İmalat işletmelerinde vergi denetiminin dayandığı soru tek cümlede özetlenir: bu kadar hammaddeyle bu kadar ürün mü çıkar? Randıman analizi, girdi ile çıktıyı karşılaştırarak kayıt dışı üretim arar; savunmanın tamamı da fire, zayiat ve maliyet kayıtlarına dayanır. Bu rehber, konuyu mevzuat maddeleriyle anlatır. Ankara’daki dosyanız için bize 0554 648 37 15 numarasından ulaşabilirsiniz.
Beş cümlede özet
- İmal edilen emtia, maliyet bedeliyle değerlenir ve maliyete girecek unsurlar kanunda sayılmıştır (VUK m.275).
- Satın alınan emtia maliyet bedeliyle değerlenir; maliyet bedeline giren giderler kanunda gösterilmiştir (m.262, 274).
- Kıymeti düşen mallar emsal bedelle değerlenir ve bu tespit kanunda öngörülen usulle yapılır (m.278).
- Vergilendirmede olayın gerçek mahiyeti esastır ve iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan durumu iddia eden ispatla yükümlüdür (m.3/B).
- Randıman farkı tek başına matrah farkı değildir; fire, zayiat ve teknik veriler savunmanın temelidir.
İmal edilen emtiada maliyet bedeli (m.275)
Vergi Usul Kanunu’nun 275. maddesi, imal edilen emtianın maliyet bedelinin hangi unsurlardan oluşacağını gösterir: mamulün vücuda getirilmesinde sarf olunan iptidai ve ham maddelerin bedeli; mamule isabet eden işçilik; genel imal giderlerinden mamule düşen hisse; genel idare giderlerinden mamule düşen hisse (bu hissenin mamulün maliyetine katılması ihtiyaridir); ambalajlı olarak piyasaya arz edilmesi zaruri olan mamullerde ambalaj malzemesinin bedeli. Maddede ayrıca mükelleflerin bu unsurları içermek şartıyla maliyet bedellerini diledikleri usulde tayin edebilecekleri öngörülmüştür.
Bu düzenlemenin pratik sonuçları şunlardır. Birincisi zorunlu unsurlardır: hammadde, işçilik, genel imal giderleri ve ambalaj maliyete dâhil edilmek zorundadır; bunlardan birinin maliyet dışında bırakılması dönem kazancının hatalı hesaplanmasına yol açar. İkincisi ihtiyari unsurdur: genel idare giderlerinden pay verilip verilmeyeceği mükellefin tercihine bırakılmıştır; ancak seçilen yöntemin dönemler arasında tutarlı uygulanması gerekir. Üçüncüsü yöntem serbestisidir: maliyet hesaplama yönteminin mükellefçe belirlenebilmesi, sipariş ve safha maliyeti gibi farklı sistemlerin kullanılmasına imkân tanır; ancak yöntemin yazılı olarak belirlenmesi ve belgelendirilmesi aranır. Dördüncüsü ispat yönüdür: maliyet hesaplarının teknik verilerle desteklenmesi, randıman eleştirilerine karşı en güçlü savunmayı oluşturur. Değerleme esaslarını değerleme ve envanter yazımızda ele aldık.
Denetimde kullanılan analizler
| Analiz | Yöntem | Savunma dayanağı |
|---|---|---|
| Randıman | Girdi-çıktı karşılaştırması | Reçete ve fire raporu |
| Enerji tüketimi | Kilovat başına üretim | Makine ve duruş kayıtları |
| İşçilik | Personel-üretim oranı | Puantaj ve vardiya kayıtları |
| Stok sayımı | Fiilî ve kaydi karşılaştırma | Sayım tutanakları |
| Kâr marjı | Sektör ortalaması | Fiyat ve maliyet dökümü |
| Banka analizi | Hesap hareketleri | Mutabakat tablosu |
Tabloyu yana kaydırarak tüm sütunları görebilirsiniz.
Bu analizlerin hukuki dayanağı Vergi Usul Kanunu’nun 3. maddesinin (B) fıkrasıdır: vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyeti esastır; iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması hâlinde ispat külfeti bunu iddia eden tarafa aittir. Bu hüküm iki yönlü işler: idare normal olmayan bir durumu ileri sürüyorsa ispat ona düşer; mükellef de kendi lehine olan fire ve zayiat iddialarını belgelemekle yükümlüdür.
