Tasfiye listesindeki fonlar portföy içeriğine göre ikiye ayrılır ve bu ayrım bir muhasebe farkı değil, hukuki bir farktır. Vadeli alacak portföyünde (ters repo, mevduat ve katılma hesabı, finansman bonosu, kira sertifikası, vaad sözleşmesi) her kalemin karşısında bir borçlu, çoğu kez bir teminat ve bir vade vardır; tasfiye usul ve esaslarının 5. maddesi bu kalemlerin karşılığının vade sonunda fona aktarılacağını öngörür. Pay portföyünde ise fona borçlu olan bir kişi yoktur; değer, bankanın piyasa derinliğini gözeterek vereceği satış talimatlarıyla borsada oluşur ve III-52.1 m.19/1-a uyarınca satış borsa kanalıyla yapılır. Yazı iki tipin hukuki farkını ortaya koyuyor: alacak tarafında teminat oranları (Rehber 4.2.3/1-d, III-45.2 m.7), depo şartı ve m.5/5 mahsup yasağı; pay tarafında ise 6362 s.K. m.21 örtülü kazanç aktarımı ve m.21/4’teki kanuni faiziyle iade mekanizması, m.107 piyasa dolandırıcılığı ve m.110 güveni kötüye kullanmanın nitelikli hâli. Fonun tüzel kişiliğinin bulunmaması (m.52/1) ve tasfiyede yetkinin bankalara geçmesi de ayrıca ele alınıyor. Yatırım tavsiyesi değildir.
Portföyünüz alacaktan mı, paydan mı oluşuyor?
Bu ayrım tasfiyede hangi yolun açık olduğunu belirler. Hukukçular Evi: 0554 648 37 15
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsAppÖnce Net Cevap: İki Portföy, İki Ayrı Hukuki Mekanizma
Tasfiye listesindeki fonlar portföylerinin içeriğine göre ikiye ayrılır. Bir grupta portföy vadeli alacaklardan oluşur: ters repo, vadeli mevduat ve katılma hesabı, Takasbank ve organize para piyasası işlemleri, finansman bonosu, özel sektör tahvili, kira sertifikası, vaad sözleşmesi. Diğer grupta portföy ağırlıklı olarak BİAŞ’ta işlem gören ortaklık paylarından oluşur.
Bu ayrımın tasfiyedeki karşılığı, bir muhasebe farkı değil hukuki bir farktır. Alacak, belirli bir borçludan istenebilen nispi bir haktır; karşısında bir kişi, çoğu kez bir teminat ve bir vade vardır. Ortaklık payı ise bir borçluya yönelen talep hakkı doğurmaz; değeri, satıldığı anda piyasada oluşan fiyattır. Tasfiye usul ve esaslarının 5. maddesi bu ikiliği açıkça yansıtır: belirli bir vadesi olan para piyasası araç ve işlemlerinin karşılığı vade sonunda fona aktarılırken, diğer finansal varlıklar bankanın piyasa derinliğini ve likidite koşullarını gözeterek vereceği satış talimatlarıyla nakde dönüştürülür.
Bu yazı, iki portföy tipinin hukuki farkını ve bu farkın yatırımcının talep imkânlarına etkisini ele alıyor. Fon gruplarının genel karşılaştırması tasfiye edilen fonlarda hangi yatırımcı avantajlı, iki tipin kendi kuralları ise para piyasası fonu tasfiyesi ve hisse senedi serbest fon tasfiyesi yazılarımızda anlatıldı.
Fonun Kendisi: Tüzel Kişiliği Olmayan Bir Malvarlığı
Her iki grup için de geçerli olan zemin, fonun hukuki yapısıdır. 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu m.52/1, yatırım fonunu tasarruf sahiplerinden katılma payı karşılığında toplanan para ya da diğer varlıklarla, tasarruf sahipleri hesabına ve inançlı mülkiyet esaslarına göre portföy işletmek amacıyla portföy yönetim şirketlerince fon iç tüzüğü ile kurulan ve tüzel kişiliği bulunmayan malvarlığı olarak tanımlar.
