İsim ve Soyisim Değişikliği Davası Dilekçesi Örneği (2026) — TMK 27
08 Ağustos 2026

İsim ve Soyisim Değişikliği Davası Dilekçesi Örneği (2026) — TMK 27

Adınızı veya soyadınızı değiştirmek istiyorsanız izleyeceğiniz yol, kaydın yanlış olup olmadığına göre değişir. Kayıt doğru ama adı taşımak sizin için sorun oluşturuyorsa mahkemeye, kayıtta maddi hata varsa nüfus müdürlüğüne gidilir. Bu sayfada isim ve soyisim değişikliği davası dilekçesi örneğini, haklı sebebin nasıl kurulacağını ve iki yolun ayrımını bulacaksınız.

Hangi yol size uygun?

Ad DEĞİŞTİRME (TMK 27): Kayıt doğru, ancak haklı sebeple değiştirmek istiyorsunuz → Asliye Hukuk Mahkemesi, dava yolu.

Kayıt DÜZELTME (maddi hata): Dayanak belgede doğru yazılmış ancak kütüğe hatalı, eksik geçmiş veya mükerrer kayıt var → Nüfus Müdürlüğü, idari yol, dava gerekmez.

TMK 27: Ad Ancak Haklı Sebeple Değiştirilir

TMK m. 27/1 uyarınca adın değiştirilmesi, ancak haklı sebeplere dayanılarak hâkimden istenebilir. Bu, davanın tek ve belirleyici şartıdır. Keyfî tercih, estetik beğeni veya “beğenmiyorum” beyanı tek başına yeterli görülmez; ancak haklı sebep kavramı uygulamada geniş yorumlanır.

Yargıtay uygulamasında kabul gören haklı sebep örnekleri:

  • Toplumda başka adla tanınmak: Kişinin çevresinde, iş yaşamında ve sosyal ilişkilerinde fiilen başka bir adla biliniyor olması. Uygulamada en sık kabul edilen sebeptir.
  • Adın gülünç, aşağılayıcı veya küçük düşürücü olması: Toplumsal algıda alay konusu olan ad ve soyadları.
  • Telaffuz ve yazım güçlüğü: Adın günlük hayatta sürekli yanlış söylenmesi veya yazılması.
  • Kişilik hakkının zedelenmesi: Adın kişinin onurunu zedeleyici nitelikte olması. Yargıtay bunu kişilik haklarına saldırı olarak değerlendirmektedir.
  • Kötü şöhretli bir kişiyle aynı adı taşımak veya ad ile cinsiyet arasında uyumsuzluk bulunması.
  • Din, inanç veya kültürel aidiyet değişikliği ile bağlantılı sebepler.
  • Ailevi travma: Adın kişide olumsuz çağrışım ve psikolojik yük oluşturması.

Haklı sebep tanık dâhil her türlü delille ispat edilebilir. Uygulamada en güçlü delil, kişinin fiilen kullandığı adla tanındığını gösteren tanık beyanları ile yazışma, sosyal medya, iş yeri ve okul kayıtlarıdır.

Kanuni Çerçeve: TMK m.27, 5490 Sayılı Kanun ve HMK

TMK m.27 dört fıkradan oluşur. Adın değiştirilmesi ancak haklı sebeplere dayanılarak hâkimden istenebilir; değiştirme nüfus siciline kayıt ve ilân olunur; ad değişmekle kişisel durum değişmez; adın değiştirilmesinden zarar gören kimse bunu öğrendiği günden başlayarak bir yıl içinde değiştirme kararının kaldırılmasını dava edebilir. Ad, kişilik hakkının bir parçasıdır ve adı çekişmeli olan kimse hakkının tespitini, adı haksız olarak kullanılan kimse bu kullanmanın yasaklanmasını isteyebilir (TMK m.26).

