İzale-i Şuyu (Ortaklığın Giderilmesi) Değerlendirme Aracı — TMK m.698-699 (2026)
Ortaklığın giderilmesi davası çoğu zaman istenen sonucu vermez: yıllar sürer, taşınmaz açık artırmada piyasa değerinin altında satılır ve giderler davayı açan dahil herkese payı oranında yüklenir. Üstelik 2023’ten beri dava açmadan önce arabuluculuk zorunludur. Bu araç davanın nasıl sonuçlanacağını ve payınıza ne düşeceğini gösterir.
Açık artırma çoğu zaman piyasa değerinin altında kalır
Not: Dava açmadan önce arabuluculuk başvurusu dava şartıdır.
Not: Dava açmadan önce arabuluculuk başvurusu dava şartıdır.
Aynen Taksim mi, Satış mı?
TMK m.699 bir sıra öngörür ve bu sıra çoğu zaman atlanır. Kanun önce bölünmeyi öngörür.
Paylaşma biçiminde uyuşma sağlanamazsa hâkim, paydaşlardan birinin istemi üzerine malın aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verir. Bölünen parçaların değerleri birbirine denk düşmüyorsa, eksik değerdeki parçaya para eklenerek denkleştirme sağlanır.
Satış ancak iki hâlde gündeme gelir:
Bölme istemi durum ve koşullara uygun görülmezse,
Özellikle paylı malın önemli bir değer kaybına uğramadan bölünmesine olanak yoksa.
Bu hâllerde açık artırmayla satışa hükmolunur. Pratikte bir daire, tek bir yapı ya da imar mevzuatının bölünmesine izin vermediği parseller satışa gider; büyük tarım arazileri ise aynen taksime elverişli olabilir.
Aynen taksim talebinizi açıkça ileri sürün. Hâkim bölünme imkânını resen araştırsa da, aynen taksim isteyen paydaşın bunu dilekçesinde belirtmesi ve bölünme projesine ilişkin somut öneri sunması sonucu doğrudan etkiler. Talep edilmediğinde uygulamada doğrudan satışa gidilmesi yaygındır.
7589 Sayılı Kanun: Miras Taşınmazlarında Mirasçı Önceliği (İİK m.114)
31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe giren 7589 sayılı Kanun, ortaklığın giderilmesi satışlarında önemli bir yenilik getirdi: miras yoluyla edinilen taşınmazlarda birinci açık artırma yalnızca malik mirasçılar arasında yapılır.
Düzenlemenin gerekçesi, ortaklığın giderilmesi davalarında üçüncü kişilerin açık artırmaya girmesinin önüne geçilerek mirasçıların menfaatlerinin korunmasıdır. Aile taşınmazının dışarıdan gelen bir alıcıya gitmesi riski, mirasçılara tanınan bu tek seferlik pencereyle azaltılmak istenmiştir.
İki koşul birlikte aranır
Taşınmazın tüm paydaşlarının mülkiyet hakkını miras yoluyla kazanmış olması,
Mirasçı olmayan üçüncü kişinin mülkiyet hakkının bulunmaması.
Maliklerden biri payını satın alma, bağış veya başka bir yolla edinmişse bu özel usul uygulanmaz ve satış genel hükümlere göre yürür. Uygulamada bu şart, mirasçılardan birinin payını üçüncü kişiye devrettiği dosyalarda hükmü devre dışı bırakır.
Bedel eşiği yüzde elli değil, yüzde yüzdür. Mirasçılar arasında yapılan bu birinci artırmada verilecek tekliflerin muhammen kıymetin yüzde yüzünü geçmesi gerekir; genel satışlardaki yüzde elli eşiği burada uygulanmaz. Mirasçılar muhammen kıymetin tamamını karşılayamazsa satış genel usule döner: ikinci artırmada taban yüzde elliye iner ve üçüncü kişiler artırmaya katılabilir hâle gelir. Üstelik bu usul bir defaya mahsus olduğundan ikinci bir şans doğmaz.
Bunun pratik sonucu şudur: aile taşınmazını korumak isteyen mirasçıların, muhammen kıymetin tamamını karşılayacak finansmanı artırma tarihinden önce hazırlamış olması belirleyicidir. Tek pencere kaçırıldığında taşınmaz genel usule düşer.
