Eşim Sosyal Medyada Sürekli Karşı Cinsle Yazışıyor — Bu Sadakatsizlik mi?
25 Temmuz 2026

Eşim Sosyal Medyada Sürekli Karşı Cinsle Yazışıyor — Bu Sadakatsizlik mi?

Ne yaşandı?

Bir kişi, eşinin telefonunda karşı cinsten biriyle uzun süredir devam eden, gece saatlerine taşan samimi yazışmalar fark eder. İçerikte fiziksel bir buluşmadan çok duygusal yakınlık ifadeleri vardır. Eşi bunun “sadece arkadaşlık” olduğunu söyler; ama diğer eş güveninin sarsıldığını, evliliğin eskisi gibi olmadığını hisseder.

Boşanma sürecinde doğru adımı atmak önemlidir

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Kişi iki soruyla baş başadır: Bu yazışmalar boşanma sebebi sayılır mı? Ve telefondan aldığı ekran görüntülerini mahkemede delil olarak kullanabilir mi?

Bu durumda ne yapmalısınız?

  • Davranışın hukuki niteliğini ayırın: Karşı cinsle sürekli ve samimi mesajlaşma, cinsel ilişki ispatlanmadığı sürece zina değildir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 04.03.2024 tarihli, 2023/3688 E. ve 2024/1452 K. sayılı kararında yakın temas ve yoğun telefon görüşmeleri zina değil güven sarsıcı davranış olarak değerlendirilmiştir; bu da TMK 166 kapsamında genel boşanma sebebi oluşturur. Sadakat yükümlülüğünün dayanağı TMK 185/3’tür ve yalnızca cinsel değil duygusal sadakati de kapsar.
  • Delili nasıl elde ettiğinize dikkat edin: Eşin şifresini kırarak, casus yazılım yükleyerek veya kilidini zorla açarak ele geçirilen kayıtlar hukuka aykırı delil sayılır; hem mahkemece reddedilir hem de aleyhinize kusur doğurabilir.
  • Hukuka uygun delillere yönelin: Eşinizin size gönderdiği mesajlar, açık (herkese görünür) sosyal medya paylaşımları, tanık beyanları ve noter aracılığıyla yapılan e-tespit hukuka uygun delil olarak değerlendirilir.
  • Aceleci paylaşımlardan kaçının: Öfkeyle attığınız mesajlar veya üçüncü kişiler önünde sarf ettiğiniz aşağılayıcı sözler, sizin de kusurlu sayılmanıza yol açabilir.
  • Bir avukata danışın: Yazışmaların içeriği, sıklığı ve elde ediliş biçimi davanın seyrini doğrudan etkiler; profesyonel değerlendirme almak hak kaybını önler.

Sadakat, yalnızca cinsel değil; duygusal sadakati de kapsar. Bu nedenle samimi yazışmalar tek başına boşanma davasında kusur unsuru olabilir. Ancak burada belirleyici olan, delilin hukuka uygun yoldan elde edilmiş olmasıdır.

Benzer bir durumla mı karşı karşıyasınız? Durumunuzu gizlilik içinde değerlendirip size özel bir yol haritası çıkarmamız için bizimle iletişime geçin.

Sadakatin kaynağı ve kapsamı

Sadakat yükümlülüğünün dayanağı TMK 185’in üçüncü fıkrasıdır: eşler birlikte yaşamak, birbirine sadık kalmak ve yardımcı olmak zorundadırlar.

Bu yükümlülük yalnızca cinsel sadakati kapsamaz. Duygusal yakınlık kurmak, üçüncü bir kişiyle evlilik dışı bir bağ geliştirmek ve eşin güvenini zedeleyen bir ilişki sürdürmek de bu yükümlülüğün ihlalidir. Uygulamada bu tür davranışlar güven sarsıcı davranış olarak adlandırılır ve TMK 166 kapsamında evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebine dayanak oluşturur.

Yargıtay ne diyor?

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 04.03.2024 tarihli, 2023/3688 E. ve 2024/1452 K. sayılı kararında; bir kişiyle yakın temas ve yoğun telefon görüşmeleri zina değil, güven sarsıcı davranış olarak değerlendirilmiştir. Yani mesajlaşma tek başına zina sayılmaz; ancak kusur olarak kabul edilir ve boşanma sebebi oluşturabilir.