Davanın usulü Nüfus Hizmetleri Kanunu’nda gösterilmiştir. Nüfus kayıtlarına ilişkin düzeltme davaları, düzeltmeyi isteyen kişiler tarafından yerleşim yeri adresinin bulunduğu yerdeki asliye hukuk mahkemesinde açılır ve nüfus müdürü veya görevlendireceği nüfus memurunun huzuru ile görülerek karara bağlanır (5490 s.K. m.36/1-a). Ad ve soyadın değiştirilmesi HMK m.382/2-a’da çekişmesiz yargı işleri arasında sayılmıştır. Çekişmesiz yargı işlerinde görevli mahkeme kural olarak sulh hukuk mahkemesidir (HMK m.383); ancak 5490 sayılı Kanun’daki özel hüküm nedeniyle bu davalar asliye hukuk mahkemesinde görülür.

Aile kütüklerindeki kayıtlar kesinleşmiş mahkeme kararı olmadıkça düzeltilemez; olayların aile kütüklerine tescili sırasında yapılan maddi hatalar ise nüfus müdürlüğünce dayanak belgesine uygun olarak düzeltilir (5490 s.K. m.35/1). Bu nedenle kayıttaki ad dayanak belgeye uygunsa idari başvuru değil dava gerekir; dayanak belgesinde doğru olduğu hâlde kütüğe yanlış işlenmişse dava açmaya gerek yoktur.

İsim ve soyisim değişikliğine uygulanan hükümler

KonuKuralDayanak
Değiştirme şartıHaklı sebepTMK m.27/1
Kayıt ve ilânDeğiştirme nüfus siciline kayıt ve ilân olunurTMK m.27/2
Kişisel durumAd değişmekle kişisel durum değişmezTMK m.27/3
Zarar gören üçüncü kişiÖğrenmeden itibaren bir yıl içinde kararın kaldırılması davasıTMK m.27/4
Görevli ve yetkili mahkemeYerleşim yerindeki asliye hukuk mahkemesi; nüfus müdürü huzuru ile görülür5490 s.K. m.36/1-a
Davanın niteliğiÇekişmesiz yargı işiHMK m.382/2-a
İkinci kez değiştirmeHaklı sebep bulunursa aynı konuda yeniden düzeltme istenebilir5490 s.K. m.36/1-b
Aileye yansımaAd değişikliğinde çocukların baba veya ana adı; soyadı değişikliğinde eşin ve ergin olmayan çocukların soyadı düzeltilir5490 s.K. m.36/1-b
Maddi hataNüfus müdürlüğünce idari yoldan düzeltilir5490 s.K. m.35/1

Haklı Sebep Türleri, Dayanakları ve Delilleri

Kanun haklı sebebi tanımlamamış, değerlendirmeyi hâkime bırakmıştır. Kanunun hâkimin takdirine bıraktığı durumlarda hâkim hukuka ve hakkaniyete göre karar verir (TMK m.4). Bu nedenle dilekçede sebebin adını koymak yetmez; sebebin davacının hayatında hangi somut olaylarla ortaya çıktığı ve bunun hangi delillerle ispatlanacağı gösterilmelidir. Kişilik hakkı hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse, hâkimden saldırıya karşı korunmayı isteyebilir (TMK m.24); gülünç veya küçük düşürücü bir adın taşınmaya zorlanması bu çerçevede değerlendirilebilir.

Haklı sebep türleri ve ispat araçları

Haklı sebepHukuki değerlendirmeUygun deliller
Fiilen başka bir adla tanınmakResmî kayıt ile yaşam arasındaki sürekli ayrılık; en sık kabul gören sebep (TMK m.27/1)Tanık, okul ve iş yeri kayıtları, yazışmalar
Adın gülünç veya küçük düşürücü olmasıKişilik hakkının korunması (TMK m.24, m.27/1)Tanık, yaşanan olaylara ilişkin belgeler
Telaffuz ve yazım güçlüğüResmî işlemlerde süreklilik gösteren güçlük (TMK m.27/1)Hatalı yazılmış belgeler, kurum yazışmaları
Adın cinsiyetle uyumsuz algılanmasıResmî işlemlerde tereddüt ve kişilik hakkı (TMK m.24, m.27/1)Belgeler ve tanık
Adın olumsuz çağrışım ve psikolojik yük doğurmasıKişilik hakkı ve ruh sağlığı (TMK m.24, m.27/1)Sağlık kuruluşu raporu, tanık
Soyadının kanuna aykırı olmasıSoyadlarında rütbe ve memuriyet, aşiret, yabancı ırk ve millet adları ile genel adaba uygun olmayan adların kullanılamaması (2525 s.K. m.3)Nüfus kaydı, dilbilimsel açıklama

Cinsiyet değişikliğine bağlı ad talepleri TMK m.40 kapsamında ayrı bir yargılamaya tabidir; bu yol için Cinsiyet Değişikliği Davası (TMK 40), kişilik hakkına saldırının genel sonuçları için Kişilik Hakkına Saldırı (TMK 24-25) rehberlerimize bakabilirsiniz.