Tüzel kişiliğin bulunmaması, fonun kendi adına hareket edememesi sonucunu doğurur. m.52/3 bu boşluğu doldurur: portföy yönetim şirketi yatırım fonuna ait varlıklar üzerinde kendi adına ve fon hesabına mevzuat ve fon iç tüzüğüne uygun olarak tasarrufta bulunmaya ve bundan doğan hakları kullanmaya yetkilidir. Aynı esas III-52.1 sayılı Tebliğ m.9/1’de tekrarlanır.
m.52/5 ise dar bir istisna getirir: fon; tapu ve diğer resmî sicillere tescil, değişiklik, terkin ve düzeltme talepleri dâhil olmak üzere her türlü sicil işlemleri ile ortağı olacağı limited ve anonim şirketlerin kuruluş, sermaye artırımı veya pay devri işlemleri dâhil her tür ticaret sicili işlemleriyle sınırlı olarak tüzel kişiliği haiz addolunur. Aynı fıkra, tapuda, ticaret sicilinde ve diğer resmî sicillerde fon adına yapılacak işlemlerin portföy yönetim şirketi ile portföy saklama hizmetini yürüten kuruluşu temsil eden birer yetkilinin müşterek imzalarıyla gerçekleştirileceğini belirtir.
Tasfiye sürecinde bu yetki yapısı değişmiştir. Tasfiye usul ve esaslarının 1. maddesi uyarınca görevlendirilen bankalar, kendilerine verilen görevler bakımından fon kurucusuna mevzuatla yüklenmiş bulunan ve tasfiye işlemlerinin yürütülmesi için zorunlu olan iş ve işlemleri yerine getirmeye yetkilidir; bu bankaların portföy saklama kuruluşu olmaktan kaynaklanan görev ve sorumlulukları saklıdır. Yani portföydeki alacakların takibi de, payların satışı da bu yetki çerçevesinde yürütülür.
Vadeli Alacak Portföyü: Karşısında Bir Borçlu Vardır
Hisseye bağlı olmayan fonlarda portföydeki her kalemin karşısında bir kişi durur. Ters repoda karşı taraf, mevduatta ve katılma hesabında banka, finansman bonosunda ve tahvilde ihraççı, kira sertifikasında fon kullanıcısı, vaad sözleşmesinde sözleşmenin diğer tarafı. Bu kişi vadede ödeme yapmazsa alacak kendiliğinden yok olmaz; fon, alacaklı sıfatıyla hukuki yollara başvurabilecek durumda kalır.
Mevzuat bu alacakların güvenliği için üç katman öngörür. Birincisi karşı tarafın niteliğidir: Tebliğ m.19/3-(b), kurucunun fon adına ve hesabına borsa dışında taraf olduğu sözleşmelerin karşı taraflarının m.32’de belirtilen derecelendirme notuna sahip olmasını arar; m.32/1 bu notu, yetkili derecelendirme kuruluşlarınca verilen yatırım yapılabilir seviyeye denk gelen not olarak tanımlar.
İkincisi teminattır. III-45.2 sayılı Repo ve Ters Repo Tebliği m.7/3, Resmî Gazete’de gösterge niteliğindeki değeri yayımlanan araçların teminatlandırılmasında değerleme fiyatının yüzde 100’ünün esas alınacağını; m.7/4 ise Resmî Gazete’de değeri yayımlanmayan ancak borsada işlem gören araçlarda yüzde 75’inin esas alınacağını belirtir. Yatırım Fonlarına İlişkin Rehber’in 28.08.2026 tarihli kararla değişen 4.2.3/1-(d) bendi, ters repoya konu araçların teminata esas toplam değerinin işlemin dönüş tutarının yüzde 105’inden az olamayacağını; Repo Tebliği m.6/1-(a) ve (b) bentlerindeki varlıkların işleme konu olması hâlinde bu oranın yüzde 100 uygulanacağını öngörür.
Üçüncüsü saklamadır. Rehber 4.2.3/1-(ç) bendi, repo ve ters repo işlemlerine konu araçların Takasbank veya muhabirleri nezdinde işlemi gerçekleştiren fon adına açılmış hesaplarda depo edilmesini zorunlu tutar. Vaad sözleşmelerinde de Rehber 4.2.3/2, karşı taraftan alınan sözleşmelere konu varlıkların yatırım fonunun saklama hesaplarında depo edilmesini arar.