Bu ayrımın pratik değeri

Güven sarsıcı davranış, zinaya göre daha kolay ispatlanır ve zinaya özgü altı aylık ile beş yıllık hak düşürücü sürelere tabi değildir. Buna karşılık zina ispatlanırsa mal rejiminde ek bir sonuç doğar; bu farkı ayrıntılı olarak ilgili rehberde ele alıyoruz.

Delili nasıl elde ettiğiniz, içeriğinden daha önemli

Bu dosyalarda en sık yapılan ve en pahalıya mal olan hata budur. Elinizde ne kadar çarpıcı bir içerik olursa olsun, hukuka aykırı yoldan elde edilmişse hükme esas alınmaz.

Hukuka aykırı sayılan yollar

  • Eşin telefonunun şifresini kırmak veya kilidini zorla açmak.
  • Telefona veya bilgisayara casus yazılım yüklemek.
  • Eşin sosyal medya, e-posta veya mesajlaşma hesaplarına izinsiz girmek.
  • Habersiz konum takibi yapmak.
  • Üçüncü kişilerin konuşmalarını gizlice kaydetmek.

Bu yollarla elde edilen kayıtlar yalnızca reddedilmekle kalmaz; sizin aleyhinize kusur da doğurabilir ve ayrıca cezai sorumluluk gündeme gelebilir. Uygulamada, aldatıldığını ispatlamak için telefona giren tarafın dosyada kusurlu sayıldığı örnekler vardır.

Hukuka uygun yollar

  • Size gönderilen mesajlar. Kendi cihazınızda bulunan yazışmalar sorun yaratmaz.
  • Açık paylaşımlar. Herkese görünür sosyal medya içerikleri.
  • Tanık beyanları. Durumu bilen ortak arkadaşlar, komşular, iş çevresi.
  • Noter aracılığıyla tespit. Açık içeriklerin noter huzurunda tespiti.
  • Eşinizin kendi ikrarı. Yazılı veya tanık huzurunda yapılan kabul beyanları.
  • Ortak kullanılan cihaz veya hesaplar. Ortak bilgisayarda açık bırakılmış oturum gibi hâller; ancak bu da somut olaya göre değerlendirilir.

Ses kayıtları

Yargıtay uygulamasında hukuka aykırı yollarla elde edilen ses kayıtları hükme esas alınamaz. Buna karşılık zina olgusu tanık anlatımları, fotoğraflar veya diğer hukuka uygun delillerle ispatlanabiliyorsa dava kabul edilir. Yani kayıt yolu kapalı olsa dahi başka delil yolları açıktır.

Ne yapmalı, ne yapmamalı?

Yapılması gerekenler

  1. Elinizdekini koruyun. Size gönderilmiş mesajları silmeyin; ekran görüntüsü alırken tarih ve gönderen bilgisinin göründüğünden emin olun.
  2. Kronoloji tutun. Ne zaman ne fark ettiğiniz, hangi tarihte hangi olayın yaşandığı. Bu kayıt hem ispat hem de süre hesabı için gereklidir.
  3. Tanıkları belirleyin. Kimin neyi bildiğini önceden netleştirin; dilekçede her tanığın hangi olaya ilişkin bilgi sahibi olduğu belirtilmelidir.
  4. Talebi doğru kurun. Ağırlığa göre hem TMK 161’e (zina) hem TMK 166’ya dayanmak, talebi terditli kurmak yerinde olur: öncelikle zina, ispatlanamazsa evlilik birliğinin sarsılması.
  5. Tazminat taleplerini unutmayın. Kusur tespiti TMK 174 kapsamındaki maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakasını doğrudan etkiler.

Yapılmaması gerekenler

  • Öfkeyle mesaj atmayın. Karşı tarafa veya üçüncü kişiye gönderilen hakaret içerikli mesajlar, sizin de kusurlu sayılmanıza yol açar ve kusur dengesini değiştirir.
  • Üçüncü kişiler önünde aşağılamayın. Aynı sonucu doğurur.
  • Yazışmaları sosyal medyada paylaşmayın. Bu, kişilik haklarına saldırı iddiasına ve ayrı bir tazminat davasına konu olabilir.
  • Aceleyle affetmeyin ya da affı belgelemeyin. Zinaya dayanacaksanız af, dava hakkını ortadan kaldırır; af açık olabileceği gibi davranışla da gerçekleşebilir.

