Ne yaşandı?
Bir kişi vefat eder; geride altınlar, ziynet eşyaları, kişisel değerli eşyalar kalır. Mirasçılar bu eşyaların kime ait olduğunu, terekeye dahil olup olmadığını ve nasıl paylaşılacağını tartışır. Bazen bu eşyalar bir mirasçının elindedir ve diğerleri ulaşamaz. Rehber, ziynet eşyasının kime ait sayıldığını, ispat yükünü ve paylaşmadaki konumunu ele alıyor.
Annenizin altınları veya ziynet eşyaları paylaşımda anlaşmazlık mı yarattı?
Hangi davanın söz konusu olduğunu ve zamanaşımı durumunuzu birlikte netleştirelim. Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.
Mirasçılar, ziynet ve kişisel eşyaların paylaşımındaki haklarını araştırır.
Bu durumda ne yapmalısınız?
- Terekeye dahil olanları belirleyin: Miras bırakana ait olan değerli eşyalar kural olarak terekeye dahildir ve mirasçılara payları oranında geçer.
- Aidiyeti netleştirin: Bir eşyanın gerçekte kime ait olduğu (ör. başka bir aile üyesine ait veya emanet eşya) önemlidir; sadece ölene ait olanlar terekeye girer.
- Eşyaları tespit ettirin: Değerli eşyaların dökümünü çıkarmak, gerekirse tereke tespiti yoluyla kayda geçirmek paylaşımı kolaylaştırır.
- Elinde tutana karşı hakkınızı kullanın: Eşyalar bir mirasçının elindeyse, diğer mirasçılar paylarını talep edebilir.
- Avukata danışın: Aidiyet uyuşmazlığı ve paylaşım için profesyonel destek alın.
Miras bırakana ait altın ve ziynet eşyaları kural olarak terekeye dahildir ve mirasçılara payları oranında geçer; ancak gerçek aidiyetin netleştirilmesi önemlidir. Eşyalar bir mirasçının elindeyse payınızı isteyebilirsiniz. Bu nedenle eşyaların dökümünü çıkarmak ilk adımdır.
Benzer bir durumla mı karşı karşıyasınız? Durumunuzu gizlilik içinde değerlendirip size özel bir yol haritası çıkarmamız için bizimle iletişime geçin.
Bu sayfadaki anlatım, Türkiye’de sıkça yaşanan durumlardan yola çıkılarak hazırlanmış temsilî bir senaryodur; gerçek kişilere ait kimlik bilgisi içermez. Bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her olay kendine özgüdür.
Kritik ayrım: hangi dava, hangi zamanaşımı?
Altınlar bir mirasçının elindeyse iki farklı dava gündeme gelir ve hangisinin söz konusu olduğu, zamanaşımı bakımından her şeyi değiştirir.
TMK m.637/1: “Yasal veya atanmış mirasçı, terekeyi veya bazı tereke mallarını elinde bulunduran kimseye karşı mirasçılıktaki üstün hakkını ileri sürerek miras sebebiyle istihkak davası açabilir. Bu davada hâkim mirasçılık sıfatıyla ilgili uyuşmazlıkları da çözer.”
Belirleyici unsur “mirasçılıkta üstün hak iddiası”dır. Yargıtay 14. Hukuk Dairesi’nin 10.12.2019 tarihli, E. 2019/2793, K. 2019/8511 sayılı kararında bu husus açıkça ortaya konmuştur:
“Terekeyi veya bazı tereke mallarını elinde bulunduran kimseye karşı dava açan yasal veya atanmış mirasçının mirasçılıkta üstün hak iddiası bulunmuyorsa, açılan dava adi istihkak davasıdır. TMK 639. maddesinde yazılı zamanaşımı süresinin adi istihkak davasında uygulanma olanağı bulunmamaktadır. Mal mevcut olduğu sürece zamanaşımı yoktur.“
Pratik anlamı çok büyüktür. Kardeşiniz annenizin altınlarını elinde tutuyor ve sizin mirasçılık sıfatınıza itiraz etmiyorsa — ki aile içi uyuşmazlıkların çoğunda durum budur — ortada miras sebebiyle istihkak davası değil adi istihkak davası vardır ve zamanaşımı işlemez.
