Sigorta zincirindeki her halka farklı bir vergiye tabidir: sigorta şirketinin işlemleri banka ve sigorta muameleleri vergisinin konusuna girerken, acentenin aldığı komisyonda katma değer vergisi istisnası tartışılır, eksper ve brokerde ise ayrı rejimler işler. Bu rehber, konuyu mevzuat maddeleriyle anlatır. Ankara’daki dosyanız için bize 0554 648 37 15 numarasından ulaşabilirsiniz.
Beş cümlede özet
- Sigorta şirketlerinin her ne şekilde olursa olsun lehe aldıkları paralar banka ve sigorta muameleleri vergisine tabidir (6802 m.28).
- Banka ve sigorta muameleleri vergisi kapsamına giren işlemler katma değer vergisinden istisnadır (KDVK m.17/4-e).
- Sigorta acente ve prodüktörleri ile brokerlerin sigorta muamelelerine ilişkin işlemleri de bu istisna kapsamında değerlendirilir.
- Acentelere ödenen komisyonlarda gelir vergisi tevkifatı, acentenin gerçek kişi ya da kurum olmasına göre belirlenir (GVK m.94, KVK m.15).
- Eksperlik ve danışmanlık gibi sigorta muamelesi sayılmayan hizmetler genel esaslara göre vergilendirilir.
Banka ve sigorta muameleleri vergisi
6802 sayılı Gider Vergileri Kanunu’nun 28. maddesi, banka ve sigorta şirketlerinin, Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu’na göre faaliyette bulunan şirketlerin kanunda sayılan işlemleri hariç olmak üzere, her ne şekilde olursa olsun yapmış oldukları bütün muameleler dolayısıyla kendi lehlerine her ne nam ile olursa olsun nakden veya hesaben aldıkları paraların banka ve sigorta muameleleri vergisine tabi olduğunu düzenler. Maddede ayrıca sigorta şirketlerinin hangi işlemlerinin bu kapsamda değerlendirileceği gösterilmiştir.
Verginin işleyişi şöyledir. Birincisi mükelleftir: Kanun’un 30. maddesi uyarınca verginin mükellefi banka ve sigorta şirketleri ile bankerlerdir; acenteler bakımından ise acentelerin sigorta şirketleri adına yaptıkları işlemler dolayısıyla verginin sigorta şirketlerince beyan edileceğine ilişkin düzenleme gözetilir. İkincisi matrahtır: 31. madde matrahı, lehe alınan paranın tutarı olarak belirler; sigortalarda prim tutarı esas alınır ve kanunda öngörülen indirimler yapılır. Üçüncüsü istisnalardır: 29. maddede sayılan işlemler vergiden müstesnadır; zorunlu deprem sigortası ve kanunda sayılan diğer sigorta türleri bakımından öngörülen istisnalar bu kapsamdadır. Dördüncüsü beyandır: verginin beyan dönemi ve süresi 47. maddede gösterilmiştir. Beşincisi katma değer vergisiyle ilişkidir: bu vergiye tabi işlemler katma değer vergisinden istisnadır ve bu, iki verginin çakışmasını önler. Finansal kurum vergilendirmesini finansal kiralama ve sigortacılıkta vergi yazımızda ele aldık.
Zincirdeki aktörlere göre rejim
| Aktör | Gelir türü | Dolaylı vergi |
|---|---|---|
| Sigorta şirketi | Kurum kazancı | BSMV; KDV istisnası |
| Acente (gerçek kişi) | Ticari kazanç | Sigorta muamelesinde istisna |
| Acente (şirket) | Kurum kazancı | Aynı istisna |
| Broker | Ticari kazanç | İşlem niteliğine göre |
| Eksper | Serbest meslek ya da ticari | KDV’ye tabi |
| Aktüer ve danışman | Serbest meslek | KDV’ye tabi; stopaj |
Tabloyu yana kaydırarak tüm sütunları görebilirsiniz.
Tablonun ayırt edici noktası, işlemin sigorta muamelesi sayılıp sayılmadığıdır. Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 17. maddesinin dördüncü fıkrasının (e) bendi, banka ve sigorta muameleleri vergisi kapsamına giren işlemler ile sigorta aracılarının sigorta şirketlerine yaptığı sigorta muamelelerine ilişkin işlemleri vergiden istisna tutar. Buna karşılık eksperlik, risk danışmanlığı, eğitim ve yazılım hizmetleri sigorta muamelesi olmadığından genel esaslara göre vergiye tabidir.
