İstinafta Duruşma Açılır mı? Bölge Adliye Mahkemesinde Yeniden Yargılama (CMK m.280)
26 Ağustos 2026

İstinafta Duruşma Açılır mı? Bölge Adliye Mahkemesinde Yeniden Yargılama (CMK m.280)

📜 Dayanak Mevzuat

Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

  • 5271 sayılı CMK m.279 — Ön inceleme ve istinaf başvurusunun reddi hâlleri
  • 5271 sayılı CMK m.280/1 — Bölge adliye mahkemesinin dosya üzerinden verebileceği kararlar
  • 5271 sayılı CMK m.280/1 – duruşma — Diğer hâllerde davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanmasına karar verilmesi
  • 5271 sayılı CMK m.280/2 — Duruşma sonunda esastan ret veya hükmün kaldırılarak yeniden hüküm kurulması
  • 5271 sayılı CMK m.280/3 — Sanık lehine kararlardan istinaf istemi bulunmayan diğer sanıkların yararlanması
  • 5271 sayılı CMK m.283 — Aleyhe değiştirme yasağı
  • 5271 sayılı CMK m.286 — Temyiz edilebilecek ve edilemeyecek kararlar
  • 5271 sayılı CMK m.289 — Hukuka kesin aykırılık hâlleri

İstinaf, dosya üzerinden yapılan basit bir denetim sanılır. Oysa duruşma açıldığında bölge adliye mahkemesi ilk derece mahkemesi gibi maddi olaya ilişkin yeniden yargılama yapar. Dahası, duruşma açılıp açılmaması temyiz hakkını da doğrudan etkiler.

İstinaf İki Farklı Biçimde İşliyor

Bu, sürecin anlaşılması için başlangıç noktasıdır. İstinaf incelemesi tek tip değildir.

Ön inceleme aşamasında yetkisizlik veya ret kararı verilmediği hâllerde esastan incelemeye geçilir. Bu aşamada bölge adliye mahkemesi dosyayı ve dosyayla birlikte sunulmuş delilleri inceler ve CMK m.280’de sayılan kararlardan birini verir.

KararBiçim
İstinaf başvurusunun esastan reddiDosya üzerinden
Düzeltilerek esastan retDosya üzerinden
Hükmün bozulmasıDosya üzerinden
Davanın yeniden görülmesiDuruşma açılır

Öğretide bu ayrım açıkça yapılmaktadır: bölge adliye mahkemeleri esastan ret, düzelterek ret ve hukuka kesin aykırılık nedeniyle bozma hâllerinde dosya üzerinden karar verir; diğer hâllerde duruşma açmak zorunludur.

Yani her istinaf başvurusu duruşmalı incelenmez. Duruşma, ancak dosya üzerinden karar verilebilecek hâllerin dışında kalan durumlarda açılır.

Bu ayrımın uyuşturucu dosyalarındaki önemi büyüktür: duruşma açılması, savunmanın maddi olaya ilişkin iddialarını yeniden ortaya koyabilmesi anlamına gelir.

Dosya Üzerinden Verilen Kararlar

Hangi hâllerde duruşma açılmayacağını bilmek, beklentiyi doğru kurmayı sağlar.

HâlKarar
Hukuka aykırılık ve eksiklik yokUsule veya esasa ilişkin aykırılık bulunmaması, delillerde veya işlemlerde eksiklik olmaması ve ispat değerlendirmesinin yerinde olması hâlinde esastan ret
Belirli ihlallerin varlığıHukuka aykırılığın düzeltilerek esastan reddi
Savcının en alt derece talebiSavcının istinaf nedenine uygun olarak en alt derecenin uygulanmasını uygun görmesi hâlinde düzeltilerek ret
Şahsi sebeplerBaşka araştırmaya ihtiyaç duyulmadan cezayı kaldıran veya indirim gerektiren şahsi sebepler ya da şahsi cezasızlık sebepleri
Hukuka kesin aykırılıkCMK m.289 kapsamında hükmün bozulması ve dosyanın gönderilmesi

Dördüncü satır savunma bakımından değerli bir imkândır. Silodaki yazılarda ele alınan şahsi cezasızlık sebepleri; örneğin suçluyu kayırmada yakın akraba cezasızlığı gibi hâller, başka araştırmaya ihtiyaç duyulmaksızın uygulanabiliyorsa istinaf aşamasında düzeltilerek ret kararına konu olabilir.

