Perakendede Belge Düzeni ve Hasılat Denetimi 2026: ÖKC, POS Farkı, Randıman, Resen Tarh ve Özel Usulsüzlük (VUK m.232-233, 353)
05 Eylül 2026

Perakendede Belge Düzeni ve Hasılat Denetimi 2026: ÖKC, POS Farkı, Randıman, Resen Tarh ve Özel Usulsüzlük (VUK m.232-233, 353)

Perakende ve hizmet işletmelerinde vergi denetiminin merkezinde tek bir soru vardır: kayıt altına alınan hasılat, fiilî satışları yansıtıyor mu? İdare bu soruyu ödeme kaydedici cihaz kayıtları, kart tahsilatları ve stok verilerini karşılaştırarak yanıtlar. Bu rehber, konuyu mevzuat maddeleriyle anlatır. Ankara’daki dosyanız için bize 0554 648 37 15 numarasından ulaşabilirsiniz.

Beş cümlede özet

  • Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar ile defter tutmak mecburiyetinde olanlar, sattıkları mal ve yaptıkları iş için fatura düzenlemek zorundadır (VUK m.232).
  • Fatura düzenleme zorunluluğu bulunmayan satış ve hizmet bedelleri için perakende satış vesikaları düzenlenir (m.233).
  • Perakende satış vesikaları; perakende satış fişi, makineli kasaların kayıt ruloları ve giriş-yolcu taşıma biletleridir (m.233).
  • Ödeme kaydedici cihaz kullanma mecburiyeti 3100 sayılı Kanun ile düzenlenmiştir ve kapsam Bakanlıkça belirlenir.
  • Bakanlık, mükelleflere sürekli bilgi verme zorunluluğu getirmeye ve elektronik belge uygulamalarını zorunlu kılmaya yetkilidir (mük. m.257).

Belge düzeni: fatura ve perakende satış vesikası

Vergi Usul Kanunu’nun 232. maddesi, birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerin; birinci ve ikinci sınıf tüccarlara, serbest meslek erbabına, kazançları basit usulde tespit olunan tüccarlara, defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilere ve vergiden muaf esnafa sattıkları emtia veya yaptıkları işler için fatura vermek ve bunların da fatura istemek ve almak mecburiyetinde olduğunu düzenler. Maddede ayrıca, yukarıda sayılanlar dışındakilere satılan emtia veya yapılan işler için kanunda belirlenen tutarı geçmesi ya da bedeli daha az olsa dahi istenmesi hâlinde fatura düzenlenmesi zorunluluğu öngörülmüştür.

233. madde ise fatura düzenleme zorunluluğu bulunmayan hâllerde kullanılacak belgeleri sayar: perakende satış fişleri, makineli kasaların kayıt ruloları ve giriş ile yolcu taşıma biletleri. Bu belgelerin de kanunda öngörülen bilgileri taşıması ve iki örnek düzenlenerek bir örneğinin müşteriye verilmesi gerekir. Uygulamada en sık yapılan hata, fatura düzenlenmesi gereken hâllerde perakende satış fişiyle yetinilmesidir: bu, hem satıcı hem alıcı bakımından özel usulsüzlük cezası doğurur ve alıcıda gider ile indirim reddine yol açar. İkinci sık hata, gün sonu Z raporunun düzenli alınmaması ve kayıtlara işlenmemesidir. Belge düzeninin genel esaslarını belge ve defter düzeni yazımızda ele aldık.

Denetimde karşılaştırılan veriler

VeriKaynağıKarşılaştırıldığı unsur
Z raporu toplamlarıÖKC / yeni nesil cihazBeyan edilen hasılat
Kart tahsilatıBanka ve ödeme kuruluşuBelgeli satış toplamı
Alış faturalarıTedarikçi beyanlarıStok ve satış hacmi
Personel sayısıPrim bildirimleriKapasite ve ciro
Enerji tüketimiAbonelik faturalarıÜretim ve faaliyet yoğunluğu
Platform verileriAracı hizmet sağlayıcılarOnline satış hasılatı

Tabloyu yana kaydırarak tüm sütunları görebilirsiniz.

