Mirasçılar, terekedeki malları her zaman mahkeme yoluyla paylaşmak zorunda değildir. Aralarında anlaşabiliyorlarsa, bir paylaşma (taksim) sözleşmesiyle malları kendi iradeleriyle bölüşebilirler. Sözleşmenin geçerliliği şekil şartına ve bütün mirasçıların katılımına bağlıdır. Rehber, taksim sözleşmesinin şartlarını, sınırlarını ve dava yoluna kıyasla sağladığı avantajları ele alıyor.
Mirasçılar olarak aranızda anlaşarak mı paylaşmak istiyorsunuz?
Sözleşmenin şekil şartını ve içeriğini birlikte eksiksiz kuralım. Hukukçular Evi yanınızda.
Kanun ne diyor?
TMK m.676’ya göre mirasçılar, terekedeki malları aralarında anlaşarak paylaşabilir; bu paylaşma sözleşmesinin geçerliliği yazılı şekle bağlıdır ve tüm mirasçıların katılımını gerektirir. Paylaşma, terekedeki tüm malları kapsayabileceği gibi belirli mallara da ilişkin olabilir.
Uygulamada durum nedir?
Yargıtay’ın yerleşik uygulamasında, yazılı ve tüm mirasçıların iradesini taşıyan paylaşma sözleşmesi bağlayıcıdır; taraflar bununla hangi malın kime düşeceğini ve denkleştirmeyi kararlaştırabilir. Taşınmazların intikali, sözleşmeye göre tapuda tescil ile tamamlanır. Bir mirasçı dahi katılmaz veya karşı çıkarsa sözleşme kurulamaz; bu hâlde ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) gündeme gelir.
Pratikte ne anlama geliyor?
- Paylaşma sözleşmesi yazılı olmalı ve tüm mirasçılar katılmalıdır.
- Hangi malın kime düşeceği ve denkleştirme açıkça kararlaştırılabilir.
- Anlaşma sağlanamazsa ortaklığın giderilmesi davası yoluna gidilir.
Mirasçılar anlaşabiliyorsa, paylaşma sözleşmesi mahkemeye göre daha hızlı ve esnek bir yoldur. Sözleşmenin yazılı, açık ve eksiksiz olması bağlayıcılığın temelidir.
TMK 676: üç cümle, üç ayrı sonuç
Paylaşma sözleşmesinin tamamı tek bir maddede toplanmıştır ve her cümlesi ayrı bir kural getirir.
“Payların oluşturulması ve fiilen alınması veya paylaşma sözleşmesi mirasçıları bağlar”
Kanun iki ayrı yol tanır. Birincisi elden paylaşma: payların oluşturulup fiilen alınmasıdır. Terekedeki bir taşınırın bir mirasçıya verilmesi kararlaştırılmışsa o malın zilyetliğinin devredilmesi gerekir. İkincisi paylaşma sözleşmesi. Her iki hâlde de sonuç aynıdır: mirasçılar bağlanır ve sonradan tek taraflı olarak vazgeçemezler.
“Elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi de kabul edilebilir”
Mirasçılar tam paylaşma yapmak istemiyorsa, sözleşmeyle tereke mallarının tamamı veya bir kısmı üzerindeki elbirliği mülkiyetini miras payları oranında paylı mülkiyete dönüştürmeyi de kararlaştırabilirler. Bu, TMK m. 644 davasına gerek kalmadan aynı sonuca ulaşmanın anlaşmalı yoludur.
“Geçerliliği yazılı şekilde yapılmasına bağlıdır”
Buradaki yazılı şekil bir ispat koşulu değil, geçerlilik koşuludur. Şekle uyulmadan yapılan paylaşma sözleşmesi geçerli olmaz; sözlü anlaşmalar, tanık beyanıyla ispatlansa dahi sonuç doğurmaz. Adi yazılı şekil yeterlidir; noter onayı zorunlu değildir, ancak ispat kolaylığı sağladığı için uygulamada tercih edilmektedir.
Kim taraf olur, ne zaman yapılır, neyi kapsar?
Tüm mirasçılar
Paylaşma sözleşmesi yasal ve atanmış mirasçıların tamamı arasında yapılır. Mirasçılardan biri katılmaz veya karşı çıkarsa sözleşme kurulmaz; bu hâlde paylaşma davası ya da ortaklığın giderilmesi yoluna gidilir. Vekâletle imzalanacaksa vekâletnamenin bu işlem için özel yetki içermesi gerekir.
