Bir kişi, açtığı veya aleyhine açılmış bir dava sürerken vefat edebilir. Dava ortada kalır gibi görünür. Mirasçılar bu davayı sürdürebilir mi, yoksa dava son mu bulur? Bu, hem hakların korunması hem de yükümlülükler bakımından önemli bir sorudur. Rehber, taraf değişikliği usulünü, süreleri ve mirasçılar arasındaki temsil sorununu ele alıyor.
Yakınınızın açtığı veya aleyhine açılmış bir dava mı sürüyor?
Davanın mirasçılar tarafından nasıl sürdürüleceğini birlikte planlayalım. Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.
Davaların akıbeti, külli halefiyet ilkesiyle yakından ilgilidir.
Dava ilişkisi de geçebilir
Külli halefiyet ilkesi uyarınca, miras bırakanın malvarlığına ilişkin hak ve borçları gibi, bunlarla ilgili dava ilişkileri de kural olarak mirasçılara geçer. Bu nedenle mirasçılar, miras bırakanın taraf olduğu derdest davaya taraf olarak süreci sürdürebilir.
Hem miras bırakanın açtığı (davacı olduğu) hem de aleyhine açılmış (davalı olduğu) davalar bu kapsamda değerlendirilir.
Kişiye sıkı sıkıya bağlı haklar istisnası
Bu kuralın önemli bir istisnası vardır: Kişiye sıkı sıkıya bağlı haklara ilişkin davalar kural olarak mirasçılara geçmez ve bu davalar konusuz kalabilir.
Örneğin, yalnızca kişinin kendisinin kullanabileceği nitelikteki bazı haklara ilişkin davalar, o kişinin ölümüyle sona erebilir. Bu ayrım, davanın niteliğine göre dikkatle yapılmalıdır.
Usulî süreç
Bir tarafın ölümü, yargılamada usulî sonuçlar doğurur. Davanın mirasçılarla sürdürülebilmesi için, mirasçıların durumunun mahkemeye bildirilmesi ve davaya dahil olma sürecinin usulüne uygun yürütülmesi gerekir.
Bu süreçte veraset ilamı ve dosya bilgileri gereklidir. Sürecin doğru yönetilmemesi hak kayıplarına yol açabilir.
Pratik noktalar
- Dava ilişkisi geçer: Malvarlığına ilişkin davalar kural olarak mirasçılara intikal eder.
- Taraf olabilirsiniz: Mirasçılar derdest davayı kaldığı yerden sürdürebilir.
- Kişisel haklar istisna: Kişiye sıkı sıkıya bağlı davalar geçmeyebilir.
- Usule dikkat: Davaya dahil olma süreci usulüne uygun yürütülmelidir.
Miras bırakanın malvarlığına ilişkin derdest davaları kural olarak mirasçılara geçer ve mirasçılar davayı kaldığı yerden sürdürebilir; ancak kişiye sıkı sıkıya bağlı haklara ilişkin davalar geçmeyebilir. Süreç usulî kurallara tabidir. Bu nedenle veraset ilamını alıp bir uzmanla ilerlemeniz hak kaybını önler.
Benzer bir durumla mı karşı karşıyasınız? Durumunuzu gizlilik içinde değerlendirip size özel bir yol haritası çıkarmamız için bizimle iletişime geçin.
Bu makale genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık yerine geçmez. Metinde yer verilen değerlendirmeler yerleşik yargı uygulaması ve yürürlükteki kanun hükümleri esas alınarak hazırlanmıştır. İçtihatlar ve mevzuat zaman içinde değişebileceğinden, kendi durumunuz için güncel değerlendirmeyi mutlaka bir avukattan alınız.
Ölüm davayı bitirmez, ama olduğu gibi de bırakmaz
Bir davanın tarafı yargılama sırasında ölürse üç şey aynı anda gerçekleşir ve bunların karıştırılmaması gerekir.
1. Taraf ehliyeti sona erer
TMK m. 28 uyarınca kişilik ölümle sona erer. Taraf ehliyeti, HMK m. 50 uyarınca medeni haklardan yararlanma ehliyetine sahip olmakla mümkündür ve HMK m. 114/1-d uyarınca bir dava şartıdır. Bu nedenle ölmüş kişinin taraf ehliyeti yoktur; dava ölen kişi adına yürütülemez.