Bu karşılaştırmaların en yaygın sonucu, kart tahsilatının belgeli satış toplamını aşmasıdır. Bu fark tek başına matrah farkı anlamına gelmez; ancak açıklanması gerekir. Açıklanabilir sebepler şunlardır: farklı dönemlere sarkan tahsilatlar, taksitli satışlarda valör farkları, iade ve iptal işlemleri, aynı cihazdan başka bir işletme adına yapılan tahsilatlar ve personel avansı gibi işlemler. Bu sebeplerin belgeyle gösterilebilmesi, savunmanın temelini oluşturur.

Ödeme kaydedici cihaz yükümlülükleri

3100 sayılı Kanun, satışı yapılan malları aynen veya işlendikten sonra satışını yapanlar dışındaki kimselere satan veya aynı kimselere hizmet veren birinci ve ikinci sınıf tüccarlara, bu satışları ve hizmetleri için fatura verme mecburiyeti dışında kalan hâllerde ödeme kaydedici cihaz kullanma mecburiyeti getirir. Kapsam ve uygulama esasları Bakanlıkça belirlenir; yeni nesil cihazlar bakımından ayrıca düzenlemeler yapılmıştır.

İşletmelerin dikkat etmesi gereken yükümlülükler şunlardır. Birincisi kayıt ve levhadır: cihazın alınmasından sonra kanunda öngörülen sürede vergi dairesine kayıt yaptırılması ve levhanın işyerinde bulundurulması gerekir. İkincisi mali hafızadır: cihazın mali hafızasının değiştirilmesi ya da müdahale edilmesi ağır sonuçlar doğurur ve kaçakçılık iddiasına yol açar. Üçüncüsü Z raporudur: gün sonunda mali rapor alınması ve kayıtlara intikal ettirilmesi zorunludur; alınmaması ya da kayıtlara geçirilmemesi özel usulsüzlük sebebidir. Dördüncüsü servis ve bakımdır: cihazın yetkili servisçe bakımı ve arıza hâlinde tutanak düzenlenmesi gerekir; arıza döneminde belge düzeninin nasıl sağlanacağı önceden planlanmalıdır. Beşincisi kart okuyucudur: yeni nesil cihazlarda ödeme kaydedici cihaz ile kart okuyucunun bütünleşik çalışması ve tahsilatların cihaz üzerinden geçirilmesi öngörülmüştür; harici cihaz kullanımı, kart tahsilatı ile belgeli satış arasındaki farkın temel sebebidir.

Resen tarh ve matrah takdiri

Hasılat farkı tespit edildiğinde uygulanan yöntem, çoğu zaman resen tarhtır. Vergi Usul Kanunu’nun 30. maddesi, resen vergi tarhını, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkân bulunmayan hâllerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen ya da vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş raporlarda belirtilen matrah üzerinden vergi tarh olunması olarak tanımlar ve resen tarh sebeplerini sınırlı biçimde sayar.

Maddede sayılan sebepler arasında şunlar bulunur: beyannamenin kanuni süresi geçtiği hâlde verilmemesi, beyannamede vergi matrahına ilişkin bilgilerin gösterilmemesi, defter ve belgelerin tutulmamış, tasdik ettirilmemiş veya ibraz edilmemiş olması, defter kayıtlarının ve belgelerin vergi matrahının doğru ve kesin olarak tespitine imkân vermeyecek derecede noksan, usulsüz ve karışık olması. Savunma bakımından kritik nokta şudur: resen tarh sebeplerinden biri gerçekleşmeden bu yöntemin uygulanması hukuka aykırıdır. Kayıtları düzenli tutan, defterlerini ibraz eden ve belgeleri eksiksiz olan bir mükellef bakımından, yalnızca kart tahsilatı farkı gerekçesiyle doğrudan resen takdire gidilip gidilemeyeceği tartışılmalıdır. Ayrıca takdir edilen matrahın hangi verilere dayandığı ve hesaplama yönteminin gösterilmesi gerekir; gerekçesiz takdirler dava dilekçesinde somut olarak eleştirilebilir. Tarh türlerini vergilendirmenin aşamaları yazımızda ele aldık.

