Konaklama işletmelerinde tek bir hizmet bedelinin içinde birden fazla vergi bulunur: konaklama vergisi, katma değer vergisi ve acente aracılığıyla satışta doğan komisyon yükümlülükleri. Bu kalemlerin ayrıştırılmaması, hem matrah hatası hem ceza doğurur. Bu rehber, konuyu mevzuat maddeleriyle anlatır. Ankara’daki dosyanız için bize 0554 648 37 15 numarasından ulaşabilirsiniz.
Beş cümlede özet
- Konaklama tesislerinde verilen geceleme hizmeti ile bu hizmetle birlikte satılmak suretiyle sunulan diğer hizmetler konaklama vergisine tabidir (6802 m.34).
- Konaklama vergisi, konaklama tesislerince düzenlenen faturada ayrıca gösterilir ve katma değer vergisi matrahına dâhil edilmez.
- Yurt dışındaki seyahat acenteleri için verilen hizmetlerde hizmet ihracatı şartlarının sağlanıp sağlanmadığı ayrıca değerlendirilir (KDVK m.11-12).
- Acentelere ödenen komisyonlar ile personel ve kira ödemelerinde tevkifat yükümlülükleri işler (GVK m.94).
- Yiyecek, içecek, spa ve etkinlik gibi ek hizmetlerin kendi oranlarına göre ayrıştırılması gerekir.
Konaklama vergisi (6802 m.34)
6802 sayılı Gider Vergileri Kanunu’nun 34. maddesi konaklama vergisini düzenler. Maddeye göre otel, motel, tatil köyü, pansiyon, apart otel, misafirhane, kamping, dağ evi ve yayla evi gibi konaklama tesislerinde verilen geceleme hizmeti ile bu hizmetle birlikte satılmak suretiyle konaklama tesisi bünyesinde sunulan diğer tüm hizmetler konaklama vergisine tabidir. Geceleme hizmetinin sağlanmasının yanı sıra bu hizmet kapsamında sunulan yeme, içme, aktivite, eğlence hizmetleri ve havuz, spor, termal ve benzeri alanların kullanımı da bu kapsamdadır.
Verginin işleyişi şöyledir. Birincisi mükelleftir: verginin mükellefi bu hizmetleri sunanlardır ve vergi, hizmeti sunanlar tarafından beyan edilerek ödenir. İkincisi vergiyi doğuran olaydır: hizmetin sunulması ile vergiyi doğuran olay meydana gelir. Üçüncüsü matrahtır: matrah, verginin konusuna giren hizmetler karşılığında alınan ya da borçlanılan para, mal ve diğer suretlerdeki menfaat, hizmet ve değerler toplamıdır; katma değer vergisi matraha dâhil edilmez. Dördüncüsü gösterimdir: vergi, konaklama tesislerince düzenlenen faturada ayrıca gösterilir ve bu vergiden herhangi bir ad altında indirim yapılamaz; bu vergi katma değer vergisi matrahına dâhil edilmez. Beşincisi beyandır: vergilendirme dönemi ve beyan süresi kanunda gösterilmiştir. Altıncısı istisnalardır: öğrenci yurtları, kamplar ve kanunda sayılan hâller ile karşılıklılık şartıyla diplomatik istisnalar öngörülmüştür.
Konaklama bedelindeki kalemler
| Kalem | Rejim | Dayanak |
|---|---|---|
| Geceleme | Konaklama vergisi + KDV | 6802 m.34; KDVK |
| Paket içi hizmetler | Konaklama vergisine dâhil | 6802 m.34 |
| Ayrı satılan hizmetler | Kendi oranı | KDVK m.28 |
| Acente komisyonu | Hizmet bedeli; belge | KDVK m.1 |
| Yurt dışı acente | İhracat istisnası tartışması | KDVK m.11-12 |
| Personel ve kira | Stopaj | GVK m.94 |
Tabloyu yana kaydırarak tüm sütunları görebilirsiniz.
