve proje müelliflerine, yapı müteahhidine, şantiye şefine ve ilgili fenni mesullere aittir.

Proje, ruhsat veya müelliflik uyuşmazlığınız mı var?

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara · 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

İçindekiler

Proje Müellifi Kimdir, Kim Olabilir

İmar Kanununun “Müelliflik, fenni mesuliyet, şantiye şefliği, yapı müteahhitliği ve kayıtlar” başlıklı 28. maddesi, 9/12/2009 tarihli ve 5940 sayılı Kanunla bugünkü hâlini almıştır. Maddenin birinci fıkrası şu kuralı koyar: bu Kanun kapsamındaki mimarlık, mühendislik ve planlama hizmetine ilişkin harita, plan, etüt, proje ve eklerinin düzenlenmesi ve bunların yerine getirilmesinin; uygulamada bulunulacak alanın, yerleşme merkezinin ve yapının sınıfına, özelliğine ve büyüklük derecesine göre, uzmanlık alanlarına uygun olarak 38 inci maddede belirtilen meslek mensuplarına yaptırılması mecburidir.

Atıf yapılan 38. madde, hangi işi kimin üstleneceğini belirler. Maddeye göre halihazır harita ve imar planlarının hazırlanması ile bunların uygulanmasının fenni mesuliyetini; uzmanlık, çalışma konuları ve ilgili kanunlarına göre mühendisler, mimarlar ve şehir plancıları deruhte eder. Yapıların mimari, statik ve her türlü plan, proje, resim ve hesaplarının hazırlanmasını ve bunların uygulanmasıyla ilgili fenni mesuliyetleri ise, uzmanlık konularına ve ilgili kanunlarına göre mühendisler, mimarlar ile görev, yetki ve sorumlulukları yönetmelikle düzenlenecek olan fen adamları üstlenir.

Buradan çıkan ilk kural nettir: müelliflik, uzmanlık alanına bağlı bir yetkidir. Mimari projeyi mimar, statik projeyi inşaat mühendisi, mekanik tesisat projesini makine mühendisi, elektrik projesini elektrik mühendisi hazırlar. Bir meslek mensubunun kendi uzmanlık alanı dışında proje müellifi olarak imza atması, projenin ve buna dayanan ruhsatın hukuka aykırılığı sonucunu doğurur.

28. maddenin ikinci fıkrasına 14/2/2020 tarihli ve 7221 sayılı Kanunla eklenen cümle, belirli yapılar için ek bir nitelik şartı getirmiştir: ileri tasarım yöntemleri ve teknolojileri gerektiren özellik arz eden binaların projeleri, bu alanda Bakanlık tarafından çıkarılan yönetmelik çerçevesinde yeterli uzmanlığı haiz mühendislerin gözetiminde yapılır. Yüksek yapılar ve özellikli taşıyıcı sistemler bakımından bu hüküm, sıradan bir proje müellifliğinin yeterli olmadığı bir eşik yaratır.

Hangi Projeler, Hangi Müellif

Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 4. maddesi, ruhsat dosyasında yer alan proje türlerini ayrı ayrı tanımlar. Bu tanımlar, müellifliğin sınırlarını çizdiği için doğrudan hukuki sonuç doğurur.

BelgeTanımDayanak
Uygulama projeleriBir yapının inşa edilebilmesi için ilgili mevzuata göre hazırlanan, gerekli detay, hesap ve raporları ile bütün olan mimari, statik, elektrik ve mekanik tesisat projeleriPAİY m.4/1-(llll)
Avan projeUygulama projelerinin yapılmasına esas teşkil eden; geçerli imar durumu, yürürlükteki plan ve varsa kentsel tasarım projesine göre düzenlenen, vaziyet planı, tüm kat planları, yeterli kesit ve görünüşler ile taban alanı, katlar alanı (emsal) ve yapı inşaat alanı hesaplarını içeren mimari projePAİY m.4/1-(f)
Vaziyet planıParselde inşa edilecek yapıların aplikasyon krokisindeki koordinatlara göre sayısal ve çizgisel gösterildiği; bahçe tanzimi, açık otopark ve girişleri, yangın kaçışları, yaklaşma mesafe ve kotlarını gösteren 1/500, 1/200 veya 1/100 ölçekli planPAİY m.4/1-(mmmm)
Tadilat projesiYapıların ruhsat eki onaylı projelerinde, uygulama imar planı ve Yönetmelik hükümlerine uygun olarak yapılmak istenen değişiklik veya ilavelerle ilgili gerekli uygulama projelerinin bütünüPAİY m.4/1-(dddd)
Zemin ve temel etüt raporuHer bir parsel için ayrı ayrı olmak üzere, yapının temel ve statik hesaplarının yapılabilmesi için zemin araştırma verileri ile geoteknik değerlendirmeleri içeren, Bakanlıkça belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde hazırlanan raporPAİY m.4/1-(ççççç)
Aplikasyon krokisiKadastro faaliyetleri kapsamında düzenlenen; ada ve/veya parsellerin arazide aplike edilmesi, varsa sabit tesislerden röperlenmesi işlemleri ile kenar ölçüleri ve köşe koordinatlarının yazıldığı krokinin yer aldığı belgePAİY m.4/1-(a)

