Mahkûm Oldum, Oy Kullanabilir miyim? Seçme ve Seçilme Hakkı (Anayasa m.67 ve 76)
26 Ağustos 2026

Mahkûm Oldum, Oy Kullanabilir miyim? Seçme ve Seçilme Hakkı (Anayasa m.67 ve 76)

📜 Dayanak Mevzuat

Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

  • Anayasa m.67/1 — Vatandaşların kanunda gösterilen şartlara uygun olarak seçme, seçilme ve siyasi faaliyette bulunma hakkı
  • Anayasa m.67/3 — On sekiz yaşını dolduran her Türk vatandaşının seçme ve halkoylamasına katılma hakkı
  • Anayasa m.67/5 — Silahaltında bulunan er ve erbaşlar ile askeri öğrenciler, taksirli suçlardan hüküm giyenler hariç ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlüler oy kullanamazlar
  • Anayasa m.76 — Milletvekili seçilme yeterliliği ve engel hâller
  • 298 sayılı Kanun m.7 — Oy kullanamayacak olanlar
  • 298 sayılı Kanun m.8 — Seçmen olamayanlar
  • 5237 sayılı TCK m.53 — Belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma
  • 5352 sayılı Kanun m.13/A — Yasaklanmış hakların geri verilmesi

Bu alanda çok yaygın bir yanılgı vardır: “mahkûm oldum, artık oy kullanamam.” Oysa Anayasa m.67/5 yalnızca ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlüleri kapsar. Kurumda bulunmayan hükümlülerin oy kullanmaları bakımından anayasal bir engel bulunmamaktadır.

Anayasa Ne Diyor?

Konunun çerçevesi Anayasa’da çizilmiştir ve metin dikkatle okunmalıdır.

Anayasa m.67/1’de vatandaşların kanunda gösterilen şartlara uygun olarak seçme, seçilme ve siyasi faaliyette bulunma hakkına sahip olduğu; m.67/3’te on sekiz yaşını dolduran her Türk vatandaşının seçme ve halkoylamasına katılma hakkına sahip olduğu belirtilmiştir.

İstisna ise m.67/5’te düzenlenmiştir: “Silahaltında bulunan er ve erbaşlar ile askeri öğrenciler, taksirli suçlardan hüküm giyenler hariç ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlüler oy kullanamazlar.”

Bu hükümdeki iki kayıt belirleyicidir ve bu yazının çekirdeğini oluşturur.

KayıtAnlamı
“Ceza infaz kurumlarında bulunan”Fiilen kurumda bulunma şartı
“Taksirli suçlardan hüküm giyenler hariç”Taksirli suç hükümlüleri kapsam dışı
Er ve erbaşlarAyrı bir istisna grubu
Askeri öğrencilerAyrı bir istisna grubu
TutuklularHükümlü değildir; masumiyet karinesi geçerlidir

Birinci satır bu yazının en önemli tespitidir. Öğretide açıkça belirtildiği üzere; düzenleme yalnızca kasten işlenen bir suçtan dolayı ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerin oy kullanamayacağını düzenlediğinden, ceza infaz kurumunda bulunmayan hükümlülerin oy kullanmaları bakımından anayasal bir engel bulunmamaktadır.

Yani mahkûm olmak ile oy kullanamamak aynı şey değildir. Belirleyici olan, seçim tarihinde kişinin fiilen kurumda bulunup bulunmadığıdır.

Anayasa m.67/4’ün işaret ettiği yasal düzenleme ise 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun’dur; bu Kanun’un 7. maddesinde oy kullanamayacak olanlar, 8. maddesinde ise seçmen olamayanlar düzenlenmiştir.

Kim Oy Kullanabilir?

Yüksek Seçim Kurulu kararlarında bu husus somutlaştırılmıştır ve tablo pratik olarak nettir.

Bir YSK kararında; işledikleri kasıtlı suç nedeniyle haklarında verilen mahkûmiyet kararı kesinleşen ancak henüz ceza infaz kurumuna alınmayanlar, cezanın infazına başlanılmasından sonra koşullu olarak salıverilenler ve hapis cezaları ertelenmiş olanlar bakımından oy kullanabilecekleri belirtilmiştir.