Stok, sayım ve fire yönetimi

Perakendede hasılat tartışmalarının teknik zemini stok verileridir. Vergi Usul Kanunu’nun 186. maddesi envanter çıkarmayı düzenler: bilanço günündeki mevcutları, alacakları ve borçları saymak, ölçmek, tartmak ve değerlemek suretiyle kesin bir şekilde ve müfredatlı olarak tespit etmektir. Bu tespitin düzenli yapılması, dönem sonu farklarının açıklanmasını sağlar.

Kurulması gereken düzen şudur. Birincisi periyodik sayımdır: yıl sonu dışında dönemsel sayımlar yapılması, farkların erken tespitini sağlar ve tutanağa bağlanmalıdır. İkincisi fire oranlarıdır: ürün gruplarına göre kabul edilebilir fire oranlarının teknik verilerle belirlenmesi gerekir; gıda, tekstil ve elektronikte oranlar farklıdır. Üçüncüsü zayiat ve imhadır: bozulan, kırılan ya da son kullanma tarihi geçen ürünlerin imhası, Kanun’un 278. maddesindeki kıymeti düşen mallar hükmü çerçevesinde takdir komisyonu marifetiyle ya da kanunda öngörülen usullerle belgelendirilmelidir; belgesiz imha stok noksanlığı sayılır. Dördüncüsü çalınma ve hırsızlıktır: bu hâllerde kolluk tutanağı ve sigorta kayıtları dosyalanmalıdır. Beşincisi personel kullanımı ve numunedir: işletmeden çekilen ürünlerde emsal bedel üzerinden vergi doğar. Altıncısı, zayi olan mallara ilişkin yüklenilen verginin indirimine dair düzenlemelerdir. Bu kayıtların tutulmaması hâlinde, stok farkı doğrudan kayıt dışı satış olarak değerlendirilir.

Yeme içme ve hizmet işletmelerinde özellikler

Restoran, kafe ve benzeri işletmelerde belge düzeni ve oran uygulaması kendine özgü sorunlar barındırır. Birincisi oran ayrımıdır: yeme içme hizmeti ile paket satışın farklı değerlendirilebilmesi, aynı üründe farklı oran uygulanmasına yol açabilir; bu ayrımın adisyon ve fişlerde izlenebilir olması gerekir.

İkincisi adisyon düzenidir: ilgili düzenlemeler, belirli sınıftaki işletmelerde adisyon kullanılmasını öngörür; adisyonların sıra numaralı olması, masaya verilen hizmetin izlenmesi ve fişle eşleştirilmesi gerekir. Üçüncüsü bahşiş uygulamasıdır: müşteriden alınan ve personele dağıtılan tutarların niteliği belirlenmelidir; işletme hasılatına dâhil edilip personele ödeniyorsa ücret unsuru doğar. Dördüncüsü servis ücretidir: hesaba eklenen servis bedeli hasılatın bir parçasıdır ve matraha dâhildir. Beşincisi ikram ve personel yemeğidir: işletmeden çekilen ürünlerde emsal bedel değerlendirmesi yapılır; personele işyerinde verilen yemek bakımından ise kanunda öngörülen ücret istisnası hükümleri işler. Altıncısı online sipariş platformlarıdır: platform üzerinden yapılan satışlarda komisyonun gider yazılması, hasılatın brüt beyanı ve platform bildirimleriyle mutabakat gerekir. Bu unsurların bir arada kurgulanması, sektörde en sık rastlanan matrah farkı iddialarını önler.

İzaha davet ve inceleme öncesi çözüm

Hasılat farkı tespitlerinde süreç çoğu zaman doğrudan incelemeyle değil, izah talebiyle başlar. Vergi Usul Kanunu’nun 370. maddesi izaha daveti düzenler: vergi incelemesine başlanılmadan veya takdir komisyonuna sevk edilmeden önce verginin ziyaa uğradığına delalet eden emareler bulunduğuna dair yetkili merciler tarafından yapılmış ön tespitler hakkında mükelleflere açıklamada bulunmaları için davet yapılabilir.

