Tarafsızlık, uyuşmazlığı karara bağlayacak kişinin taraflara eşit mesafede durması, uyuşmazlıkla kişisel bir bağı bulunmaması ve önyargı taşımamasıdır. Türk hukukunda bu ilke soyut bir temenni değildir; Anayasa’da açıkça yazılıdır ve usul kanunlarında yasaklılık ile ret kurumları aracılığıyla somut, süreli ve yaptırımlı bir mekanizmaya bağlanmıştır.
Bu yazı konuyu Anayasa m.9, 36, 37, 138-141; Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.34-49; Ceza Muhakemesi Kanunu m.22-31 ve İdari Yargılama Usulü Kanunu m.31 üzerinden, madde numaralarıyla ele almaktadır. Uygulamada hak kaybı çoğunlukla ilkenin bilinmemesinden değil, ret talebinin süresinde ileri sürülmemesinden ve hukuk ile ceza yargılamasındaki farklı sürelerin karıştırılmasından doğar.
1) Anayasal Çerçeve: Bağımsızlık ve Tarafsızlık
Anayasa’nın “Yargı yetkisi” başlıklı 9 uncu maddesi, yargı yetkisinin Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılacağını söyler. Buradaki “ve tarafsız” ibaresi maddenin özgün metninde yoktu; 21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle “bağımsız” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenmiştir. Yani tarafsızlık, 2017’den bu yana yargı yetkisinin anayasal tanımının doğrudan bir parçasıdır.
Bağımsızlığın kurumsal güvenceleri ise 138 ve devamındaki maddelerdedir. Anayasa m.138 uyarınca hâkimler görevlerinde bağımsızdır ve Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanî kanaatlerine göre hüküm verirler; hiçbir organ, makam, merci veya kişi yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremez, genelge gönderemez, tavsiye ve telkinde bulunamaz. Aynı madde, görülmekte olan bir dava hakkında Yasama Meclisinde görüşme yapılmasını yasaklar ve yasama, yürütme ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğunu, bu kararları değiştiremeyeceğini ve yerine getirilmesini geciktiremeyeceğini hükme bağlar.
Anayasa m.139 hâkimlik ve savcılık teminatını düzenler: hâkimler ve savcılar azlolunamaz, kendileri istemedikçe Anayasa’da gösterilen yaştan önce emekliye ayrılamaz, bir mahkemenin veya kadronun kaldırılması sebebiyle de olsa aylık, ödenek ve diğer özlük haklarından yoksun bırakılamaz.
İki kavram niçin karıştırılıyor?
Çünkü ikisi de “hâkimin serbestçe karar vermesi”ne bakar; ancak tehdidin geldiği yön farklıdır. Bağımsızlık, tehdidin dışarıdan (yürütme, yasama, baskı grupları, medya) gelmesine karşı bir kalkandır ve kurumsaldır. Tarafsızlık ise tehdidin uyuşmazlığın kendisinden (akrabalık, husumet, önceden görüş açıklama, menfaat) doğmasına karşı bir güvencedir ve büyük ölçüde somut dosyaya özgüdür.
| Ölçüt | Bağımsızlık | Tarafsızlık |
|---|---|---|
| Tehdidin kaynağı | Yargı dışı organ ve kişiler | Hâkimin dosya veya taraflarla kişisel bağı |
| Niteliği | Kurumsal, statüye ilişkin | Somut olaya ve kişiye ilişkin |
| Temel dayanak | Anayasa m.138, 139, 140 | Anayasa m.9, 36; HMK m.34-36; CMK m.22-24 |
| Koruma aracı | Azlolunamama, özlük teminatı, emir-talimat yasağı | Yasaklılık (çekinme) ve ret |
| Kim harekete geçirir? | Kural olarak taraflarca ileri sürülmez | Taraflar; yasaklılıkta hâkim re’sen çekinir |
| Süreye tabi mi? | Hayır | Ret süreye tabidir; yasaklılık her aşamada ileri sürülebilir |
Bağımsızlık tarafsızlığın ön koşuludur ama yeterli koşulu değildir. Dışarıdan hiçbir baskı görmeyen bir hâkim, davanın tarafıyla akraba olduğu için tarafsızlığını yitirebilir. Bu nedenle Anayasa m.37’deki kanunî hâkim güvencesi — hiç kimsenin kanunen tâbi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaması — ile m.36’daki adil yargılanma hakkı, tarafsızlık mekanizmalarını tamamlar.
2) Sübjektif ve Objektif Tarafsızlık
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6 ncı maddesi, herkesin davasının kanunla kurulmuş bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından görülmesini isteme hakkını tanır. Bu hüküm etrafında oluşan içtihatta tarafsızlık iki açıdan denetlenir:
- Sübjektif tarafsızlık: Hâkimin somut olayda gerçekten önyargılı davranıp davranmadığı. Aksi kanıtlanana kadar hâkimin kişisel tarafsızlığı asıldır; ispat yükü ağırdır.