Acente komisyonlarında belge ve stopaj
Sigorta acentesinin geliri, sigorta şirketinden aldığı komisyondur. Bu komisyonun belgelendirilmesi ve üzerinden yapılacak kesinti, uygulamada en sık soru doğuran konudur.
Uygulamada dikkat edilecek noktalar şunlardır. Birincisi belgedir: acente, komisyon geliri için sigorta şirketine belge düzenler; katma değer vergisi istisnası kapsamındaki sigorta muamelelerine ilişkin komisyonlarda vergi hesaplanmaz ancak belge düzenlenmesi zorunluluğu devam eder ve belgede istisna hükmüne atıf yapılır. İkincisi kazanç türüdür: acentelik faaliyeti ticari nitelikte olduğundan gelir, gerçek kişilerde ticari kazanç, şirketlerde kurum kazancıdır; bu nedenle serbest meslek makbuzu değil fatura düzenlenir. Üçüncüsü stopajdır: acentelik faaliyeti ticari kazanç kapsamında olduğundan, ticari kazanç sahiplerine yapılan ödemelerde genel bir tevkifat yükümlülüğü bulunmaz; buna karşılık serbest meslek niteliği taşıyan hizmetlerde Gelir Vergisi Kanunu’nun 94. maddesi uyarınca kesinti yapılır. Dördüncüsü dönemselliktir: komisyonun hangi dönemde gelir yazılacağı, poliçenin düzenlenmesi ve hakkın doğması esasına göre belirlenir; iptal ve iade hâllerinde düzeltme yapılır. Beşincisi zincirleme acenteliktir: alt acente ilişkilerinde komisyon paylaşımının belgelendirilmesi gerekir.
Kısmi istisnada indirim ve ayrıştırma
Sigorta aracılarının en çok hata yaptığı alan, istisna kapsamındaki işlemler nedeniyle yüklenilen verginin akıbetidir. Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 30. maddesinin (a) bendi, vergiden istisna edilmiş bulunan malların teslimi ve hizmet ifasıyla ilgili alış vesikalarında gösterilen veya bu mal ve hizmetlerin maliyetleri içinde yer alan verginin indirilemeyeceğini düzenler; ancak aynı maddede, 32. maddede sayılan tam istisnalar bu kuralın dışında tutulmuştur.
Bu ayrımın pratik sonucu şudur: sigorta muamelelerine ilişkin istisna kısmi istisna niteliğinde olduğundan, bu işlemler nedeniyle yüklenilen vergi indirilemez ve maliyet ya da gider unsuru olarak dikkate alınır. Uygulamada yapılması gerekenler şunlardır. Birincisi ayrıştırmadır: istisna kapsamındaki komisyon gelirleri ile vergiye tabi hizmet gelirlerinin ayrı hesaplarda izlenmesi gerekir. İkincisi yüklenimin dağıtımıdır: kira, elektrik, personel ve yazılım gibi ortak giderlerde yüklenilen verginin, hasılat oranına göre ya da objektif başka bir anahtarla ayrıştırılması ve istisnaya isabet eden kısmın indirim konusu yapılmaması gerekir; kullanılan anahtarın yazılı belirlenmesi ve tutarlı uygulanması aranır. Üçüncüsü düzeltmedir: yıl içinde indirilen ancak istisnaya isabet ettiği anlaşılan verginin düzeltilmesi gerekir. Dördüncüsü kayıttır: indirilemeyen verginin gider ya da maliyet olarak kaydedilmesi ve bunun belgelendirilmesi. İstisna türlerini KDV’de istisnalar yazımızda ele aldık.
Emlak ve diğer aracılık faaliyetleri
Aracılık faaliyeti yalnızca sigorta alanında değil, gayrimenkul, taşımacılık, turizm ve ticari mal alım satımında da yaygındır; bu alanlarda sigortaya özgü istisna bulunmadığından genel esaslar işler.