Tablonun en sık hata yapılan satırı, paket içi ve ayrı satılan hizmetler ayrımıdır. Konaklama hizmetiyle birlikte ve tek bedel karşılığı sunulan yeme, içme ve aktivite hizmetleri konaklama vergisinin matrahına dâhilken; müşterinin ayrıca satın aldığı restoran, spa ya da tur hizmetleri kendi rejimine tabidir ve katma değer vergisi oranı buna göre uygulanır. Bu nedenle satış noktalarının ve fiyat listelerinin baştan bu ayrıma göre kurgulanması gerekir.
Acente ilişkisi ve komisyon düzeni
Konaklama satışlarının önemli bölümü seyahat acenteleri ve çevrim içi rezervasyon platformları üzerinden gerçekleşir; bu, hasılatın nasıl beyan edileceği sorusunu doğurur. Belirleyici olan, acentenin aracı mı yoksa hizmeti kendi adına satan bir taraf mı olduğudur.
İki model ayrılır. Birincisi aracılık modelidir: acente, tesis adına ve hesabına rezervasyon yapar; bu hâlde tesis, konaklama bedelinin tamamı üzerinden müşteriye belge düzenler ve acente yalnızca komisyonu için tesise fatura keser. Tesis bakımından hasılat brüt bedeldir; komisyon ise gider yazılır. İkincisi kendi adına satış modelidir: acente odayı tesisten satın alıp kendi adına müşteriye satar; bu hâlde tesis acenteye, acente de müşteriye belge düzenler ve her iki aşamada ayrı bir teslim bulunur. Uygulamada dikkat edilecek noktalar şunlardır: sözleşmenin hangi modele dayandığı açıkça yazılmalı, komisyon oranı ve kesinti usulü belirlenmeli, platform tarafından yapılan kesintiler brüt hasılat üzerinden değil ayrı gider olarak kaydedilmelidir. Net tahsilat üzerinden yapılan kayıtlar, hasılatın eksik beyanı eleştirisine yol açar. Yurt dışındaki platformlara ödenen komisyonlarda ise Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 30. maddesi uyarınca kesinti ve sorumlu sıfatıyla katma değer vergisi beyanı değerlendirilir.
Seyahat acentelerinde vergilendirme
Turizm zincirinin diğer halkası olan seyahat acentelerinin vergisel durumu, sundukları hizmetin niteliğine göre belirlenir. Acentelerin faaliyeti ticari nitelikte olduğundan kazanç ticari kazanç hükümlerine göre tespit edilir ve şirket biçimindeyse kurumlar vergisine tabidir.
Katma değer vergisi tarafında iki nokta öne çıkar. Birincisi matrahtır: acente, hizmeti kendi adına satın alıp satıyorsa matrah satış bedelinin tamamıdır; yalnızca aracılık yapıyorsa matrah komisyon bedelidir. Bu ayrım, sözleşme ve belge düzeninden anlaşılır ve hasılatın büyüklüğünü doğrudan etkiler. İkincisi yurt dışı unsurudur: yurt dışına düzenlenen turlarda hizmetin yurt dışında ifa edilen kısmı ile Türkiye’de ifa edilen kısmının ayrıştırılması gerekir; Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 6. maddesi, işlemlerin Türkiye’de yapılmasını hizmetin Türkiye’de yapılması veya hizmetten Türkiye’de faydalanılması olarak tanımlar. Yurt dışındaki konaklama ve tur hizmetleri bakımından verginin konusuna girip girmediği bu çerçevede değerlendirilir. Üçüncüsü yurt dışı acentelerdir: yabancı acenteler için Türkiye’de verilen hizmetlerde hizmet ihracatı istisnasının şartlarının sağlanıp sağlanmadığı incelenir; hizmetten yurt dışında yararlanma şartı burada tartışmalıdır. Dördüncüsü belgedir: müşteriye düzenlenen belge ile tedarikçilerden alınan belgelerin eşleştirilmesi gerekir. Hizmet ihracatı şartlarını hizmet ihracatı yazımızda ele aldık.
Turizm işletmelerinde teşvikler
Konaklama yatırımları yüksek sabit kıymet gerektirdiğinden teşvik mevzuatının önemli bir uygulama alanıdır. Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 32/A maddesi indirimli kurumlar vergisini düzenler: yatırım teşvik belgesine bağlanan yatırımlardan elde edilen kazançlar, yatırımın kısmen veya tamamen işletilmesine başlanılan hesap döneminden itibaren yatırıma katkı tutarına ulaşıncaya kadar indirimli oranlar üzerinden vergilendirilir.