Fire, zayiat ve kıymeti düşen mallar
Randıman savunmasının merkezinde fire ve zayiat kayıtları bulunur. Üretim sürecinde ortaya çıkan kayıplar iki başlıkta değerlendirilir: teknik olarak kaçınılmaz fireler ve olağandışı zayiat.
Uygulamada izlenecek yol şudur. Birincisi teknik firedir: üretim sürecinde ortaya çıkan ve sektörün teknik özelliklerinden kaynaklanan kayıplar, maliyetin bir parçası sayılır ve ayrıca bir işlem gerektirmez; ancak oranın makul olduğunun teknik verilerle, sanayi odası ya da meslek kuruluşu görüşleriyle desteklenmesi gerekir. İkincisi kıymeti düşen mallardır: Vergi Usul Kanunu’nun 278. maddesi, yangın, deprem ve su basması gibi afetler yüzünden veyahut bozulmak, çürümek, kırılmak, çatlamak, paslanmak gibi hâller neticesinde iktisadi kıymetlerinde önemli bir azalış vaki olan emtianın emsal bedeli ile değerleneceğini öngörür; bu değerlemenin takdir komisyonu marifetiyle yaptırılması usulü işler. Üçüncüsü imhadır: bozulan ve kullanılamaz hâle gelen malların imhası, kanunda ve düzenlemelerde öngörülen usule göre tutanağa bağlanmalıdır; belgesiz imha stok noksanlığı sayılır. Dördüncüsü zayi olan mallardır: Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 30. maddesinin (c) bendi, zayi olan malların alış vesikalarında gösterilen verginin indirilemeyeceğini öngörür; bu nedenle imha ve zayiat işlemlerinde katma değer vergisi düzeltmesi de yapılmalıdır.
Stok değerleme yöntemleri
İmalat işletmelerinde dönem kazancını doğrudan etkileyen bir diğer unsur, stokların hangi yöntemle değerleneceğidir. Vergi Usul Kanunu’nun 274. maddesi, satın alınan veya imal edilen emtianın maliyet bedeliyle değerleneceğini; 262. madde ise maliyet bedelini, bir iktisadi kıymetin iktisap edilmesi veyahut değerinin artırılması münasebetiyle yapılan ödemelerle bunlara müteferri bilumum giderlerin toplamı olarak tanımlar.
Uygulamada dikkat edilecek noktalar şunlardır. Birincisi maliyete girecek unsurlardır: alış bedeli yanında nakliye, sigorta, gümrük vergileri ve alım komisyonları maliyete dâhildir; buna karşılık indirilebilir katma değer vergisi maliyete girmez. İkincisi yöntem tercihidir: aynı türden malların maliyetinin belirlenmesinde ortalama maliyet ve ilk giren ilk çıkar gibi yöntemler kullanılabilir; seçilen yöntemin dönemler arasında tutarlı uygulanması ve değiştirilmesi hâlinde gerekçelendirilmesi gerekir. Üçüncüsü yarı mamullerdir: dönem sonunda üretim sürecinde bulunan yarı mamullerin tamamlanma derecesine göre değerlenmesi ve envanterde ayrı gösterilmesi gerekir; bu, en sık ihmal edilen kalemdir. Dördüncüsü finansman giderleridir: emtia alımında kullanılan kredilerin faizlerinin maliyete eklenmesi ya da doğrudan gider yazılması bakımından mükellefe tanınan tercih ve dönem ayrımı gözetilir. Beşincisi kur farklarıdır: ithal emtiada malın işletmeye girdiği tarihe kadar oluşan kur farklarının maliyete eklenmesi esastır. Altıncısı, dönem sonu stok değerinin doğrudan satılan malın maliyetini ve dolayısıyla kazancı belirlemesidir.