Beşinci satır ise usul denetimine ilişkindir. İlk derece mahkemesi kararında hukuka kesin aykırılık hâllerinden biri bulunuyorsa hüküm bozulur ve dosya yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun görülen diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilir.

Silodaki son söz yazısında ele alınan usul aykırılıkları bu kapsamda değerlendirilebilir; bu nedenle duruşma tutanaklarının denetlenmesi istinaf dilekçesinin hazırlığında önem taşır.

Duruşma Açılırsa: Yeniden Yargılama

Bu bölüm, yazının en önemli tespitini içerir ve pek çok kişinin yanıldığı noktadır.

Öğretide açıkça belirtildiği üzere; istinafta duruşma aşamasına geçildiğinde ilk derece mahkemesi kararı gerek olay gerekse hukuksal yönden değerlendirilip yeniden ele alınır.

Bu aşamada bölge adliye mahkemesi; ilk derece mahkemesinin kararının mevcut olgu ve deliller kapsamında ulaştığı sonucun yerinde olup olmadığıyla sınırlı bir değerlendirme yapmaz. Aksine, tıpkı ilk derece mahkemesi gibi maddi olaya ilişkin yeniden bir yargılama yapar.

ÖlçütDosya üzerinden incelemeDuruşmalı inceleme
KapsamDosya ve sunulan delillerMaddi olayın yeniden ele alınması
NiteliğiDenetimYeniden yargılama
DelilMevcut dosya kapsamıYeniden değerlendirme
SavunmaDilekçeyleSözlü savunma imkânı
SonuçRet, düzelterek ret veya bozmaEsastan ret veya yeniden hüküm

İkinci satır bu tablonun özüdür. Duruşma açıldığında istinaf, bir denetim mercii olmaktan çıkıp ikinci bir yargılama merciine dönüşür.

Bunun uyuşturucu dosyalarındaki karşılığı somuttur. Silodaki nitelendirme yazılarında ele alındığı üzere bu dosyaların kaderini belirleyen şey maddi olayın değerlendirilmesidir: madde kimde bulundu, miktar neydi, ticari amaç göstergeleri var mıydı? Duruşmalı istinaf, bu soruların yeniden tartışılması imkânını verir.

Duruşma sonunda bölge adliye mahkemesi ya istinaf başvurusunun esastan reddine ya da ilk derece mahkemesi hükmünü kaldırarak yeniden hüküm kurulmasına karar verir.

İstinaf dilekçesi, duruşma talebi ve sözlü savunma hazırlığı için bize ulaşın.

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp

Aleyhe Değiştirme Yasağı

Bu güvence, istinafa başvurma kararını doğrudan etkiler ve bilinmesi gerekir.

CMK m.283 uyarınca; bölge adliye mahkemesine sadece sanık başvurmuşsa veya savcılık sanık lehine başvurmuşsa, ilgili daire cezanın az olduğunu görerek kararı kaldırıp yeni hüküm kurduğunda ilk derece mahkemesinin verdiği ceza miktarının üzerine çıkamaz.

Öğretide bu kural, temyizde olduğu gibi istinafta da geçerli olan aleyhe bozma yasağı olarak nitelendirilmektedir.

Kim başvurduYeni hüküm bakımından
Yalnızca sanıkÖnceki cezadan daha ağır olamaz
Savcılık sanık lehineÖnceki cezadan daha ağır olamaz
Savcılık sanık aleyhineYasak uygulanmaz
KatılanKendi başvurusunun kapsamına göre
Karşılıklı başvuruSomut duruma göre değerlendirilir

İlk iki satır savunma bakımından belirleyicidir. Yalnızca sanık lehine başvuru yapılmışsa, istinaf sonucunda cezanın artması riski bulunmaz; bu, başvuru kararını kolaylaştıran önemli bir güvencedir.

Üçüncü satır ise dikkat gerektirir. Savcılığın da sanık aleyhine istinafa başvurmuş olması hâlinde tablo değişir; bu nedenle istinaf başvurusu değerlendirilirken karşı tarafın da başvurup başvurmadığı mutlaka kontrol edilmelidir.

