İşten Ayrılan Çalışanın Maaş Haczi: İşverenin Bildirim Yükümlülüğü
08 Ağustos 2026

İşten Ayrılan Çalışanın Maaş Haczi: İşverenin Bildirim Yükümlülüğü

Çalışanınızın maaşına haciz konuldu, aylardır düzenli kesinti yapıp icra dosyasına yatırıyorsunuz. Sonra çalışan istifa etti ya da iş sözleşmesi sona erdi. Bu noktada işverenin yükümlülüğü biter mi, yoksa yeni bir yükümlülük mü doğar?

Uygulamada en çok atlanan konulardan biri budur. İşten ayrılma, işverenin sorumluluğunu kendiliğinden sona erdirmez; aksine, doğru yönetilmezse işverenin kendi malvarlığından sorumlu tutulmasına yol açabilir.

İşverenin konumu: üçüncü kişi

Maaş haczinde işveren, icra takibinin tarafı değildir. İşveren, borçlu çalışana karşı ücret borcu bulunan bir üçüncü kişidir ve bu sıfatla İİK 89 mekanizmasının içindedir.

İcra dairesi, borçlunun üçüncü kişide bulunan alacağının haczini bildirir. Üçüncü kişi konumundaki işverene, borcunu yalnızca icra dairesine ödeyebileceği bildirilir. Aksi hâlde borcun tamamından sorumlu tutulur.

Bu çerçeve, işten ayrılma hâlinde ne yapılacağını da belirler: ilişki sona erdiğinde bunun icra dairesine bildirilmesi gerekir. Çünkü icra dairesi, aksini öğrenmedikçe kesintinin devam ettiğini varsayar.

Bildirim neden zorunlu?

İşveren, çalışanın işten ayrıldığını icra dairesine bildirmezse iki risk doğar.

Birinci risk: sorumluluk. İcra dairesi kesinti beklemeye devam eder ve gelmeyen kesintiler bakımından işverene başvurabilir. Üçüncü kişi, kendisine tebliğ edilen ihbarnameye uygun davranmadığında borçtan sorumlu tutulabilir.

İkinci risk: alacaklının zararı. Alacaklı, çalışanın yeni işvereninde haciz işletebilmek için ayrılmayı zamanında öğrenmelidir. Geç bildirim, alacaklının bu imkânı kaybetmesine yol açabilir ve zarar iddiasına zemin hazırlar.

Bildirimin biçimi konusunda tereddüt edilmemelidir: yazılı ve dosya numarası belirtilerek yapılan, ayrılma tarihini ve yapılan son kesintiyi gösteren bir bildirim yeterlidir. Bildirimin kayda geçmesi, sonradan doğabilecek tartışmalarda işvereni korur.

Hacizli çalışanınız işten mi ayrıldı?

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Son ödemelerde kesinti: hangi kalem, hangi oran?

İş ilişkisi sona erdiğinde çalışana yapılacak son ödemeler bakımından kesinti yükümlülüğü devam eder. Burada kalemlerin ayrıştırılması gerekir.

Ücret nitelikli ödemeler. Son ay ücreti, fazla mesai, prim gibi kalemler ücret niteliğindedir ve maaş haczi kurallarına tabidir. İİK 83 uyarınca maaş ve ücretlerin haczinde kanunda öngörülen sınır uygulanır; kesinti bu sınır içinde yapılır.

İş Kanunu kaynaklı sınır. İşçi ücretleri bakımından ayrıca İş Kanunu’nda öngörülen oransal sınır uygulanır ve işçinin aylık ücretinin belirli bir kısmından fazlası haczedilemez. Nafaka alacakları bakımından bu sınırlama uygulanmaz.

Tazminat nitelikli ödemeler. Kıdem ve ihbar tazminatı ücret niteliğinde değildir ve bunların haczi ayrı bir değerlendirme gerektirir. Bu kalemlerden kesinti yapılıp yapılmayacağı ve hangi oranda yapılacağı, dosyadaki haciz yazısının kapsamına ve alacağın niteliğine göre belirlenir.

