26 Ağustos 2026

Tutuklamaya İtiraz ve Tahliye Talebi Dilekçesi Örneği (2026) — CMK m.100, 104, 268

Tutuklamaya itiraz süresi değişti ve pek çok kaynak hâlâ eski bilgiyi veriyor. CMK m.268’de yedi gün olan itiraz süresi 7499 sayılı Kanun ile iki haftaya çıkarılmıştır. Bu yazıda güncel süre rejimini, tutuklamanın kanuni şartlarını, tahliye talebinin nasıl ve ne zaman yapılacağını ve hazır bir itiraz dilekçesi örneğini bulacaksınız.

Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Önce Süre: Yedi Gün Değil, İki Hafta

Tutuklama kararına karşı itiraz yolu açıktır ve süre CMK m.268’de düzenlenmiştir. Bu süre önceden yedi gün iken, 7499 sayılı Kanun ile iki haftaya çıkarılmıştır. Güncel uygulamada itiraz, ilgilinin kararı öğrendiği günden itibaren iki hafta içinde yapılmalıdır.

Geçiş hükmüne dikkat. 7499 sayılı Kanun’un geçiş düzenlemesine göre, kanun yollarına başvuru şekli ve süreleri ile bu sürelerin tebliğden itibaren başlamasına ilişkin 268. maddede yapılan değişiklikler 1 Haziran 2024 tarihinde ve sonrasında verilen kararlar hakkında uygulanır. Bu tarihten önce verilen kararlar bakımından değişiklikten önceki hükümler uygulanmaya devam eder. Yani süreyi hesaplarken kararın tarihine bakmak zorunludur.

Bu ayrım pratikte önemlidir çünkü internette dolaşan pek çok içerik hâlâ yedi günlük süreyi yazmaktadır. Yedi gün içinde itiraz etmek hiçbir hâlde zarar vermez; asıl risk, eski tarihli bir karara iki haftalık süreye güvenerek itiraz etmektir.

İtiraz Nereye Verilir, Kim İnceler?

İtiraz, kararı veren mercie verilecek bir dilekçe ile yapılır. Kararı veren makam itirazı yerinde görürse kararını kendisi düzeltir; yerinde görmezse dosyayı incelemeye yetkili mercie gönderir.

📌 İnceleme mercii ve süre

  • Sulh ceza hâkimliğinin tutuklama ve adli kontrole ilişkin kararlarına yapılan itirazları, yargı çevresinde bulunduğu asliye ceza mahkemesi hâkimi inceler
  • İtirazı inceleyecek merci kararını en geç üç gün içinde vermelidir
  • Bu üç günlük süre, dosyanın mercie ulaştığı andan itibaren işler
  • İtirazın incelenmesi kural olarak dosya üzerinden yapılır

Dilekçenin başlığını buna göre kurmak faydalıdır: dilekçe kararı veren sulh ceza hâkimliğine hitaben yazılır, ancak itirazı inceleyecek merciin asliye ceza mahkemesi olduğu ikinci satırda belirtilir.

⚖️ Hukuki Danışmanlık Alın

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 +90 554 648 37 15💬 WhatsApp

Tutuklamanın İki Şartı — İkisi Birden Aranır

CMK m.100 uyarınca tutuklama kararı verilebilmesi için iki temel şartın birlikte gerçekleşmesi gerekir. Savunmanın kurgusu da bu ikili yapı üzerine oturtulmalıdır.

  • 1. Kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut deliller — soyut iddia veya tek başına şikâyet yeterli değildir
  • 2. Kanunda sayılan bir tutuklama nedeni — kaçma, saklanma veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olgular; delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme; tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması girişimi

Bunlara ek olarak ölçülülük denetimi yapılır: işin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiriyle ölçülü olmaması hâlinde tutuklama kararı verilemez.

Ayrıca bir tutuklama yasağı vardır. CMK m.100/4 uyarınca sadece adli para cezasını gerektiren suçlarda veya vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenenler hariç olmak üzere hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlarda tutuklama kararı verilemez.

Katalog Suç: Otomatik Tutuklama Değil

CMK m.100/3’te sayılan bazı ağır suçlar katalog suç olarak adlandırılır ve bu suçlarda somut delillere dayanan kuvvetli şüphe varsa tutuklama nedeninin var sayılabileceği kabul edilir.

