Bu sayfanın kapsamı
İdarenin vazgeçmesi ve iade
Aynı konunun diğer yönleri için:
- Kamulaştırılan Taşınmazı Geri Alma Hakkı — Malikin geri alma hakkı ve süreleri
Taşınmazı kamulaştırılan bir kişi için süreç, bedelin ödenmesiyle her zaman bitmez. İdare taşınmazı amacına uygun kullanmazsa, mal sahibinin taşınmazını geri alma hakkı doğabilir. Aynı şekilde idare de belirli koşullarda kamulaştırmadan vazgeçebilir. Bu “geri alma” ve “vazgeçme” mekanizmaları, mülkiyet hakkı ile kamu yararı arasındaki dengeyi korumayı amaçlar.
Bu yazıda kamulaştırmadan geri alma hakkını, şartlarını, sürelerini, bedelin iadesini, istisnalarını ve idarenin vazgeçme hâllerini 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu çerçevesinde yalın bir dille açıklıyoruz. İçerik genel bilgilendirme amaçlıdır; somut bir durumda bir avukata danışmanız önerilir.
Geri Alma Hakkı Nedir?
Geri alma hakkı, kamulaştırılan taşınmazın idarece amacına uygun kullanılmaması hâlinde, eski malikine yeniden kazandırılmasını sağlayan bir haktır. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 23. maddesinde düzenlenir; 8 Kasım 1983 tarihli Resmî Gazete’de (sayı 18215) yayımlanan bu Kanun, mülkiyet hakkının korunmasına özen gösterir. Amaç, kamulaştırmanın gerçek bir kamu ihtiyacına hizmet etmesini güvence altına almaktır.
Hangi Şartlarda Geri Alınır?
Geri alma hakkı, kural olarak kamulaştırma bedelinin kesinleşmesi tarihinden itibaren beş yıl içinde; taşınmazın kamulaştırma ve devir amacına uygun hiçbir işleme veya tesise konu edilmemesi ya da kamu yararına yönelik bir ihtiyaca tahsis edilmeyerek olduğu gibi bırakılması hâlinde doğar. Yani idarenin taşınmazı atıl bırakması, geri alma hakkının temel koşuludur.
Beş Yıllık Süre ve Hak Düşürücü Süre
Burada iki süre birlikte işler. Önce, idarenin taşınmazı amacına uygun kullanması için beklenen beş yıllık süre dolmalıdır. Bu sürenin dolmasının ardından mal sahibinin geri alma hakkını kullanması da kural olarak bir yıllık hak düşürücü süreye tâbidir. Bu süreler kaçırıldığında geri alma hakkı kullanılamaz hâle gelebilir.
Bedelin İadesi
Geri alma, bedelsiz değildir. Kanun ölçütü açıkça gösterir: mal sahibi veya mirasçıları, kamulaştırma bedelini aldıkları günden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte ödeyerek taşınmazı geri alabilir. Yani iade edilecek tutar, alınan bedel ile o günden itibaren işleyen kanuni faizin toplamıdır.
Üzerindeki Yapı veya Tesis Değişmişse
Geri alınan taşınmaz üzerindeki bina, sabit tesis ya da ekili-dikili şeyler yıkılmış, sökülmüş veya harap olmuşsa; mal sahibi veya mirasçısı, bunların kamulaştırma tarihindeki değerine göre hesaplanacak farkının, ödeyeceği kamulaştırma bedelinden düşülmesini isteyebilir. Bu kural, taşınmazın geri alındığı andaki fiilî durumunu gözetir.
Geri Alma Hakkının İstisnaları
Geri alma hakkı her kamulaştırmada uygulanmaz. Örneğin trampa yoluyla kamulaştırmada edinilen mücavir taşınmazlar ile kanunda sayılan bazı özel kamulaştırma hâllerinde bu hak işlemez. Bu nedenle geri alma talebinden önce, kamulaştırmanın hangi usule dayandığının değerlendirilmesi gerekir.
Kim Geri Alabilir?
Geri alma hakkı, taşınmazı kamulaştırılan mal sahibine; o hayatta değilse mirasçılarına tanınmıştır. Birden fazla malikin bulunduğu hâllerde hakkın kullanımı, pay ve hukuki durum gözetilerek değerlendirilir. Bu nedenle hak sahipliğinin doğru tespiti önemlidir.