Değerlendirmede öne çıkan noktalar şunlardır. Birincisi matrahtır: aracı, kendi adına ve hesabına işlem yapıyorsa matrah satış bedelinin tamamıdır; başkası adına ve hesabına aracılık yapıyorsa matrah yalnızca komisyon bedelidir. Bu ayrım sözleşme ve belge düzeninden anlaşılır ve hasılatın büyüklüğünü doğrudan etkiler. İkincisi kazanç türüdür: emlak danışmanlığı ve ticari aracılık faaliyeti, sermaye ve organizasyona dayandığından ticari kazanç sayılır; buna karşılık şahsi mesaiye dayanan ve ihtisas gerektiren bazı danışmanlık hizmetleri serbest meslek kazancı kapsamında değerlendirilebilir. Üçüncüsü belgedir: ticari kazanç sahipleri fatura, serbest meslek erbabı makbuz düzenler; komisyonun tahsil edildiği anda belge düzenlenmesi gerekir. Dördüncüsü stopajdır: serbest meslek niteliğindeki hizmetlerde 94. madde uyarınca kesinti yapılır. Beşincisi platform aracılığıdır: dijital platformlar üzerinden yapılan aracılıkta, platform bildirimleri beyanla karşılaştırılır ve komisyon ile brüt hasılat ayrımına dikkat edilmesi gerekir. Altıncısı yetki belgeleridir: taşınmaz ticareti ve benzeri alanlarda yetki belgesi şartı vergisel değil ama idari yaptırım doğurur.
Sigorta tazminatlarının vergisel durumu
Sigorta ilişkisinin diğer ucunda, sigortalıya ödenen tazminatların nasıl değerlendirileceği sorusu bulunur; bu, işletmeler bakımından sık karşılaşılan bir konudur.
Değerlendirme şöyle yapılır. Birincisi işletme varlıklarıdır: işletmeye dâhil bir iktisadi kıymetin hasar görmesi ya da zayi olması hâlinde alınan tazminat, Vergi Usul Kanunu’nun 329. maddesi kapsamında değerlendirilir; madde, yangın, deprem, sel ve su basması gibi afetler yüzünden tamamen veya kısmen zıyaa uğrayan amortismana tabi iktisadi kıymetler için alınan sigorta tazminatının, bunların değerinden fazla veya eksik olduğu takdirde farkın kâr veya zarar hesabına geçirileceğini öngörür; ayrıca yenileme fonu uygulamasına ilişkin düzenleme bulunur. İkincisi emtiadır: 330. madde, emtia ve zirai mahsul ile hayvan kıymetlerinde vukua gelen zayiat dolayısıyla alınan sigorta tazminatlarının bunların değerinden fazla olması hâlinde fazlalığın kâra alınacağını düzenler. Üçüncüsü kâr kaybı sigortalarıdır: iş durması ve kâr kaybı teminatından alınan ödemeler hasılat niteliğinde değerlendirilir. Dördüncüsü şahıs sigortalarıdır: gerçek kişilere ödenen can ve sağlık sigortası tazminatlarının niteliği ayrıca değerlendirilir. Beşincisi katma değer vergisidir: tazminat bir teslim ya da hizmetin karşılığı olmadığından kural olarak verginin konusuna girmez; ancak hasar onarımında yüklenilen verginin indirimi ayrı bir konudur. Değerleme esaslarını değerleme ve envanter yazımızda ele aldık.
Bireysel emeklilik ve şahıs sigortalarında indirim
Sigorta ilişkisinin vergisel yönü yalnızca aracılar bakımından değil, prim ödeyen kişiler bakımından da sonuç doğurur. Gelir Vergisi Kanunu’nun 63. maddesi ücretlilerde, 89. maddesi ise beyanname veren mükelleflerde şahıs sigorta primlerinin indirimini düzenler.
