İş kazası tazminatını trafik kazası tazminatından ayıran iki şey vardır. Birincisi, işverenin sorumluluğu kusura dayanır ve kusur oranı doğrudan tazminata yansır. İkincisi, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun bağladığı gelirin ilk peşin sermaye değeri, mükerrer ödemeyi önlemek için hükmedilecek maddi tazminattan indirilir. Bu iki adım atlandığında ortaya çıkan rakam gerçek talebin çok üzerinde kalır. Aşağıdaki araç zararı aktif ve pasif dönem ayrımıyla hesaplar, kusur ve hakkaniyet indirimlerini uygular, ardından Kurum gelirinin mahsubunu yapar.
İş kazası tazminat davasında arabuluculuk dava şartı değildir
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara · 0554 648 37 15
İş Kazası Maddi Tazminat Hesaplama (TBK m.51-55, 5510 s.K. m.21)
İş Kazasının Tanımı: 5510 s.K. m.13
Bir olayın iş kazası sayılıp sayılmadığı, tazminat davasından önce çözülmesi gereken ilk sorudur. 5510 sayılı Kanun’un 13. maddesi iş kazasını beş hâlde tanımlar: sigortalının işyerinde bulunduğu sırada, işveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle, bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda, emziren kadın sigortalının çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda ve sigortalıların işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hâle getiren olay.
Tanımın kapsamı geniştir. Servis aracıyla işe gidiş dönüş sırasındaki kazalar iş kazasıdır; buna karşılık işçinin kendi aracıyla veya toplu taşımayla gidiş gelişi kural olarak kapsam dışıdır. Görevli olarak başka bir yere gönderilen işçinin, o görev süresince asıl işini yapmadığı zamanlarda geçirdiği kazalar da iş kazası sayılır.
Bildirim yükümlülüğü de aynı Kanun’da düzenlenmiştir: işveren, iş kazasını kolluğa derhâl, Kuruma ise kazadan sonraki üç iş günü içinde bildirmek zorundadır. Bildirimin yapılmaması tazminat hakkını ortadan kaldırmaz ancak işveren bakımından idari para cezası doğurur ve delil bakımından işçinin lehine bir unsur oluşturur. Bildirim ve tespit süreci için iş kazası ve meslek hastalığı bildirimi, tespiti ve hakları rehberimize bakabilirsiniz.
Kurum olayı iş kazası saymazsa tespit davası açılır. Sosyal Güvenlik Kurumu’nun olayı iş kazası olarak nitelendirmemesi hâlinde, iş kazasının tespiti davası açılabilir. Bu dava tazminat davasının önünü açar; ikisi birlikte de açılabilir.
İşverenin Sorumluluğunun Hukuki Temeli
İşverenin iş kazasından doğan sorumluluğu kusur sorumluluğudur. Dayanağı iki koldan gelir. Birincisi Türk Borçlar Kanunu’nun 417. maddesinin ikinci fıkrasıdır: işveren, işyerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmakla; işçiler de iş sağlığı ve güvenliği konusunda alınan her türlü önleme uymakla yükümlüdür. Aynı maddenin üçüncü fıkrası, bu yükümlülüklere aykırılıktan doğan zararların tazmininde sözleşmeye aykırılıktan doğan sorumluluk hükümlerinin uygulanacağını belirtir.
İkinci kol 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’dur. Kanun işverene risk değerlendirmesi yapma, çalışanları bilgilendirme ve eğitme, sağlık gözetimi sağlama ve gerekli donanımı temin etme yükümlülükleri getirir. Bu yükümlülüklerin ihlali, kusur tespitinde bilirkişi tarafından doğrudan değerlendirilir.
Sorumluluğun sözleşmeye aykırılık temelinde kurulmasının iki pratik sonucu vardır. Birincisi ispat yükü bakımından işverenin, gerekli önlemleri aldığını göstermesi beklenir. İkincisi zamanaşımı, haksız fiilin kısa süreleri yerine sözleşmeden doğan alacaklara ilişkin genel süreye tabi olur.