Sürecin işleyişi şöyledir: davet yazısı tebliğ edilir, mükellef kanunda öngörülen süre içinde izahta bulunur ve izah değerlendirme komisyonu değerlendirme yapar. İzahın yeterli görülmesi hâlinde vergi incelemesine ve takdir komisyonuna sevk işlemi yapılmaz; yeterli görülmemesi hâlinde ise kanunda öngörülen şartlarla beyanname verilmesi ve ödeme yapılması durumunda indirimli vergi ziyaı cezası uygulanır. Etkili bir izah için hazırlanması gerekenler şunlardır: dönemsel mutabakat tablosu, banka ve ödeme kuruluşu ekstreleri, iade ve iptal kayıtları, Z raporları, stok ve fire dökümü ile varsa aynı adreste faaliyet gösteren diğer işletmelere ilişkin ayrıştırma belgeleri. Bu belgelerin baştan hazır olması, dosyanın incelemeye gitmeden kapanmasını sağlayabilir; hazırlıksız verilen genel ifadeli cevaplar ise süreci uzatır. İzaha davet ve pişmanlık yollarını mükellef hakları ve başvuru yolları yazımızda ele aldık.

Elektronik belge uygulamalarına geçiş

Belge düzeninin ağırlık merkezi elektronik uygulamalara kaymış durumdadır ve bu, hem yükümlülük hem denetim yöntemi bakımından sonuç doğurur. Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 242. maddesi elektronik belge ve kayıt düzenini, mükerrer 257. madde ise Bakanlığın bu uygulamaları zorunlu kılma yetkisini düzenler.

Perakende ve hizmet işletmelerini ilgilendiren başlıklar şunlardır. Birincisi kapsam takibidir: ciro hadleri ve sektör ölçütlerine göre elektronik fatura, elektronik arşiv fatura ve elektronik defter kapsamına girilip girilmediğinin her yıl kontrol edilmesi gerekir; kapsama girildiği hâlde kâğıt belge düzenlenmesi, belgenin hiç düzenlenmemiş sayılmasına yol açabilir. İkincisi elektronik arşiv faturadır: belirli tutarı aşan satışlar ile mükellef olmayanlara yapılan satışlarda bu belgenin düzenlenmesi öngörülmüştür. Üçüncüsü mali mühür ve sertifikadır: geçerlilik sürelerinin izlenmesi ve zamanında yenilenmesi gerekir. Dördüncüsü elektronik defter beratıdır: berat yükleme takviminin kaçırılması, defterin tasdiksiz sayılması tartışmasını doğurur. Beşincisi arşivlemedir: elektronik belgelerin ve beratların kanunda öngörülen süre boyunca saklanması ve ibraz edilebilir olması gerekir; sistemden erişilebiliyor olması saklama yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Bu başlıkların bir takvime bağlanması, ceza riskini belirgin biçimde azaltır.

Özel usulsüzlük cezalarının haritası

Perakende sektöründe en sık karşılaşılan yaptırım, verginin kendisi değil özel usulsüzlük cezasıdır. Vergi Usul Kanunu’nun 353. maddesi, verilmesi ve alınması icabeden fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu ile serbest meslek makbuzunun verilmemesi, alınmaması, düzenlenen bu belgelerde gerçek meblağdan farklı meblağlara yer verilmesi hâllerinde, bu belgeleri düzenlemek ve almak zorunda olanların her birine her bir belge için kanunda öngörülen tutarda özel usulsüzlük cezası kesilmesini düzenler.

Aynı maddede perakende satış fişi, ödeme kaydedici cihazla verilen fiş, giriş ve yolcu taşıma bileti, sevk irsaliyesi, taşıma irsaliyesi, yolcu listesi ve günlük müşteri listesi gibi belgelerin düzenlenmediğinin, kullanılmadığının, bulundurulmadığının veya gerçeğe aykırı düzenlendiğinin tespiti hâlinde ceza kesileceği öngörülmüştür; maddede ayrıca her bir belge türü ve her tespit için uygulanacak ceza ile bir takvim yılı içinde kesilebilecek toplam ceza bakımından sınırlar belirlenmiştir. Uygulamada dikkat edilecek noktalar şunlardır: cezanın dayanağı olan tespitin usulüne uygun tutanağa bağlanıp bağlanmadığı, aynı fiil için mükerrer ceza kesilip kesilmediği, yıllık üst sınırın aşılıp aşılmadığı ve cezalarda indirim ile uzlaşma imkânlarının değerlendirilmesi. Bu cezaların vergi ziyaından bağımsız olarak kesildiği ve vergi doğmayan işlemlerde de uygulandığı unutulmamalıdır.