İkinci artırmanın eşiği: muhammen kıymetin yüzde ellisi ile o malla güvence altına alınan ve satış isteyenin alacağına rüçhanı olan alacakların toplamından hangisi fazlaysa o miktarın ve ayrıca paraya çevirme ile paylaştırma masraflarının aşılması aranır.
Geçiş kuralı: ilan tarihi belirleyicidir. 7589 sayılı Kanunla getirilen değişiklikler, 31 Temmuz 2026’dan önce ilan edilmiş açık artırmalara uygulanmaz. İlan tarihi bu tarihten önce olan dosyalarda mirasçı önceliği işlemez ve genel hükümler devam eder.
Bu kanuni öncelik, aşağıda anlatılan satışın paydaşlar arasında yapılması imkânından farklıdır: biri bütün paydaşların rızasına bağlıdır (TMK m.699/3), diğeri koşulları varsa doğrudan kanundan doğar.
Satış Paydaşlar Arasında Yapılabilir — Ama Herkesin Rızasıyla
Kanun önemli bir imkân tanır: satışın paydaşlar arasında artırmayla yapılmasına karar verilebilir. Böylece taşınmaz dışarıya çıkmaz ve paydaşlardan biri edinir.
Ancak bu, bütün paydaşların rızasına bağlıdır. Tek bir paydaşın karşı çıkması imkânı ortadan kaldırır ve artırmaya üçüncü kişiler de katılır.
Rıza sağlanamadığında paydaş olarak siz de artırmaya katılabilirsiniz; ancak bu kez üçüncü kişilerle rekabet edersiniz.
Arabuluculukta anlaşmak davadan hem hızlı hem kârlıdır
1 Eylül 2023 tarihinden itibaren, taşınır ve taşınmazların paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır (6325 sayılı Kanun m.18/B-b).
Arabulucuya hiç başvurulmadan açılan dava usulden reddedilir; arabulucuya başvurulmuş ancak son tutanak dava dilekçesine eklenmemişse mahkeme bir haftalık kesin süre vererek eksikliğin tamamlanmasını ister, süre içinde tamamlanmazsa dava usulden reddedilir (HUAK m.18/A). Bu tarihten önce açılmış davalar kapsam dışındadır.
Burada arabuluculuk gerçekten işe yarar. Ortaklığın giderilmesi davaları — özellikle mirasçı sayısı kalabalıksa — yıllarca sürer ve satış çoğu zaman piyasa değerinin altında gerçekleşir. Arabuluculukta paydaşların anlaşması hâlinde rızai satış ya da paydaşlardan birinin diğerlerinin payını satın alması mümkün olur. Bu çözüm hem daha hızlıdır hem de genellikle daha yüksek bedel sağlar. Düzenlemenin amacı da tam olarak budur.
Başvuru, yetkili mahkemenin bulunduğu yer arabuluculuk bürosuna yapılır. Arabulucu, görevlendirildiği tarihten itibaren üç hafta içinde süreci sonuçlandırır; zorunlu hâllerde en fazla bir hafta uzatılabilir.
Giderler Davayı Açana Değil, Herkese
Bu, en çok şaşırtan noktadır. Ortaklığın giderilmesi bir hasım davası değildir; kimse haksız çıkmaz. Bu nedenle yargılama giderleri ve satış masrafları, davayı kimin açtığına bakılmaksızın paydaşlara payları oranında yüklenir.
Yani davayı açan paydaş, giderlerin tamamını değil kendi payına düşeni öder; diğer paydaşlar da kendi paylarına düşeni karşılar. Bu kural hem davayı açmayı kolaylaştırır hem de “ben istemedim” savunmasını geçersiz kılar.
Satış bedeli, giderler düşüldükten sonra paylar oranında dağıtılır. Aracın ilgili bölümünden payınıza düşecek net tutarı hesaplayabilirsiniz.
Paylaşmayı İsteme Hakkı ve Sınırları
Kural açıktır: paydaşlardan her biri malın paylaşılmasını isteyebilir ve bu hak zamanaşımına uğramaz. Üç sınır vardır (TMK m.698):
Karşılaştırma
Sınır
İçerik
Sözleşme
Paylı mülkiyeti sürdürme sözleşmesi — en çok on yıl. Taşınmazlarda resmî şekle bağlı, tapuya şerh verilebilir
Sürekli amaç
Malın sürekli bir amaca özgülenmiş olması — ortak geçit, ortak avlu gibi
Uygun olmayan zaman
Geçici engeldir; koşullar değiştiğinde talep yenilenebilir
On yılı aşan bir süre kararlaştırılmışsa fazlası geçersizdir; süre dolduğunda paylaşma istenebilir.