Uygulamada dikkat edilecek noktalar şunlardır. Birincisi ücretlilerdir: 63. madde, sigortanın Türkiye’de kâin ve merkezi Türkiye’de bulunan bir emeklilik veya sigorta şirketi nezdinde akdedilmiş olması şartıyla, ücretlinin şahsına, eşine ve küçük çocuklarına ait hayat sigortası poliçeleri için ödenen primlerin kanunda belirlenen kısmı ile ölüm, kaza, hastalık, sağlık, engellilik, analık, doğum ve tahsil gibi şahıs sigorta poliçeleri için ödenen primlerin, ücretin matrahından indirilmesini öngörür; indirim, kanunda öngörülen oran ve tutar sınırlarına tabidir. İkincisi beyanname verenlerdir: 89. madde uyarınca aynı nitelikteki primler, beyan edilen gelirin kanunda belirlenen oranını ve asgari ücretin yıllık tutarını aşmamak şartıyla indirilebilir. Üçüncüsü belgedir: primlerin ödenmiş olması ve belgelenmesi aranır. Dördüncüsü bireysel emeklilikdir: bu sistemdeki katkı payları bakımından öngörülen devlet katkısı ile vergi rejimi ayrıca değerlendirilir. Beşincisi ayrılma hâlleridir: sistemden ayrılma hâlinde yapılan ödemelerin menkul sermaye iradı sayılıp sayılmayacağı ve uygulanacak kesinti oranı, kalınan süreye göre belirlenir. Ücret matrahı uygulamasını ücret gelirinin vergilendirilmesi yazımızda ele aldık.
Denetimde öne çıkan başlıklar
Sigorta aracılığı alanında inceleme, komisyon kayıtlarının sigorta şirketi kayıtlarıyla karşılaştırılmasına dayanır; bu, verinin iki taraflı olması nedeniyle etkili bir yöntemdir. Kullanılan kaynaklar şunlardır: sigorta şirketlerinin acente bazında komisyon dökümleri, poliçe üretim raporları, banka hareketleri ve platform kayıtları.
Sık karşılaşılan eleştiri başlıkları şunlardır. Birincisi komisyon farklarıdır: şirket kayıtlarındaki komisyon tutarı ile acentenin beyanı arasındaki fark sorgulanır; iptal, iade ve mahsuplar belgelenmelidir. İkincisi istisna kapsamıdır: istisna kapsamında gösterilen gelirlerin gerçekten sigorta muamelesine ilişkin olup olmadığı incelenir; eksperlik, danışmanlık, eğitim ve yazılım gelirlerinin istisna kapsamında gösterilmesi en sık rastlanan hatadır. Üçüncüsü yüklenim ayrıştırmasıdır: kısmi istisna nedeniyle indirilemeyecek verginin indirilip indirilmediği kontrol edilir. Dördüncüsü destek ödemeleridir: sigorta şirketlerinden alınan teşvik, prim ve destek ödemelerinin niteliği ve hangi rejime tabi olduğu tartışılır. Beşincisi personel yapısıdır: acentede çalışanların bildirimleri ile ücret kayıtları karşılaştırılır. Altıncısı alt acentedir: komisyon paylaşımlarının belgelendirilmemesi hâlinde gider reddi gündeme gelir. Bu başlıkların her biri için sözleşme ve mutabakat belgelerinin dosyada bulundurulması gerekir.
Acentelik sözleşmesinin sona ermesi
Acentelik ilişkisinin sona ermesi hâlinde ödenen tutarların vergisel niteliği ayrıca değerlendirilmelidir. Türk Ticaret Kanunu’nun 122. maddesi denkleştirme talebini düzenler: sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra müvekkilin acentenin bulduğu yeni müşteriler sayesinde önemli menfaatler elde etmesi ve acentenin sözleşme ilişkisinin sona ermesi nedeniyle daha önce kurduğu ilişkilerden doğan ücret isteme hakkını kaybetmesi hâlinde, hakkaniyet gerektiriyorsa acente uygun bir tazminat isteyebilir.
Vergisel açıdan değerlendirilecek noktalar şunlardır. Birincisi denkleştirme tazminatıdır: acentenin ticari faaliyeti nedeniyle elde ettiği bu tutar, ticari kazancın bir unsuru olarak değerlendirilir ve kazanca dâhil edilir; ödeyen taraf bakımından ise gider niteliği taşır. İkincisi katma değer vergisidir: tazminatın bir teslim ya da hizmet karşılığı olup olmadığı tartışılır; bir hizmetin karşılığı sayılması hâlinde vergiye tabi olacağı, salt zarar giderimi niteliği taşıması hâlinde ise verginin konusuna girmeyeceği ileri sürülür ve bu, sözleşmenin içeriğine göre belirlenir. Üçüncüsü portföy devridir: acentelik portföyünün başka bir acenteye devri karşılığında alınan bedel, bir gayrimaddi hak devri niteliği taşıyabilir ve buna göre vergilendirilir. Dördüncüsü rekabet yasağıdır: sözleşme sonrası rekabet yasağı karşılığı ödenen tutarların niteliği ayrıca değerlendirilir. Beşincisi belgedir: ödemenin dayanağı olan sözleşme ve mutabakat metinlerinin saklanması, nitelendirme tartışmasında belirleyicidir.
