Güveni Kötüye Kullanma ile Dolandırıcılık Arasındaki Fark
10 Mart 2026

Güveni Kötüye Kullanma ile Dolandırıcılık Arasındaki Fark

🔸 Güncel ve kapsamlı rehber: Bu konunun en güncel, ayrıntılı ve örneklerle açıklanmış hâli için Güveni Kötüye Kullanma Suçu ve Cezası (TCK 155) sayfamızı öneririz. Aşağıdaki içerik de konuyla ilgili tamamlayıcı bilgi sunar.

Güveni kötüye kullanma suçu (emniyeti suistimal), başkasına ait olup muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyetliği kendisine rızayla devredilmiş bir mal üzerinde, devir amacı dışında tasarrufta bulunulması ya da bu devir olgusunun inkâr edilmesidir. Türk Ceza Kanunu’nun 155. maddesinde düzenlenen bu suçun temelinde, taraflar arasındaki güven ilişkisinin ihlali yatar. Hırsızlık ve dolandırıcılıktan en önemli farkı da buradadır: Malın faile teslimi, mağdurun kendi özgür iradesiyle gerçekleşmiştir.

Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Hangi suçun oluştuğundan emin değil misiniz?

Şikâyet süresi, suç vasfı ve delillerin doğru değerlendirilmesi sonucu belirler. İster mağdur ister şüpheli olun, Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

Güveni Kötüye Kullanma Suçu Nedir? (TCK m. 155)

Suçun oluşabilmesi için, bir malın belirli bir amaçla (emanet, kira, ariyet, vekâlet, saklama gibi) faile teslim edilmiş olması ve failin bu malı amacı dışında kullanması ya da geri vermeyip inkâr etmesi gerekir. Suçun temel unsurları şunlardır:

  • Zilyetliğin rızayla devri: Mal, mağdur tarafından hukuken geçerli bir ilişkiye dayanarak (sözleşme, güven) faile teslim edilmiş olmalıdır.
  • Devir amacı dışında tasarruf veya inkâr: Failin, malı teslim amacına aykırı biçimde kullanması, satması, devretmesi ya da “böyle bir mal bana verilmedi” diyerek inkâr etmesi gerekir.
  • Kast: Failin, güven ilişkisini bilerek ve isteyerek ihlal etmesi aranır.

Önemli bir nokta: Bu suçta failin somut bir haksız yarar sağlaması şart değildir; aynı şekilde mağdurun somut bir zarara uğraması da gerekmez. Zilyetliğin devir amacı dışında kullanılması veya devir olgusunun inkârı, suçun oluşması için yeterlidir. Suçun konusu taşınır bir mal olabileceği gibi taşınmaz da olabilir.

Basit Güveni Kötüye Kullanma (TCK m. 155/1)

Herhangi bir özel ilişki bulunmaksızın, olağan bir güven ilişkisi çerçevesinde işlenen hâldir. Cezası 6 aydan 2 yıla kadar hapis ve adli para cezasıdır (her ikisine birlikte hükmedilir). Basit hâl şikâyete bağlıdır; mağdurun, fiili ve faili öğrendiği tarihten itibaren 6 ay içinde şikâyette bulunması gerekir. Bu süre hak düşürücüdür. Örneğin, bir arkadaşına emanet ettiği dizüstü bilgisayarı, o kişinin izinsiz olarak bir başkasına satması basit güveni kötüye kullanma suçunu oluşturur.

Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma (TCK m. 155/2)

Suçun; meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi, nitelikli hâli oluşturur. Bu durumda ceza ağırlaşır: 1 yıldan 7 yıla kadar hapis ve 3.000 güne kadar adli para cezası. Bu nitelikli hâl şikâyete bağlı değildir; savcılık tarafından re’sen soruşturulur ve uzlaştırma kapsamı dışındadır. Uygulamada en çok karşılaşılan örnekler:

Örnek durumNeden nitelikli hâl?
İşçinin, işverence bankaya yatırması için verilen parayı harcamasıHizmet ilişkisi gereği teslim
Muhasebecinin şirkete ait paraları uhdesinde tutmasıMeslek/hizmet ilişkisi
Vekilin (avukat dâhil) müvekkilden aldığı parayı iade etmemesiMeslek ve güven ilişkisi
Nakliyecinin taşıma için aldığı malı satmasıTicaret/hizmet ilişkisi
Emlakçının, satış yetkisi verilen taşınmazı habersiz kiraya vermesiMalları idare yetkisi

Motorlu Taşıt Konusundaki Yeni Ağırlaştırma (TCK m. 155/3)

24/12/2025 tarihli ve 7571 sayılı Kanun ile eklenen TCK m. 155/3 uyarınca, suçun konusunun motorlu kara, deniz veya hava taşıtı olması hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza bir kat artırılır. Bu yeni düzenleme, özellikle “kirala–kaçır” yöntemiyle araç kaçırma ve benzeri taşıt konulu emniyeti suistimal olaylarına karşı caydırıcılığı artırmayı amaçlamaktadır.

Hırsızlık, Dolandırıcılık ve Zimmetten Farkı

  • Hırsızlıktan farkı: Güveni kötüye kullanmada mal, mağdurun rızasıyla faile teslim edilmiştir; fail sonradan bu güveni ihlal eder. Hırsızlıkta ise mal, zilyedin rızası olmadan alınır.
  • Dolandırıcılıktan farkı: Dolandırıcılıkta fail, en baştan hile ve aldatma ile malı ele geçirir. Güveni kötüye kullanmada ise başlangıçta hile yoktur; teslim geçerli bir güvene dayanır, ihlal sonradan gerçekleşir.
  • Zimmetten (TCK 247) farkı: Zimmet suçu yalnızca kamu görevlilerinin, görevi nedeniyle zilyetliğindeki kamu malını mal edinmesi hâlinde oluşur. Fail kamu görevlisi değil de özel hukuk ilişkisi içindeyse, aynı eylem güveni kötüye kullanma kapsamında değerlendirilir.

Şikâyet, Uzlaşma ve Zamanaşımı

Takip bakımından ayrım nettir: Basit hâl (155/1) şikâyete bağlıdır ve uzlaştırmaya tabidir; nitelikli hâl (155/2) re’sen soruşturulur ve uzlaştırma kapsamı dışındadır. Basit hâlde şikâyet süresi 6 aydır; nitelikli hâlde şikâyet süresi aranmaz, ancak dava zamanaşımı süresi içinde (kural olarak 15 yıl) işlem yapılabilir. Ayrıca TCK m. 167 uyarınca suçun, kanunda sayılan belirli yakın akrabalara karşı işlenmesi hâlinde faile ceza verilmeyebilir veya ceza indirilerek suç şikâyete bağlı hâle gelebilir. Her iki hâlde de görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesidir.

Etkin Pişmanlık ve HAGB

Güveni kötüye kullanma suçunda etkin pişmanlık (TCK m. 168) uygulanabilir: Failin, mağdurun zararını soruşturma aşamasında tamamen gidermesi hâlinde ceza üçte ikisine kadar, kovuşturma aşamasında hüküm verilmeden önce gidermesi hâlinde ise yarısına kadar indirilir. Ayrıca şartları oluştuğunda HAGB (CMK m. 231) ve cezanın ertelenmesi de gündeme gelebilir. Bu suç aynı zamanda iş hukuku bakımından işveren için haklı fesih sebebi oluşturabilir; ceza ve hukuk yargılaması paralel yürüyebilir.

Güveni kötüye kullanma dosyanız mı var?

Şikâyet süresi, suç vasfı ve delillerin doğru değerlendirilmesi sonucu belirler. İster mağdur ister şüpheli olun, Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

Ayrımın Tek Sorusu: Mal Faile Nasıl Geçti?

Malvarlığı suçlarında nitelendirme, olayın sonucuna değil başlangıcına bakılarak yapılır. Belirleyici soru şudur: mal faile nasıl geçti? Aşağıdaki tablo, aynı sonucu doğuran olayların neden farklı maddelere girdiğini gösterir.