- Objektif tarafsızlık: Hâkimin gerçekte önyargılı olup olmadığından bağımsız olarak, görünüşün makul bir gözlemcide şüphe uyandırıp uyandırmadığı. Burada aranan, şüphenin nesnel olarak haklı gösterilebilmesidir.
Türk usul kanunlarındaki iki kademeli yapı bu ayrımla örtüşür. Yasaklılık halleri (HMK m.34, CMK m.22) objektif tarafsızlığın mutlak karineleridir: hâkimin fiilen taraf tutup tutmadığına bakılmaz, hal mevcutsa görev yapamaz. Ret sebepleri ise (HMK m.36, CMK m.24) daha esnektir; “tarafsızlığından şüpheyi gerektiren önemli bir sebep” ölçütü üzerinden değerlendirilir.
3) Hukuk Yargılamasında Yasaklılık (HMK m.34-35)
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 34 üncü maddesi, hâkimin talep olmasa bile çekinmek zorunda olduğu yedi hali sayar. Bu haller kamu düzenindendir; yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilir ve süreye tabi değildir.
| Bent | Yasaklılık hali |
|---|---|
| a | Kendisine ait olan veya doğrudan doğruya ya da dolayısıyla ilgili olduğu dava |
| b | Aralarında evlilik bağı kalksa bile eşinin davası |
| c | Kendisi veya eşinin altsoy ya da üstsoyunun davası |
| ç | Kendisi ile arasında evlatlık bağı bulunanın davası |
| d | Üçüncü derece dâhil kan veya (evlilik bağı kalksa dahi) kayın hısımlığı bulunanların davası |
| e | Nişanlısının davası |
| f | İki taraftan birinin vekili, vasisi, kayyımı veya yasal danışmanı sıfatıyla hareket ettiği dava |
HMK m.35, çekinme kararının sonuçlarını düzenler. Çekinme kararına karşı üst mahkemeye başvurulabilir; yasaklama sebebinin doğduğu tarihten itibaren o hâkimin huzuru ile yapılan bütün işlemler, üst mahkemenin kararına bağlı olarak geçersiz hale gelebilir. Bu, yasaklılığın sonradan fark edildiği dosyalarda ciddi bir usul riskidir: yalnızca hüküm değil, o tarihten sonraki tüm işlemler tartışmalı hale gelir.
4) Hukuk Yargılamasında Ret Sebepleri (HMK m.36-37)
HMK m.36’nın birinci fıkrası genel ölçütü koyar: hâkimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren önemli bir sebebin bulunması hâlinde, taraflardan biri hâkimi reddedebileceği gibi hâkim de bizzat çekilebilir. Maddenin devamında sayılan haller sınırlı değil, örnekleyicidir; kanun bu hallerde ret sebebinin varlığının kabul edileceğini söyler.
| Bent | Ret sebebi |
|---|---|
| a | Davada iki taraftan birine öğüt vermiş ya da yol göstermiş olması |
| b | Davada iki taraftan birine veya üçüncü kişiye kanunen gerekmediği hâlde görüşünü açıklamış olması |
| c | Davada tanık veya bilirkişi olarak dinlenmiş ya da hâkim veya hakem sıfatıyla hareket etmiş olması; uyuşmazlıkta arabuluculuk veya uzlaştırmacılık yapmış bulunması |
| ç | Davanın, dördüncü derece dâhil yansoy hısımlarına ait olması |
| d | Dava esnasında iki taraftan birisi ile davası veya aralarında bir düşmanlık bulunması |
Bentlerin karşılaştırılması bir noktayı netleştirir: yasaklılıkta hısımlık üçüncü dereceye kadar, rette dördüncü dereceye kadardır. Yani dördüncü derece yansoy hısımlığı hâkimin kendiliğinden çekinmesini gerektirmez, ancak tarafların ret talebi için yeterli sayılır.
HMK m.37 ise ara bir durumu düzenler: hâkim, reddini gerektiren sebeplerden biri varken bizzat çekilmezse, iki taraftan biri ret talebinde bulununcaya kadar davaya bakabilir. Yasaklılıktan farkı budur; yasaklılıkta hâkimin işlem yapma yetkisi baştan yoktur.
Uygulamada neyin ret sebebi sayılmadığı
Yargıtay kararlarında istikrarlı biçimde vurgulanan bir sınır vardır: hâkimin verdiği ara kararların veya esasa ilişkin değerlendirmelerinin taraf aleyhine olması, tek başına ret sebebi değildir. Bu tür itirazlar işin esası yönünden istinaf ve temyiz sebebidir. Aynı şekilde hâkim hakkında Cumhuriyet savcılığına veya Hâkimler ve Savcılar Kurulu’na şikâyette bulunulmuş olması da, kendiliğinden HMK m.36/1-d anlamında “davalı olma” veya husumet sayılmaz.
