Emekli Olduktan Sonra Çalışma ve Sosyal Güvenlik Destek Primi 2026: Aylık Kesilir mi, Kıdem Tazminatı Alınır mı? (5510 m.30)
04 Eylül 2026

Emekli Olduktan Sonra Çalışma ve Sosyal Güvenlik Destek Primi 2026: Aylık Kesilir mi, Kıdem Tazminatı Alınır mı? (5510 m.30)

Emekli olduktan sonra çalışmak yasak değildir; ancak nasıl çalışıldığı aylığın kesilip kesilmeyeceğini belirler. Hizmet akdiyle çalışanda aylık devam eder ve destek primi kesilir; kendi adına bağımsız çalışanda ise aylıktan kesinti yapılır. Emeklinin yeniden işe girmesi ayrıca kıdem tazminatı, işsizlik sigortası ve iş güvencesi bakımından farklı sonuçlar doğurur. Bu rehber, tabloyu 5510 sayılı Kanun’un ilgili maddeleriyle anlatır. Ankara’daki dosyanız için bize 0554 648 37 15 numarasından ulaşabilirsiniz.

Beş cümlede özet

  • Yaşlılık aylığı almakta iken hizmet akdiyle çalışmaya başlayanın aylığı kesilmez; kazançları üzerinden sosyal güvenlik destek primi alınır (5510 m.30).
  • Kendi adına ve hesabına bağımsız çalışmaya başlayanların ise aylıklarından destek primi kesilir.
  • Aylığın kesilmesini isteyip zorunlu sigortalı olarak çalışmak da mümkündür; bu hâlde çalışılan süre yeniden aylık hesabına dâhil olur.
  • Destek primine tabi çalışma, kısa vadeli sigorta kollarını kapsar; iş kazası ve meslek hastalığı hakları doğar.
  • Emekli olarak çalışan işçi de kıdem tazminatına hak kazanabilir; ancak işsizlik sigortasından yararlanamaz.

Emeklinin çalışma serbestisi ve sınırları

Yaşlılık aylığı bağlanmış olması, kişinin çalışma hakkını ortadan kaldırmaz. Kanun, emeklinin yeniden çalışmasını yasaklamaz; yalnızca bu çalışmanın sosyal güvenlik sistemi içindeki karşılığını düzenler. Belirleyici olan, çalışmanın hangi statüde yapıldığıdır: hizmet akdiyle bir işverene bağlı çalışma ile kendi adına bağımsız çalışma farklı sonuçlara bağlanmıştır.

Aylığın kesilip kesilmeyeceği ve hangi primin ödeneceği bu ayrıma göre belirlenir. Üçüncü bir ihtimal, emeklinin aylığının kesilmesini talep ederek zorunlu sigortalı olarak çalışmasıdır; bu tercih, çalışılan sürenin yeniden değerlendirilmesini ve aylığın sonradan artırılarak yeniden bağlanmasını sağlar. Emeklilik şartlarının kademelendirmesini ve yaş-prim ilişkisini SGK emeklilik yaşı ve sigortalılık süresi yazımızda ele aldık.

Hizmet akdiyle çalışma: aylık devam eder

Yaşlılık aylığı almakta iken bir işverene bağlı olarak hizmet akdiyle çalışmaya başlayan kişinin aylığı kesilmez. Bunun karşılığında, aldığı ücret üzerinden sosyal güvenlik destek primi alınır. Bu prim, işveren ve sigortalı hisselerinden oluşur ve kısa vadeli sigorta kolları primini de içerir. Sonuç şudur: emekli hem aylığını almaya devam eder hem ücret alır; ancak ödenen destek primi, emeklilik aylığını artırmaz ve yeni bir prim gün sayısı biriktirmez.

Destek primine tabi çalışmanın kapsamı sınırlıdır. Uzun vadeli sigorta kolları (malullük, yaşlılık, ölüm) devrede olmadığından, bu çalışma süresi ne aylığı yükseltir ne de yeni bir aylık hakkı doğurur. Buna karşılık kısa vadeli sigorta kolları uygulandığından, iş kazası ve meslek hastalığı hâlinde haklar doğar: geçici iş göremezlik ödeneği ve sürekli iş göremezlik geliri gündeme gelebilir. İş kazası bildirimi ve hakları konusunu iş kazası ve meslek hastalığı bildirimi ve hakları yazımızda ayrıntılı ele aldık.