Malın geçiş biçimiSuçAyırt edici unsur
Rıza ile, hukuka uygun teslim; sorun sonradan doğarGüveni kötüye kullanmaTeslim, aldatılmamış özgür iradeye dayanır
Hileli davranışla, baştan kandırılarakDolandırıcılıkİrade, hileli davranışlarla sakatlanmıştır
Rıza dışı, gizlice alınarakHırsızlıkZilyetlik devri hiç gerçekleşmemiştir
Görev nedeniyle kamu görevlisine tevdiZimmetFail kamu görevlisidir; özgü suçtur

Yargı uygulamasının formülü nettir: güveni kötüye kullanma suçunda malın teslimi, belirli biçimde kullanılmak üzere hukuka ve yöntemlere uygun, aldatılmamış özgür bir iradeye dayanılarak tesis edilmiştir; dolandırıcılıkta ise teslim, hileli davranışlar kullanılarak sakatlanmış, özgür olmayan bir iradeye dayanır. Yani sorun malın faile geçiş anında mı, yoksa sonraki aşamada mı doğdu? Bu tespit, uygulamadaki vasıflandırma hatalarının önüne geçmenin anahtarıdır.

Zilyetlik kavramı da teknik bir içeriğe sahiptir: bir şey üzerinde fiilî hâkimiyeti bulunan kimse onun zilyedidir. Suçun oluşması için zilyetliğin bizzat mal sahibi tarafından ve rıza ile devredilmiş olması aranır. Mal sahibinin rızası dışında bir kişi malı almışsa güveni kötüye kullanma değil, koşullara göre hırsızlık veya başka suçlar gündeme gelir.

2025 Değişikliği: Motorlu Taşıtlarda Bir Kat Artırım

Maddeye 24 Aralık 2025 tarihli 7571 sayılı Kanun ile üçüncü fıkra eklenmiştir. Buna göre suçun konusunun motorlu kara, deniz veya hava taşıtı olması hâlinde, birinci veya ikinci fıkraya göre belirlenen ceza bir kat artırılır.

Bu düzenleme, uygulamada sık karşılaşılan belirli dosya türlerinde yaptırım riskini belirgin biçimde artırmıştır:

  • Test sürüşü bahanesiyle alınan araçların iade edilmemesi
  • Vale, servis veya otopark teslimleri sonrasında aracın “kaybolduğu” iddiaları
  • Konsinye araç satışlarında satış bedelinin araç sahibine verilmemesi

Suç tarihi burada da belirleyicidir. Artırım hükmü 24 Aralık 2025 tarihlidir. Suç tarihi bu tarihten öncesine düşen dosyalarda, TCK m.7’deki lehe kanun ilkesi gereği artırımın uygulanmayacağı ileri sürülmelidir. Dosyada ilk kontrol edilecek husus, teslim ve amaç dışı tasarruf tarihlerinin bu tarihle karşılaştırılmasıdır.

Şikâyet Rejimi ve Stratejik Sonuçları

Fıkralar arasındaki fark yalnızca cezada değil, dosyanın nasıl yürüyeceğinde de kendini gösterir.

FıkraKapsamŞikâyet
155/1Basit hâl — muhafaza etmek veya belirli şekilde kullanmak üzere zilyetliği devredilmiş malKanun metninde açıkça “şikâyet üzerine” denilmiştir
155/2Meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşyaNitelikli hâldir; ceza belirgin biçimde ağırdır

Şikâyet şartının pratik sonucu şudur: mağdur kanuni süresi içinde şikâyette bulunmazsa soruşturma ve kovuşturma şartı gerçekleşmez. Bu husus; uzlaşma, şikâyetten vazgeçme ve yargılamanın akıbeti bakımından dosyada stratejik önem taşır.

