Tanıma Beyanı Dilekçesi Örneği (2026) — TMK 295
08 Ağustos 2026

Tanıma Beyanı Dilekçesi Örneği (2026) — TMK 295

Evlilik dışı doğan çocukla baba arasında soybağı kurmanın en hızlı ve en az masraflı yolu tanımadır. Tanıma bir dava değildir; mahkeme kararı gerekmez, dava harcı ödenmez, karşı tarafın veya herhangi bir makamın onayı aranmaz. Bu sayfada tanıma beyanı dilekçesi örneğini, dört ayrı yapılış biçimini ve tanımayı imkânsız kılan tek engeli bulacaksınız.

Tanımayı imkânsız kılan tek engel

TMK m. 295/3 uyarınca başka bir erkek ile soybağı bulunan çocuk, bu bağ geçersiz kılınmadıkça tanınamaz. Çocuk annenin önceki evliliğinden dolayı başka bir erkeğin nüfusunda görünüyorsa, önce soybağının reddi davası açılması gerekir. Nüfus müdürlüğü bu hâlde tanıma beyanını işleme almaz.

Tanıma Dava Değildir: Dört Yol

Bu, en çok yanlış bilinen noktadır. Tanıma için mahkemeye dava açmak gerekmez. TMK m. 295/1 uyarınca tanıma, babanın nüfus memuruna veya mahkemeye yazılı başvurusu ya da resmî senette veya vasiyetnamesinde yapacağı beyanla olur. Dört yol vardır:

YolNasıl yapılırNot
Nüfus müdürlüğüYazılı beyan dilekçesi ile başvuruEn hızlı ve masrafsız yol; beyan doğrudan aile kütüğüne işlenir
Noter (resmî senet)Noterde düzenlenen resmî senetle beyanNoter, tanımayı nüfus müdürlüğüne bildirir
MahkemeGörülmekte olan bir davada mahkemeye yazılı beyanAyrıca dava açmak gerekmez; mevcut dosyada beyan yeterli
VasiyetnameVasiyetnamede tanıma beyanıVasiyetnameyi açan hâkim bildirimi yapar

Hangi yol seçilirse seçilsin sonuç aynıdır. Tanıma tek taraflı ve kurucu bir hukuki işlemdir; babanın kanuna uygun biçimde iradesini beyan etmesi yeterlidir. Annenin rızası, çocuğun rızası veya bir makamın onayı gerekmez.

Küçük veya Kısıtlı Baba İçin İstisna

TMK m. 295/2 uyarınca tanıma beyanında bulunan kimse küçük veya kısıtlı ise, veli veya vasisinin de rızası gereklidir. Bu, tanımanın tek taraflılık ilkesinin tek istisnasıdır.

Tanımanın Sonuçları Geriye Etkilidir

Tanıma ile kurulan soybağı, tanıma tarihinden değil çocuğun doğduğu, hatta ana rahmine düştüğü andan itibaren hüküm ifade eder. Bunun pratik sonuçları:

  • Nüfus kaydı: Çocuk babanın hanesine, baba adı ve soyadıyla tescil edilir. Annenin kimlik ve kayıtlı olduğu yer bilgileri de tescilde belirtilir.
  • Nafaka: Çocuk için iştirak nafakası hakkı doğar.
  • Miras: Çocuk baba yönünden yasal mirasçı sıfatını kazanır.
  • Velayet: Ana ile baba evli değilse velayet anaya aittir; tanıma tek başına velayeti babaya geçirmez.
  • Kişisel ilişki: Baba, çocukla kişisel ilişki kurulmasını talep edebilir.

Tanımanın hukuki sonuç doğurması, nüfusa bildirimin yapılmış olmasına bağlı değildir. Bildirim usulü bir işlemdir; soybağı beyanla kurulur.

Tanıma beyanınız için hukuki destek alın

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Tanıma Beyanı Dilekçesi Örneği (2026)

Aşağıdaki örnek nüfus müdürlüğüne yapılacak başvuru içindir. Köşeli parantezli alanlar doldurulmalıdır.

[ … ] İLÇE NÜFUS MÜDÜRLÜĞÜ’NE

BEYANDA BULUNAN (TANIYAN):
Adı Soyadı: [Ad Soyad]
T.C. Kimlik No: [ … ]
Baba Adı / Ana Adı: [ … ] / [ … ]
Doğum Yeri ve Tarihi: [ … ]
Nüfusa Kayıtlı Olduğu Yer: [İl/İlçe/Mahalle — Cilt/Aile Sıra/Sıra No]
Adres: [Açık adres] — [Telefon]

TANINAN ÇOCUK:
Adı Soyadı: [Ad Soyad]
T.C. Kimlik No: [ … ]
Doğum Yeri ve Tarihi: [ … ]
Anasının Adı Soyadı ve T.C. Kimlik No: [ … ]
Hâlen Kayıtlı Olduğu Yer: [ … ]

KONU: Türk Medeni Kanunu’nun 295. maddesi uyarınca tanıma beyanımın kabulü ve aile kütüğüne tescili talebidir.