Nitekim anılan içtihatta; davacıların mirasbırakanın kardeşleri, davalının sağ kalan eş olduğu, davalının davacıların mirasçılık sıfatına itiraz etmediği bir olayda mahkemenin davayı zamanaşımından reddetmesi bozma sebebi sayılmış ve işin esasının incelenmesi gerektiğine hükmedilmiştir.
Bu nedenle “süre geçti” denilerek vazgeçilen dosyalar yeniden değerlendirilmelidir.
Miras sebebiyle istihkakta üç ayrı süre
Mirasçılık sıfatı gerçekten tartışmalıysa dava miras sebebiyle istihkak davasıdır ve TMK m.639 devreye girer:
“Miras sebebiyle istihkak davası, davacının kendisinin mirasçı olduğunu ve iyiniyetli davalının terekeyi veya tereke malını elinde bulundurduğunu öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde mirasbırakanın ölümünün veya vasiyetnamenin açılmasının üzerinden on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. İyiniyetli olmayanlara karşı zamanaşımı süresi yirmi yıldır.“
Üç süre vardır: iyiniyetli zilyede karşı bir yıl ve on yıl; iyiniyetli olmayana karşı yirmi yıl.
İyiniyet burada belirleyicidir. Altınların terekeye ait olduğunu bilerek elinde tutan, diğer mirasçılardan gizleyen ya da varlığını inkâr eden mirasçı iyiniyetli sayılmaz; bu hâlde süre yirmi yıla çıkar. Bu nedenle dilekçede karşı tarafın kötüniyetini gösteren davranışlar somutlaştırılmalıdır.
Bu süreler hak düşürücü değil, zamanaşımı süresidir. Maddenin kenar başlığı “zamanaşımı”dır; dolayısıyla ileri sürülmedikçe hâkim tarafından re’sen dikkate alınmaz ve kesilme ile durma kurallarına tabidir.
Güçlü bir koruma: TMK m.638. “Miras sebebiyle istihkak davasının kabulü hâlinde tereke veya terekeye dâhil mal davacıya zilyetliğe ilişkin hükümler uyarınca verilir. Miras sebebiyle istihkak davasında davalı tereke malını zamanaşımı yoluyla kazandığını ileri süremez.”
Bu hüküm olmasaydı, taşınırlarda beş yıllık iyiniyetli zilyetlikle mülkiyet kazanılmasına ilişkin genel kural işleyecek ve altınları elinde tutan mirasçı beş yıl sonunda malik hâline gelecekti. Kanun bu yolu kapatmıştır.
Aidiyet: her altın terekeye dâhil değildir
Davanın esasında tartışılacak asıl mesele, hangi eşyanın gerçekten miras bırakana ait olduğudur.
Terekeye dâhil olanlar: miras bırakanın mülkiyetindeki ziynet ve değerli eşyalar. Bunlar ölümle birlikte mirasçılara elbirliği mülkiyeti hâlinde geçer ve paylaşma yapılıncaya kadar hiçbir mirasçı tek başına tasarruf edemez.
Terekeye dâhil olmayanlar:
- Başkasına ait olduğu ispatlanan eşyalar — örneğin gelinin kendi ziynetlerinin kayınvalidede emaneten durması. Bu hâlde eşya terekeye girmez, sahibine iade edilir.
- Miras bırakanın sağlığında geçerli biçimde bağışladığı eşyalar — ancak bu bağışlamalar denkleştirme ve tenkis hükümleri bakımından ayrıca değerlendirilir.
- Kazandırıcı zamanaşımı şartları ölümden önce gerçekleşmiş mallar — bu hâlde mal zaten terekede yer almadığından davaya konu olamaz.