Dava açmadan önce

Delil durumunuzu bir vekille değerlendirin. Yazışmaların içeriği kadar sıklığı, süresi ve elde ediliş biçimi davanın seyrini belirler. Zayıf bir delille açılan ve reddedilen dava, sonraki süreçte aleyhinize bir emsal oluşturabilir.

Karşı taraf iseniz

Bu dosyalarda savunma da delil odaklıdır ve iki eksende kurulur.

1. Delilin hukuka uygunluğuna itiraz

Karşı tarafın sunduğu kayıtların nasıl elde edildiği sorgulanmalıdır. Telefonun şifresinin kırılması, casus yazılım kullanılması veya hesaba izinsiz erişim söz konusuysa, delilin hükme esas alınamayacağı ileri sürülmelidir. Bu itirazın süresinde ve açıkça yapılması gerekir.

2. Nitelendirmeye itiraz

Yazışmaların içeriği duygusal yakınlık veya sadakat ihlali düzeyine ulaşmıyorsa bu husus ortaya konmalıdır. İş ilişkisi, akrabalık bağı veya uzun süreli arkadaşlık gibi bağlamlar, yazışmaların niteliğini değiştirebilir. Yargıtay uygulamasında zina için cinsel ilişkinin ispatı arandığından, salt yazışma zina olarak nitelendirilemez.

Karşı kusur

TMK 166’nın ikinci fıkrasına göre davacının kusuru daha ağırsa davalının itiraz hakkı bulunur. Karşı tarafın da kusurlu davranışları varsa bunlar ayrıca ileri sürülmelidir; kusur dengesi tazminat ve nafaka sonuçlarını doğrudan belirler.

Ortak payda

Her iki taraf için de geçerli olan kural şudur: hukuka aykırı delil hiçbir tarafa yarar sağlamaz ve çoğu zaman onu sunan tarafa zarar verir. Süreci hukuka uygun delillerle yürütmek, hem davayı hem de sonraki ilişkileri korur.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Mevzuat ve içtihat zaman içinde değişebildiğinden, somut durumunuz için bir avukata danışmanız ve kanun metinlerini güncel hâliyle teyit etmeniz önerilir.

Tek bakışta: sadakat sadece cinsel değildir

Sadakat yükümlülüğü yalnız cinsel sadakati kapsamaz; kanunun kurduğu ödev çok daha geniştir.