İşletmede iç kontrol kurmak

Bu alandaki risklerin tamamı, günlük rutine dönüştürülmüş basit kontrollerle büyük ölçüde yönetilebilir. Önerilen düzen şu adımlardan oluşur. Günlük: gün sonu mali raporun alınması ve kasa sayımının yapılması, kart tahsilat toplamının cihaz raporuyla karşılaştırılması, iade ve iptal işlemlerinin ayrı bir listede kaydedilmesi.

Haftalık: banka ve ödeme kuruluşu hesap hareketlerinin günlük raporlarla eşleştirilmesi, farkların sebeplerinin not edilmesi ve belgelendirilmesi. Aylık: beyan edilecek hasılat ile belgeli satış toplamının mutabakatı, stok hareketlerinin ve fire oranlarının gözden geçirilmesi, elektronik belge ve berat yükümlülüklerinin kontrolü. Dönemsel: envanter sayımı ve tutanağı, kıymeti düşen malların tespiti ve imha işlemlerinin belgelenmesi, kanunen kabul edilmeyen gider listesinin güncellenmesi. Yıllık: kapsam kontrolü (elektronik belge, cihaz türü, defter sınıfı), belge ve sertifika geçerliliklerinin yenilenmesi, personel eğitimi. Bu kontrollerin bir sorumluya bağlanması ve kayıt altına alınması, hem cezaları önler hem olası bir incelemede savunmayı hazır hâle getirir. Nitekim bu tür dosyalarda sonucu belirleyen, sonradan üretilen açıklamalar değil işlem anında oluşturulmuş kayıtlardır.

Kasa ve ortaklar cari hesabı riski

Perakende işletmelerinde yoğun nakit dolaşımı, bilançoda iki kalemin şişmesine yol açar: kasa hesabı ve ortaklar cari hesabı. Bu kalemler, incelemelerde ilk bakılan yerlerdendir; çünkü fiilen işletmede bulunmayan bir nakdin kasada görünmesi, kaynağın ortağa aktarıldığı sonucunu doğurur.

Değerlendirmede kullanılan yaklaşım şudur. Bir işletmenin günlük nakit ihtiyacının çok üzerinde ve yıllarca eritilmeyen bir kasa bakiyesi, fiilî bir mevcut değil kayıt fazlası olarak görülür; bu tutarın ortaklarca kullanıldığı kabul edilerek adat yöntemiyle faiz hesaplanır ve Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 13. maddesi kapsamında örtülü kazanç dağıtımı değerlendirmesi yapılır. Aynı yaklaşım ortaklar cari hesabında da işler: ortağa kullandırılan tutarlar için emsallere uygun faiz hesaplanması gerekir; ayrıca borcun kaynağı ortak ise Kanun’un 12. maddesindeki örtülü sermaye sınırı devreye girer. Alınacak tedbirler şunlardır: kasa mevcudunun fiilî sayımla dönemsel doğrulanması, tahsilatların bankaya yatırılması, ortak hareketlerinin ayrı hesapta ve sözleşmeye bağlı izlenmesi, kanunda öngörülen tutarı aşan işlemlerde finansal kurum kullanılması. Bu tedbirler alınmadığında, hasılat tartışmasına bir de örtülü kazanç eleştirisi eklenir. Kasa ve ortak hesaplarını ortaklar cari hesabı yazımızda ele aldık.