Sektöre özgü başlıklar şunlardır. Birincisi belgedir: turizm yatırımlarının teşvik belgesine bağlanması ve belgedeki şartlara uyulması gerekir; kapasite, istihdam ve süre taahhütleri izlenmelidir. İkincisi makine ve teçhizattır: belge kapsamındaki alımlarda gümrük muafiyeti ile katma değer vergisi istisnası uygulanabilir; mutfak, çamaşırhane ve tesisat ekipmanlarında bu avantaj önem taşır. Üçüncüsü kazanç ayrıştırmasıdır: teşvikli yatırımdan elde edilen kazancın ayrı tespiti aranır; mümkün değilse kanunda öngörülen oranlama yöntemi uygulanır. Dördüncüsü taşınmaz teşvikleridir: yatırım için tahsis edilen kamu taşınmazlarında öngörülen kolaylıklar ile emlak vergisi ve harç istisnaları ilgili mevzuata göre değerlendirilir. Beşincisi asgari vergiyle ilişkidir: indirimli oran uygulaması sonucu hesaplanan verginin, yurt içi asgari kurumlar vergisi tutarıyla karşılaştırılması gerekir. Altıncısı şart ihlalidir: yatırımın tamamlanmaması hâlinde yararlanılan tutarlar gecikme faiziyle geri istenir.
Sezonluk işletmelerde özellikli konular
Turizm işletmelerinin önemli bölümü sezonluk çalışır ve bu, hem gelir hem gider yapısında dönemsel dalgalanma yaratır. Bu dalgalanmanın vergisel yansımaları önceden planlanmalıdır.
Öne çıkan konular şunlardır. Birincisi geçici vergidir: sezon dışında düşük ya da zararlı, sezonda yüksek kazanç doğduğundan geçici vergi dönemleri arasında büyük farklar oluşur; dönemsel hesaplamanın gerçekçi yapılması, yıl sonunda eksik beyan tartışmasını önler. İkincisi personel giderleridir: mevsimlik işçi çalıştırılmasında iş sözleşmelerinin, sigorta bildirimlerinin ve ücret ödemelerinin belgelenmesi gerekir; sezon sonu ödemeleri ile kıdem ve ihbar tazminatlarının hangi dönemde gider yazılacağı belirlenmelidir. Üçüncüsü amortismandır: tesis, mobilya ve ekipman amortismanları yıl boyunca ayrılır ve sezon dışında da gider oluşturur. Dördüncüsü bakım ve yenilemedir: sezon öncesi yapılan harcamalarda, normal bakım-onarım ile değer artırıcı yenileme ayrımı yapılmalı; ikincisi maliyete eklenerek itfa edilmelidir. Beşincisi stoklardır: yiyecek, içecek ve sarf malzemesi stoklarının dönem sonu envanteri yapılmalı, fire ve zayiat tutanaklarla belgelenmelidir. Altıncısı kapanış dönemidir: tesisin kapalı olduğu dönemde de sabit giderlerin ve beyanname yükümlülüklerinin devam ettiği gözetilmelidir.
Denetimde karşılaştırılan kayıtlar
Konaklama işletmelerinde denetim, sektöre özgü kayıtlar üzerinden yürütülür ve bu kayıtlar beyanla karşılaştırılır. Kullanılan başlıca veri kaynakları şunlardır: kimlik bildirim sistemine yapılan konaklama bildirimleri, rezervasyon ve önbüro kayıtları, platform ve acente bildirimleri, kart tahsilat verileri, elektrik ve su tüketimi ile personel bildirimleri.