2. Vekilin yetkisi sona erer
Ölen tarafın vekilinin davaya devam etmesi mümkün değildir. Vekâlet ilişkisi ölümle sona erdiğinden, mirasçılardan yeni vekâletname alınmadıkça vekilin işlem yapma yetkisi yoktur.
3. Dava ertelenir — HMK m. 55
“Taraflardan birinin ölümü hâlinde, mirasçılar mirası kabul veya reddetmemişse, bu hususta kanunla belirlenen süreler geçinceye kadar dava ertelenir. Bununla beraber hâkim, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde, talep üzerine davayı takip için kayyım atanmasına karar verebilir.”
Buradaki “kanunla belirlenen süre”, TMK m. 606’daki üç aylık mirası ret süresidir. Madde gerekçesinde de hükmün malvarlığına ilişkin davalar bakımından ve ret süresi göz önüne alınarak düzenlendiği belirtilmiştir. Dava kendiliğinden düşmez; ertelenir ve mirasçılar belirlendikten sonra onlara karşı devam eder.
Taraf teşkili: kamu düzeninden
Davanın mirasçılarla sürdürülmesi tarafların insafına bırakılmış bir konu değildir. Ölüm hâlinde taraf teşkilinin sağlanması kamu düzenindendir ve mahkemece kendiliğinden gözetilir.
Mahkemenin izleyeceği sıra
- Vefat eden tarafın mirasçılık belgesi getirtilir ve mirasçıların tamamı tespit edilir.
- Mirasçılara usulüne uygun tebligat yapılarak davadan haberdar edilmeleri sağlanır.
- Mirası reddetmeyen mirasçıların mecburi dava arkadaşı olarak davaya katılımı sağlanır.
- Mirasçılar davayı birlikte takip etmekten kaçınırsa, terekeye temsilci tayin ettirmek suretiyle taraf teşkili tamamlanır.
Taraf teşkili sağlanmadan hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır ve bozma sebebidir.
Neden zorunlu dava arkadaşlığı?
TMK m. 640 uyarınca paylaşmaya kadar tüm mirasçılar tereke üzerinde elbirliğiyle hak sahibidir ve kendi payları oranında dahi tek başına hareket edemezler. Bunun usul hukukundaki karşılığı, malvarlığına ilişkin davalarda mirasçılar arasında HMK m. 59 anlamında zorunlu dava arkadaşlığının doğmasıdır. Bu nedenle mirasçılar, muris tarafından açılmış davayı ancak birlikte takip edebilir.
Mirası reddeden mirasçı
Mirası usulüne uygun biçimde reddeden mirasçı, mirasçılık sıfatını kaybettiğinden davaya dâhil edilmez. Bu nedenle mahkemenin, üç aylık ret süresinin sonucunu beklemesi yalnızca bir gecikme değil, taraf teşkilinin doğru kurulması bakımından zorunluluktur.
Hangi davalar geçer, hangileri geçmez?
Mirasçılara geçen davalar
Malvarlığına ilişkin dava ve talepler kural olarak mirasçılara geçer: alacak ve tazminat davaları, tapu iptali ve tescil davaları, istihkak, menfi tespit ve itirazın iptali davaları, sözleşmeden doğan ifa ve fesih talepleri, kira ve tahliye uyuşmazlıkları, ticari uyuşmazlıklar.
Mirasçılara geçmeyen davalar
Kişiye sıkı sıkıya bağlı haklara ilişkin davalar mirasçılara geçmez ve ölümle konusuz kalır:
- Boşanma davası: Evlilik ölümle zaten sona erdiğinden dava konusuz kalır. Ancak TMK m. 181 uyarınca mirasçılardan birinin davaya devam etmesi ve diğer eşin kusurunun ispatlanması hâlinde sağ kalan eşin miras hakkı düşebilir; bu, boşanma davasının kendisinin sürdürülmesi değil, ayrı ve sınırlı bir imkândır.