Vadeli alacakta üç koruma katmanı
| Katman | İçerik | Dayanak |
|---|---|---|
| Karşı tarafın niteliği | Borsa dışı sözleşmelerde karşı tarafın yatırım yapılabilir seviyede derecelendirme notuna sahip olması | III-52.1 m.19/3-b; m.32 |
| Teminat oranı | Ters repoda dönüş tutarının en az %105’i; kamu araçlarında %100. Teminat değerlemesinde %100 veya %75 oranları | Rehber 4.2.3/1-d; III-45.2 m.7/3-4 |
| Depo ve saklama | İşleme konu araçların Takasbank veya muhabirleri nezdinde fon adına açılmış hesaplarda depo edilmesi | Rehber 4.2.3/1-ç ve 4.2.3/2 |
Bu katmanlar ödemeyi garanti etmez; ödenmediğinde başvurulacak bir muhatap ve paraya çevrilecek bir teminat bulunmasını sağlar. Teminat, değeri düşük veya derinliği az bir varlıksa paraya çevrilmesi alacağın tamamını karşılamayabilir. Bu nedenle alacak portföylü fonlarda incelenecek ilk belge, fonun KAP sayfasındaki borsa dışı repo, ters repo ve vaad sözleşmesi açıklamalarıdır; Tebliğ m.21/3, bu sözleşmelerde vadenin, faiz oranının, karşı tarafın ve karşı tarafın derecelendirme notunun en geç sözleşme tarihini izleyen iş günü içinde KAP’ta açıklanmasını zorunlu tutar.
Mahsup Yasağı: Alacak Fonda Kalır
Alacak portföyünde yatırımcıyı koruyan özel bir hüküm vardır. Tebliğ m.5/5, kurucunun üçüncü kişilere olan borçları ve yükümlülükleri ile fonların aynı üçüncü kişilerden olan alacaklarının birbirlerine karşı mahsup edilemeyeceğini düzenler. 6362 sayılı Kanun m.53/4 de aynı esası içerir.
Uygulamadaki anlamı şudur: fonun bir kuruluştan olan ters repo veya mevduat alacağı, kurucu portföy yönetim şirketinin aynı kuruluşa olan borcuyla takas edilemez. Alacak fon malvarlığında kalır ve m.53/3 uyarınca fon malvarlığının tasfiyesi durumunda yalnızca katılma payı sahiplerine ödeme yapılabilir.
Buna m.53/2’deki koruma eklenir: fon malvarlığı, portföy yönetim şirketinin ve saklayıcının yönetiminin veya denetiminin kamu kurumlarına devredilmesi hâlinde dahi başka bir amaçla tasarruf edilemez; kamu alacaklarının tahsili amacı da dâhil olmak üzere haczedilemez, üzerine ihtiyati tedbir konulamaz ve iflas masasına dâhil edilemez. Bu koruma her iki grup için aynıdır; ancak alacak portföyünde etkisi daha görünürdür, çünkü orada korunan şey somut bir alacak kalemidir. Katılma payı sahibinin haklarının tam listesi katılma payı sahibinin hakları yazımızda yer alıyor.
Pay Portföyü: Başvurulacak Borçlu Yoktur
Hisseye bağlı fonlarda portföydeki payın karşısında fona borçlu olan bir kişi bulunmaz. Payın ihraççısı, paya sahip olan fona belirli bir tutarı belirli bir tarihte ödeme borcu altında değildir. Payın fona sağladığı, ortaklık haklarıdır; nakde dönüşmesi ise ancak satışla olur.
Satışın nasıl yapılacağını iki hüküm belirler. Tasfiye usul ve esaslarının 5. maddesi, satışın yatırımcı menfaati, piyasa derinliği ve likidite koşulları gözetilerek bankanın belirleyeceği sıklıkta verilecek satış talimatlarıyla yapılacağını öngörür. Tebliğ m.19/1-(a) ise borsada işlem gören varlıkların alım satımlarının borsa kanalıyla yapılmasını zorunlu tutar; Rehber’in 4.3/1 numaralı bölümü de bir serbest fonun borsa dışında ortaklık payı alım satım işlemi gerçekleştiremeyeceğini örnek olarak verir.
Bunun istisnası Rehber 4.2.9’dur: portföye ihraççı veya üçüncü kişiler tarafından verilen geri alım taahhüdü içeren ortaklık payı ve benzeri araçların dâhil edilmiş olması hâlinde, bu taahhüt kapsamında fon portföylerinden yapılacak satım işlemleri, her bir işlem için gerekçeli yönetim kurulu kararı alınması şartıyla borsa dışında gerçekleştirilebilir.
Sonuç olarak pay portföyünde tasfiye bakiyesi, payların borsada fiilen satıldığı fiyatlara göre oluşur. Fiyat, tasfiye kararından önce açıklanan son birim pay değerinden düşük de yüksek de olabilir. Tebliğ m.28/2 uyarınca yatırımcının hakkı, belirli bir fiyattan ödeme değil, tasfiye bakiyesinden payı oranındaki tutardır.
Payda Talep Zemini: SPKn m.21, m.107 ve m.110
Pay portföyünde başvurulacak bir borçlu bulunmaması, hiçbir talep imkânı olmadığı anlamına gelmez. Ancak talep, bir borcun ifası olarak değil, bir hukuka aykırılığın sonucu olarak kurulur. Sermaye Piyasası Kanunu’nda bu bakımdan üç düzenleme öne çıkar.