Tablo 1 — Sadakatin kaynağı ve kapsamı
KonuKuralDayanak
Kaynak“Eşler birlikte yaşamak, BİRBİRİNE SADIK KALMAK ve yardımcı olmak zorundadırlar”TMK m.185/3
KapsamSadakat kavramı cinsel sadakatin yanı sıra DUYGUSAL, FİZİKSEL, SOSYAL ve EKONOMİK sadakati de bünyesinde barındırıröğreti · Yargıtay
AmacıGerek eşler gerek çocuklar yönünden sağlıklı bir aile birliği kurmak ve evliliğin devamlılığını sağlamakTMK m.185 gerekçesi
Ne zamana kadar?Boşanma davası açılmış ve eşler ayrı yaşamaya başlamış olsa bile, evlilik birliği devam ettiğinden yükümlülük hükmün KESİNLEŞMESİNE kadar sürerYargıtay istikrarlı
ZİNA DEĞİLDİRZina için CİNSEL İLİŞKİ ŞARTTIR; mesajlaşma tek başına TMK m.161 kapsamına GİRMEZTMK m.161
Peki nedir?Süregelen ve güveni sarsan yazışmalar, evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebi olarak değerlendirilirTMK m.166/1
AvantajıTMK m.166’da zinadaki gibi HAK DÜŞÜRÜCÜ SÜRE YOKTUR ve ispat eşiği daha düşüktürTMK m.166
Kusura etkisiGüven sarsıcı davranış kusur olarak değerlendirilir ve tazminat ile nafaka taleplerini doğrudan etkilerTMK m.174 · m.175
Mal rejimine etkisiKatılma alacağı kusurdan bağımsızdır; ancak ZİNA veya hayata kast nedeniyle boşanmada hâkim kusurlu eşin artık değerdeki payını AZALTABİLİR veya KALDIRABİLİRTMK m.236/2
Terditli davaTalebi kademeli kurun: öncelikle m.161, kabul edilmezse m.166HMK · uygulama
Tablo 2 — Delili nasıl elde ettiğiniz, içeriğinden daha önemli
KonuKuralDayanak
EN KRİTİK KURAL“Hukuka aykırı olarak elde edilmiş olan deliller, mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında DİKKATE ALINAMAZHMK m.189/2
Pratik sonucuDelili NASIL ELDE ETTİĞİNİZ, çoğu zaman İÇERİĞİNDEN DAHA ÖNEMLİDİRHMK m.189/2
Eşin telefonunu karıştırmakRıza dışı erişimle elde edilen içerikler delil değeri taşımayabilir ve ayrıca CEZA SORUMLULUĞU doğurabilirTCK m.132-134
Casus yazılımEşin cihazına izinsiz izleme yazılımı kurmak ağır ceza sorumluluğu doğururTCK m.243 vd.
Şifre kırmaHesaplara izinsiz erişim bilişim suçu oluşturabilirTCK m.243-244
Kişilik hakkıHukuka aykırı müdahale, kişilik hakkının korunması hükümlerine de aykırıdırTMK m.23-25
KULLANILABİLİR DELİLLERSize gelen mesaj ve e-postalar · ORTAK kullanılan cihaz veya hesaptaki açık içerikler · sosyal medyada HERKESE AÇIK paylaşımlar · tanık beyanı · otel, seyahat, kredi kartı kayıtları · kendi telefonunuzdaki kayıtlargenel ilkeler
Ekran görüntüsüTarih ve saat görünecek şekilde alın; mümkünse noter tespiti veya delil tespiti yaptırınHMK m.400 vd.
Karşı tarafın ikrarıYazışmalarda karşı tarafın kendi beyanları güçlü delildirHMK
Tablo 3 — Ne yapmalı, ne yapmamalı?
Yapın / yapmayınİçeriğiNot
YAPIN 1Rahatsızlığınızı önce eşinize açıkça ifade edin ve mümkünse yazılı bir iz bırakınİyiniyetinizin ve süreklilik iddiasının ispatı
YAPIN 2Kendi cihazınıza gelen veya açıkça erişilebilir içerikleri tarihli olarak kayıt altına alınHukuka uygun delil
YAPIN 3Davranışın SÜREKLİLİĞİNİ gösterin — tek bir mesaj yerine örüntüTMK m.166 değerlendirmesi
YAPIN 4Etkilerini belgeleyin: psikolojik destek başvurusu, sağlık kayıtlarıManevi tazminat dayanağı — TMK m.174/2
YAPIN 5Talebi TERDİTLİ kurun ve tazminat-nafaka taleplerinizi açıkça yazınTMK m.161 · m.166 · m.174-175
YAPMAYIN 1Eşinizin telefonunu, e-postasını veya hesaplarını izinsiz açmayınHMK m.189/2 · TCK m.132-134
YAPMAYIN 2Casus yazılım kurmayın, konum takibi yapmayınAğır ceza sorumluluğu
YAPMAYIN 3Üçüncü kişiyle doğrudan çatışmaya girmeyin, ifşa etmeyinKişilik hakkı ihlali ve kusur doğurur
YAPMAYIN 4Öğrendikten sonra uzun süre sessiz kalıp ortak hayata devam etmeyinÖrtülü af tartışması doğurur
YAPMAYIN 5Çocukları tartışmaya alet etmeyinTMK m.324 · uzman raporunda aleyhinize
Tablo 4 — Karşı taraf iseniz
KonuDeğerlendirmeDayanak
Suçlanan taraf iseniz 1Yazışmaların NİTELİĞİNİ ortaya koyun: iş, akrabalık, arkadaşlık — bağlamı gösterinKusur değerlendirmesi
Suçlanan taraf iseniz 2Delilin NASIL ELDE EDİLDİĞİNİ sorgulayın; hukuka aykırıysa AÇIKÇA İTİRAZ EDİNHMK m.189/2
Suçlanan taraf iseniz 3İçerik tahrif edilmiş veya bağlamından koparılmış olabilir — bilirkişi incelemesi talep edinHMK m.266 vd.
Suçlanan taraf iseniz 4Karşı tarafın kendi kusurlarını ortaya koyun — kusur karşılaştırması yapılırTMK m.166/2
Davacının kusuru ağırsaDavalının İTİRAZ HAKKI vardırTMK m.166/2
İtirazın reddiİtiraz hakkın kötüye kullanılması niteliğindeyse ve birliğin devamında korunmaya değer yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilirTMK m.166/2
Zina iddiasına karşıCinsel ilişkinin ispatlanmadığını vurgulayın; mesajlaşma zina değildirTMK m.161
Ceza yoluDelil hukuka aykırı elde edilmişse ayrıca suç duyurusunda bulunabilirsinizTCK m.132-134 · m.243
Görevli mahkemeAİLE MAHKEMESİ4787 s.K.