Amortisman ve üretim kapasitesi
İmalat işletmelerinde sabit kıymet yatırımları büyük tutarlara ulaştığından, amortisman uygulaması hem maliyet hem vergi planlaması bakımından önem taşır. Vergi Usul Kanunu’nun 313. maddesi, işletmede bir yıldan fazla kullanılan ve yıpranmaya, aşınmaya veya kıymetten düşmeye maruz bulunan iktisadi kıymetlerin amortismana tabi tutulacağını düzenler.
Sektöre özgü konular şunlardır. Birincisi faydalı ömürdür: makine ve teçhizat için ilan edilen listelerdeki faydalı ömür ve oranlar esas alınır; listede yer almayan kıymetler için başvuru yoluyla oran belirlenmesi istenebilir. İkincisi yöntemdir: 315. maddedeki normal amortisman ile mükerrer 315. maddedeki azalan bakiyeler usulü arasında tercih yapılabilir; azalan bakiyeler usulü ilk yıllarda daha yüksek gider yazma imkânı verir ve nakit akışı bakımından avantaj sağlar. Üçüncüsü kıst amortismandır: binek otomobiller dışındaki kıymetlerde tam yıl amortismanı ayrılabilir. Dördüncüsü yenileme fonudur: 328 ve 329. maddeler kapsamında satılan ya da zayi olan kıymetlerin yenilenmesi amacıyla kâr fonda tutulabilir ve yeni kıymetin amortismanıyla mahsup edilir. Beşincisi kapasite kullanımıdır: üretim kapasitesinin altında çalışılması hâlinde boş kapasite maliyetlerinin nasıl ele alınacağı belirlenmelidir. Altıncısı bakım ve yenilemedir: normal bakım gideri ile kıymetin değerini artıran harcamalar ayrılmalı, ikincisi maliyete eklenmelidir. Amortisman usullerini değerleme ve amortisman ele aldık.
Fason üretim ve taşeron ilişkileri
İmalatın bir kısmının başka işletmelere yaptırılması yaygındır ve bu ilişkinin belge düzeni, hem maliyet hem katma değer vergisi bakımından sonuç doğurur.
Kurulması gereken düzen şudur. Birincisi malzeme sahipliğidir: fason işlemde malzemenin kime ait olduğu belirleyicidir; malzeme iş sahibine aitse fasoncunun faturası yalnızca işçilik bedelini içerir, malzeme fasoncuya aitse teslim bedelinin tamamı faturalanır. İkincisi sevkiyattır: malzemenin fasoncuya gönderilmesi ve geri alınması sırasında sevk irsaliyesi düzenlenmesi zorunludur; irsaliyesiz sevkiyat özel usulsüzlük cezası doğurur ve stok takibini bozar. Üçüncüsü stok takibidir: fasoncuda bulunan malzemenin işletme stoklarında ayrı bir hesapta izlenmesi gerekir; dönem sonu envanterinde bu tutarların da gösterilmesi aranır. Dördüncüsü tevkifattır: fason işlerde kanunda ve düzenlemelerde öngörülen hâllerde kısmi tevkifat uygulanır ve alıcı sorumlu sıfatıyla beyanda bulunur; tekstil ve konfeksiyon gibi sektörlerde bu uygulama yaygındır. Beşincisi fire paylaşımıdır: fason üretimde oluşan firenin kime ait olacağı ve nasıl belgeleneceği sözleşmede gösterilmelidir. Altıncısı tedarikçi kontrolüdür: fasoncunun mükellefiyet durumu ve hakkında olumsuz tespit bulunup bulunmadığı işlem tarihinde sorgulanmalıdır.
İmalatçılara özgü teşvik ve istisnalar
İmalat sanayii, teşvik mevzuatının en yoğun uygulandığı alandır ve bu teşviklerin birlikte planlanması vergi yükünü belirgin biçimde azaltır. Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 32. maddesi, sanayi sicil belgesini haiz kurumların münhasıran üretim faaliyetinden elde ettikleri kazançlara kanunda öngörülen puan indirimi uygulanmasını düzenler; aynı maddede ihracat kazançları için de benzer bir indirim öngörülmüştür.