DurumOy kullanma bakımından
Kurumda hükümlü (kasıtlı suç)Anayasa m.67/5 istisnası kapsamındadır
Kurumda hükümlü (taksirli suç)Kapsam dışında tutulmuştur
TutukluHükümlü değildir; oy kullanabilir
Mahkûmiyet kesinleşti, henüz kuruma alınmadıYSK kararında oy kullanabileceği belirtilmiştir
Koşullu salıverilmişKurumda bulunmamaktadır
Denetimli serbestlikle tahliye edilmişKurumda bulunmamaktadır
Cezası ertelenmişYSK kararında oy kullanabileceği belirtilmiştir
İnfazı tamamlanmışEngel bulunmaz

Beşinci ve altıncı satırlar uyuşturucu hükümlüleri bakımından en sık karşılaşılan durumdur. Silodaki infaz yazılarında görüldüğü üzere hükümlülerin önemli bölümü koşullu salıverilme veya denetimli serbestlikle tahliye edilir; bu kişiler fiilen kurumda bulunmadıklarından seçme hakkını kullanabilirler.

Üçüncü satır ise masumiyet karinesinin sonucudur. Suçsuzluk karinesi altında yargılanan ve henüz hakkında hüküm kesinleşmemiş kişi, seçme hakkı kapsamında oy kullanabilmektedir.

TCK m.53 Oy Hakkını Kaldırır mı?

Bu, uygulamada karışıklık yaratan bir husustur ve Anayasa Mahkemesi tarafından açıklığa kavuşturulmuştur.

Öğretide aktarıldığı üzere; kasten işlenen bir suçtan dolayı ceza mahkûmiyetinin yasal sonucu olarak TCK m.53 uyarınca belirli hakları kullanmaktan yoksun bırakılan bir kişinin oy kullanma hakkının bulunduğu; Anayasa m.67/5 uyarınca yalnızca kurumda bulunan hükümlülerin oy kullanamayacağı; bunun dışında hakkında TCK m.53 tatbik edilen kişilerin seçme hakkını kullanmaktan yoksun bırakılmasının Anayasa’ya aykırı olacağı Anayasa Mahkemesi tarafından açıkça ifade edilmiştir.

SoruCevap
TCK m.53 uygulandı, oy kullanabilir miyim?Kurumda değilseniz engel bulunmamaktadır
Hak yoksunluğu oy hakkını kapsar mı?AYM bu yönde bir yoksunluğun Anayasa’ya aykırı olacağını belirtmiştir
Kurumdayken durum nedir?Anayasa m.67/5 istisnası uygulanır
Tahliye sonrasıKurumda bulunma şartı ortadan kalkar
Taksirli suçKurumda olsa dahi kapsam dışıdır

Bu tespit, silodaki hak yoksunlukları tartışmasında önemli bir denge oluşturur. TCK m.53 pek çok hakkı kapsasa da, seçme hakkı bakımından ölçüt Anayasa’nın çizdiği çerçevedir.

Öğretide ayrıca 298 sayılı Kanun m.8’de ayırım yapılmaksızın “kamu hizmetinden yasaklı olanlar”ın seçmen olamayacak kişiler arasında sayılmaya devam ettiği; bu durumun Anayasa Mahkemesi kararı karşısında sorun oluşturduğu ileri sürülmektedir.

Seçme veya seçilme hakkınıza ilişkin bir engelle karşılaştıysanız bize ulaşın.

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp

Seçilme Hakkı Farklı İşliyor

Bu bölüm, yazının ikinci ve daha ağır katmanını oluşturur. Seçme hakkı ile seçilme hakkı aynı rejime tabi değildir.

Öğretide bu fark açıkça belirtilmektedir: hak yoksunlukları kural olarak cezanın infazı süresiyle sınırlıdır; ancak seçme ve seçilme ehliyetinin koşullarını düzenleyen anayasal ve kanuni hükümler incelendiğinde, kasten işlenen suç nedeniyle hapis cezasına mahkûmiyet seçilme hakkını infazla sınırlı olmaksızın engelleyebilmektedir.