Pratik yaklaşım şudur: son ödeme bordrosu hazırlanmadan önce icra dairesinden güncel bakiye ve kesinti talimatı istenmeli, hangi kalemlerin haczin kapsamında olduğu yazılı olarak teyit edilmelidir. Tereddütlü bir kalemi kendiliğinden çalışana ödemek de kendiliğinden icra dosyasına yatırmak da risk taşır.

Birden fazla haciz varsa

Çalışanın maaşında birden fazla haciz bulunuyorsa, son ödemede de aynı sıra korunur. Hacizler sıraya konur ve kanunda öngörülen sınır içinde karşılanır; sıradaki haciz, öncekinin bitmesiyle işlemeye başlar.

İşten ayrılma hâlinde bu sıranın bildirimde de gösterilmesi yerinde olur: hangi dosyaya ne kadar yatırıldığı, hangi dosyanın sırada beklediği belirtilirse, dosyalar arası karışıklık önlenir.

Yanlış kesinti yapan işverenin durumu

İşveren, icra dairesinin yazısına rağmen kesinti yapmaz veya keserek ilgili dosyaya yatırmazsa, kesmesi gereken tutardan sorumlu tutulabilir. Bu sorumluluk işverenin kendi malvarlığına yönelir.

Tersi de risklidir: sınırı aşan bir kesinti yapmak çalışanın hakkını ihlal eder. Sınırı aşan kesinti yazısı, çalışan tarafından şikâyet veya itiraz konusu yapılabilir; bu hâlde fazla kesilen tutarın iadesi gündeme gelir.

İki yönlü bu risk, işvereni ortada bırakır. Çıkış yolu, kendiliğinden karar vermek yerine icra dairesinden yazılı talimat almak ve talimata birebir uymaktır.

Kesinti sorumluluğu konusunda destek ister misiniz?

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Çalışan ölürse veya işyeri devredilirse

İki özel hâl, işverenin bildirim yükümlülüğünü farklı biçimde etkiler.

Çalışanın ölümü. Borçlunun ölümü hâlinde takip kendiliğinden sürmez; kanunda öngörülen bekleme ve mirasçılara yöneltme usulü devreye girer. İşveren bakımından yapılacak şey aynıdır: durumu gecikmeden icra dairesine bildirmek ve ödenecek kalemler bakımından talimat istemek. Mirasçılara yapılacak ödemelerden kesinti yapılıp yapılmayacağı, işverenin kendiliğinden karar vereceği bir konu değildir.

İşyerinin devri. İşyeri devredildiğinde iş sözleşmeleri devralan işverene geçer. Bu hâlde ücret borcunun muhatabı değişir ve durumun icra dairesine bildirilmesi gerekir. Devralan işveren bakımından yeni bir ihbarname gerekip gerekmediği icra dairesince değerlendirilir; devreden işverenin kendiliğinden kesintiyi durdurması veya devralana devretmesi doğru değildir.

Her iki hâlde de ortak ilke şudur: işveren, ücret ilişkisindeki her yapısal değişikliği bildirir; hukuki sonucu icra dairesi belirler. Bildirim yapıldığı sürece işverenin sorumluluğu doğmaz.

Çalışan yeni işe girerse

Haciz, çalışanın kişisine değil belirli bir işverendeki ücret alacağına ilişkindir. Çalışan yeni bir işe girdiğinde, alacaklının yeni işverene ayrıca haciz ihbarnamesi göndertmesi gerekir.

Eski işverenin yükümlülüğü, ayrılmayı bildirmek ve son ödemelerdeki kesintiyi doğru yapmakla sınırlıdır. Çalışanın nerede işe girdiğini araştırmak veya yeni işvereni bilgilendirmek eski işverenin görevi değildir.

Buna karşılık, çalışanın yeni adresi veya iletişim bilgisi icra dairesince sorulursa, elindeki bilgiyi bildirmek işverenin yükümlülüğü kapsamında değerlendirilebilir.