⚖️ Güncel not: Anayasa Mahkemesi 4 Haziran 2026 tarihli kararıyla TMK m.175/1’deki “süresiz olarak” ibaresini iptal etmiştir; iptal, Resmî Gazete yayımından dokuz ay sonra yürürlüğe girecektir. Geçiş döneminde mevcut nafaka kararları ve ödeme yükümlülüğü devam eder. Ayrıntı: AYM süresiz nafaka kararı (2026).

Sadakatin Kaynağı: TMK m.185 ve m.186

Sadakat yükümlülüğünün cinsel ilişkiyle sınırlı olmadığı sonucu, yorumdan değil kanun metninden çıkar. Hüküm TMK m.185’tedir ve üç ayrı yükümlülüğü birlikte sayar.

Maddeye göre evlenmeyle eşler arasında evlilik birliği kurulmuş olur. Eşler, bu birliğin mutluluğunu elbirliğiyle sağlamak ve çocukların bakımına, eğitim ve gözetimine beraberce özen göstermekle yükümlüdürler. Eşler birlikte yaşamak, birbirine sadık kalmak ve yardımcı olmak zorundadırlar.

Son cümlede sayılan üç yükümlülük — birlikte yaşama, sadakat, yardım — aynı düzeydedir ve hiçbirinin kapsamı maddede daraltılmamıştır. Kanun “cinsel sadakat” dememiş, yalnız “birbirine sadık kalmak” demiştir. Bu nedenle sadakatin kapsamı, evlilik birliğinin bütününe ilişkin bir güven ilişkisi olarak değerlendirilir.

TMK m.186 ise birliğin işleyişini gösterir: eşler oturacakları konutu birlikte seçerler. Birliği eşler beraberce yönetirler. Eşler birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve malvarlıkları ile katılırlar.

İki maddede kullanılan sözcükler — elbirliğiyle, beraberce, birlikte — birliğin eşit ve karşılıklı bir yapı olarak kurulduğunu gösterir. Sadakat de bu karşılıklılığın parçasıdır: tek yanlı bir ödev değil, her iki eş için geçerli bir yükümlülüktür.

YükümlülükKanunun ifadesi
Birlikte yaşama“Birlikte yaşamak”
Sadakat“Birbirine sadık kalmak” — kapsam daraltılmamış
Yardım“Yardımcı olmak”
Birliğin yönetimiBeraberce (m.186)

Kusur İtirazı ve Sınırı — TMK m.166/1-2

Genel boşanma sebebine dayanıldığında karşı tarafın en güçlü savunması kusur itirazıdır; ancak bu itirazın da bir sınırı vardır.

Birinci fıkra ölçütü koyar: evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir.

İkinci fıkra itiraz hakkı tanır: davacının kusuru daha ağır ise, davalının açılan davaya itiraz hakkı vardır.

Aynı fıkra bu hakkı sınırlar: bununla beraber bu itiraz, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ise ve evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir.

Bu üçlü yapının pratik sonucu şudur: karşı taraf “asıl sen kusurlusun” diyerek davayı otomatik olarak düşüremez. İtirazın dinlenmesi için davacının kusurunun daha ağır olması gerekir; buna rağmen itiraz hakkın kötüye kullanılması niteliğindeyse ve birliğin devamında korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir.

Kusur karşılaştırması aynı zamanda malî sonuçları da belirler: TMK m.174 uyarınca maddî tazminat kusursuz veya daha az kusurlu tarafa; TMK m.175 uyarınca yoksulluk nafakası ise kusuru daha ağır olmamak koşuluyla yoksulluğa düşecek tarafa tanınır.

