Madde Etkisindeki Çalışan İş Kazası Yaptı: İşverenin Sorumluluğu (6331 ve TBK m.417)
26 Ağustos 2026

Madde Etkisindeki Çalışan İş Kazası Yaptı: İşverenin Sorumluluğu (6331 ve TBK m.417)

📜 Dayanak Mevzuat

Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

  • 6098 sayılı TBK m.417 — İşverenin işçiyi gözetme borcu
  • 6098 sayılı TBK m.66 — Adam çalıştıranın sorumluluğu
  • 6098 sayılı TBK m.71 — Tehlike sorumluluğu
  • 6331 sayılı Kanun m.4 — İşverenin genel yükümlülüğü
  • 6331 sayılı Kanun m.15 — Sağlık gözetimi ve sağlık raporu
  • 6331 sayılı Kanun m.14 — İş kazası ve meslek hastalıklarının kayıt ve bildirimi
  • 6331 sayılı Kanun m.19 — Çalışanların yükümlülükleri
  • 5510 sayılı Kanun m.76 — Kurumun rücu hakkı ve işverenin sorumluluğu

Madde etkisindeki bir çalışanın karıştığı iş kazasında işverenlerin ilk düşüncesi “kusur onda” olur. Oysa kanun farklı bir denge kurar: çalışanların yükümlülükleri işverenin sorumluluklarını etkilemez. Sorumluluk paylaşılır ve gözetim yükümlülüğünün yerine getirilip getirilmediği ayrıca incelenir.

Çalışanın Kusuru İşvereni Kurtarmıyor

Bu, yazının çekirdek tespitidir ve işverenlerin en sık yanıldığı noktadır.

6331 sayılı Kanun açık bir denge kurmuştur: çalışanların iş sağlığı ve güvenliği alanındaki yükümlülükleri, işverenin sorumluluklarını etkilemez. Ayrıca işveren, iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin maliyetini çalışanlara yansıtamaz.

Yani çalışanın madde etkisi altında bulunması, işverenin kendi yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği sorusunu ortadan kaldırmaz. İki ayrı sorumluluk alanı vardır ve her biri kendi ölçütlerine göre değerlendirilir.

Sorumluluk kaynağıDayanakİçerik
Gözetme borcuTBK m.417İşverenin işçiyi gözetme yükümlülüğü
İSG organizasyonu6331 sayılı KanunRisk değerlendirmesi, eğitim, sağlık gözetimi
Adam çalıştıranın sorumluluğuTBK m.66Zarara başka bir çalışan sebep olmuşsa
Tehlike sorumluluğuTBK m.71Önemli ölçüde tehlike arz eden işletmelerde
Çalışanın yükümlülükleri6331 sayılı Kanunİşverenin sorumluluğunu etkilemez

Dördüncü satır belirli işletmeler bakımından ağır bir rejim getirir. TBK m.71 uyarınca bir işletmenin; mahiyeti veya faaliyette kullanılan malzeme, araçlar ya da güçler göz önünde bulundurulduğunda, bu işlerde uzman bir kişiden beklenen tüm özenin gösterilmesi durumunda bile sıkça veya ağır zararlar doğurmaya elverişli olduğu sonucuna varılırsa, bunun önemli ölçüde tehlike arz eden bir işletme olduğu kabul edilir ve işveren bu zarardan sorumlu olur.

Üçüncü satır ise madde etkisindeki çalışanın başka bir çalışana zarar verdiği hâllerde devreye girer. İşçinin zarar görmesine neden olan etken işverenin başka bir işçisi ise, işverenin adam çalıştıranın sorumluluğundan kaynaklanan yükümlülüğü bulunur.

Sağlık Gözetimi Yükümlülüğü

Kazadan sonra en çok incelenen husus, işverenin sağlık gözetimi yükümlülüğünü yerine getirip getirmediğidir.

6331 sayılı Kanun uyarınca işveren; çalışanların işyerinde maruz kalacakları sağlık ve güvenlik risklerini dikkate alarak sağlık gözetimine tabi tutulmalarını sağlar ve belirli hâllerde çalışanların sağlık muayenelerinin yapılmasını sağlamak zorundadır.