Bildirim yükümlülüğü ne zaman sona erer?

İşverenin yükümlülüğü, iş ilişkisinin sona ermesiyle kendiliğinden bitmez; bildirimin yapılması ve son ödemelerdeki kesintinin tamamlanmasıyla biter. İki işlem de tamamlanmadan dosya işverenin üzerinden düşmez.

Uygulamada sık görülen bir yanılgı, çalışanın ayrıldığı ayın bordrosunun kapanmasıyla konunun bittiğinin düşünülmesidir. Oysa iş ilişkisinin sona ermesinden sonra yapılan ödemeler de kesinti kapsamına girebilir: bekleyen prim, kullanılmamış izin karşılığı, geç ödenen fazla mesai gibi kalemler bordro kapandıktan aylar sonra ödenebilir.

Bu nedenle bildirim yapılırken “ileride yapılacak ödeme bulunup bulunmadığı” da belirtilmelidir. Bekleyen bir ödeme varsa, bunun tutarı ve tahmini tarihi bildirilirse icra dairesi süreci buna göre yürütür ve işveren sonradan sorumlu tutulma riskinden korunur.

Aynı şekilde, çalışan işten ayrıldıktan sonra yeniden aynı işverende işe başlarsa durum yeniden bildirilmelidir. Önceki dosya kapanmışsa yeni bir ihbarname gerekir; kapanmamışsa kesintinin kaldığı yerden sürüp sürmeyeceği icra dairesinden teyit edilmelidir.

İşveren için kontrol listesi

  1. Ayrılmayı gecikmeden bildirin. Yazılı, dosya numaralı ve ayrılma tarihini içeren bir bildirim yapın.
  2. Son kesintiyi bildirimde gösterin. Hangi tarihte ne kadar yatırıldığı açıkça yazılsın.
  3. Son ödeme öncesi talimat isteyin. Güncel bakiye ve kesinti kapsamı için icra dairesine yazın.
  4. Kalemleri ayrıştırın. Ücret nitelikli ödemeler ile tazminat nitelikli ödemeler farklı değerlendirilir.
  5. Sınırı aşmayın. Fazla kesinti, çalışan tarafından şikâyete konu edilebilir.
  6. Eksik kesinti yapmayın. Kesilmesi gereken tutardan işveren sorumlu tutulabilir.
  7. Birden fazla haciz varsa sırayı koruyun ve bildirimde gösterin.
  8. Yazışmayı saklayın. Bildirim ve talimatların kaydı, sonraki tartışmalarda tek güvencedir.

Bu adımlar zaman almaz; atlanmaları hâlinde doğan sorumluluk ise işverenin kendi malvarlığına yönelir. Maaş haczinde işverenin konumu tarafsızdır, ancak edilgen değildir.

İşverenin Bildirim Yükümlülüğü ve Sorumluluğu

Maaş haczi yazısı gelen işverenin yükümlülüğü, çalışan işten ayrıldığında sona ermez; bildirim yapması gerekir.

İşten ayrılma hâlinde yükümlülükler
Durumİşverenin yapacağıYapmazsa
Haciz yazısı geldiKesintiye başlayın ve icra dosyasına yatırınSorumluluk doğar
Çalışan işten ayrıldıDurumu icra dairesine bildirinKesinti yapılmamış sayılır
Bildirim süresiGecikmeksizinEn kısa sürede
Kıdem ve ihbar tazminatıHaciz kapsamındadırKesinti yapılmalı
İhbar tazminatı ve izin ücretiÜcret niteliğinde ödemelerKapsamda
Yeni iş yeri biliniyorsaBildirimde belirtinTakip kolaylaşır
Kesinti yapıp yatırmamaİşveren sorumlu olurÖdemek zorunda kalır
Gerçeğe aykırı beyanTazminat sorumluluğuAyrıca
Borçlu içinYeni iş yerinde haciz yeniden kurulurSüreç devam eder

İkinci ve yedinci satırlar işveren açısından en riskli noktalardır: çalışanın işten ayrıldığının icra dairesine bildirilmemesi ya da kesinti yapılıp dosyaya yatırılmaması hâlinde işveren kesilmesi gereken tutardan kişisel olarak sorumlu tutulabilir.