Elbirliği mülkiyetinde de dava açılabilir. Miras ortaklığında her mirasçı, sözleşme veya kanun gereğince ortaklığı sürdürmekle yükümlü olmadıkça her zaman paylaşmayı isteyebilir. Paydaşlar isterse önce paylı mülkiyete geçiş sağlanır, ya da doğrudan ortaklığın giderilmesi talep edilir.
Usule İlişkin Kritik Noktalar
Bütün paydaşlar davaya dahil edilmelidir. Dava tüm paydaşlara karşı açılır; eksik taraf teşkili bozma sebebidir. Paydaşlardan biri ölmüşse mirasçılarının tespiti ve davaya dahil edilmesi gerekir. Kalabalık mirasçı gruplarında bu aşama dosyayı aylarca bekletir.
Görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesidir; yetkili mahkeme taşınmazın bulunduğu yer mahkemesidir.
Muhdesat iddiası ayrı değerlendirilir. Taşınmaz üzerindeki yapı, ağaç veya tesisin paydaşlardan birine ait olduğu ileri sürülüyorsa, bu iddianın çözülmesi gerekir; aksi hâlde satış bedelinin paylaştırılmasında hak kaybı doğar.
Satış Nasıl Yapılır? İhale Süreci
Satışa karar verilmesi davanın sonu değildir. Karar kesinleştikten sonra satış işlemi, mahkemece görevlendirilen satış memuru eliyle yürütülür ve icra hukuku kuralları uygulanır.
Süreç ana hatlarıyla şöyledir:
Kıymet takdiri — bilirkişi marifetiyle taşınmazın değeri belirlenir. Bu takdire karşı süresi içinde itiraz edilebilir; itiraz edilmezse değer kesinleşir ve ihale bu değer üzerinden yürür.
Satış ilanı — ilan yapılır ve paydaşlara tebliğ edilir.
İhale — açık artırmayla satış gerçekleştirilir.
Bedelin paylaştırılması — giderler düşüldükten sonra paylar oranında dağıtım yapılır.
Kıymet takdirine itiraz penceresi kaçırılmamalıdır. Düşük belirlenen bir kıymet, ihalede oluşacak bedeli doğrudan aşağı çeker ve bütün paydaşlar zarar görür. Takdire karşı itiraz süresi kısadır ve geçtikten sonra değer tartışılamaz. Bu, izale-i şuyu sürecinde paydaşların en sık hak kaybettiği aşamadır.
İhalenin usulüne aykırı yapıldığı düşünülüyorsa ihalenin feshi istenebilir; bu talep de kısa süreye tabidir ve ayrı bir yargılama gerektirir.
Dava Açmadan Önce Değerlendirilmesi Gerekenler
İzale-i şuyu, paydaşlığa son veren kesin bir çözümdür; ancak her zaman en iyi çözüm değildir. Dava açmadan önce şu seçenekler tartılmalıdır.
Payını üçüncü kişiye satan paydaş önalım riskini göze alır. Diğer paydaşlar, satışı öğrendikten sonra kanuni süre içinde payı rayiç bedelle talep edebilir. 25 Aralık 2025’ten sonraki satışlarda bu süre bir yıla inmiştir. Alıcı bakımından da belirsizlik doğduğundan, hisseli pay satışlarında bedelin bir kısmı bu risk nedeniyle düşük tutulabilir.
Taşınmaz miras yoluyla gelmişse, ortaklığın giderilmesi yerine miras taksim sözleşmesi yapılması da mümkündür. Mirasçılar anlaşabiliyorsa bu yol dava süresini tamamen ortadan kaldırır.
Paydaşlar Arasında Kullanım Uyuşmazlıkları
Ortaklığın giderilmesi davası açılana kadar paydaşlar arasında sık yaşanan bir sorun vardır: paydaşlardan biri taşınmazın tamamını kullanır, diğerleri kullanamaz.