KonuKural
ÖlçütOrtak hayatın çekilmezliği
İtiraz şartıDavacının kusurunun daha ağır olması
İtirazın sınırıHakkın kötüye kullanılması
Maddî tazminatKusursuz veya daha az kusurlu taraf
Yoksulluk nafakasıKusuru daha ağır olmamak koşuluyla

Güncel Değişiklik: TMK m.166/4’te Süre Bir Yıla İndi

Dava reddedilirse yolun kapanmadığını gösteren hüküm TMK m.166’nın son fıkrasıdır ve bu fıkra 2024 yılında değişmiştir. Değişiklik, süreci beklemek zorunda kalan taraflar bakımından belirleyicidir.

Önceki hâl. Fıkra, reddedilen bir boşanma davasının kesinleşmesinden itibaren üç yıl geçmesini arıyordu.

İptal. Anayasa Mahkemesi, 19 Nisan 2024 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan E. 2023/116, K. 2024/56 sayılı kararıyla bu hükmü iptal etmiştir. Gerekçede, ret kararına karşı kanun yoluna başvurulabildiğinden kesinleşmenin de uzun sürebileceği, üç yıllık sürenin makul olmadığı ve taraflara katlanamayacakları bir külfet yüklediği belirtilmiştir.

Yeni hâl. 14 Kasım 2024 tarihli ve 7532 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrasında fıkra şu şekildedir: boşanma sebeplerinden herhangi biriyle açılmış bulunan davanın reddine karar verilmesi ve bu kararın kesinleştiği tarihten başlayarak bir yıl geçmesi hâlinde, her ne sebeple olursa olsun ortak hayat yeniden kurulamamışsa evlilik birliği temelden sarsılmış sayılır ve eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir.

Yani bekleme süresi üç yıldan bir yıla inmiştir.

DönemSüre
Önceki düzenlemeÜç yıl
AYM kararı19.04.2024 — E.2023/116, K.2024/56
Yeni düzenleme14.11.2024 tarihli 7532 s.K.
Güncel süreBir yıl

m.166/4’ün Üç Koşulu ve Kusur Riski

Bu yola başvurulabilmesi için üç koşulun birlikte gerçekleşmesi gerekir; ayrıca hükmün gözden kaçan bir kusur sonucu vardır.

Birinci koşul: daha önce açılmış ve reddedilmiş bir boşanma davasının bulunması. Bu, boşanma sebeplerinden herhangi biriyle açılmış bir dava olabilir; sebebin türü önemli değildir.

İkinci koşul: ret kararının kesinleşmesinden sonra ortak hayatın yeniden kurulamamış olması.

Üçüncü koşul: ret kararının kesinleşmesinden itibaren bir yıllık sürenin geçmesi.

Usul bakımından önemli bir nokta: ret kararının kesinleşmiş olması dava şartıdır ve mahkemece kendiliğinden dikkate alınmalıdır. Bu nedenle dosyaya kesinleşme şerhli karar örneği sunulmalıdır. Ayrılığın süresini davacı ispatlamak durumundadır.

Kusur riski. Yargıtay uygulamasında, redle sonuçlanan ilk davayı açan ve dava reddedildiği hâlde fiilî ayrılığı sürdürerek m.166/4’teki boşanma sebebini yaratan tarafın tamamen kusurlu sayılabileceği kabul edilmektedir. Böyle bir durumda TMK m.174 ve m.175 şartları o taraf lehine oluşmaz; yani boşanma gerçekleşse dahi tazminat ve yoksulluk nafakası talepleri reddedilebilir.

Bu nedenle m.166/4 yolu, malî talepleri de bulunan dosyalarda tek başına değil, kusur tablosu bütün olarak değerlendirilerek tercih edilmelidir.

KonuKural
1. koşulReddedilmiş bir boşanma davası
2. koşulOrtak hayatın yeniden kurulamaması
3. koşulKesinleşmeden itibaren bir yıl
KesinleşmeDava şartı; re’sen gözetilir
İspatAyrılığın süresini davacı ispatlar
RiskSebebi yaratan taraf tam kusurlu sayılabilir

Görev, Yetki ve Sonraki Talepler İçin Süre

Dosyanın kurulmasında üç usul kuralı daha vardır ve üçü de kusur tartışmasından bağımsız işler.

Görev. Boşanma davaları aile mahkemesinde görülür. Aile mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla bakar ve kararında bu sıfatı belirtir.