Sık karşılaşılan eleştiri başlıkları ve savunma dayanakları şöyledir. Birincisi doluluk karşılaştırmasıdır: bildirilen konaklayan sayısı ile beyan edilen hasılat arasındaki ilişki incelenir; ücretsiz konaklamalar, personel kullanımı, acente indirimleri ve erken rezervasyon fiyatları belgelenmelidir. İkincisi oda fiyatlarıdır: ilan edilen liste fiyatları ile fiilî satış fiyatları arasındaki farkın sözleşme ve kampanya kararlarıyla açıklanması gerekir. Üçüncüsü acente hasılatıdır: platform bildirimleri ile kayıtlar arasındaki farklar sorgulanır; net tahsilat kaydı yapılmışsa brüt hasılat düzeltmesi gündeme gelir. Dördüncüsü ek hizmetlerdir: paket içi ve paket dışı hizmet ayrımının fiyat listeleri ve satış kayıtlarıyla desteklenmesi gerekir. Beşincisi stok analizidir: yiyecek ve içecek tüketimi üzerinden hesaplanan işlem sayısı ile satış kayıtları karşılaştırılır; fire ve personel yemeği tutanakları savunma sağlar. Altıncısı nakit tahsilatlardır: kart ve banka hareketleriyle belgeli hasılat arasındaki farkın açıklanması gerekir. Hasılat denetimi yöntemlerini hasılat denetimi yazımızda ele aldık.
Kayıt ve belge düzeni
Turizm işletmelerinde vergisel uyumun temeli, önbüro ve muhasebe kayıtlarının birbirine bağlanmasıdır. Kurulması gereken düzen şu unsurlardan oluşur.
Birincisi günlük mutabakattır: gün sonunda önbüro hasılat raporu, kasa ve kart tahsilatları ile belgeli satış toplamı karşılaştırılmalı ve farklar açıklanmalıdır. İkincisi belge ayrımıdır: konaklama vergisinin faturada ayrı satır olarak gösterilmesi, ek hizmetlerin kendi oranlarıyla ayrı satırlarda yer alması gerekir; tek satırda toplu bedel gösterimi oran ve matrah hatasına yol açar. Üçüncüsü acente dosyasıdır: her acente için sözleşme, komisyon oranı, kesinti usulü ve dönemsel mutabakat tabloları tutulmalıdır. Dördüncüsü ücretsiz konaklamalardır: personel, protokol ve tanıtım amaçlı konaklamaların ayrı listelenmesi ve gerekçelendirilmesi; işletmeden çekiş sayılabilecek hâllerde emsal bedel değerlendirmesi yapılması gerekir. Beşincisi depo ve stoktur: yiyecek, içecek ve sarf malzemesi hareketlerinin izlenmesi ve dönem sonu sayımlarının tutanağa bağlanması. Altıncısı arşivdir: rezervasyon kayıtları, konaklama bildirimleri ve mali belgelerin eşleştirilebilir biçimde saklanması; kişisel veriler bakımından 6698 sayılı Kanun’daki yükümlülüklerin de gözetilmesi gerekir. Bu düzenin sezon başında kurulması, sezon sonunda toplu düzeltme ihtiyacını ortadan kaldırır.
Kısa süreli konut kiralamada rejim
Konaklama sektörünün bir kolu da konutların günlük ve haftalık olarak turistik amaçla kiraya verilmesidir; bu faaliyet, klasik kira ilişkisinden ayrılır ve ayrı bir mevzuata tabidir. İlgili düzenlemeler, konutların turizm amaçlı kiralanmasını izin belgesi şartına bağlamıştır ve izinsiz faaliyet idari para cezası doğurur.
Vergisel açıdan değerlendirme şöyledir. Birincisi nitelendirmedir: faaliyetin bir hizmet organizasyonu içermesi hâlinde gelir, gayrimenkul sermaye iradı değil ticari kazanç olarak nitelendirilir; temizlik, çamaşır, karşılama ve rezervasyon yönetimi gibi hizmetlerin sunulması bu yönü güçlendirir. İkincisi süreklilik ve organizasyondur: yıl içinde çok sayıda farklı kişiye kısa süreli kiralama yapılması, ilan platformlarında sürekli listeleme ve personel kullanımı ticari nitelik göstergesidir. Üçüncüsü mükellefiyettir: ticari kazanç kabul edildiğinde mükellefiyet tesis edilir, defter tutulur, belge düzenlenir ve katma değer vergisi hesaplanır. Dördüncüsü konaklama vergisidir: faaliyetin 6802 sayılı Kanun’un 34. maddesindeki tesis kapsamına girip girmediği, izin belgesi ve tesis niteliğine göre değerlendirilir. Beşincisi platform bildirimleridir: aracı hizmet sağlayıcıların bildirimleri beyanla karşılaştırılır. Kira gelirinde beyan esaslarını kira gelirinde beyan yazımızda ele aldık.