Birincisi örtülü kazanç aktarımı yasağıdır. m.21/1, halka açık ortaklıklar ve kolektif yatırım kuruluşları ile bunların iştirak ve bağlı ortaklıklarının; yönetim, denetim veya sermaye bakımından doğrudan veya dolaylı olarak ilişkide bulundukları gerçek veya tüzel kişiler ile emsallerine uygunluk, piyasa teamülleri, ticari hayatın basiret ve dürüstlük ilkelerine aykırı olarak farklı fiyat, ücret, bedel veya şartlar içeren anlaşmalar ya da ticari uygulamalar yapmak veya işlem hacmi üretmek gibi işlemlerde bulunmak suretiyle kârlarını veya malvarlıklarını azaltarak kazanç aktarımında bulunmalarını yasaklar. Yatırım fonları Kanun m.3 uyarınca kolektif yatırım kuruluşudur; dolayısıyla bu yasak fonlar bakımından da geçerlidir.
m.21/2, esas sözleşmeleri veya iç tüzükleri çerçevesinde basiretli ve dürüst bir tacir olarak ya da piyasa teamülleri uyarınca kârlarını veya malvarlıklarını korumak veya artırmak için yapmaları beklenen faaliyetleri yapmamaları yoluyla ilişkili oldukları kişilerin kazanç sağlamasını da örtülü kazanç aktarımı sayar. m.21/3, ilişkili taraf işlemlerinin emsallerine ve piyasa teamüllerine uygun şartlarda gerçekleştirildiğini belgeleyici bilgi ve belgelerin en az sekiz yıl süreyle saklanmasını zorunlu kılar.
m.21/4 ise doğrudan bir iade mekanizması kurar: kazanç aktarımının Kurulca tespiti hâlinde kolektif yatırım kuruluşları, Kurulca belirlenecek süre içinde kendilerine kazanç aktarımı yapılan taraflardan, aktarılan tutarın kanuni faizi ile birlikte malvarlığı veya kârı azaltılan kuruluşa iadesini talep eder; kendilerine kazanç aktarımı yapılan taraflar bu tutarı kanuni faiziyle iade etmek zorundadır. Aynı fıkra, bu yasağın ihlaliyle ilgili olarak m.94 ve m.110 ile mevzuatta öngörülen hukuki, cezai ve idari yaptırımların saklı olduğunu belirtir.
İkincisi piyasa dolandırıcılığıdır. m.107/1, sermaye piyasası araçlarının fiyatlarına, fiyat değişimlerine, arz ve taleplerine ilişkin olarak yanlış veya yanıltıcı izlenim uyandırmak amacıyla alım veya satım yapanları, emir verenleri, emir iptal edenleri, emir değiştirenleri veya hesap hareketleri gerçekleştirenleri üç yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin günden on bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırır. m.107/2 ise fiyatları, değerleri veya yatırımcıların kararlarını etkilemek amacıyla yalan, yanlış veya yanıltıcı bilgi veren, söylenti çıkaran, haber veren, yorum yapan veya rapor hazırlayan ya da bunları yayan ve bu suretle menfaat sağlayanları cezalandırır.
Üçüncüsü güveni kötüye kullanmanın nitelikli hâlidir. m.110/1-(c), kolektif yatırım kuruluşlarının ilişkide bulundukları kişilerle emsallerine uygunluğa, piyasa teamüllerine, basiret ve dürüstlük ilkelerine aykırı olarak farklı fiyat, ücret, bedel veya şartlar içeren anlaşmalar ya da ticari uygulamalar yapmak veya işlem hacmi üretmek gibi işlemlerde bulunarak kârlarını veya malvarlıklarını azaltma fiillerini bu kapsamda sayar; bu durumda Türk Ceza Kanunu m.155/2’ye göre hükmolunacak ceza üç yıldan az olamaz.