İdari Yol: Kalıcı Kural ve Geçici Pencereler

Burada iki ayrı düzenlemeyi karıştırmamak gerekir.

Kalıcı olan: Nüfus müdürlüğü, maddi hata kapsamındaki durumları dava olmaksızın düzeltir. Maddi hata; dayanak belgesinde doğru bulunduğu hâlde nüfus kütüklerine hatalı veya eksik olarak tescil edilen ya da hiç yazılmayan bilgiler ile mükerrer kayıtları kapsar. Basit yazım ve imla hataları bu kapsamdadır.

Geçici olan: Kanun koyucu, bunun ötesinde iki kez süreli idari pencere açmıştır. 7039 sayılı Kanun’la eklenen 5490 sayılı Kanun geçici m.8, Soyadı Kanunu m.3’e aykırı soyadları ile yazım ve imla hatası veya düzeltme işareti kullanılmamasından kaynaklanan anlam değişiklikleri bulunan ad ve soyadları için iki yıllık bir süre öngörmüş ve bu süre 03.11.2019’da sona ermiştir. Ardından 7196 sayılı Kanun’la eklenen geçici m.11 ile üç yıllık yeni bir süre tanınmış ve kapsam genel ahlaka uygun olmayan ve toplum tarafından gülünç karşılandığı değerlendirilen ad ve soyadlarını da içerecek biçimde genişletilmiştir. Bu pencerelerde ad ve soyadları mahkeme kararı aranmaksızın il veya ilçe idare kurulu kararıyla bir defaya mahsus değiştirilebilmiş, idare kurulunun kararı kesin sayılmıştır. Geçici m.11 ile tanınan süre 24 Aralık 2022’de sona ermiştir.

Önemli uyarı: Her iki idari süre de sona ermiştir ve kamuya açık kaynaklarda yeni bir süre tanındığına ilişkin bir düzenleme görülmemektedir. Kanun koyucu ileride yeni bir geçici madde getirebileceğinden başvurudan önce güncel durumu bulunduğunuz yer nüfus müdürlüğünden teyit etmeniz yerinde olur. Süre kapalıyken ad veya soyadın değiştirilmesinin yolu asliye hukuk mahkemesinde dava açmaktır.

Her hâlde şu ölçüt sabittir: öznel memnuniyetsizlik idari yolun konusu değildir. Adınızda imla hatası yoksa ve ad genel ahlaka aykırı bir anlam taşımıyorsa, yalnızca “sevmiyorum” gerekçesiyle yapılan idari başvuru reddedilir.

İsim değişikliği davanızda haklı sebep dosyası hazırlatın

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

İsim-Soyisim Değişikliği Davası Dilekçesi Örneği (2026)

Dilekçe, her hususu dayandığı kanun maddesiyle başlıklandıracak biçimde kurulmuştur. Köşeli parantez içindeki seçeneklerden yalnızca dosyanıza uyanları bırakın; somut olayda karşılığı bulunmayan bir sebebi yazmak, haklı sebebin inandırıcılığını zayıflatır. Soyadı değişikliği isteniyorsa konu, açıklamalar ve istem bölümleri soyadına göre uyarlanmalı ve eş ile ergin olmayan çocukların soyadının da düzeltileceği (5490 s.K. m.36/1-b) dikkate alınmalıdır.

[ … ] ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİ’NE

DAVACI: [Ad Soyad] (T.C. Kimlik No: [ … ]), [Açık adres]

VEKİLİ: Av. [Ad Soyad], [Adres]

DAVALI: [ … ] İl / İlçe Nüfus Müdürlüğü

KONU: Davacının nüfus kaydında yer alan “[mevcut ad]” adının Türk Medeni Kanunu’nun 27. maddesi uyarınca “[istenen ad]” olarak değiştirilmesi talebidir.