Sektörel oran ve kapasite verileri

İncelemelerde matrah farkı hesaplanırken sektör ortalamaları ve kapasite verileri sık kullanılır; bu nedenle işletmenin kendi verilerinin bu ortalamalardan neden ayrıldığını açıklayabilmesi gerekir. Kullanılan başlıca ölçütler şunlardır: brüt kâr marjı, ciro-personel oranı, metrekare başına ciro, koltuk ya da masa başına ciro ve enerji tüketimi ile ciro ilişkisi.

Savunmada kullanılabilecek açıklamalar şunlardır. Birincisi işletme modelidir: indirimli satış politikası, toptan ağırlıklı çalışma ya da düşük marjlı ürün gruplarının ağırlığı, düşük kâr marjını açıklar. İkincisi konum ve dönemdir: yeni açılan işletmelerde ilk dönem ciroları düşüktür; tadilat, yol çalışması ve mevsimsellik gibi unsurlar belgelenmelidir. Üçüncüsü kapasite kullanımıdır: personel sayısı ve çalışma saatleri ile fiilî hizmet kapasitesi arasındaki ilişki gösterilmelidir. Dördüncüsü kampanyalar ve iadelerdir: yoğun kampanya dönemlerinde marj düşer ve bu, kararlar ve ilanlarla belgelenir. Beşincisi kayıp ve zayiattır: hırsızlık, bozulma ve kırılma oranlarının tutanaklarla desteklenmesi gerekir. Bu açıklamaların her birinin belgeye dayandırılması, sektör ortalamasına dayalı hesaplamalara karşı somut bir karşı delil oluşturur; aksi hâlde idarenin takdiri esas alınır ve savunma soyut kalır.

Vergi mahkemesi dava dilekçesi örneği

…………… VERGİ MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA

DAVACI: …… Ltd. Şti., Vergi No, Adres

DAVALI: …… Vergi Dairesi Müdürlüğü

DAVA KONUSU: ……/……/2026 tarih ve …… sayılı ihbarname ile tarh edilen vergi ve kesilen vergi ziyaı cezasının iptali istemidir.

TEBLİĞ TARİHİ: ……/……/2026

AÇIKLAMALAR

1. İdarece, kart tahsilat tutarlarının beyan edilen hasılatı aştığı gerekçesiyle matrah farkı hesaplanmıştır.

2. Oysa aradaki fark, dönemsel valör kaymaları ve taksitli satışlardan kaynaklanmakta olup, satışın yapıldığı dönem ile tahsilatın hesaba geçtiği dönem farklıdır. Banka ekstreleri ve dönemsel mutabakat tablosu ektedir.

3. Ayrıca dönem içinde gerçekleşen iade ve iptal işlemleri dikkate alınmamıştır; iade belgeleri ve iptal kayıtları ektedir.

4. (Alternatif) Cihaz üzerinden yapılan bazı tahsilatlar, aynı adreste faaliyet gösteren …… adına yapılmış olup şirketimizin hasılatı değildir; sözleşme ve mutabakat yazıları ektedir.

5. (Alternatif) Randıman analizinde kullanılan fire oranı, ürün niteliği ve saklama koşulları dikkate alınmaksızın belirlenmiştir; teknik veriler ve imha tutanakları ektedir.

6. Olayda gerçeğe aykırı beyan bulunmadığından ceza uygulanması hukuka aykırıdır.

HUKUKİ SEBEPLER: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu m.3, 30, 227, 232, 233, mükerrer 257; 3100 sayılı Kanun; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu.

DELİLLER: İhbarname, Z raporları, banka ve ödeme kuruluşu ekstreleri, iade ve iptal kayıtları, stok ve fire kayıtları, mutabakat tabloları, bilirkişi incelemesi.

SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan nedenlerle tarhiyatın ve cezanın iptaline, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı idareye yükletilmesine karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederiz. ……/……/2026

Davacı Vekili
Ad Soyad – İmza

Kontrol listesi

  1. Fatura düzenlenmesi gereken hâllerde fişle yetinmeyin.
  2. Gün sonu Z raporlarını düzenli alın ve kayıtlara işleyin.
  3. Kart tahsilatlarını cihaz üzerinden geçirin.
  4. Kart tahsilatı ile belgeli satışı aylık mutabakatla karşılaştırın.
  5. İade ve iptal işlemlerini belgeleyin.
  6. Fire, zayiat ve imha kayıtlarını teknik verilerle destekleyin.
  7. Cihaz arıza ve bakım tutanaklarını saklayın.
  8. Aynı adreste birden fazla işletme varsa tahsilatları ayrıştırın.