İdarenin Vazgeçmesi
Geri almanın yanında, idarenin kamulaştırmadan vazgeçmesi de mümkündür. 21. maddeye göre idare, kamulaştırmanın her safhasında, kamulaştırma kararını veren ve onaylayan yetkili merciin kararıyla kamulaştırmadan tek taraflı olarak kısmen veya tamamen vazgeçebilir. Dava sırasında vazgeçilmesi hâlinde, dava giderleri ile avukatlık ücreti kural olarak idareye yükletilir.
Vazgeçme, İade ve Devir
22. madde, kamulaştırmanın kesinleşmesinden sonraki aşamaya ilişkin vazgeçme, iade ve devir hâllerini düzenler. İdarenin taşınmaza artık ihtiyaç duymaması gibi durumlarda, taşınmazın iadesi ya da kamulaştırma amacına uygun başka bir idareye devri gündeme gelebilir. Bu hükümler, kamulaştırılan taşınmazın gereksiz yere idarede kalmasını önlemeyi amaçlar.
Uyuşmazlıkların Çözümü
Kamulaştırmadan vazgeçme, iade ve geri almaya (21, 22 ve 23. maddeler) ilişkin uyuşmazlıklar, kural olarak adli yargıda görülür. Bu nedenle geri alma talebi ya da bedel iadesine ilişkin anlaşmazlıklarda, görevli ve yetkili mahkemenin doğru belirlenmesi önemlidir. Sürelerin gözetilmesi de davanın esasını doğrudan etkiler.
Pratik Öneriler
Taşınmazı kamulaştırılan kişilerin; kamulaştırma bedelinin kesinleşme tarihini, taşınmazın fiilen kullanılıp kullanılmadığını ve beş yıllık sürenin dolup dolmadığını yakından takip etmesi önemlidir. Geri alma hakkı doğduğunda, bir yıllık hak düşürücü süreyi kaçırmadan ve güncellenmiş bedel iadesini değerlendirerek hareket etmek gerekir.
İade Edilecek Tutar Nasıl Hesaplanır?
Geri alma hakkının en çok merak edilen yönü, ödenecek tutarın nasıl belirleneceğidir; kanun burada net bir ölçüt koyar.
Kanunun ifadesi: mal sahibi veya mirasçıları, kamulaştırma bedelini aldıkları günden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte ödeyerek taşınmaz malını geri alabilir.
Bunun anlamı şudur: iade edilecek tutar, alınan bedel ile bedelin alındığı günden itibaren işleyen kanuni faizin toplamıdır.
Başlangıç tarihi belirleyicidir: faiz, kamulaştırma bedelinin kesinleştiği tarihten değil, fiilen alındığı günden itibaren hesaplanır.
Bu nedenle ödeme belgesi kritiktir: bedelin bankadan çekildiği tarihi gösteren dekont veya banka kaydı, hesabın dayanağını oluşturur.
Pratik sonuç: aradan uzun süre geçmişse faiz yükü ciddi tutarlara ulaşabilir; geri alma kararı verilmeden önce bu hesap yapılmalıdır.
Süreler Geçerse Hiçbir Talep Kalmaz
2014 yılında kanuna eklenen bir fıkra, sürelerin kaçırılmasının sonucunu son derece kesin biçimde düzenlemiştir.
Eklenen hüküm şudur: birinci ve ikinci fıkrada belirtilen süreler geçtikten sonra, kamulaştırılan taşınmaz malda hakları bulunduğu iddiasıyla eski malikleri veya mirasçıları tarafından idareden herhangi bir sebeple hak, bedel veya tazminat talebinde bulunulamaz.
“Herhangi bir sebeple” ifadesi geniştir: süreler kaçırıldığında yalnızca geri alma hakkı değil, bedel veya tazminat talepleri de kapanır.
Hangi iki süre? Birincisi idarenin taşınmazı amacına uygun kullanması için beklenen beş yıllık süre, ikincisi hakkın doğmasından itibaren işleyen bir yıllık hak düşürücü süre.
Bu düzenleme 10 Eylül 2014 tarihli 6552 sayılı Kanunla eklenmiştir; öncesindeki uygulamaya ilişkin değerlendirmelerde bu tarih gözetilmelidir.
Pratik uyarı: beş yıllık süre dolduğunda takvim tutulmalı; bir yıllık süre içinde harekete geçilmezse hakkın tümüyle kaybı söz konusudur.