Ancak mirasın açılmasından sonra
Sözleşmenin geçerli olabilmesi için mirasbırakanın ölümünden sonra yapılması gerekir. TMK m. 678 açıktır: “Mirasbırakanın katılması veya izni olmaksızın bir mirasçının henüz açılmamış bir miras hakkında diğer mirasçılar veya üçüncü bir kişi ile yapacağı sözleşmeler geçerli değildir.” Aile içinde mirasbırakan hayattayken imzalanan “paylaşım tutanakları” bu nedenle çoğu zaman hükümsüzdür.
Kapsam serbest
Sözleşme terekenin tamamını kapsayabileceği gibi yalnızca belirli mallara da ilişkin olabilir. Kapsam dışı bırakılan mallar miras ortaklığı içinde kalmaya devam eder ve bunlar için paylaşma daha sonra ayrıca yapılır.
Geç kalınırsa sonuç doğurmaz
Paylaşma sözleşmesi ancak yapıldığı sırada miras ortaklığına dahil ve henüz paylaşılmamış mallar için sonuç doğurur. Mal daha önce paylı mülkiyete dönüştürülmüş ya da diğer mirasçıların oluruyla bir veya birkaç mirasçı adına tescil edilmişse, o mal bakımından artık taksim sözleşmesi yapılamaz.
Taşınmazda kritik ayrım: sözleşme borç doğurur, mülkiyeti geçirmez
Bu, uygulamada en çok hayal kırıklığı yaratan noktadır. Adi yazılı bir paylaşma sözleşmesiyle “ev bana kaldı” denilmesi, o evin mülkiyetinin geçtiği anlamına gelmez.
Paylaşma sözleşmesi bir borçlandırıcı işlemdir: tarafları, kararlaştırılan devri yapmakla yükümlü kılar. Taşınmaz mülkiyetinin geçmesi için ayrıca tapuda tescil gerekir. Diğer mirasçılar tescile yanaşmazsa, sözleşmeye dayanan mirasçı tapu iptali ve tescil davası açarak sonucu mahkeme eliyle sağlayabilir.
Elden paylaşma ve taşınmazlar
Elden paylaşmada taşınırlar için zilyetliğin devri yeterlidir. Tapuya kayıtlı taşınmazların elden paylaşmaya konu olup olamayacağı ise tartışmalıdır; buna karşılık tapuya kayıtlı olmayan taşınmazların elden paylaşma yoluyla paylaşılabileceği kabul edilmektedir. Tapulu taşınmaz söz konusuysa yazılı sözleşme yapmak ve tescili tamamlamak tek güvenli yoldur.
Paylaşmanın sonucu: ferdî mülkiyet
Geçerli bir paylaşma sözleşmesi ve gerekli devir işlemleri tamamlandığında miras ortaklığı sona erer; her mirasçı kendisine özgülenen mal üzerinde tek başına malik hâline gelir ve artık oybirliği aranmaz. Kapsam dışı bırakılan mallar bakımından ise ortaklık sürmeye devam eder; bu nedenle kısmi paylaşmalarda hangi malların ortaklıkta kaldığının sözleşmede açıkça sayılması gerekir.
Sözleşme alacaklıları bağlamaz
Mirasçılar borçların kimde kalacağını sözleşmeyle kararlaştırabilir; ancak bu düzenleme yalnızca kendi aralarında hüküm doğurur. TMK m. 641 uyarınca mirasçılar tereke borçlarından müteselsilen sorumludur ve bu sorumluluk paylaşmadan sonra beş yıl daha devam eder. Alacaklı, sözleşmede borcu üstlenmeyen mirasçıya da başvurabilir; iç ilişkide rücu hakkı saklıdır.
Sözleşmeye ne yazılmalı ve anlaşma olmazsa ne yapılır?
İçerik kontrol listesi
- Mirasbırakanın kimliği, ölüm tarihi ve mirasçılık belgesine atıf,
- Tüm mirasçıların kimlik bilgileri ve pay oranları,
- Hangi malın kime özgüleneceği; taşınmazlarda ada, parsel ve bağımsız bölüm bilgisi,
- Değer farklarının nasıl kapatılacağı (nakden ödeme, taksit, teminat),
- Denkleştirme (TMK m. 669 vd.) kalemlerinin nasıl hesaba katıldığı,
- Tereke borçlarının iç ilişkide kimde kalacağı,
- Kapsam dışı bırakılan mallar,
- Teslim ve tapuda tescil taahhüdü ile takvimi,
- Tarih ve tüm mirasçıların ıslak imzası.