ÖlçütSeçme hakkıSeçilme hakkı
DayanakAnayasa m.67Anayasa m.76 ve ilgili seçim kanunları
Belirleyici olguKurumda bulunmaMahkûmiyetin kendisi
SüreKurumda bulunulan dönemle sınırlıİnfazla sınırlı olmayabilir
Tahliye sonrasıEngel kalkarEngel devam edebilir
Taksirli suçKapsam dışıAyrıca değerlendirilir

İkinci ve üçüncü satırlar bu ayrımın özüdür. Seçme hakkında ölçüt fiilî durumken, seçilme hakkında ölçüt mahkûmiyetin kendisidir; bu nedenle tahliye, seçilme engelini kendiliğinden ortadan kaldırmayabilir.

Milletvekili seçilme yeterliliği Anayasa m.76’da düzenlenmiştir. Maddede belirli suçlar ayrıca sayılmış olup, somut dosyada bu listenin ve ilgili seçim kanunlarının kontrol edilmesi gerekir.

Mahalli idareler seçimleri bakımından da ayrı bir kanun bulunmaktadır; bu nedenle hangi seçim türü söz konusuysa o mevzuatın incelenmesi gerekir.

Anayasa Mahkemesi’nin Önemli Kararı

Seçilme hakkı bakımından Anayasa Mahkemesi bir sınır çizmiştir ve bu karar bilinmelidir.

Anayasa Mahkemesi; Anayasa m.76’da sayılan suçlar dışında toplam bir yıldan az hapis cezasına mahkûm olma hâlinin, milletvekili seçilmeye engel bir durum olarak öngörülmediğini vurgulamıştır.

Bu gerekçeyle Mahkeme; kişilerin kasten işlemiş oldukları suçtan dolayı bir yıldan az hapis cezasına mahkûm olmaları hâlinde dahi seçilme haklarından yoksun bırakılmalarını öngören kuralı, ilgili ibare yönünden Anayasa m.76’ya aykırı bularak iptal etmiştir.

DurumDeğerlendirme
Anayasa m.76’da sayılan suçlarKendi rejimine tabidir
Sayılan suçlar dışında, bir yıldan az cezaSeçilmeye engel olarak öngörülmemiştir
Sayılan suçlar dışında, bir yıl ve üzeri cezaİlgili mevzuata göre değerlendirilir
Taksirli suçAyrıca değerlendirilir
Seçim türüMilletvekili ve mahalli idare seçimleri ayrı kanunlara tabidir

İkinci satır uyuşturucu dosyaları bakımından da anlam taşır. Silodaki ceza tayini yazısında görüldüğü üzere kullanma dosyalarında sonuç ceza görece düşük olabilir; bu hâlde seçilme hakkı bakımından bu karar gündeme gelebilir.

Buna karşılık ticaret dosyalarında ceza aralığı yüksek olduğundan tablo farklıdır; ayrıca Anayasa m.76’daki listenin ayrıca kontrol edilmesi gerekir.

Uyuşturucu Dosyalarında Pratik Tablo

Silodaki diğer yazılarla birlikte okunduğunda, dosyanın sonucuna göre tablo şöyledir.

Dosya sonucuSeçme hakkıSeçilme hakkı
BeraatEngel yokEngel yok
TCK m.191/2 ve KYOKMahkûmiyet doğmazMahkûmiyet doğmaz
HAGB kararıHüküm açıklanmamıştırİlgili mevzuata göre değerlendirilir
Adli para cezasıKurumda bulunma söz konusu değildirİlgili mevzuata göre
Kurumda hükümlüAnayasa m.67/5 istisnasıİlgili mevzuata göre
Koşullu salıverilmişKurumda bulunmamaktadırEngel devam edebilir
İnfaz tamamlanmışEngel yokEngel devam edebilir

Altıncı ve yedinci satırlar bu yazının en çok şaşırtan sonucudur. İnfazı tamamlanmış bir kişi oy kullanabilirken, seçilme hakkı bakımından engel devam edebilir.

Bu, silodaki memnu hakların iadesi yazısındaki mantıkla aynıdır: bazı yoksunluklar cezanın infazıyla kalkarken, bazıları kalkmaz ve ayrı bir karar gerektirir.

Seçilme Engelinin Kaldırılması

Bu noktada silodaki memnu hakların iadesi yazısı devreye girer ve çözüm yolunu gösterir.

O yazıda aktarıldığı üzere, yargı kararlarında yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluyla giderilebilecek yoksunluklar arasında seçme veya seçilme hakkından yoksun kılınma da açıkça sayılmıştır.