Ayrıca CMK m.280/3 uyarınca; verilen kararların sanık lehine olması hâlinde, bu hususların istinaf isteminde bulunmamış olan diğer sanıklara da uygulanma olanağı varsa, bu sanıklar da istinaf isteminde bulunmuşçasına verilen kararlardan yararlanırlar.

Bu hüküm çok sanıklı uyuşturucu dosyalarında somut sonuç doğurur: bir sanığın başvurusu üzerine verilen lehe karar, aynı durumdaki diğer sanıklara da yansıyabilir.

Duruşma Açılması Temyiz Hakkını Etkiliyor

Bu, öğretide dile getirilen ve savunma bakımından çok önemli bir tespittir.

CMK m.286 uyarınca bölge adliye mahkemesinin bozma kararı dışında kalan hükümleri temyiz edilebilir. Yani bozma kararları temyize tabi değildir.

Öğretide bu durumun doğurduğu sonuca dikkat çekilmektedir: bölge adliye mahkemesi duruşma açarak karar vermek yerine hükmü bozup dosyayı ilk derece mahkemesine gönderdiğinde, sanığın temyiz hakkını elinden aldığı ve bunun anayasal hak arama özgürlüğü bakımından tartışmalı olduğu ileri sürülmektedir.

Karar türüTemyiz bakımından
Esastan retŞartları varsa temyiz edilebilir
Düzeltilerek esastan retŞartları varsa temyiz edilebilir
Duruşma sonrası yeni hükümŞartları varsa temyiz edilebilir
Bozma kararıTemyiz edilemez
Belirli beraat kararlarıKanunda öngörülen sınırlamalara tabidir

Dördüncü satır bu bölümün özüdür. Bozma kararı verildiğinde dosya ilk derece mahkemesine döner ve süreç yeniden başlar; ancak bu karara karşı temyiz yolu bulunmaz.

Beşinci satır ise özel bir düzenlemeye işaret eder. Kanunda; belirli ceza sınırlarını aşmayan suçlardan ilk derece mahkemesince verilen beraat kararlarıyla ilgili istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararların temyiz edilemeyeceği öngörülmüştür.

Öğretide ayrıca; bir kanun değişikliğiyle bölge adliye mahkemesi tarafından duruşma açılarak verilen beraat kararlarına karşı temyiz yolunun açıldığı belirtilmektedir. Bu da duruşma açılmasının kanun yolu bakımından doğurduğu farkı gösterir.

Giriş Kapısı: Hangi Hükümler İstinaf Edilebilir?

Duruşma açılıp açılmayacağı tartışmasından önce cevaplanması gereken bir soru vardır: hüküm istinafa açık mı? Kural olarak ilk derece mahkemelerinden verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulabilir; ancak kanun hem bir istisna hem de üç kapalı kategori öngörmüştür.

CMK m.272 — Kapsam

KonuKural
Genel kuralİlk derece mahkemelerinden verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulabilir
Resen incelemeOn beş yıl ve daha fazla hapis cezalarına ilişkin hükümler, bölge adliye mahkemesince resen incelenir
Hükümle birlikte istinafHükümden önce verilip hükme esas teşkil eden veya başkaca kanun yolu öngörülmemiş mahkeme kararlarına karşı da hükümle birlikte başvurulabilir
Kapalı — (a)Hapis cezasından çevrilen adlî para cezaları hariç olmak üzere, sonuç olarak belirlenen kanunda gösterilen tutara kadar adlî para cezasına mahkûmiyet hükümleri
Kapalı — (b)Üst sınırı beş yüz günü geçmeyen adlî para cezasını gerektiren suçlardan beraat hükümleri
Kapalı — (c)Kanunlarda kesin olduğu yazılı bulunan hükümler
Tekerrür kaydıBu suretle verilen hükümler tekerrüre esas olmaz (14/4/2020 tarihli ve 7242 sayılı Kanun’la eklenen cümle)

Parasal sınır ve başvuru süresi güncel metinden kontrol edilmelidir. (a) bendindeki tutar ile başvuru süresine ilişkin hüküm, kanun değişiklikleriyle güncellenmiştir; farklı tarihlerde hazırlanmış kaynaklarda farklı rakamlar ve süreler yer alabilmektedir. Bu nedenle somut bir dosyada bu iki veri, hükmün verildiği tarihte yürürlükte olan kanun metninden teyit edilmelidir. Yanlış bir rakama veya süreye güvenilmesi, doğrudan hak kaybına yol açar. Uyuşturucu dosyalarında isnat hapis cezasını gerektirdiğinden (a) ve (b) bentleri kural olarak devreye girmez; ancak dosyada yalnızca adlî para cezasına hükmedilmiş bir kalem varsa bu bentler ayrıca değerlendirilmelidir.