- Nafaka davası: Kişiye bağlı bir hak olduğundan ölümle sona erer; yalnız ölümden önce doğmuş ve muaccel olmuş birikmiş nafaka alacakları terekeye girer.
- Manevi tazminat istemi: TMK m. 25/4 uyarınca mirasbırakan tarafından ileri sürülmüş olmadıkça mirasçılara geçmez. Mirasbırakan sağlığında dava açmışsa mirasçılar davaya devam edebilir.
- Soybağı, velayet ve kişisel duruma ilişkin davalar: Kural olarak mirasçılara geçmez; kanunun ayrıca izin verdiği hâller saklıdır.
Ayrımın ölçütü
Belirleyici olan davanın adı değil, dayandığı hakkın malvarlığına mı yoksa kişiliğe mi ilişkin olduğudur. Aynı dava içinde her iki tür talep bulunuyorsa, maddi tazminat kısmı mirasçılara geçerken manevi tazminat kısmı TMK m. 25/4 süzgecinden ayrıca geçirilir.
Hangi Davalar Mirasçılara Geçer, Hangileri Düşer?
Ölüm, derdest davayı otomatik olarak sona erdirmez; ancak her dava da mirasçılara geçmez. Ayrımın ölçüsü, hakkın kişiye sıkı sıkıya bağlı olup olmamasıdır.
| Dava türü | Mirasçılara geçer mi | Not |
|---|---|---|
| Alacak ve tazminat davaları | Geçer | Malvarlığı hakkı |
| Tapu iptali ve tescil | Geçer | Ayni hak |
| Muris muvazaası, tenkis | Geçer | Malvarlığı hakkı |
| İşçilik alacakları | Geçer | Kıdem ve ihbar dâhil |
| Kira ve ecrimisil | Geçer | Malvarlığı hakkı |
| Boşanma davası | Kural olarak düşer | TMK m.181/2 istisnası saklı |
| Nafaka davası | Kural olarak düşer | Birikmiş nafaka alacağı geçer |
| Velayet ve kişisel ilişki | Düşer | Kişiye sıkı sıkıya bağlı |
| Manevi tazminat | Şartlı geçer | TMK m.25/4 |
Son satır özel bir kural içerir. TMK m.25/4: manevi tazminat istemi, karşı tarafça kabul edilmiş olmadıkça devredilemez; mirasbırakan tarafından ileri sürülmüş olmadıkça mirasçılara geçmez.
Pratik sonucu şudur: muris sağlığında manevi tazminat davası açmışsa, dava mirasçılarca sürdürülebilir. Açmamışsa, mirasçılar onun adına manevi tazminat isteyemez. Bu nedenle ölüm öncesinde açılmış olup olmadığı belirleyicidir.
Altıncı satırdaki boşanma davası da özel bir rejime tabidir. TMK m.181/2 uyarınca boşanma davası devam ederken ölen eşin mirasçılarından birisinin davaya devam etmesi ve diğer eşin kusurunun ispatlanması hâlinde, sağ kalan eş yasal mirasçı olamaz ve ölüme bağlı tasarruflarla sağlanan hakları kaybeder. Bu, mirasçılar için büyük parasal sonuç doğuran bir imkândır.
Taraf Teşkili ve Süre Yönetimi
Ölümle birlikte davada taraf değişikliği gerekir ve bu, kamu düzenine ilişkindir. Eksik taraf teşkiliyle yürütülen yargılama bozma sebebidir.
| # | Adım | Neden |
|---|---|---|
| 1 | Ölümün mahkemeye bildirilmesi | Yargılamanın durması için |
| 2 | Mirasçılık belgesinin alınması | Tarafların belirlenmesi |
| 3 | Tüm mirasçıların davaya dâhil edilmesi | Elbirliği mülkiyeti |
| 4 | Ret süresinin dolmasının beklenmesi | Mirasçı sıfatı kesinleşsin |
| 5 | Vekâletnamelerin yenilenmesi | Vekâlet ölümle sona erer |
| 6 | Yargılamanın devamı talebi | Dosyanın işlemesi |
Beşinci satır sıkça atlanır: vekâlet ilişkisi müvekkilin ölümüyle kural olarak sona erer. Murisin avukatı, mirasçılardan yeni vekâletname almadan davayı sürdüremez. Yurt dışındaki mirasçılar bakımından bu, konsolosluk süreçleri nedeniyle haftalar alabilir.