AÇIKLAMALAR

1. Davacının nüfus kaydı ve mahkemenin görevi (5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu m.36/1-a)

Davacı [İl/İlçe] nüfusuna kayıtlı olup nüfus kaydında adı “[mevcut ad]” olarak yer almaktadır. Nüfus kayıtlarına ilişkin düzeltme davalarının kişinin yerleşim yerindeki asliye hukuk mahkemesinde açılacağı ve nüfus müdürünün huzuru ile görüleceği Kanunda düzenlendiğinden, dava davacının yerleşim yerindeki Sayın Mahkemenizde ve nüfus müdürlüğü huzuruyla açılmıştır. Davacının kaydındaki ad dayanak belgelerine uygun olarak işlendiğinden, talep bir maddi hatanın düzeltilmesi değil, haklı sebebe dayalı ad değişikliği niteliğindedir.

2. Davacının çevresinde fiilen başka bir adla tanınması (TMK m.27/1)

Davacı çocukluğundan bu yana ailesi, arkadaşları, okul ve iş çevresi tarafından “[istenen ad]” adıyla tanınmakta ve bu adla çağrılmaktadır. Nüfusta kayıtlı ad günlük hayatta kullanılmamakta, yalnızca resmî işlemlerde karşısına çıkmaktadır. Bu durum, davacının kimliğini oluşturan adın çevresinde bildiği adla uyuşmaması sonucunu doğurmakta ve resmî kayıt ile gerçek yaşam arasında süreklilik gösteren bir ayrılık yaratmaktadır. Davacının [istenen ad] adıyla tanındığı ekte sunulan [okul kayıtları, iş yeri yazısı, yazışmalar] ile açıkça görülmekte olup bu husus gösterilecek tanıkların beyanlarıyla da doğrulanacaktır.

3. Mevcut adın davacı bakımından doğurduğu güçlükler (TMK m.24, m.27/1)

Mevcut ad [günlük hayatta sürekli yanlış telaffuz edilmekte ve yazılmakta / toplumsal çevrede alay konusu olmakta / davacının cinsiyetiyle uyumsuz algılanmakta] ve bu durum davacının [resmî işlemlerinde, okul veya iş yaşamında] somut güçlükler yaşamasına yol açmaktadır. Kişinin adı kişilik hakkının bir parçası olup onu çevresinde küçük düşüren veya sürekli açıklama yapmak zorunda bırakan bir adın taşınmaya devam etmesi, kişilik hakkının korunması amacıyla bağdaşmamaktadır. Davacının talebi bu nedenle bir beğeni tercihinden değil, yaşadığı somut ve süreklilik gösteren güçlüklerden kaynaklanmaktadır. [Varsa: Adın davacı üzerinde oluşturduğu olumsuz etkiye ilişkin … tarihli rapor ektedir.]

4. Talep edilen adın uygunluğu ve talebin iyiniyetli olması (TMK m.27/3-4)

Talep edilen “[istenen ad]” adı ahlak kurallarına aykırı olmayıp kamuoyunu inciten bir nitelik taşımamaktadır. Ad değişmekle kişisel durum değişmediğinden davacının borç, alacak ve diğer tüm hukuki ilişkileri aynen devam edecektir; değişiklikten zarar gördüğünü ileri süren üçüncü kişilerin Kanunda öngörülen dava hakkı da saklıdır. Davacının herhangi bir yükümlülükten kaçınma amacı bulunmadığı, adli sicil ve icra kayıtlarının incelenmesiyle de görülecektir.

5. Kararın nüfus siciline işlenmesi ve ilânı (TMK m.27/2; 5490 sayılı Kanun m.36/1-b)

Değişikliğin nüfus siciline kayıt ve ilân olunması Kanun gereği olduğundan, kararın kesinleşmesinden sonra ilgili nüfus müdürlüğüne bildirilmesi ve ilânının yapılması gerekmektedir. Ad değişikliği hâlinde davacının çocuklarının kayıtlarındaki baba veya ana adı da nüfus müdürlüğünce düzeltilecektir.