Sık sorulan sorular

Ne zaman fatura düzenlemek zorundayım?

Kanunda sayılan kişilere yapılan satışlarda; diğerlerinde ise tutarın kanuni haddi geçmesi ya da müşterinin istemesi hâlinde (m.232).

Perakende satış vesikası nedir?

Perakende satış fişi, makineli kasa kayıt ruloları ile giriş ve yolcu taşıma biletleridir (m.233).

Fatura yerine fiş verirsem ne olur?

Özel usulsüzlük cezası doğar ve alıcıda gider ile indirim reddine yol açar.

ÖKC kullanma zorunluluğu kimlere ait?

Fatura verme mecburiyeti dışında kalan satış ve hizmetleri bulunan birinci ve ikinci sınıf tüccarlara (3100 sayılı Kanun).

Z raporu almak zorunlu mu?

Evet. Gün sonu mali raporun alınması ve kayıtlara intikal ettirilmesi gerekir.

Kart tahsilatım hasılatımı aşıyor; sorun mu?

Tek başına matrah farkı değildir; valör, taksit, iade ve iptal gibi sebeplerin belgelenmesi gerekir.

Harici POS kullanabilir miyim?

Yeni nesil cihazlarda tahsilatların cihaz üzerinden geçirilmesi öngörülmüştür; harici kullanım fark doğurur.

Cihazım arızalandı; ne yapmalıyım?

Yetkili servise başvurun, tutanak düzenletin ve arıza süresince belge düzenini sağlayın.

Mali hafızaya müdahale ne sonuç doğurur?

Ağır sonuçlar doğurur ve kaçakçılık iddiasına yol açabilir.

Randıman analizi nedir?

Alınan girdi ile satılan ürünün karşılaştırılmasıdır; fark fire ve zayiatla açıklanamıyorsa kayıt dışı satış karinesi oluşur.

Fire oranını nasıl savunurum?

Ürün niteliği, saklama koşulları, teknik veriler ve imha tutanaklarıyla.

Online satışlar da izleniyor mu?

Aracı hizmet sağlayıcıların bildirimleri beyanla karşılaştırılır (mük. m.257).

Kasa bakiyem yüksek; risk mi?

Fiilen bulunmayan yüksek kasa bakiyesi ortakça kullanıldığı kabulüyle adat faizi ve örtülü kazanç eleştirisi doğurabilir.

Özel usulsüzlük cezasının yıllık sınırı var mı?

Evet. VUK m.353, belge türleri itibarıyla her tespit için ceza ve bir takvim yılında kesilebilecek toplam tutar bakımından sınırlar öngörür.

İzah yazısı geldi; ne yapmalıyım?

Süresinde ve belgeye dayalı izahta bulunun; yeterli görülürse inceleme ve takdire sevk yapılmaz (VUK m.370).

Doğrudan resen tarha gidilebilir mi?

VUK m.30’da sayılan resen tarh sebeplerinden biri gerçekleşmeden bu yönteme başvurulamaz; takdirin dayanağı ve yöntemi gösterilmelidir.

Restoranda bahşiş hasılat mıdır?

Hesaba eklenip işletme tarafından tahsil ediliyorsa hasılata dâhil olur ve personele ödendiğinde ücret unsuru doğar.

Tahsilatta banka zorunluluğu var mı?

Kanunda öngörülen tutarı aşan tahsilat ve ödemelerin finansal kurumlar aracılığıyla yapılması zorunludur.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu m.227, 232, 233 ve mükerrer 257 ile 3100 sayılı Kanun hükümlerine dayanır. Hadler ve uygulama esasları her yıl güncellenir; somut dosyanız için Hukukçular Evi Ankara ile 0554 648 37 15 numaralı telefondan iletişime geçin.


Post by Av. Fatma Öztürk