HâlYükümlülük
İşe girişteSağlık muayenesi yapılmasını sağlamak
İş değişikliğindeYeni işe uygunluk değerlendirmesi
Sağlık nedeniyle tekrarlanan işten uzaklaşma sonrasıTalep hâlinde işe dönüşte muayene
İşin devamı süresinceBelirlenen düzenli aralıklarla muayene
Tehlikeli ve çok tehlikeli işlerUygunluk raporu olmadan işe başlatılamaz
Raporun kaynağıSağlık raporları işyeri hekiminden alınır

Beşinci satır uyuşturucu dosyalarında doğrudan sonuç doğurur. Tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan işlerde çalışacaklar, yapacakları işe uygun olduklarını belirten sağlık raporu olmadan işe başlatılamaz. Bu yükümlülüğün ihlali, kaza sonrasında işveren aleyhine değerlendirilir.

Üçüncü satır ise madde kullanımı bulunan çalışanlar bakımından pratik önem taşır. Sağlık nedeniyle tekrarlanan işten uzaklaşmalar sonrasında işe dönüşte, talep hâlinde muayene yapılması öngörülmüştür.

Ayrıca yükümlülüklerin yerine getirilmemesi idari yaptırıma da bağlanmıştır; kanunda sağlık gözetimine tabi tutulmayan veya sağlık raporu alınmayan her çalışan için idari para cezası öngörülmüştür.

Kaza Sonrası Bildirimler

Kazadan sonraki ilk günler, hem işveren hem çalışan bakımından belirleyicidir. Bildirim yükümlülükleri kanunda süreye bağlanmıştır.

YükümlülükSüreMerci
SGK bildirimiKazadan sonraki üç iş günü içindeSosyal Güvenlik Kurumu
Kolluk bildirimiKazadan sonraYetkili kolluk birimi
Kayıt tutmaDerhâlİşveren kayıtları
İnceleme ve raporKaza sonrasıİşveren tarafından
Ramak kala olaylarİnceleme ve raporİşveren tarafından

İşveren; bütün iş kazalarının ve meslek hastalıklarının kaydını tutar, gerekli incelemeleri yaparak bunlarla ilgili raporları düzenler. Ayrıca yaralanma veya ölüme neden olmadığı hâlde işyeri ya da iş ekipmanının zarara uğramasına yol açan veya zarara uğratma potansiyeli olan olayları da inceleyerek raporlarını düzenler.

Bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi hâlinde 5510 sayılı Kanun kapsamında işverenin sorumluluğu doğabilir.

Delil bakımından da kritik bir dönemdir. Kusurun sağlıklı tespiti için olay yerinin görüntü kaydının alınması, güvenlik kamerası kayıtlarının saklanması, olay sonrasında tutanak tutularak mahalde bulunan kişilerin tespit edilmesi ve kayıt altına alınması gerekir. Bu deliller, ileride bir yargılama veya idari yaptırım sürecinde olayın aydınlatılması bakımından büyük önem taşır.

İşyerinizde madde etkisi iddiası bulunan bir kaza yaşandıysa, süreç yönetimi için bize ulaşın.

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp

Kusur Paylaşımı Nasıl Belirlenir?

Bu tür dosyaların merkezinde kusur oranının tespiti bulunur ve bu, bilirkişi incelemesiyle yapılır.

Madde etkisi altında bulunma çalışan bakımından kusur oluşturur; ancak işverenin kendi yükümlülüklerini ihlal etmiş olması da kusur payını doğurur. Sonuç, iki tarafın kusurunun karşılaştırılmasıyla belirlenir.

OlguÇalışanın kusurunu artırırİşverenin kusurunu artırır
Madde etkisi altında çalışmaEvet
Talimatlara aykırı davranışEvet
Koruyucu ekipman kullanmamaEvetEkipman sağlanmamışsa işverene
Sağlık raporu alınmamış olmasıEvet
Durumun bilinmesine rağmen çalıştırmaEvet
Risk değerlendirmesi yapılmamasıEvet
Eğitim verilmemesiEvet
Denetim ve gözetim eksikliğiEvet
Tehlikeli işte uygunluk raporu yokluğuEvet

Beşinci satır bu dosya tipinin en kritik olgusudur. Çalışanın madde kullandığı işveren tarafından biliniyor veya bilinebilecek durumda olmasına rağmen tehlikeli bir işte çalıştırılmaya devam edilmişse, işverenin kusur payı belirgin biçimde artar.