Yiyecek ve içecek hizmetlerinde oran
Konaklama tesislerinin önemli bir gelir kalemi restoran, bar ve kafeterya hizmetleridir; bu hizmetlerde uygulanacak oran, hizmetin sunulduğu yer ve biçime göre belirlenir. Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 28. maddesi oranı belirleme yetkisini kanunda öngörülen sınırlar içinde Cumhurbaşkanına verir ve yiyecek-içecek hizmetleri ilgili listelerde ayrıca düzenlenmiştir.
Uygulamada dikkat edilecek noktalar şunlardır. Birincisi paket ayrımıdır: konaklama bedeline dâhil olarak sunulan yeme-içme hizmeti konaklama hizmetinin bir parçası sayılırken, ayrıca satılan hizmetler kendi oranına tabidir. İkincisi alkollü içecekdir: alkollü içecek servisinin ilgili düzenlemelerde farklı orana tabi tutulması hâlinde bu kalemin ayrı izlenmesi gerekir; paket satışlarda alkollü içeceklerin durumu ayrıca değerlendirilir. Üçüncüsü yer ölçütüdür: hizmetin lüks sınıflandırmasına giren yerlerde sunulup sunulmadığına göre farklı oran öngörülebilir; tesis sınıfı ve belge durumu bu bakımdan önem taşır. Dördüncüsü paket servistir: dışarıya yapılan satışlar ile tesis içinde tüketilen hizmetler arasındaki ayrım gözetilir. Beşincisi belge düzenidir: adisyon ve fiş uygulamalarının doğru kurulması; her satış noktasının kendi oranıyla kayıt yapması gerekir. Altıncısı stok takibidir: yiyecek ve içecek stoklarının izlenmesi hem maliyet hem randıman savunması bakımından zorunludur.
Turizm payı ve diğer mali yükümlülükler
Konaklama işletmelerinin yükümlülükleri vergi mevzuatıyla sınırlı değildir; sektöre özgü mali yükümlülükler de bulunur ve bunların ayrı beyan ve ödeme takvimleri vardır. Bu kalemlerin bir tabloda izlenmesi gerekir.
Başlıca yükümlülükler şunlardır. Birincisi turizm payıdır: ilgili kanun uyarınca, bileşimi ve oranı kanunda gösterilen işletmelerin ticari işletme gelirlerinden hesaplanan pay, kanunda öngörülen sürede beyan edilerek ödenir; bu pay, kurum ve gelir vergisi matrahının tespitinde gider olarak dikkate alınır. İkincisi belge ve harçlardır: turizm işletme belgesi, işyeri açma ve çalışma ruhsatı ile diğer izinlere ilişkin harçlar 492 sayılı Kanun’a göre alınır. Üçüncüsü belediye yükümlülükleridir: 2464 sayılı Kanun kapsamında ilan ve reklam vergisi, çevre temizlik vergisi ve işgal harcı gündeme gelir. Dördüncüsü emlak vergisidir: tesis ve arazi bakımından 1319 sayılı Kanun uyarınca yükümlülük doğar ve vergi değeri her yıl güncellenir. Beşincisi telif ödemeleridir: tesiste müzik yayını yapılması hâlinde meslek birliklerine ödenen bedeller gider niteliğindedir. Altıncısı, tüm bu kalemlerin ödeme takvimlerinin tek bir listede toplanmasıdır; sezonluk çalışan işletmelerde kapalı dönemde de bu yükümlülüklerin devam ettiği unutulmamalıdır. Belediye vergilerini belediye vergi ve harçları yazımızda ele aldık.