Anlaşma sağlanamazsa
Paylaşma davası (TMK m. 642): Mirasçılardan her biri, sözleşme veya kanun gereğince ortaklığı sürdürmekle yükümlü olmadıkça her zaman paylaşmayı isteyebilir; bu hak zamanaşımına tabi değildir. Her mirasçı, terekedeki belirli malların aynen, olanak yoksa satış yoluyla paylaştırılmasını isteyebilir.
Paylı mülkiyete çevirme (TMK m. 644): Tek bir mirasçının istemi yeterlidir. Sulh hâkimi diğer mirasçılara çağrıda bulunur; haklı itiraz gelmez veya süre içinde paylaşma davası açılmazsa dönüştürmeye karar verilir.
Ortaklığın giderilmesi: Sulh hukuk mahkemesinde görülür; mahkeme önce aynen paylaştırmayı araştırır, mümkün değilse satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verir.
| Kural | Anlamı |
|---|---|
| Elden paylaşma veya sözleşme mirasçıları bağlar | Payların fiilen alınması da sözleşme kadar bağlayıcıdır |
| Elbirliğinin paylı mülkiyete çevrilmesi de kararlaştırılabilir | TMK 644 davasına gerek kalmadan anlaşmalı yol |
| Geçerlilik yazılı şekle bağlıdır | GEÇERLİLİK koşulu — sözlü anlaşma tanıkla ispatlansa dahi sonuç doğurmaz |
| Yol | Şart | Dayanak |
|---|---|---|
| Paylaşma davası | Her zaman istenebilir, zamanaşımı yok | TMK 642 |
| Paylı mülkiyete çevirme | Tek mirasçının istemi yeterli | TMK 644 |
| Ortaklığın giderilmesi | Sulh hukukta; önce aynen, olmazsa satışla | — |
| Kalem | Neden Önemli |
|---|---|
| Hangi malın kime özgüleneceği (taşınmazda ada/parsel) | Belirsizlik sonraki uyuşmazlığın en sık sebebi |
| Değer farkının kapatılma biçimi | Nakit/taksit/teminat netleşmezse uygulama tıkanır |
| Denkleştirme kalemlerinin hesaba katılışı (TMK 669) | Gözden kaçarsa pay dengesi bozulur |
| Tereke borçlarının iç ilişkide kimde kalacağı | Alacaklıyı bağlamaz ama rücu hakkını netleştirir |
| Kapsam dışı bırakılan mallar | Belirtilmezse o mallarda ortaklık sürer |
Miras Taksim Sözleşmesi Örneği (2026)
Aşağıdaki metin bir şablondur. Köşeli parantezli alanlar doldurulmalı, terekenin yapısına göre uyarlanmalıdır.
MİRAS TAKSİM (PAYLAŞMA) SÖZLEŞMESİ
MİRAS BIRAKAN : [Ad Soyad] — T.C. [Kimlik No]
ÖLÜM TARİHİ : [gg.aa.yyyy] | SON YERLEŞİM YERİ : [İl / İlçe]
TARAFLAR (MİRASÇILAR)
1) [Ad Soyad] — T.C. [No] — [yakınlık] — pay: [ … ]
2) [Ad Soyad] — T.C. [No] — [yakınlık] — pay: [ … ]
3) [Ad Soyad] — T.C. [No] — [yakınlık] — pay: [ … ]
MADDE 1 — KONU. İşbu sözleşmenin konusu, miras bırakan [Ad Soyad]’dan intikal eden ve aşağıda dökümü verilen tereke mallarının taraflar arasında rızaen paylaştırılmasıdır.
MADDE 2 — TEREKE DÖKÜMÜ.
a) [İl/İlçe, ada/parsel/bağımsız bölüm] taşınmaz — değer: [ … ]
b) [Banka adı, hesap türü] — bakiye: [ … ]
c) [Plaka] araç — değer: [ … ]
d) [Diğer mal ve haklar]
MADDE 3 — PAYLAŞTIRMA.
3.1. Madde 2/a’daki taşınmaz [Ad Soyad]’a bırakılmıştır.
3.2. Madde 2/b’deki hesap bakiyesi [Ad Soyad]’a bırakılmıştır.
3.3. Madde 2/c’deki araç [Ad Soyad]’a bırakılmıştır.
MADDE 4 — DENKLEŞTİRME. Paylar arasındaki değer farkı nedeniyle [Ad Soyad], [Ad Soyad]’a [tutar] TL ödemeyi kabul ve taahhüt eder. Ödeme [gg.aa.yyyy] tarihine kadar [ödeme şekli] ile yapılacaktır.
MADDE 5 — TEREKE BORÇLARI. Miras bırakanın bilinen borçları [ … ] olup taraflarca [pay oranında / şu şekilde] karşılanacaktır. Bu düzenleme taraflar arasındaki iç ilişkiyi düzenler; alacaklılara karşı sorumluluk mevzuat hükümlerine tabidir.