HUKUKİ SEBEPLER

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.24, m.26, m.27; 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu m.35, m.36; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.382 vd. ve ilgili mevzuat.

DELİLLER

Nüfus kayıt örneği, okul ve diploma kayıtları, iş yeri yazısı ve SGK hizmet dökümü, [istenen ad] adının kullanıldığını gösteren yazışma ve belgeler, [varsa] sağlık kuruluşu raporu, adli sicil ve icra kayıtları, tanık beyanları ve her türlü yasal delil.

SONUÇ VE İSTEM

Yukarıda açıklanan nedenlerle; davanın kabulü ile davacının nüfus kaydında yer alan “[mevcut ad]” adının “[istenen ad]” olarak değiştirilmesine, kararın kesinleşmesinden sonra nüfus siciline kayıt ve ilânına, kararın ilgili nüfus müdürlüğüne bildirilmesine ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini vekâleten saygıyla arz ve talep ederiz. [Tarih]

Davacı Vekili
Av. [Ad Soyad]
[İmza]

İdari yol mu dava mı? Durumunuzu birlikte belirleyelim

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Ad Değişikliği Aileye Nasıl Yansır?

Karar kesinleştikten sonra değişiklik kendiliğinden bazı kayıtlara da işlenir:

  • Ad değişikliğinde: Nüfus müdürlüğü, bu kişinin çocuklarının baba veya ana adına ilişkin kaydını da düzeltir.
  • Soyadı değişikliğinde: Nüfus müdürlüğü, eşin ve ergin olmayan çocukların soyadını da düzeltir.

Yani soyadı değişikliği yalnızca sizi değil, eşinizi ve reşit olmayan çocuklarınızı da etkiler. Bu husus dava açılmadan önce aile içinde değerlendirilmelidir.

TMK m. 27/3 uyarınca ad değişmekle kişisel durum değişmez. Borçlar, alacaklar, sözleşmeler, tapu kayıtları ve diğer hukuki ilişkiler aynen devam eder. Ad değişikliği bir yükümlülükten kurtulma yolu değildir.

Çocuğun Adının Değiştirilmesi

Ergin olmayan çocuğun adının değiştirilmesi davasını çocuğu temsilen velayet hakkına sahip ana ve baba açar; ana ve baba velayetleri altındaki çocuklarını üçüncü kişilere karşı temsil yetkisine sahiptir (TMK m.342). Velayet birlikte kullanılıyorsa ana ve babanın talepte birlikte hareket etmesi gerekir. Ayırt etme gücüne sahip çocuğun kendi adına ilişkin görüşü, Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’nin 12. maddesi uyarınca yaşı ve olgunluğu ölçüsünde dikkate alınır. Mahkeme, değişikliğin çocuğun üstün yararına uygun olup olmadığını ayrıca değerlendirir.

Soyadı bakımından ise ayrı kurallar vardır. Ana ve baba evli ise çocuk ailenin soyadını taşır (TMK m.321); maddedeki “evli değilse ananın” ibaresi Anayasa Mahkemesinin 02.07.2009 tarihli E.2005/114, K.2009/105 sayılı kararıyla iptal edilmiştir. Tanınan veya babalığa hükümle soybağı kurulan çocuklar babalarının hanesine baba adı ve soyadı ile nakledilir (5490 s.K. m.28/4). Boşanmadan sonra velayet kendisine bırakılan annenin çocuğa kendi soyadını verme talebi uygulamada ayrıca tartışılan bir konudur. Ayrıntılar için Çocuğun Soyadının Değiştirilmesi Davası, kadının evlilik sonrası soyadı için Evlendikten Sonra Kadın Yalnızca Kendi Soyadını Kullanabilir mi? ve Boşanan Kadının Kocasının Soyadını Kullanması (TMK 173) rehberlerimize bakabilirsiniz.

Adımı İkinci Kez Değiştirebilir miyim?