Aracılık işletmelerinde kayıt düzeni
Sigorta ve diğer aracılık işletmelerinde vergisel uyum, gelirin doğru sınıflandırılmasına ve belgelerin eşleştirilmesine dayanır. Kurulması gereken düzen şu unsurlardan oluşur.
Birincisi gelir sınıflandırmasıdır: istisna kapsamındaki sigorta komisyonları ile vergiye tabi hizmet gelirlerinin ayrı hesaplarda izlenmesi; her gelir kaleminin hangi rejime tabi olduğunun bir tabloda gösterilmesi gerekir. İkincisi mutabakattır: sigorta şirketlerinden gelen komisyon dökümleriyle aylık mutabakat yapılmalı, iptal ve iadeler ayrı listelenmelidir. İkincisi gider dosyasıdır: ortak giderlerde yüklenilen verginin ayrıştırılması için kullanılan anahtar yazılı belirlenmeli ve hesaplama tablosu saklanmalıdır. Üçüncüsü sözleşme arşividir: acentelik, alt acentelik ve hizmet sözleşmeleri ile ekleri dosyalanmalıdır. Dördüncüsü tahsilat kanalıdır: komisyon tahsilatlarının banka üzerinden yapılması ve dekontların saklanması gerekir. Beşincisi personel kayıtlarıdır: teknik personel ve satış temsilcilerine yapılan ödemelerin ücret bordrosunda gösterilmesi ve sigorta bildirimlerinin yapılması. Altıncısı takvimdir: katma değer vergisi, muhtasar ve geçici vergi beyan tarihlerinin izlenmesi. Bu düzenin kurulması, hem beyan doğruluğunu hem olası incelemede savunma hazırlığını sağlar.
Yurt dışı sigorta işlemleri
Sigorta ilişkisinin sınır ötesi boyutu, hem primlerin hem tazminatların vergisel durumunu değiştirir ve bu alanda özel düzenlemeler bulunur.
Değerlendirilecek başlıklar şunlardır. Birincisi reasürans işlemleridir: 6802 sayılı Kanun’un 29. maddesinde, sigorta şirketlerinin reasürans ve retrosesyon işlemleri dolayısıyla aldıkları paralar bakımından öngörülen istisna hükümleri uygulanır; bu, sigorta riskinin paylaşılmasının vergilendirilmemesini sağlar. İkincisi yurt dışından alınan hizmetlerdir: yurt dışındaki bir sigorta şirketi ya da brokerden alınan hizmetlerde, hizmetten Türkiye’de yararlanıldığından Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 9. maddesi uyarınca sorumlu sıfatıyla beyan gündeme gelir; ancak işlemin banka ve sigorta muameleleri vergisi kapsamına girip girmediği ve 17/4-e istisnasının uygulanıp uygulanmayacağı öncelikle değerlendirilir. Üçüncüsü yurt dışına yapılan ödemelerdir: dar mükellef kurumlara yapılan komisyon ve hizmet ödemelerinde Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 30. maddesi uyarınca kesinti yapılır; anlaşma hükümlerinden yararlanmak için mukimlik belgesi aranır. Dördüncüsü yurt dışı poliçelerdir: yurt dışındaki bir sigortacıdan poliçe alınması hâlinde mevzuattaki sınırlamalar ile vergisel sonuçlar birlikte değerlendirilir. Beşincisi kur farklarıdır: dövizli prim ve tazminatlarda oluşan kur farkları kazancın tespitinde dikkate alınır.