Ret süresi kaçarsa talep dinlenmez — takvimi birlikte kuralım
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
5) Ret Talebinin Usulü ve Süresi (HMK m.38)
Süre, uygulamada en çok hak kaybına yol açan noktadır. HMK m.38 şunu emreder: ret sebebini bilen tarafın, ret talebini en geç ilk duruşmada ileri sürmesi gerekir. Taraf, ret sebebini davaya bakıldığı sırada öğrenmişse, en geç öğrenmeden sonraki ilk duruşmada, yeni bir işlem yapılmadan önce bu talebini hemen bildirmek zorundadır. Belirtilen sürede yapılmayan ret talebi dinlenmez.
Talebin şekli de serbest değildir:
- Ret, dilekçeyle talep edilir.
- Dilekçede, ret talebinin dayandığı sebepler ile delil veya emarelerin açıkça gösterilmesi ve varsa belgelerin eklenmesi gerekir.
- Dilekçe, reddi istenen hâkimin mensup olduğu mahkemeye verilir.
- Hâkimi reddeden taraf, dilekçesini karşı tarafa tebliğ ettirir.
İspat bakımından çıta yüksek değildir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, ret dilekçesinin verilebilmesi için ret sebebini muhtemel gösterecek delil veya emarenin bulunmasının yeterli olduğunu kabul etmiştir. Nitekim HMK m.42’ye 22/7/2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanunla eklenen fıkra da aynı yöndedir: ret sebebi sabit olmasa bile, merci bunu muhtemel görürse ret talebini kabul edebilir. Aynı değişiklikle, ret sebepleri hakkında yemin teklif olunamayacağı da hükme bağlanmıştır.
Bir de sıklıkla atlanan bir kural vardır: HMK m.38 uyarınca hâkimi çekilmeye davet, hâkimin reddi hükmündedir. Yani “sayın hâkimin dosyadan çekilmesini talep ederiz” biçimindeki bir dilekçe, ret usulüne ve sürelerine tabi olacak, ret talebinin reddi halinde disiplin para cezası riskini de beraberinde getirecektir.
6) Ret Talebini Kim İnceler? (HMK m.39-41)
HMK m.39, hâkimin taraflardan birinin ret talebi üzerine veya kendiliğinden çekilme yönünde görüş bildirmesi halinde, ret talebini incelemeye yetkili merciin bu çekilmenin kanuna uygun olup olmadığına karar vereceğini düzenler. Yani hâkimin “çekiliyorum” demesi tek başına yeterli değildir; merci denetler.
| Reddedilen hâkim | İnceleyecek merci (HMK m.40) |
|---|---|
| Genel kural | Reddi istenen hâkim katılmaksızın mensup olduğu mahkeme |
| Mahkeme toplanamıyor ya da tek hâkimli | O yerde asliye hukuk hâkimliği görevini yapan diğer mahkeme veya hâkim |
| Asliye hukuk görevi tek hâkimce yürütülüyorsa | Varsa asliye ceza hâkimi; yoksa en yakın asliye hukuk mahkemesi |
| Sulh hukuk hâkimi | O yerdeki diğer sulh hukuk hâkimi |
| Bölge adliye mahkemesi hukuk dairesi başkan ve üyeleri | Reddedilen katılmaksızın görevli daire; dairenin toplanmasını engelleyecek toplu ret talepleri dinlenmez |
HMK m.41, açıkça usulsüz veya kötüniyetli taleplerin dosyayı kilitlememesi için bir süzgeç getirir: kanunda öngörülen şartları taşımayan ret talebi geri çevrilebilir. Maddenin gerekçesinde belirtildiği üzere, ilk derece mahkemesince verilen geri çevirme kararına karşı istinaf yoluna, bölge adliye mahkemesinin bu yoldaki kararına karşı ise temyiz yoluna ancak nihai kararla birlikte başvurulabilir.
7) İnceleme, Yaptırım ve Kanun Yolu (HMK m.42-43)
HMK m.42 hem inceleme usulünü hem de kötüniyetli talebin yaptırımını düzenler:
- Dosya üzerinden inceleme: Ret talebine ilişkin karar, duruşma yapılmaksızın dosya üzerinden de verilebilir.
- Muhtemel görme yeterlidir: Ret sebebi sabit olmasa bile merci bunu muhtemel görürse talebi kabul edebilir (Ek: 7251 s.K.).
- Yemin yasağı: Ret sebepleri hakkında yemin teklif olunamaz (Ek: 7251 s.K.).