Kusur Dağılımı ve Müterafik Kusur
Tazminatın miktarını belirleyen ilk çarpan kusur oranıdır. Yargılamada iş güvenliği uzmanı bilirkişiden kusur raporu alınır ve kusur; işveren, işçi ve varsa üçüncü kişiler arasında paylaştırılır. Bir kısım olaylarda ayrıca kaçınılmazlık payı belirlenir; bu, tarafların kusuruna yüklenemeyen ve öngörülemeyen bir etkendir.
İşçinin kusuru, Türk Borçlar Kanunu’nun 52. maddesi uyarınca müterafik kusur olarak tazminattan indirilir. Madde, zarar görenin zararı doğuran fiile razı olması veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış bulunması hâlinde hâkimin tazminatı indirebileceğini veya tümüyle kaldırabileceğini öngörür.
Burada bir denge vardır: işverenin iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüğü, işçinin dikkatsizliğini de öngörmeyi kapsar. Bu nedenle işçinin kural ihlali her zaman yüksek bir kusur oranı doğurmaz; eğitim verilmemiş, denetim yapılmamış veya koruyucu donanım sağlanmamışsa kusurun ağırlığı işverene kayar.
| Etken | Tazminata etkisi | Dayanak |
|---|---|---|
| İşveren kusuru | Tazminatın hesaplandığı orandır | TBK m.417/2, 6331 s.K. |
| İşçinin müterafik kusuru | Tazminattan indirilir | TBK m.52 |
| Üçüncü kişi kusuru | Sorumluluk ona kayar | Genel hükümler |
| Kaçınılmazlık payı | Tazminattan düşülür | Uygunluk bağı değerlendirmesi |
| Hakkaniyet indirimi | Hâkimin denetimli takdiri | TBK m.51 |
Maddi Zararın Hesabı: Aktif ve Pasif Dönem
Sürekli iş göremezlik hâlinde tazminat, işçinin çalışma gücü kaybı nedeniyle uğradığı kazanç kaybıdır. Hesap iki döneme ayrılarak yapılır.
Aktif dönem, kaza tarihinden aktif çalışma yaşının sonuna kadar geçen süredir ve uygulamada bu sınır altmış yaş olarak kabul edilir. Bu dönemde işçinin gerçek net geliri esas alınır.
Pasif dönem, aktif dönemin bitiminden bakiye ömrün sonuna kadar süren dönemdir. Bu dönemde kişinin fiilen çalışmayacağı varsayıldığından kazanç, asgari ücret üzerinden hesaplanır. Pasif dönemin dâhil edilmesi, ileri yaşlarda da bir katkı kaybı yaşanacağı düşüncesine dayanır.
Bakiye ömür, yaşa karşılık gelen yaşam tablosundan alınır; güncel uygulamada TRH-2010 tablosu kullanılmaktadır. Gelecekte elde edilecek gelirler bugüne indirgenir; bu indirgemede uygulanan teknik faiz oranı uygulamada yüzde 1,8 olarak kabul edilmektedir. Aracın iskonto alanı bu değerle gelir ancak değiştirilebilir.
Bulunan toplam kazanç kaybı, sürekli iş göremezlik oranıyla çarpılır. Yüzde kırk maluliyet, kazanç kaybının yüzde kırkının zarar sayılması anlamına gelir. Ardından kusur ve varsa hakkaniyet indirimleri uygulanır.
Ölüm Hâlinde: Destekten Yoksun Kalma Tazminatı
İş kazası ölümle sonuçlanmışsa talep, destekten yoksun kalma tazminatına dönüşür. Türk Borçlar Kanunu’nun 53. maddesi ölüm hâlindeki zararları sayar: cenaze giderleri, ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar.