Bağımsız çalışma: aylıktan kesinti

Emekli, kendi adına ve hesabına bağımsız çalışmaya başlarsa tablo değişir: bu hâlde aylığından sosyal güvenlik destek primi kesilir. Kesinti, aylığın kanunda belirlenen oranı üzerinden yapılır ve doğrudan aylığı azaltır. Ticari kazanç elde eden, şirket ortağı olan ya da esnaf faaliyeti yürüten emekliler bu kapsamdadır.

Çalışma biçimiAylığın durumuPrimSonuç
Hizmet akdiyle (işçi)KesilmezÜcret üzerinden destek primiAylık + ücret; gün birikmez
Kendi adına bağımsızKesilmez ama azalırAylıktan kesintiAylık düşer; gün birikmez
Aylığı kestirip zorunlu sigortalı çalışmaKesilirTüm sigorta kollarıSüre sayılır; aylık sonra yeniden bağlanır
Kamu görevlisi olarak çalışmaKural olarak kesilirİlgili statüye göreÖzel hükümler uygulanır
Yurt dışında çalışmaDuruma göre değişirSözleşme hükümleriYurt dışı borçlanmasıyla bağlanan aylıkta kesinti riski
Vekâlet/eser sözleşmesiyle iş görmeNiteliğine göreBağımlılık varsa hizmet akdi sayılırGerçek ilişki esas alınır

Tabloyu yana kaydırarak tüm sütunları görebilirsiniz.

Son satır uygulamada önem taşır: sözleşmenin adı değil, ilişkinin gerçek niteliği esas alınır. Bağımlılık, talimat alma, çalışma saatlerinin belirlenmiş olması ve işyerine tabi çalışma unsurları varsa ilişki, adı ne olursa olsun hizmet akdi sayılır ve destek primi yükümlülüğü doğar. Bildirim yapılmaması hâlinde işverene idari para cezası uygulanır; bu yaptırımları SGK idari para cezaları ve işverenin bildirim yükümlülükleri yazımızda ele aldık.

Aylığı kestirip yeniden çalışmak

Emekli, aylığının kesilmesini talep ederek zorunlu sigortalı statüsünde çalışabilir. Bu tercihin sonucu şudur: çalışılan süre boyunca tüm sigorta kolları uygulanır, prim gün sayısı birikir ve çalışma sona erdiğinde aylık, yeni süreler de dikkate alınarak yeniden hesaplanır. Uzun süre çalışmayı planlayan ve aylığı düşük olan emekliler için bu yol, uzun vadede daha yüksek aylık anlamına gelebilir.

Karar verilirken iki hesap birlikte yapılmalıdır. Birincisi, aylıksız geçirilecek sürede kaybedilen toplam tutar; ikincisi, yeniden bağlanacak aylıktaki artış ve bu artışın kayıp tutarını kaç yılda telafi edeceği. Kısa süreli çalışmalarda destek primi yolu neredeyse her zaman daha avantajlıdır; uzun süreli çalışmalarda ise hesap değişebilir. Kurumdan her iki senaryo için hesap yazısı istenmesi, kararın sağlıklı verilmesini sağlar.

Emeklinin sağlık güvencesi ve bakmakla yükümlü olduğu kişiler

Yaşlılık aylığı alan kişi genel sağlık sigortalısı sayılır ve sağlık hizmetlerinden bu kapsamda yararlanır; ayrıca eşi, şartları taşıyan çocukları ve anne-babası bakmakla yükümlü olunan kişi olarak aynı güvenceden faydalanır. Emeklinin yeniden çalışmaya başlaması bu durumu değiştirmez; destek primine tabi çalışmada sağlık güvencesi aylıktan doğmaya devam eder. Aylığın kesilmesini talep ederek zorunlu sigortalı çalışan emekli bakımından ise güvence, çalışmakta olduğu sigortalılıktan doğar; iki durumda da kesinti yaşanmaz.

Dikkat edilmesi gereken nokta, aylığın kesildiği ve yeni bir sigortalılığın da kurulmadığı ara dönemlerdir. Örneğin aylığını kestirip çalışmaya başlayan, ardından işten ayrılan ve yeni aylık talebini geciktiren kişi bu ara dönemde güvencesiz kalabilir; kanunda öngörülen geçiş süresi dolduğunda kendi adına genel sağlık sigortası tescili yapılır ve prim tahakkuk eder. Bu nedenle aylığın yeniden bağlanması talebinin çalışmanın sona erdiği tarihte hemen yapılması gerekir. Genel sağlık sigortası tescili, gelir testi ve GSS borcunun nasıl doğduğunu isteğe bağlı sigorta ve genel sağlık sigortası yazımızda ayrıntılı ele aldık.