Proje müellifinin üzerine düşen yük, yalnızca çizimi üretmek değildir. Yönetmeliğin 5. maddesinin yirminci fıkrası, yapı ruhsatı talep edilen projelerde ayrıca afet, deprem, yangın, otopark, enerji verimliliği, sığınak, asansör, yapı malzemeleri, gürültüye karşı korunma, ısı ve su yalıtımı, yapı denetimi, iş güvenliği, iskele, erişilebilirlik ve çevre gibi konulardaki yapıya ilişkin hükümler içeren mevzuata da uyulacağını söyler. Yirmi birinci fıkra ise projelerin, Yönetmelik ve atıf yapılan mevzuata uyulmak kaydıyla TSE standartlarına uygun hazırlanmasını zorunlu kılar.

Bu iki fıkra, müelliflik sorumluluğunun gerçek genişliğini gösterir. Yangın kaçış yolu yanlış çözülmüş, sığınak alanı eksik bırakılmış, erişilebilirlik ölçüleri tutmamış bir proje yalnızca “eksik çizim” değil, mevzuata aykırı projedir. Bu alanların her biri kendi yönetmeliğine tabidir; yangından korunma ve erişilebilirlik rehberleri ilgili eşikleri ayrıca ele alır. Alan ve mesafe hesaplarındaki hatalar için TAKS, KAKS ve çekme mesafesi, kot hatalarında kot tespiti, zemin verisi eksikliğinde zemin etüdü rehberlerine bakılabilir.

Dört Rol, Dört Sorumluluk

28. madde dört rolü tek maddede düzenlediği için, uygulamada sıkça birbirine karıştırılır. Aradaki fark, sorumluluğun hangi aşamaya ilişkin olduğudur.

RolNe yaparKime karşı sorumluDayanak
Proje müellifiEtüt ve projeyi üretir; tasarımın plana, yönetmeliğe ve ilgili mevzuata uygunluğundan sorumludurYapı sahibine ve idareye; projenin mevzuata uygunluğu bakımından3194 m.28/1, m.38
Fenni mesulYapının ruhsat eki projelere, standartlara ve şartnamelere uygun inşa edilmesini kamu adına denetlerYapı sahibine ve idareye3194 m.28/2; PAİY m.4/1-(aa)
Şantiye şefiYapım işlerini yapı müteahhidi adına yöneterek uygularMüteahhide ve idareye3194 m.28/8
Yapı müteahhidiYapıyı, tesisatı ve malzemeleriyle mevzuata ve projeye uygun inşa eder; neden olduğu aykırılığı giderirYapı sahibine ve idareye; yetki belgesi zorunlu3194 m.28/8-9

Roller arasındaki geçişler sınırlıdır. 28. maddeye göre fenni mesuller, mesuliyet üstlendikleri yapı ile alakalı olarak yapı müteahhitliği, şantiye şefliği, taşeronluk ve malzeme satıcılığı yapamaz; yapı sahibi de yapısının fenni mesuliyetini üstlenemez. Kanun, proje müelliflerinin diğer rolleri üstlenmesi bakımından bu ölçüde açık bir yasak getirmemiştir; ancak aynı yapıda proje müellifi ile fenni mesulün aynı kişi olması hâlinde, denetimin bağımsızlığı bakımından ortaya çıkacak sorun gözetilmelidir.