Yabancı misafirlere satışta özel durumlar
Turizm işletmelerinin müşteri kitlesinin önemli bölümü yurt dışında yerleşik kişilerden oluşur; bu, bazı işlemlerde özel rejimleri gündeme getirir. Ancak konaklama hizmetinin kendisi bakımından yaygın bir yanılgı vardır: hizmetten Türkiye’de yararlanıldığından, yabancı misafire verilen konaklama hizmetinde hizmet ihracatı istisnası uygulanmaz ve işlem genel esaslara göre vergilendirilir.
Özel rejim gündeme gelen hâller şunlardır. Birincisi yolcu beraberi eşya istisnasıdır: Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 11. maddesi, Türkiye’de ikamet etmeyen yolculara yapılan ve kanunda öngörülen şartları taşıyan teslimlerde istisna öngörür; bu, tesis bünyesindeki mağaza satışlarında uygulanabilir ancak hizmetleri kapsamaz. İkincisi yurt dışı acentelerdir: yabancı seyahat acentelerine verilen hizmetlerde hizmet ihracatı şartlarının sağlanıp sağlanmadığı ayrıca incelenir; hizmetten yurt dışında yararlanma şartı burada tartışmalıdır ve konaklama hizmetinin fiilen Türkiye’de tüketildiği gözetilir. Üçüncüsü döviz tahsilatıdır: bedelin döviz olarak tahsil edilmesi tek başına istisna sağlamaz; ayrıca döviz alım belgelerinin saklanması ve kambiyo mevzuatındaki yükümlülüklerin gözetilmesi gerekir. Dördüncüsü kur farklarıdır: dövizli tahsilatlarda oluşan kur farkları kazancın tespitinde dikkate alınır ve dönem sonu değerlemesi yapılır. Beşincisi bildirimlerdir: yabancı misafirlerin kimlik bildirimi yükümlülüğü ayrıca işler.
Vergi mahkemesi dava dilekçesi örneği
…………… VERGİ MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA
DAVACI: …… Turizm İşletmeleri A.Ş., Vergi No, Adres
DAVALI: …… Vergi Dairesi Müdürlüğü
DAVA KONUSU: ……/……/2026 tarih ve …… sayılı ihbarname ile tarh edilen vergi ve kesilen vergi ziyaı cezasının iptali istemidir.
TEBLİĞ TARİHİ: ……/……/2026
AÇIKLAMALAR
1. Şirketimiz …… ilinde konaklama tesisi işletmektedir.
2. İdarece, acenteler aracılığıyla yapılan satışlarda hasılatın eksik beyan edildiği gerekçesiyle tarhiyat yapılmıştır.
3. Oysa şirketimiz ile acenteler arasındaki sözleşmeler kendi adına satış esasına dayanmakta olup, acentelere düzenlenen faturalar hasılatı eksiksiz yansıtmaktadır; sözleşmeler, faturalar ve mutabakat tabloları ektedir.
4. (Alternatif) İdarece, konaklama hizmetiyle birlikte tek bedel karşılığı sunulan yeme-içme hizmetlerinin ayrı oranda vergilendirilmesi gerektiği ileri sürülmüşse de, söz konusu hizmetler konaklama paketine dâhil olarak sunulmuştur; fiyat listeleri ve rezervasyon kayıtları ektedir.
5. (Alternatif) Konaklama vergisi faturada ayrıca gösterilmiş ve katma değer vergisi matrahına dâhil edilmemiştir; 6802 sayılı Kanun’un 34. maddesi bu yönde açık olup aksi yönde yapılan tarhiyat hukuka aykırıdır.
6. Olayda gerçeğe aykırı beyan bulunmadığından ceza uygulanması hukuka aykırıdır.
HUKUKİ SEBEPLER: 6802 sayılı Gider Vergileri Kanunu m.34; 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu m.1, 11, 12, 20, 28; 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu m.94; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu.
DELİLLER: İhbarname, acente sözleşmeleri, faturalar, rezervasyon ve konaklama kayıtları, fiyat listeleri, mutabakat tabloları, bilirkişi incelemesi.
SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan nedenlerle tarhiyatın ve cezanın iptaline, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı idareye yükletilmesine karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederiz. ……/……/2026
Davacı Vekili
Ad Soyad – İmza
Kontrol listesi
- Konaklama vergisini faturada ayrıca gösterin.