Ancak bu, otomatik tutuklama anlamına gelmez. Hâkim yine de somut olaya göre kuvvetli şüpheyi, tutuklama nedenini, ölçülülüğü ve adli kontrol imkânını ayrı ayrı değerlendirmek zorundadır. Dahası, tutuklama kararı verirken adli kontrolün neden yetersiz kalacağını somut biçimde gerekçelendirmesi gerekir. Kararda bu gerekçe yoksa, itiraz dilekçenizin en güçlü dayanağı budur.

Tahliye Talebi: Her Aşamada Mümkün

İtiraz süresinin geçmiş olması, tutukluluğun sona erdirilmesi için yapılabilecek hiçbir şey kalmadığı anlamına gelmez. CMK m.104 uyarınca şüpheli veya sanık, soruşturma ve kovuşturma evrelerinin her aşamasında salıverilmesini isteyebilir. Bu talep için ayrı bir süre öngörülmemiştir.

Talep üzerine merci, CMK m.105 uyarınca Cumhuriyet savcısı ile şüpheli, sanık veya müdafiin görüşü alındıktan sonra üç gün içinde istemin kabulüne, reddine veya adli kontrol uygulanmasına karar verir. Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar bakımından bu süre yedi gün olarak uygulanır. Ret kararına karşı itiraz yolu açıktır.

⚖️ İki yol, iki farklı işlev

  • İtiraz (CMK m.267 vd.) — tutuklama kararının hukuka aykırılığını ileri sürer, süreye tabidir
  • Tahliye talebi (CMK m.104) — koşulların değiştiğini ileri sürer, her aşamada yapılabilir
  • İkisi birlikte kullanılabilir — aşağıdaki şablon her iki talebi de içerir

Adli Kontrol: İkincil Talebi Mutlaka Yazın

Tutuklama, kanun sistematiğinde istisnai ve son çare niteliğinde bir koruma tedbiridir; önce adli kontrolün uygulanmasının gerekip gerekmediği düşünülmelidir. CMK m.109 kapsamındaki tedbirler arasında yurt dışına çıkış yasağı, belirli aralıklarla imza yükümlülüğü, konutu terk etmeme ve güvence gösterme gibi seçenekler bulunur.

Dilekçe stratejisi: Yalnızca tahliye talep eden bir dilekçe, hâkime tek bir kapı bırakır — kabul veya ret. Adli kontrol talebini ikincil talep olarak eklediğinizde, tahliyeye ikna olmayan hâkim için ara bir çözüm doğar. Uygulamada tutukluluğun adli kontrole çevrilmesi bu şekilde sağlanmaktadır. Şablonun sonuç bölümü buna göre iki kademeli kurulmuştur.

İtiraz Dilekçesinde Neyi Nasıl Anlatmalı?

Tutuklamaya itirazda en sık yapılan hata, kararın gerekçesini soyut biçimde reddetmektir. “Kaçma şüphem yoktur” cümlesi bir savunma değildir. Her tutuklama nedenini belgeyle karşılamak gerekir.

  • Kaçma şüphesine karşı: sabit ikamet süresi, çalışma belgesi, aile bağları, yurt dışı bağlantısının bulunmaması, çağrıldığında ifadeye gelmiş olması
  • Delil karartmaya karşı: delillerin toplanmış olduğu, dijital materyale el konulduğu, tanık beyanlarının alınmış olduğu
  • Baskı ihtimaline karşı: tanık veya mağdurla herhangi bir ilişki ya da temasın bulunmadığı
  • Kuvvetli şüpheye karşı: tanık beyanlarındaki çelişkiler, HTS ve kamera kayıtlarının iddiayla uyuşmaması, teşhis işlemindeki usulsüzlükler

Bu belgelerin dilekçeye ek olarak sunulması şarttır. İtiraz dosya üzerinden incelendiği için, dilekçeye eklenmeyen bir belge merciin önüne hiç gelmez.

Tutuklamaya İtiraz ve Tahliye Talebi Dilekçesi Örneği (2026)

Aşağıdaki metin genel bir şablondur. Köşeli parantez içindeki alanlar kendi dosyanızın bilgileriyle doldurulmalı, size uymayan bölümler çıkarılmalıdır. Metni kopyalayabilir, Word olarak indirebilir veya PDF’e yazdırabilirsiniz.