Dördüncü satır ise sık atlanan bir kapsamdır; kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve kullanılmayan yıllık izin ücreti gibi çıkış ödemeleri de haciz kapsamındadır ve dörtte bir kuralı bunlar bakımından da uygulanır.

Maaş ve gelir haczi rehberlerimiz: dörtte bir kuralı · emekli maaşı haczi · muvafakatin geçerliliği · 89/1 haciz ihbarnamesi · işten ayrılan çalışanın haczi · maaş haczi hesaplama aracı

Çalışan Açısından: Haciz Sizi Nasıl Takip Eder?

İşten ayrılmak haczi sona erdirmez; takip yeni iş yerinde kaldığı yerden devam eder.

Çalışan bakımından süreç
DurumSonuçYapılacak
İşten ayrıldınızHaciz düşmezBorç devam eder
Yeni işe girdinizAlacaklı yeni iş yerine haciz yazarSGK kaydından tespit edilir
Çıkış ödemeleriKıdem, ihbar ve izin ücretinden kesinti yapılırDörtte bir kuralı
İşsizlik ödeneğiÖzel değerlendirmeNitelik farklı
Birden fazla dosyaSıra kuralı yeni iş yerinde de geçerliAynı anda iki kesinti olmaz
Borç bittiHaciz kaldırılmalıFek talebi verin
Kesinti sürüyorBorç bittiği hâldeŞikâyet edin
TaksitlendirmeTalep edilebilirİcra dairesine
Bildirimİş değişikliğini siz de bildirebilirsinizSürpriz önlenir

Altıncı ve yedinci satırlar en sık yaşanan sorunu gösterir: borç tamamen ödendiğinde haciz kendiliğinden kalkmaz; fek talebinde bulunulması gerekir. Talep verilmediği için kesintinin aylarca sürdüğü dosyalar sık görülür. Ayrıntı için borç ödendikten sonra haczin kaldırılması rehberimize bakabilirsiniz.

Maaş ve gelir haczi rehberlerimiz: dörtte bir kuralı · emekli maaşı haczi · muvafakatin geçerliliği · 89/1 haciz ihbarnamesi · işten ayrılan çalışanın haczi · maaş haczi hesaplama aracı

İşverenin Üçüncü Kişi Konumu

Maaş haczinde işveren, kanun karşısında üçüncü kişi sıfatını taşır ve buna bağlı yükümlülükler altındadır.

İhbarname rejimi
AşamaKuralDayanak
Birinci ihbarnameİşverene borcun icra dairesine ödenmesinin bildirilmesiİİK m.89/1
İtiraz süresiTebliğden itibaren yedi gün içinde itirazİİK m.89/1
İtiraz edilmezseBorcun zimmette sayılmasıİİK m.89/2
İkinci ihbarnameYeniden yedi günlük süre tanınmasıİİK m.89/2
Üçüncü ihbarnameÖdeme için son bildirimİİK m.89/3
Kesinti sınırıMaaş ve ücretlerde kanuni sınırİİK m.83
NafakaNafaka alacaklarında sınırın uygulanmamasıİİK m.83
ŞikâyetHatalı kesintiye karşı başvuruİİK m.16

Üçüncü satır, işveren bakımından en ağır sonucu doğurur: süresinde itiraz edilmemesi hâlinde borç zimmette sayılır ve süreç işverenin kendi malvarlığına yönelmeye başlar.

Çalışanın ayrılması bildirilmelidir. Kesinti yapılan işçinin işten ayrılması hâlinde bu durumun icra dairesine bildirilmesi gerekir. Bildirim yapılmadığında hem dosya takibi aksar hem de işveren bakımından sorumluluk tartışması doğar. Bildirimde ayrılma tarihi ve son ödeme kalemleri gösterilmelidir.