İkinci satır uyuşturucu ticareti dosyalarında doğrudan işler. On beş yıl ve daha fazla hapis cezalarına ilişkin hükümler, taraflardan hiçbiri başvurmasa dahi bölge adliye mahkemesince resen incelenir. Bu ölçüt bakımından uygulamada kabul edildiği üzere içtima sonucundaki toplam ceza değil, her suç için belirlenen ceza miktarı esas alınır. Yani birden fazla suçtan verilen cezaların toplamı on beş yılı aşsa bile, tek tek cezaların hiçbiri bu eşiği aşmıyorsa resen inceleme yapılmaz. Bu nedenle çok suçlu dosyalarda "nasıl olsa resen incelenir" varsayımıyla hareket edilmemeli, süresi içinde başvuru yapılmalıdır.

Üçüncü satır da gözden kaçmamalıdır. Hükümden önce verilmiş ve hükme esas teşkil eden kararlar — örneğin bir delilin reddine, bir tanığın dinlenmemesine veya bir bilirkişi talebinin karşılanmamasına ilişkin ara kararlar — ayrı bir kanun yolu öngörülmemişse hükümle birlikte istinafa götürülür. Bu nedenle yargılama boyunca reddedilen taleplerin tutanağa geçirilmiş olması, istinaf aşamasında bu satırın kullanılabilmesi bakımından önem taşır.

Kapalı hükümlerde geriye kalan yol

Yukarıdaki üç kategoriye giren hükümler verildikleri anda kesinleşir. Ancak bu, hiçbir denetim imkânı bulunmadığı anlamına gelmez.

Bu hükümler bakımından olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma yoluna başvurulması mümkündür. Bu yol, olağan kanun yollarından farklı işler: başvuru doğrudan tarafça değil, kanunda gösterilen usulle yapılır ve inceleme hukuka aykırılıkla sınırlıdır. Bu nedenle kesin nitelikteki bir hükümle karşılaşıldığında "yapacak bir şey yok" sonucuna varılmadan önce, hükümde açık bir hukuka aykırılık bulunup bulunmadığı değerlendirilmelidir.

Ayrıca 7242 sayılı Kanun’la eklenen cümle önemli bir sonuç doğurur: istinafa kapalı olan bu hükümler tekerrüre esas alınmaz. Uyuşturucu dosyalarında tekerrür, hem ceza tayininde hem de infaz rejiminde belirleyici olduğundan, geçmişte alınmış küçük tutarlı bir adlî para cezası mahkûmiyetinin tekerrüre esas alınıp alınamayacağı bu cümle üzerinden tartışılabilir. Bu husus, sonraki bir dosyada mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanıp uygulanmayacağını doğrudan etkiler; bu nedenle adli sicil kaydındaki eski kayıtların hangi tutarda ve hangi hükümle verildiği kontrol edilmelidir.

Başvurunun biçimi ve gerekçe meselesi

Başvuru, hükmü veren mahkemeye bir dilekçe verilmesi veya zabıt kâtibine beyanda bulunulması suretiyle yapılır; beyan tutanağa geçirilir ve tutanak hâkime onaylattırılır. Tutuklu sanık bakımından ise başvurunun ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne yapılması da mümkündür.

Gerekçe bakımından kanun ikili bir düzen kurmuştur. Sanık, katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanların dilekçe veya beyanında başvuruya ilişkin nedenlerin gösterilmemesi, inceleme yapılmasına engel olmaz. Buna karşılık Cumhuriyet savcısı, istinaf yoluna başvurma nedenlerini gerekçeleriyle birlikte yazılı isteminde açıkça gösterir; bu istem ilgililere tebliğ edilir ve ilgililer tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde cevaplarını bildirebilirler.