Yararlanılabilecek diğer imkânlar şunlardır. Birincisi indirimli kurumlar vergisidir: 32/A maddesi kapsamında yatırım teşvik belgesine bağlanan yatırımlardan elde edilen kazançlar, yatırıma katkı tutarına ulaşıncaya kadar indirimli oranla vergilendirilir. İkincisi makine ve teçhizat istisnasıdır: teşvik belgesi kapsamındaki alımlarda gümrük muafiyeti ve katma değer vergisi istisnası uygulanır; ayrıca imalat sanayiinde kullanılmak üzere alınan yeni makine ve teçhizat bakımından kanunda öngörülen istisna ve amortisman kolaylıkları değerlendirilir. Üçüncüsü Ar-Ge ve tasarım indirimidir: 5746 sayılı Kanun kapsamındaki harcamalar bakımından indirim, gelir vergisi stopajı teşviki ve sigorta primi desteği uygulanır. Dördüncüsü ihracat kazancıdır: münhasırlık şartıyla ihracat kazancına uygulanan puan indirimi için kazancın ayrıştırılması gerekir. Beşincisi asgari vergiyle ilişkidir: indirimli oran sonucu hesaplanan verginin yurt içi asgari kurumlar vergisiyle karşılaştırılması gerekir. Kazanç ayrıştırmasını Ar-Ge ve kazanç ayrıştırma yazımızda ele aldık.
Kapasite raporu ve teknik belgeler
Randıman ve üretim tartışmalarında savunmanın gücü, işletmenin teknik gerçekliğini gösteren belgelerden gelir. Bu belgelerin sonradan değil faaliyet sırasında oluşturulması gerekir.
Hazırlanması gereken belge seti şudur. Birincisi kapasite raporudur: sanayi odası tarafından düzenlenen bu rapor, makine parkını, üretim kapasitesini, çalışan sayısını ve birim üretim için gerekli hammadde miktarını gösterir; randıman analizine karşı en güçlü belgedir ve güncel tutulmalıdır. İkincisi üretim reçeteleridir: her mamul için hangi hammaddeden ne kadar kullanıldığını gösteren teknik dokümanlar hazırlanmalı ve değişikliklerde güncellenmelidir. Üçüncüsü üretim kayıtlarıdır: parti bazlı üretim raporları, vardiya ve puantaj kayıtları ile makine çalışma saatleri izlenmelidir. Dördüncüsü kalite ve fire raporlarıdır: kalite kontrolde reddedilen ürünler ile üretim firelerinin tutanağa bağlanması gerekir. Beşincisi laboratuvar ve analiz raporlarıdır: hammadde niteliğindeki değişikliklerin fire oranını etkilediği hâllerde bu raporlar belirleyici olur. Altıncısı bakım kayıtlarıdır: makine arıza ve bakım kayıtları, verim düşüşünün açıklamasıdır. Yedincisi enerji kayıtlarıdır: elektrik ve yakıt tüketiminin üretimle ilişkisi kurulmalı, kesinti ve duruşlar belgelenmelidir. Bu setin dosyada bulunması, incelemede idarenin varsayımına karşı somut karşı delil oluşturur.
İnceleme sürecinde izlenecek yol
Randıman incelemesi başladığında atılacak adımların sırası sonucu belirler. Vergi Usul Kanunu’nun 140. maddesi incelemede uyulacak esasları düzenler ve inceleme elemanının işe başlamadan önce bunu mükellefe bildirmesi ile inceleme sonucunda tutanak düzenlenmesine ilişkin usulleri gösterir.
İzlenecek yol şudur. Birincisi kapsam tespitidir: incelemenin hangi dönemi ve hangi vergi türünü kapsadığı yazılı olarak öğrenilmelidir; kapsam dışı taleplere karşı itiraz edilebilir. İkincisi ibraz yönetimidir: defter ve belgelerin süresinde ve tutanakla ibraz edilmesi gerekir; ibraz edilmemesi resen tarh sebebi olduğu gibi katma değer vergisi indirimlerinin reddine de yol açar. Üçüncüsü teknik açıklamadır: randıman hesabına esas alınan fire oranı ve üretim varsayımları öğrenilmeli, bunlara karşı teknik belgelerle yazılı açıklama sunulmalıdır; bu açıklamanın inceleme aşamasında yapılması, dava aşamasına göre çok daha etkilidir. Dördüncüsü tutanaktır: inceleme tutanağına itirazların ve açıklamaların yazdırılması, imzadan önce metnin dikkatle okunması gerekir; tutanağa geçmeyen savunma sonradan zayıf kalır. Beşincisi rapor sonrasıdır: tarhiyat öncesi uzlaşma, tarhiyat sonrası uzlaşma, cezalarda indirim ve dava seçenekleri tutar olarak karşılaştırılmalıdır. Altıncısı süredir: her aşamanın kendi süresi bulunur ve bunlar takvime işlenmelidir. İnceleme usulünü vergi incelemesinde tutanak yazımızda ele aldık.