28. maddenin beşinci fıkrasının son cümlesi bir kayıt yükümlülüğü de getirir: yapıya ilişkin bilgiler, ilgili idarece; etüt ve proje müelliflerinin, fenni mesullerin, yapı müteahhitlerinin ve şantiye şefi mimar veya mühendisin üyesi bulunduğu meslek odasına, üyelik kayıtlarına işlenmek üzere bildirilir. Bu bildirim, meslek odasının sicil denetiminin ve kontenjan takibinin temelini oluşturur. Diğer rollerin ayrıntısı için fenni mesul, şantiye şefi ve yapı müteahhitliği yetki belgesi (YAMBİS) rehberleri incelenebilir.

Büro Tescil Belgesi ve Sicil Durum Taahhütnamesi

Diplomaya sahip olmak, proje müellifi olarak imza atmaya tek başına yetmez. Meslek mevzuatı, serbest çalışan mimar ve mühendislerin bu hizmeti verebilmesini büro tescil belgesine bağlar. TMMOB Mimarlar Odası mevzuatındaki tanımıyla Serbest Mimarlık Hizmetleri Büro Tescil Belgesi, Mimarlar Odası tarafından verilen ve her yıl yenilenen, serbest mimarın serbest mimarlık hizmeti yapmaya yetkili olduğunu belirleyen belgedir. Mühendislik odalarında da paralel bir tescil rejimi uygulanır.

Aynı mevzuat, proje müellifini şöyle tanımlar: 3458 sayılı Mühendislik ve Mimarlık Hakkında Kanun, 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa göre, tasarladığı projenin müelliflik hakkını kazanmış eser sahibi mimar ya da mimarlar. Tanımın üç kanuna birden atıf yapması tesadüf değildir: müelliflik, mesleki yetki ile eser sahipliğinin kesiştiği yerde durur.

İmar mevzuatı tarafındaki karşılık ise sicil durum taahhütnamesidir. Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 4. maddesinin (şşş) bendine göre sicil durum taahhütnamesi, proje müelliflerinin, şantiye şeflerinin, fenni mesullerin ve müteahhitlerin mesleki kısıtlılığının olmadığını ve yetki sınırını aşmadığını taahhüt ettiği beyannamedir. Ruhsat dosyasında bu beyannamenin bulunması, idarenin ilgili kişinin yetkili olduğunu varsaymasını sağlar.

BelgeKim verir / kim düzenlerNe için gerekir
Büro tescil belgesiİlgili meslek odası; her yıl yenilenirSerbest mesleki hizmet verme yetkisi
Proje müellifi sicil durum belgesiİlgili meslek odası biriminin mesleki denetimiBelirli bir parseldeki proje için yetkinin ve kontenjanın teyidi
Sicil durum taahhütnamesiİlgili meslek mensubu düzenler ve idareye verirMesleki kısıtlılık bulunmadığı ve yetki sınırının aşılmadığının beyanı (PAİY m.4/1-(şşş))
Meslek odasına bildirimİlgili idare yaparYapı bilgilerinin müellifin üyelik kaydına işlenmesi (3194 m.28/5)
Tescilsiz imza, ruhsatı sakatlar. Büro tescili bulunmayan ya da disiplin cezası nedeniyle mesleki faaliyeti kısıtlı bir meslek mensubunun müellif olarak imza attığı proje, uzmanlık ve yetki unsuru bakımından hukuka aykırıdır. Bu aykırılık yalnızca meslek mensubunun disiplin sorumluluğunu değil, buna dayanılarak düzenlenen yapı ruhsatının iptali talebini de gündeme getirebilir. Ruhsatın iptaline ilişkin dava yapısı için yapı ruhsatının iptali dilekçesi örneğine bakılabilir.

Müellifin Sorumluluğunun Kapsamı

28. maddenin birinci fıkrasının son cümlesi sorumluluğun temelini kurar: “Müellifler ve uygulamada bulunan meslek mensupları, işlerini bu Kanuna ve ilgili diğer mevzuata uygun olarak gerçekleştirmekten sorumludur.” Bu, sonuç sorumluluğu değil, mevzuata uygunluk sorumluluğudur: müellif, projeyi plana, yönetmeliğe ve atıf yapılan diğer mevzuata uygun üretmekle yükümlüdür.

Maddenin son fıkrası ise sorumluluğun dağılımını açıkça düzenler: yapı sahibi, ruhsat süresi dolmamış olan bir yapının etüt ve proje müellifliği, yapı müteahhitliği ve şantiye şefliği görevlerinden herhangi birini üstlenmemiş ise bütün sorumluluk, ilgisine göre etüt ve proje müelliflerine, yapı müteahhidine, şantiye şefine ve ilgili fenni mesullere aittir. Yani yapı sahibi bu rollerden birini kendisi üstlenmemişse, sorumluluk meslek mensuplarında toplanır. Tersi de doğrudur: yapı sahibi aynı zamanda müteahhit ise, sorumluluk ondan alınamaz.