Adımİçerik
1. İnfazın tamamlanmasıKurumda geçen süre artı denetim süresi
2. Üç yıl geçmesiİnfaz bitiminden itibaren
3. İyi hâl kanaatiBu sürede yeni suç işlenmemesi
BaşvuruHükmü veren mahkemeye dilekçe
İncelemeDuruşmasız; dosya üzerinden
SonuçKesinleşince adli sicil arşivine kaydedilir

Bu tablo, silodaki ilgili yazının özetidir. Seçilme hakkı bakımından engelle karşılaşan kişiler için izlenecek yol, o yazıda ayrıntılı olarak ele alınmıştır.

Bu nedenle siyasi faaliyette bulunmayı veya bir göreve aday olmayı planlayan kişilerin, engelin dayanağını ve kaldırılma yolunu önceden değerlendirmesi yerinde olur.

Kurumda Oy Kullanma Usulü

Oy kullanma hakkına sahip olan tutuklular ve taksirli suç hükümlüleri bakımından usule ilişkin bir hatırlatma gerekir.

YSK kararlarında belirtildiği üzere, seçmen kütükleri kesinleştikten sonra kütükte kaydı bulunmayan seçmenlerin oy kullanamayacakları göz önüne alınmaktadır. Bu nedenle kayıt işlemlerinin takibi önem taşır.

KonuDikkat edilecek
Seçmen kütüğü kaydıKütükte kayıt bulunması gerekir
Tutuklu seçmen listesiİlgili listeye kayıt yapılması
Kütüklerin kesinleşmesiKesinleşme sonrası kayıt sorunu doğabilir
Nakil hâlindeBulunulan kurumun kaydı
Kimlik belgesiOy kullanma için gerekli
TakipYakınlar veya müdafi aracılığıyla

Altıncı satır ailelerin yapabileceği somut iştir. Kurumda bulunan yakının seçmen kaydının bulunup bulunmadığının önceden takip edilmesi, seçim gününde yaşanabilecek hak kaybını önler.

Siyasi Faaliyette Bulunma Hakkı

Anayasa m.67/1 üç hakkı birlikte sayar: seçme, seçilme ve bağımsız olarak veya bir siyasi parti içinde siyasi faaliyette bulunma ile halkoylamasına katılma.

Bu üçüncü hak, ilk ikisinden ayrı bir alan oluşturur ve kendi mevzuatına tabidir. Siyasi partilere üyelik ve parti içinde görev alma bakımından ilgili mevzuatın ayrıca incelenmesi gerekir.

HakAnayasal dayanakDeğerlendirme
SeçmeAnayasa m.67/3 ve m.67/5Kurumda bulunma ölçütü
SeçilmeAnayasa m.76 ve seçim kanunlarıMahkûmiyet ölçütü
Siyasi faaliyette bulunmaAnayasa m.67/1İlgili mevzuat çerçevesinde
Halkoylamasına katılmaAnayasa m.67/3Seçme hakkıyla birlikte düzenlenmiştir

Bu ayrım, siyasi alanda faaliyet göstermeyi düşünen kişiler bakımından baştan yapılması gereken bir tespittir. Her üç hak için ölçütler farklı olduğundan, birindeki durum diğeri için sonuç doğurmayabilir.

Silodaki dernek yazısında görüldüğü gibi burada da genel kural aynıdır: her alanın kendi mevzuatı vardır ve ayrı ayrı incelenmelidir.

Siyasi Parti Üyeliği: 2820 Sayılı Kanun m.11

Yukarıda üçüncü hak olarak siyasi faaliyette bulunma hakkına değinildi ve "ilgili mevzuatın ayrıca incelenmesi gerekir" denildi. Bu mevzuat 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’dur ve üyelik engelleri 11 inci maddede sınırlı sayıda sayılmıştır.

Kural. On sekiz yaşını dolduran, medeni ve siyasi hakları kullanma ehliyetine sahip bulunan her Türk vatandaşı bir siyasi partiye üye olabilir.