İmalat işletmelerinde iç kontrol düzeni
Bu alandaki risklerin tamamı, üretim sürecine yerleştirilmiş basit kayıt rutinleriyle yönetilebilir. Önerilen düzen şu adımlardan oluşur.
Günlük: üretim miktarı, kullanılan hammadde ve oluşan fire parti bazında kaydedilmeli; vardiya raporları imzalanmalıdır. Haftalık: depo giriş ve çıkışlarının kayıtlarla eşleştirilmesi, fasoncuya gönderilen ve geri alınan malzemelerin irsaliyelerle takibi. Aylık: kaydi stok ile fiilî stok arasında örnekleme sayımı yapılması, fire oranlarının reçeteyle karşılaştırılması ve sapmaların gerekçelendirilmesi. Dönemsel: tam sayım ve envanter tutanağı, kıymeti düşen malların tespiti ve imha işlemleri, yarı mamul değerlemesi. Yıllık: kapasite raporunun güncellenmesi, reçetelerin gözden geçirilmesi, maliyet yönteminin ve dağıtım anahtarlarının gözden geçirilmesi, teşvik belgelerindeki taahhütlerin izlenmesi. Ayrıca sürekli olarak: enerji tüketimi ile üretim ilişkisinin izlenmesi, makine bakım ve arıza kayıtlarının tutulması, kalite ret oranlarının raporlanması. Bu kayıtların sorumlusu belirlenmeli ve düzenli olarak muhasebeyle mutabakat yapılmalıdır. Böyle bir düzen kurulduğunda, randıman incelemesi bir tehdit olmaktan çıkar ve mevcut belgelerle yanıtlanabilir hâle gelir; kurulmadığında ise idarenin hesaplaması esas alınır.
Zarar mahsubu ve dönem sonu işlemleri
İmalat işletmelerinde yatırım ağırlıklı yapı nedeniyle ilk yıllarda zarar oluşması sık görülür; bu zararların ileriye taşınması vergisel planlamanın önemli bir parçasıdır. Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 9. maddesi, kurumlar vergisi beyannamesinde her yıla ilişkin tutarların ayrı ayrı gösterilmesi ve beş yıldan fazla nakledilmemek şartıyla geçmiş yılların beyannamelerinde yer alan zararların kurum kazancından indirilebileceğini düzenler; Gelir Vergisi Kanunu’nun 88. maddesi gerçek kişiler bakımından benzer bir düzen öngörür.
Dönem sonunda yapılması gerekenler şunlardır. Birincisi envanterdir: hammadde, yarı mamul, mamul ve ticari mal stoklarının sayımı ve değerlemesi. İkincisi karşılıklardır: şüpheli alacak karşılığı için 323. maddedeki şartların, değersiz alacaklar için 322. maddedeki şartların kontrolü. İkincisi reeskonttur: senetli alacak ve borçlarda 281 ve 285. maddeler uyarınca reeskont uygulaması ve alacak senetlerini reeskonta tabi tutan mükelleflerin borç senetlerini de reeskonta tabi tutma zorunluluğu. Üçüncüsü değerlemedir: dövizli alacak ve borçlarda 280. madde uyarınca değerleme ve kur farklarının kayda alınması. Dördüncüsü amortismandır: yıl içinde aktife giren kıymetlerin amortismanının ayrılması. Beşincisi kanunen kabul edilmeyen giderlerdir: listenin çıkarılması ve beyannamede gösterilmesi. Altıncısı zarar takibidir: beş yıllık sürenin yıl bazında izlenmesi; süresi dolan zararların mahsup hakkı sona erer.