Aidiyetin ispatı en zor kısımdır. Toplanacak deliller:
- Kuyumcu fatura ve fişleri, alım kayıtları, kasa ve kiralık kasa kayıtları,
- Düğün ve nişan görüntüleri — kimin kime ne taktığını gösterir; ziynet uyuşmazlıklarının en güçlü delilidir,
- Fotoğraflar — miras bırakanın eşyayı kullandığını gösteren kayıtlar,
- Banka kiralık kasa kayıtları ve kasaya erişim yetkisi bulunanların listesi,
- Tanık beyanları — aile büyükleri, komşular, düğüne katılanlar,
- Sigorta poliçeleri varsa değerli eşya listeleri.
Bozdurulmuş veya satılmışsa aynen iade mümkün olmayacağından bedelinin talebi gündeme gelir; bu hâlde satış veya bozdurma tarihindeki değil, uygulamaya göre belirlenecek değer üzerinden hesap yapılır. Kuyumcu kayıtları ve banka hareketleri bu tespitte belirleyicidir.
Usul: kim, nerede, hangi önlemlerle?
Kimler dava açabilir? Yalnızca yasal veya atanmış mirasçılar. Vasiyet alacaklıları bu davayı açamaz. Bunun yanında miras ortaklığı (tereke) temsilcisi ile vasiyeti yerine getirme görevlisi de terekeyi haksız olarak elinde bulunduranlara karşı dava açabilir; bir mirasçının iflâsı hâlinde iflâs idaresi de bu davayı açabilir.
Davacı mirasçı olduğunu ispatlamalıdır — veraset ilamı bu nedenle ilk alınacak belgedir.
Yetkili mahkeme: malın nerede veya kimin elinde bulunduğu önem taşımaksızın mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesidir. Görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir.
Önlem isteme hakkı vardır. Kanun, davayı yalnızca bir eda davası olarak düzenlemekle yetinmemiş; davacıya haklarının korunması amacıyla bazı önlemlerin alınmasını hâkimden isteme hakkı da tanımıştır. Altınların kaçırılma riski varsa bu talep mutlaka ileri sürülmelidir.
Önce tereke tespiti isteyin. Sulh hukuk mahkemesinden terekenin tespiti ve defterinin tutulması talep edilebilir. Bu, hangi eşyanın mevcut olduğunu resmen kayda geçirir ve sonradan “böyle bir şey yoktu” savunmasını etkisiz kılar. Kiralık kasa varsa açılışının tutanakla yapılması sağlanmalıdır.
Yapılacaklar sırası:
- Veraset ilamı alın — noterden ya da sulh hukuk mahkemesinden.
- Tereke tespiti ve defter tutulması talebinde bulunun; kiralık kasa varsa tutanakla açtırın.
- Delilleri toplayın — fatura, görüntü, fotoğraf, tanık.
- Karşı tarafın mirasçılık sıfatınıza itiraz edip etmediğini belirleyin — dava türünü ve zamanaşımını bu belirler.
- Kaçırma riski varsa önlem talep edin.
- Davayı mirasbırakanın son yerleşim yeri asliye hukuk mahkemesinde açın.
| Karşı Taraf Mirasçılık Sıfatınıza İtiraz Ediyor mu? | Dava Türü | Zamanaşımı |
|---|---|---|
| HAYIR (itiraz etmiyor — aile içi uyuşmazlıkların çoğu) | Adi istihkak davası | YOK — mal mevcut olduğu sürece süre işlemez |
| EVET (itiraz ediyor) | Miras sebebiyle istihkak davası | TMK 639’daki süreler işler |
| Karşı Taraf | Süre |
|---|---|
| İyiniyetli davalı — öğrenmeden | 1 yıl |
| İyiniyetli davalı — her hâlde (ölüm/açılmadan) | 10 yıl |
| İyiniyetli OLMAYAN davalı | 20 yıl |
| Terekeye DÂHİL | Terekeye DÂHİL DEĞİL |
|---|---|
| Miras bırakanın mülkiyetindeki ziynet/değerli eşya | Başkasına ait olduğu ispatlanan (emanet) eşya |
| — | Sağlığında geçerli biçimde bağışlanan eşya (denkleştirme/tenkise ayrıca tabi) |
| — | Kazandırıcı zamanaşımı şartları ölümden ÖNCE gerçekleşen mallar |
Aidiyet Belirlenmeden Dava Kurulamaz
Ziynet uyuşmazlıklarında en sık yapılan hata, doğrudan istihkak davası açmaktır. Oysa önce cevaplanması gereken soru şudur: eşya kime aitti?
