Esnaf Muaflığı, Basit Usul ve Küçük Mükellef Rejimleri 2026: Evden Üretim, İnternet Satışı ve Genç Girişimci İstisnası (GVK m.9, 46-48)
04 Eylül 2026

Esnaf Muaflığı, Basit Usul ve Küçük Mükellef Rejimleri 2026: Evden Üretim, İnternet Satışı ve Genç Girişimci İstisnası (GVK m.9, 46-48)

Küçük ölçekli ticari faaliyetlerde vergilendirme tek biçimli değildir: bir kısmı vergiden tamamen muaftır, bir kısmı basit usulde tespit edilen kazanç üzerinden vergilendirilir ve bu kazanç için istisna uygulanır, kalanı ise gerçek usulde defter tutar. Evden yapılan üretim ve internet satışları için de ayrı düzenlemeler vardır. Bu rehber, ayrımı Gelir Vergisi Kanunu’nun ilgili maddeleriyle anlatır. Ankara’daki dosyanız için bize 0554 648 37 15 numarasından ulaşabilirsiniz.

Beş cümlede özet

  • Ticaret ve sanat erbabından kanunda sayılan şartları taşıyanlar gelir vergisinden muaftır (GVK m.9).
  • Evlerde kendi el emeğiyle üretilen ürünleri internet dâhil belirlenen yerlerde satanlar, kanunda öngörülen şartlarla esnaf muaflığından yararlanır (m.9).
  • Basit usulde ticari kazanç, bir hesap dönemi içinde elde edilen hasılat ile giderler ve satılan malın alış bedeli arasındaki müspet farktır (m.46).
  • Basit usulden yararlanmanın genel şartları m.47’de, özel şartları ise hadler hâlinde m.48’de düzenlenmiştir.
  • Basit usulde tespit edilen kazançlar, kanunda öngörülen şartlarla gelir vergisinden istisnadır (mükerrer m.20/A).

Esnaf muaflığı (GVK m.9)

Gelir Vergisi Kanunu’nun 9. maddesi, ticaret ve sanat erbabından kanunda sayılan şekil ve suretle çalışanların gelir vergisinden muaf olduğunu düzenler. Muaflık, faaliyetin niteliğine ve ölçeğine bağlıdır; belirli bir gelir sınırının altında kalmak tek başına yeterli değildir, faaliyetin maddede sayılan gruplardan birine girmesi gerekir.

Maddede sayılan başlıca gruplar şunlardır: motorlu nakil vasıtası kullanmamak şartıyla gezici olarak veya bir işyeri açmaksızın perakende ticaret ile iştigal edenler; bir işyeri açmaksızın gezici olarak ve doğrudan tüketiciye iş yapan hallaç, kalaycı, lehimci, musluk tamircisi, çilingir, ayakkabı tamircisi ve benzeri küçük sanat erbabı; nehir, göl ve denizlerde kayıkla taşımacılık yapanlar; evlerde kullanılan dikiş, örgü, nakış makineleri gibi araçlarla ve dışarıdan işçi almaksızın oturdukları evlerde imal ettikleri ürünleri satanlar. Ayrıca maddede, muaflıktan yararlananların düzenlenen belgelerde yer alan tutarlar üzerinden tevkifat yapılabileceği ve muaflığın bu tevkifatı etkilemeyeceği düzenlenmiştir.

Evden üretim ve internet satışı

Kanun’un 9. maddesi, evlerde üretilen ürünlerin satışına ilişkin muaflığı özel olarak düzenler. Buna göre, oturdukları evlerde imal ettikleri ürünleri, işyeri açmaksızın satanlar; kanunda sayılan yerler ile internet ve benzeri elektronik ortamlar üzerinden satış yapanlar bakımından da muaflık öngörülmüştür. Ancak bu muaflığın kendine özgü şartları vardır.

Şartİçeriği
İşyeri açmamaFaaliyetin ikamet edilen evde yürütülmesi
Kendi el emeğiÜrünlerin bizzat imal edilmiş olması
İşçi çalıştırmamaDışarıdan işçi alınmaması
Esnaf muaflığı belgesiİlgili birimden alınması
Banka hesabı ve tahsilatHasılatın kanunda öngörülen şekilde tahsili
Hasılat sınırıKanunda belirlenen tutarın aşılmaması

Tabloyu yana kaydırarak tüm sütunları görebilirsiniz.