Dördüncü satır ise bir gerilim doğurur: ret süresi dolmadan mirasçı sıfatı kesinleşmez, ancak dava da beklemez. TMK m.610’un son fıkrası burada koruma sağlar: zamanaşımı veya hak düşümü sürelerinin dolmasına engel olmak için dava açılması ve cebrî icra takibi yapılması, ret hakkını ortadan kaldırmaz.
Yani mirasçı, davayı düşmekten kurtarmak için gerekli işlemleri yapabilir ve bu, mirası kabul ettiği anlamına gelmez. Buna karşılık davadan feragat, sulh veya alacağın tahsili gibi terekeyi sahiplenen işlemler TMK m.610/2 kapsamına girer ve ret hakkını düşürür.
Mirasçılar açısından yol haritası
Muris davacıysa
- Derdest dosyaları tespit edin: UYAP Vatandaş Portalı, avukatının dosyaları, gelen tebligatlar ve icra dosyaları taranmalıdır.
- Mirasçılık belgesini alın ve mahkemeye sunun.
- Tüm mirasçıların birlikte davaya katılımını sağlayın; vekille temsil olunacaksa her mirasçıdan ayrı vekâletname alın.
- Bir mirasçı katılmaktan kaçınırsa tereke temsilcisi atanmasını isteyin.
- Duruşma ve süreleri takip edin: erteleme kararı verilmiş olsa dahi dosyanın takipsiz bırakılması riski doğurur.
Muris davalıysa
Dava mirasçılara karşı devam eder ve mirasçılar TMK m. 599/2 uyarınca tereke borçlarından kişisel olarak, TMK m. 641 uyarınca müteselsilen sorumludur; bu sorumluluk paylaşmadan sonra beş yıl daha sürer. Bu nedenle ilk yapılacak iş, terekenin aktif-pasif dengesini çıkarmaktır.
Tereke borca batıksa TMK m. 606 uyarınca üç aylık hak düşürücü süre içinde mirasın reddi düşünülmelidir. Ölüm tarihinde ödemeden aciz açıkça belli veya resmen tespit edilmişse TMK m. 605/2 uyarınca miras hükmen reddedilmiş sayılır ve bu hâl üç aylık süreye tabi değildir. Ancak TMK m. 610 uyarınca terekenin olağan yönetimi dışında işler yapan mirasçı ret hakkını kaybeder; bu nedenle ret ihtimali varken davada esasa ilişkin işlem yapmaktan kaçınılmalıdır.
Acele hâller
Erteleme kararı beklenirken hak kaybı doğacaksa, HMK m. 55 uyarınca hâkimden davayı takip için kayyım atanması talep edilebilir. Ayrıca TMK m. 640/4 uyarınca mirasçılardan her biri terekedeki hakların korunmasını tek başına isteyebilir ve sağlanan korumadan mirasçıların hepsi yararlanır.
| Mirasçıya GEÇER | Mirasçıya GEÇMEZ (kişiye sıkı sıkıya bağlı) |
|---|---|
| Alacak ve tazminat davaları | Boşanma davası (konusuz kalır, TMK 181 istisnası hariç) |
| Tapu iptali ve tescil davaları | Nafaka davası (birikmiş/muaccel alacak hariç) |
| İstihkak, menfi tespit, itirazın iptali | Manevi tazminat istemi (TMK 25/4 şartı olmadıkça) |
| Kira/tahliye, ticari uyuşmazlıklar | Soybağı, velayet, kişisel duruma ilişkin davalar |
| Adım | Açıklama | Dayanak |
|---|---|---|
| Taraf ehliyeti sona erer | Dava ölen kişi adına yürütülemez | TMK 28, HMK 114/1-d |
| Vekilin yetkisi sona erer | Mirasçılardan yeni vekâletname alınmalı | — |
| Dava ertelenir | Ret süresi doluncaya kadar (kendiliğinden düşmez) | HMK 55, TMK 606 |
| Acil hâllerde kayyım | Hâkim talep üzerine davayı takip için atayabilir | HMK 55 |
| Sorumluluk Türü | Kapsam | Dayanak |
|---|---|---|
| Kişisel sorumluluk | Tereke borçlarından | TMK 599/2 |
| Müteselsil sorumluluk | Paylaşmadan sonra 5 yıl daha sürer | TMK 641, TMK 681 |
| Ret hakkının kaybı | Olağan yönetim dışı işlem yapan mirasçı reddi kaybeder | TMK 610 |
| Hükmen ret | Ölüm tarihinde batıklık açıkça belliyse | TMK 605/2 |
Muris Aleyhine Açılmış Davalar: Mirasçının Savunması
Ölüm, yalnızca murisin açtığı davaları değil, ona karşı açılmış davaları da mirasçılara taşır. Bu durumdaki mirasçının elinde, murisin sahip olmadığı bazı ek savunmalar vardır.