BEYAN VE TALEP

1. Yukarıda kimlik bilgileri yazılı [çocuk ad soyad], [tarih] tarihinde [doğum yeri]’nde doğmuş olup, anası [ana ad soyad]‘dır.

2. Adı geçen çocuk benim öz çocuğumdur. Çocuğun anası ile [tarih] ile [tarih] tarihleri arasında birlikte yaşadım / duygusal ilişki içinde bulundum. Taraflar arasında resmî evlilik bağı kurulmamıştır.

3. Çocuk hâlen anasının nüfusuna kayıtlı olup baba hanesi boştur; çocuk ile başka bir erkek arasında kurulmuş herhangi bir soybağı ilişkisi bulunmamaktadır.

4. Türk Medeni Kanunu’nun 295. maddesi uyarınca, hür irademle ve herhangi bir baskı altında olmaksızın adı geçen çocuğu tanıdığımı beyan ederim.

5. Tanımanın hukuki sonuçlarını, çocuğun nüfusuma tescil edileceğini, soyadımı alacağını, bakım ve eğitim yükümlülüğü ile miras hakkı doğacağını bilerek işbu beyanda bulunuyorum.

TALEP

Yukarıdaki beyanımın kabulü ile [çocuk ad soyad]‘ın Türk Medeni Kanunu’nun 295. maddesi uyarınca tanınmasına, aile kütüğüne nüfusuma tesciline ve Türk Medeni Kanunu’nun 296. maddesi uyarınca gerekli bildirimlerin yapılmasına karar verilmesini saygıyla talep ederim. [Tarih]

Beyanda Bulunan
[Ad Soyad]
[İmza]

EKLER

1. Nüfus cüzdanı / kimlik kartı fotokopisi
2. Çocuğun nüfus kayıt örneği
3. Çocuğun doğum belgesi
4. [Varsa] Anaya ait nüfus kayıt örneği
5. [Varsa] DNA raporu

Mevcut soybağı engeli varsa yolu birlikte planlayalım

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Beyandan Sonra Ne Olur?

TMK m. 296 uyarınca beyanda bulunulan nüfus memuru, sulh hâkimi, noter veya vasiyetnameyi açan hâkim, tanımayı babanın ve çocuğun kayıtlı bulunduğu nüfus memurluklarına bildirir. Çocuğun kayıtlı bulunduğu nüfus memurluğu da tanımayı çocuğa, anasına, çocuk vesayet altında ise vesayet makamına bildirir.

Noter yoluyla yapılan tanımada, noterin tanıma tarihinden itibaren on gün içinde nüfus müdürlüğüne bildirim yapması gerekir. Nüfus memuruna doğrudan yapılan beyan ise aile kütüğüne doğrudan işlenir.

Bildirimin amacı, tanımadan etkilenen kişilerin haberdar edilmesi ve gerekiyorsa iptal davası açma imkânı bulmasıdır.

Tanımanın İptali: Kim, Ne Zamana Kadar?

Tanıma tek taraflı olsa da denetimsiz değildir. İki ayrı iptal yolu vardır ve süreleri farklıdır.

Tanıyanın Açtığı İptal Davası

Tanıyan, yanılma, aldatma veya korkutma sebebiyle tanımanın iptalini dava edebilir. Tanıyanın dava hakkı, iptal sebebinin öğrenildiği veya korkunun etkisinin ortadan kalktığı tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde tanımanın üzerinden beş yıl geçmekle düşer.

İlgililerin Açtığı İptal Davası

Tanıyanın altsoyu, anası, babası, çocuğun anası, Cumhuriyet savcısı ve Hazine, tanıyanın baba olmadığı iddiasıyla tanımanın iptalini dava edebilir. Bu davada ispat yükü kural olarak davacıdadır: tanıyanın baba olmadığının ortaya konması gerekir. Uygulamada belirleyici delil DNA incelemesidir.

İptal kararı verilirse çocuğun nüfus kaydı düzeltilir, varsa ödenen nafaka kesilir ve miras hakkı sona erer. Mahkeme her durumda çocuğun üstün yararını gözetir.

Tanıma, tanıyanın ayırt etme gücünden yoksun olması gibi kurucu bir unsurun eksikliği nedeniyle baştan geçersizse durum farklıdır: bu hâlde iptal davası değil butlanın tespiti yoluna gidilir ve bu talep süreye bağlı olmaksızın ileri sürülebilir.

Tanıma ile Babalık Davası Arasındaki Fark

 Tanıma (TMK 295)Babalık Davası (TMK 301)
Kim başlatırBaba, kendi iradesiyleAna veya çocuk
Mahkeme gerekir miHayırEvet
Ne zaman kullanılırBaba çocuğu kabul ediyorsaBaba kabul etmiyorsa
Masraf ve süreDüşük, çok kısaYargılama süresi ve harç

Baba çocuğu tanımaktan imtina ediyorsa tanıma yolu kapalıdır; bu hâlde ana veya çocuk babalık davası açmak zorundadır.