Bu ikili düzenin pratik sonucu iki yönlüdür. Bir yandan, süre dolmak üzereyken gerekçesiz bir başvuru yapılması hak kaybını önler; gerekçeler sonradan sunulabilir. Öte yandan bu, gerekçesiz başvurunun yeterli olduğu anlamına gelmez: yazının aşağıdaki bölümünde anlatıldığı üzere duruşma açılıp açılmayacağını büyük ölçüde dilekçenin içeriği belirler. Savcılık başvurusu bakımından ise tebliğ ve cevap mekanizması işlediğinden, aleyhe yapılan bir istinaf başvurusuna karşı cevap verme hakkının kullanılıp kullanılmadığı ayrıca kontrol edilmelidir; bu hak kullanılmadığında savunmanın karşı argümanları dosyaya hiç girmemiş olur.

İstinaf Dilekçesi Nasıl Hazırlanmalı?

Duruşma açılıp açılmayacağını büyük ölçüde dilekçenin içeriği belirler.

Dosya üzerinden esastan ret kararı verilebilmesi için hukuka aykırılık ve eksiklik bulunmaması ile ispat değerlendirmesinin yerinde olması gerekir. Dolayısıyla dilekçede bu hususlardan birinin bulunduğunun somut biçimde gösterilmesi, duruşma açılması ihtimalini artırır.

EksenSomut olarak ne gösterilmeli
Usul aykırılığıSon söz, ek savunma, tebligat gibi hususlar
Delil eksikliğiToplanmayan veya değerlendirilmeyen deliller
İspat değerlendirmesiUlaşılan sonucun dosya kapsamıyla uyumsuzluğu
NitelendirmeKullanma ile ticaret ayrımına ilişkin itiraz
Ceza tayiniAlt sınırdan uzaklaşma gerekçesi, indirimler
Şahsi sebeplerCezayı kaldıran veya azaltan hâller
Yeni delil talebiToplanması istenen delillerin gösterilmesi
GerekçeHükmün gerekçesindeki eksiklikler

Üçüncü satır uyuşturucu dosyalarında en verimli eksendir. Silodaki delil yazılarında ele alındığı üzere; ekspertiz raporu, arama tutanağı ve beyan delillerinin değerlendirilmesindeki sorunlar, ispat değerlendirmesine yönelik somut itirazlara dayanak oluşturur.

Yedinci satır ise duruşma açılmasını doğrudan destekleyen bir taleptir. Toplanması gereken ancak toplanmayan delillerin somut biçimde gösterilmesi, dosyanın duruşmalı incelenmesi ihtimalini artırır.

Dördüncü satır ise bu silonun temel ekseniyle birleşir. Nitelendirme tartışması maddi olaya ilişkin olduğundan, duruşma açılması hâlinde yeniden ele alınabilir.

Duruşmaya Hazırlık

Duruşma açılmasına karar verildiğinde, bu ikinci yargılamaya ilk derece duruşması gibi hazırlanılmalıdır.

HazırlıkNeden gerekli
Duruşma hazırlığı işlemlerinin takibiTebligat ve çağrıların izlenmesi
Delil taleplerinin yenilenmesiYeniden yargılama yapılmaktadır
Tanık dinlenmesi talebiMaddi olayın yeniden değerlendirilmesi
Bilirkişi raporuna itirazEkspertiz ve rapor denetimi
Sözlü savunmanın hazırlanmasıDuruşmada dile getirilecek noktalar
Son söz hakkıDuruşma usulü kuralları burada da işler
Lehe olguların güncellenmesiTedavi, çalışma, aile durumu

İkinci satır bu bölümün özüdür. İstinaf duruşması bir denetim oturumu değil, maddi olaya ilişkin yeniden yargılama olduğundan; ilk derecede reddedilen delil talepleri burada yenilenebilir.

Altıncı satır ise silodaki son söz yazısıyla birleşir. Duruşma açılan istinaf yargılamasında da duruşmaya ilişkin usul kuralları uygulanır; hazır bulunan sanığa son söz verilmesi bu kapsamda gözetilmelidir.