2820 s.K. m.11 — Üye Olamayacaklar

BentKapsam
aHâkimler ve savcılar, Sayıştay dahil yüksek yargı organları mensupları, kamu kurum ve kuruluşlarının memur statüsündeki görevlileri, yaptıkları hizmet bakımından işçi niteliği taşımayan diğer kamu görevlileri, Silahlı Kuvvetler mensupları ile yükseköğretim öncesi öğrencileri. Yükseköğretim elemanları bu yasaklamanın dışındadır
b-1Kamu hizmetlerinden yasaklılar
b-2Basit ve nitelikli zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı suçlar ile istimal ve istihlak kaçakçılığı dışında kalan kaçakçılık suçları, resmî ihale ve alım satımlara fesat karıştırma veya Devlet sırlarını açığa vurma suçlarından biriyle mahkûm olanlar
b-3Taksirli suçlar hariç beş yıl ağır hapis veya beş yıl ve daha fazla hapis cezasına mahkûm olanlar
b-4Türk Ceza Kanunu’nun İkinci Kitabının birinci babında yazılı suçlardan veya bu suçların işlenmesini aleni olarak tahrik etme suçundan mahkûm olanlar
b-5Terör eyleminden mahkûm olanlar

Uyuşturucu suçları bu sayımda ismen yer almaz. Bu, yazının yukarıdaki bölümlerinde anlatılan bazı alanlardan belirgin biçimde ayrılan bir noktadır: dernek yöneticiliği gibi alanlarda kanun uyuşturucu suçlarını doğrudan sayarken, siyasi parti üyeliğinde engel ceza miktarı üzerinden kurulmuştur. Dolayısıyla belirleyici olan suçun adı değil, (b-3) bendindeki beş yıl eşiğidir. Sonuç cezanın bu eşiğin altında kalması hâlinde bu bent bakımından engel doğmaz; eşiğin üzerinde kalması hâlinde ise doğar. Bu tespit, silodaki ceza tayini ve infaz yazılarında anlatılan indirim ve nitelendirme tartışmalarının bu alanda da doğrudan sonuç doğurduğunu gösterir.

Birinci bendin de ayrı bir işlevi vardır. Kamu görevlisi statüsündeki kişiler bakımından yasak, mahkûmiyetten bağımsız olarak statüden doğar. Bu nedenle memuriyeti devam eden bir kişi bakımından siyasi parti üyeliği, ceza dosyasının sonucundan bağımsız biçimde zaten mümkün değildir. Buna karşılık yükseköğretim elemanları için kanun açık bir istisna getirmiştir.

Üyeliğe kabul ve ret

Kanun’un 12 nci maddesi, engel hâli bulunmayanlar bakımından da mutlak bir hak tanımaz. Buna göre; siyasi parti üyesi olmaya kanuna göre engel hâli bulunmayanların üyeliğe kabul şartları parti tüzüklerinde gösterilir. Tüzükte üyelik için başvuranlar arasında dil, ırk, cinsiyet, din, mezhep, aile, zümre, sınıf ve meslek farkı gözeten hükümler bulunamaz.

Maddenin devamı pratikte belirleyicidir: siyasi partiler üye olma istemlerini sebep göstermeksizin de reddedebilirler. Ancak üyeliğe kaydını isteyenin, istemini reddeden teşkilatın bir üst kademesine, parti tüzüğünde gösterilen şekilde itiraz hakkı vardır ve itiraz üzerine verilen karar kesindir. Dolayısıyla bu alanda iki katman vardır: kanuni engel ve parti iradesi. Kanuni engelin bulunmaması üyeliğin kabul edileceği anlamına gelmez; buna karşılık ret hâlinde tüzükte gösterilen iç itiraz yolunun kullanılması mümkündür.

Dört alanın ölçüt karşılaştırması

Yazının bütününde ele alınan alanlar bir arada görüldüğünde, aynı mahkûmiyetin farklı alanlarda neden farklı sonuç doğurduğu anlaşılır.

Aynı Mahkûmiyet, Farklı Ölçütler

AlanBelirleyici ölçütSuç adı sayılmış mı
Seçme hakkıCeza infaz kurumunda bulunma ve suçun taksirli olup olmamasıHayır
Seçilme hakkıAnayasa’da sayılan suçlar ve ceza miktarıKısmen — belirli suçlar sayılmıştır
Siyasi parti üyeliğiStatü ve beş yıl ceza eşiğiUyuşturucu suçları bakımından hayır
Dernek yöneticiliğiSuç türü; süreler geçmiş veya affa uğramış olsa bileEvet — ismen sayılmıştır