| Savunma | İçerik | Dayanak |
|---|---|---|
| Mirasın reddi | Mirasçı sıfatı yok; husumet düşer | TMK m.605-606 |
| Hükmen ret | Ölüm anında aciz açıkça belliyse | TMK m.605/2 |
| Deftere göre kabul | Yalnız deftere yazılan borçlardan sorumluluk | TMK m.619 vd. |
| Kefalet borcunda sınır | Farazi iflas tasfiyesindeki payla sınırlı | TMK m.630 |
| Paylaşmadan 5 yıl geçmesi | Teselsül sona erer; pay oranında sorumluluk | TMK m.681 |
| Vergi borcunda hisse sınırı | Hisse oranını aşan talep reddedilir | VUK m.12 |
Bu savunmalar murisin kendisinde bulunmayan, mirasçılık sıfatından doğan savunmalardır. Davaya dâhil edilen mirasçının, murisin esasa ilişkin savunmalarının yanında bunları da ayrıca ileri sürmesi gerekir.
Birinci ve ikinci satırlar husumete ilişkindir ve en kesin sonucu doğurur: miras reddedilmişse mirasçı sıfatı yoktur ve dava husumet yokluğundan reddedilir. Bu nedenle ölümün öğrenilmesiyle birlikte ret süresinin takvime alınması, derdest davalarda da hayati önemdedir.
İcra Takiplerinin Mirasçılara Yöneltilmesi
Derdest icra takipleri de ölümle sona ermez; mirasçılara yöneltilerek sürdürülür. Ancak burada da bekleme kuralı işler.
| Durum | İşleyiş |
|---|---|
| Ölüm günü ve takip eden kısa süre | Takip geri bırakılır |
| Mirasçılar kabul veya ret etmemişse | TMK süreleri geçinceye kadar takip bekletilir |
| Ret süresi dolmuş, kabul edilmişse | Takip mirasçılara yöneltilerek sürdürülür |
| Miras reddedilmişse | Mirasçı hakkında takip yürütülemez |
| Ret süresi içinde yapılan takip | Ret hakkını düşürmez (TMK m.610/son) |
İkinci satır mirasçı için önemli bir korumadır: ret süresi işlerken takibin devam ettirilmesi kural olarak mümkün değildir. Bu süre içinde yapılan işlemlere karşı şikâyet yoluna gidilebilir.
Beşinci satır ise alacaklının hakkını korur: alacaklının takip yapması mirasçının ret hakkını düşürmez, ancak alacaklı da zamanaşımını kesmek için gerekli işlemleri yapabilir. İki taraf da hak kaybına uğramaz.
Mirasçı bakımından kritik uyarı şudur: takibe cevap verirken borcu kısmen ödemek, yapılandırma imzalamak veya taksitlendirme talep etmek terekeyi sahiplenme sayılır ve TMK m.610/2 uyarınca ret hakkını düşürür. Ret süresi dolmadan hiçbir ödeme veya taahhüt işlemi yapılmamalıdır.
Ölümden Sonra Doğan Alacaklar Terekeye Girer mi?