İkinci fıkranın kapsamı da geniş yorumlanır: “hangi nedenden doğmuş olursa olsun başkasının mallarını idare etmek yetkisi” ifadesi, yazılı bir sözleşme bulunmasa dahi fiilî idare yetkisini kapsayacak niteliktedir. Muhasebeci, işletme yöneticisi, kasiyer veya vekil sıfatıyla mal ya da para teslim alınan durumlar bu fıkra kapsamında değerlendirilebilir.

Savunmada üç eksen izlenir: (1) teslimin gerçekten “muhafaza veya belirli şekilde kullanma” amacıyla mı yapıldığı — yoksa mülkiyeti devreden bir işlem mi söz konusu; (2) tasarrufun devir amacına aykırı olup olmadığı — sözleşme ve talimat metinleri bu noktada belirleyicidir; (3) kastın varlığı — iade gecikmesi, ticari uyuşmazlık veya hesap ihtilafından mı kaynaklanıyor?

Etkin pişmanlığın oranları ve zararın hangi aşamada giderilmesi gerektiği için etkin pişmanlık rehberimize, hile unsurunun bulunduğu hâllerde uygulanacak nitelikli dolandırıcılık rejimi ve TCK 158/4 indirimi için nitelikli dolandırıcılık rehberimize bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Güveni kötüye kullanma suçunun cezası nedir?

Basit hâlde (TCK 155/1) ceza 6 aydan 2 yıla kadar hapis ve adli para cezasıdır. Hizmet, meslek, sanat veya ticaret ilişkisi nedeniyle işlenen nitelikli hâlde (TCK 155/2) ise ceza 1 yıldan 7 yıla kadar hapis ve 3.000 güne kadar adli para cezasıdır. Suçun konusu motorlu taşıt ise TCK 155/3 uyarınca ceza bir kat artırılır.

Güveni kötüye kullanma şikâyete bağlı mı?

Yalnızca basit hâl (TCK 155/1) şikâyete bağlıdır ve şikâyet süresi, fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren 6 aydır. Hizmet nedeniyle işlenen nitelikli hâl (TCK 155/2) şikâyete bağlı değildir; savcılık tarafından re’sen soruşturulur.

Güveni kötüye kullanma ile hırsızlık arasındaki fark nedir?

Güveni kötüye kullanmada mal, mağdur tarafından rızayla ve geçerli bir ilişkiye dayanarak faile teslim edilmiştir; fail sonradan bu güveni ihlal eder. Hırsızlıkta ise mal, zilyedin rızası olmadan bulunduğu yerden alınır.

Emanet malı geri vermeyen kişi suç işlemiş olur mu?

Evet. Muhafaza veya belirli bir şekilde kullanmak üzere teslim edilen bir malın geri verilmemesi ya da devir olgusunun inkâr edilmesi güveni kötüye kullanma suçunu oluşturabilir. Failin somut bir yarar sağlaması şart değildir; devir amacına aykırı davranış yeterlidir.

Nitelikli güveni kötüye kullanmada uzlaşma olur mu?

Hayır. Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma (TCK 155/2) uzlaştırma kapsamı dışındadır. Yalnızca basit hâl (TCK 155/1) uzlaştırmaya tabidir; uzlaşma sağlanırsa dava düşer.

Zararı gideren failin cezası azalır mı?

Evet. TCK m. 168’deki etkin pişmanlık uyarınca, zararın soruşturma aşamasında tamamen giderilmesi hâlinde ceza üçte ikisine kadar, kovuşturmada hüküm verilmeden önce giderilmesi hâlinde ise yarısına kadar indirilir.

Güveni kötüye kullanma davası hangi mahkemede görülür?

Hem basit hâl (TCK 155/1) hem de nitelikli hâl (TCK 155/2) bakımından görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesidir. Dava, suçun işlendiği yer mahkemesinde görülür.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Her dosyanın kendine özgü koşulları bulunduğundan, ayrıntılı değerlendirme için güncel mevzuat esas alınarak uzman bir avukattan hukuki görüş alınmalıdır.

Bu konuda hukuki destek almak için

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Post by Av. Fatma Öztürk