Pazaryerinden satış yapan, kendi sitesinden ürün gönderen ya da sosyal medyadan gelir elde eden kişilerin en çok merak ettiği soru aynıdır: ne zaman mükellefiyet doğar ve idare bunu nasıl görür? Cevap, faaliyetin süreklilik ve organizasyon taşıyıp taşımadığında ve platformların idareye yaptığı bildirimlerde saklıdır. Bu rehber, tabloyu mevzuat maddeleriyle anlatır. Ankara’daki dosyanız için bize 0554 648 37 15 numarasından ulaşabilirsiniz.
Beş cümlede özet
- Her türlü ticari ve sınai faaliyetten doğan kazanç ticari kazançtır; süreklilik ve kazanç sağlama amacı taşıyan satışlar bu kapsamdadır (GVK m.37).
- Kişisel eşyaların arızi satışı ticari faaliyet sayılmaz; arızi kazançlara ilişkin hükümler ayrıca değerlendirilir (GVK m.82).
- Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 257. maddesi Bakanlığa, aracılık faaliyetinde bulunanlara bildirim yükümlülüğü getirme yetkisi verir.
- Aracı hizmet sağlayıcılar ve elektronik ticaret platformları, satıcılara ilişkin bilgileri idareye bildirmekle yükümlü tutulmuştur.
- Mükellefiyet tesis edilmeden yapılan satışların tespiti hâlinde geçmişe dönük gelir vergisi, katma değer vergisi ve cezalar gündeme gelir.
Ne zaman ticari kazanç doğar? (GVK m.37)
Gelir Vergisi Kanunu’nun 37. maddesi, her türlü ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazançların ticari kazanç olduğunu düzenler. Ticari faaliyetin belirleyici unsurları, bir organizasyona dayanması, süreklilik göstermesi ve kazanç sağlama amacı taşımasıdır. Tek bir işlemde bu unsurlar bulunmayabilir; ancak işlemlerin tekrarlanması ve bir düzen içinde yürütülmesi ticari faaliyeti gösterir.
Çevrim içi satışlarda kullanılan ölçütler şunlardır: işlem sayısı ve düzenliliği, satılan ürünlerin çeşitliliği ve niteliği, satın alma-satma döngüsünün bulunması, stok tutulması, tanıtım ve reklam yapılması, ayrı bir satış kanalı veya mağaza sayfası oluşturulması. Bu unsurların bir arada bulunması hâlinde faaliyet ticari sayılır ve mükellefiyet tesis edilmesi gerekir. Buna karşılık kullanılmış kişisel eşyaların ara sıra satılması ticari faaliyet oluşturmaz; bu satışlardan doğan kazanç, şartları varsa arızi kazanç hükümlerine göre değerlendirilir.
Hangi rejim uygulanır?
| Durum | Rejim | Yükümlülük |
|---|---|---|
| Kişisel eşyanın arızi satışı | Ticari faaliyet yok | Mükellefiyet doğmaz |
| Evde bizzat üretilen ürünün satışı | Esnaf muaflığı (şartlı) | Muaflık belgesi, hasılat sınırı |
| Hazır ürün alıp satma | Ticari kazanç | Mükellefiyet, defter, belge, KDV |
| İçerik üreticiliği ve reklam geliri | Kanunda öngörülen istisna ya da ticari kazanç | Şartlara göre değişir |
| Yazılım ve tasarım hizmeti | Serbest meslek ya da ticari kazanç | Organizasyona göre belirlenir |
| Yurt dışına satış | İhracat rejimi | İstisna ve iade değerlendirilir |
Tabloyu yana kaydırarak tüm sütunları görebilirsiniz.
Tablodaki dördüncü satır özel bir düzenlemeye dayanır: sosyal içerik üreticiliği ile mobil cihazlar için uygulama geliştiriciliğinden elde edilen kazançlar bakımından, kanunda öngörülen şartlarla istisna uygulanır. Şartların başında, kazancın Türkiye’de kurulu bankalarda açılacak bir hesaba yatırılması ve hasılatın kanunda belirlenen tutarı aşmaması gelir. Şartlar sağlanmadığında genel hükümlere göre vergilendirme yapılır.