7039 sayılı Kanun’dan önce 5490 sayılı Kanun m.36, aynı konuya ilişkin nüfus kaydının düzeltilmesi davasının ancak bir kere açılabileceğini öngörüyordu. 19 Ekim 2017 tarihli 7039 sayılı Kanun’la bent değiştirilmiş ve haklı sebeplerin bulunması hâlinde aynı konuya ilişkin düzeltme yapılmasının hâkimden istenebileceği hükme bağlanmıştır (5490 s.K. m.36/1-b). Bu nedenle daha önce adını değiştirmiş bir kişi, ikinci değişiklik için yeni ve somut bir haklı sebep ortaya koyabildiği sürece yeniden dava açabilir. İkinci talepte ilk değişikliğin gerekçesi ile yeni talebin gerekçesi arasındaki ilişki mahkemece özellikle incelendiğinden, iyiniyetin ve sürekliliğin gösterilmesi önem taşır.

Yargılama Nasıl İşler ve Karardan Sonra Ne Yapılır?

Dava dilekçesi davacının yerleşim yerindeki asliye hukuk mahkemesine verilir ve dava nüfus müdürlüğünün huzuru ile görülür (5490 s.K. m.36/1-a). Mahkeme davacının gösterdiği tanıkları dinler, sunulan belgeleri değerlendirir ve talebin bir yükümlülükten kaçınma amacı taşıyıp taşımadığını anlamak için gerekli gördüğü kayıtları getirtebilir. Haklı sebebin somut delillerle ortaya konduğu dosyalarda yargılama çoğunlukla birkaç duruşmada tamamlanır.

Kabul kararına karşı kanun yoluna başvurulmazsa karar kesinleşir; kesinleşen değişiklik nüfus siciline kayıt ve ilân olunur (TMK m.27/2). Nüfus kaydı güncellendikten sonra yeni kimlik kartı alınması gerekir. Tapu, banka, araç, okul ve diploma kayıtları gibi nüfus sistemine kendiliğinden bağlı olmayan kayıtların güncellenmesi için ilgili kurumlara kesinleşme şerhli karar örneğiyle başvurulmalıdır. Ad değişmekle kişisel durum değişmediğinden eski adla yapılmış sözleşmeler ve edinilmiş haklar geçerliliğini korur (TMK m.27/3). Kanun yolu süreleri için İstinaf ve Temyiz Süresi Hesaplama Aracı, maddi hata dışındaki kayıt düzeltmeleri için Nüfus Kayıt Düzeltme Davası sayfalarımıza bakabilirsiniz.

Değişiklikten Zarar Gören Kişinin Dava Hakkı

TMK m. 27/4 uyarınca adın değiştirilmesinden zarar gören kimse, bunu öğrendiği günden başlayarak bir yıl içinde değiştirme kararının kaldırılmasını dava edebilir. Bu nedenle kararın ilân edilmesi önemlidir.

Görevli Mahkeme, Süre ve Masraf

Görevli mahkeme, taraflar ve masraf

KonuDurumDayanak
Görevli mahkemeAsliye hukuk mahkemesi; aile mahkemesi görevli değildir5490 s.K. m.36/1-a
Yetkili mahkemeDavacının yerleşim yeri adresinin bulunduğu yer mahkemesi5490 s.K. m.36/1-a
Karşı tarafDava ilgili nüfus müdürlüğü huzuru ile görülür; uygulamada nüfus müdürlüğü davalı olarak gösterilir5490 s.K. m.36/1-a
Davanın niteliğiÇekişmesiz yargı işiHMK m.382/2-a
Aynı davada ad ve soyadHer biri için haklı sebep ortaya konursa birlikte talep edilebilirTMK m.27/1
HarçMaktu harca tabidir; güncel tutar mahkeme veznesinden teyit edilmelidir492 s. Harçlar Kanunu
Karar sonrasıKesinleşen karar nüfus siciline kayıt ve ilân olunurTMK m.27/2