MADDE 6 — DEVİR İŞLEMLERİ. Taraflar, gerekli tapu, banka, noter ve diğer resmî devir işlemlerini [süre] içinde birlikte yapmayı karşılıklı olarak taahhüt eder.
MADDE 7 — İBRA. Taraflar, işbu sözleşmede belirtilen mal ve haklar bakımından birbirlerini karşılıklı olarak ibra ettiklerini kabul eder.
MADDE 8 — SONRADAN ORTAYA ÇIKAN MAL. Sözleşmede yer almayan ve sonradan tespit edilen tereke malları bakımından taraflar yasal miras payları oranında hak sahibidir.
MADDE 9 — YÜRÜRLÜK. İşbu sözleşme [ … ] maddeden ibaret olup [gg.aa.yyyy] tarihinde [sayı] nüsha düzenlenmiş, taraflarca okunarak imza altına alınmıştır.
[Ad Soyad] — İmza | [Ad Soyad] — İmza | [Ad Soyad] — İmza
Uyarı: Bu şablon genel bilgilendirme amaçlıdır. Terekenin yapısı, mirasçı sayısı, küçük mirasçı bulunup bulunmaması ve borç durumu sözleşmenin içeriğini değiştirir; imzalamadan önce hukuki değerlendirme alınması önerilir.
Sözleşmenin Sınırları: TMK m.677, m.678, m.426 ve m.462
Taksim sözleşmesinin geçerliliği yalnızca yazılı şekle bağlı değildir. Kimin taraf olabileceği, ne zaman yapılabileceği ve küçük ya da kısıtlı mirasçı varsa hangi izinlerin aranacağı ayrı maddelerde düzenlenmiştir; bunlardan biri atlandığında sözleşme baştan sakat doğar.
Miras payının devri: TMK m.677. Terekenin tamamı veya bir kısmı üzerinde miras payının devri konusunda mirasçılar arasında yapılan sözleşmelerin geçerliliği yazılı şekle bağlıdır. Buna karşılık bir mirasçının üçüncü kişiyle yapacağı böyle bir sözleşmenin geçerliliği noterlikçe düzenlenmesine bağlıdır. Ayrıca önemli bir sınır vardır: bu sözleşme üçüncü kişiye paylaşmaya katılma yetkisi vermez; sadece paylaşma sonunda mirasçıya özgülenen payın kendisine verilmesini isteme hakkını sağlar.
Bu ayrımın pratiği. Mirasçılar kendi aralarında pay devri yapıyorsa adi yazılı şekil yeterlidir; ancak paylardan biri dışarıdan bir kişiye devredilecekse noter düzenleme şekli zorunludur ve noterde onaylama değil düzenleme aranır. Üçüncü kişi paylaşma masasına oturamayacağından, sözleşmede devreden mirasçının paylaşmayı hangi esaslara göre yürüteceği ayrıca kararlaştırılmalıdır.
Ölümden önce yapılan sözleşme: TMK m.678. Mirasbırakanın katılması veya izni olmaksızın bir mirasçının henüz açılmamış bir miras hakkında diğer mirasçılar veya üçüncü bir kişi ile yapacağı sözleşmeler geçersizdir. Böyle bir sözleşme gereğince yerine getirilmiş olan edimlerin geri verilmesi istenebilir. Yani “babam sağken aramızda anlaştık” savunması hukuken sonuç doğurmaz; ödenen paralar ise iade edilir.
Küçük veya kısıtlı mirasçı varsa: TMK m.462. Vesayet altındaki kişi adına yapılacak bazı işlemler vesayet makamının iznine tabidir; taşınmazların alımı, satımı, rehnedilmesi ve bunlar üzerinde başka bir aynî hak kurulması bu kapsamdadır. TMK m.463 uyarınca bir kısım işlemlerde ayrıca denetim makamının da izni aranır. Taksim sözleşmesi terekedeki taşınmazların mülkiyetini yeniden dağıttığından, küçük mirasçı bulunan dosyalarda mahkeme izni alınmadan imzalanan sözleşme geçersizlik tartışmasına açıktır.
Menfaat çatışması varsa: TMK m.426. Küçüğün yasal temsilcisi olan anne veya baba da aynı terekede mirasçıysa, menfaat çatışması doğar. Kanun bu hâli açıkça düzenler: bir işte yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün veya kısıtlının menfaati çatışıyorsa, vesayet makamı ilgilisinin isteği üzerine veya re’sen temsil kayyımı atar. Bu nedenle sağ kalan eşin çocuklar adına imza atması tek başına yeterli değildir; kayyım atanması istenmelidir.