Dilekçede Sık Yapılan Hatalar

  • Mevcut soybağını kontrol etmemek: Çocuk başka bir erkeğin nüfusunda görünüyorsa tanıma yapılamaz; önce soybağının reddi gerekir. Nüfus müdürlüğü beyanı işleme almaz.
  • Dava açmaya kalkışmak: Tanıma için ayrı bir dava açmak gerekmez. Nüfus müdürlüğüne veya notere başvuru yeterlidir; gereksiz harç ve süre kaybı doğar.
  • Kimlik bilgilerini eksik yazmak: Beyanda hem tanıyanın hem çocuğun ve ananın kimlik ile nüfus kayıt bilgileri tam olmalıdır; eksik beyan işlemi geciktirir.
  • Annenin rızasını beklemek: Tanıma tek taraflı bir işlemdir; ananın veya çocuğun rızası gerekmez.
  • Velayetin de geçtiğini sanmak: Ana ile baba evli değilse velayet anaya aittir. Tanıma soybağı kurar ancak velayeti kendiliğinden babaya geçirmez.
  • Beyanın iradî olduğunu belirtmemek: Beyanın hür irade ile ve baskı altında olmaksızın yapıldığının yazılması, sonradan açılabilecek iptal davalarında önem taşır.

Sıkça Sorulan Sorular

Tanıma için dava açmak gerekir mi?

Hayır. TMK m. 295 uyarınca tanıma; nüfus memuruna veya mahkemeye yazılı başvuru ya da resmî senette (noter) veya vasiyetnamede yapılacak beyanla olur. En hızlı ve masrafsız yol nüfus müdürlüğüne yazılı beyan dilekçesi vermektir.

Annenin rızası gerekir mi?

Hayır. Tanıma tek taraflı ve kurucu bir hukuki işlemdir; babanın kanuna uygun biçimde iradesini beyan etmesi yeterlidir. Ananın, çocuğun veya herhangi bir makamın onayı aranmaz. Tek istisna, tanıyanın küçük veya kısıtlı olması hâlinde veli ya da vasisinin rızasının gerekmesidir.

Çocuk başka bir erkeğin nüfusunda kayıtlı, tanıyabilir miyim?

Hayır. TMK m. 295/3 uyarınca başka bir erkekle soybağı bulunan çocuk, bu bağ geçersiz kılınmadıkça tanınamaz. Önce soybağının reddi davası açılarak mevcut bağın kaldırılması gerekir; aksi hâlde nüfus müdürlüğü beyanı işleme almaz.

Tanımanın sonuçları ne zamandan itibaren geçerli olur?

Tanıma geriye etkilidir. Kurulan soybağı, tanıma tarihinden değil çocuğun doğduğu, hatta ana rahmine düştüğü andan itibaren hüküm ifade eder. Ayrıca tanımanın hukuki sonuç doğurması nüfusa bildirimin yapılmasına bağlı değildir.

Tanıma ile velayet de bana geçer mi?

Hayır. Ana ile baba evli değilse velayet anaya aittir. Tanıma baba ile çocuk arasında soybağı kurar; nafaka ve miras hakkı doğurur ancak velayeti kendiliğinden babaya geçirmez. Velayet için ayrıca mahkemeye başvurulması gerekir.

Tanıma beyanından sonra ne olur?

TMK m. 296 uyarınca beyanda bulunulan nüfus memuru, sulh hâkimi, noter veya vasiyetnameyi açan hâkim, tanımayı babanın ve çocuğun kayıtlı bulunduğu nüfus memurluklarına bildirir. Çocuğun kayıtlı olduğu nüfus memurluğu da tanımayı çocuğa, anasına ve çocuk vesayet altındaysa vesayet makamına bildirir.

Tanımadan sonra vazgeçebilir miyim?

Tek taraflı olarak vazgeçilemez. Ancak tanıyan, yanılma, aldatma veya korkutma sebebiyle tanımanın iptalini dava edebilir. Bu dava hakkı, iptal sebebinin öğrenildiği veya korkunun etkisinin ortadan kalktığı tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde tanımanın üzerinden beş yıl geçmekle düşer.

Tanıma ile babalık davası arasındaki fark nedir?

Tanıma, babanın kendi iradesiyle yaptığı ve mahkeme gerektirmeyen bir beyandır. Babalık davası ise ana veya çocuk tarafından açılır ve mahkeme kararıyla soybağı kurulur. Baba çocuğu kabul ediyorsa tanıma, kabul etmiyorsa babalık davası yolu izlenir.

Bu içerik Aile ve Boşanma Hukuku alanındadır. Tüm başlıklar için Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi ve Aile Hukuku Örnek Dilekçeler sayfalarına bakabilirsiniz.

⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar

Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.

Post by Av. Fatma Öztürk