- Bekleme kuralı: Reddi istenen hâkim, ret hakkında merci karar verinceye kadar o davaya bakamaz. Ancak gecikmesinde sakınca bulunan iş ve davalar bunun dışındadır.
- Tekrar yasağı: Daha önce hakkındaki ret talebi reddolunan hâkimin, aynı durum ve olaylara dayanılarak yeniden reddedilmesi, hâkimin davaya bakmasına engel oluşturmaz.
Yaptırım kısmı özellikle dikkat gerektirir. Ret talebinin kötüniyetle yapıldığının anlaşılması ve esas yönünden kabul edilmemesi halinde, talepte bulunanların her biri hakkında beşyüz Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar disiplin para cezasına hükmolunur. Dahası, aynı davada aynı tarafça ileri sürülen ret talebinin reddi halinde verilecek disiplin para cezası, bir önceki cezanın iki katından az olamaz. Cezanın tahsili için davaya bakan mahkeme, dosyanın geliş tarihinden başlayarak iki hafta içinde gereğini yapar.
Buradaki iki şart birliktedir: yalnızca talebin reddedilmiş olması ceza için yetmez, ayrıca kötüniyetin anlaşılması gerekir. Nitekim Yargıtay uygulamasında, kötüniyet olgusu ortaya konulmadan verilen disiplin para cezaları kaldırılmıştır. Ayrıca bu cezanın türü kanunda “disiplin para cezası” olarak gösterildiğinden, “idari para cezası” olarak hükmedilmesi bozma sebebidir.
Kanun yolu bakımından HMK m.43 esas alınır. Ret talebinin kabulüne ilişkin merci kararları kesindir. Ret talebinin reddine ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulabilir; ancak hâkimin reddine ilişkin merci kararları hakkında bölge adliye mahkemelerince verilen kararlar kesin niteliktedir ve temyiz edilemez. Kanun yolu süreleri ve kesinlik sınırları için istinaf ve temyiz süresi hesaplama aracımıza bakabilirsiniz.
8) Ceza Yargılamasında Yasaklılık ve Ret (CMK m.22-31)
Ceza Muhakemesi Kanunu paralel ama farklı bir yapı kurar. CMK m.22’ye göre hâkim, aşağıdaki hallerde hâkimlik görevini yapamaz:
| Bent | Hâl |
|---|---|
| a | Suçtan kendisi zarar görmüşse |
| b | Sonradan kalksa bile şüpheli, sanık veya mağdur ile aralarında evlilik, vesayet veya kayyımlık ilişkisi bulunmuşsa |
| c | Şüpheli, sanık veya mağdurun kan veya kayın hısımlığından üstsoy ya da altsoyundan biri ise |
| d | Şüpheli, sanık veya mağdur ile aralarında evlât edinme bağlantısı varsa |
| e | Şüpheli, sanık veya mağdur ile aralarında üçüncü derece dâhil kan hısımlığı varsa |
| f | Evlilik sona ermiş olsa bile, şüpheli, sanık veya mağdur ile aralarında ikinci derece dâhil kayın hısımlığı varsa |
| g | Aynı davada Cumhuriyet savcılığı, adlî kolluk görevi, şüpheli veya sanık müdafiliği ya da mağdur vekilliği yapmışsa |
| h | Aynı davada tanık veya bilirkişi sıfatıyla dinlenmişse |
CMK m.23 ise “yargılamaya katılamayacak hâkim”i düzenler ve ceza yargılamasına özgü üç yasak getirir:
- Bir karar veya hükme katılan hâkim, yüksek görevli mahkemece bu hükme ilişkin olarak verilecek karar veya hükme katılamaz.
- Aynı işte soruşturma evresinde görev yapmış bulunan hâkim, kovuşturma evresinde görev yapamaz.
- Yargılamanın yenilenmesi halinde, önceki yargılamada görev yapan hâkim aynı işte görev alamaz.
Bu hükümlerin arkasındaki fikir açıktır: hâkimin ilk verdiği hükmün etkisinde kalması ve kendi kararını değiştirmek istememesi ihtimali, objektif tarafsızlığı zedeler. Yargıtay, CMK m.22 ve 23’teki görev yasaklarının sınırlı sayıda olduğunu ve istisnai nitelikteki bu hükümlerin kıyas yoluyla genişletilemeyeceğini kabul etmektedir. Yargılamanın yenilenmesi usulü için CMK m.311-323 incelememize bakılabilir.
Ret sebepleri, talep sahipleri ve süre
CMK m.24’e göre hâkimin davaya bakamayacağı hallerde reddi istenebileceği gibi, tarafsızlığını şüpheye düşürecek diğer sebeplerden dolayı da reddi istenebilir. Ret isteminde bulunabilecekler sayılmıştır: Cumhuriyet savcısı; şüpheli, sanık veya bunların müdafii; katılan veya vekili.