Sorumluluk katmanları şöyle ayrışır:

KatmanKaynağıKime karşıTipik sonuç
İdari sorumluluk3194 m.28, m.32, m.42; PAİYİlgili idareyeAykırılığın giderilmesi talebi; ruhsatın iptali; ilgili hâllerde idari para cezası
Mesleki-disiplin sorumluluğu6235 sayılı TMMOB Kanunu ve oda yönetmelikleriMeslek odasınaUyarı, kınama, meslekten men gibi disiplin yaptırımları; sicile işlenme
Sözleşmesel sorumlulukTürk Borçlar Kanunu; eser sözleşmesi hükümleriİş sahibineAyıptan doğan talepler, tazminat, ücret iadesi
Haksız fiil ve zarar sorumluluğuGenel hükümler; yapıdan doğan zararlarda ilgili mevzuatZarar göreneMaddi ve manevi tazminat

Yapı denetimine tabi yapılarda ayrıca 4708 sayılı Kanunun kendi sorumluluk ve süre rejimi devreye girer; bu rejimin kapsamı ve sürelerine ilişkin olarak yapı denetimi rehberi ile yapı hasarı tazminat dilekçesi örneği incelenmelidir.

Projeye Dayalı Ruhsatın İptali ve İdari Sonuçlar

Projedeki hukuka aykırılık, çoğu zaman müellifin değil yapı sahibinin karşısına çıkar: idare ruhsatı iptal eder, komşu parsel maliki ruhsatın iptali için dava açar ya da inşaat aşamasında aykırılık tespit edilerek yapı mühürlenir. Bu noktada projeyi üreten kişinin sorumluluğu, iç ilişkide yapı sahibine karşı rücu meselesine dönüşür.

Uygulamada ruhsatın hukuka aykırılığı iddiasının dayandığı tipik proje hataları şunlardır:

  • Emsal ve taban alanı hataları: Katlar alanı hesabına dâhil edilmemesi gereken alanların emsal dışı gösterilmesi veya tersi.
  • Çekme mesafesi ve çıkma ihlalleri: Yapı yaklaşma mesafesinin ya da çıkma ölçülerinin plana veya Yönetmeliğe aykırı çözülmesi.
  • Kot hataları: Kot alınan noktanın yanlış belirlenmesi; kademelendirme yapılmaması yoluyla fazladan kat kazanılması.
  • Kullanım kararına aykırılık: Planın izin vermediği bir fonksiyonun projede gösterilmesi.
  • Zorunlu mekânların eksikliği: Otopark, sığınak, kapıcı dairesi, asansör, yangın merdiveni gibi zorunlu birimlerin eksik veya ölçüsüz çözülmesi.
  • Parsel ve mülkiyet hataları: Aplikasyon krokisine uymayan vaziyet planı; komşu parsele taşan çözümler.

Ruhsat başvurusunun reddi hâlinde açılacak dava için yapı ruhsatı başvurusunun reddine karşı dava dilekçesi örneği; verilmiş ruhsatın iptali için yapı ruhsatının iptali dilekçesi örneği yol göstericidir. İnşaat aşamasındaki aykırılıklarda işleyen süreç ise İmar Kanunu m.32 ve m.42 rehberlerinde ele alınmıştır.

Telif Hakkı: Proje Bir Eserdir

Mimari ve mühendislik projeleri, imar mevzuatının yanında 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun koruması altındadır. Kanunun 1. maddesine göre eser, sahibinin hususiyetini taşıyan ve kanunda sayılan türlerden birine giren fikir ve sanat mahsulüdür. Projeler bu sistemde iki ayrı kapıdan girer.

Birincisi ilim ve edebiyat eserleridir. Kanunun 2. maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendi şunları sayar: “Bedii vasfı bulunmayan her nevi teknik ve ilmi mahiyette fotoğraf eserleriyle, her nevi haritalar, planlar, projeler, krokiler, resimler, coğrafya ve topoğrafyaya ait maket ve benzerleri, her çeşit mimarlık ve şehircilik tasarım ve projeleri, mimari maketler, endüstri, çevre ve sahne tasarım ve projeleri.” İkincisi güzel sanat eserleridir: 4. madde, estetik değere sahip eserler arasında mimarlık eserlerine de yer verir.