İşletmelerde sigorta primlerinin gider yazılması
Sigorta ilişkisinin son halkası, prim ödeyen işletmeler bakımından bu ödemelerin gider niteliğidir. Gelir Vergisi Kanunu’nun 40. maddesi, işletme ile ilgili olmak şartıyla sigorta giderlerinin safi kazancın tespitinde indirilebileceğini öngörür ve bu hüküm Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 6. maddesi yollamasıyla kurumlarda da uygulanır.
Uygulamada dikkat edilecek noktalar şunlardır. Birincisi ilgililiktir: primin işletmeye dâhil bir varlığa ya da faaliyete ilişkin olması gerekir; işletme sahibinin şahsi malvarlığına ait sigorta primleri indirilemez. İkincisi dönemselliktir: birden fazla dönemi kapsayan poliçelerde primin ilgili döneme isabet eden kısmının gider yazılması, kalan kısmın gelecek aylara ait giderler hesabında izlenmesi gerekir; peşin ödenen çok yıllı primlerin tamamının bir dönemde gider yazılması dönem kaydırma eleştirisi doğurur. Üçüncüsü personel sigortalarıdır: çalışanlar için yaptırılan sağlık ve hayat sigortası primlerinin ücret sayılıp sayılmayacağı ve hangi sınırlar içinde gider yazılacağı, Gelir Vergisi Kanunu’nun 63. maddesindeki hükümler çerçevesinde değerlendirilir. Dördüncüsü sorumluluk sigortalarıdır: mesleki ve ürün sorumluluk sigortası primleri faaliyetle ilgili olduğundan gider niteliğindedir. Beşincisi belgedir: poliçe ve ödeme belgelerinin saklanması ile primin fiilen ödenmiş olması aranır. Altıncısı, sigorta üzerinden hesaplanan banka ve sigorta muameleleri vergisinin de prim maliyetinin bir parçası olarak gider yazılmasıdır. Gider hükümlerini gider kısıtlamaları yazımızda ele aldık.
Vergi mahkemesi dava dilekçesi örneği
…………… VERGİ MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA
DAVACI: …… Sigorta Aracılık Hizmetleri Ltd. Şti., Vergi No, Adres
DAVALI: …… Vergi Dairesi Müdürlüğü
DAVA KONUSU: ……/……/2026 tarih ve …… sayılı ihbarname ile tarh edilen katma değer vergisi ve kesilen vergi ziyaı cezasının iptali istemidir.
TEBLİĞ TARİHİ: ……/……/2026
AÇIKLAMALAR
1. Şirketimiz sigorta acenteliği faaliyetinde bulunmakta ve sigorta şirketlerinden komisyon geliri elde etmektedir.
2. İdarece, elde edilen komisyonların katma değer vergisine tabi olduğu gerekçesiyle tarhiyat yapılmıştır.
3. Oysa Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 17. maddesinin dördüncü fıkrasının (e) bendi, banka ve sigorta muameleleri vergisi kapsamına giren işlemler ile sigorta aracılarının sigorta şirketlerine yaptığı sigorta muamelelerine ilişkin işlemleri vergiden istisna tutmaktadır; acentelik sözleşmeleri ve komisyon dökümleri ektedir.
4. (Alternatif) Tarhiyata konu gelirlerin bir kısmı eksperlik ve danışmanlık hizmetlerine ilişkin olup bunlar için vergi hesaplanmış ve beyan edilmiştir; ayrıştırma tablosu ve faturalar ektedir.
5. (Alternatif) İdarece, sigorta şirketinden alınan destek ve teşvik ödemelerinin komisyon niteliğinde olmadığı ileri sürülmüşse de, bu ödemeler acentelik faaliyetinin karşılığı olup sözleşmeye dayanmaktadır.
6. Olayda gerçeğe aykırı beyan bulunmadığından ceza uygulanması hukuka aykırıdır.
HUKUKİ SEBEPLER: 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu m.1, 17/4-e; 6802 sayılı Gider Vergileri Kanunu m.28-31; 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu m.37, 94; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu.
DELİLLER: İhbarname, acentelik sözleşmeleri, komisyon dökümleri, faturalar, ayrıştırma tabloları, bilirkişi incelemesi.
SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan nedenlerle tarhiyatın ve cezanın iptaline, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı idareye yükletilmesine karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederiz. ……/……/2026
Davacı Vekili
Ad Soyad – İmza
Kontrol listesi
- Sigorta muamelesi ile diğer hizmetleri ayrı hesaplarda izleyin.