Süre rejimi hukuk yargılamasından belirgin biçimde farklıdır. CMK m.25 uyarınca tarafsızlığı şüpheye düşüren sebeplerden dolayı ret:
- İlk derece mahkemelerinde sanığın sorgusu başlayıncaya kadar,
- Duruşmalı işlerde bölge adliye mahkemelerinde ve Yargıtay’da, görevlendirilen üye veya tetkik hâkimince yazılan rapor üyelere açıklanıncaya kadar,
- Diğer hâllerde inceleme başlayıncaya kadar istenebilir.
Sonradan ortaya çıkan veya öğrenilen sebeplerle duruşma ya da inceleme bitinceye kadar da ret istenebilir; ancak bu istemin, ret sebebinin öğrenilmesinden itibaren yedi gün içinde yapılması şarttır. Buna karşılık hâkimin davaya bakmaktan yasaklı olduğu hâllerde ret istemi yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilir.
CMK m.26 usulü belirler: ret, mensup olunan mahkemeye verilecek dilekçeyle veya zabıt kâtibine tutanak düzenlenmesi için başvurularak yapılır. Ret isteminde bulunan, öğrendiği ret sebeplerinin tümünü bir defada açıklamak ve süresi içinde olguları ile birlikte ortaya koymakla yükümlüdür. Reddi istenen hâkim, ret sebepleri hakkındaki görüşlerini yazılı olarak bildirir. CMK m.27 uyarınca ret istemine mensup olunan mahkemece karar verilir; reddi istenen hâkim müzakereye katılamaz. Ceza yargılamasındaki ret ve çekinme usulünün ayrıntısı için CMK m.22-32 rehberimize bakabilirsiniz.
9) Hukuk ve Ceza Yargılamasının Karşılaştırması
| Konu | Hukuk yargılaması (HMK) | Ceza yargılaması (CMK) |
|---|---|---|
| Yasaklılık | m.34 — yedi bent | m.22 — sekiz bent |
| Ret sebebi ölçütü | m.36 — tarafsızlıktan şüpheyi gerektiren önemli sebep | m.24 — tarafsızlığı şüpheye düşürecek diğer sebepler |
| Ret için son an | m.38 — en geç ilk duruşma; sonradan öğrenmede ilk duruşmada ve yeni işlem yapılmadan önce | m.25 — sanığın sorgusu başlayıncaya kadar |
| Sonradan öğrenilen sebep | Ayrı bir gün sayısı öngörülmemiş; ilk fırsatta | Yedi gün |
| Talep sahipleri | Davanın tarafları; hâkim de bizzat çekilebilir | Cumhuriyet savcısı, şüpheli/sanık ve müdafii, katılan ve vekili |
| İnceleme mercii | m.40 — kural olarak mensup olduğu mahkeme | m.27 — mensup olduğu mahkeme; reddedilen müzakereye katılamaz |
| Kötüniyetli talebin yaptırımı | m.42 — 500-5.000 TL disiplin para cezası, tekrarda iki kat | Bu türde bir para cezası öngörülmemiştir |
Hâkimin ya da bilirkişinin tarafsızlığından şüpheniz mi var?
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
10) İdari Yargıda Durum: İYUK m.31 Atfı
İdari Yargılama Usulü Kanunu, hâkimin tarafsızlığı konusunda ayrı bir düzenleme getirmez; atıf yapar. İYUK m.31’in birinci fıkrası, bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda — ilk sırada “hâkimin davaya bakmaktan memnuiyeti ve reddi” olmak üzere — ehliyet, üçüncü şahısların davaya katılması, davanın ihbarı, tarafların vekilleri, feragat ve kabul, teminat, mukabil dava, bilirkişi, keşif, delillerin tespiti, yargılama giderleri ve adlî yardım hallerinde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağını düzenler.
Uygulamada bu atıf, yürürlükteki 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na yapılmış sayılır. Sonuç şudur: Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinde hâkimin reddi HMK m.34-43 çerçevesinde yürür. Yani idari yargıda dava açan bir kişi için de “en geç ilk duruşmada ileri sürme” kuralı ve kötüniyetli talepte disiplin para cezası riski geçerlidir. İdari yargı usulünün genel çerçevesi için İdare Hukuku Rehberimize bakabilirsiniz.