- Bu vergiyi katma değer vergisi matrahına dâhil etmeyin.
- Paket içi ve ayrı satılan hizmetleri ayrıştırın.
- Acente sözleşmesinin modelini yazılı belirleyin.
- Platform kesintilerini gider olarak kaydedin; hasılatı brüt beyan edin.
- Yurt dışı komisyon ödemelerinde stopaj ve sorumlu sıfatıyla beyanı kontrol edin.
- Konaklama kayıtlarını günlük olarak tutun.
- İstisna kapsamındaki konaklamaları belgelendirin.
Sık sorulan sorular
Konaklama vergisinin konusu nedir?
Konaklama tesislerinde verilen geceleme hizmeti ile bu hizmetle birlikte satılan diğer hizmetler (6802 m.34).
Mükellef kimdir?
Bu hizmetleri sunanlar; vergi tesis tarafından beyan edilip ödenir.
KDV matrahına dâhil mi?
Hayır. Konaklama vergisi faturada ayrıca gösterilir ve KDV matrahına dâhil edilmez.
Bu vergiden indirim yapılabilir mi?
Hayır. Kanun, bu vergiden herhangi bir ad altında indirim yapılamayacağını öngörür.
Paket dışı restoran hizmeti nasıl vergilenir?
Ayrı satılan hizmet kendi katma değer vergisi oranına tabidir.
Acente üzerinden satışta hasılat nedir?
Aracılık modelinde brüt konaklama bedeli tesisin hasılatıdır; komisyon gider yazılır.
Platform kesintisi hasılattan düşülür mü?
Hayır. Hasılat brüt beyan edilir; kesinti ayrı gider olarak kaydedilir.
Yurt dışı platforma ödeme yaparken ne gerekir?
Stopaj ve sorumlu sıfatıyla katma değer vergisi beyanı değerlendirilir; mukimlik belgesi aranır.
Yabancı turiste satışta ihracat istisnası olur mu?
Hizmetten Türkiye’de yararlanıldığından konaklama hizmetinde istisna uygulanmaz; yurt dışı acenteye verilen hizmetlerde şartlar ayrıca değerlendirilir.
Öğrenci yurdu kapsamda mı?
Kanunda öngörülen istisna hükümleri çerçevesinde değerlendirilir.
Erken rezervasyon iptalinde ne olur?
İptal ve iadelerde matrahta değişiklik hükümleri uygulanır ve düzeltme belgesi düzenlenir.
Personel ödemelerinde ne gerekir?
Ücret stopajı, damga vergisi ve sigorta bildirimleri yapılır.
Turizm payı gider yazılabilir mi?
Evet. İlgili kanun uyarınca hesaplanan ve ödenen turizm payı, kazancın tespitinde gider olarak dikkate alınır.
Evimi günlük kiralıyorum; hangi rejim uygulanır?
Hizmet organizasyonu ve süreklilik varsa gelir ticari kazanç sayılır; ayrıca turizm amaçlı kiralama izin belgesi şartı işler.
Ücretsiz konaklamalar sorun yaratır mı?
Personel, protokol ve tanıtım konaklamalarının ayrı listelenmesi ve gerekçelendirilmesi gerekir; aksi hâlde doluluk-hasılat farkı doğar.
Acentede matrah komisyon mu satış bedeli mi?
Kendi adına satışta satış bedelinin tamamı, aracılıkta ise komisyon bedeli matrahtır.
Turizm yatırımında teşvik var mı?
Teşvik belgesine bağlanan yatırımlarda indirimli kurumlar vergisi ile makine alımlarında gümrük ve KDV avantajları değerlendirilir (KVK m.32/A).
Turizm payı ayrı bir yükümlülük mü?
Evet. İlgili mevzuat uyarınca ayrı olarak beyan edilip ödenen bir kalemdir.
İlgili Rehberler
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; 6802 sayılı Gider Vergileri Kanunu m.34, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu ile 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu m.94 hükümlerine dayanır. Oran ve tutarlar değişebilir; somut dosyanız için Hukukçular Evi Ankara ile 0554 648 37 15 numaralı telefondan iletişime geçin.