Bu hâlde kullanmayan paydaş, kullanan paydaştan ecrimisil talep edebilir. Ancak paylı mülkiyette önemli bir ön koşul aranır: intifadan men. Kullanmayan paydaşın, kullanan paydaşa taşınmazdan yararlanma isteğini bildirmiş ve buna engel olunmuş olması gerekir.
Bu koşulun aranmadığı istisnalar vardır: taşınmazın kira geliri getiren bir yer olması, doğal ürün veren bir yer olması, kullanan paydaşın diğerinin payını inkâr etmesi ve ortaklığın giderilmesi davasıyla birlikte talep edilmesi.
Ecrimisil talebini ortaklığın giderilmesi davasıyla birlikte gündeme getirmek avantajlıdır. Bu hâlde intifadan men koşulu aranmaz. Ayrıca dava süresince geçen yıllar için de talepte bulunulabilir; ecrimisil beş yıllık süreyle sınırlıdır ve bu sınır bir def’i olduğundan hâkim resen gözetmez, karşı tarafın ileri sürmesi gerekir. Tutarı ecrimisil aracıyla hesaplayabilirsiniz.
Kullanan paydaşın taşınmaza yaptığı zorunlu ve yararlı masraflar ise ayrıca değerlendirilir; bu masraflar ecrimisil alacağından mahsup edilebilir.
Taraf Teşkili: Bütün Paydaşlar, Ölen Paydaşın Mirasçıları ve Kayyım
Ortaklığın giderilmesi davasında verilecek karar bütün paydaşları doğrudan etkilediğinden, paydaşlar arasında zorunlu dava arkadaşlığı vardır ve dava taşınmazın tapu kaydındaki bütün paydaşlara karşı birlikte açılmalıdır (HMK m.59). Taraf teşkilindeki eksiklik dava şartı niteliğinde olduğundan mahkemece kendiliğinden gözetilir; eksik paydaş davaya dahil edilmeden verilen karar bozma sebebidir. Tapuda kayıtlı paydaşlardan biri ölmüşse mirasçıları elbirliği hâlinde onun yerine geçer (TMK m.599, m.640) ve mirasçıların belirlenmesi için mirasçılık belgesi alınması gerekir (TMK m.598); mahkeme davacıya bu belgeyi getirmesi için süre verir.
Mirasçıların bir kısmının yurt dışında bulunması, adreslerinin bilinmemesi veya kimliklerinin tespit edilememesi, kalabalık miras taşınmazlarında davayı en çok geciktiren sebeptir. Yurt dışındaki paydaşlara tebligat, ilgili devletin yetkili makamı veya Türk konsoloslukları aracılığıyla yapılır (Tebligat K. m.25), adresi bulunamayan paydaşlar için ise usulüne uygun araştırmadan sonra ilanen tebligat yoluna gidilir (Tebligat K. m.28). Paydaşlardan birinin nerede olduğu uzun süredir bilinmiyorsa, onun malvarlığının yönetimi ve davada temsili için sulh hukuk mahkemesinden kayyım atanması istenebilir (TMK m.427). Bu işlemlerin dava açılmadan önce arabuluculuk aşamasında başlatılması, yargılama süresini önemli ölçüde kısaltır.
Taraf teşkilinde kurallar
Durum
Kural
Dayanak
Paydaşlar
Zorunlu dava arkadaşlığı; hepsine karşı dava
HMK m.59
Ölen paydaş
Mirasçılar elbirliği hâlinde yerine geçer
TMK m.599, m.640
Mirasçıların tespiti
Mirasçılık belgesi
TMK m.598
Yurt dışındaki paydaş
Yabancı makam veya konsolosluk aracılığıyla tebligat
Tebligat K. m.25
Adresi bilinmeyen paydaş
Araştırma sonrası ilanen tebligat
Tebligat K. m.28
Uzun süredir kayıp paydaş
Kayyım atanması
TMK m.427
Mahkemenin İnceleme Adımları: Keşif, Bilirkişi ve İmar Yazısı
Aynen taksim ile satış arasında karar verilebilmesi için mahkeme, taşınmazın fiilî ve hukuki durumunu yerinde inceler. Hâkim, uyuşmazlık konusu hakkında doğrudan bilgi edinmek amacıyla keşif yapılmasına karar verir ve keşifte gerektiğinde bilirkişilerden yararlanır (HMK m.288); çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir (HMK m.266). Ortaklığın giderilmesi davalarında bu inceleme genellikle harita mühendisi, inşaat mühendisi ve değerleme uzmanı bilirkişilerle yapılır; taşınmazın bölünmeye elverişli olup olmadığı, bölünmenin önemli bir değer kaybına yol açıp açmayacağı ve taşınmazın ve varsa muhdesatın değeri ayrı ayrı belirlenir.