11) Tarafsızlık Yalnızca Hâkim İçin Değil
Yargılamaya katılan diğer süjeler bakımından da tarafsızlık aranır ve çoğu kez doğrudan hâkime ilişkin kurallara atıf yapılır.
| Süje | Dayanak | Rejim |
|---|---|---|
| Bilirkişi | HMK m.272 | Hâkimler hakkındaki yasaklılık ve ret sebepleri bilirkişiler bakımından da uygulanır |
| Hakem | Tahkim hükümleri | Bağımsızlık ve tarafsızlıktan şüpheyi gerektiren hâller ret sebebidir |
| Arabulucu / uzlaştırmacı | HMK m.36/1-c | Uyuşmazlıkta arabuluculuk veya uzlaştırmacılık yapmış kişi, aynı uyuşmazlıkta hâkim olamaz |
| Hâkim ve savcılar (kadro düzeyi) | 2802 s.K. m.46 | Karı-koca ile ikinci derece dâhil kan ve sıhrî hısımlar bir mahkemenin aynı dairesinde görev yapamaz |
Bilirkişinin tarafsızlığı özellikle önemlidir; çünkü hâkim çoğu teknik uyuşmazlıkta fiilen bilirkişi raporunu esas alır. Yargıtay, benzer nitelikteki başka dosyalarda taraflardan biri aleyhine vekil olarak yer almış bir kişinin bilirkişi olarak rapor düzenlemesini bilirkişinin tarafsızlığı ilkesiyle çelişen bir olgu saymış ve bunu bozma sebebi yapmıştır. Bilirkişi reddinin usulü için HMK m.272-273 dilekçe örneğimize, hakemler bakımından ise hakemlerin bağımsızlığı, tarafsızlığı ve reddi yazımıza bakabilirsiniz.
12) İdari Süreçlerde ve Disiplin Soruşturmalarında Tarafsızlık
Tarafsızlık yalnızca mahkeme salonunun kuralı değildir. İdari işlemler, disiplin soruşturmaları ve idari yaptırım süreçleri de tarafsız yürütülmek zorundadır. Buradaki dayanak, usul kanunlarındaki ret kurumları değil, Anayasa m.2’deki hukuk devleti ilkesi ile m.10’daki kanun önünde eşitlik ve m.36’daki adil yargılanma hakkının idari usule yansımasıdır.
Pratik sonuç şudur: soruşturmayı yürüten muhakkikin şikâyetçi ya da şüpheliyle kişisel bir bağı, menfaat ilişkisi veya husumeti varsa, sürecin tarafsızlığı tartışmalı hale gelir ve bu, işlemin şekil ve usul yönünden hukuka aykırılığı iddiasıyla iptal davasına konu edilebilir. Bu iddianın somutlaştırılması gerekir; soyut “taraflı davranıldı” beyanı yeterli olmaz. Ayrıntı için disiplin soruşturmalarında tarafsızlık ilkesi ve polis ve jandarma disiplin soruşturması yazılarımıza bakabilirsiniz.
13) Tarafsızlığın Denetlenmesini Sağlayan Yan Güvenceler
Ret ve yasaklılık kurumları tek başına yeterli olmaz; tarafsızlığın denetlenebilir olması gerekir. Anayasa m.141, mahkemelerde duruşmaların herkese açık olduğunu ve bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılacağını hükme bağlar. Gerekçe zorunluluğu, hâkimin hangi delili niçin kabul veya reddettiğini görünür kılarak önyargı iddiasının denetlenmesini mümkün kılar. Aynı madde davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasını da yargının görevi sayar.
Kanun yolları ikinci katmanı oluşturur. Yasaklı hâkimin karara katılmış olması, istinaf ve temyiz aşamasında bozma sebebidir. Nitekim bir karara katılan hâkimin, aynı hükme ilişkin istinaf incelemesine katılması CMK m.23/1’e aykırılık oluşturur ve bozmayı gerektirir.
Üçüncü katman anayasal denetimdir. İç hukuk yolları tüketildikten sonra, tarafsız mahkemede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasıyla 6216 sayılı Kanun çerçevesinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapılabilir; Sözleşme düzeyinde ise AİHS m.6 devreye girer.
14) Hâkimin Hukuki Sorumluluğu: Dava Kime Karşı Açılır?
Tarafsızlık ihlali iddiasının bir de tazminat boyutu vardır ve burada çok yapılan bir usul hatası bulunur: dava hâkime karşı değil, Devlet aleyhine açılır.
Hukuk yargılamasında HMK m.46 ve devamı, hâkimlerin yargılama faaliyetinden doğan zararlar için Devlet aleyhine tazminat davası açılacağını düzenler; görevli mahkeme m.47’de gösterilmiştir. Devlet, ödediği tazminat için sorumlu hâkime rücu edebilir.
Ceza yargılaması bakımından ise 18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanunla CMK m.141’e eklenen fıkralar belirleyicidir: suç soruşturması veya kovuşturması sırasında kişisel kusur, haksız fiil veya diğer sorumluluk hâlleri de dâhil olmak üzere hâkimler ve Cumhuriyet savcılarının verdikleri kararlar veya yaptıkları işlemler sebebiyle tazminat davaları, ancak Devlet aleyhine ağır ceza mahkemesinde açılabilir.