İki kapının pratik farkı. Bir proje, estetik değer taşımasa bile — yani sıradan bir teknik çözüm olsa bile — sahibinin hususiyetini taşıdığı ölçüde 2. madde kapsamında korunur. Estetik değer taşıdığında ise 4. madde kapsamında güzel sanat eseri olarak korunur. Her iki hâlde de korumanın ön şartı aynıdır: sahibinin hususiyetini taşımak. Tamamen tip proje niteliğindeki, hiçbir kişisel tercih içermeyen çizimler bu ölçütü karşılamayabilir.

Korumanın doğması için tescil gerekmez; eser, meydana getirilmesiyle korunur. Bunun sonucu şudur: proje bedelinin ödenmiş olması, müellifin mali haklarını kendiliğinden devretmez. Devir, Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun aradığı şekil şartlarına uygun bir sözleşmeyle yapılır. Bu nedenle proje sözleşmesinde hangi hakların, hangi kapsamda ve hangi süreyle devredildiğinin açıkça yazılması gerekir.

Özgün Fikir İfade Eden Proje ve Mimari Estetik Komisyonu

İmar mevzuatı da projenin eser niteliğini tanır ve bunu bir kurumsal mekanizmaya bağlar. Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 4. maddesinin (fff) bendine göre mimari estetik komisyonu; şehrin yöresel mimarisine ilişkin tespitleri yapan, meydan, yol, kaldırım, tabela, kent mobilyaları ve benzeri düzenlemelerdeki usullere ilişkin öneriler getiren ve yapıların ve onaylı mimari projelerinin özgün fikir ifade edip etmediğine, umumi binaların fonksiyonu ve özelliği gereği farklılık arz edip etmediğine karar veren komisyondur.

“Özgün fikir ifade etme” tespiti, bir projenin eser sayılıp sayılmayacağı tartışmasının imar mevzuatındaki karşılığıdır. Bir proje özgün fikir ifade ediyorsa, o projede yapılacak değişikliklerde müellifin konumu güçlenir; özgün fikir ifade etmiyorsa değişiklik daha esnek biçimde yapılabilir. Komisyonun bu yöndeki kararı bir idari işlem niteliğindedir ve hukuka aykırılığı iddia edilerek dava konusu edilebilir.

Yönetmelik ayrıca ilgili idareye estetik konusunda düzenleme yetkisi de verir: 5. maddenin on beşinci fıkrasına göre idareler, planlarda açıklanmamış ve Yönetmelikte yer almamış hususlarda uygulanacak şekli takdire, ayrıca meclis kararı alarak yapıların estetiği, rengi, çatı ve cephe kaplaması, yöresel malzeme kullanılması ve yöresel mimarinin dikkate alınmasına ilişkin zorunluluk getirmeye yetkilidir. 40. maddenin on birinci fıkrası da belediyelere, meclis kararıyla dış cephe boya ve kaplamaları ile çatının malzemesini ve rengini tayin etme yetkisi tanır ve bu yetkinin Yönetmeliğin yürürlüğünden önce yapılmış yapılar için de kullanılabileceğini söyler.

Cephe Değişikliğinde Telif Ödemesi

Müellifin telif hakkının mevzuatta en somut karşılığını bulduğu yer, 5393 sayılı Belediye Kanununun 73. maddesidir. Maddeye 6306 sayılı Kanunun 17. maddesiyle eklenen fıkraya göre; büyükşehirlerde büyükşehir belediye meclisinin, il ve ilçelerde belediye meclislerinin salt çoğunlukla alacağı kararla, masrafların tamamı veya bir kısmı belediye bütçesinden karşılanmak kaydıyla kentin uygun görülen alanlarında bina cephelerinde değişiklik ve yenileme ile özel aydınlatma ve çevre tanzimi çalışmaları yapılabilir.

Aynı fıkranın devamı telif hakkını açıkça korur: “Cephe değişikliği yapılacak binalarda telif hakkı sahibi proje müelliflerine talep etmeleri hâlinde, değiştirilecek cephe veya cephelerin beher metrekaresi için bir günlük net asgari ücret tutarını geçmemek üzere telif hakkı ödenir.” Bunu izleyen fıkra ise uygulamanın özel hukuk boyutunu düzenler: bina cephelerinde değişiklik ve yenileme ile özel aydınlatma ve çevre tanzimi çalışmaları için yapılması gereken iş, işlem ve yetkilendirmeler, kat maliklerinin arsa payı çoğunluğu ile verecekleri karara göre yapılır.