Ödeyen mirasçının rücuu: TMK m.682. Sözleşmeyle borçlar paylaştırılmış olsa dahi, dışa karşı teselsül sürer. Mirasçılardan biri payına düşenden fazlasını ödemişse, diğerlerine karşı rücu hakkına sahiptir. Bu nedenle sözleşmede yalnızca “borçlar şu mirasçıya aittir” demek yetmez; ödeme yapıldığında rücu edilebilmesini sağlayacak biçimde borçların tutarı, alacaklısı ve vadesi tek tek yazılmalıdır.
Sözleşmenin iptali: TBK m.39. Yanılma veya aldatma sebebiyle ya da korkutulma sonucunda sözleşme yapan taraf, yanılma veya aldatmayı öğrendiği ya da korkutmanın etkisinin ortadan kalktığı andan başlayarak bir yıl içinde sözleşme ile bağlı olmadığını bildirmez veya verdiği şeyi geri istemezse, sözleşmeyi onamış sayılır. Terekedeki bir malın gizlenmesi veya değerinin kasten düşük gösterilmesi hâllerinde bu süre kritik hâle gelir; öğrenme tarihinin belgelenmesi gerekir.
Sonradan çıkan mal. Paylaşmada hiç gözetilmemiş bir malvarlığı unsuru ortaya çıkarsa, o mal bakımından ek paylaşma istenebilir; bu, sözleşmenin tamamının iptalini gerektirmez. Bu riski baştan kapatmanın yolu, sözleşmeye “sonradan ortaya çıkacak tereke unsurları miras payları oranında paylaşılır” kaydının konulmasıdır.
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Mirasçılar arası pay devri | Yazılı şekil yeterli | TMK m.677 |
| Üçüncü kişiye pay devri | Noterlikçe düzenleme şartı | TMK m.677 |
| Üçüncü kişinin konumu | Paylaşmaya katılamaz; payı isteme hakkı | TMK m.677 |
| Ölümden önce sözleşme | Mirasbırakanın izni yoksa geçersiz | TMK m.678 |
| Verilen edimler | Geri verilmesi istenebilir | TMK m.678 |
| Küçük veya kısıtlı mirasçı | Vesayet makamının izni | TMK m.462 |
| Bazı işlemlerde | Denetim makamının da izni | TMK m.463 |
| Menfaat çatışması | Temsil kayyımı atanır | TMK m.426 |
| Fazla ödeyen mirasçı | Diğerlerine rücu | TMK m.682 |
| Borç paylaşımı | Alacaklıyı bağlamaz; teselsül sürer | TMK m.681 |
| İrade sakatlığı | Öğrenmeden bir yıl; aksi hâlde onama | TBK m.39 |
| Atlanan mal | Ek paylaşma istenebilir | TMK m.676 |
Sözleşmeyi Geçersiz Kılan Altı Durum
Uygulamadaki geçersizlik iddialarının tamamı aşağıdaki altı başlıkta toplanır.
| Durum | Sonuç | Önlem |
|---|---|---|
| Sözleşme sözlü yapılmış | Geçersiz | Yazılı şekil geçerlilik şartıdır |
| Bir mirasçı imzalamamış | Geçersiz | Bütün mirasçılar taraf olmalı |
| Küçük veya kısıtlı adına izinsiz | Onu bağlamaz | Vesayet makamı izni alınmalı |
| Paylaşılan mal terekeye ait değil | O mal bakımından sonuç doğmaz | Tapu ve kayıt kontrolü |
| Mal daha önce paylaşılmış | Konusu kalmaz | Mevcut mülkiyet durumu incelenmeli |
| İmza inkâr ediliyor | İspat sorunu doğar | Noterde düzenleme veya imza tasdiki |
İkinci satır en yıkıcı olanıdır: aile içinde bir mirasçı “nasılsa itiraz etmez” denilerek dışarıda bırakıldığında sözleşme yıllar sonra tümüyle çöker ve yapılan bütün devirler tartışmalı hâle gelir.
Altıncı satır için pratik çözüm basittir: kanun noteri zorunlu tutmasa da, noterde düzenleme veya en azından imza tasdiki yaptırmak ileride çıkacak imza inkârını baştan önler.
Sözleşmeden Sonra: İşlem Sırası
Sözleşme tek başına mülkiyeti geçirmez; devir işlemleri ayrıca yapılmalıdır.
Uzun bir rehberdi; en kritik noktaları bir arada bırakalım.