İnternet üzerinden satış yapanlar bakımından şartlar daha sıkıdır: hasılatın belirli hesaplar üzerinden tahsil edilmesi ve yıllık hasılatın kanunda öngörülen tutarı aşmaması gerekir. Bu tutar aşıldığında muaflık, izleyen takvim yılı başından itibaren sona erer ve mükellefiyet tesis edilir. Ayrıca satılan ürünlerin başkasından satın alınıp yeniden satılması hâlinde muaflık uygulanmaz; kural, ürünün bizzat imal edilmiş olmasıdır. Bu nedenle hazır ürün alıp satan ev tabanlı satıcılar bu muaflıktan yararlanamaz ve gerçek usulde mükellefiyet tesis ettirmek zorundadır.

Basit usulün şartları (m.47-48)

Basit usule tabi olmanın şartları iki grupta düzenlenmiştir. Genel şartlar 47. maddede sayılır: kendi işinde bilfiil çalışmak veya bulunmak, işyeri mülkiyetinin iş sahibine ait olması hâlinde emsal kira bedelinin, kiralanmış olması hâlinde yıllık kira bedeli toplamının kanunda belirlenen tutarları aşmaması ve ticari, zirai veya mesleki faaliyetler dolayısıyla gerçek usulde gelir vergisine tabi olmamak.

Özel şartlar ise 48. maddede hadler biçiminde belirlenir: satın aldıkları malları olduğu gibi veya işledikten sonra satanların yıllık alımları ile satışları tutarının kanunda gösterilen tutarları aşmaması; hizmet işi yapanların yıllık gayrisafi iş hasılatının belirlenen tutarı aşmaması; alım-satım ve hizmet işlerinin birlikte yapılması hâlinde ise yıllık satış tutarı ile iş hasılatı toplamının belirlenen tutarı aşmaması aranır. Bu hadler her yıl yeniden değerleme oranında güncellenir. Şartlardan herhangi birinin kaybedilmesi hâlinde, izleyen takvim yılı başından itibaren gerçek usulde vergilendirmeye geçilir.

Basit usulde kazanç ve istisna

Kanun’un 46. maddesi, basit usulde ticari kazancın, bir hesap dönemi içinde elde edilen hasılat ile giderler ve satılan malların alış bedelleri arasındaki müspet fark olduğunu düzenler. Bu usulde bilanço ya da işletme defteri tutulmaz; alış ve giderler ile satış ve hasılatlara ilişkin belgeler kaydedilir ve kayıtlar meslek odaları ya da meslek mensupları aracılığıyla tutulur.

Mükerrer 20/A maddesi ise önemli bir kolaylık getirir: basit usulde tespit edilen ticari kazançlar, kanunda öngörülen şartlarla gelir vergisinden istisnadır. Bu, basit usule tabi mükelleflerin kazançları üzerinden gelir vergisi ödememesi ve yıllık beyanname vermemesi sonucunu doğurur. Buna karşılık belge düzenine uyma, kayıtları tutturma ve diğer usul yükümlülükleri devam eder; belge düzenlememenin cezası bu mükellefler için de geçerlidir. Ayrıca istisna yalnızca ticari kazanç için geçerlidir: mükellefin kira geliri ya da menkul sermaye iradı gibi başka gelirleri varsa, bunlar kendi kurallarına göre beyan edilir.

Diğer küçük ölçekli istisnalar

Gelir Vergisi Kanunu, küçük ölçekli faaliyetler için başka istisnalar da içerir. Birincisi telif kazançları istisnasıdır: müellif, mütercim, heykeltıraş, ressam, bestekâr, bilgisayar programcısı ve mucitlerin, eserlerini kanunda sayılan biçimlerde satmak veya kiralamak suretiyle elde ettikleri hasılat, kanunda öngörülen şartlarla gelir vergisinden istisnadır. İstisna kapsamındaki ödemelerden tevkifat yapılması bu durumu değiştirmez; istisna, kazancın beyan edilmemesi sonucunu doğurur. Kanun, hasılatın belirli bir tutarı aşması hâlinde ise beyan yükümlülüğü öngörür.