Yedinci satır ise pratik ve etkili bir hazırlıktır. İlk derece hükmünden bu yana geçen sürede tedavi sürecine başlanmış olması, çalışma düzeninin kurulması veya aile durumundaki değişiklikler; ceza tayini bakımından güncel olgular olarak sunulabilir.

İstinaf Sürecinde Tutukluluk

Dosya bölge adliye mahkemesindeyken de tutukluluk ve adli kontrol değerlendirmeleri sürer; bu, hükümlü ve aileleri bakımından somut önem taşır.

Öğretide, ön inceleme aşamasından sonra dosya üzerinde esas incelemeye geçildiği aşamada da koruma tedbirlerine ilişkin değerlendirmelerin gündeme gelebileceği belirtilmektedir.

DurumDeğerlendirme
Tutukluluğun devamıİstinaf aşamasında da denetlenir
Tahliye talebiBu aşamada da yapılabilir
Adli kontrole çevirmeSilodaki ilgili yazıdaki ölçütler
Duruşma açılmasıSürecin uzaması ihtimali
Dosya üzerinden kararGörece kısa süre
Bozma kararıDosyanın ilk derece mahkemesine dönmesi

İkinci satır ailelerin bilmesi gereken bir imkândır. İstinaf aşamasında dosya bölge adliye mahkemesinde olsa dahi tahliye veya adli kontrol talebinde bulunulabilir; talep, silodaki adli kontrol yazısında ele alınan ölçütler çerçevesinde gerekçelendirilmelidir.

Dördüncü ve altıncı satırlar ise süre beklentisini belirler. Duruşma açılması yargılamayı uzatırken, bozma kararı dosyanın ilk derece mahkemesine dönmesi ve sürecin yeniden işlemesi anlamına gelir.

Bu nedenle tutuklu dosyalarda, istinaf stratejisi belirlenirken yalnızca hukuki sonuç değil süre boyutu da gözetilmelidir.

Hangi Sonuç Ne Anlama Geliyor?

Bölge adliye mahkemesinden gelen kararın doğru okunması, sonraki adımı belirler.

KararAnlamıSonraki adım
Esastan retİlk derece kararı hukuka uygun bulunmuşturŞartları varsa temyiz
Düzeltilerek esastan retAykırılık düzeltilerek karar korunmuşturŞartları varsa temyiz
BozmaHukuka kesin aykırılık tespit edilmiştirDosya ilk derece mahkemesine döner
Davanın yeniden görülmesiDuruşma açılacaktırDuruşmaya hazırlık
Duruşma sonrası yeni hükümİlk derece hükmü kaldırılmıştırŞartları varsa temyiz

Öğretide belirtildiği üzere başvurunun esastan reddinin anlamı; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunması, uygulamadaki deyimiyle hükmün onanmasıdır.

Üçüncü satır ise iki yönlü okunmalıdır. Bozma kararı savunma bakımından olumlu bir sonuçtur; ancak dosyanın ilk derece mahkemesine dönmesi ve sürecin yeniden işlemesi anlamına gelir. Ayrıca bu karara karşı temyiz yolu bulunmaz.

Beşinci satır ise en kapsamlı sonuçtur. Duruşma açılarak yeni hüküm kurulması hâlinde, ilk derece hükmü ortadan kalkar ve yerine bölge adliye mahkemesinin hükmü geçer; aleyhe değiştirme yasağı bu hüküm bakımından da gözetilir.

Kontrol Listesi

SıraKontrolNeden
1İstinaf süresi içinde başvuru yapıldı mı?Süre kaçırılırsa hak düşer
2Başvuru sebepleri somut olarak gösterildi mi?Duruşma açılmasını etkiler
3Usul aykırılığı ileri sürüldü mü?Hukuka kesin aykırılık hâlleri
4Delil eksikliği somutlaştırıldı mı?Dosya üzerinden ret ihtimalini azaltır
5Yeni delil talepleri belirtildi mi?Duruşma açılmasını destekler
6Karşı taraf da istinafa başvurdu mu?Aleyhe değiştirme yasağını etkiler
7Çok sanıklı dosyada lehe karar yansıması var mı?CMK m.280/3
8Duruşma açıldıysa delil talepleri yenilendi mi?Yeniden yargılama yapılır
9Sözlü savunma hazırlandı mı?Duruşmanın asıl imkânı
10Son söz hakkı gözetildi mi?Duruşma usulü kuralları
11Güncel lehe olgular sunuldu mu?Ceza tayini bakımından
12Verilen kararın türü temyize açık mı?Bozma kararları temyiz edilemez

Beşinci satır bu listenin en stratejik kalemidir. Dosya üzerinden karar verilebilmesi delillerde ve işlemlerde eksiklik bulunmamasına bağlı olduğundan; somut delil taleplerinin gösterilmesi duruşma açılması ihtimalini artırır.