Şirket mi şahıs işletmesi mi?
E-ticarete başlarken verilecek ilk yapısal karar, faaliyetin şahıs işletmesi olarak mı yoksa şirket çatısı altında mı yürütüleceğidir. Şahıs işletmesinde kazanç, gelir vergisi tarifesine göre artan oranlı olarak vergilendirilir; kuruluş ve kapanış işlemleri basittir, muhasebe maliyeti düşüktür. Buna karşılık kazanç yükseldikçe üst dilimlere geçilir ve vergi yükü artar; ayrıca işletme sahibinin sorumluluğu tüm malvarlığıyla sınırsızdır.
Limited ya da anonim şirkette ise kazanç kurumlar vergisine tabidir ve oran sabittir; ortağa kâr dağıtımı yapıldığında ayrıca stopaj doğar ve şartları varsa ortak bakımından beyan gündeme gelir. Şirket yapısının avantajı sınırlı sorumluluk ve kurumsal görünürlük, dezavantajı ise kuruluş, defter, denetim ve kapanış maliyetlerinin yüksekliğidir. Karar verilirken üç veri birlikte değerlendirilmelidir: beklenen kazanç düzeyi ve tarife karşılaştırması, faaliyetin taşıdığı sorumluluk riski ve büyüme planı. Ayrıca kanuni temsilcinin ve limited şirket ortağının kamu borçlarından sorumluluğu bulunduğundan, sınırlı sorumluluğun vergi borçları bakımından mutlak olmadığı hatırlanmalıdır. Yapı sonradan değiştirilebilir; şahıs işletmesinin şirkete devri mümkündür ancak devirde emtia ve sabit kıymetlerin nasıl aktarılacağı ayrıca planlanmalıdır. Kanuni temsilci ve ortak sorumluluğunu kanuni temsilcinin vergi sorumluluğu yazımızda ele aldık.
Platformların bildirim yükümlülüğü
Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 257. maddesi, Bakanlığa çeşitli bildirim yükümlülükleri getirme yetkisi verir. Bu yetkiye dayanılarak, elektronik ticaret ortamında aracılık hizmeti sunanlar ile internet üzerinden ilan yayımlayanlara, aracılık ettikleri işlemlere ve satıcılara ilişkin bilgileri idareye bildirme yükümlülüğü getirilmiştir. Bildirim kapsamına satıcının kimlik bilgileri, iletişim bilgileri, işlem tutarları ve banka hesap bilgileri girer.
Bu düzenlemenin pratik sonucu, çevrim içi satışların idare tarafından izlenebilir hâle gelmesidir: platformdan gelen veriler, mükellefiyet kayıtları ve beyanlarla karşılaştırılır. Mükellefiyeti bulunmayan ancak düzenli satış yapan kişiler ile beyanı hasılatının altında kalan mükellefler bu karşılaştırmayla tespit edilir. Bildirim yükümlülüğüne uymayan platformlar bakımından ise özel usulsüzlük cezaları öngörülmüştür. Ayrıca kargo firmalarından alınan gönderi kayıtları ve ödeme kuruluşlarından temin edilen veriler de aynı amaçla kullanılır; bu nedenle tespitin yalnızca tek bir kaynağa dayanmadığı bilinmelidir.
Platform ödemelerinde stopaj
Aracı hizmet sağlayıcılar ve elektronik ticaret platformları bakımından, satıcılara yapılan ödemelerden vergi kesintisi yapılmasına ilişkin düzenlemeler getirilmiştir. Bu kesinti, satıcının vergisel statüsüne göre farklı oranlarda uygulanır ve satıcı için peşin ödenmiş vergi niteliğindedir: yıllık beyannamede hesaplanan vergiden mahsup edilir, artan tutar iade edilebilir.