Hurda, yan ürün ve atık satışları
İmalat sürecinin doğal sonucu olan hurda, tali ürün ve atıkların satışı, çoğu işletmede kayıt dışı kalma riski en yüksek kalemdir; oysa bunlar hasılatın bir parçasıdır ve ayrıca özel bir vergi rejimine tabidir.
Dikkat edilecek noktalar şunlardır. Birincisi hasılat niteliğidir: satılabilir nitelikteki hurda, talaş, kırpıntı ve tali ürünlerin satışından elde edilen bedeller kazanca dâhil edilmeli ve belge düzenlenmelidir; bu satışların kayıt dışı bırakılması, randıman analizinde ortaya çıkan farkın açıklanmasını da imkânsız hâle getirir. İkincisi istisnadır: Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 17. maddesinin dördüncü fıkrasının (g) bendi, metal, plastik, lastik, kauçuk, kâğıt ve cam hurda ve atıklarının teslimini vergiden istisna tutar; bu kısmi istisna niteliğinde olduğundan, bu teslimlere ilişkin yüklenilen verginin indirimi bakımından 30. maddedeki sınırlama gözetilir. Üçüncüsü ihtiyari mükellefiyettir: Kanun’un 18. maddesi uyarınca bu istisnadan vazgeçilerek vergili işlem yapılması mümkündür ve bu tercih, yüklenim indirimini korumak isteyen işletmeler için önemlidir. Dördüncüsü tevkifattır: hurda ve atık teslimlerinde istisnadan vazgeçilmesi hâlinde kanunda öngörülen kısmi tevkifat uygulanır. Beşincisi stok takibidir: hurdanın miktar olarak izlenmesi, hem hasılat hem randıman savunması bakımından gereklidir. Altıncısı belgedir: mükellef olmayanlardan alınan hurdada gider pusulası düzenlenmesi gerekir.
Vergi mahkemesi dava dilekçesi örneği
…………… VERGİ MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA
DAVACI: …… Sanayi ve Ticaret A.Ş., Vergi No, Adres
DAVALI: …… Vergi Dairesi Müdürlüğü
DAVA KONUSU: ……/……/2026 tarih ve …… sayılı ihbarname ile tarh edilen vergi ve kesilen vergi ziyaı cezasının iptali istemidir.
TEBLİĞ TARİHİ: ……/……/2026
AÇIKLAMALAR
1. Şirketimiz …… üretimi yapmakta olup, kayıtları eksiksiz ve belgelidir.
2. İdarece randıman analizi yapılarak, kullanılan hammadde miktarına göre daha fazla mamul üretilmesi gerektiği kabul edilmiş ve kayıt dışı satış bulunduğu varsayımıyla matrah farkı hesaplanmıştır.
3. Oysa analizde kullanılan fire oranı, üretim teknolojimiz ve hammadde niteliği dikkate alınmaksızın belirlenmiştir; üretim reçeteleri, teknik raporlar ve makine kapasite belgeleri ektedir.
4. Dönem içinde yaşanan makine arızası ve elektrik kesintileri nedeniyle fire oranı artmıştır; servis tutanakları ve duruş kayıtları ektedir.
5. Bozulan ve kullanılamaz hâle gelen hammaddeler usulüne uygun imha edilmiş ve tutanağa bağlanmıştır; imha tutanakları ektedir.
6. Vergi Usul Kanunu’nun 3. maddesinin (B) fıkrası uyarınca, iktisadi ve teknik icaplara uymayan bir durumu iddia eden ispatla yükümlü olup, idarece somut bir kayıt dışı satış tespiti yapılmamış, yalnızca varsayıma dayanılmıştır.
HUKUKİ SEBEPLER: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu m.3/B, 30, 274, 275, 278; 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu m.30; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu.
DELİLLER: İhbarname, üretim reçeteleri, teknik raporlar, kapasite raporu, duruş ve servis kayıtları, imha tutanakları, stok kayıtları, bilirkişi incelemesi.
SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan nedenlerle tarhiyatın ve cezanın iptaline, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı idareye yükletilmesine karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederiz. ……/……/2026
Davacı Vekili
Ad Soyad – İmza
Kontrol listesi
- Üretim reçetelerini yazılı hâle getirin ve güncel tutun.
- Fire oranlarını teknik verilerle destekleyin.
- Makine duruş ve arıza kayıtlarını tutun.
- İmha işlemlerini usulüne uygun tutanağa bağlayın.
- Zayi olan mallarda katma değer vergisi düzeltmesi yapın.
- Dönemsel stok sayımı yapıp tutanaklayın.
- Maliyet hesaplama yöntemini yazılı belirleyin ve tutarlı uygulayın.
- Kapasite raporunu güncel tutun.
Sık sorulan sorular
İmal edilen emtia nasıl değerlenir?
Maliyet bedeliyle; hammadde, işçilik, genel imal giderleri ve ambalaj maliyete dâhildir (m.275).
Genel idare gideri maliyete girer mi?
Bu hissenin maliyete katılması ihtiyaridir; seçilen yöntem tutarlı uygulanmalıdır.
Maliyet yöntemi serbest mi?
Kanunda sayılan unsurları içermek şartıyla mükellef yöntemini kendisi belirleyebilir.
Randıman farkı doğrudan matrah farkı mıdır?
Hayır. Fire, zayiat ve teknik veriler dikkate alınmadan yapılan hesaplama eleştirilebilir.
İspat yükü kimdedir?
İktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan durumu iddia eden ispatla yükümlüdür (m.3/B).
Bozulan mallar nasıl değerlenir?
Kıymetinde önemli azalış olan emtia emsal bedelle değerlenir (m.278).
İmha nasıl belgelenir?
Kanunda ve düzenlemelerde öngörülen usule göre tutanağa bağlanır; belgesiz imha stok noksanlığı sayılır.
Zayi malda KDV ne olur?
Zayi olan malların alış vesikalarında gösterilen vergi indirilemez (KDVK m.30/c).
Fire oranı nasıl ispatlanır?
Üretim reçeteleri, teknik raporlar, kapasite raporu ve meslek kuruluşu görüşleriyle.
Kapasite raporu neden önemli?
Fiilî üretim kapasitesini gösterdiğinden, aşırı üretim varsayımına karşı savunma sağlar.
Stok sayımı zorunlu mu?
Envanter çıkarma yükümlülüğü kanunda düzenlenmiştir; dönemsel sayım farkların erken tespitini sağlar.
Yan ürün ve hurdalar ne olur?
Satılabilir nitelikteki yan ürün ve hurdaların hasılata dâhil edilmesi gerekir.
Zararlarımı kaç yıl taşıyabilirim?
Beş yıldan fazla nakledilmemek ve beyannamede yıl bazında ayrı gösterilmek şartıyla mahsup edilir (KVK m.9).
İnceleme başladığında ilk ne yapmalıyım?
İncelemenin kapsamını yazılı öğrenin, defter ve belgeleri tutanakla ibraz edin, teknik açıklamalarınızı inceleme aşamasında sunun.
İmalatçıya özel oran indirimi var mı?
Sanayi sicil belgesini haiz kurumların münhasıran üretim faaliyetinden elde ettikleri kazançlara puan indirimi uygulanır (KVK m.32).
Yarı mamuller envanterde gösterilir mi?
Evet. Dönem sonunda üretimde bulunan yarı mamullerin tamamlanma derecesine göre değerlenip envanterde ayrı gösterilmesi gerekir.
Azalan bakiyeler usulü ne sağlar?
İlk yıllarda daha yüksek amortisman gideri yazma imkânı verir ve nakit akışı avantajı sağlar (VUK mük. m.315).
Fason üretimde maliyet nasıl hesaplanır?
Fason işçilik bedeli maliyete dâhil edilir; malzemenin kime ait olduğu ayrıca izlenir.
İlgili Rehberler
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu m.3/B, 274, 275 ve 278 ile 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu m.30 hükümlerine dayanır. Somut dosyanız için Hukukçular Evi Ankara ile 0554 648 37 15 numaralı telefondan iletişime geçin.