Pay portföyünde dayanılabilecek kanun hükümleri
| Hüküm | Konusu | Sonucu |
|---|---|---|
| 6362 s.K. m.21/1-2 | Kolektif yatırım kuruluşlarında örtülü kazanç aktarımı yasağı | Emsallere ve piyasa teamüllerine aykırı ilişkili taraf işlemleri yasaktır |
| 6362 s.K. m.21/3 | Belgeleme yükümlülüğü | Tevsik edici bilgi ve belgeler en az sekiz yıl saklanır |
| 6362 s.K. m.21/4 | İade mekanizması | Kurulca tespit hâlinde aktarılan tutar kanuni faiziyle iade edilir |
| 6362 s.K. m.107/1 | İşlem bazlı piyasa dolandırıcılığı | Üç yıldan beş yıla kadar hapis ve adli para cezası |
| 6362 s.K. m.107/2 | Bilgi bazlı piyasa dolandırıcılığı | Yalan, yanlış veya yanıltıcı bilgi vererek menfaat sağlama |
| 6362 s.K. m.110/1-c | Güveni kötüye kullanmanın nitelikli hâli | TCK m.155/2’ye göre hükmolunacak ceza üç yıldan az olamaz |
Bu üç düzenlemenin ortak özelliği, pay portföyündeki değer kaybını piyasa riskinden ayırmaya yaramalarıdır. Fiyat hareketinin kendisi tazminat sebebi değildir; ancak fiyatın ilişkili taraf işlemleriyle veya yanıltıcı işlemlerle oluşturulduğu ortaya konulabiliyorsa tablo değişir. Suç duyurusu usulü sermaye piyasası suçlarında suç duyurusu, yöneticilerin malvarlığına ilişkin tedbirlerin yatırımcıya etkisi fon yöneticilerinin malvarlığına el konulması yazılarımızda ele alındı.
İki Portföy Tipinin Karşılaştırması
Vadeli alacak portföyü ile pay portföyünün hukuki karşılaştırması
| Başlık | Hisseye bağlı olmayan fon | Hisseye bağlı fon |
|---|---|---|
| Hakkın niteliği | Belirli bir borçludan istenebilen alacak hakkı | Ortaklık payı; ihraççıya yönelen ödeme talebi doğurmaz |
| Nakde dönüş | Vade sonunda karşılığın fona aktarılması | Bankanın vereceği satış talimatlarıyla borsada satış |
| Tutarın belirliliği | Anapara ve getiri baştan bellidir | Satış gerçekleşene kadar belirsizdir |
| Güvence | Teminat oranı, depo şartı, karşı tarafın derecelendirme notu | Yoktur; değer piyasada oluşur |
| Ödenmezse | Borçluya başvuru ve teminatın paraya çevrilmesi; alacak fon malvarlığında kalır | Başvurulacak borçlu yoktur; kayıp portföy bakımından kesinleşir |
| Talep zemini | Sözleşmenin ifası; ayrıca sınırlama ihlali ve karşı taraf seçimi | Hukuka aykırılık: örtülü kazanç aktarımı, piyasa dolandırıcılığı, strateji ve limitlere aykırılık |
| Süre | Vadeye bağlı; para piyasası fonunda tek araçta en fazla 184 gün | Satış hızına bağlı; alıcı yoksa uzar |
| Tasfiye süresiyle ilişkisi | Vadesi üç ayı aşan kalemlerde erken satış veya sürenin uzatılması gündeme gelir | Üç ay içinde satılamayan paylarda sürenin uzatılması gündeme gelir |
| İncelenecek ilk belge | KAP’taki borsa dışı repo, ters repo ve vaad açıklamaları | Portföy dağılım raporları ve ilan edilen strateji metni |
Tasfiye usul ve esaslarının 8. maddesi, ilgili fonların malvarlığının tasfiyesinin duyuru tarihinden itibaren geçecek en fazla üç aylık sürenin bitimini izleyen ilk iş gününde sona ereceğini ve Kurulca uygun görülmesi hâlinde bu sürenin uzatılabileceğini belirtir. Her iki portföy tipinde de üç aylık sürenin yetmemesi ihtimali vardır; sebepleri farklıdır. Ödeme takvimi fon param ne zaman yatar yazımızda ele alındı.
Melez Durumlar: Saf Portföy Nadirdir
Uygulamada portföyler nadiren tek tiptir. Bir hisse senedi serbest fonun portföyünde nakit yönetimi amacıyla ters repo, Takasbank para piyasası veya organize para piyasası işlemleri bulunabilir; bir para piyasası fonunun ters repo alacağının teminatında ise pay bulunabilir.
İkinci durum özellikle önemlidir. Repo ve Ters Repo Tebliği m.6/1-(f) bendi, Borsa İstanbul tarafından repo ve ters repo işlemlerine konu olmak üzere belirlenen payları işleme konu edilebilecek araçlar arasında sayar. Rehber 4.2.3/1-(b) bendi ise borsa dışı işlemlerde ortaklık paylarından yalnızca BIST 30 Endeksi’ne dâhil payların işleme konu edilebileceğini; işleme konu araçların her durumda en az üçte birinin Repo Tebliği m.6/1-(a) ve (b) bentlerindeki varlıklardan, en az üçte birinin de BIST 30 paylarından oluşması gerektiğini belirtir.