Bu nedenle işverenler bakımından pratik sonuç şudur: çalışanda madde kullanımına ilişkin somut bir emare ortaya çıktığında, bunu görmezden gelmek hem çalışanı hem işletmeyi riske sokar. Bu durumda ilgili mevzuat çerçevesinde sağlık gözetimi süreçlerinin işletilmesi gerekir.

Sekizinci satır ise sürekli bir yükümlülüğe işaret eder. Gözetim, işe giriş anıyla sınırlı değildir; işin devamı süresince de sürdürülmesi gereken bir yükümlülüktür.

Tazminat Kalemleri

İş kazası, birden fazla tazminat kalemini gündeme getirir ve bunların bilinmesi hem talep hem savunma bakımından gereklidir.

DurumTalep edilebilecek kalemler
YaralanmaTedavi gideri, kazanç kaybı, çalışma gücü kaybından doğan kayıp, ekonomik geleceğin sarsılması, manevi tazminat
ÖlümCenaze gideri, ölüm öncesi tedavi ve kazanç kaybı, destekten yoksun kalma, manevi tazminat
Hesaplama unsurlarıGerçek ücret, kusur oranı, aktüeryal veriler
SGK ödemeleriRücua tabi gelirlerin mahsubu yapılır
ZamanaşımıTek bir kalıpla uygulanmaz; dosya bazında değerlendirilir

Dördüncü satır hesaplamada önemli bir kalemdir. SGK tarafından karşılanan ve rücua tabi gelirlerin mahsubu, tazminat hesabında dikkate alınır.

Beşinci satır ise dikkatle ele alınmalıdır. Öğretide, zamanaşımının tek bir kalıpla uygulanmadığı; talebin sözleşmeye aykırılık veya haksız fiil niteliği, zararın ve sorumlunun öğrenilme tarihi, ceza zamanaşımı bağlantısı ve süregelen zarar iddiasının sonucu etkilediği belirtilmektedir. Bu nedenle kaza tarihi üzerinden genel ve değişmez bir süre verilmesi hukuken güvenli değildir.

Silodaki tazminat yazısında görüldüğü üzere, ceza zamanaşımına yapılan atıf bazı dosyalarda süreyi uzatabilir; bu husus somut dosyada ayrıca incelenmelidir.

SGK Rücu Riski

İşverenler bakımından en ağır mali sonuçlardan biri budur ve sıkça hesaba katılmaz.

SGK, kaza nedeniyle yaptığı ödemeler bakımından kusurlu taraflara rücu edebilir. Bu, tazminat davasından ayrı ve ek bir mali yüktür.

TarafRücu riski
İşverenKusuru oranında rücu talebiyle karşılaşabilir
Kusurlu çalışanKendi kusuru oranında
Üçüncü kişiKusuru varsa
Bildirim yükümlülüğünün ihlaliAyrıca sorumluluk doğurabilir
İSG yükümlülüklerinin ihlaliKusur oranını artırır

Dördüncü satır bakımından hatırlatma gerekir: bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi hâlinde 5510 sayılı Kanun kapsamında sorumluluk doğabileceği belirtilmektedir. Bu nedenle bildirim süreleri titizlikle takip edilmelidir.

Ayrıca ölümlü iş kazası meydana gelen bazı işyerleri bakımından kanunda ek yaptırım öngörülmüştür: ölümlü iş kazası meydana gelen maden işyerlerinde kusuru yargı kararıyla tespit edilen işveren, mahkeme tarafından iki yıl süreyle kamu ihalelerine katılmaktan yasaklanır ve kararın bir örneği siciline işlenmek üzere ilgili kuruma gönderilir.

Rücu Davasının Kanuni Dayanağı: 5510 m.21

Yukarıda değinilen rücu riskinin kaynağı, 5510 sayılı Kanun’un 21 inci maddesidir. Maddenin lafzı, işverenin hangi hâlde ve ne ölçüde sorumlu tutulacağını belirler.

Birinci fıkra. İş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse; Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere Kurumca işverene ödettirilir. İşverenin sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır.