Yetki. TMK m.168’e göre boşanma veya ayrılık davalarında yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir. İki seçenek arasında sıra yoktur; davacı ikisinden birini tercih edebilir. Yetki kuralı kesin nitelikte olmadığından, yetki itirazı cevap süresi içinde ilk itiraz olarak ileri sürülmelidir.

Sonraki talepler. TMK m.178’e göre evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Sürenin başlangıcı karar tarihi değil kesinleşme tarihidir.

Bunun pratik sonucu şudur: boşanma dosyasında ileri sürülmemiş tazminat ve yoksulluk nafakası talepleri, hükmün kesinleşmesinden itibaren bir yıl içinde ayrıca dava edilmelidir. Zamanaşımı hâkim tarafından kendiliğinden dikkate alınmaz; def’i olarak ileri sürülmesi gerekir.

Mal rejimi tasfiyesi ise ayrı bir davanın konusudur ve kendi süre rejimine tâbidir; bu nedenle boşanma dosyasıyla birlikte planlanması gerekir.

KonuKuralMadde
Görevli mahkemeAile mahkemesi
YetkiYerleşim yeri veya son 6 ay birlikte oturulan yerm.168
Yetki itirazıCevap süresinde ilk itiraz
Sonraki taleplerKesinleşmeden itibaren bir yılm.178
UygulanışıRe’sen değil; def’i olarak

Zina ile güven sarsıcı davranış ayrımı için mesajlaşma zina mı yazımıza, dava sürerken sadakatin devamı için sadakat yükümlülüğü yazımıza, kayıtların delil değeri için telefon kayıtları yazımıza bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Karşı cinsle mesajlaşma boşanma sebebi mi?

Olabilir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 04.03.2024 tarihli 2023/3688 E., 2024/1452 K. sayılı kararında yakın temas ve yoğun telefon görüşmeleri zina değil, güven sarsıcı davranış olarak değerlendirilmiştir; bu da TMK 166 kapsamında boşanma sebebi oluşturur.

Sadakat sadece cinsel midir?

Değildir. TMK 185/3 uyarınca eşler birbirine sadık kalmak zorundadır; bu yükümlülük duygusal yakınlığı da kapsar. Üçüncü bir kişiyle evlilik dışı bağ geliştirmek de ihlal sayılır.

Eşimin telefonundan aldığım ekran görüntülerini kullanabilir miyim?

Telefonun şifresini kırarak, casus yazılım yükleyerek veya kilidini zorla açarak elde edilen kayıtlar hukuka aykırı delil sayılır; hükme esas alınmaz, aleyhinize kusur doğurabilir ve cezai sorumluluk gündeme gelebilir.

Hangi deliller hukuka uygun?

Size gönderilen mesajlar, herkese görünür sosyal medya paylaşımları, tanık beyanları, noter aracılığıyla yapılan tespit ve eşinizin kendi ikrarı. Kendi cihazınızda bulunan yazışmalar sorun yaratmaz.

Ses kaydı kullanabilir miyim?

Hukuka aykırı yollarla elde edilen ses kayıtları hükme esas alınamaz. Ancak zina olgusu tanık anlatımları, fotoğraflar veya diğer hukuka uygun delillerle ispatlanabiliyorsa dava kabul edilir.

Öfkeyle mesaj atmam sorun olur mu?

Olur. Karşı tarafa veya üçüncü kişiye gönderilen hakaret içerikli mesajlar sizin de kusurlu sayılmanıza yol açar ve kusur dengesini değiştirir; bu da tazminat ve nafaka sonuçlarını etkiler.

Yazışmaları sosyal medyada paylaşabilir miyim?

Paylaşmayın. Bu, kişilik haklarına saldırı iddiasına ve ayrı bir tazminat davasına konu olabilir.

Talebi nasıl kurmalıyım?

Ağırlığa göre terditli kurmak yerinde olur: öncelikle TMK 161 (zina), ispatlanamazsa TMK 166 (evlilik birliğinin sarsılması). Tazminat taleplerini de açıkça ileri sürün.

⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar

Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.

Dosyanız için değerlendirme

Süreler kısadır ve usul hataları geri alınamaz. Belgelerinizi birlikte inceleyelim.

İletişime Geçin

Dosyanızın usul yönünü birlikte gözden geçirelim

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Bu içerik Aile ve Boşanma Hukuku alanındadır.

Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi  ·  Bu alandaki tüm rehberler  ·  Tüm hukuk dalları

Post by Av. Fatma Öztürk