Destekten yoksun kalma tazminatı, hak sahibinin ölenin desteğinden yoksun kaldığı ölçüde hesaplanır. Bu nedenle önce ölenin gelirinden kendisine ayıracağı pay düşülür, kalan kısım hak sahipleri arasında paylaştırılır. Eş, çocuklar ve koşulları varsa anne baba hak sahibi olabilir; payların belirlenmesinde hak sahibi sayısı ve destek süresi gözetilir.
Aracın ölüm seçeneği, hak sahibinin destek payını yüzde olarak sorar ve hesabı bu pay üzerinden yapar. Birden fazla hak sahibi varsa her biri için ayrı hesap yapılması gerekir; payların toplamı yüzü aşamaz.
Destek kavramı mirasçılıktan bağımsızdır. Destekten yoksun kalma tazminatı miras hukukuna değil haksız fiil sorumluluğuna dayanır. Bu nedenle mirası reddeden kişi de destek tazminatı isteyebilir; buna karşılık fiilen destek görmeyen bir mirasçı bu tazminata hak kazanamaz.
SGK Gelirinin Mahsubu: İş Kazası Davasının Ayırt Edici Adımı
İş kazası tazminat davasını diğer tazminat davalarından ayıran en önemli hesap adımı budur. Sosyal Güvenlik Kurumu, iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik hâlinde sigortalıya gelir bağlar; ölüm hâlinde hak sahiplerine gelir bağlanır. Bu gelirler işverenin tazmin yükümlülüğünü kısmen karşılar.
Mükerrer ödemeyi önlemek için, Kurumca bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değeri hükmedilecek maddi tazminattan indirilir. İlk peşin sermaye değeri, bağlanan gelirin gelir başlangıç tarihindeki toplu karşılığıdır ve Kurumdan yazıyla temin edilir.
Bu indirimin iki sınırı vardır. Birincisi, indirim yalnızca maddi tazminat bakımından yapılır; Kurum ödemeleri manevi tazminattan mahsup edilmez. İkincisi, mahsup ancak aynı zarar kalemi için geçerlidir; örneğin sürekli iş göremezlik geliri, kazanç kaybı tazminatından düşülür, cenaze veya tedavi giderlerinden değil.
Peşin sermaye değerinin hesaplanan tazminatı aşması hâlinde maddi tazminat talebi karşılanmış sayılır ve ayrıca maddi tazminata hükmedilmez. Araç bu durumu ayrıca uyarır.
Kurumun Rücu Hakkı: 5510 s.K. m.21
Madalyonun diğer yüzü Kurumun işverene rücu hakkıdır. 5510 sayılı Kanun’un 21. maddesi uyarınca iş kazası, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine yapılan ya da ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere Kurumca işverene ödettirilir.
Maddedeki “isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere” ibaresi önemlidir: Kurumun rücu alacağı, işçinin işverenden isteyebileceği tazminatı aşamaz. Yani kusur oranı ve zarar miktarı burada da tavan işlevi görür.
Aynı maddede işverenin sorumluluğunun değerlendirilmesinde kaçınılmazlık ilkesinin dikkate alınacağı da belirtilmiştir. Ayrıca sigortalının kendi kusuru, iş kazasının meydana gelmesinde ağırlık taşıyorsa Kurumca bağlanacak gelir bakımından da sonuç doğurabilir.
Alt İşveren, Asıl İşveren ve Müteselsil Sorumluluk
İş kazası dosyalarının önemli bir kısmında işçi bir alt işverenin (taşeronun) çalışanıdır. Bu durumda tazminat kimden istenecektir?
4857 sayılı İş Kanunu’nun 2. maddesi, asıl işverenin alt işverenin işçilerine karşı, o işyeriyle ilgili olarak İş Kanunu’ndan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden alt işverenle birlikte sorumlu olduğunu düzenler. Bu, iş kazası tazminatı bakımından da uygulanır ve işçi her iki işverene birlikte dava açabilir.
Uygulamada asıl işverenin iş sağlığı ve güvenliği bakımından kendi denetim yükümlülüğü ayrıca değerlendirilir. Alt işverene devredilen işin niteliği, ortak kullanılan alanlar ve koordinasyon yükümlülüğü kusur dağılımını etkiler.