5510 m.21 — Rücu Rejimi

Unsurİçeriği
Sorumluluğun niteliğiYargıtay kararlarında bu sorumluluk kusur sorumluluğu olarak nitelendirilmiştir; hakkaniyet veya tehlike sorumluluğu benimsenmemiştir
Şartİşverenin kastı veya iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına aykırı hareketi
KapsamYapılan ve ileride yapılacak ödemeler ile bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değeri
Üst sınırSigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı
Sınırlayıcı ilkeKaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır
Üçüncü kişi hâliKaza üçüncü kişinin kusuruyla meydana gelmişse ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücu edilir

Dördüncü satır, işveren savunmasının en güçlü kalemidir ve sıkça atlanır. Kanun, Kurumun işverenden isteyebileceği tutarı sigortalının işverenden isteyebileceği tutarla sınırlamıştır. Bunun anlamı şudur: çalışanın kendi kusuru nedeniyle tazminattan yapılacak indirim, aynı oranda rücu alacağını da sınırlar. Madde etkisi altında çalışmanın çalışana atfedilebilen ağır bir kusur oluşturduğu dosyalarda bu üst sınır, rücu tutarını belirgin biçimde aşağı çeker. Bu nedenle rücu davasında yalnızca işverenin kusursuzluğu değil, çalışanın kusur oranı da ayrıca tartışılmalıdır.

Kaçınılmazlık: iki koşullu bir ölçüt

Kaçınılmazlık, Yargıtay kararlarında dar tanımlanmıştır. Hukuk Genel Kurulu kararlarında belirtildiği üzere kaçınılmazlıktan söz edilebilmesi için işveren tarafından tüm önlemlerin alınmış olması ve kazalının da bu önlemlere uymuş olması hâlinde buna rağmen kazanın meydana gelmesi gerekir. Yani ölçüt iki koşulludur. Madde etkisindeki çalışan senaryosunda ikinci koşul kural olarak gerçekleşmez; çünkü çalışan, kendisine getirilen kurallara uymamıştır. Ancak bu durum, birinci koşulun sorgulanmasını engellemez: işveren gerekli önlemleri almış mıydı? Sağlık gözetimi yapılmış mıydı? Bu tespit, kaçınılmazlık kabulüne değil ama kusur paylaşımına doğrudan yansır.

Kasıt bakımından da bir ayrım vardır. İlgili tebliğde kasıt; iş kazasına işverenin bilerek ve isteyerek, hukuka aykırı eylemiyle neden olması hâli olarak tanımlanmıştır. Zarara neden olan eylemin bilinçli olarak yapılması kasıt için yeterli sayılmış; sonuçlarının istenip istenmemesinin kastı ortadan kaldırmayacağı belirtilmiştir. Uygulamada işverenin kastı nadiren gündeme gelir; sorumluluk çoğunlukla mevzuata aykırı hareket üzerinden kurulur.

Rücu davasında işverenin savunma başlıkları

Yukarıdaki hükümler bir arada okunduğunda, rücu davasında ileri sürülebilecek başlıklar üç grupta toplanır. Her biri farklı bir sonuç doğurduğundan hepsinin ayrı ayrı ele alınması gerekir.

Birinci grup sorumluluğun kendisine yöneliktir: iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına aykırı hangi hareketin bulunduğu somut olarak gösterilmiş midir? Sorumluluk kusur sorumluluğu olduğundan, aykırılığın soyut biçimde ileri sürülmesi yeterli değildir. İkinci grup kapsama ilişkindir: istenen tutar, sigortalının işverenden isteyebileceği tutarı aşıyor mu? Çalışanın kusur oranı ve buna bağlı indirim bu üst sınırı doğrudan etkiler. Üçüncü grup ise paylaşıma ilişkindir: olayda üçüncü kişi konumunda başka sorumlular var mı; varsa onlar bakımından ayrı fıkra uygulanmalı mıdır?

Delil hazırlığı bakımından belirleyici olan belgeler şunlardır: risk değerlendirmesi raporu ve güncelleme tarihleri; iş sağlığı ve güvenliği eğitim kayıtları ve imzalı katılım listeleri; kişisel koruyucu donanım zimmet tutanakları; işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı görevlendirme belgeleri; sağlık gözetimine ilişkin muayene kayıtları; işyeri iç yönergesi ve disiplin kayıtları; kaza günü tutulan tutanaklar ve tanık beyanları. Bu belgelerin bir bölümü kaza sonrasında düzenlenemez; kaza öncesine ait tarihli olmaları gerekir. Bu nedenle rücu riski, dava açıldığında değil işyeri düzeni kurulurken yönetilir.