Satıcı bakımından dikkat edilecek noktalar şunlardır. Birincisi, kesintinin brüt hasılat üzerinden yapılması nedeniyle nakit akışını etkilemesidir; fiyatlama yapılırken bu kalem hesaba katılmalıdır. İkincisi, kesinti belgelerinin saklanmasıdır: mahsup ve iade talebi bu belgelere dayanır ve platformun beyanıyla mükellefin kaydı uyumlu olmalıdır. Üçüncüsü, kesinti yapılmış olmasının beyan yükümlülüğünü ortadan kaldırmamasıdır; stopaj nihai vergi değildir ve ticari kazanç sahibi yıllık beyanname vermeye devam eder. Dördüncüsü, platform komisyonu, kargo ve reklam giderlerinin gider olarak indirilebilmesi için belgelendirilmesidir; komisyon faturalarının düzenli temini bu nedenle önemlidir.
Tüketici mevzuatıyla kesişen yükümlülükler
E-ticaret mükellefiyeti yalnızca vergisel değildir; satıcı sıfatı kazanıldığı anda tüketici mevzuatındaki yükümlülükler de doğar. Mesafeli sözleşmelerde ön bilgilendirme yapılması, cayma hakkının kullanılabilmesi için gerekli bilgilerin verilmesi, teslim süresine uyulması ve iade süreçlerinin işletilmesi zorunludur. Bu yükümlülüklere aykırılık, hakem heyeti ve tüketici mahkemesi başvurularının yanında idari para cezalarını da gündeme getirir.
İkinci kesişme alanı belge düzenidir: tüketicinin talep ettiği fatura düzenlenmemesi hem vergi hem tüketici mevzuatı yönünden sonuç doğurur. Üçüncüsü mesafeli satışta cayma hâlinde yapılacak iadedir; bedelin kanunda öngörülen süre içinde iade edilmesi gerekir ve bu iade, vergi tarafında da düzeltme gerektirir. Dördüncüsü elektronik ticaret mevzuatındaki bilgi verme ve ticari ileti kurallarıdır: satıcının kimlik ve iletişim bilgilerini sitede bulundurması, onaysız ticari elektronik ileti göndermemesi gerekir. Beşincisi, kişisel verilerin korunmasıdır: müşteri verilerinin işlenmesinde aydınlatma yükümlülüğü ve güvenlik tedbirleri işler. Bu nedenle e-ticarete başlarken kurulacak yapı, vergi, tüketici, e-ticaret ve veri koruma mevzuatını birlikte gözetmelidir. Mesafeli satışta cayma ve iade sürecini mesafeli satışta cayma hakkı yazımızda ele aldık.
Belge düzeni ve KDV
E-ticarette belge düzeni, fiziki satışlarla aynı esaslara tabidir: nihai tüketiciye yapılan ve kanunda belirlenen tutarı aşmayan satışlarda perakende satış vesikası, aşan satışlarda ve müşterinin talebi hâlinde fatura düzenlenir. Uzaktan satışlarda faturanın gönderiyle birlikte iletilmesi ya da elektronik ortamda sunulması gerekir. E-arşiv fatura uygulaması kapsamına girenler bakımından kâğıt belge düzenlenmesi geçerli sayılmayabilir.
Katma değer vergisi bakımından satışlar genel esaslara tabidir; uygulanacak oran ürünün niteliğine göre belirlenir. İadelerde düzeltme, iadenin gerçekleştiği dönemde yapılır ve karşılıklı kayıtların uyumlu olması gerekir. Yurt dışına yapılan mal satışlarında ihracat istisnası uygulanabilir; ancak bunun için gümrük beyannamesi ve kanunda öngörülen belgelerin bulunması aranır. Mikro ihracat kapsamındaki gönderilerde de belge düzeni ihracat rejimine göre işler; sadece kargo çıkışı yapılması istisnayı sağlamaz. Belge düzeninin genel esaslarını belge ve defter düzeni yazımızda ele aldık.
Dropshipping, yurt dışı tedarik ve stoksuz satış
Stoksuz satış modelinde satıcı, ürünü kendi deposunda bulundurmadan, sipariş üzerine tedarikçiden doğrudan alıcıya gönderilmesini sağlar. Vergisel açıdan belirleyici olan, satıcının hukuki konumudur: ürünü kendi adına satın alıp kendi adına satıyorsa alım-satım kazancı doğar ve satış bedelinin tamamı hasılattır. Buna karşılık yalnızca aracılık ediyor ve komisyon alıyorsa, hasılat komisyon tutarıdır. Sözleşmenin ve fatura akışının bu iki modelden hangisine uyduğu, matrahı doğrudan değiştirir.