- İstisna kapsamındaki komisyonlarda belgede istisnaya atıf yapın.
- Eksperlik ve danışmanlık gelirlerinde vergiyi hesaplayın.
- İstisna ve vergili işlemlerde yüklenim ayrıştırması yapın.
- Komisyonun gelir yazılacağı dönemi poliçe esasına göre belirleyin.
- İptal ve iade hâllerinde düzeltme belgesi düzenleyin.
- Alt acente komisyon paylaşımını sözleşmeyle belgeleyin.
- Personel ve kira ödemelerinde stopaj yükümlülüğünü gözetin.
Sık sorulan sorular
Sigorta işlemleri hangi vergiye tabi?
Banka ve sigorta muameleleri vergisine; bu kapsamdaki işlemler katma değer vergisinden istisnadır (KDVK m.17/4-e).
Acente komisyonunda KDV var mı?
Sigorta muamelesine ilişkin işlemler istisna kapsamındadır; diğer hizmetler genel esaslara tabidir.
Acente belge düzenler mi?
Evet. İstisna kapsamında olsa dahi fatura düzenlenir ve istisna hükmüne atıf yapılır.
Acente hangi kazancı elde eder?
Acentelik ticari faaliyet olduğundan ticari kazanç; şirket ise kurum kazancı.
Komisyon ödemesinde stopaj yapılır mı?
Ticari kazanç kapsamındaki ödemelerde genel bir tevkifat yükümlülüğü bulunmaz.
Eksper ne rejime tabi?
Faaliyetin niteliğine göre serbest meslek ya da ticari kazanç; hizmet katma değer vergisine tabidir.
Broker ile acente farkı vergisel mi?
İkisi de aracıdır; belirleyici olan işlemin sigorta muamelesi sayılıp sayılmadığıdır.
BSMV’yi kim beyan eder?
Kural olarak sigorta şirketleri; acenteler adına yapılan işlemlerde de beyan şirket tarafından yapılır.
Matrah nedir?
Lehe alınan paranın tutarıdır; sigortalarda prim esas alınır ve kanuni indirimler yapılır (6802 m.31).
Hangi sigortalar istisnadır?
6802 sayılı Kanun’un 29. maddesinde sayılan işlemler ve kanunda öngörülen sigorta türleri.
Poliçe iptalinde ne olur?
Komisyonun iadesi hâlinde düzeltme yapılır ve belge düzenlenir.
Acente sabit giderlerini indirebilir mi?
Ticari kazancın tespitinde 40. maddedeki giderler indirilir.
Yurt dışından alınan sigorta hizmetinde ne gerekir?
Önce işlemin BSMV ve 17/4-e kapsamı değerlendirilir; kapsam dışıysa sorumlu sıfatıyla beyan ve stopaj gündeme gelir.
Denkleştirme tazminatı vergilenir mi?
Acentenin ticari faaliyeti nedeniyle elde ettiği tutar kazanca dâhildir; KDV yönü sözleşmenin içeriğine göre değerlendirilir (TTK m.122).
Ödediğim sigorta primini indirebilir miyim?
Ücretlilerde GVK m.63, beyanname verenlerde m.89 uyarınca kanuni oran ve tutar sınırları içinde indirilebilir.
Emlak komisyonunda matrah nedir?
Aracılıkta matrah komisyon bedelidir; kendi adına alım satımda satış bedelinin tamamıdır.
Aldığım sigorta tazminatı vergilenir mi?
İşletme varlıklarında VUK m.329-330 uyarınca değer farkı kâr veya zarara alınır; tazminat kural olarak KDV’nin konusuna girmez.
İstisna kapsamındaki işlemde yüklenilen vergi ne olur?
Kısmi istisna niteliği nedeniyle indirim ve ayrıştırma kuralları uygulanır.
İlgili Rehberler
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; 6802 sayılı Gider Vergileri Kanunu m.28-31 ve 47, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu m.17/4-e ile 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu m.37 ve 94 hükümlerine dayanır. Oran ve şartlar değişebilir; somut dosyanız için Hukukçular Evi Ankara ile 0554 648 37 15 numaralı telefondan iletişime geçin.