Böyle bir yapıda alacak vadeli olsa bile teminatın değeri pay fiyatına bağlıdır. Karşı taraf ödemezse fon teminatı paraya çevirir; teminat payı düşük fiyatla satılabiliyorsa alacak tam karşılanmayabilir. Yani “hisseye bağlı olmayan fon” ile “hisse fiyatından etkilenmeyen fon” aynı şey değildir. Bu nedenle portföy dağılım raporunda yalnızca kalemlerin adına değil, ters repo işlemlerinin teminat kompozisyonuna da bakılması gerekir.
Portföy raporunda bakılacak noktalar
| Kalem | Sorulacak soru |
|---|---|
| Ters repo | Karşı taraf kim, vade ne, teminat hangi varlıktan oluşuyor? |
| Borsa para piyasası işlemleri | Tutar ne, vade ne zaman doluyor? |
| Mevduat ve katılma hesabı | Hangi bankada, hangi vadeyle? |
| Finansman bonosu ve tahvil | İhraççı kim, derecelendirme notu var mı, itfa tarihi ne? |
| Kira sertifikası | Fon kullanıcısı kim, notu var mı? |
| Ortaklık payları | Hangi ihraççılarda, hangi ağırlıkta, fiili dolaşım oranı ne? |
| Vaad sözleşmesi | Karşı taraf kim, kâr payı oranı ve vade ne? |
Yatırımcının Yapabilecekleri: Her İki Grupta Ortak Olanlar
Portföy tipi ne olursa olsun bazı adımlar ortaktır. Bekleyen iade talimatının doğurduğu öncelik fon türünden bağımsızdır: tasfiye usul ve esaslarının 6. maddesi, TEFAS üzerinden satım emri verilip gerçekleştirilmeyen iade talimatları karşılığında oluşan tutarın fon hesabına borç olarak tahakkuk ettirileceğini ve elde edilen nakitle öncelikli olarak bu borçların ödeneceğini düzenler. Mutabakat kayıtları da ortaktır: aynı usul ve esasların 2. maddesi, iki iş günü içinde tedavüldeki katılma payı adedi ile bireysel saklama hesaplarındaki paylar, varsa rehin, haciz, tedbir ve diğer takyidatlar ve gerçekleşmemiş emirler bakımından Merkezi Kayıt Kuruluşu ile bankalar arasında mutabakat yapılacağını belirtir.
Sorumluluk zinciri de ortaktır. Tebliğ m.9/1 kurucuyu fonun katılma payı sahiplerinin haklarını koruyacak şekilde yönetiminden sorumlu tutar; m.9/3, hüküm bulunmayan hâllerde Türk Borçlar Kanunu’nun vekâlete ilişkin 502 ila 514. maddelerinin kıyasen uygulanacağını belirtir. 6362 sayılı Kanun m.56/1-(f), portföy saklama hizmetinin varlık alım satımlarının, portföy yapılarının ve işlemlerin mevzuata ve fon iç tüzüğüne uygunluğunun sağlanmasını kapsadığını; m.56/2 ise saklayıcının yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle katılma payı sahiplerine verdiği zararlardan sorumlu olduğunu düzenler. Muhatapların ayrıntısı fon tasfiyesinde zararımı kimden alırım, takip yollarının değerlendirmesi portföy yönetim şirketine karşı icra takibi ve iflas talebi yazılarımızda yapıldı.
Bu adımların hangi sırayla atılacağı ve hangi belgelerle ilerleneceği dosyaya göre değişir; Hukukçular Evi’ne 0554 648 37 15 numaralı hattan ulaşabilirsiniz.
Değişen şey, iddianın içeriğidir. Alacak portföyünde tartışma karşı tarafın seçimi, teminatın yeterliliği ve sözleşme şartlarına uyum üzerinden yürür. Pay portföyünde ise ilan edilen strateji ve limitlere aykırılık, yoğunlaşma ve işlemlerin niteliği üzerinden yürür.
Sık Yapılan Hatalar
Birinci hata, “hisseye bağlı olmayan fon” ile “değer kaybetmeyecek fon”u eşitlemektir. Alacağın borçlusu ödeme gücünü yitirmişse veya teminat değer kaybetmişse vadeli alacak da eksik tahsil edilir. Fark, kaybın kesinleşme biçiminde ve fonun elindeki hukuki araçlardadır.