İkincisi konut kira gelirlerine tanınan istisnadır: mesken olarak kiraya verilen gayrimenkullerden elde edilen hasılatın kanunda belirlenen kısmı gelir vergisinden istisnadır; ancak ticari, zirai veya mesleki kazancını yıllık beyanname ile bildirmek zorunda olanlar ile istisna haddinin üzerinde geliri bulunanlardan bazıları bu istisnadan yararlanamaz. Üçüncüsü, sergi ve panayır istisnasıdır: dar mükellefiyete tabi olanların hükümetin izniyle açılan sergi ve panayırlarda yaptıkları ticari faaliyetlerden elde ettikleri kazançlar, kanunda öngörülen şartlarla istisnadır. Dördüncüsü, PTT acenteliği ve benzeri belirli faaliyetler için öngörülen istisnalardır. Bu istisnaların ortak özelliği, dar yorumlanmaları ve şartların birlikte gerçekleşmesinin aranmasıdır; şartlardan birinin eksikliği istisnanın tamamen uygulanmaması sonucunu doğurur. Kira gelirinin beyanı ve istisna uygulamasını kira gelirini nasıl vergilendiririm yazımızda ele aldık.

Genç girişimci istisnası (mükerrer m.20)

Küçük ölçekli faaliyetlerde ikinci önemli kolaylık, genç girişimci kazanç istisnasıdır. Kanun’un mükerrer 20. maddesi, ticari, zirai veya mesleki faaliyeti nedeniyle adlarına ilk defa gelir vergisi mükellefiyeti tesis olunan ve mükellefiyet başlangıç tarihi itibarıyla belirli yaşını doldurmamış tam mükellef gerçek kişilerin, faaliyete başladıkları takvim yılından itibaren üç vergilendirme dönemi boyunca elde ettikleri kazançlarının kanunda belirlenen kısmını gelir vergisinden istisna tutar.

İstisnanın şartları şunlardır: işe başlamanın kanuni süresi içinde bildirilmiş olması, mükellefin kendi işinde bilfiil çalışması veya işin kendisi tarafından sevk ve idare edilmesi, faaliyetin ölüm ya da devir dışında bir sebeple faaliyette bulunan bir işletmeden devralınmamış olması ve mevcut bir işletmeye ortak olunmaması. Bu şartlardan biri ihlal edildiğinde istisna uygulanmaz ve geçmişe yönelik tarhiyat gündeme gelir. İstisna, gelir vergisi bakımından geçerlidir; katma değer vergisi ve diğer yükümlülükler ile sosyal güvenlik prim yükümlülükleri devam eder. İstisnanın ayrıntılarını genç girişimci kazanç istisnası yazımızda ele aldık.

KDV, sosyal güvenlik ve diğer yükümlülükler

Gelir vergisi bakımından tanınan muaflık ve istisnalar, diğer yükümlülükleri kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Katma değer vergisi bakımından ayrı bir değerlendirme yapılır: esnaf muaflığından yararlananların teslim ve hizmetleri, Katma Değer Vergisi Kanunu’nda öngörülen istisna kapsamında değerlendirilir; basit usule tabi mükelleflerin teslim ve hizmetleri bakımından da kanunda istisna düzenlemesi bulunur. Buna karşılık gerçek usulde mükellefiyet tesis ettirenler, ölçekleri küçük olsa dahi katma değer vergisi mükellefidir ve beyanname vermek zorundadır.

İkinci başlık sosyal güvenliktir. Kendi nam ve hesabına bağımsız çalışanlar, gelir vergisinden muaf olsalar dahi belirli şartlarla sigortalılık kapsamına girebilir; esnaf muaflığı belgesi alanlar bakımından kanunda öngörülen özel düzenlemeler değerlendirilir. Bu nedenle vergi muaflığına güvenerek sosyal güvenlik bildirimlerinin atlanması, sonradan geriye dönük prim borcu ve idari para cezası doğurur. Üçüncü başlık meslek odası ve sicil kayıtlarıdır: faaliyetin niteliğine göre esnaf ve sanatkârlar sicili ya da ticaret sicili kaydı gerekebilir. Dördüncüsü belge düzenidir: muaf olanlar bakımından da, kendilerinden mal ve hizmet alanların gider pusulası düzenlemesi ve tevkifat yapması söz konusu olur; bu, muafiyetin belgesiz çalışma anlamına gelmediğini gösterir. İşverenin bildirim yükümlülüklerine aykırılıkta uygulanan yaptırımları SGK idari para cezaları yazımızda ele aldık.