Emeklilikte statü farkları: 4/a, 4/b ve kamu görevlileri

Destek primi kuralları, emekli aylığının hangi statüden bağlandığına ve yeniden hangi statüde çalışıldığına göre farklılaşır. Hizmet akdiyle çalışanlar bakımından aylığın kesilmemesi ve ücret üzerinden destek primi alınması kuralı geneldir. Buna karşılık kamu görevlisi olarak yeniden çalışmaya başlanması hâlinde kural olarak aylık kesilir ve ilgili statünün kendi hükümleri uygulanır; bu, kamu kurumlarında sözleşmeli veya kadrolu göreve dönen emekliler bakımından önem taşır.

İkinci farklılık, aylığın bağlandığı mevzuata göre ortaya çıkar. Uzun yıllar önce farklı kanunlara göre aylık bağlanmış kişiler bakımından geçiş hükümleri uygulanabilir ve destek primi oranları ile kesinti esasları değişebilir. Üçüncüsü, tarım ve orman işlerinde süreksiz çalışanlar ile ev hizmetlerinde çalışanlar gibi özel sigortalılık türlerinde ayrı düzenlemeler bulunmasıdır. Bu nedenle emeklinin yeniden çalışma kararı öncesinde, aylığın hangi statüden bağlandığının ve yeni işin hangi statüye gireceğinin Kurumdan yazılı olarak teyit edilmesi en güvenli yoldur; sözlü bilgiye dayanarak yapılan tercihler, sonradan yersiz ödeme borcu olarak geri dönebilir.

Emeklinin iş hukuku bakımından durumu

Emekli olarak yeniden işe giren kişi, iş hukuku bakımından tam anlamıyla işçidir; emeklilik statüsü iş sözleşmesinin niteliğini değiştirmez. Bunun sonuçları şunlardır:

  • Kıdem tazminatı: Yeni iş ilişkisinde kanunun aradığı şartlar gerçekleşirse kıdem tazminatına hak kazanılır; önceki emeklilik bu hakkı ortadan kaldırmaz.
  • İhbar tazminatı ve yıllık izin: Genel hükümler uygulanır; yıllık izin süresi, işçinin kıdemi ve yaşına göre belirlenir.
  • İş güvencesi: Kanundaki şartların varlığı hâlinde işe iade davası açılabilir; emeklilik tek başına bu hakkı ortadan kaldırmaz.
  • İşsizlik sigortası: Destek primine tabi çalışmada işsizlik sigortası primi ödenmediğinden işsizlik ödeneğinden yararlanılamaz.
  • İş kazası hakları: Kısa vadeli sigorta kolları uygulandığından iş kazası ve meslek hastalığı hakları doğar.

Uygulamada en sık karşılaşılan yanılgı, emeklinin kıdem tazminatı alamayacağı düşüncesidir. Oysa yeni iş ilişkisi bağımsız bir sözleşmedir ve kendi kıdemini doğurur. İşsizlik ödeneği bakımından ise durum farklıdır; şartlarını işsizlik ödeneği yazımızda ele aldık.

Emeklinin işvereni bakımından yükümlülükler

Emekli çalıştıran işverenin yükümlülükleri, diğer işçilerdekiyle büyük ölçüde aynıdır; fark yalnızca ödenecek prim türündedir. İşveren, emekli işçiyi de çalışmaya başlamadan önce Kuruma bildirmek, aylık prim ve hizmet belgesini süresinde vermek ve ücret ile prim kayıtlarını usulüne uygun tutmakla yükümlüdür. Bildirimin yapılmaması yalnızca idari para cezası doğurmaz; emeklinin aylığının haksız yere devam etmesine yol açtığı için sonradan yersiz ödeme tartışması da açar.