- Veraset ve intikal vergisi beyanını tamamlayın; ilişik kesme belgesini alın.
- Tapu müdürlüğünde intikal ve devir işlemlerini birlikte yapın.
- Banka hesapları için sözleşmeyi ve mirasçılık belgesini ibraz edin.
- Araç varsa noterde devir işlemini başlatın.
- Denkleştirme ödemesini belgeli biçimde yapın; dekont saklayın.
- Devir tamamlanana kadar sözleşme nüshalarını muhafaza edin.
- Sonradan mal çıkarsa sözleşmeye ek düzenleyin.
Beşinci kalem sonraki uyuşmazlıkların büyük bölümünü önler: denkleştirme bedeli elden ödendiğinde, ödemenin yapıldığı yıllar sonra ispat edilemez.
Paylaşmadan Sonra Mirasçıların Birbirine Karşı Sorumluluğu (TMK m.679)
Taksim sözleşmesi imzalandığında ilişki bitmez. TMK m.679, paylaşmanın tamamlanmasından sonra mirasçıların paylarına düşen mallar için birbirlerine karşı satım hükümlerine göre sorumlu olduklarını düzenler.
Bu, zapt ve ayıptan sorumluluk anlamına gelir. Paylaşmada bir mirasçıya özgülenen taşınmaz sonradan üçüncü kişinin hakkı nedeniyle elinden alınırsa ya da malda gizli ayıp çıkarsa, o mirasçı diğerlerine başvurabilir.
Madde alacaklar bakımından iki ayrı güvence daha kurar. Mirasçılar, paylaşmada her birine özgülenmiş olan alacakların varlığını birbirlerine garanti ederler. Ayrıca borsaya kayıtlı kıymetli evrak dışında, alacağın mirasçının hakkına mahsup edilen miktarı için borçlunun ödeme gücünden adi kefil gibi sorumludurlar.
| Konu | Sorumluluk | Kime karşı |
|---|---|---|
| Özgülenen malın zaptı | Satım hükümleri | Diğer mirasçılara |
| Malda ayıp | Satım hükümleri | Diğer mirasçılara |
| Alacağın varlığı | Garanti | Diğer mirasçılara |
| Borçlunun ödeme gücü | Adi kefil gibi | Diğer mirasçılara |
| Borsaya kayıtlı kıymetli evrak | Ödeme gücü garantisi yok | — |
Pratik sonuç: taksimde “sana şu kişideki alacağı veriyoruz” denilerek pay verilen mirasçı, alacak tahsil edilemezse diğer mirasçılara rücu edebilir. Bu nedenle paylaşmada alacak devri yapılırken borçlunun ödeme gücü mutlaka değerlendirilmeli; şüpheliyse sözleşmeye bu sorumluluğun kapsamına ilişkin açık kayıt konulmalıdır.
TMK m.680 ise genel bir atıf yapar: Borçlar Kanununun geçersizliğe ilişkin genel hükümleri, paylaşma sözleşmeleri hakkında da uygulanır. Yani irade sakatlığı, aşırı yararlanma ve hukuka aykırılık hükümleri taksim sözleşmesi bakımından da geçerlidir.
Garanti ve Kefalet Davasında Süre
TMK m.679’un son cümlesi bu sorumluluğun süresini belirler: garantiye ve kefalete dayanan dava, paylaşma tarihinin veya daha sonra yerine getirilecek alacaklarda muacceliyet tarihinin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.
| Konu | Süre | Başlangıç | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Garanti ve kefalet davası | 1 yıl | Paylaşma veya muacceliyet tarihi | TMK m.679/son |
| Tereke borçlarında teselsül | 5 yıl | Paylaşma veya muacceliyet tarihi | TMK m.681 |
| Paylaşmayı isteme hakkı | Süresiz | — | TMK m.642 |
Bir yıllık süre kısadır ve kolayca kaçırılır. Paylaşmadan sonra özgülenen malda sorun çıktığında ilk yapılacak iş, sürenin ne zaman başladığını tespit etmektir. Vadesi paylaşmadan sonraya sarkan alacaklarda süre paylaşmadan değil muacceliyetten işler; bu, mirasçıya beklenenden daha uzun bir pencere sağlayabilir.