[ … ] SULH CEZA HÂKİMLİĞİ’NE
(İtirazı incelemek üzere yetkili asliye ceza mahkemesine gönderilmek üzere)

SORUŞTURMA / DOSYA NO: 20…/……… (kovuşturma aşamasındaysa Esas No yazın)

İTİRAZ EDEN (ŞÜPHELİ / SANIK): [Ad Soyad] (T.C. [Kimlik No])
BULUNDUĞU YER: [ … ] Kapalı Ceza İnfaz Kurumu
MÜDAFİ: Av. [Ad Soyad] — [Baro ve sicil no] (müdafi yoksa çıkarın)

KARARIN TARİHİ VE MERCİİ: [ … ] Sulh Ceza Hâkimliğinin …/…/20… tarih ve 20…/……… Değişik İş sayılı tutuklama kararı

ÖĞRENME / TEBLİĞ TARİHİ: …/…/20…

KONU: Müvekkil hakkında verilen tutuklama kararına itirazımız ile TAHLİYESİNE, aksi kanaatte ADLİ KONTROL tedbiri uygulanmasına karar verilmesi talebidir.

AÇIKLAMALAR:

1. KARARIN ÖZETİ. Müvekkil, [suç adı] suçundan …/…/20… tarihinde gözaltına alınmış ve …/…/20… tarihinde [ … ] Sulh Ceza Hâkimliğince tutuklanmıştır. Tutuklama kararında gerekçe olarak [kararda yazan gerekçeyi aynen aktarın: kuvvetli suç şüphesi, kaçma şüphesi, delil karartma ihtimali] gösterilmiştir.

2. KUVVETLİ SUÇ ŞÜPHESİ BULUNMAMAKTADIR. CMK m.100/1 uyarınca tutuklama için kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut deliller aranır. Somut olayda: [Dosyadaki delil durumunu somut olarak tartışın: tanık beyanlarındaki çelişkiler, HTS ve kamera kayıtlarının iddiayla uyuşmaması, teşhis işleminin usulüne uygun yapılmaması, müvekkilin savunmasını doğrulayan belgeler.] Dosya kapsamı, kuvvetli şüphe düzeyine ulaşan somut delil içermemektedir.

3. TUTUKLAMA NEDENİ YOKTUR.

a) Kaçma şüphesi bulunmamaktadır. Müvekkil [ … ] adresinde [ … ] yıldır sabit ikamet etmekte, [iş/görev] yapmakta, [eş ve … çocuktan oluşan] ailesiyle birlikte yaşamaktadır. Yurt dışı bağlantısı ve pasaport hareketliliği bulunmamaktadır. Kendisi çağrıldığında ifadeye gelmiş, kaçma girişiminde bulunmamıştır. (Ek-1: İkametgâh belgesi, çalışma belgesi, nüfus kayıt örneği)
b) Delil karartma ihtimali yoktur. Deliller büyük ölçüde toplanmış, [dijital materyal / kamera kayıtları / banka kayıtları] el konularak dosyaya kazandırılmıştır. Tanık beyanları alınmıştır. Müvekkilin delillere erişim imkânı bulunmamaktadır.
c) Tanık veya mağdur üzerinde baskı ihtimali yoktur. Müvekkil ile [tanık/mağdur] arasında herhangi bir ilişki veya temas bulunmamaktadır.

4. KATALOG SUÇ OLMASI OTOMATİK TUTUKLAMA ANLAMINA GELMEZ. [Suç katalogdaysa bu paragrafı bırakın:] Atılı suç CMK m.100/3 kapsamında olsa dahi, hâkim kuvvetli şüpheyi, tutuklama nedenini, ölçülülüğü ve adli kontrolün yeterli olup olmadığını ayrı ayrı değerlendirmek zorundadır. Katalog suç, tutuklama nedeninin varlığını tartışmasız hâle getirmez.

5. ÖLÇÜLÜLÜK İLKESİ İHLAL EDİLMİŞTİR. CMK m.100/1 uyarınca işin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiriyle ölçülü olmaması hâlinde tutuklama kararı verilemez. [Beklenen cezanın miktarını ve müvekkilin kişisel durumunu karşılaştırarak ölçüsüzlüğü açıklayın.]