İkinci hata, pay portföyünde hiçbir talep imkânı olmadığını düşünmektir. Kayıp piyasa riskinden değil de ilişkili taraf işlemlerinden veya yanıltıcı işlemlerden doğuyorsa, SPKn m.21, m.107 ve m.110 devreye girer; m.21/4 ayrıca kazanç aktarımı yapılan taraflardan kanuni faiziyle iade talebini öngörür.
Üçüncü hata, fonun kendi adına takip yapacağını varsaymaktır. 6362 sayılı Kanun m.52/1 uyarınca fonun tüzel kişiliği yoktur; m.52/5 yalnızca sicil işlemleriyle sınırlı bir istisna getirir. Fon hesabına hareket etme yetkisi m.52/3’te düzenlenmiştir ve tasfiye sürecinde bu yetki, usul ve esasların 1. maddesi uyarınca görevlendirilen bankalar eliyle kullanılır.
Dördüncü hata, ters repo görünce teminatı sorgulamamaktır. Repo Tebliği m.6/1-(f) ve Rehber 4.2.3/1-(b) uyarınca paylar da işleme konu edilebilir; teminatın kompozisyonu alacağın gerçek gücünü belirler.
Beşinci hata, malvarlığı ayrılığını ödeme garantisi saymaktır. 6362 sayılı Kanun m.53 fonu kurucunun borçlarından ve iflasından korur; portföydeki bir alacağın tahsil edilememesi veya bir payın değer kaybetmesi hâlinde devreye giren bir tazmin mekanizması getirmez.
Sıkça Sorulan Sorular
Hisseye bağlı olmayan fon ile hisseye bağlı fon arasındaki temel hukuki fark nedir?
Vadeli alacak portföyünde her kalemin karşısında belirli bir borçlu vardır ve tasfiye usul ve esaslarının 5. maddesi uyarınca karşılık vade sonunda fona aktarılır; ödenmezse fon alacaklı sıfatıyla hukuki yollara başvurabilir ve varsa teminatı paraya çevirir. Pay portföyünde ise fona ödeme borcu altında bir kişi yoktur; değer, bankanın vereceği satış talimatlarıyla borsada oluşan fiyattır.
Hisseye bağlı olmayan fonda param tam olarak geri gelir mi?
Bunun garantisi yoktur. Alacağın borçlusu ödeme gücünü yitirmişse veya teminat olarak alınan varlık değer kaybetmişse vadeli alacak da eksik tahsil edilir. Fark, kaybın kesinleşme biçiminde ve fonun elindeki hukuki araçlardadır: alacak tarafında başvurulacak bir muhatap ve paraya çevrilecek bir teminat bulunur.
Fonun ters repo alacağının teminatı ne kadar olmalıdır?
Yatırım Fonlarına İlişkin Rehber’in 28.08.2026 tarihli kararla değişen 4.2.3/1-(d) bendi, ters repoya konu araçların teminata esas toplam değerinin işlemin dönüş tutarının %105’inden az olamayacağını; Repo ve Ters Repo Tebliği m.6/1-(a) ve (b) bentlerindeki varlıkların işleme konu olması hâlinde bu oranın %100 uygulanacağını öngörür. Teminatın değerlemesinde ise III-45.2 m.7/3 uyarınca %100, m.7/4 uyarınca %75 oranları esas alınır.
Fonun alacağı, kurucunun borcuyla mahsup edilebilir mi?
Hayır. III-52.1 sayılı Tebliğ m.5/5, kurucunun üçüncü kişilere olan borçları ve yükümlülükleri ile fonların aynı üçüncü kişilerden olan alacaklarının birbirlerine karşı mahsup edilemeyeceğini düzenler; aynı esas 6362 sayılı Kanun m.53/4’te de yer alır. Alacak fon malvarlığında kalır ve m.53/3 uyarınca tasfiyede yalnızca katılma payı sahiplerine ödeme yapılabilir.
Pay portföyünde hiçbir talep imkânı yok mudur?
Fiyat hareketinin kendisi tazminat sebebi değildir; ancak değer kaybı bir hukuka aykırılıktan doğuyorsa durum değişir. 6362 sayılı Kanun m.21 kolektif yatırım kuruluşlarında örtülü kazanç aktarımını yasaklar ve m.21/4, kazanç aktarımının Kurulca tespiti hâlinde aktarılan tutarın kanuni faiziyle iadesinin talep edilmesini ve karşı tarafın iade etmek zorunda olmasını öngörür. m.107 piyasa dolandırıcılığını, m.110/1-(c) ise güveni kötüye kullanmanın nitelikli hâlini düzenler.
Fon kendi adına dava açabilir veya icra takibi yapabilir mi?