Son Ödemelerde Kesinti

İş sözleşmesinin sona ermesiyle doğan ödemeler farklı rejimlere tabidir.

Kalem bazında
KalemDeğerlendirme
Son maaşKanuni kesinti sınırına tabi olması (İİK m.83)
Kıdem tazminatıDüzenli ücret ödemesinden farklı nitelikte olması
İhbar tazminatıAyrı değerlendirilmesi
Yıllık izin ücretiNiteliğine göre değerlendirilmesi
Prim ve ikramiyeEk ödemelerin durumu
NafakaSınırın uygulanmaması
SıraBirden çok haciz varsa sıraya uyulması
BildirimKesilen tutarların dosyaya yatırılması

İkinci ve üçüncü satırlar birlikte okunmalıdır: iş sözleşmesinin sona ermesiyle doğan kıdem ve ihbar tazminatı, düzenli ücret ödemesinden farklı bir nitelik taşır ve haciz bakımından ayrı değerlendirilir.

Maaş haczi için maaşın ne kadarı haczedilir rehberimize bakabilirsiniz.

Birden Fazla Haciz ve Sıra

Aynı maaş üzerinde birden çok haciz bulunması hâlinde uygulanacak düzen bellidir.

Sıra düzeni
KonuDeğerlendirme
Toplam sınırKesintinin toplam maaş üzerinden hesaplanması
SıraHacizlerin tarih sırasına göre işleme konulması
NafakaNafaka alacağının önceliği
BeklemeSıradaki dosyaların önceki dosya bitince işleme girmesi
İşverenSıraya uygun kesinti yapma yükümlülüğü
TeyitSıranın icra dairesinden doğrulanması
ŞikâyetSıraya aykırı kesintiye karşı başvuru (İİK m.16)
KayıtKesintilerin dosya bazında izlenmesi

Dördüncü satır, kesinti düzeninin işleyişini gösterir: sıradaki dosya, önceki dosyanın borcu bitene kadar bekler. Aynı anda birden çok dosya için kesinti yapılması kural olarak mümkün değildir.

Yanlış dosyaya yatan kesinti sorun doğurur. Birden çok dosya bulunduğunda, kesilen tutarın hangi dosyaya yatırılacağı sıraya göre belirlenir. Sıraya aykırı yatırılan tutarlar hem borçlu hem alacaklılar bakımından uyuşmazlık doğurur ve şikâyet konusu olur. Bu nedenle işverenin dosya sırasını icra dairesinden teyit etmesi yerinde olur.

Yanlış Kesinti Yapan İşverenin Durumu

Kesinti yükümlülüğüne aykırılık işveren bakımından sorumluluk doğurur.

Sorumluluk başlıkları
KonuDeğerlendirme
Kesinti yapmamaKesilmesi gereken tutardan sorumluluk
Eksik kesintiFarkın istenebilmesi
Fazla kesintiBorçlunun şikâyet hakkı (İİK m.16)
Cevapİhbarnameye süresinde cevap verilmemesi (İİK m.89/2)
ZimmetBorcun zimmette sayılması
Gerçeğe aykırı beyanTazminat sonucu (İİK m.89/4)
Bildirimİşten ayrılmanın bildirilmemesi
BelgeKesinti kayıtlarının saklanması

Dördüncü ve beşinci satırlar birlikte okunmalıdır: ihbarnameye süresinde cevap verilmemesi hâlinde borç zimmette sayılır ve süreç işverenin kendi malvarlığına yönelmeye başlar.

Cevap vermemek tercih değildir. İhbarnameye hiç cevap verilmemesi, itiraz edilmemiş sayılması sonucunu doğurur. Çalışanı bulunmayan veya işten ayrılmış olan işverenin dahi süresinde yazılı cevap vermesi zorunludur. Cevap, ihbarnameyi gönderen icra dairesine sunulmalı ve havale kaydı saklanmalıdır.