Üçüncü kişi kimdir?

Son satırın uygulama alanı sanıldığından geniştir. Bu hüküm bakımından işveren, işveren vekili ve kazaya uğrayan kişi dışındakiler üçüncü kişi sayılır. Madde etkisindeki bir çalışanın kazasında, maddeyi temin eden kişi ya da olayda kusuru bulunan başka bir çalışan bakımından bu fıkranın uygulanıp uygulanmayacağı ayrıca değerlendirilebilir. Fıkra, ilk peşin sermaye değerinin yarısı ile sınırlı bir rücu öngörmüştür; bu oran, birinci fıkradaki rejimden farklıdır. Dolayısıyla olayda birden fazla sorumlu bulunduğunda, hangi kişiye hangi fıkra uyarınca ne ölçüde rücu edileceği ayrı ayrı belirlenmelidir.

Bir bildirim uyarısı daha: Kanun, iş kazasının Kuruma süresinde bildirilmemesi hâlinde, bildirim tarihine kadar geçen süre için sigortalıya ödenecek geçici iş göremezlik ödeneğinin işverenden tahsil edileceğini öngörmüştür. Bu, kusur tartışmasından bağımsız işleyen bir sonuçtur: işveren kazada hiç kusurlu bulunmasa dahi, yalnızca bildirimi geciktirdiği için bu tutarla karşı karşıya kalabilir. Yazının yukarıdaki bölümünde anlatılan bildirim yükümlülüklerinin takvimi bu nedenle titizlikle izlenmelidir.

Fesih Boyutu

Kaza sonrasında işverenlerin ilk refleksi fesih olur; ancak bu adımın da kuralları vardır ve silodaki ilgili yazıda ayrıntılı olarak ele alınmıştır.

KonuDikkat edilecek
Fesih sebebiİş Kanunu’ndaki ilgili hükümlere dayandırılmalı
TespitMadde etkisi somut biçimde belgelenmeli
Test uygulamasıKendi hukuki çerçevesine tabidir
Savunma alınmasıUsule uygun yürütülmeli
SüreFesih hakkının kullanım süresi gözetilmeli
Fesih sorumluluğu kaldırmazKaza nedeniyle sorumluluk ayrıca değerlendirilir

Altıncı satır bu bölümün özüdür ve işverenlerin bilmesi gerekir. Çalışanın iş sözleşmesinin feshedilmesi, kaza nedeniyle doğan sorumluluğu ortadan kaldırmaz. Fesih ile tazminat sorumluluğu birbirinden bağımsız konulardır.

İkinci satır ise iki yönlü çalışır. Madde etkisinin somut biçimde belgelenmemiş olması, hem fesih bakımından hem de kusur paylaşımı bakımından sonuç doğurur; iddianın dayanağı sağlam kurulmalıdır.

Çalışan Tarafındaysanız

Bu yazının dengeli olması için diğer taraf da ele alınmalıdır. Kazaya karışan çalışan bakımından da değerlendirilecek hususlar vardır.

Eksenİleri sürülebilecek
İşverenin yükümlülükleriSağlık gözetimi yapılmış mı, rapor alınmış mı
Risk değerlendirmesiYapılmış mı, güncel mi
EğitimİSG eğitimi verilmiş mi
EkipmanKoruyucu ekipman sağlanmış mı
Tespitin usulüMadde etkisi hangi yöntemle saptandı
Reçeteli ilaçTespit edilen madde reçeteli bir ilaç olabilir mi
Kusur oranıBilirkişi raporuna itiraz
DenetimGözetim eksikliği bulunuyor mu

Altıncı satır silodaki ilgili yazıyla birleşir ve sıkça atlanır. Testte tespit edilen maddenin, hekim tarafından reçete edilmiş ve reçeteye uygun kullanılan bir ilaca ait olması mümkündür. Bu durumda tablo tamamen değişir; reçete geçmişinin sunulması gerekir.