| Aidiyet | Mirastaki sonuç | İzlenecek yol |
|---|---|---|
| Ziynet ölene ait | Terekeye girer | İstihkak / paylaşma |
| Ziynet sağ kalan eşe ait | Terekeye girmez | İade talebi |
| Aidiyet ispatlanamıyor | Paylı mülkiyet karinesi | Yarısı terekeye girer |
| Bozdurulup ortak harcamaya gitmiş | Değer artış payı gündeme gelir | Mal rejimi talebi |
Üçüncü satır TMK m.222’ye dayanır: belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden kimse iddiasını ispatla yükümlüdür; eşlerden hangisine ait olduğu ispat edilemeyen mallar onların paylı mülkiyetinde sayılır.
Bunun somut sonucu şudur: aidiyeti ispatlanamayan ziynetin yarısı ölen eşe ait sayılır ve o yarım terekeye girer; diğer yarısı sağ kalan eşte kalır.
Dördüncü satır ise ayrı bir taleptir: ziynet bozdurulup ev alımında veya borç ödemede kullanılmışsa, TMK m.227 uyarınca değer artış payı istenebilir. Bu talep mirastan bağımsızdır ve terekeden önce ayrılır.
Ziynetin hukuki niteliği bakımından TMK m.220 belirleyicidir: eşlerden birinin yalnız kişisel kullanımına yarayan eşya ile karşılıksız kazanma yoluyla elde edilen değerler kişisel mal sayılır.
Hangi Dava, Hangi Süre?
| Talep sahibi | Dava | Süre | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Sağ kalan eş (kendi malı) | İstihkak / iade | Mülkiyete dayalı | TMK m.683 |
| Mirasçı (terekeye ait) | Miras sebebiyle istihkak | 1 yıl / 10-20 yıl | TMK m.637, m.639 |
| Sağ kalan eş (bozdurulmuş) | Değer artış payı / katılma alacağı | Mal rejimi süreleri | TMK m.227, m.231 |
| Tereke kapsamı belirsiz | Terekenin tespiti | — | TMK m.589 |
İkinci satırdaki miras sebebiyle istihkak davası önemli bir avantaj sağlar: TMK m.638/2 uyarınca davalı zamanaşımı yoluyla kazanma hükümlerine dayanamaz. Eşyayı yıllarca elinde tutmuş olması ona mülkiyet kazandırmaz.
Süre bakımından TMK m.639 uygulanır: mirasçılığını ve malın elde tutulduğunu öğrenmeden itibaren bir yıl; her hâlde iyiniyetli davalıya karşı on yıl, iyiniyetli olmayana karşı yirmi yıl.
Dördüncü satır her dosyada ilk adım olmalıdır. Ziynet uyuşmazlıklarında eşya kolayca kaybolur; terekenin tespiti talebiyle kiralık kasaların açılması ve eşyanın yazımı sağlanmalıdır.