Geri almayı reddederseniz sonraki hakkınız da düşer
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
Geri Alma Hakkını Kapatan Bir Hâl: Başka İdarenin İsteği
Taşınmaz atıl bırakılmış olsa dahi, geri alma hakkının doğmasını engelleyen bir durum vardır.
Kural: kamulaştırılan taşınmaz mala, kamulaştırmayı yapan idare dışında başka bir idare, kamulaştırma yoluyla gerçekleştirebileceği bir kamu hizmeti amacıyla istekli olduğu takdirde, iade hükmü uygulanmaz ve devir hükümlerine göre işlem yapılır.
Bunun mantığı şudur: taşınmaz kamu hizmetine tahsis edilmeye devam edecekse, eski malike iadesi yerine idareler arası devir tercih edilmiştir.
Malik için pratik sonuç: geri alma talebinden önce, taşınmaz üzerinde başka bir idarenin talebi bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
Araştırma nasıl yapılır? Kamulaştırmayı yapan idareye yazılı başvuruyla, taşınmazın mevcut durumu ve devir talebi olup olmadığı sorulabilir.
Taşınmazın Atıl Bırakıldığı Nasıl İspatlanır?
Geri alma davasının kaderini, taşınmazın amacına uygun kullanılmadığının ortaya konması belirler.
Kanunun aradığı durum: kamulaştırma ve devir amacına uygun hiçbir işlem veya tesisat yapılmaması ya da kamu yararına yönelik bir ihtiyaca tahsis edilmeyerek taşınmazın olduğu gibi bırakılması.
1. Fotoğraf ve tarihli kayıtlar. Taşınmazın boş ve kullanılmaz durumda olduğunu gösteren, tarihi belirlenebilir görüntüler.
2. Uydu ve hava görüntüleri. Yıllara göre karşılaştırma, üzerinde yapı veya tesis bulunmadığını gösterir.
3. İdareden bilgi edinme başvurusu. Taşınmaz üzerinde hangi işlemlerin yapıldığı, projeye dâhil edilip edilmediği sorulabilir.
4. Keşif ve bilirkişi. Dava aşamasında mahallinde yapılacak keşif, fiilî durumu tespit eder.
5. İmar ve yapı kayıtları. Ruhsat, yapı kullanma izni veya proje kayıtlarının bulunmaması, atıl bırakıldığı iddiasını destekler.
Malik ve hak sahipliğinin doğru tespiti için kamulaştırmada malikin belirlenmesi: tapu araştırması ve ölüm hâlleri sayfamıza bakabilirsiniz.
Beş Yıllık Sürenin Başlangıcı: Kesinleşme Tarihi
Sürenin doğru hesaplanması, hakkın varlığı kadar önemlidir.
Başlangıç: süre, kamulaştırma bedelinin kesinleşmesi tarihinden itibaren işler.
Kesinleşme ne demektir? Bedel tespiti ve tescil davasında verilen kararın kanun yolları tüketilerek kesinleşmesidir. Bu tarih, dosyanın kesinleşme şerhinden anlaşılır.
Bedelin ödenme tarihi ile karıştırılmamalıdır: beş yıllık süre kesinleşmeden, faiz ise bedelin alındığı günden işler. İki tarih farklı olabilir.
Bu nedenle iki belge birlikte temin edilmelidir: mahkeme kararının kesinleşme şerhi ve bedelin tahsil edildiğini gösteren banka kaydı.
Sürecin bütünü ve bedel tespiti aşamaları için kamulaştırma hukuku rehberi: süreç, bedel tespiti ve malikin hakları sayfamıza bakabilirsiniz.
Kamulaştırma İşlemine Karşı Dava: Otuz Gün
Geri alma, kamulaştırma tamamlandıktan sonraki bir yoldur; işlemin kendisine karşı ise çok daha kısa bir süre işler.
Kural: kamulaştırma işlemine karşı idarî yargıda iptal, maddi hatalara karşı ise adli mahkemelerde düzeltim davası açılabilir. Bu davalar kanunda öngörülen otuz günlük süreye tabidir.
İptal davası bedel davasını etkiler: süresinde iptal davası açılması ve idarî yargı mahkemelerince yürütmenin durdurulması kararı verilmesi hâlinde, bedel tespiti davasına bakan mahkeme idarî yargıdaki davayı bekletici mesele kabul eder.