İş sağlığı ve güvenliği yükümlülükleri bakımından ise hiçbir fark yoktur: risk değerlendirmesi, eğitim, işe giriş ve periyodik sağlık muayenesi ile kişisel koruyucu donanım yükümlülükleri emekli işçi için de geçerlidir. Yaşa bağlı sağlık risklerinin yüksek olduğu işlerde işverenin gözetim yükümlülüğü ağırlaşır; bu, iş kazası hâlinde kusur değerlendirmesinde doğrudan etkilidir. Emekli işçinin geçirdiği iş kazasında kısa vadeli sigorta kolları uygulandığından Kurum ödeme yapar; olayın işverenin mevzuata aykırı hareketinden kaynaklanması hâlinde ise Kurum, yaptığı ödemeleri işverene rücu eder. Bu rücu mekanizmasını ve savunma noktalarını SGK rücu davasına cevap dilekçesi örneği yazımızda ele aldık. İşverenin bildirim ve belge yükümlülüklerinin tamamını ise SGK idari para cezaları rehberimizde topladık.

Emekli aylığının kesilmesi ve yersiz ödeme

Bildirim yapılmadan çalışılması hâlinde Kurum, sonradan yapacağı denetimle durumu tespit eder ve o döneme ilişkin işlem yapar. Aylığın kesilmesi gereken bir hâlde ödeme yapılmışsa yersiz ödeme doğar; ödenen tutar, kanunda öngörülen esaslara göre faiziyle birlikte geri istenir. Bu talebe karşı, çalışmanın niteliğinin farklı olduğu ya da bildirimin yapıldığı ileri sürülerek itiraz edilebilir.

Yersiz ödeme borcunun hesabında iki nokta tartışılır: borcun hangi tarihten itibaren hesaplandığı ve faiz uygulaması. Kurumun kendi kusuruyla oluşan yersiz ödemelerde faiz uygulaması bakımından farklı esaslar öngörülmüştür; bu ayrım, borç tutarını belirgin biçimde değiştirebilir. Borca itiraz edildiğinde tahsil işlemleri devam ediyorsa, menfi tespit davasıyla birlikte tedbir talebinde bulunulması gerekir. Kurum alacaklarının 6183 sayılı Kanun’a göre nasıl takip edildiğini SGK prim borcu ve tahsil süreci yazımızda anlattık.

Emeklilik sonrası çalışmada vergi ve diğer yükümlülükler

Emeklinin çalışma kararı yalnızca sosyal güvenlik değil, vergi sonuçları da doğurur. Ücretli olarak çalışan emekli, ücreti üzerinden gelir vergisi kesintisine tabidir; emeklilik statüsü bu kesintiyi ortadan kaldırmaz. Bağımsız çalışan emekli ise faaliyetinin niteliğine göre ticari kazanç veya serbest meslek kazancı mükellefi olur ve beyanname yükümlülüğü doğar. Vergi mükellefiyetinin tesis edilmesi, aynı zamanda sosyal güvenlik bakımından bağımsız çalışma karinesi oluşturduğundan, iki yükümlülük birbirini tetikler.

Bu noktada en sık yapılan hata, faaliyetin fiilen sona ermesine rağmen mükellefiyetin ve sicil kayıtlarının kapatılmamasıdır. Kayıt açık kaldığı sürece hem vergi hem sosyal güvenlik yönünden yükümlülük devam eder; emekli aylığından kesinti sürer ve dönem sonlarında beyanname verilmemesi ayrı yaptırım doğurur. Faaliyetin bırakılması hâlinde vergi dairesine terk bildirimi yapılması, ticaret sicili ve varsa oda kaydının kapatılması gerekir. Engellilik indirimi gibi kişiye bağlı vergi kolaylıklarının çalışma hâlinde nasıl uygulanacağı da ayrıca değerlendirilmelidir; bu kolaylıkların bir kısmı yalnızca ücret gelirine, bir kısmı ise beyana tabi kazançlara uygulanır. Engelli bireyler bakımından tanınan vergi ve araç istisnalarını engelli sürücü ve araç hakları yazımızda ele aldık.

Şirket ortaklığı, kira geliri ve diğer kazançlar

Her gelir, sosyal güvenlik bakımından çalışma sayılmaz. Kira geliri, faiz ve temettü gibi pasif gelirler kural olarak sigortalılık doğurmaz; bu gelirlerin elde edilmesi emekli aylığını etkilemez. Buna karşılık şirket ortaklığı bakımından tablo değişir: kanunda sayılan şirket türlerinde ortaklık, kendi adına bağımsız çalışma sayılarak sigortalılık doğurabilir ve emekli aylığından destek primi kesintisine yol açar.