İnternet üzerinden satış yapanların durumu

Çevrim içi satış yapan kişilerin vergisel durumu, faaliyetin süreklilik ve organizasyon taşıyıp taşımadığına göre belirlenir. Kişisel eşyaların ara sıra satılması ticari faaliyet sayılmaz. Buna karşılık kazanç sağlama amacıyla, düzenli ve organize biçimde yapılan satışlar ticari kazanç doğurur ve mükellefiyet tesis edilmesini gerektirir. Ölçütler şunlardır: işlem sayısı ve düzenliliği, satılan ürünlerin nitelik ve çeşitliliği, satın alma-satma döngüsünün bulunması, tanıtım ve pazarlama faaliyeti yürütülmesi.

Mükellefiyet gerektiren hâllerde, faaliyetin ölçeğine göre esnaf muaflığı, basit usul ya da gerçek usul devreye girer. Kendi ürettiği ürünü evden satan kişi muaflık şartlarını taşıyabilirken, hazır ürün alıp satan kişi bu muaflıktan yararlanamaz. Ayrıca elektronik ticaret aracı hizmet sağlayıcıları, satıcılara ilişkin bilgileri idareye bildirmekle yükümlü tutulmuştur; bu nedenle platform üzerinden yapılan satışların tespit edilmesi kolaydır. Mükellefiyet tesis ettirilmeden yapılan satışlar tespit edildiğinde, geçmişe dönük gelir vergisi ve katma değer vergisi tarhiyatı ile usulsüzlük cezaları gündeme gelir. Belge düzeni yükümlülüklerini belge ve defter düzeni yazımızda anlattık.

Gerçek usule geçiş ve sonuçları

Muaflık ya da basit usul şartlarının kaybedilmesi, kendiliğinden ve derhâl gerçek usule geçiş anlamına gelmez; kanun bir takvim düzeni öngörür. Basit usulün şartlarını takvim yılı içinde kaybedenler, izleyen takvim yılı başından itibaren gerçek usulde vergilendirilir. Aynı şekilde esnaf muaflığı şartlarının kaybedilmesi hâlinde de mükellefiyet izleyen yıl başında tesis edilir. Bu kural, geçmişe dönük tarhiyat yapılan dosyalarda en güçlü savunma noktalarından biridir: idarenin, şartların kaybedildiği yıl içinde geriye dönük mükellefiyet tesis etmesi tartışmalıdır.

Geçişin pratik sonuçları ise şunlardır: defter tutma yükümlülüğü doğar, katma değer vergisi mükellefiyeti tesis edilir ve beyanname verilmeye başlanır, geçici vergi yükümlülüğü gündeme gelir ve belge düzeni bakımından fatura ve irsaliye kullanımı zorunlu hâle gelir. Geçiş yılında devreden emtia ve sabit kıymetlerin kayıtlara nasıl alınacağı ayrıca planlanmalıdır; mevcut stokun envanteri çıkarılmalı ve belgeleriyle birlikte kayda alınmalıdır. Belgesiz stokun kayda alınamaması, sonraki dönemde satıldığında maliyetsiz hasılat görünmesine ve matrahın şişmesine yol açar. Bu nedenle geçiş öncesinde envanter tespiti yapılması ve mümkünse geçmiş alımların belgelenmesi gerekir. Tersine geçiş de mümkündür: gerçek usulde vergilendirilenlerden şartları taşıyanlar, kanunda öngörülen usulle basit usule dönebilir; bu talebin süresinde yapılması gerekir.