Muvazaalı alt işveren ilişkisi tespit edilirse tablo tümüyle değişir: işçi baştan itibaren asıl işverenin işçisi sayılır. Bu tespitin ayrıntıları için alt işveren muvazaasının tespiti dava dilekçesi örneği sayfamıza bakabilirsiniz.
Ceza Dosyasının Hukuk Davasına Etkisi
Ölümle veya yaralanmayla sonuçlanan iş kazalarında çoğu zaman paralel bir ceza soruşturması yürür. Taksirle öldürme ve taksirle yaralama suçları gündeme gelir; iş güvenliği tedbirlerinin alınmaması taksirin ağırlığını belirleyen unsurdur.
İki yargılamanın ilişkisi tek yönlüdür. Ceza mahkemesinin maddi olgu tespitleri hukuk hâkimini bağlar; buna karşılık beraat kararı, kusurun bulunmadığı anlamına gelmez ve hukuk davasında tazminat talebini kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Ceza yargılamasındaki ispat ölçüsü ile hukuk yargılamasındaki ölçü farklıdır.
Pratik sonuç şudur: ceza dosyasındaki iş güvenliği bilirkişi raporu, kaza tespit tutanağı, olay yeri incelemesi ve tanık beyanları hukuk davası için değerli delillerdir. Bu nedenle tazminat davasında ceza dosyasının celbi ilk taleplerden biri olmalıdır.
Ceza zamanaşımının tazminat talebine etkisi de burada devreye girer: fiil suç oluşturuyor ve ceza kanunu daha uzun bir zamanaşımı öngörüyorsa, tazminat talebi bakımından da bu daha uzun süre uygulanır.
Manevi Tazminat: Ayrı Bir Kalem, Ayrı Bir Mantık
Maddi tazminatın yanında manevi tazminat da istenebilir. Bedensel bütünlüğün zedelenmesi hâlinde Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi uyarınca hâkim, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde ise zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat hükmedilebilir.
Manevi tazminatın formülü yoktur ve bu sayfada bir rakam üretilmemiştir. Hâkim; olayın özelliğini, tarafların ekonomik ve sosyal durumunu, kusurun ağırlığını, zararın ağırlığını ve hakkaniyeti gözeterek takdir eder.
Manevi tazminatın maddi tazminattan iki yapısal farkı vardır. Birincisi, Kurum ödemeleri manevi tazminattan mahsup edilmez. İkincisi, manevi tazminat bölünemez: bir kısmının dava edilip kalanının saklı tutulması kabul edilmez, talebin baştan tam olarak ileri sürülmesi gerekir.
Usul: Arabuluculuk İstisnası, Görev ve Zamanaşımı
İş uyuşmazlıklarında dava şartı arabuluculuk kuralının önemli bir istisnası vardır: iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davaları bu kapsamın dışında tutulmuştur. Bu davalar doğrudan mahkemede açılabilir.
Bu istisna pratikte zaman kazandırır, ancak taraflar isterse ihtiyari arabuluculuğa başvurabilir. Uygulamada kusur ve maluliyet oranlarının belirsiz olduğu dosyalarda erken uzlaşma çoğu zaman gerçekçi olmaz.
Görevli mahkeme iş mahkemesidir. Zamanaşımı bakımından, sorumluluğun sözleşmeye aykırılık temelinde kurulması nedeniyle genel on yıllık süre uygulanır. Ayrıca fiil aynı zamanda bir suç oluşturuyorsa ve ceza kanunu daha uzun bir zamanaşımı öngörüyorsa, bu daha uzun süre tazminat talebi bakımından da uygulanır. Ölümle veya ağır yaralanmayla sonuçlanan iş kazalarında taksirle öldürme veya yaralama suçları gündeme geldiğinden bu uzatma pratikte sık uygulanır.