Dilekçede Sık Yapılan Hatalar

  • Aile mahkemesine başvurmak: Ad değiştirme davası asliye hukuk mahkemesinde görülür. Yanlış mahkeme görevsizlik kararıyla zaman kaybettirir.
  • Nüfus müdürlüğünü davalı göstermemek: Dava, ilgili nüfus müdürlüğü hasım gösterilerek açılır.
  • Haklı sebebi somutlaştırmamak: “Adımı beğenmiyorum” ifadesi tek başına yetersizdir. Hangi sebep, hangi somut olayla ortaya çıkıyor, yazılmalıdır.
  • Tanık göstermemek: Fiilen başka adla tanındığını ispatın en güçlü yolu tanık beyanıdır; delil listesinde mutlaka yer almalıdır.
  • Kayıt düzeltme ile ad değiştirmeyi karıştırmak: Kütükte maddi hata varsa dava değil nüfus müdürlüğüne başvuru gerekir; gereksiz dava açılmış olur.
  • İdari pencerenin açık olduğunu varsaymak: Geçici maddelerle tanınan idari başvuru süreleri sınırlıdır. Güncel durum teyit edilmeden dava yolundan vazgeçilmemelidir.
  • Talep edilen adın uygunluğunu göstermemek: Nüfus mevzuatında ahlak kurallarına uygun düşmeyen veya kamuoyunu inciten adların konulamayacağı öngörülmüştür; istenen adın bu sınır içinde kaldığı dilekçede belirtilmelidir. 2003 yılında 4928 sayılı Kanunla “millî kültür, örf ve âdet” ölçütü kaldırılmıştır.
  • Soyadı değişikliğinin aileye yansımasını hesaba katmamak: Soyadı değişince eşin ve ergin olmayan çocukların soyadı da düzeltilir.

Tanık dinletmek isteyen taraf, tanıklarının ad ve soyadları ile tebligata elverişli adreslerini ve hangi vakıanın ispatı için dinletileceklerini mahkemeye bildirmelidir (HMK m.240/1); fiilen başka bir adla tanınma iddiasında tanıkların davacıyı hangi çevreden ve ne zamandan beri tanıdıkları açıkça yazılmalıdır. Masrafları karşılayamayacak durumdaysanız Adli Yardım Talebi Dilekçesi Örneği sayfamıza bakabilirsiniz.

Haklı sebebinizin davaya elverişli olup olmadığını ve hangi delillerle ispatlanacağını dava açmadan önce birlikte değerlendirmek için Hukukçular Evi Ankara’yı 0554 648 37 15 numaralı telefondan arayabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

İsim değişikliği için hangi mahkemeye başvurulur?

Asliye hukuk mahkemesine başvurulur; aile mahkemesi görevli değildir. Dava davacının yerleşim yeri mahkemesinde açılır ve ilgili il veya ilçe nüfus müdürlüğü davalı olarak gösterilir.

Adımı beğenmediğim için değiştirebilir miyim?

TMK m. 27 uyarınca adın değiştirilmesi ancak haklı sebeplere dayanılarak hâkimden istenebilir. Salt beğenmeme tek başına yeterli görülmez; ancak haklı sebep uygulamada geniş yorumlanır. Fiilen başka adla tanınmak, telaffuz güçlüğü, adın gülünç veya onur zedeleyici olması gibi sebepler kabul edilir.

Nüfus müdürlüğünden isim değiştirebilir miyim?

Nüfus müdürlüğü kalıcı olarak yalnızca maddi hata kapsamındaki durumları düzeltir; yani dayanak belgede doğru olduğu hâlde kütüğe hatalı, eksik geçmiş bilgiler ile mükerrer kayıtları. Bunun ötesindeki idari değişiklik imkânları 5490 sayılı Kanunun geçici 8. ve 11. maddeleriyle süreli olarak tanınmıştı; son süre 24 Aralık 2022’de sona ermiştir. Bu nedenle haklı sebebe dayanan değişiklik için asliye hukuk mahkemesinde dava açılması gerekir; başvuru öncesinde yeni bir düzenleme olup olmadığı nüfus müdürlüğünden teyit edilmelidir.

Haklı sebebi nasıl ispatlarım?

Haklı sebep tanık dâhil her türlü delille ispatlanabilir. En güçlü delil, fiilen kullanılan adla tanındığını gösteren tanık beyanları ile okul, iş yeri, yazışma ve sosyal medya kayıtlarıdır. Adın psikolojik yük doğurduğu iddiasında sağlık raporu da sunulabilir.