Aynen taksim, imar ve tarım mevzuatındaki bölünme sınırlarına uygun olmak zorundadır. Bu nedenle mahkeme, taşınmazın bulunduğu yer belediyesinden veya ilgili idareden imar durumuna ve ifraz yapılıp yapılamayacağına ilişkin yazı ister; tarım arazilerinde ise asgari arazi büyüklüğü ve bölünme yasağı bakımından il müdürlüğünün görüşü alınır. İdarenin ifraza izin vermediği veya bölünme sonucu oluşacak parsellerin asgari büyüklüğün altında kalacağı hâllerde aynen taksim hukuken mümkün olmadığından satışa karar verilir (TMK m.699). Paydaşların keşif sırasında bölünme önerisini somut bir krokiyle sunması, bilirkişi raporunun bu öneriyi de değerlendirmesini sağlar.
Satış Bedelinin Paylaştırılması: Varsayımsal Hesap
Ortaklığın giderilmesi davasında satış bedeli, önce satışa ilişkin harç ve masraflar ile yargılama giderleri düşüldükten sonra paydaşlara payları oranında dağıtılır. Varsayımsal olarak tapuda üç paydaşın sırasıyla 1/2, 1/4 ve 1/4 payla malik olduğu bir taşınmaz ihalede 4.000.000 liraya satılmış ve toplam satış masrafları ile yargılama giderleri 200.000 lira olarak hesaplanmışsa, dağıtılacak net bedel 3.800.000 liradır. Bu durumda 1/2 paydaşa 1.900.000 lira, 1/4 paylı paydaşların her birine 950.000 lira ödenir; davayı hangi paydaşın açtığı bu hesabı değiştirmez.
Paydaşlardan birinin payı üzerinde haciz veya ipotek varsa, o paydaşa düşen tutar doğrudan paydaşa ödenmez; ilgili icra dosyasına veya rehin alacaklısına aktarılır ve alacaklılar arasındaki öncelik sıra cetveliyle belirlenir (İİK m.138-140). Muhdesat iddiasının kabul edildiği hâllerde ise taşınmaz üzerindeki yapı veya ağaçların değeri önce muhdesat sahibi paydaşa ayrılır, kalan bedel paylar oranında dağıtılır. Taşınmazın tamamını kullanan paydaşın diğerlerine ödemesi gereken ecrimisil, satış bedelinden mahsup edilmez; bu alacak, ayrıca hüküm altına alınmadıkça paydaşlar arasında ayrı bir takip veya dava konusu olur.
Satış bedelinin dağıtımı (varsayımsal)
Kalem
Hesap
Tutar
İhale bedeli
—
4.000.000 TL
Satış masrafları ve yargılama giderleri
Paylar oranında düşülür
200.000 TL
Dağıtılacak net bedel
4.000.000 − 200.000
3.800.000 TL
1/2 paydaş
3.800.000 × 1/2
1.900.000 TL
1/4 paydaşların her biri
3.800.000 × 1/4
950.000 TL
Hacizli veya rehinli pay
Tutar icra dosyasına veya alacaklıya; sıra cetveli
İİK m.138-140
Muhdesat
Önce muhdesat sahibine ayrılır
Yargı uygulaması
Yargılama Giderleri, Vekâlet Ücreti ve Arabuluculukta Katılmamanın Sonucu
Ortaklığın giderilmesi davası çekişmeli bir hasım davası niteliği taşımadığından, yargı uygulamasında yargılama giderlerinin ve vekâlet ücretinin davayı kaybeden tarafa değil, paydaşlara payları oranında yükletilmesi esastır. Bu nedenle davayı açan paydaşın avukatı için belirlenen vekâlet ücreti de kural olarak paydaşlar arasında payları oranında paylaştırılır ve davayı açan paydaş kendi payına düşen kısmı üstlenir. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi, ortaklığın giderilmesi davalarına ilişkin vekâlet ücretinin belirlenmesinde ayrıca özel esaslar öngörmektedir.