Sık Yapılan Yedi Hata
| Hata | Sonucu | Doğrusu |
|---|---|---|
| SGK peşin sermaye değerini mahsup etmemek | Talep gerçekçi olmaz, fazla kısım reddedilir | Kurumdan yazıyla temin edilip düşülür |
| Kurum ödemesini manevi tazminattan da düşmek | Talep eksik kurulur | Mahsup yalnızca maddi tazminatta yapılır |
| Pasif dönemi hesaba katmamak | Tazminat eksik hesaplanır | Bakiye ömrün tamamı dikkate alınır |
| Brüt geliri esas almak | Hesap şişer | Net gelir üzerinden hesaplanır |
| Manevi tazminatı bölerek istemek | Kalan kısım için dava açılamaz | Manevi tazminat baştan tam istenir |
| Arabuluculuk zorunlu sanıp beklemek | Gereksiz zaman kaybı | İş kazası davaları dava şartı kapsamı dışındadır |
| Ceza dosyasını beklemeden hareket etmek | Kusur tespitinde delil kaybı | Ceza dosyası celbedilip bilirkişi raporuyla birlikte değerlendirilir |
Mevzuat Çerçevesi
| Hüküm | Neyi düzenler | Pratik sonucu |
|---|---|---|
| 5510 s.K. m.13 | İş kazasının tanımı | Beş hâl sayılmıştır |
| 5510 s.K. m.21 | Kurumun rücu hakkı | İşçinin isteyebileceği tutarla sınırlı |
| TBK m.417/2-3 | İşverenin iş güvenliği yükümlülüğü | Sözleşmeye aykırılık sorumluluğu |
| TBK m.51 | Tazminatın belirlenmesi | Hakkaniyet indirimi |
| TBK m.52 | Zarar görenin kusuru | Müterafik kusur indirimi |
| TBK m.53 | Ölüm hâlindeki zararlar | Destekten yoksun kalma |
| TBK m.54 | Bedensel zararlar | Kazanç kaybı, ekonomik geleceğin sarsılması |
| TBK m.56 | Manevi tazminat | Hâkim takdir eder, formül yoktur |
| TBK m.72 | Zamanaşımı | Ceza zamanaşımı daha uzunsa o uygulanır |
| 6331 s.K. | İş sağlığı ve güvenliği | Kusur tespitinin ölçütü |
| 7036 s.K. m.3 | Dava şartı arabuluculuk | İş kazası davaları kapsam dışıdır |
Aracın sınırı: Araç, girdiğiniz yaş, bakiye ömür, gelir, maluliyet ve kusur verileriyle aktif ve pasif dönem kazanç kaybının bugünkü değerini hesaplar ve SGK peşin sermaye değerini mahsup eder. Bakiye ömrü kendisi bulmaz; yaşam tablosundan alınan değeri sizin girmeniz gerekir. Kusur ve maluliyet oranlarını da belirlemez; bunlar bilirkişi ve kurum raporlarının konusudur. Manevi tazminat için tutar üretmez. Hesap yöntemi uygulamada kabul gören aktif-pasif dönem ve teknik faiz yaklaşımına dayanır; mahkemece aktüerya bilirkişisine yaptırılacak hesap farklılık gösterebilir. Araç bir ön hesap sunar, hukuki danışmanlık yerine geçmez. Dosyanız için Av. Fatma Öztürk’e 0554 648 37 15 numarasından ulaşabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
İş kazası tazminatı nasıl hesaplanır?
Önce kazanç kaybı, aktif ve pasif dönem ayrımıyla hesaplanır ve gelecekteki gelirler teknik faizle bugüne indirgenir. Bulunan tutar sürekli iş göremezlik oranıyla, ardından işverenin kusur oranıyla çarpılır. Varsa hakkaniyet indirimi uygulanır ve son olarak Sosyal Güvenlik Kurumu’nca bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değeri mahsup edilir.
SGK’dan gelir bağlandı, yine de dava açabilir miyim?
Evet. Kurum geliri işverenin tazmin yükümlülüğünü tümüyle ortadan kaldırmaz. Ancak mükerrer ödemeyi önlemek için bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değeri, hükmedilecek maddi tazminattan indirilir. Bu indirim manevi tazminat bakımından yapılmaz.