İhbarname için 89/1 haciz ihbarnamesi rehberimize bakabilirsiniz.

Özel Durumlar

Çalışanın ölümü veya işyerinin devri hâlinde uygulama farklılaşır.

Özel hâller
HâlDeğerlendirme
ÖlümAlacağın terekeye yönelmesi
Son ödemelerHak edilen kalemlerin durumu
İşyeri devriDevralanın yükümlülüğü
BildirimDurumun icra dairesine bildirilmesi
Yeni işverenÇalışanın yeni işyerinde kesinti
TespitYeni işverenin belirlenmesi
İhbarnameYeni işverene ihbarname gönderilmesi (İİK m.89)
SüreklilikKesinti sürecinin devamı

Beşinci ve altıncı satırlar, alacaklı bakımından takibin sürdürülmesini sağlar: çalışanın yeni bir işyerinde çalışmaya başlaması hâlinde yeni işverene ihbarname gönderilerek kesinti sürdürülebilir.

Bildirim takibin sürekliliğini sağlar. İşten ayrılma bildirilmediğinde alacaklı kesintinin neden durduğunu bilemez ve dosya işlemsiz kalır. Bu durum hem tahsilatı geciktirir hem de sürelerin kaçırılması riskini doğurur. Bu nedenle işverenin bildirim yükümlülüğü sürecin işleyişi bakımından belirleyicidir.

Uygulamada Sık Sorulanlar

İşten ayrılma ve maaş haczi konusunda tekrarlanan sorular belirli başlıklarda toplanır.

Başlık bazında
SoruCevap
Bildirimİşten ayrılmanın icra dairesine bildirilmesi
Son ödemelerHak edilen kalemlerde kesinti
Kıdem tazminatıAyrı değerlendirilmesi
SınırMaaşta kanuni kesinti oranı (İİK m.83)
NafakaSınırın uygulanmaması
SıraHacizlerin tarih sırasına göre işlemesi
Cevapİhbarnameye süresinde cevap (İİK m.89/1)
SorumlulukKesinti yapılmazsa işverenin durumu

Yedinci ve sekizinci satırlar birlikte okunmalıdır: ihbarnameye süresinde cevap verilmemesi ve kesinti yapılmaması hâlinde işveren, kesilmesi gereken tutardan sorumlu tutulabilir.

Kesinti kayıtları saklanmalıdır. Hangi dönemde hangi dosya için ne kadar kesinti yapıldığı ve tutarların hangi tarihte dosyaya yatırıldığı kayıt altına alınmalıdır. Bu kayıtlar, sonradan doğabilecek sorumluluk tartışmalarında işverenin tek dayanağıdır.

Alacaklı Bakımından Takip

Çalışanın işten ayrılması hâlinde alacaklının izleyeceği adımlar bellidir.

Adım listesi
Adımİçerik
Fark etmeKesintinin durduğunun görülmesi
Sorguİşverenden bilgi istenmesi
TespitYeni işverenin belirlenmesi
Sosyal güvenlikÇalışma kayıtlarının sorgulanması
İhbarnameYeni işverene ihbarname (İİK m.89)
SorumlulukEski işverenin bildirim yükümlülüğü
AlternatifDiğer malvarlığının araştırılması
SüreDosya sürelerinin izlenmesi (İİK m.78, m.106)

Sekizinci satır, en sık atlanan husustur: maaş kesintisi durduğunda dosya işlemsiz kalır ve haciz ile satış isteme süreleri işlemeye devam eder. Bu durum sürelerin kaçırılmasına yol açabilir.

Kesinti durduğunda dosya izlenmelidir. Kesintinin durması takibin sona erdiği anlamına gelmez. Yeni işverenin tespiti ve ihbarname gönderilmesi ile süreç sürdürülebilir; bu arada dosyadaki diğer sürelerin de izlenmesi gerekir.

Maaş haczi için maaş haczi ve sınırları rehberimize bakabilirsiniz.