Bazı alacaklar murisin ölümüyle doğar; bunların terekeye mi girdiği yoksa doğrudan hak sahiplerine mi ait olduğu sık tartışılır. Ayrım, alacağın kaynağına bakılarak yapılır.
| Alacak | Terekeye girer mi | Sebep |
|---|---|---|
| Murisin birikmiş maaş ve alacakları | Girer | Ölümden önce doğmuş |
| Kıdem tazminatı | Girer | İş ilişkisinden doğar |
| Lehdarı belirlenmiş hayat sigortası | Girmez | Lehdarın kendi hakkı |
| Destekten yoksun kalma tazminatı | Girmez | Yakınların kendi zararı |
| Yakınların manevi tazminatı | Girmez | Kendi kişilik hakları |
| Murisin açtığı manevi tazminat davası | Girer | TMK m.25/4 — ileri sürülmüşse |
Dördüncü ve beşinci satırlar uygulamada en çok karıştırılan kalemlerdir. Ölümlü bir kazada yakınların talep ettiği destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat, mirastan gelen haklar değildir. Bunlar yakınların kendi şahıslarında doğan zararlardır.
Bunun üç somut sonucu vardır. Birincisi: bu alacaklar terekeye girmediğinden tereke borçlarına karşı sorumlu değildir. İkincisi: mirası reddeden yakın bu tazminatları yine isteyebilir. Üçüncüsü: paylar miras oranlarına göre değil, her kişinin kendi zararına göre belirlenir.
Bu ayrım, borca batık terekelerde belirleyicidir. Mirası reddederek borçtan kurtulan yakın, destekten yoksun kalma ve manevi tazminat taleplerini ayrıca sürdürebilir.
Ölümle Doğan Alacaklarda Takvim
| Talep | Kim ister | Terekeden bağımsız mı |
|---|---|---|
| Kıdem ve ihbar tazminatı | Mirasçılar birlikte | Hayır — terekeye girer |
| Birikmiş ücret ve fazla mesai | Mirasçılar birlikte | Hayır |
| Destekten yoksun kalma | Destek görenler | Evet |
| Manevi tazminat (yakınlar) | Yakınlar | Evet |
| Hayat sigortası (lehdar var) | Lehdar | Evet |
| Katılma alacağı | Sağ kalan eş | Evet — terekeden önce ayrılır |
İlk iki satırdaki alacaklar terekeye girdiğinden elbirliği mülkiyeti kuralına tabidir: mirasçılar birlikte talep etmelidir. Bir mirasçının tek başına payını tahsil etmesi mümkün değildir.
Son satır ise sıralamayı gösterir: katılma alacağı terekeden önce ayrılır; miras payları kalan tutar üzerinden hesaplanır. Sağ kalan eşin bulunduğu dosyalarda hesabın bu sırayla kurulması gerekir.
Terekeye giren alacaklarda bir mirasçı diğerlerinin imzasını alamıyorsa, TMK m.640/3 uyarınca tereke temsilcisi atanması istenebilir. Bu, işveren veya sigorta şirketi nezdindeki işlemlerin yürütülmesini sağlar.
Sıkça Sorulan Sorular
Taraflardan biri ölünce dava düşer mi?
Hayır. HMK m. 55 uyarınca dava ertelenir ve mirasçılar belirlendikten sonra onlara karşı devam eder. Erteleme süresi, TMK m. 606’daki üç aylık mirası ret süresidir.
Ölen tarafın avukatı davaya devam edebilir mi?
Hayır. Vekâlet ilişkisi ölümle sona erdiğinden ölen tarafın vekilinin davaya devam etmesi mümkün değildir; mirasçılardan yeni vekâletname alınması gerekir.
Dava nasıl devralınır?
Mahkeme mirasçılık belgesini getirtir, mirasçıların tamamını tespit eder ve usulüne uygun tebligatla davadan haberdar eder. Mirası reddetmeyen mirasçılar mecburi dava arkadaşı olarak davaya katılır.
Mirasçılardan biri davaya katılmazsa ne olur?
Mirasçılar davayı birlikte takip etmekten kaçınırsa, terekeye temsilci tayin ettirmek suretiyle taraf teşkili sağlanır. Taraf teşkili kamu düzeninden olduğundan, sağlanmadan hüküm kurulması bozma sebebidir.
Mirasçılar davayı ayrı ayrı takip edebilir mi?