[Tutuklama yasağı kapsamındaysa ekleyin: “Ayrıca CMK m.100/4 uyarınca, sadece adli para cezasını gerektiren suçlarda veya vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenenler hariç olmak üzere hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlarda tutuklama kararı verilemez.”]

6. ADLİ KONTROL YETERLİDİR. Tutuklama, istisnai ve son çare niteliğinde bir koruma tedbiridir; önce adli kontrolün yeterli olup olmadığı değerlendirilmelidir. Somut olayda CMK m.109 kapsamında [yurt dışına çıkış yasağı / belirli aralıklarla imza yükümlülüğü / konutu terk etmeme / güvence] tedbirlerinin uygulanması, yargılamanın sağlıklı yürütülmesi için yeterlidir.

HUKUKİ SEBEPLER: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 100, 101, 104, 105, 109, 267, 268; Anayasa m. 19; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi m. 5 ve ilgili sair mevzuat.

DELİLLER: Soruşturma/kovuşturma dosyasının tamamı, ikametgâh ve çalışma belgeleri, nüfus kayıt örneği, adli sicil kaydı, [varsa] sağlık raporları, tanık beyanları ve her türlü yasal delil.

SONUÇ VE TALEP: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1. İtirazımızın KABULÜ ile tutuklama kararının KALDIRILMASINA ve müvekkilin TAHLİYESİNE,
2. Aksi kanaatte, tutuklama yerine CMK m.109 uyarınca ADLİ KONTROL tedbiri uygulanmasına

karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim. [Tarih]

İtiraz Eden [Müdafii]
[Ad Soyad] — İmza

EKLER:
Ek-1: İkametgâh belgesi, çalışma/işyeri belgesi
Ek-2: Nüfus kayıt örneği (aile bağlarını gösterir)
Ek-3: Adli sicil kaydı
Ek-4: Varsa sağlık raporları
Ek-5: Vekâletname / müdafi görevlendirme yazısı

Sık Yapılan Beş Hata

  1. Süreyi eski bilgiye göre hesaplamak. İtiraz süresi iki haftaya çıkarılmıştır; ancak geçiş hükmü nedeniyle kararın tarihi belirleyicidir.
  2. Adli kontrol talebini yazmamak. Hâkime ara bir çözüm sunulmadığında ret ihtimali artar.
  3. Tutuklama nedenlerini soyut biçimde reddetmek. Her neden belgeyle karşılanmalıdır.
  4. Belgeleri dilekçeye eklememek. İnceleme dosya üzerinden yapılır; sunulmayan belge değerlendirilmez.
  5. İtiraz süresi geçti diye vazgeçmek. CMK m.104 uyarınca tahliye talebi her aşamada yapılabilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Tutuklama kararına itiraz süresi kaç gün?

Bu süre değişmiştir. CMK m.268/1’de öngörülen itiraz süresi önceden yedi gün iken, 7499 sayılı Kanun ile iki haftaya çıkarılmıştır. Bu nedenle güncel uygulamada kararı öğrenme veya tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde itiraz edilmesi gerekir.

Eski yedi günlük süre hâlâ uygulanıyor mu?

7499 sayılı Kanun’un geçiş hükmüne göre kanun yollarına başvuru şekli ve sürelerine ilişkin 268. maddede yapılan değişiklikler, 1 Haziran 2024 tarihinde ve sonrasında verilen kararlar hakkında uygulanır. Bu tarihten önce verilen kararlar bakımından değişiklikten önceki hükümler uygulanmaya devam eder.

İnternette gördüğüm ‘yedi gün’ bilgisi neden farklı?

Değişiklik nispeten yenidir ve pek çok kaynak güncellenmemiştir. Süreyi eski bilgiye göre hesaplamak hak kaybına yol açmaz; ancak iki haftalık süreye güvenip eski tarihli bir karara itiraz etmek süre aşımı riski doğurur. Kararın tarihini esas alarak hesap yapmak en güvenli yoldur.

İtiraz dilekçesi nereye verilir?