İspat: Dosyanın Kaderi
| Delil | Ne gösterir | Gücü |
|---|---|---|
| Düğün fotoğraf ve videoları | Takılan eşyanın cinsi ve miktarı | Yüksek |
| Kuyumcu fatura ve fişleri | Alım tarihi, kime alındığı | Yüksek |
| Banka kiralık kasa kayıtları | Kimin zilyetliğinde olduğu | Yüksek |
| Bozdurma kayıtları | Paranın nereye gittiği | Yüksek |
| Sigorta poliçesi / değerleme | Varlık ve değer tespiti | Orta-yüksek |
| Tanık beyanı | Takılma ve kullanım durumu | Destekleyici |
Dördüncü satır çoğu zaman gözden kaçar ancak en verimli izdir: ziynet bozdurulmuşsa, paranın izini sürmek eşyanın kendisini aramaktan daha sonuç vericidir.
Kuyumcu kayıtları ile aynı tarihlerdeki banka hareketleri birlikte değerlendirildiğinde, değerin nereye aktarıldığı ortaya konabilir. Bu, hem istihkak hem değer artış payı talebinin dayanağını oluşturur.
Birinci satır ise aidiyet tartışmasında belirleyicidir: düğün kayıtları, hangi takının kime takıldığını gösterir. Ancak takılan takının kime ait sayılacağı, olayın özelliklerine göre değerlendirilir.
Eşya Bir Mirasçının Elindeyse
| # | Adım | Dayanak |
|---|---|---|
| 1 | Terekenin tespitini isteyin | TMK m.589 |
| 2 | Kiralık kasanın açılmasını talep edin | TMK m.589 |
| 3 | Eşyanın muhafazasını sağlayın | TMK m.589 |
| 4 | Bilgi verme yükümlülüğünü hatırlatın | TMK m.646/3 |
| 5 | İstihkak davası açın | TMK m.637 |
| 6 | Semere ve kullanım talebi ekleyin | TMK m.995 vd. |
Birinci ve ikinci adımlar aciliyet taşır. Ziynet uyuşmazlıklarında hız, delilden daha belirleyicidir: talep gecikirse eşya kaybolur ve dosya tanık beyanına indirgenir.
Talep mirasçılardan yalnızca biri tarafından yapılabilir. TMK m.640/4 uyarınca mirasçılardan her biri terekedeki hakların korunmasını isteyebilir ve sağlanan korumadan hepsi yararlanır.
Dördüncü adım kanuni bir yükümlülüğe dayanır: TMK m.646/3’e göre tereke mallarına zilyet olan mirasçılar, paylaşma sırasında eksiksiz bilgi vermekle yükümlüdür.
Altıncı adımda ise TMK m.566 gözetilir: kendisine kazandırma yapılmış kimse iyiniyetli değilse, iyiniyetli olmayan zilyedin geri verme borcuna ilişkin hükümlere göre sorumlu olur ve elde ettiği ürünleri de iade eder.
Sağ Kalan Eşin Ev Eşyası Üzerindeki Hakkı
Ziynet dışındaki kişisel eşya ve ev eşyası bakımından sağ kalan eşin iki ayrı talep hakkı vardır ve ikisi farklı hesaba mahsup edilir.
| Talep | Neye mahsup edilir | Dayanak |
|---|---|---|
| Ev eşyası üzerinde mülkiyet | Katılma alacağına | TMK m.240 |
| Ev eşyası ve konut üzerinde mülkiyet | Miras hakkına | TMK m.652 |
| Kişisel kullanıma yarayan eşya | Mahsup gerekmez | TMK m.220/1 |
Üçüncü satır en kolay yoldur ve sıkça atlanır: eşin yalnız kişisel kullanımına yarayan eşya zaten onun kişisel malıdır, terekeye girmez. Mahsup, dava veya paylaşma gerekmez; iade talebi yeterlidir.
Bu nedenle uyuşmazlıkta ilk yapılacak ayrım şudur: eşya kişisel kullanıma mı yarıyor, yoksa ortak ev eşyası mı? Birinci grupta mülkiyet zaten sağ kalan eştedir.
Birinci ve ikinci satırlar ise farklı hesaplara mahsup edilir. Katılma alacağı terekeden önce ayrıldığından TMK m.240 yolu, miras payından mahsup edilen TMK m.652 yoluna göre çoğu zaman avantajlıdır.