Bu düzenlemelerin ortak amacı, hâkimin her kararı için kişisel dava tehdidi altında çalışmasını engellemektir; çünkü böyle bir tehdit, korumaya çalıştığımız bağımsızlığı bizzat ortadan kaldırır.
15) Pratik Kontrol Listesi
- Önce ayırın: Elinizdeki durum HMK m.34 / CMK m.22 anlamında bir yasaklılık hali mi, yoksa m.36 / m.24 anlamında bir ret sebebi mi? Yasaklılıkta süre yoktur, rette vardır.
- Takvimi kurun: Hukuk davasında en geç ilk duruşma; ceza davasında sanığın sorgusu başlayıncaya kadar. Sonradan öğrenilen sebepte ceza yargılamasında yedi gün.
- Dilekçeyi delillendirin: HMK m.38 sebeplerin yanında delil veya emarelerin açıkça gösterilmesini arar. Muhtemel gösterecek düzeyde emare yeterlidir, ama “emare yok” ise talep kötüniyet değerlendirmesine açılır.
- Esas itirazını ret sebebi yapmayın: Aleyhe ara kararlar, delil değerlendirmesi ve tazminat miktarı istinaf-temyiz konusudur; ret sebebi değildir.
- Ceza riskini hesaplayın: Kötüniyetli ve esastan reddedilen talep, 500-5.000 TL disiplin para cezası doğurur; aynı tarafça tekrarında ceza iki katından az olamaz.
- “Çekilmeye davet” masum değildir: HMK m.38 uyarınca bu, ret hükmündedir ve aynı usule tabidir.
- Bilirkişiyi unutmayın: HMK m.272 ile hâkime ilişkin yasaklılık ve ret sebepleri bilirkişiye de uygulanır.
- Doğru davalıyı seçin: Tazminat davası hâkime değil, Devlete karşı açılır (HMK m.46 vd.; ceza dosyalarında CMK m.141).
Yargılama usulünün genel çerçevesi için Yargılama Usulü Rehberimize, hakem kararlarına karşı iptal yolu için HMK m.439 dilekçe örneğimize bakabilirsiniz.
Tarafsızlık ihlali nedeniyle tazminat: dava kime karşı açılır?
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
Sıkça Sorulan Sorular
Tarafsızlık ne demek?
Tarafsızlık, uyuşmazlığı karara bağlayacak kişinin taraflara eşit mesafede durması, uyuşmazlıkla kişisel bir bağı bulunmaması ve önyargı taşımamasıdır. Anayasa m.9 uyarınca yargı yetkisi bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılır.
Tarafsızlık ile bağımsızlık aynı şey mi?
Hayır. Bağımsızlık, hâkimin yargı dışı organ ve kişilerin baskısından korunmasıdır ve kurumsaldır (Anayasa m.138-140). Tarafsızlık ise hâkimin somut dosyada taraflarla kişisel bağının bulunmamasıdır ve yasaklılık ile ret kurumlarıyla korunur.
Anayasa’da tarafsızlık ne zaman yazıldı?
Anayasa m.9’daki “ve tarafsız” ibaresi, 21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle “bağımsız” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenmiştir.
Yasaklılık ile ret arasındaki fark nedir?
Yasaklılıkta hâkim talep olmasa bile çekinmek zorundadır ve süre yoktur (HMK m.34, CMK m.22). Rette ise hâkim, taraflardan biri talepte bulununcaya kadar davaya bakabilir (HMK m.37) ve talep kanuni süreye tabidir.
Hâkimin reddi hangi hallerde istenebilir?
HMK m.36 uyarınca hâkimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren önemli bir sebep varsa. Kanun bunlara örnek olarak öğüt verme veya yol gösterme, kanunen gerekmediği hâlde görüş açıklama, tanık veya bilirkişi olarak dinlenmiş olma, uyuşmazlıkta arabuluculuk veya uzlaştırmacılık yapmış bulunma, dördüncü derece dâhil yansoy hısımlığı ve taraflardan biriyle dava veya düşmanlık hallerini sayar.
Hukuk davasında ret talebi ne zamana kadar yapılmalı?
HMK m.38 uyarınca ret sebebini bilen tarafın talebini en geç ilk duruşmada ileri sürmesi gerekir. Sebep sonradan öğrenilmişse, en geç öğrenmeden sonraki ilk duruşmada ve yeni bir işlem yapılmadan önce hemen bildirilmelidir. Süresinde yapılmayan talep dinlenmez.
Ceza davasında hâkimin reddi süresi nedir?