Bu hükümden çıkarılacak üç sonuç vardır. Birincisi, kanun koyucu proje müellifinin cephe üzerindeki telif hakkını açıkça tanımıştır. İkincisi, ödeme talebe bağlıdır: müellif talep etmezse ödeme yapılmaz; dolayısıyla cephe yenileme projelerinde müellifin kendi hakkını takip etmesi gerekir. Üçüncüsü, üst sınır metrekare başına bir günlük net asgari ücret tutarıdır ve bu tutar her yıl değişir. Kat malikleri tarafından kendiliğinden yapılan cephe değişikliklerinin imar ve kat mülkiyeti boyutu ise ayrı bir konudur; balkon kapatma ve dış cephe değişikliği rehberine bakılabilir.

Müellifin Değişmesi ve Proje Devri

Uygulamada sık karşılaşılan bir soru şudur: yapı sahibi, projeyi hazırlayan mimarla yolunu ayırıp başka bir mimarla devam edebilir mi? Cevap, iki ayrı hukuk alanına birden bakmayı gerektirir.

İmar hukuku bakımından yeni müellif, kendi uzmanlık alanında yetkili olmak ve sicil durum taahhütnamesini vermek kaydıyla projeyi üstlenebilir. İdare, ruhsat dosyasındaki müellif değişikliğini kaydeder ve 28. maddenin beşinci fıkrası uyarınca yapıya ilişkin bilgileri ilgili meslek odasına bildirir.

Telif hukuku bakımından ise durum farklıdır. Mevcut proje, önceki müellifin eseri olmaya devam eder. Bu projenin üzerinde değişiklik yapılması, eser sahibinin manevi haklarını ilgilendirir. Bu nedenle uygulamada yeni müellif ya tamamen yeni bir proje üretir ya da önceki müellifin muvafakati aranır. Yapı sahibi ile müellif arasındaki sözleşmede değişiklik ve devir yetkisi düzenlenmemişse, sorun sözleşme sonrası aşamada çözülmek zorunda kalır.

Fenni mesul bakımından ise Kanun açık bir düzen kurmuştur ve bu düzen müelliflik için de yol gösterici bir karşılaştırma sunar: 28. maddeye göre fenni mesulün istifası veya ölümü hâlinde, başka bir meslek mensubu fenni mesuliyeti üstlenmedikçe yapının devamına izin verilmez; istifa hâlinde istifa tarihinden önce yapılan işlere dair sorumluluk devam eder; yeni atanan fenni mesul, daha önce yapılan işlerin denetlenmesinden ve eksiklik ve hata varsa giderilmesini sağlamaktan da sorumludur ve bu eksiklikler giderilmedikçe inşaatın devamına izin verilmez. Ayrıntı için fenni mesul rehberine bakılabilir.

İstisnalar: Köy Yapıları, Tarım ve Hayvancılık

28. maddenin yedinci fıkrası, müellifliğin serbest meslek mensubu eliyle yürütülmesi kuralına bir istisna getirir: 27. madde kapsamındaki yapılar ile entegre tesis niteliğinde olmayan ruhsata tabi tarım ve hayvancılık yapılarına ait 22. maddede yer alan etüt ve projeler, il özel idarelerince veya Bakanlığın taşra teşkilatınca hazırlanabilir. Aynı fıkraya göre bu tarım ve hayvancılık yapılarına dair fenni mesuliyet de il özel idaresinin veya Bakanlığın taşra teşkilatının mimar ve mühendisleri tarafından üstlenilebilir.

Bu istisna, kırsal alanda proje ve denetim hizmetine erişim güçlüğünü gidermeye yöneliktir; kapsamı dardır ve genişletilerek yorumlanamaz. Köy yerleşik alanındaki yapılaşma rejimi ve valilik onayı usulü için İmar Kanunu m.27 rehberine bakılabilir.

Sözleşmede Bulunması Gerekenler

Proje müellifliği uyuşmazlıklarının büyük kısmı, yazılı sözleşme bulunmamasından ya da sözleşmenin yalnızca bedel ve teslim tarihini düzenlemesinden doğar. Aşağıdaki başlıklar, hem yapı sahibi hem müellif bakımından asgari çerçeveyi oluşturur.