Husumet hatası koruma altındadır: hangi idareye husumet yöneltileceğinin tebligat ve ilan belgelerinde açıkça belirtilmemiş veya yanlış gösterilmiş olması nedeniyle husumet yanlış yöneltilmişse, gerçek hasma tebligat yapılmak suretiyle davaya devam olunur.
Bu, önemli bir güvencedir: idarenin bildirimindeki eksiklik, malikin davasının usulden reddine yol açmaz.
Kamulaştırmanın hukuki dayanağı için kamu yararı kararı: kamulaştırmanın doğum belgesi; malik tespit edilemeyen hâller için maliki bulunamayan taşınmazın kamulaştırılması; taşınmaz üzerindeki takyidatlar için kamulaştırılan taşınmaz üzerindeki ipotek ve hacizlerin durumu sayfalarımıza bakabilirsiniz.
Kanun Metninde Üç Ayrı Kurum: m.21, m.22 ve m.23
Uygulamada bu üç madde sürekli birbirinin yerine kullanılır; oysa her biri farklı bir ana, farklı bir tarafa ve farklı bir süreye bağlıdır.
- Madde 21 — İdarenin tek taraflı vazgeçmesi. “İdare kamulaştırmanın her safhasında kamulaştırma kararı veren ve onaylayan yetkili merciin kararı ile kamulaştırmadan tek taraflı olarak kısmen veya tamamen vazgeçebilir.” Maddenin ikinci cümlesi malik lehine bir güvence getirir: dava sırasında vazgeçme hâlinde dava giderleri ile harç, harcanan emek ve işin önemi gözetilerek mahkemece maktuen takdir olunacak avukatlık ücreti idareye yükletilir. Yani idare davadan çekilerek maliki masrafla baş başa bırakamaz.
- Madde 22 — Kesinleşmeden sonra iade. Kamulaştırmanın kesinleşmesinden sonra taşınmazın kamulaştırma amacına veya kamu yararına yönelik herhangi bir ihtiyaca tahsisi lüzumu kalmazsa, durum idarece mal sahibi veya mirasçılarına 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre duyurulur. Bu duyurma üzerine mal sahibi veya mirasçıları, kamulaştırma bedelini aldıkları günden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte üç ay içinde ödeyerek taşınmazı geri alabilir. Maddenin birinci fıkrası 24/4/2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesiyle, ikinci ve üçüncü cümleleri ise 10/9/2014 tarihli ve 6552 sayılı Kanun’un 100 üncü maddesiyle değiştirilmiştir. Burada tetikleyici idarenin duyurusudur; malik kendiliğinden harekete geçemez.
- Madde 23 — Mal sahibinin geri alma hakkı. Burada tetikleyici idarenin iradesi değil, atalettir. Kamulaştırma bedelinin kesinleşmesi tarihinden itibaren beş yıl içinde amaca uygun hiçbir işlem veya tesisat yapılmaz ya da taşınmaz kamu yararına yönelik bir ihtiyaca tahsis edilmeyerek olduğu gibi bırakılırsa, mal sahibi veya mirasçıları kamulaştırma bedelini aldıkları günden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte ödeyerek taşınmazı geri alabilir.
İki süre birbirine eklenir, karıştırılmamalıdır. Geri alma hakkı beş yıllık sürenin tamamlanmasından sonra doğar; Kanun’un ifadesiyle “Doğmasından itibaren bir yıl içinde kullanılmayan geri alma hakkı düşer.” Yani pratikte beş yıl beklenir, ardından bir yıllık hak düşürücü süre işlemeye başlar. Bu bir yıl zamanaşımı değil hak düşürücü süredir; mahkemece resen dikkate alınır ve kesilmez.
6552 sayılı Kanun’un 100 üncü maddesiyle 23 üncü maddeye eklenen fıkra kapıyı tamamen kapatır: “Birinci ve ikinci fıkrada belirtilen süreler geçtikten sonra kamulaştırılan taşınmaz malda hakları bulunduğu iddiasıyla eski malikleri veya mirasçıları tarafından idareden herhangi bir sebeple hak, bedel veya tazminat talebinde bulunulamaz ve dava açılamaz.” Süre kaçırıldığında yalnızca geri alma değil, tazminat yolu da kapanır.