Uygulamada Sık Yapılan Hatalar

Maaş haczi uygulamasında tekrarlanan hatalar sınırlı sayıdadır.

Hata başlıkları
HataSonucu
Cevapİhbarnameye süresinde cevap verilmemesi (İİK m.89/1)
ZimmetBorcun zimmette sayılması (İİK m.89/2)
SınırKanuni oranın aşılması (İİK m.83)
ToplamHer dosya için ayrı kesinti yapılması
SıraSıraya aykırı kesinti
NafakaÖnceliğin gözetilmemesi
Bildirimİşten ayrılmanın bildirilmemesi
KayıtKesinti kayıtlarının tutulmaması

Dördüncü satır, en yaygın uygulama hatasıdır: birden fazla dosya bulunması her dosya için ayrı kesinti yapılabileceği anlamına gelmez; kanuni sınır toplam maaş üzerinden uygulanır.

İhbarname alındığında derhâl işlem başlatılmalıdır. Yedi günlük süre içinde cevap verilmesi ve kesintinin başlatılması gerekir. Bu süre kaçırıldığında borç zimmette sayılır ve işverenin kendi malvarlığı hedef alınır. Bu nedenle ihbarnamelerin kayda alınması ve süre takibinin yapılması zorunludur.

İşveren Bakımından Kontrol Listesi

İhbarname alındığında yapılacak işlemler sıralıdır.

Kontrol listesi
Adımİçerik
Kayıtİhbarnamenin tebliğ tarihinin kaydedilmesi
Çalışanİlgili kişinin çalışıp çalışmadığının tespiti
CevapYedi gün içinde yazılı cevap (İİK m.89/1)
KesintiKanuni sınır içinde kesinti (İİK m.83)
SıraÖnceki hacizlerin kontrolü
YatırmaKesilen tutarın dosyaya gönderilmesi
Ayrılmaİşten ayrılma hâlinde bildirim
ArşivKayıtların saklanması

İkinci satır, en sık atlanan adımdır: ihbarnameye konu kişi işyerinde çalışmıyorsa bu durumun da süresinde bildirilmesi gerekir. Cevap verilmemesi, borcun zimmette sayılması sonucunu doğurur.

Havale kaydı saklanmalıdır. Cevabın süresinde verildiğinin ispatı, dilekçenin icra dairesine sunulduğu havale tarihine dayanır. Bu nedenle cevap yazısının bir örneği havale kaydıyla birlikte alınmalı ve arşivlenmelidir.

Kesinti Kalemlerinin Ayrıştırılması

İş ilişkisinden doğan ödemeler tek bir rejime tabi değildir.

Ayrıştırma
KalemDeğerlendirme
ÜcretKanuni kesinti sınırına tabi (İİK m.83)
Fazla mesaiÜcret niteliğine göre
PrimEk ödemenin niteliğine göre
İkramiyeAyrı değerlendirilmesi
Kıdem tazminatıDüzenli ücretten farklı nitelik
İhbar tazminatıAyrı değerlendirilmesi
Yıllık izin ücretiNiteliğine göre değerlendirilmesi
Sosyal yardımKanunda haczedilemez sayılanlar (İİK m.82)

Beşinci ve altıncı satırlar birlikte okunmalıdır: iş sözleşmesinin sona ermesiyle doğan kıdem ve ihbar tazminatı, düzenli ücret ödemesinden farklı bir nitelik taşır ve haciz bakımından ayrı değerlendirilir.

Bordroda kalemler ayrı gösterilmelidir. Son ödeme bordrosunda hangi kalemin ne tutarda hesaplandığı ve hangisinden ne kadar kesinti yapıldığı ayrı ayrı gösterilmelidir. Bu ayrım hem borçlunun şikâyet hakkı hem de işverenin sorumluluğu bakımından belirleyicidir.

Borçlu Bakımından Değerlendirme

İşten ayrılan çalışan bakımından da denetlenmesi gereken hususlar vardır.