Beşinci satır ise usul denetimidir. Madde etkisinin hangi yöntemle ve hangi usulle saptandığı, hem iş hukuku hem de olası ceza süreci bakımından denetlenmelidir.

Üçüncü Kişilere Verilen Zarar

İş kazaları her zaman yalnızca çalışanı etkilemez. Madde etkisindeki bir çalışanın iş görürken üçüncü kişilere zarar vermesi hâlinde ayrı bir sorumluluk katmanı doğar.

Bu hâlde TBK m.66 devreye girer: adam çalıştıran, çalışanının işini görürken verdiği zarardan sorumludur. Bu sorumluluk, çalışanın kendi sorumluluğunun yanında ve ondan bağımsız olarak doğar.

Zarar görenSorumluluk kaynağı
Çalışanın kendisiİşverenin gözetme borcu ve İSG yükümlülükleri
Diğer çalışanlarAdam çalıştıranın sorumluluğu ve gözetme borcu
Üçüncü kişilerAdam çalıştıranın sorumluluğu (TBK m.66)
Müşteri veya ziyaretçiİşyeri güvenliğinin sağlanması
Trafikte üçüncü kişilerAraçla iş görülüyorsa ayrıca değerlendirilir
Malvarlığı zararlarıGenel sorumluluk hükümleri

Beşinci satır uygulamada sık karşılaşılır. İşin gereği araç kullanan bir çalışanın madde etkisi altında kaza yapması hâlinde; silodaki ilgili yazılarda ele alınan trafik ve ceza boyutunun yanında, işverenin sorumluluğu da ayrıca gündeme gelir.

Bu nedenle araçla iş gördüren işletmelerde sağlık gözetimi ve sürücü uygunluğu denetimi ayrı bir önem taşır; bu denetimin yapılmamış olması kusur paylaşımında doğrudan etkili olur.

Önleyici Yaklaşım

Bu yazının en yararlı bölümü, kaza gerçekleşmeden önce yapılabileceklerdir. İşverenler bakımından sorumluluğu azaltan asıl unsur, yükümlülüklerin fiilen yerine getirilmiş olmasıdır.

AdımNeden önemli
İşe giriş sağlık raporuKanuni yükümlülük ve kusur savunması
Periyodik muayenelerGözetim işin devamı süresince sürer
Risk değerlendirmesinin güncel tutulmasıİSG organizasyonunun temeli
İSG eğitimlerinin belgelenmesiKusur paylaşımında dikkate alınır
Talimatların yazılı olmasıİhlalin tespiti kolaylaşır
Emare hâlinde harekete geçmeGörmezden gelmek kusur payını artırır
Yönlendirme ve destekÇalışanın tedaviye erişimi
Kayıt düzeniSonraki süreçlerde ispat

Altıncı satır bu bölümün özüdür. Çalışanda madde kullanımına ilişkin somut bir emare ortaya çıktığında, durumu görmezden gelmek işvereni korumaz; aksine kaza hâlinde kusur payını artırır.

Yedinci satır ise hem insani hem hukuki bakımdan değerlidir. Silodaki ilgili yazılarda görüldüğü üzere bağımlılık bir sağlık sorunudur ve tedavi mümkündür. Çalışanın tedaviye yönlendirilmesi, hem sorunun çözümüne katkı sağlar hem de işverenin gerekli özeni gösterdiğini ortaya koyan bir olgu oluşturur.

Sekizinci satır ise tüm bu adımları anlamlı kılan unsurdur. Yapılan işlemlerin kayıt altına alınmaması hâlinde, sonradan bunların yapıldığının ispatı güçleşir.

Kontrol Listesi

SıraKontrolNeden
1SGK bildirimi üç iş günü içinde yapıldı mı?Kanuni süre
2Kolluk bildirimi yapıldı mı?Bildirim yükümlülüğü
3Kaza kaydı tutulup rapor düzenlendi mi?İşverenin yükümlülüğü
4Kamera kayıtları saklandı mı?Kusur tespitinin temeli
5Olay yeri tutanağı tutuldu mu?Tanıkların tespiti
6İşe giriş sağlık raporu var mı?6331 kapsamında yükümlülük
7Tehlikeli işse uygunluk raporu alınmış mı?Raporsuz işe başlatılamaz
8Periyodik muayeneler yapılmış mı?İşin devamı süresince gözetim
9Risk değerlendirmesi güncel mi?İSG organizasyonu
10İSG eğitimleri belgelendi mi?Kusur paylaşımını etkiler
11Madde etkisi usulüne uygun saptandı mı?İddianın dayanağı
12Reçeteli ilaç ihtimali değerlendirildi mi?Sonucu tamamen değiştirebilir