Hayır. TMK m. 640 uyarınca tüm mirasçılar tereke üzerinde elbirliğiyle hak sahibidir; bunun usul hukukundaki karşılığı HMK m. 59 anlamında zorunlu dava arkadaşlığıdır. Dava ancak birlikte takip edilebilir.
Hangi davalar mirasçılara geçmez?
Kişiye sıkı sıkıya bağlı haklara ilişkin davalar geçmez: boşanma davası, nafaka davası, soybağı ve kişisel duruma ilişkin davalar. Manevi tazminat istemi ise TMK m. 25/4 uyarınca ancak mirasbırakan tarafından ileri sürülmüşse mirasçılara geçer.
Boşanma davası devam ederken eş ölürse ne olur?
Evlilik ölümle sona erdiğinden boşanma davası konusuz kalır. Ancak TMK m. 181 uyarınca mirasçılardan birinin davaya devam etmesi ve diğer eşin kusurunun ispatlanması hâlinde sağ kalan eşin miras hakkı düşebilir.
Acil bir işlem gerekiyorsa ne yapılabilir?
HMK m. 55 uyarınca hâkim, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde talep üzerine davayı takip için kayyım atanmasına karar verebilir. Ayrıca TMK m. 640/4 uyarınca her mirasçı terekedeki hakların korunmasını tek başına isteyebilir.
📚 İlgili Rehberler
- 📘 Miras Hukuku Rehberi
- Babamın Açtığı/Aleyhine Açılmış Davalar Vardı — Biz Devam Ettirebilir miyiz?Örnek vaka senaryosu
- Miras Bırakanın Alacaklarının Mirasçılarca Tahsili
- Miras Ortaklığında Yönetim ve Oybirliği İlkesi (TMK 640 vd.)
- Manevi Tazminatın Mirasçılara Geçmesi ve Devredilmesi
- Boşanma Davası Sürerken Eş Ölürse Miras Ne Olur? (TMK 181)
- Babamın Alacakları/Verdiği Borçlar Vardı — Nasıl Tahsil Ederiz?
- Mirasçılardan Biri Terekeyi Yönetiyor, Masraf Yapıyor — Hesap Verecek mi?
- Mirasın Reddi (Reddi Miras): Borçlu Yakının Ölümünde Borçtan Kurtulma (TMK 605)
- Ölen Kişinin İcra Borcu Mirasçıya Geçer mi? Mirasın Reddi ve Sorumluluk
Bu konuda avukat desteğine mi ihtiyacınız var?
Durumunuzu Hukukçular Evi uzman kadrosuyla değerlendirin; ilk görüşme için hemen ulaşın.
Dosyanız için değerlendirme
Süreler kısadır ve usul hataları geri alınamaz. Belgelerinizi birlikte inceleyelim.
Bu içerik Miras Hukuku alanındadır.
Miras Hukuku Rehberi · Bu alandaki tüm rehberler · Tüm hukuk dalları
Dava dosyaları nasıl tespit edilir?
UYAP üzerinden mirasçılık belgesiyle sorgulama yapılabilir. Müteveffanın evrakı ve avukatıyla iletişim de kaynak oluşturur.
Devralma için hangi belgeler sunulur?
Mirasçılık belgesi, vefat belgesi ve yeni vekâletname dosyaya sunulur. Taraf teşkili bu belgelerle sağlanır.
Yargılama giderleri kimin üzerinde kalır?
Terekeye ilişkin davalarda giderler tereke gideri sayılır. Bir mirasçının kendi ödediği tutar için rücu hakkı doğar.
Karar müteveffa adına verilmişse infaz nasıl olur?
İnfaz aşamasında mirasçılık belgesi sunularak işlem yapılır. Gerekiyorsa ilamda taraf düzeltmesi istenir.
Mirasçılardan biri mirası reddederse davadaki konumu ne olur?
Reddeden mirasçı taraf olmaktan çıkar. Yargılama kabul eden mirasçılarla sürdürülür.
Ret süresi dolmadan davaya devam edilebilir mi?
HMK m.55 uyarınca yargılama ertelenir. Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde tereke temsilcisi atanması istenebilir.