Tablodan çıkan sonuç şudur: uyuşturucu dosyası bulunan bir kişi bakımından en ağır rejim dernek yöneticiliğinde, en esnek rejim ise seçme hakkında işler. Arada kalan iki alanda ise belirleyici olan sonuç cezanın miktarıdır. Bu nedenle ceza dosyası aşamasında yapılacak planlama, yalnızca infaz süresini değil bu hakların tamamını etkiler. Sonuç cezanın beş yılın altına indirilmesi siyasi parti üyeliği bakımından; bir yılın altına indirilmesi ise başka alanlarda eşik değiştirir. Hangi hakkın öncelikli olduğu kişiden kişiye değiştiğinden, savunma stratejisi belirlenirken bu tercih baştan konuşulmalıdır.

Sonuç olarak üç hak birbirinden ayrı ölçütlere tabidir: seçme hakkında ölçüt kurumda bulunma, seçilme hakkında mahkûmiyetin niteliği ve miktarı, siyasi parti üyeliğinde ise hem statü hem de beş yıllık ceza eşiğidir. Bir alanda engelin bulunmaması, diğerinde de bulunmadığı sonucunu doğurmaz.

Tartışmalı Alan

Bu konu, öğretide eleştiri konusu yapılan bir alandır ve bunun belirtilmesi tabloyu tamamlar.

Öğretide; kurumda hükümlü bulunup da suçun niteliği ve cezanın ağırlığına göre seçme hakkına kısıtlama getirilmemesi gerekenlerin oy kullanma haklarının engellenmemesi gerektiği ileri sürülmektedir.

Aynı yönde, oy kullanma yasağıyla ilgili genel bir düzenleme yerine somut yasal düzenleme yapılmasının isabetli olacağı; kamu hizmetinden yasaklı olanlar hakkında herhangi bir somutlaştırma yapılmaksızın seçme hakkının kısıtlanmasının doğru olmadığı belirtilmektedir.

Eleştiri konusuİçerik
Genel yasak yaklaşımıSuçun niteliği ve cezanın ağırlığına göre ayrım yapılmaması
298 sayılı Kanun m.8“Kamu hizmetinden yasaklı olanlar” ifadesinin ayırım yapılmaksızın yer alması
Somutlaştırma ihtiyacıYasağın hangi hâllerde uygulanacağının belirlenmesi
Uluslararası içtihatGenel ve otomatik yasaklara ilişkin tartışmalar

İkinci satır bakımından öğretide, ilgili hükmün Anayasa Mahkemesi kararı karşısında sorun oluşturduğu ve mevzuatta uyum sağlanması gerektiği ifade edilmektedir.

Bu tartışmanın pratik değeri şudur: bir engelle karşılaşan kişi bakımından yalnızca kanun metnine bakmak yeterli olmayabilir; Anayasa Mahkemesi kararları ve anayasal çerçeve de birlikte değerlendirilmelidir.

Kontrol Listesi

SıraKontrolNeden
1Seçme hakkı mı seçilme hakkı mı söz konusu?İki farklı rejim
2Seçim tarihinde kurumda bulunuluyor mu?Seçme hakkının ölçütü
3Suç kasıtlı mı taksirli mi?Taksirli suçlar kapsam dışı
4Tutuklu mu hükümlü mü?Tutuklu oy kullanabilir
5Koşullu salıverilme veya denetimli serbestlik var mı?Kurumda bulunma şartı ortadan kalkar
6TCK m.53 uygulandı diye oy hakkı yok sanılıyor mu?AYM aksini belirtmiştir
7Seçmen kütüğünde kayıt var mı?Kayıt olmadan oy kullanılamaz
8Seçilme bakımından hangi seçim türü?Ayrı kanunlara tabidir
9Anayasa m.76’daki liste kontrol edildi mi?Sayılan suçlar farklı rejime tabidir
10Ceza bir yıldan az mı?AYM kararı gündeme gelebilir
11İnfaz tamamlandı mı?Memnu hak iadesinin ilk şartı
12Yasaklanmış hakların geri verilmesi başvurusu yapıldı mı?Seçilme engelinin kaldırılması

İkinci satır bu yazının özüdür ve en yaygın yanılgıyı düzeltir. Seçme hakkı bakımından belirleyici olan mahkûmiyetin varlığı değil, seçim tarihinde kurumda fiilen bulunulup bulunulmadığıdır.