Kayıt dışılığın tespiti ve geriye dönük tarhiyat

Mükellefiyet tesis ettirmeden yürütülen faaliyetlerin tespiti, önceki yıllara göre çok daha kolay hâle gelmiştir. İdarenin kullandığı başlıca veri kaynakları şunlardır: elektronik ticaret platformlarının bildirdiği satıcı ve işlem bilgileri, kargo firmalarından alınan gönderi kayıtları, banka ve ödeme kuruluşlarından temin edilen hesap hareketleri, sosyal medya üzerinde yapılan ilan ve tanıtımlar ile yoklama tutanakları. Bu verilerin çapraz kontrolü sonucunda, beyan edilmemiş hasılat tespit edilir.

Tespit hâlinde yapılan işlem, geçmişe dönük mükellefiyet tesisi ve resen tarhiyattır: gelir vergisi ile katma değer vergisi tarh edilir, vergi ziyaı cezası kesilir ve belge düzenlememe nedeniyle özel usulsüzlük cezaları uygulanır. Savunma birkaç eksende kurulur. Birincisi faaliyetin niteliğidir: işlemlerin süreklilik ve organizasyon taşımadığı, kişisel eşya satışından ibaret olduğu ileri sürülebilir. İkincisi muaflık şartlarının varlığıdır: evde bizzat imal edilen ürünlerin satışı bakımından muaflık savunulur. Üçüncüsü matrahın hesaplanma biçimidir: banka hesabına giren her tutarın hasılat sayılması hatalıdır; kişisel transferler, borç iadeleri ve iade edilen sipariş bedelleri ayrıştırılmalıdır. Dördüncüsü maliyetlerdir: hasılat esas alınırken malzeme, kargo ve platform komisyonu gibi giderlerin dikkate alınması gerekir; aksi hâlde gerçek kazanç değil, brüt tahsilat vergilendirilmiş olur. Bu nedenle savunmada hesap ekstrelerinin kalem kalem ayrıştırılması belirleyicidir.

Vergi mahkemesi dava dilekçesi örneği

…………… VERGİ MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA

DAVACI: Ad Soyad, T.C. Kimlik No, Adres

DAVALI: …… Vergi Dairesi Müdürlüğü

DAVA KONUSU: ……/……/2026 tarih ve …… sayılı ihbarname ile tarh edilen gelir vergisi, katma değer vergisi ile kesilen vergi ziyaı ve özel usulsüzlük cezalarının iptali istemidir.

TEBLİĞ TARİHİ: ……/……/2026

AÇIKLAMALAR

1. Davalı idarece, internet üzerinden yaptığım satışlar nedeniyle mükellefiyet tesis ettirmediğim gerekçesiyle geriye dönük tarhiyat yapılmıştır.

2. Söz konusu satışlar, oturduğum evde kendi el emeğimle ürettiğim ürünlerin satışından ibarettir. Dışarıdan işçi çalıştırılmamış, işyeri açılmamıştır. Üretime ilişkin belgeler, malzeme alım faturaları ve fotoğraflar ektedir.

3. Gelir Vergisi Kanunu’nun 9. maddesi, evlerde kendi el emeğiyle imal edilen ürünlerin işyeri açmaksızın satılmasını esnaf muaflığı kapsamına almıştır. Tarafımca esnaf muaflığı belgesi alınmış olup ektedir.

4. İlgili dönemlerde elde edilen hasılat, kanunda öngörülen sınırın altındadır ve tahsilat kanunda belirtilen usule uygun olarak banka hesabı üzerinden yapılmıştır. Hesap ekstreleri ektedir.

5. Kabul anlamına gelmemek kaydıyla belirtmek gerekir ki, muaflık şartlarının kaybedildiği kabul edilse dahi mükellefiyetin izleyen takvim yılı başından itibaren tesis edilmesi gerekirken geçmişe yönelik tarhiyat yapılmıştır.

HUKUKİ SEBEPLER: 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu m.9, 37, 46-48 ve mükerrer m.20; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu; 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu.

DELİLLER: İhbarname, esnaf muaflığı belgesi, banka hesap ekstreleri, malzeme alım faturaları, platform satış dökümleri, tanık, bilirkişi incelemesi.

SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan nedenlerle dava konusu tarhiyat ve cezaların iptaline, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı idareye yükletilmesine karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederim. ……/……/2026

Davacı
Ad Soyad – İmza

Küçük mükellef kontrol listesi

  1. Faaliyetiniz esnaf muaflığı kapsamında mı, maddede sayılan gruplara bakın.
  2. Evden satış yapıyorsanız ürünün bizzat imal edilmiş olması şarttır; hazır ürün alıp satmak muaflık dışıdır.
  3. Esnaf muaflığı belgesini alın ve hasılatı kanunda öngörülen şekilde tahsil edin.
  4. Yıllık hasılat sınırını takip edin; aşıldığında izleyen yıl mükellefiyet doğar.
  5. Basit usul için genel ve özel şartların birlikte sağlandığını kontrol edin.
  6. Basit usulde kazanç istisnası gelir vergisi içindir; belge düzeni yükümlülükleri sürer.
  7. İlk kez mükellef oluyorsanız genç girişimci istisnası şartlarını değerlendirin.
  8. İnternet satışlarında süreklilik ve organizasyon varsa mükellefiyet tesis ettirin.

Sık sorulan sorular

Esnaf muaflığı kimlere tanınır?

Ticaret ve sanat erbabından Gelir Vergisi Kanunu’nun 9. maddesinde sayılan şekil ve suretle çalışanlara.

Evde ürettiğim ürünü internetten satabilir miyim?

Kanunda öngörülen şartlarla evet: işyeri açmamak, ürünü bizzat imal etmek, işçi çalıştırmamak, belge almak, hasılatı öngörülen şekilde tahsil etmek ve sınırı aşmamak.

Hazır ürün alıp satarsam muaf olur muyum?

Hayır. Muaflık, ürünün bizzat imal edilmiş olmasına bağlıdır.

Hasılat sınırı aşılırsa ne olur?

Muaflık izleyen takvim yılı başından itibaren sona erer ve mükellefiyet tesis edilir.

Basit usulün genel şartları neler?

Kendi işinde bilfiil çalışmak, işyeri kira veya emsal kira bedelinin kanuni tutarları aşmaması ve gerçek usulde vergiye tabi olmamak (m.47).

Basit usulün özel şartları neler?

Alım-satım tutarları ile hizmet hasılatının kanunda belirlenen hadleri aşmaması (m.48); hadler her yıl güncellenir.

Basit usulde kazanç nasıl bulunur?

Hasılat ile giderler ve satılan malın alış bedeli arasındaki müspet fark (m.46).

Basit usulde vergi ödenir mi?

Kanunda öngörülen şartlarla bu kazançlar gelir vergisinden istisnadır; ancak belge ve kayıt yükümlülükleri devam eder.

Basit usul şartını kaybedersem ne olur?

İzleyen takvim yılı başından itibaren gerçek usulde vergilendirilirsiniz.

Genç girişimci istisnası nedir?

İlk defa mükellefiyet tesis ettiren ve yaş şartını taşıyanlara, üç vergilendirme dönemi boyunca kazancın kanuni kısmının istisna edilmesidir.

İstisna için hangi şartlar aranır?

İşe başlamanın süresinde bildirilmesi, işte bilfiil çalışma veya işi sevk ve idare etme, işletmenin devralınmamış olması ve mevcut işletmeye ortak olunmaması.

İnternetten satış her hâlde mükellefiyet gerektirir mi?

Hayır. Kişisel eşyaların ara sıra satışı ticari faaliyet sayılmaz; süreklilik ve organizasyon varsa mükellefiyet doğar.

Telif kazançları için istisna var mı?

Evet. Eser sahiplerinin kanunda sayılan biçimlerde elde ettikleri hasılat, öngörülen şartlarla istisnadır; hasılatın belirli tutarı aşması hâlinde beyan gerekir.

Şartları kaybedince hemen gerçek usule mi geçilir?

Hayır. Şartların kaybedildiği yılı izleyen takvim yılı başından itibaren gerçek usulde vergilendirilirsiniz; geriye dönük mükellefiyet tesisi tartışmalıdır.

Gerçek usule geçerken stokum ne olur?

Envanteri çıkarılıp belgeleriyle kayda alınmalıdır; belgesiz stok, satıldığında maliyetsiz hasılat görünmesine ve matrahın şişmesine yol açar.

Vergiden muafsam sigorta ve oda kaydı da gerekmez mi?