Yurt dışından tedarik edilen ürünlerde ise ithalat rejimi devreye girer. Ürün Türkiye’ye giriyorsa gümrük işlemleri yapılır ve ithalatta katma değer vergisi doğar; bu vergi, belgeler usulüne uygunsa indirim konusu yapılır. Ürünün hiç Türkiye’ye girmeden yurt dışındaki alıcıya gönderildiği transit modellerde ise durum farklıdır ve kazancın nerede elde edildiği ayrıca değerlendirilir. Uygulamada en sık yapılan hata, gümrük beyannamesi olmaksızın yapılan gönderilerin ihracat sayılması ve istisna uygulanmasıdır; belgeler tamamlanmadan istisnadan yararlanılamaz. Ayrıca alıcının ürünü iade etmesi hâlinde hem satış hem ithalat cephesinde düzeltme gerekir. Bu nedenle stoksuz satış modeliyle çalışanların, ticari akışı gösteren sözleşme, sipariş ve gönderi belgelerini eksiksiz saklaması gerekir. Gümrük işlemlerinin işleyişini yurt dışından eşya getirme yazımızda ele aldık.
Tespit hâlinde ne olur?
Mükellefiyet tesis edilmeden yapılan satışların tespiti hâlinde, geçmişe dönük mükellefiyet tesis edilir ve resen tarhiyat yapılır: gelir vergisi ile katma değer vergisi tarh edilir, vergi ziyaı cezası kesilir ve belge düzenlememe nedeniyle özel usulsüzlük cezaları uygulanır. Tutarlar, tespit edilen hasılata göre belirlenir.
Savunma dört eksende kurulur. Birincisi faaliyetin niteliğidir: işlemlerin süreklilik ve organizasyon taşımadığı, kişisel eşya satışından ibaret olduğu ileri sürülebilir. İkincisi muaflık ya da istisna şartlarının varlığıdır. Üçüncüsü matrahın hesabıdır: banka hesabına giren her tutarın hasılat sayılması hatalıdır; kişisel transferler, borç iadeleri ve iade edilen sipariş bedelleri ayrıştırılmalıdır. Dördüncüsü maliyetlerdir: ürün alım bedeli, platform komisyonu, kargo ve reklam giderleri dikkate alınmadan yapılan hesaplama gerçek kazancı yansıtmaz. Bu nedenle savunmada hesap ekstrelerinin ve platform raporlarının kalem kalem ayrıştırılması belirleyicidir. Küçük ölçekli faaliyetlerde uygulanabilecek rejimleri esnaf muaflığı ve basit usul yazımızda anlattık.
Ödeme sistemleri, tahsilat ve kayıt düzeni
E-ticarette tahsilat çoğu zaman doğrudan satıcının hesabına değil, ödeme kuruluşu ya da platform üzerinden yapılır. Bu, kayıt düzeninde ek bir aşama yaratır: müşteriden tahsil edilen brüt tutar ile satıcının hesabına geçen net tutar birbirinden farklıdır. Aradaki fark komisyon, hizmet bedeli, kesinti ve varsa iade tutarlarından oluşur. Muhasebe kaydının brüt hasılat üzerinden yapılması ve kesintilerin ayrı gider ya da mahsup kalemi olarak gösterilmesi gerekir; yalnızca hesaba geçen net tutarın hasılat kaydedilmesi, hasılatın eksik beyanı sonucunu doğurur.
İkinci nokta, ödeme kuruluşlarının ve bankaların idareye yaptığı bildirimlerdir: kartlı ödeme sistemleri üzerinden yapılan tahsilatlar da veri kaynağı olarak kullanılır. Bu nedenle platform raporları, ödeme kuruluşu ekstreleri ve banka hesap hareketleri arasındaki tutarlılık düzenli kontrol edilmelidir; üç kaynak arasındaki uyumsuzluk incelemede ilk sorulan husustur. Üçüncüsü, dönemsellik farkıdır: siparişin verildiği tarih, ödemenin alındığı tarih ve paranın satıcı hesabına geçtiği tarih farklı dönemlere düşebilir. Ticari kazançta tahakkuk esası geçerli olduğundan, hasılatın kaydedileceği dönem teslimin gerçekleştiği dönemdir; paranın ne zaman hesaba geçtiği belirleyici değildir. Bu ayrımın gözden kaçması, dönem kaydırma eleştirisine yol açar ve gecikme faizi doğurur.