Aynı davada hem adımı hem soyadımı değiştirebilir miyim?

Evet. Her ikisi için de haklı sebep izah edilip delillerle ispatlandığı sürece aynı davada hem ad hem soyadı değişikliği talep edilebilir.

Soyadım değişirse eşim ve çocuklarım da etkilenir mi?

Evet. Soyadı değişikliğinde nüfus müdürlüğü eşin ve ergin olmayan çocukların soyadını da düzeltir. Ad değişikliğinde ise kişinin çocuklarının baba veya ana adına ilişkin kaydı düzeltilir.

Ad değişince borçlarım ve sözleşmelerim ne olur?

Değişmez. TMK m. 27/3 uyarınca ad değişmekle kişisel durum değişmez. Borçlar, alacaklar, sözleşmeler ve tapu kayıtları aynen devam eder; ad değişikliği bir yükümlülükten kurtulma yolu değildir.

Ad değişikliğine üçüncü kişi itiraz edebilir mi?

Evet. TMK m. 27/4 uyarınca adın değiştirilmesinden zarar gören kimse, bunu öğrendiği günden başlayarak bir yıl içinde değiştirme kararının kaldırılmasını dava edebilir. Kararın ilân edilmesinin amacı da budur.

Adımı daha önce değiştirdim, ikinci kez değiştirebilir miyim?

Evet, yeni ve somut bir haklı sebep varsa mümkündür. 7039 sayılı Kanunla değiştirilen 5490 sayılı Kanunun 36. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine göre haklı sebeplerin bulunması hâlinde aynı konuya ilişkin düzeltme yapılması hâkimden istenebilir. Değişiklikten önce bu tür davalar yalnızca bir kez açılabiliyordu.

Çocuğumun adını değiştirmek için ne yapmalıyım?

Ergin olmayan çocuğun adının değiştirilmesi davasını, çocuğu temsilen velayet hakkına sahip ana ve baba açar (TMK m.342). Dava çocuğun yerleşim yerindeki asliye hukuk mahkemesinde görülür (5490 s.K. m.36/1-a). Mahkeme haklı sebebin yanında değişikliğin çocuğun üstün yararına uygun olup olmadığını da değerlendirir; ayırt etme gücüne sahip çocuğun görüşü dikkate alınır.

Adli sicil veya icra kaydım varsa adımı değiştirebilir miyim?

Bu kayıtlar tek başına davayı engellemez; ancak mahkeme talebin bir yükümlülükten kaçınma amacı taşıyıp taşımadığını değerlendirir. Ad değişmekle kişisel durum değişmez (TMK m.27/3); kişinin borçları, sözleşmeleri ve kayıtları yeni adla aynen devam eder. Değişiklikten zarar gören üçüncü kişi, öğrenmeden itibaren bir yıl içinde kararın kaldırılmasını dava edebilir (TMK m.27/4).

İsim değiştirme davası için avukat tutmak zorunlu mu?

Hayır, dava kişi tarafından bizzat da açılabilir. Ancak haklı sebebin somutlaştırılması ve delillerin doğru gösterilmesi kararın sonucunu belirlediğinden hukuki destek alınması yararlıdır. Yargılama giderlerini karşılayamayacak durumda olanlar HMK m.334 uyarınca adli yardım talep edebilir.

Gülünç adımı nüfus müdürlüğünden değiştirebilir miyim?

Genel ahlaka uygun olmayan veya gülünç karşılanan ad ve soyadlarını idare kurulu kararıyla değiştirme imkânı 5490 sayılı Kanunun geçici 11. maddesiyle süreli olarak tanınmıştı ve bu süre 24 Aralık 2022’de sona ermiştir. Bu nedenle bugün adın gülünç olması, asliye hukuk mahkemesinde açılacak davada TMK m.27 kapsamında haklı sebep olarak ileri sürülür.

Bu içerik Aile ve Boşanma Hukuku alanındadır. Tüm başlıklar için Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi ve Aile Hukuku Örnek Dilekçeler sayfalarına bakabilirsiniz.

⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar

Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.

Post by Av. Fatma Öztürk