Ziynet, Çeyiz ve Denkleştirme
Ziynet yalnızca sağ kalan eşle mirasçılar arasında değil, kardeşler arasında da uyuşmazlık doğurur. Burada TMK m.675 devreye girer.
| Kazandırma | Denkleştirmeye tabi mi | Dayanak |
|---|---|---|
| Düğünde takılan olağan takı | Hayır | TMK m.675/1 |
| Alışılmış ölçüdeki çeyiz | Hayır (aksi ispatlanmadıkça) | TMK m.675/2 |
| Alışılmışın dışında verilen çeyiz | Evet | TMK m.565/1 |
| Karşılıksız malvarlığı devri | Evet | TMK m.669/2 |
TMK m.675/1: olağan hediyeler ile evlenme sırasında yapılan geleneğe uygun giderler denkleştirmeye tabi değildir. Aynı madde çeyiz için bir karine kurar: alışılmış ölçüler içinde yapılan çeyiz giderlerinde denkleştirmeye tabi tutmama arzusunun bulunduğu asıldır.
Üçüncü satır bu karinenin istisnasıdır: TMK m.565/1, “alışılmışın dışında verilen çeyiz ve kuruluş sermayesi” nitelendirmesini tenkise tabi kazandırmalar arasında sayar.
“Alışılmış ölçü” nesnel değildir; ailenin ekonomik ve sosyal durumuna göre değerlendirilir. Bu nedenle iddiada bulunan mirasçının, ailenin genel yaşam standardını ve diğer çocuklara yapılanları da ortaya koyması gerekir.
Ziynet Uyuşmazlığında Zaman Baskısı
| Gecikme | Sonucu |
|---|---|
| Terekenin tespiti istenmedi | Eşya kaybolur; kapsam ispatlanamaz |
| Kiralık kasa açılmadı | İçerik bilinmez |
| Bozdurma araştırılmadı | Paranın izi kaybolur |
| İstihkak süresi kaçırıldı | Talep reddedilir (TMK m.639) |
Ziynet uyuşmazlıkları, taşınmaz uyuşmazlıklarından farklı bir aciliyet taşır: taşınmaz tapuda kayıtlıdır ve kaybolmaz; altın ise kolayca yer değiştirir.
Bu nedenle ölümden sonraki ilk günlerde terekenin tespiti ve koruma önlemleri talebinde bulunulması, sonradan açılacak davanın başarısını doğrudan belirler.
Dördüncü satırdaki süre bakımından ise TMK m.639 uygulanır: mirasçılığını ve malın elde tutulduğunu öğrenmeden itibaren bir yıl. Öğrenme tarihini gösteren belgeler baştan saklanmalıdır.
Sıkça Sorulan Sorular
Annemin altınları terekeye dâhil mi?
Miras bırakanın mülkiyetindeki ziynet ve değerli eşyalar terekeye dâhildir ve ölümle birlikte mirasçılara elbirliği mülkiyeti hâlinde geçer. Başkasına ait olduğu ispatlanan eşyalar ile sağlığında geçerli biçimde bağışlananlar terekeye girmez.
Kardeşim altınları vermiyor, hangi davayı açmalıyım?
Belirleyici unsur mirasçılıkta üstün hak iddiasının bulunup bulunmadığıdır. TMK m.637 uyarınca üstün hak ileri sürülüyorsa miras sebebiyle istihkak davası; sürülmüyorsa Yargıtay 14. Hukuk Dairesi’nin 10.12.2019 tarihli, E. 2019/2793, K. 2019/8511 sayılı kararına göre açılan dava adi istihkak davasıdır.
Bir yıllık süreyi kaçırdım, hakkım gitti mi?