Vergi mahkemesi dava dilekçesi örneği
…………… VERGİ MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA
DAVACI: Ad Soyad, T.C. Kimlik No, Adres
DAVALI: …… Vergi Dairesi Müdürlüğü
DAVA KONUSU: ……/……/2026 tarih ve …… sayılı ihbarname ile tarh edilen gelir vergisi, katma değer vergisi ile kesilen vergi ziyaı ve özel usulsüzlük cezalarının iptali istemidir.
TEBLİĞ TARİHİ: ……/……/2026
AÇIKLAMALAR
1. Davalı idarece, …… platformu üzerinden yaptığım satışlar nedeniyle mükellefiyet tesis ettirmediğim gerekçesiyle geriye dönük tarhiyat yapılmıştır.
2. Tarhiyata esas alınan hasılat, banka hesabıma giren toplam tutar üzerinden hesaplanmıştır. Oysa bu tutarın …… TL’lik kısmı aile bireylerinden yapılan transferler, …… TL’lik kısmı iade edilen sipariş bedellerinin geri ödemeleri ve …… TL’lik kısmı şahsi borç iadeleridir. Hesap dökümü ve açıklamalı ayrıştırma tablosu ektedir.
3. Ayrıca hasılat üzerinden hiçbir maliyet indirimi yapılmamıştır. Ürün alım bedelleri, platform komisyonları, kargo ve reklam giderlerine ilişkin belgeler ektedir; ticari kazancın tespitinde bu giderlerin dikkate alınması zorunludur.
4. Platform tarafından yapılan tevkifatlar da hesaplanan vergiden mahsup edilmemiştir; kesinti belgeleri ektedir.
5. Kabul anlamına gelmemek kaydıyla, satışların bir kısmı kişisel kullanıma ait eşyaların elden çıkarılmasından ibaret olup ticari faaliyet kapsamında değildir.
HUKUKİ SEBEPLER: 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu m.37, 40, 82; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ve mükerrer m.257; 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu.
DELİLLER: İhbarname, banka hesap dökümleri, platform satış ve komisyon raporları, alım faturaları, kargo belgeleri, tevkifat belgeleri, bilirkişi incelemesi.
SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan nedenlerle tarhiyat ve cezaların iptaline, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı idareye yükletilmesine karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederim. ……/……/2026
Davacı
Ad Soyad – İmza
E-ticaret kontrol listesi
- Faaliyetiniz süreklilik ve organizasyon taşıyorsa mükellefiyet tesis ettirin.
- Evde bizzat ürettiğiniz ürünü satıyorsanız esnaf muaflığı şartlarını değerlendirin.
- Ticari ve şahsi hesapları ayırın; tahsilatlara açıklama yazın.
- Platform komisyonu, kargo ve reklam faturalarını düzenli temin edin.
- Kesinti belgelerini saklayın; mahsup ve iade bunlara dayanır.
- E-belge zorunluluğu kapsamında mısınız kontrol edin.
- Yurt dışı satışlarda ihracat belgelerini eksiksiz tamamlayın.
- İade ve düzeltmeleri karşılıklı ve aynı dönemde kayda alın.
Sık sorulan sorular
İnternetten satış yapan herkes mükellef olmak zorunda mı?
Hayır. Kişisel eşyaların arızi satışı ticari faaliyet sayılmaz; süreklilik ve organizasyon varsa mükellefiyet doğar (GVK m.37).
Kaç satıştan sonra mükellefiyet gerekir?
Kanunda sabit bir sayı yoktur; işlem sayısı, düzenlilik, stok, tanıtım ve satın alma-satma döngüsü birlikte değerlendirilir.
Evde ürettiğim ürünü satıyorum; muaf mıyım?