İtiraz, kararı veren mercie verilecek bir dilekçe ile yapılır. Kararı veren makam itirazı yerinde görürse kararını kendisi düzeltir; yerinde görmezse dosyayı incelemeye yetkili mercie gönderir.

Tutuklamaya itirazı hangi merci inceler?

CMK m.268 uyarınca sulh ceza hâkimliğinin tutuklama ve adli kontrole ilişkin verdiği kararlara karşı yapılan itirazların incelenmesi, yargı çevresinde bulunduğu asliye ceza mahkemesi hâkimine aittir.

İtiraz ne kadar sürede sonuçlanır?

İtirazı inceleyecek merciin kararını en geç üç gün içinde vermesi gerekir. Bu süre, dosyanın itirazı inceleyecek mercie ulaştığı andan itibaren işler; bu nedenle sürecin tamamı uygulamada birkaç gün alabilir.

Tutuklama için hangi şartlar aranır?

CMK m.100 uyarınca iki temel şartın birlikte bulunması gerekir: kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut deliller ve kanunda sayılan bir tutuklama nedeni. Ayrıca her dosyada ölçülülük değerlendirmesi yapılmalıdır.

Tutuklama nedenleri nelerdir?

CMK m.100/2’de sayılan hâller esas alınır: şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması ya da kaçacağı şüphesini uyandıran somut olguların bulunması; davranışlarının delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme ya da tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde bulunma hususlarında kuvvetli şüphe oluşturması.

Hangi suçlarda tutuklama kararı verilemez?

CMK m.100/4 uyarınca sadece adli para cezasını gerektiren suçlarda veya vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenenler hariç olmak üzere hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlarda tutuklama kararı verilemez.

Katalog suçta tutuklama otomatik mi?

Hayır. Katalog suçlarda kuvvetli şüphenin varlığı hâlinde tutuklama nedeninin var sayılabileceği kabul edilir; ancak bu otomatik tutuklama anlamına gelmez. Hâkim kuvvetli şüpheyi, tutuklama nedenini, ölçülülüğü ve adli kontrol imkânını ayrı ayrı değerlendirmek zorundadır.

Tahliye talebini ne zaman yapabilirim?

CMK m.104 uyarınca şüpheli veya sanık, soruşturma ve kovuşturma evrelerinin her aşamasında salıverilmesini isteyebilir. Bu talep için ayrı bir süre öngörülmemiştir.

Tahliye talebi ne kadar sürede karara bağlanır?

CMK m.105 uyarınca istem üzerine merci, Cumhuriyet savcısı ile şüpheli, sanık veya müdafiin görüşü alındıktan sonra üç gün içinde istemin kabulüne, reddine veya adli kontrol uygulanmasına karar verir. Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar bakımından bu süre yedi gün olarak uygulanır.

Tahliye talebim reddedilirse ne yapabilirim?

Ret kararına karşı itiraz yolu açıktır. Tahliye talebinin reddi de CMK m.267 ve devamı hükümleri çerçevesinde itiraza tabidir.

Adli kontrol tutuklamanın yerine geçer mi?

Kanun sistematiğinde tutuklama istisnai bir tedbirdir ve önce adli kontrolün uygulanmasının gerekip gerekmediği değerlendirilmelidir. Hâkim tutuklama kararı verirken adli kontrolün neden yetersiz kalacağını somut biçimde gerekçelendirmek durumundadır. Dilekçede adli kontrol talebinin ikincil talep olarak yazılması bu nedenle önemlidir.

⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar

Kanun yolu süreleri 7499 sayılı Kanun ile değiştirilmiş olup geçiş hükümleri kararın tarihine göre farklı sonuç doğurur. İşlem yapmadan önce kararın tarihinin ve güncel mevzuat metninin teyit edilmesi zorunludur.

Bu sayfadaki örnek dilekçe yalnızca bilgilendirme amaçlı genel bir şablondur ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Her dosya kendine özgüdür; süreler hak düşürücü olabilir. Dilekçenizi mutlaka avukatınızla birlikte hazırlayın. Bu içerik avukat-müvekkil ilişkisi doğurmaz.

⚖️ Hukuki Danışmanlık Alın

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 +90 554 648 37 15💬 WhatsApp

Bu konuda hukuki destek almak için

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Post by Av. Fatma Öztürk