  1. Hizmetin kapsamı: Avan proje mi, uygulama projeleri mi; hangi disiplinler (mimari, statik, mekanik, elektrik) dâhil.
  2. Veri ve belge yükümlülüğü: İmar durumu belgesi, aplikasyon krokisi, zemin etüt raporu gibi girdilerin kimin tarafından temin edileceği.
  3. Revizyon sayısı ve sınırı: Kaç revizyonun bedele dâhil olduğu; idare talebiyle yapılan düzeltmelerin nasıl karşılanacağı.
  4. Ruhsat sürecinde sorumluluk: İdare tarafından istenen eksikliklerin giderilmesinin hizmete dâhil olup olmadığı.
  5. Telif hakları: Hangi mali hakların, hangi kapsam ve süreyle devredildiği; projenin başka parselde kullanılıp kullanılamayacağı.
  6. Değişiklik yetkisi: Projede sonradan yapılacak değişikliklerde müellifin muvafakatinin aranıp aranmayacağı.
  7. Müellif adının kullanılması: Tanıtım, yayın ve levhada eser sahibinin adının belirtilmesi.
  8. Sicil ve tescil beyanı: Müellifin büro tescilinin ve yetki sınırının güncel olduğunun taahhüdü.
  9. Sona erme ve devir: Sözleşmenin feshi hâlinde mevcut çizimlerin ve dosyanın akıbeti.
  10. Uyuşmazlık çözümü: Yetkili mahkeme ve varsa bilirkişi/hakem düzeni.
Yapı sahibi için en kritik madde altıncı sıradakidir. Projede sonradan değişiklik yapma ihtiyacı neredeyse her dosyada doğar: idare bir düzeltme ister, plan değişir, müteahhit çözüm değiştirmek ister. Sözleşmede değişiklik yetkisi ve telif devri açıkça düzenlenmemişse, yapı sahibi ruhsat aşamasında müellifin muvafakatine bağımlı hâle gelebilir. Müellif için en kritik madde ise yedinci sıradakidir: eser sahibinin adının belirtilmesi, manevi hakların en görünür parçasıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

Proje müellifi kimdir?

Yapıya ait etüt ve projeyi üreten, ilgili uzmanlık alanında yetkili meslek mensubudur. İmar Kanununun 28. maddesi projelerin uzmanlık alanlarına uygun olarak 38. maddede belirtilen meslek mensuplarına yaptırılmasını zorunlu kılar; 38. madde yapıların mimari, statik ve her türlü plan, proje, resim ve hesaplarının hazırlanmasını mühendisler, mimarlar ile yönetmelikle düzenlenen fen adamlarına bırakmıştır.

Proje müellifi ile fenni mesul aynı kişi olabilir mi?

İmar Kanununun 28. maddesi, fenni mesulün mesuliyet üstlendiği yapıda yapı müteahhitliği, şantiye şefliği, taşeronluk ve malzeme satıcılığı yapmasını yasaklamış; yapı sahibinin kendi yapısının fenni mesuliyetini üstlenmesini de engellemiştir. Proje müellifliği ile fenni mesulluğun aynı kişide birleşmesi bakımından aynı açıklıkta bir yasak bulunmamakla birlikte, denetimin bağımsızlığı bakımından bu durum ayrıca değerlendirilmelidir.

Büro tescil belgesi olmadan proje çizilebilir mi?

Serbest mesleki hizmet olarak proje müellifliği, meslek odası tarafından verilen ve her yıl yenilenen büro tescil belgesine bağlıdır. Tescili bulunmayan veya mesleki faaliyeti kısıtlı bir meslek mensubunun müellif olarak imza attığı proje yetki unsuru bakımından sakattır ve buna dayanan ruhsatın iptali gündeme gelebilir.

Sicil durum taahhütnamesi nedir?

Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 4. maddesinin (şşş) bendine göre; proje müelliflerinin, şantiye şeflerinin, fenni mesullerin ve müteahhitlerin mesleki kısıtlılığının olmadığını ve yetki sınırını aşmadığını taahhüt ettiği beyannamedir.

Proje bedelini ödedim, proje benim mi oldu?

Hayır. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında proje, sahibinin hususiyetini taşıdığı ölçüde eserdir ve bedelin ödenmesi mali hakları kendiliğinden devretmez. Devir, Kanunun aradığı şekil şartlarına uygun bir sözleşmeyle yapılır; bu nedenle proje sözleşmesinde hangi hakların devredildiği açıkça yazılmalıdır.