Bu nedenle emekliliğin ardından şirket kurmayı ya da ortak olmayı düşünenlerin, hangi ortaklık türünün sigortalılık doğurduğunu önceden değerlendirmesi gerekir. Aynı şekilde vergi mükellefiyeti tesis ettirmek de bağımsız çalışma karinesi oluşturur; mükellefiyetin kapatılmaması, fiilen faaliyet olmasa bile prim ve kesinti doğurabilir. Faaliyetin sona erdiği hâllerde mükellefiyetin ve sicil kayıtlarının kapatılması, sonradan çıkacak borcu önler.

Emeklilik sonrası çalışmada ispat sorunları

Emekli çalışanların en sık yaşadığı hukuki sorun, çalışmanın niteliğinin sonradan tartışmalı hâle gelmesidir. Bağımsız çalışma sayılarak aylıktan kesinti yapılan bir kişi, aslında bir işverene bağlı ve talimatla çalıştığını ileri sürebilir; tersi durumda Kurum, hizmet akdiyle çalıştığı bildirilen bir kişinin fiilen kendi işini yürüttüğünü tespit edebilir. Bu tartışmalarda esas alınan ölçüt sözleşmenin başlığı değil, ilişkinin gerçek niteliğidir: talimat alma, çalışma saatlerinin belirlenmiş olması, işyerine tabi çalışma ve ücretin düzenli ödenmesi bağımlılığın göstergeleridir.

İspat bakımından toplanacak deliller şunlardır: işe giriş bildirgesi ve bordrolar, banka üzerinden yapılan düzenli ödemeler, mesai ve puantaj kayıtları, işyeri giriş çıkış verileri, görevlendirme yazıları ve tanık beyanları. Bağımsız çalışma iddiasında ise vergi mükellefiyeti kayıtları, fatura düzeni, kendi adına yapılan ticari işlemler ve iş organizasyonuna ilişkin belgeler öne çıkar. Bu dosyalarda mahkeme çoğunlukla bilirkişi incelemesine başvurur; sunulan belgelerin tarih sırasıyla ve eksiksiz verilmesi sonucu doğrudan etkiler. Sigortasız ya da hatalı statüde bildirilen çalışmaların tespiti için izlenecek yolu hizmet tespit dava dilekçesi örneği yazımızda ele aldık.

İtiraz ve dava yolları

Uyuşmazlıkİlk adımDava yolu
Aylığın hatalı kesilmesiKuruma itirazİş Mahkemesi
Yersiz ödeme borcuBorç tebligatına itirazMenfi tespit davası
Çalışmanın niteliğinin hatalı belirlenmesiBelgelerle başvuruTespit davası
Destek primi tutarına itirazKuruma düzeltme başvurusuİş Mahkemesi
Kıdem tazminatının ödenmemesiArabuluculuk (dava şartı)İş Mahkemesi
Aylığın yeniden bağlanmamasıYazılı talep ve itirazİş Mahkemesi

Tabloyu yana kaydırarak tüm sütunları görebilirsiniz.

Sosyal güvenlik uyuşmazlıklarında Kuruma başvuru dava şartıdır. İşçilik alacaklarında ise arabuluculuk dava şartı olarak öngörülmüştür; bu iki farklı ön şartın karıştırılmaması gerekir. Emekli işçinin hem Kuruma hem işverene yönelik talepleri bulunuyorsa, iki ayrı süreç paralel yürütülür.

Yersiz ödeme borcuna itiraz dilekçesi örneği

SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
…………… SOSYAL GÜVENLİK MERKEZİ MÜDÜRLÜĞÜNE

BAŞVURUCU: Ad Soyad, T.C. Kimlik No, Adres

KONU: ……/……/2026 tarihli yazı ile bildirilen …… TL tutarındaki yersiz ödeme borcuna itirazımdır.

AÇIKLAMALAR

1. ……/……/…… tarihinden itibaren tarafıma yaşlılık aylığı bağlanmıştır.

2. Kurumunuzca, ……/……/…… – ……/……/…… döneminde çalışmam nedeniyle aylığımın kesilmesi gerektiği belirtilerek adıma yersiz ödeme borcu çıkarılmıştır.

3. Oysa belirtilen dönemde hizmet akdiyle, bir işverene bağlı olarak çalıştım. 5510 sayılı Kanun’un 30. maddesi uyarınca bu çalışma biçiminde yaşlılık aylığı kesilmez; kazanç üzerinden sosyal güvenlik destek primi alınır. İşyeri kayıtları ve hizmet dökümü ektedir.