Bu genel paylaştırma kuralının önemli bir istisnası arabuluculuk aşamasından doğar. Taraflardan biri geçerli bir mazeret göstermeksizin arabuluculuk ilk toplantısına katılmadığı için arabuluculuk faaliyeti sona ererse, bu taraf son tutanakta belirtilir ve davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderlerinin tamamından sorumlu tutulur; ayrıca lehine vekâlet ücretine hükmedilmez (HUAK m.18/A). Kalabalık miras taşınmazlarında bütün paydaşların ilk toplantıya katılmaları veya katılamayacaklarsa mazeretlerini belgeleyerek bildirmeleri, bu nedenle hem maliyet hem de sürecin hızı bakımından önemlidir.
Gider ve ücretin paylaştırılması
Konu
Kural
Dayanak
Yargılama giderleri
Paydaşlara payları oranında
Yargı uygulaması, HMK m.326
Vekâlet ücreti
Kural olarak paylar oranında; tarifedeki özel esaslar
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi
Satış masrafları
Satış bedelinden düşülür
İİK m.138
Arabuluculuk ilk toplantısına mazeretsiz katılmama
Giderlerin tamamı; lehine vekâlet ücreti yok
HUAK m.18/A
Mazeretin belgelenmesi
Arabulucuya bildirim
HUAK m.18/A
Satış Aşamasında Paydaşın Kısa Süreleri: Kıymet Takdiri, Teminat ve İhalenin Feshi
Satışa karar verilip karar kesinleştikten sonra paydaşlar bakımından en kritik aşama kıymet takdiridir. Kıymet takdirine karşı ilgililer, raporun kendilerine tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz edebilir (İİK m.128/a); bu süre geçirilirse belirlenen değer kesinleşir ve ihale bu değer üzerinden yürür. Artırmaya katılmak isteyenlerden kural olarak muhammen kıymetin yüzde onu oranında teminat istenir; paydaşın ihaleye katılabilmesi için bu teminatı süresinde hazırlaması gerekir. İhale bedelini süresinde yatırmayan alıcı bakımından ihale kararı kaldırılır, teminat iade edilmez ve kanunda öngörülen yaptırımlar uygulanır.
İhaleye katılan veya ihalede menfaati bulunan ilgililer, ihalenin yapıldığı tarihten itibaren yedi gün içinde, satış ilanı tebliğ edilmemişse ihalenin öğrenildiği tarihten itibaren yedi gün ve her hâlde ihalenin yapıldığına ilişkin kararın elektronik satış portalında ilan edildiği tarihten itibaren bir yıl içinde ihalenin feshini isteyebilir (İİK m.134). İhalenin feshi talebi, satış ilanının usulsüz tebliği, artırmaya fesat karıştırılması veya kıymet takdirindeki usulsüzlük gibi sebeplere dayanabilir; ancak talebin reddi hâlinde kanunda öngörülen para cezası riski de gözetilmelidir. Paydaşın süreleri kaçırmaması için satış memurluğunun tebligatlarının doğru adrese yapılmasını sağlaması ve e-satış ilanlarını takip etmesi gerekir.
Satış aşamasında süreler
İşlem
Süre veya kural
Dayanak
Kıymet takdirine itiraz
Tebliğden 7 gün
İİK m.128/a
Artırmaya katılma teminatı
Kural olarak muhammen kıymetin %10’u
İİK
Miras taşınmazında ilk artırma
Yalnızca mirasçılar; muhammen kıymetin tamamı
İİK m.114 (7589 s.K.)
İkinci artırma
Muhammen kıymetin %50’si ve masraflar
İİK m.129
İhalenin feshi
7 gün; tebliğ yoksa öğrenmeden 7 gün, her hâlde 1 yıl
İİK m.134
Bedelin yatırılmaması
İhale kararı kaldırılır; teminat iade edilmez
İİK m.133
Davaya Alternatifler: Miras Taksim Sözleşmesi, Pay Devri ve Kullanım Düzeni
Ortaklığın giderilmesi davası kesin bir sonuç sağlasa da, açık artırmanın piyasa değerinin altında sonuçlanma ihtimali nedeniyle paydaşların önce sözleşmesel çözümleri değerlendirmesi gerekir. Mirasçılar mirası kendi aralarında anlaşarak paylaşabilir ve paylaşma sözleşmesi yazılı şekilde yapıldığında geçerlidir (TMK m.676); ancak taşınmazın bir mirasçıya devri tapuda ayrıca tescil işlemi gerektirir. Mirasçılardan birinin miras payını diğer mirasçılara devretmesi de mümkündür; taşınmazdaki bir payın devrinde ise resmî şekil şartı uygulanır (TMK m.706).