Anayasa Mahkemesi’nin Kamulaştırma Kanunu’na Müdahaleleri (2003–2026)
Kamulaştırma Kanunu, mülkiyet hakkını doğrudan sınırladığı için Anayasa Mahkemesi denetiminin sürekli konusu olmuştur. Dosya hazırlanırken bu kararların tarihleri ve ertelenmiş yürürlükleri belirleyicidir.
- Hak düşürücü süreyi düzenleyen 38 inci madde iptal edilmiştir — Anayasa Mahkemesinin 10/4/2003 tarihli ve E.2002/112, K.2003/33 sayılı kararı. Kamulaştırmasız el atma dosyalarında hâlâ bu maddeye dayanan savunmalarla karşılaşılmaktadır; madde yürürlükte değildir.
- AYM, 25/12/2024 tarihli ve E.2024/101, K.2024/232 sayılı kararıyla Kanun’un 10 uncu maddesinin on dördüncü fıkrasındaki, idari yargıda açılan iptal davasının bekletici mesele yapılmasını yalnızca yürütmenin durdurulması kararı verilmesi hâline özgüleyen kuralı ve 14 üncü maddesinin altıncı fıkrasını iptal etmiştir. Mahkeme, yürütmeyi durdurma kararı verilmesi hâli dışında kamulaştırma kararının hukuka uygunluğunun kesinleşmeden önce idari yargı mercilerince denetlenmesine yönelik bir güvence öngörülmediğini; kamulaştırma bağlamındaki uyuşmazlıkların farklı yargı kollarında karara bağlanmasının etkili denetimi zedelediğini ve yapısal bir sorun bulunduğunu tespit etmiştir.
- AYM’nin E.2025/190, K.2026/38 sayılı kararı, 21 Mayıs 2026 tarihli ve 33260 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Mahkeme, Kanun’un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrasının sekizinci cümlesinde yer alan “Tescil hükmü kesin olup,…” ibaresini, Anayasa’nın 46 ncı maddesindeki peşin ödeme güvencesi yerine getirilmeksizin mülkiyet hakkına sınırlama getirilmesine imkân tanıdığı gerekçesiyle Anayasa’nın 13 üncü, 35 inci ve 46 ncı maddelerine aykırı bularak oybirliğiyle iptal etmiştir. İptalin doğuracağı hukuki boşluğun kamu yararını ihlal edeceği gerekçesiyle, iptal hükmünün Resmî Gazete’de yayımlanmasından dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir. Bu, hâlen işleyen bir geçiş dönemidir; dosyanın tarihi hangi rejime tabi olunacağını belirler.
- Kanun’un geçici 7 nci maddesi de Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir.
Bu kararların ortak yönü, kamulaştırmada yargısal denetimin etkililiği ve peşin ödeme güvencesi etrafında toplanmasıdır. Kamulaştırma işleminin iptali davası ile bedel tespiti ve tescil davasının farklı yargı kollarında yürümesinden doğan sorunlar için: Kamulaştırmada Görevli Mahkeme: İdari Yargı mı Adli Yargı mı? · Kamulaştırma İşleminin İptali Davası
Geri alma hakkınız için görüşelim
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
Vazgeçme ile Geri Alma Farkı
İki kurum karıştırılır; oysa biri idarenin, diğeri malikin iradesine bağlıdır.
| Konu | İdarenin vazgeçmesi | Malikin geri alması |
|---|---|---|
| Kimin iradesi | İdare | Mal sahibi veya mirasçıları |
| Şart | İdarenin kamulaştırmadan vazgeçmesi | 5 yıl içinde amaca uygun kullanılmaması |
| Karşılığı | Kendi rejimine göre | Bedel alındığı günden itibaren kanunî faiziyle iade edilir |
| Süre sınırı | — | Doğmasından itibaren 1 yıl içinde kullanılmazsa düşer |
| Sonrası | — | Süreler geçince hiçbir talepte bulunulamaz |
Geri almada bir bütünlük kuralı da vardır: aynı amacın gerçekleşmesi için birden fazla taşınmaz birlikte kamulaştırıldığı takdirde, bunların durumunun bir bütün oluşturduğu kabul edilir. Yani sizin parselinizde işlem yapılmamış olsa dahi, aynı proje kapsamındaki diğer taşınmazlarda amaca uygun kullanım varsa talep sonuçsuz kalabilir.
Ayrıca baraj mücavir alanında kamulaştırılan taşınmazlar hakkında bu hükümler uygulanmaz.