CMK m.25 uyarınca tarafsızlığı şüpheye düşüren sebeplerde ret, ilk derece mahkemelerinde sanığın sorgusu başlayıncaya kadar istenebilir. Sonradan ortaya çıkan veya öğrenilen sebeplerde ise sebebin öğrenilmesinden itibaren yedi gün içinde istenmesi şarttır.
Yasaklılık halinde süre işler mi?
Hayır. Hâkimin davaya bakmaktan yasaklı olduğu hâllerde ret istemi yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilir.
Ret dilekçesinde neyin bulunması gerekir?
HMK m.38 uyarınca dilekçede ret talebinin dayandığı sebepler ile delil veya emarelerin açıkça gösterilmesi ve varsa belgelerin eklenmesi gerekir. Dilekçe, reddi istenen hâkimin mensup olduğu mahkemeye verilir ve karşı tarafa tebliğ ettirilir.
Ret sebebini ispat etmek zorunda mıyım?
Kesin ispat aranmaz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, dilekçenin verilmesi için ret sebebini muhtemel gösterecek delil veya emarenin yeterli olduğunu kabul etmiştir. HMK m.42’ye 7251 sayılı Kanunla eklenen hüküm de, sebep sabit olmasa bile merciin bunu muhtemel görmesi hâlinde talebi kabul edebileceğini söyler.
Ret sebepleri hakkında yemin teklif edilebilir mi?
Hayır. HMK m.42’ye 22/7/2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanunla eklenen hüküm uyarınca ret sebepleri hakkında yemin teklif olunamaz.
Ret talebini kim inceler?
HMK m.40 uyarınca kural olarak reddi istenen hâkim katılmaksızın mensup olduğu mahkeme inceler. Mahkeme toplanamıyor veya tek hâkimli ise o yerdeki diğer asliye hukuk mahkemesi veya hâkimi; sulh hukuk hâkiminde ise o yerdeki diğer sulh hukuk hâkimi inceler.
Ret talebi reddedilirse para cezası verilir mi?
Sadece kötüniyet varsa. HMK m.42 uyarınca talebin kötüniyetle yapıldığının anlaşılması ve esas yönünden kabul edilmemesi hâlinde talepte bulunanların her biri hakkında beşyüz Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar disiplin para cezasına hükmolunur. Aynı davada aynı tarafça tekrarlanan talepte ceza, bir öncekinin iki katından az olamaz.
Hâkimin verdiği aleyhe kararlar ret sebebi olur mu?
Kural olarak hayır. Yargıtay uygulamasında, esasa ilişkin değerlendirmeler ve ara kararlar istinaf ile temyiz sebebi sayılır; tek başına tarafsızlıktan şüpheyi gerektiren sebep olarak kabul edilmez.
Hâkimi çekilmeye davet etmek ret sayılır mı?
Evet. HMK m.38 uyarınca hâkimi çekilmeye davet, hâkimin reddi hükmündedir; aynı usul ve sürelere tabidir.
Ret kararına karşı kanun yoluna gidilebilir mi?
HMK m.43 çerçevesinde değerlendirilir. Ret talebinin kabulüne ilişkin merci kararları kesindir. Hâkimin reddine ilişkin merci kararları hakkında bölge adliye mahkemelerince verilen kararlar ise kesin niteliktedir ve temyiz edilemez.
İdari yargıda hâkimin reddi mümkün mü?
Evet. İYUK m.31, bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda hâkimin davaya bakmaktan memnuiyeti ve reddi konusunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerine atıf yapar; uygulamada bu atıf 6100 sayılı HMK’ya yapılmış sayılır.
Bilirkişi için de tarafsızlık aranır mı?
Evet. HMK m.272 uyarınca hâkimler hakkındaki yasaklılık ve ret sebepleriyle ilgili kurallar bilirkişiler bakımından da uygulanır.
Aynı hâkim hem soruşturmada hem kovuşturmada görev alabilir mi?
Hayır. CMK m.23 uyarınca aynı işte soruşturma evresinde görev yapmış hâkim kovuşturma evresinde görev yapamaz. Ayrıca bir karara katılan hâkim, yüksek görevli mahkemede aynı hükme ilişkin karara katılamaz ve yargılamanın yenilenmesinde önceki hâkim aynı işte görev alamaz.
Tarafsız olmayan hâkim yüzünden zarar gördüm, kime dava açarım?
Devlete. Hukuk yargılamasında HMK m.46 ve devamı uyarınca dava Devlet aleyhine açılır. Ceza soruşturma ve kovuşturmasından doğan taleplerde ise 6545 sayılı Kanunla CMK m.141’e eklenen hükümler uyarınca dava, Devlet aleyhine ağır ceza mahkemesinde açılır.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Somut dosyanızda süreler ve usul, yargılamanın türüne ve aşamasına göre değişir.