Paydaşlar taşınmazın mülkiyetini paylaşmak istemiyor ancak kullanım konusunda anlaşmazlık yaşıyorsa, aralarında bir yönetim ve kullanma düzeni kurabilir ve bu düzen tapu kütüğüne şerh verilerek paydaşların halefleri bakımından da bağlayıcı hâle getirilebilir (TMK m.689). Paylı mülkiyeti belirli bir süre sürdürme konusunda da anlaşılabilir; bu sözleşme en çok on yıl için yapılabilir, taşınmazlarda resmî şekle tabidir ve tapu kütüğüne şerh verilebilir (TMK m.698). Arabuluculuk sürecinde varılan anlaşma, taşınmazın aynına ilişkin olduğundan icra edilebilirlik şerhi için taşınmazın bulunduğu yer sulh hukuk mahkemesine başvurulmasını gerektirir (HUAK m.18).
Davaya alternatif çözümler
Yol
Şart
Dayanak
Miras paylaşma sözleşmesi
Yazılı şekil; tapuda ayrıca tescil
TMK m.676
Taşınmazdaki payın devri
Resmî şekil
TMK m.706
Yönetim ve kullanma düzeni
Paydaşların anlaşması; tapuya şerh
TMK m.689
Paylı mülkiyeti sürdürme sözleşmesi
En çok 10 yıl; resmî şekil; şerh
TMK m.698
Arabuluculuk anlaşması
Taşınmazın bulunduğu yer sulh hukukundan icra edilebilirlik şerhi
HUAK m.18
Payın üçüncü kişiye satışı
Diğer paydaşların önalım hakkı; rayiç bedel
TMK m.732-734
Ortaklığın giderilmesinde kazanan taraf, çoğu zaman davayı en iyi hazırlayan değil, satış aşamasına en iyi hazırlanan paydaştır.
Dava bütün paydaşlara karşı açılmalı, ölen paydaşların mirasçıları ve kayıp paydaşlar için kayyım süreci erken başlatılmalıdır; satış bedeli masraflar düşüldükten sonra paylar oranında dağıtılır ve hacizli payın tutarı alacaklıya gider. Giderler kural olarak paylar oranındadır, ancak arabuluculuk ilk toplantısına mazeretsiz katılmayan paydaş giderlerin tamamını üstlenir; miras taksim sözleşmesi ve kullanım düzeni davadan önce değerlendirilmelidir. Ortaklığın giderilmesi ve satış süreciniz için Hukukçular Evi Ankara’yı 0554 648 37 15 numaralı telefondan arayabilirsiniz.
Ortaklığın giderilmesi davası açmak için arabuluculuk zorunlu mu?
Evet. 1 Eylül 2023’ten itibaren dava şartıdır; arabulucuya başvurulmadan açılan dava usulden reddedilir; son tutanak eklenmemişse bir haftalık kesin süre verilir.
Taşınmaz mutlaka satılır mı?
Hayır. Kanun önce aynen bölünmeyi öngörür. Satış, bölme durum ve koşullara uygun görülmezse ya da önemli değer kaybı doğacaksa gündeme gelir.
Dava masraflarını açan mı öder?
Hayır. Yargılama giderleri ve satış masrafları, davayı kimin açtığına bakılmaksızın paydaşlara payları oranında yüklenir.
Taşınmazı yabancı birinin almasını engelleyebilir miyim?
Satışın yalnızca paydaşlar arasında yapılmasına karar verilmesi mümkündür; ancak bu bütün paydaşların rızasına bağlıdır.
Girdiğim bilgiler kaydediliyor mu?
Hayır. Hesaplama tamamen tarayıcınızda yapılır; bilgileriniz sunucuya gönderilmez.
Bilgilendirme: Bu araç ve rehber genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık yerine geçmez. Bölünebilirlik ve değer kaybı mahkemece keşif ve bilirkişi incelemesiyle belirlenir.