Taksim Sözleşmesi ile Paylaşma Davası Arasında Seçim
| Ölçüt | Taksim sözleşmesi | Paylaşma davası |
|---|---|---|
| Şart | Tüm mirasçıların anlaşması | Bir mirasçının talebi yeterli |
| Şekil | Yazılı (TMK m.676/3) | Dava dilekçesi |
| Süre | Günler | Çoğu zaman yıllar |
| Masraf | Düşük | Harç, bilirkişi, keşif |
| Sonuç üzerinde kontrol | Tarafların elinde | Mahkemenin takdirinde |
| Satış riski | Yok | Aynen taksim mümkün değilse satış |
Son satır, anlaşabilen mirasçılar için belirleyicidir. Paylaşma davasında aynen taksim mümkün olmazsa taşınmaz açık artırmayla satılır ve rayicin altında elden çıkabilir. Taksim sözleşmesinde böyle bir risk yoktur; mirasçılar malı kimin alacağına ve değer farkının nasıl denkleştirileceğine kendileri karar verir.
Buna karşılık taksim sözleşmesi oybirliği ister. Tek bir mirasçının imzadan kaçınması bu yolu kapatır. Bu durumda kalan seçenek paylaşma davasıdır; ancak dava sürerken de tarafların her aşamada anlaşarak sözleşme yapması mümkündür.
Sıkça Sorulan Sorular
Payımı mirasçı olmayan birine devredebilir miyim?
TMK m.677 uyarınca mirasçılar arasında yapılan miras payı devri sözleşmeleri yazılı şekle, bir mirasçının üçüncü kişiyle yapacağı devir sözleşmesi ise noterlikçe düzenlenmesine bağlıdır. Bu sözleşme üçüncü kişiye paylaşmaya katılma yetkisi vermez; sadece paylaşma sonunda mirasçıya özgülenen payın kendisine verilmesini isteme hakkı sağlar.
Mirasbırakan hayattayken yapılan paylaşım anlaşması geçerli mi?
TMK m.678 uyarınca mirasbırakanın katılması veya izni olmaksızın bir mirasçının henüz açılmamış bir miras hakkında yapacağı sözleşmeler geçersizdir; böyle bir sözleşme gereğince yerine getirilmiş edimlerin geri verilmesi istenebilir.
Küçük mirasçı varsa nasıl imzalanır?
TMK m.462 uyarınca vesayet altındaki kişi adına taşınmaz alım, satım ve bunlar üzerinde aynî hak kurulması işlemleri vesayet makamının iznine tabidir; TMK m.463 uyarınca bazı işlemlerde denetim makamının izni de aranır. Mahkeme izni alınmadan imzalanan sözleşme geçersizlik tartışmasına açıktır.
Anne veya baba çocuk adına imza atabilir mi?
TMK m.426 uyarınca bir işte yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün menfaati çatışıyorsa vesayet makamı, istem üzerine veya re’sen temsil kayyımı atar. Aynı terekede mirasçı olan anne veya babanın çocuk adına imza atması bu nedenle tek başına yeterli değildir.
Sözleşmeye sonradan itiraz süresi nedir?
TBK m.39 uyarınca yanılma veya aldatmayı öğrendiği ya da korkutmanın etkisinin kalktığı andan başlayarak bir yıl içinde sözleşmeyle bağlı olmadığını bildirmeyen veya verdiğini geri istemeyen taraf, sözleşmeyi onamış sayılır. Terekedeki bir malın gizlendiği hâllerde öğrenme tarihinin belgelenmesi gerekir.
Miras taksim sözleşmesi hangi şekilde yapılır?
TMK m. 676 uyarınca geçerliliği yazılı şekilde yapılmasına bağlıdır. Bu bir ispat koşulu değil geçerlilik koşuludur; adi yazılı şekil yeterlidir, noter onayı zorunlu değildir ancak ispat kolaylığı sağlar.
Sözlü paylaşma anlaşması geçerli mi?
Hayır. Şekil şartına uyulmadan yapılan paylaşma sözleşmesi geçerli olmaz; sözlü anlaşma tanıkla ispatlansa dahi sonuç doğurmaz. Elden paylaşmada ise taşınır malın zilyetliğinin fiilen devredilmiş olması gerekir.
Tüm mirasçıların katılması şart mı?
Evet. Sözleşme yasal ve atanmış mirasçıların tamamı arasında yapılır. Bir mirasçı katılmaz veya karşı çıkarsa sözleşme kurulmaz; bu hâlde paylaşma davası ya da ortaklığın giderilmesi yoluna gidilir.
Miras bırakan hayattayken paylaşım sözleşmesi yapılabilir mi?
Hayır. TMK m. 678 uyarınca mirasbırakanın katılması veya izni olmaksızın bir mirasçının henüz açılmamış bir miras hakkında diğer mirasçılar veya üçüncü kişiyle yapacağı sözleşmeler geçerli değildir.
Sözleşmeyle taşınmazın mülkiyeti geçer mi?