Gitmemiş olabilir. Anılan Yargıtay kararına göre mirasçılıkta üstün hak iddiası bulunmuyorsa dava adi istihkak davasıdır ve TMK m.639’daki zamanaşımı süreleri uygulanmaz; mal mevcut olduğu sürece zamanaşımı yoktur. Süre geçti düşüncesiyle vazgeçilen dosyalar yeniden değerlendirilmelidir.
Miras sebebiyle istihkakta süreler nedir?
TMK m.639 uyarınca üç süre vardır: iyiniyetli davalıya karşı öğrenmeden itibaren bir yıl ve her hâlde ölümden veya vasiyetnamenin açılmasından itibaren on yıl; iyiniyetli olmayanlara karşı ise yirmi yıl.
Karşı taraf “beş yıldır bende, benim oldu” diyebilir mi?
Hayır. TMK m.638 uyarınca miras sebebiyle istihkak davasında davalı tereke malını zamanaşımı yoluyla kazandığını ileri süremez. Bu hüküm olmasaydı taşınırlarda beş yıllık iyiniyetli zilyetlik kuralı işleyecekti.
Altınlar bozdurulmuşsa ne olur?
Aynen iade mümkün olmayacağından bedelinin talebi gündeme gelir. Kuyumcu kayıtları ve banka hareketleri değer tespitinde belirleyicidir.
Dava nerede açılır?
Malın nerede veya kimin elinde bulunduğu önem taşımaksızın mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesinde açılır; görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir.
Altınların kaçırılmasını nasıl önlerim?
Kanun davacıya, haklarının korunması amacıyla bazı önlemlerin alınmasını hâkimden isteme hakkı tanımıştır. Ayrıca sulh hukuk mahkemesinden tereke tespiti ve defter tutulması istenebilir; kiralık kasa varsa açılışının tutanakla yapılması sağlanmalıdır.
İlgili Rehberler
- Boşanmada Ziynet Alacağı
- Alacakların Tahsili ve Temsilci Atanması
- Muvazaa mı, Tenkis mi?
- Miras Hukuku Rehberi
- Ziynet Eşyası ve Kişisel Malların Mirasta Durumu
- Babamın Hayat Sigortası/BES Birikimi Vardı — Mirasa Dahil mi?
- Babamın Yurt Dışında Malı Var — Türkiye’den İşlem Yapabilir miyiz?
- “Mirasçı Olduğumu Nasıl Belgelerim?” – Veraset İlamı ve İntikal
📚 İlgili Rehberler
Bu konuda avukat desteğine mi ihtiyacınız var?
Durumunuzu Hukukçular Evi uzman kadrosuyla değerlendirin; ilk görüşme için hemen ulaşın.
Bu içerik Miras Hukuku alanındadır.
Miras Hukuku Rehberi · Bu alandaki 24 rehber · Tüm hukuk dalları
Dosyanız için değerlendirme
Süreler kısadır ve usul hataları geri alınamaz. Belgelerinizi birlikte inceleyelim.
Ziynetin müteveffaya ait olduğu nasıl ispatlanır?
Düğün fotoğrafları, video kayıtları, satın alma belgeleri ve tanık beyanları birlikte değerlendirilir.
Kasada bulunan altınlar için ne yapılmalı?
Kasanın mahkeme kararıyla açılması ve içeriğin tutanakla tespit edilmesi istenmelidir.
Altınların değeri hangi tarihe göre belirlenir?
Talebin dayandığı kuruma göre değişir. İade talebinde güncel değer, denkleştirmede denkleştirme anındaki değer gözetilir.
Sağ kalan eşin kendi ziyneti terekeye girer mi?
Hayır. Sağ kalan eşe ait olduğu belirlenen ziynetler terekeye dâhil değildir.
Altınlar hediye edilmişse ne olur?
Sağlığında yapılan kazandırma niteliğindeyse denkleştirme veya tenkis kapsamında değerlendirilebilir.
Tedbir kararı alınabilir mi?
Kayıtsız ve taşınabilir mallarda mühürleme ve tespit talebi ile koruma sağlanması istenebilir.