Şartları taşıyorsanız esnaf muaflığı uygulanabilir; ürünün bizzat imal edilmiş olması ve hasılat sınırının aşılmaması gerekir.
Platform satışlarımı idare görüyor mu?
Evet. Aracı hizmet sağlayıcılar satıcı ve işlem bilgilerini bildirmekle yükümlüdür; kargo ve ödeme verileri de kullanılır.
Platform ödemesinden kesinti yapılıyor; beyanname vermeyecek miyim?
Vereceksiniz. Kesinti peşin ödenmiş vergidir ve yıllık beyannamede mahsup edilir; nihai vergi değildir.
Komisyon ve kargo giderlerini indirebilir miyim?
Evet, belgelendirilmek şartıyla; bu giderler ticari kazancın tespitinde indirilir.
Sosyal medya gelirim istisna kapsamında mı?
Kanunda öngörülen şartlarla mümkündür; kazancın Türkiye’de banka hesabına yatırılması ve hasılat sınırının aşılmaması gibi şartlar aranır.
Fatura düzenlemek zorunda mıyım?
Kanunda belirlenen tutarı aşan satışlarda ve müşteri talep ettiğinde evet; aksi hâlde perakende satış vesikası yeterlidir.
Yurt dışına satışta KDV var mı?
İhracat istisnası uygulanabilir; ancak gümrük beyannamesi ve kanunda öngörülen belgelerin bulunması gerekir.
Banka hesabıma giren her para hasılat mı sayılır?
Hayır. Kişisel transferler, borç iadeleri ve sipariş iade ödemeleri ayrıştırılmalıdır; savunmanın temeli budur.
Geriye dönük tarhiyat yapılabilir mi?
Evet, zamanaşımı süresi içinde; gelir vergisi, KDV ve cezalar birlikte istenir.
Kendiliğinden beyan avantaj sağlar mı?
Genellikle evet; kanunda öngörülen kendiliğinden bildirim yolları, sonradan yapılacak cezalı tarhiyata göre daha az maliyetlidir.
Şahıs işletmesi mi şirket mi kurmalıyım?
Beklenen kazanç düzeyi, sorumluluk riski ve büyüme planı birlikte değerlendirilir. Şahısta artan oranlı tarife, şirkette sabit oran ve dağıtımda stopaj işler.
E-ticarette vergi dışında hangi yükümlülükler var?
Mesafeli sözleşmelerde ön bilgilendirme ve cayma hakkı, e-ticaret mevzuatındaki bilgi verme ve ticari ileti kuralları ile kişisel verilerin korunması yükümlülükleri birlikte işler.
Stoksuz satışta hasılatım ne kadar sayılır?
Kendi adınıza alıp satıyorsanız satış bedelinin tamamı; yalnızca aracılık edip komisyon alıyorsanız komisyon tutarı hasılattır. Sözleşme ve fatura akışı belirleyicidir.
Hangi belgeleri saklamalıyım?
Platform satış ve komisyon raporları, alım faturaları, kargo belgeleri, kesinti belgeleri ve banka ekstreleri.
Platform bildirimleri ve veri eşleştirmesi
Elektronik ticarette denetimin dayanağı, aracı hizmet sağlayıcıların bildirim yükümlülüğüdür. Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 257. maddesi Bakanlığa, kanunda sayılan kişilere sürekli bilgi verme zorunluluğu getirme yetkisi tanır; bu yetkiye dayanılarak internet üzerinden mal ve hizmet satışına aracılık eden platformlar, satıcılara ve işlemlere ilişkin bilgileri bildirmekle yükümlü tutulmuştur.
Bildirilen veriler, satıcının beyanlarıyla karşılaştırılır ve uyumsuzluk risk analizi sonucunu doğurur. Karşılaştırmada kullanılan başlıca kaynaklar şunlardır: platform satış raporları, ödeme kuruluşu ve banka tahsilatları, kargo firmalarından alınan gönderi verileri ve elektronik belge kayıtları. Satıcı bakımından yapılması gereken, bu kaynakların kendi kayıtlarıyla dönemsel olarak mutabakatını yapmaktır. Sık rastlanan farklar şunlardır: platform komisyonunun brüt hasılattan düşülerek beyan edilmesi, iade ve iptallerin düzeltilmemesi, kargo bedellerinin hasılata dâhil edilmemesi ve farklı platformlardaki satışların bir kısmının atlanması. Bu farkların her dönem sonunda açıklanabilir hâle getirilmesi, izaha davet aşamasında dosyayı kapatan en güçlü hazırlıktır.