6362 sayılı Kanun m.52/1 uyarınca yatırım fonu tüzel kişiliği bulunmayan bir malvarlığıdır. m.52/5 yalnızca tapu, ticaret sicili ve diğer resmî sicil işlemleriyle sınırlı olarak tüzel kişiliği haiz addolunmayı öngörür. m.52/3, portföy yönetim şirketinin fona ait varlıklar üzerinde kendi adına ve fon hesabına tasarrufta bulunmaya ve bundan doğan hakları kullanmaya yetkili olduğunu belirtir. Tasfiye sürecinde bu iş ve işlemler, usul ve esasların 1. maddesi uyarınca görevlendirilen bankalar eliyle yürütülür.
Fonun payları tasfiyede borsa dışında toplu olarak satılabilir mi?
Kural olarak hayır. Tebliğ m.19/1-(a), borsada işlem gören varlıkların alım satımlarının borsa kanalıyla yapılmasını zorunlu tutar; Rehber 4.3/1 de bir serbest fonun borsa dışında ortaklık payı alım satım işlemi gerçekleştiremeyeceğini örnek olarak verir. İstisna Rehber 4.2.9’dadır: geri alım taahhüdü içeren araçların bu taahhüt kapsamındaki satımları, her bir işlem için gerekçeli yönetim kurulu kararı alınması şartıyla borsa dışında yapılabilir.
Para piyasası fonu hisse fiyatlarından hiç etkilenmez mi?
Etkilenebilir. Repo ve Ters Repo Tebliği m.6/1-(f) bendi, Borsa İstanbul tarafından repo ve ters repo işlemlerine konu olmak üzere belirlenen payları işleme konu edilebilecek araçlar arasında sayar; Rehber 4.2.3/1-(b) bendi borsa dışı işlemlerde yalnızca BIST 30 Endeksi’ne dâhil payların işleme konu edilebileceğini belirtir. Alacağın teminatında pay bulunuyorsa, karşı taraf ödemediğinde teminatın paraya çevrilmesinden elde edilecek tutar pay fiyatına bağlı olur.
Üç aylık tasfiye süresi her iki portföy tipinde de yeterli mi?
Tasfiye usul ve esaslarının 8. maddesi, malvarlığının tasfiyesinin duyuru tarihinden itibaren geçecek en fazla üç aylık sürenin bitimini izleyen ilk iş gününde sona ereceğini ve Kurulca uygun görülmesi hâlinde bu sürenin uzatılabileceğini belirtir. Alacak portföyünde vadesi üç ayı aşan kalemlerde erken satış veya sürenin uzatılması, pay portföyünde ise satılamayan paylar bakımından yine sürenin uzatılması gündeme gelebilir.
Bu yazı yatırım tavsiyesi midir?
Hayır. Yazı, portföy yapısının yatırımcının hukuki konumuna etkisini mevzuat hükümleri üzerinden açıklar; hiçbir fonun veya payın alınması, satılması ya da elde tutulması yönünde öneri içermez. Bir fonun portföyünde fiilen ne bulunduğu ve tasfiye sonucunda ödenecek tutar, ilgili fonun KAP’ta yayımlanan belgelerinden ve tasfiyeyi yürüten bankanın duyurularından anlaşılır.
İlgili Rehberler
- Tasfiye edilen fonlarda hangi yatırımcı avantajlı?
- Para piyasası fonu tasfiyesi: 184/45 gün kuralı
- Hisse senedi serbest fon tasfiyesi
- Katılım fonu tasfiyesi
- Para piyasası serbest ve kısa vadeli serbest fon
- Fon tasfiyesinde zararımı kimden alırım?
- Portföy yönetim şirketine karşı icra takibi ve iflas talebi
- Sermaye piyasası suçlarında suç duyurusu
- Katılma payı sahibinin hakları
- Fonun fiyatı nasıl hesaplanır?
- Tasfiye usul ve esasları
- Fon param ne zaman yatar?
Portföy dağılım raporunu doğru okuyun
Kalem adları kadar ters repo teminatının kompozisyonu da alacağın gerçek gücünü gösterir. Değerlendirme için: 0554 648 37 15
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsAppDosyanız için değerlendirme
Portföyünüzün alacak mı pay mı ağırlıklı olduğunu ve buna göre hangi talep yolunun açık olduğunu birlikte belirleyelim. Telefon: 0554 648 37 15
İletişime GeçinBu içerik Sermaye Piyasası Hukuku alanındadır.
Fon Tasfiyesi Hukuk Rehberi · SPK Hukuk Rehberi · Bu alandaki tüm rehberler · Tüm hukuk dalları