Sıkça Sorulan Sorular
Kamulaştırılan taşınmazımı geri alabilir miyim?
Kural olarak, kamulaştırma bedelinin kesinleşmesinden itibaren beş yıl içinde taşınmaz amacına uygun kullanılmaz ve atıl bırakılırsa, mal sahibi veya mirasçıları belirli koşullarla geri alma hakkını kullanabilir.
Geri alma hakkını ne kadar sürede kullanmalıyım?
Beş yıllık sürenin dolmasının ardından, geri alma hakkı kural olarak bir yıllık hak düşürücü süre içinde kullanılmalıdır.
Geri alırken ödeme yapmam gerekir mi?
Evet. Kanuna göre kamulaştırma bedeli, alındığı günden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte ödenerek taşınmaz geri alınır.
Her kamulaştırmada geri alma mümkün müdür?
Hayır. Trampa yoluyla edinilen mücavir taşınmazlar ile kanunda sayılan bazı özel hâllerde geri alma hakkı uygulanmaz.
İdare kamulaştırmadan vazgeçebilir mi?
Evet. İdare, kamulaştırmanın her safhasında yetkili merciin kararıyla kamulaştırmadan kısmen veya tamamen vazgeçebilir; dava sırasında vazgeçerse giderler kural olarak idareye yüklenir.
Geri alırken tam olarak ne kadar ödenir?
Kanuna göre kamulaştırma bedeli, alındığı günden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte ödenir. İade edilecek tutar, alınan bedel ile o günden itibaren işleyen kanuni faizin toplamıdır.
Faiz hangi tarihten işler?
Bedelin kesinleştiği tarihten değil, fiilen alındığı günden itibaren. Bu nedenle bedelin tahsil edildiğini gösteren banka kaydı hesabın dayanağıdır.
Süreleri kaçırırsam tazminat isteyebilir miyim?
Hayır. 2014 yılında eklenen fıkraya göre, belirtilen süreler geçtikten sonra eski malikler veya mirasçıları tarafından idareden herhangi bir sebeple hak, bedel veya tazminat talebinde bulunulamaz.
Beş yıllık süre ne zaman başlar?
Kamulaştırma bedelinin kesinleşmesi tarihinden itibaren. Kesinleşme, bedel tespiti ve tescil davasındaki kararın kanun yolları tüketilerek kesinleşmesidir.
Taşınmaz boş duruyor ama başka bir idare istiyorsa ne olur?
Kamulaştırmayı yapan idare dışında başka bir idare, kamulaştırma yoluyla gerçekleştirebileceği bir kamu hizmeti amacıyla istekliyse iade hükmü uygulanmaz; devir hükümlerine göre işlem yapılır.
Atıl bırakıldığını nasıl ispatlarım?
Tarihli fotoğraflar, yıllara göre uydu görüntüleri, idareye yapılacak bilgi edinme başvurusu, mahallinde keşif ve imar/yapı kayıtlarının bulunmaması kullanılabilir.
Kamulaştırma işleminin kendisine karşı ne kadar sürede dava açılır?
Otuz gün içinde; idarî yargıda iptal, maddi hatalara karşı ise adli mahkemelerde düzeltim davası açılabilir.
Davayı yanlış idareye açarsam davam reddedilir mi?
Husumetin yanlış yöneltilmesi, hangi idareye husumet yöneltileceğinin tebligat ve ilan belgelerinde açıkça belirtilmemiş veya yanlış gösterilmiş olmasından kaynaklanıyorsa, gerçek hasma tebligat yapılmak suretiyle davaya devam olunur.
Sonuç
Kamulaştırmadan geri alma ve idarenin vazgeçmesi, mülkiyet hakkını koruyan önemli mekanizmalardır; beş yıllık ve bir yıllık süreler ile güncellenmiş bedel iadesi sonucu doğrudan etkiler. Geri alma hakkınızı veya bir vazgeçme sürecini değerlendirmek için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Atıf yapılan başlıca mevzuat: 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu (RG 8/11/1983-18215) m. 21, 22 ve 23 (24/4/2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun ile sonraki değişiklikler dâhil) ve m. 26. Somut emsal için güncel Yargıtay kararlarının incelenmesi gerekir.
Bu içerik yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki görüş ya da avukatlık hizmeti niteliği taşımaz. Mevzuat ve uygulama zaman içinde değişebilir; her somut durum için avukat görüşü esastır.