On ikinci satır ise sonraki adımı belirler. Bölge adliye mahkemesinin verdiği kararın türü, temyiz yolunun açık olup olmadığını doğrudan etkiler; bu nedenle karar tebliğ edildiğinde ilk yapılacak iş, kararın hangi türde olduğunu tespit etmektir.

Sıkça Sorulan Sorular

İstinafta her dosyada duruşma açılır mı?

Hayır. Öğretide belirtildiği üzere bölge adliye mahkemeleri esastan ret, düzelterek ret ve hukuka kesin aykırılık nedeniyle bozma hâllerinde dosya üzerinden karar verir; diğer hâllerde duruşma açmak zorunludur.

Duruşma açılırsa ne olur?

Öğretide, istinafta duruşma aşamasına geçildiğinde ilk derece kararının gerek olay gerekse hukuksal yönden yeniden ele alındığı; bölge adliye mahkemesinin sınırlı değerlendirme yapmayıp tıpkı ilk derece mahkemesi gibi maddi olaya ilişkin yeniden yargılama yaptığı belirtilmektedir.

Duruşma sonunda hangi kararlar verilir?

CMK m.280/2 uyarınca duruşma sonunda bölge adliye mahkemesi ya istinaf başvurusunun esastan reddine ya da ilk derece mahkemesi hükmünü kaldırarak yeniden hüküm kurulmasına karar verir.

İstinafa başvurursam cezam artar mı?

CMK m.283 uyarınca yalnızca sanık başvurmuşsa veya savcılık sanık lehine başvurmuşsa, yeni verilecek hüküm önceki hükümde belirlenen cezadan daha ağır olamaz.

Başvurmayan diğer sanıklar yararlanır mı?

CMK m.280/3 uyarınca verilen kararların sanık lehine olması hâlinde, bu hususların istinaf isteminde bulunmamış diğer sanıklara da uygulanma olanağı varsa, onlar da istinaf isteminde bulunmuşçasına bu kararlardan yararlanırlar.

Bozma kararı temyiz edilebilir mi?

CMK m.286 uyarınca bölge adliye mahkemesinin bozma kararı dışında kalan hükümleri temyiz edilebilir; bozma kararları temyize tabi değildir.

Duruşma açılması temyiz hakkımı etkiler mi?

Öğretide, bölge adliye mahkemesinin duruşma açmak yerine hükmü bozup dosyayı ilk derece mahkemesine göndermesi hâlinde sanığın temyiz hakkının etkilendiği ve bunun anayasal hak arama özgürlüğü bakımından tartışmalı olduğu ileri sürülmektedir.

Duruşmada yeni delil talep edebilir miyim?

Duruşma açılan istinaf yargılaması maddi olaya ilişkin yeniden yargılama niteliğinde olduğundan, delil taleplerinin bu aşamada yenilenmesi yerinde olur.

Hangi hâllerde dosya üzerinden ret verilir?

Kanunda; usule veya esasa ilişkin hukuka aykırılık bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde eksiklik olmadığı ve ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu saptandığında istinaf başvurusunun esastan reddine karar verileceği öngörülmüştür.

Şahsi cezasızlık sebepleri istinafta değerlendirilir mi?

Kanunda, başka bir araştırmaya ihtiyaç duyulmadan cezayı kaldıran veya cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebeplere ya da şahsi cezasızlık sebeplerine bağlı hâllerde düzeltilerek esastan ret kararı verilebileceği öngörülmüştür.

İstinaf başvurusu, duruşmalı inceleme talebi ve temyiz değerlendirmesi için Hukukçular Evi Ankara ile görüşün.

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp

Bu konuda hukuki destek almak için

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Post by Av. Fatma Öztürk