Hayır. Paylaşma sözleşmesi borçlandırıcı bir işlemdir; taşınmaz mülkiyetinin geçmesi için tapuda tescil gerekir. Diğer mirasçılar tescile yanaşmazsa sözleşmeye dayanılarak tapu iptali ve tescil davası açılabilir.
Sözleşme terekenin tamamını kapsamak zorunda mı?
Hayır. Terekenin tamamı için yapılabileceği gibi yalnızca belirli mallar için de yapılabilir. Kapsam dışı bırakılan mallar miras ortaklığı içinde kalmaya devam eder ve bunlar için paylaşma sonradan yapılır.
Borçları sözleşmeyle bir mirasçıya bırakabilir miyiz?
Kendi aranızda evet, alacaklıya karşı hayır. TMK m. 641 uyarınca mirasçılar tereke borçlarından müteselsilen sorumludur ve bu sorumluluk paylaşmadan sonra beş yıl daha devam eder; iç ilişkide rücu hakkı saklıdır.
Anlaşma sağlanamazsa hangi yollar var?
TMK m. 642 uyarınca paylaşma davası açılabilir; bu hak zamanaşımına tabi değildir. TMK m. 644 uyarınca tek bir mirasçının istemiyle paylı mülkiyete geçilebilir. Son çare olarak sulh hukuk mahkemesinde ortaklığın giderilmesi davası açılır.
Taksim sözleşmesi örneği var mı?
Bu sayfada doldurulabilir bir şablon yer almaktadır. Köşeli parantezli alanlar doldurulmalı ve terekenin yapısına göre uyarlanmalıdır.
Bir mirasçı imzalamazsa ne olur?
Sözleşme geçersiz olur. Bütün mirasçıların taraf olması geçerlilik şartıdır; eksik imza sözleşmenin tamamını etkiler.
Noterde yapmak zorunlu mu?
Zorunlu değildir; kanun yalnızca yazılı şekli arar. Ancak noterde düzenleme veya imza tasdiki, ileride çıkacak imza inkârını önler.
📚 İlgili Rehberler
- 📘 Miras Hukuku Rehberi
- Miras Payının Devri (Temliki)Payı devretmenin şekil şartları
- Mirasta Denkleştirme (İade)
- Elbirliği Mülkiyetinden Paylı Mülkiyete Geçiş (TMK 644)
- Miras Ortaklığında Yönetim ve Oybirliği İlkesi (TMK 640 vd.)
- Mirasçıların Tereke Borçlarından Sorumluluğu (TMK 641)
- Tarımsal İşletmenin Paylaşmada Özgülenmesi (5403 s.K. m. 8 vd.)
- “Ortak Miras Evini Paylaşamıyoruz” – Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu)
- Mirasçılardan Biri Terekeyi Yönetiyor, Masraf Yapıyor — Hesap Verecek mi?
- Mirasın Paylaşılması Davası (TMK 642-651) ve İzale-i Şuyu
Bu makale genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık yerine geçmez. Açıklanan kanun hükümleri ve Yargıtay’ın yerleşik uygulaması zaman içinde değişebileceğinden, kendi durumunuz için güncel değerlendirmeyi mutlaka bir avukattan alınız.
Bu konuda avukat desteğine mi ihtiyacınız var?
Durumunuzu Hukukçular Evi ile değerlendirin; ilk görüşme için hemen ulaşın.
Dosyanız için değerlendirme
Süreler kısadır ve usul hataları geri alınamaz. Belgelerinizi birlikte inceleyelim.
Bu içerik Miras Hukuku alanındadır.
Miras Hukuku Rehberi · Bu alandaki tüm rehberler · Tüm hukuk dalları
Taksim sözleşmesinden sonra tapu işlemi ayrıca yapılmalı mı?
Evet. Paylaşma sözleşmesi mirasçılar arasında borç doğurur; taşınmaz mülkiyetinin geçmesi için tapu sicilinde tescil işleminin ayrıca yapılması gerekir.
Küçük mirasçı varsa taksim sözleşmesi yapılabilir mi?
Küçük veya kısıtlı mirasçı bulunması hâlinde, TMK m.462 uyarınca vesayet makamının izni aranır. İzin alınmadan yapılan paylaşım sonradan tartışmaya açık kalır.
Sözleşme yapıldıktan sonra yeni bir mal ortaya çıkarsa ne olur?
Sözleşme kapsamına alınmamış mal varlığı unsurları bakımından paylaşım yapılmamış sayılır. Bu mallar için ayrıca anlaşma yapılması veya paylaşma istenmesi gerekir.