Aktif ve pasif dönem ne demektir?
Aktif dönem, kaza tarihinden aktif çalışma yaşının sonuna kadar geçen süredir ve uygulamada bu sınır altmış yaş kabul edilir; bu dönemde gerçek gelir esas alınır. Pasif dönem, aktif dönemin bitiminden bakiye ömrün sonuna kadar sürer ve kazanç asgari ücret üzerinden hesaplanır.
Bakiye ömür nereden bulunur?
Yaşa karşılık gelen yaşam tablosundan alınır; güncel uygulamada TRH-2010 tablosu kullanılmaktadır. Araç bu değeri kendisi bulmaz, girilmesini bekler.
İşçinin kusuru tazminatı düşürür mü?
Evet. TBK m.52 uyarınca zarar görenin kusuru müterafik kusur olarak tazminattan indirilir. Ancak işverenin iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüğü işçinin dikkatsizliğini öngörmeyi de kapsadığından, eğitim ve denetim eksikliği varsa kusurun ağırlığı işverene kayar.
İş kazası davasında arabuluculuk zorunlu mu?
Hayır. İş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davaları dava şartı arabuluculuk kapsamı dışında tutulmuştur; bu davalar doğrudan iş mahkemesinde açılabilir.
İş kazası tazminatında zamanaşımı kaç yıldır?
Sorumluluk sözleşmeye aykırılık temelinde kurulduğundan genel on yıllık süre uygulanır. Fiil aynı zamanda suç oluşturuyor ve ceza kanunu daha uzun bir zamanaşımı öngörüyorsa, bu daha uzun süre tazminat talebi bakımından da geçerli olur.
Ölüm hâlinde kimler tazminat isteyebilir?
Ölenin desteğinden yoksun kalanlar isteyebilir. Destek kavramı mirasçılıktan bağımsızdır: mirası reddeden kişi de destek tazminatı isteyebilirken, fiilen destek görmeyen bir mirasçı bu tazminata hak kazanamaz.
Manevi tazminat ne kadar olur?
Formülle hesaplanamaz. TBK m.56 uyarınca hâkim; olayın özelliğini, tarafların ekonomik ve sosyal durumunu, kusurun ağırlığını ve zararın ağırlığını gözeterek uygun bir miktar takdir eder. Manevi tazminat bölünemez, baştan tam olarak istenmelidir.
İşveren “kaza kaçınılmazdı” derse ne olur?
Kaçınılmazlık, tarafların kusuruna yüklenemeyen ve öngörülemeyen etkenleri ifade eder ve belirlenen oranda tazminattan düşülür. 5510 s.K. m.21’de de işverenin sorumluluğunun değerlendirilmesinde kaçınılmazlık ilkesinin dikkate alınacağı belirtilmiştir. Bu bir savunmadır; kabulü bilirkişi değerlendirmesine bağlıdır.
Girdiğim bilgiler kaydediliyor mu?
Hayır. Hesaplama tamamen tarayıcınızda yapılır; girdiğiniz veriler sunucuya gönderilmez.
Bilgilendirme: Bu araç ve rehber genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kusur ve maluliyet oranları ile bakiye ömür, yargılamada bilirkişi ve kurum raporlarıyla belirlenir.
İş kazası ve sosyal güvenlik rehberleri
- İş kazası ve meslek hastalığı bildirimi, tespiti ve hakları
- İstirahat raporu ve geçici iş göremezlik ödeneği
- Malullük aylığı ve engellilik nedeniyle emeklilik
- Ölüm aylığı, dul ve yetim aylığı
- SGK’nın rücu davası
Diğer hesaplama araçları
📘 İlgili Rehberler
Kusur raporu dosyanın kaderini belirler
Bilirkişi raporuna itiraz süreleri kısadır. Ankara’da Av. Fatma Öztürk ile değerlendirin: 0554 648 37 15