Mimari proje hangi kanun kapsamında korunur?

Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun 2. maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendi, her çeşit mimarlık ve şehircilik tasarım ve projeleri ile mimari maketleri ilim ve edebiyat eserleri arasında saymıştır. Estetik değere sahip mimarlık eserleri ise aynı Kanunun 4. maddesi kapsamında güzel sanat eseri olarak korunur.

Cephe yenilemede müellife telif ödenir mi?

5393 sayılı Belediye Kanununun 73. maddesine göre, belediyece cephe değişikliği yapılacak binalarda telif hakkı sahibi proje müelliflerine, talep etmeleri hâlinde, değiştirilecek cephe veya cephelerin beher metrekaresi için bir günlük net asgari ücret tutarını geçmemek üzere telif hakkı ödenir. Ödeme talebe bağlıdır.

“Özgün fikir ifade eden proje” ne demek?

Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 4. maddesinin (fff) bendine göre mimari estetik komisyonu, yapıların ve onaylı mimari projelerinin özgün fikir ifade edip etmediğine karar veren komisyondur. Bu tespit, projede yapılacak değişikliklerde müellifin konumunu doğrudan etkiler.

Müellifi değiştirebilir miyim?

İmar hukuku bakımından, yeni müellifin kendi uzmanlık alanında yetkili olması ve sicil durum taahhütnamesini vermesi kaydıyla mümkündür. Ancak mevcut proje önceki müellifin eseri olmaya devam eder; bu proje üzerinde değişiklik yapılması eser sahibinin haklarını ilgilendirdiğinden, ya yeni bir proje üretilir ya da önceki müellifin muvafakati aranır.

Projedeki hatadan dolayı ruhsat iptal edilirse sorumlu kim?

İmar Kanununun 28. maddesinin son fıkrasına göre, yapı sahibi etüt ve proje müellifliği, yapı müteahhitliği ve şantiye şefliği görevlerinden herhangi birini üstlenmemişse bütün sorumluluk ilgisine göre etüt ve proje müelliflerine, yapı müteahhidine, şantiye şefine ve ilgili fenni mesullere aittir. Yapı sahibi ile müellif arasındaki iç ilişki ise sözleşme hükümlerine ve genel hükümlere göre çözülür.

Köyde yapılacak yapının projesini kim hazırlar?

İmar Kanununun 28. maddesinin yedinci fıkrası, 27. madde kapsamındaki yapılar ile entegre tesis niteliğinde olmayan ruhsata tabi tarım ve hayvancılık yapılarına ait etüt ve projelerin il özel idarelerince veya Bakanlığın taşra teşkilatınca hazırlanabileceğini düzenler; bu tarım ve hayvancılık yapılarında fenni mesuliyet de aynı kurumların mimar ve mühendislerince üstlenilebilir.

Yüksek ve özellikli yapılarda ek bir şart var mı?

Evet. İmar Kanununun 28. maddesine 7221 sayılı Kanunla eklenen cümleye göre, ileri tasarım yöntemleri ve teknolojileri gerektiren özellik arz eden binaların projeleri, bu alanda Bakanlık tarafından çıkarılan yönetmelik çerçevesinde yeterli uzmanlığı haiz mühendislerin gözetiminde yapılır.

Proje ve Ruhsat Dosyanızı Birlikte Değerlendirelim

Müelliflik uyuşmazlıkları iki uçta birikir: ya yapı sahibi projedeki bir hata yüzünden ruhsatını kaybeder, ya müellif emeğinin ve adının karşılığını alamaz. Her iki durumda da dosyanın omurgası aynıdır — sözleşme, ruhsat eki onaylı projeler, sicil ve tescil belgeleri ile idare yazışmaları. Bu dört başlık masaya konduğunda hangi talebin kime yöneltileceği çoğu zaman netleşir.

Sözleşme, proje ve ruhsat dosyasıyla başlayalım

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara · 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

İlgili Rehberler

Bu metin genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık yerine geçmez. Meslek odalarının tescil ve mesleki denetim yönetmelikleri ile Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği sık güncellenmekte, belediyelerin kendi imar yönetmelikleri ek şartlar getirebilmektedir. Sözleşmenizi ve proje dosyanızı, işlem tarihinde yürürlükte olan metinlere göre avukatınızla birlikte değerlendiriniz.

Post by Av. Fatma Öztürk