On ikinci satır ise seçilme hakkı bakımından çözüm yolunu gösterir. Silodaki ilgili yazıda ele alındığı üzere, yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı bu yoksunluğu gidermek üzere düzenlenmiş bir kurumdur.

Son olarak bu yazının silodaki yeri belirtilmelidir. Burada ele alınan haklar, diğer sicil yazılarında anlatılan meslek ve görev engellerinden farklı bir nitelik taşır: seçme ve seçilme, kişinin siyasi topluma katılımına ilişkin temel haklardır.

Bu nedenle bunlara ilişkin kısıtlamalar dar yorumlanır ve anayasal çerçeve içinde değerlendirilir. Anayasa Mahkemesi’nin hem seçme hem seçilme hakkı bakımından verdiği kararlar bu yaklaşımı ortaya koymaktadır.

Pratik sonuç ise şudur: mahkûmiyetin varlığı tek başına bu hakların kaybedildiği anlamına gelmez. Her hak için ölçüt farklıdır ve somut durumun bu ölçütlere göre değerlendirilmesi gerekir.

Sıkça Sorulan Sorular

Mahkûm oldum, oy kullanabilir miyim?

Anayasa m.67/5 yalnızca ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlüleri kapsar. Öğretide belirtildiği üzere, kurumda bulunmayan hükümlülerin oy kullanmaları bakımından anayasal bir engel bulunmamaktadır.

Cezaevindeyim, oy kullanabilir miyim?

Anayasa m.67/5 uyarınca taksirli suçlardan hüküm giyenler hariç ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlüler oy kullanamazlar. Taksirli suçtan hükümlü olanlar bu istisnanın dışındadır.

Tutukluyum, oy kullanabilir miyim?

Tutuklu hükümlü değildir. Suçsuzluk karinesi altında yargılanan ve henüz hakkında hüküm kesinleşmemiş kişi seçme hakkı kapsamında oy kullanabilmektedir.

Koşullu salıverildim, oy kullanabilir miyim?

YSK kararında; mahkûmiyeti kesinleşen ancak henüz kuruma alınmayanlar, koşullu olarak salıverilenler ve cezaları ertelenmiş olanlar bakımından oy kullanabilecekleri belirtilmiştir.

TCK 53 uygulandı, oy hakkım gitti mi?

Hayır. Anayasa Mahkemesi, kurumda bulunma hâli dışında TCK m.53 tatbik edilen kişilerin seçme hakkını kullanmaktan yoksun bırakılmasının Anayasa’ya aykırı olacağını açıkça ifade etmiştir.

Seçme ile seçilme hakkı aynı mı?

Hayır. Seçme hakkında ölçüt kurumda bulunma iken; öğretide belirtildiği üzere kasten işlenen suç nedeniyle hapis cezasına mahkûmiyet, seçilme hakkını infazla sınırlı olmaksızın engelleyebilmektedir.

Cezam bitti, aday olabilir miyim?

Seçme hakkı bakımından engel kalkar; ancak seçilme hakkı bakımından engel devam edebilir. Bu husus Anayasa m.76 ile ilgili seçim kanunları çerçevesinde değerlendirilmelidir.

Bir yıldan az ceza aldım, seçilme engeli var mı?

Anayasa Mahkemesi, Anayasa m.76’da sayılan suçlar dışında toplam bir yıldan az hapis cezasına mahkûm olma hâlinin milletvekili seçilmeye engel olarak öngörülmediğini vurgulayarak aksi yöndeki kuralı iptal etmiştir.

Seçilme engeli kaldırılabilir mi?

Yargı kararlarında, yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluyla giderilebilecek yoksunluklar arasında seçme veya seçilme hakkından yoksun kılınma da sayılmıştır. Bu yol için 5352 m.13/A şartları aranır.

Cezaevindeki yakınım oy kullanacaksa ne yapmalıyım?

Seçmen kütüklerinde kaydın bulunması gerekir; kütükler kesinleştikten sonra kaydı bulunmayanların oy kullanamayacağı belirtilmektedir. Bu nedenle kayıt durumunun önceden takip edilmesi yerinde olur.

Seçme ve seçilme hakkı, hak yoksunlukları ve iade başvurusu için Hukukçular Evi Ankara ile görüşün.

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp

Bu konuda hukuki destek almak için

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Post by Av. Fatma Öztürk