Borçlu bakımından
KonuDeğerlendirme
Son ödemeKesinti oranının denetlenmesi (İİK m.83)
KalemHangi kalemden kesinti yapıldığı
SınırKanuni sınırın aşılıp aşılmadığı
BordroSon ödeme bordrosunun incelenmesi
ŞikâyetAşkın kesintiye karşı yedi gün (İİK m.16)
İadeFazla kesintinin iadesi talebi
Yeni işYeni işyerinde kesintinin başlaması
HesapDosya borcunun izlenmesi

İkinci satır, en sık tartışma doğuran noktadır: kıdem ve ihbar tazminatı gibi kalemlerin haciz bakımından ayrı değerlendirildiği gözetilmeden yapılan kesintiler şikâyete konu olur.

Son ödeme bordrosu saklanmalıdır. İşten ayrılırken yapılan son ödemede hangi kalemden ne kadar kesinti yapıldığı bordroda görünür. Bu belge hem şikâyet başvurusunda hem de fazla kesintinin iadesi talebinde temel delildir; bu nedenle iş ilişkisi sona ererken mutlaka temin edilmelidir.

Sıkça Sorulan Sorular

Hacizli çalışan işten ayrılırsa işveren ne yapmalı?

Ayrılmayı icra dairesine yazılı olarak bildirmelidir. Bildirimde dosya numarası, ayrılma tarihi ve yapılan son kesinti gösterilmelidir. İcra dairesi aksini öğrenmedikçe kesintinin sürdüğünü varsayar.

Bildirim yapılmazsa ne olur?

İcra dairesi kesinti beklemeye devam eder ve gelmeyen kesintiler bakımından işverene başvurabilir. Ayrıca alacaklının yeni işverende haciz işletme imkânını kaybetmesi nedeniyle zarar iddiası gündeme gelebilir.

Son ödemelerden kesinti yapılır mı?

Ücret nitelikli kalemler maaş haczi kurallarına tabidir ve kesinti yükümlülüğü devam eder. Kıdem ve ihbar tazminatı ücret niteliğinde olmadığından ayrı değerlendirme gerektirir; kapsam için icra dairesinden yazılı talimat alınmalıdır.

Ücretin ne kadarı kesilebilir?

Maaş ve ücretlerin haczinde kanunda öngörülen oransal sınır uygulanır. İşçi ücretleri bakımından İş Kanunu’ndaki sınır da devrededir. Nafaka alacakları bakımından bu sınırlama uygulanmaz.

Yanlış kesinti yaparsam sorumlu olur muyum?

Olabilirsiniz. İcra dairesinin yazısına rağmen kesinti yapmayan veya kesip dosyaya yatırmayan işveren, kesmesi gereken tutardan sorumlu tutulabilir. Sınırı aşan kesinti ise çalışan tarafından şikâyet konusu yapılabilir.

Birden fazla haciz varsa nasıl davranmalıyım?

Hacizler sıraya konur ve kanunda öngörülen sınır içinde karşılanır; sıradaki haciz öncekinin bitmesiyle işlemeye başlar. İşten ayrılma bildiriminde bu sıranın gösterilmesi karışıklığı önler.

Çalışanın yeni işverenini bildirmek zorunda mıyım?

Haciz, belirli bir işverendeki ücret alacağına ilişkindir; yeni işverene ayrıca ihbarname gönderilmesi alacaklının işidir. Eski işverenin yükümlülüğü ayrılmayı bildirmek ve son kesintiyi doğru yapmakla sınırlıdır.

İşveren icra takibinin tarafı mıdır?

Değildir. İşveren, borçlu çalışana karşı ücret borcu bulunan üçüncü kişi konumundadır ve bu sıfatla İİK 89 mekanizması içinde yükümlülük altındadır.

Bu içerik İcra ve İflas Hukuku alanındadır. Tüm başlıklar için İcra ve İflas Hukuku Rehberi ve Hukuk Rehberleri sayfalarına bakabilirsiniz.

Post by Av. Fatma Öztürk