Dördüncü ve beşinci satırlar kazadan sonraki ilk saatlerde yapılması gereken işlerdir. Bu deliller sonradan elde edilemez; kamera kayıtlarının saklanması ve tanıkların tespiti gecikirse kusur tartışması belirsizleşir.

On ikinci satır ise iki tarafın da gözden kaçırmaması gereken bir ihtimaldir. Tespit edilen maddenin reçeteli bir ilaca ait olması, hem fesih hem tazminat hem de olası ceza süreci bakımından sonucu değiştirebilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Çalışan madde etkisindeyse işveren sorumlu olmaz mı?

Çalışanın kusuru işverenin sorumluluğunu kendiliğinden kaldırmaz. 6331 sayılı Kanun uyarınca çalışanların iş sağlığı ve güvenliği alanındaki yükümlülükleri, işverenin sorumluluklarını etkilemez.

İşverenin sorumluluğu nereden doğuyor?

İşverenin gözetme borcu TBK m.417’de, iş sağlığı ve güvenliği organizasyonu ise 6331 sayılı Kanunda düzenlenmiştir. Ayrıca TBK m.66 adam çalıştıranın sorumluluğu ve m.71 tehlike sorumluluğu gündeme gelebilir.

Sağlık raporu zorunlu mu?

Tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan işlerde çalışacaklar, yapacakları işe uygun olduklarını belirten sağlık raporu olmadan işe başlatılamaz. Ayrıca işin devamı süresince belirlenen düzenli aralıklarla muayene öngörülmüştür.

Kazayı ne kadar sürede bildirmeliyim?

İşveren iş kazalarını kazadan sonraki üç iş günü içinde Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirir. Ayrıca yetkili kolluk birimlerine de bildirimde bulunulması gerekir.

Bildirmezsem ne olur?

Bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi hâlinde 5510 sayılı Kanun kapsamında işverenin sorumluluğu doğabilir. Ayrıca 6331 sayılı Kanunda idari para cezaları öngörülmüştür.

Kusur oranı nasıl belirlenir?

Çalışanın madde etkisi altında bulunması kusur oluştururken, işverenin sağlık gözetimi, risk değerlendirmesi, eğitim ve denetim yükümlülüklerini ihlal etmiş olması da kusur payı doğurur. Sonuç bilirkişi incelemesiyle belirlenir.

Hangi tazminat kalemleri gündeme gelir?

Yaralanmada tedavi gideri, kazanç kaybı, çalışma gücü kaybından doğan kayıp, ekonomik geleceğin sarsılması ve manevi tazminat; ölümde cenaze gideri, ölüm öncesi tedavi ve kazanç kaybı, destekten yoksun kalma ile manevi tazminat gündeme gelebilir.

SGK bana rücu eder mi?

SGK, kaza nedeniyle yaptığı ödemeler bakımından kusurlu taraflara rücu edebilir. Bu, tazminat davasından ayrı ve ek bir mali yüktür; kusur oranı belirleyicidir.

Çalışanı işten çıkarırsam sorumluluğum biter mi?

Hayır. İş sözleşmesinin feshi, kaza nedeniyle doğan sorumluluğu ortadan kaldırmaz. Fesih ile tazminat sorumluluğu birbirinden bağımsız konulardır.

Tespit edilen madde reçeteli ilaç olabilir mi?

Evet ve bu ihtimal mutlaka değerlendirilmelidir. Testte tespit edilen maddenin hekim tarafından reçete edilmiş ve reçeteye uygun kullanılan bir ilaca ait olması mümkündür; bu durumda reçete geçmişinin sunulması gerekir.

İş kazası sonrası sorumluluk, kusur paylaşımı ve tazminat süreci için Hukukçular Evi Ankara ile görüşün.

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp

Bu konuda hukuki destek almak için

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Post by Av. Fatma Öztürk