Gerekir. Gelir vergisi muaflığı sosyal güvenlik, sicil ve belge yükümlülüklerini kaldırmaz; atlanması geriye dönük prim ve ceza doğurur.

Platform satışlarım idarece görülür mü?

Elektronik ticaret aracı hizmet sağlayıcıları satıcı bilgilerini bildirmekle yükümlüdür; tespit kolaydır.

Basit usulden gerçek usule geçişte envanter ve stok

Basit usulde vergilendirilen bir mükellefin şartları kaybetmesi hâlinde gerçek usule geçiş, teknik bir hazırlık gerektirir. Gelir Vergisi Kanunu, şartların kaybedilmesini izleyen takvim yılı başından itibaren gerçek usulde vergilendirmeyi öngörür. Geçiş anında yapılması gereken ilk iş, mevcut emtia ve sabit kıymetlerin envanterinin çıkarılmasıdır.

Geçişte dikkat edilecek noktalar şunlardır. Birincisi stok tespitidir: geçiş tarihindeki emtia mevcudunun miktar ve değer olarak tespit edilmesi ve kayıtlara alınması gerekir; bu stok, gerçek usuldeki ilk dönemin maliyet unsurudur. İkincisi belgelendirmedir: basit usul döneminde alınan emtiaya ilişkin belgelerin saklanmış olması, stokun maliyetini ispat eder; belge yoksa değerleme sorunları doğar. Üçüncüsü sabit kıymetlerdir: işletmede kullanılan demirbaşların envantere alınması ve amortisman hesabının kurulması gerekir. Dördüncüsü defter tasdikidir: gerçek usule geçişte tutulacak defterlerin kanuni süresinde tasdik ettirilmesi zorunludur; tasdiksiz defter resen tarh sebebidir. Beşincisi katma değer vergisi mükellefiyetidir: basit usulde vergilendirilenlerin teslim ve hizmetleri istisna kapsamındayken, gerçek usule geçişle birlikte vergi hesaplanmaya başlanır ve beyanname verilir. Bu geçişin planlanmadan yapılması, ilk yılda yoğun ceza riski doğurur.

Muafiyet belgesi, tevkifat ve kayıt düzeni

Esnaf muaflığından yararlananlar bakımından, muafiyetin belgelenmesi ve alıcı tarafındaki yükümlülükler ayrı bir başlıktır. Gelir Vergisi Kanunu, esnaf muaflığından yararlananlara ilişkin belge düzenini ve bunlardan mal ve hizmet alanların yükümlülüklerini düzenler: muafiyetten yararlananlardan alınan mal ve hizmetler için gider pusulası düzenlenmesi ve kanunda öngörülen oranda tevkifat yapılması gerekir.

Uygulamada dikkat edilecek noktalar şunlardır. Birincisi belge zorunluluğudur: muaf esnaftan yapılan alışların belgesiz kalması, alıcı bakımından gider reddine ve özel usulsüzlük cezasına yol açar. İkincisi tevkifat oranıdır: yapılan işin türüne göre farklı oranlar öngörülmüştür ve oranın doğru belirlenmesi gerekir. Üçüncüsü, evden üretim yapanlar bakımından öngörülen şartların sürekliliğidir: işçi çalıştırılmaması, hasılat sınırının aşılmaması ve tahsilatın banka üzerinden yapılması gibi şartların yıl boyunca korunması aranır; şartın kaybedilmesi muafiyeti sona erdirir. Dördüncüsü, muafiyet belgesinin alınması ve ilgili kayıtların tutulmasıdır. Beşincisi, internet üzerinden satış yapanlar bakımından platform bildirimleriyle uyumun sağlanmasıdır: platformdan bildirilen hasılat ile muafiyet şartlarındaki sınırın karşılaştırılması, idarenin ilk kontrol noktasıdır. Bu nedenle muafiyetten yararlananların yıllık hasılatlarını düzenli izlemesi gerekir.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu m.9, 37, 46-48, mükerrer m.20 ve mükerrer m.20/A ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerine dayanır. Hadler ve tutarlar her yıl güncellenir; somut dosyanız için Hukukçular Evi Ankara ile 0554 648 37 15 numaralı telefondan iletişime geçin.


Post by Av. Fatma Öztürk