Yurt dışı platformlar ve dijital hizmet vergisi
Sınır ötesi elektronik ticarette iki ayrı yükümlülük katmanı bulunur. Birincisi katma değer vergisidir: Katma Değer Vergisi Kanunu, Türkiye’de ikametgâhı, işyeri, kanuni merkezi ve iş merkezi bulunmayanlar tarafından katma değer vergisi mükellefi olmayan gerçek kişilere elektronik ortamda sunulan hizmetlere ilişkin verginin, bu hizmeti sunanlar tarafından beyan edilip ödenmesini öngören bir düzenleme içerir. Mükellef olan alıcılar bakımından ise sorumlu sıfatıyla beyan işler.
İkincisi dijital hizmet vergisidir: 7194 sayılı Kanun’la getirilen bu vergi, dijital ortamda sunulan reklam hizmetleri, içerik satışları ve aracılık hizmetlerinden elde edilen hasılatı konu alır ve kanunda öngörülen hasılat eşiklerini aşan hizmet sağlayıcıları mükellef sayar. Türkiye’deki işletmeler bakımından pratik sonuç, yurt dışı platformlardan alınan reklam ve aracılık hizmetlerinde ödenen bedellerin vergisel durumudur: bu ödemelerde kurumlar vergisi stopajı ve sorumlu sıfatıyla katma değer vergisi beyanı gündeme gelir; anlaşma hükümlerinden yararlanmak için mukimlik belgesi aranır. Bu nedenle yurt dışı platform faturalarının ayrı bir hesapta izlenmesi ve her ödeme öncesinde stopaj kontrolü yapılması gerekir. Sorumlu sıfatıyla beyanı KDV tevkifatı yazımızda ele aldık.
İade, iptal ve kargo bedellerinin vergisel yönü
Elektronik ticaretin en belirgin özelliği yüksek iade oranıdır ve bu, matrah düzeltmelerini rutin bir işlem hâline getirir. Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 35. maddesi, malların iade edilmesi, işlemin gerçekleşmemesi veya işlemden vazgeçilmesi hâllerinde matrahta değişiklik yapılmasını ve tarafların kayıtlarını düzeltmesini öngörür. Düzeltme, değişikliğin meydana geldiği dönemde yapılır.
Uygulamada dikkat edilecek noktalar şunlardır. Birincisi belge düzenidir: alıcı mükellefse iade faturası düzenler; nihai tüketiciden yapılan iadelerde ise iade belgesi ya da kanunda öngörülen usul kullanılır ve satış belgesinin iadesi aranır. İkincisi dönemselliktir: iadenin gerçekleştiği dönemde düzeltme yapılır, geçmiş dönem beyannamesi düzeltilmez. Üçüncüsü kargo bedelidir: alıcıdan tahsil edilen kargo bedeli hasılatın bir parçasıdır ve matraha dâhildir; ücretsiz kargo uygulamasında ise bu maliyet gider olarak dikkate alınır. Dördüncüsü platform komisyonudur: komisyon bir gider kalemidir ve hasılattan düşülerek beyan yapılamaz; brüt hasılat beyan edilir, komisyon gider yazılır. Beşincisi kampanya ve kupon indirimleridir: faturada gösterilen iskontolar matrahtan indirilebilirken, sonradan yapılan iadeler düzeltme kurallarına tabidir. Bu ayrımların sistemsel olarak kurgulanması, dönem sonu düzeltme yükünü azaltır.
İlgili Rehberler
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu m.9, 37, 40, 82 ve mükerrer m.20/B; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu mükerrer m.257; 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu ve 6563 sayılı Kanun hükümlerine dayanır. Oran, tutar ve bildirim kapsamları sık değişir; somut dosyanız için Hukukçular Evi Ankara ile 0554 648 37 15 numaralı telefondan iletişime geçin.