4. Aylığın kesilmesini gerektiren bir durum bulunmadığından, adıma çıkarılan yersiz ödeme borcunun hukuki dayanağı yoktur.

5. Kabul anlamına gelmemek kaydıyla, borç tutarının hesabında faiz uygulamasının yeniden değerlendirilmesini talep ediyorum.

HUKUKİ SEBEPLER: 5510 sayılı Kanun m.30, 96 ve ilgili hükümler.

DELİLLER: SGK hizmet dökümü, işe giriş bildirgesi, bordrolar, işyeri kayıtları, borç bildirim yazısı.

SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan nedenlerle adıma çıkarılan yersiz ödeme borcunun iptalini, aksi hâlde tutarın yeniden hesaplanmasını saygıyla arz ve talep ederim. ……/……/2026

Başvurucu
Ad Soyad – İmza

Emekli çalışanlar için kontrol listesi

  1. Çalışmanız hizmet akdiyle mi bağımsız mı? Sonuç buna göre değişir.
  2. İşe girişte işverenin bildirim yaptığını doğrulayın; bildirimsiz çalışma yersiz ödeme borcu doğurur.
  3. Bağımsız çalışacaksanız aylıktan kesinti yapılacağını hesaba katın.
  4. Uzun süre çalışacaksanız aylığı kestirme seçeneğini karşılaştırmalı olarak hesaplatın.
  5. Destek primine tabi çalışmada işsizlik ödeneği hakkı doğmaz; buna güvenmeyin.
  6. Kıdem tazminatı hakkınız devam eder; yeni iş ilişkisi kendi kıdemini doğurur.
  7. Şirket ortaklığı ve vergi mükellefiyeti sigortalılık doğurabilir; önceden değerlendirin.
  8. Faaliyeti bıraktıysanız mükellefiyet ve sicil kaydını kapattırın.

Sık sorulan sorular

Emekli olduktan sonra çalışmak yasak mı?

Hayır. Kanun çalışmayı yasaklamaz; yalnızca çalışmanın statüsüne göre aylığın ve primin durumunu düzenler.

İşçi olarak çalışırsam aylığım kesilir mi?

Hayır. Hizmet akdiyle çalışmada aylık kesilmez; ücret üzerinden sosyal güvenlik destek primi alınır.

Kendi işimi kurarsam ne olur?

Kendi adına bağımsız çalışmada aylıktan destek primi kesintisi yapılır; aylık azalır.

Destek primi ödediğim süre emekliliğime sayılır mı?

Hayır. Uzun vadeli sigorta kolları uygulanmadığından prim gün sayısı birikmez ve aylık artmaz.

Aylığımı kestirip çalışmak avantajlı mı?

Uzun süreli çalışmalarda olabilir; kaybedilen aylık ile yeniden bağlanacak aylıktaki artışın karşılaştırmalı hesabı yapılmalıdır.

Emekli işçi kıdem tazminatı alabilir mi?

Evet. Yeni iş ilişkisi bağımsız bir sözleşmedir ve şartlar gerçekleşirse kendi kıdem tazminatını doğurur.

Emekli işçi işsizlik maaşı alabilir mi?

Hayır. Destek primine tabi çalışmada işsizlik sigortası primi ödenmediğinden ödenekten yararlanılamaz.

Emekli işçi iş kazası geçirirse hakları var mı?

Evet. Kısa vadeli sigorta kolları uygulandığından geçici ve sürekli iş göremezlik hakları doğar.

Kira gelirim aylığımı etkiler mi?

Hayır. Kira, faiz, temettü gibi pasif gelirler kural olarak sigortalılık doğurmaz.

Şirket ortağı olmak aylığımı etkiler mi?

Kanunda sayılan şirket türlerinde ortaklık bağımsız çalışma sayılabilir ve aylıktan kesinti doğurabilir.

Bildirimsiz çalıştım, ne olur?

Kurum tespit ettiğinde yersiz ödeme borcu çıkarılır ve ödenen tutar faiziyle geri istenir; itiraz yolu açıktır.

Emekli işçi işe iade davası açabilir mi?

Kanundaki iş güvencesi şartları gerçekleşiyorsa evet; emeklilik tek başına bu hakkı ortadan kaldırmaz.

Faaliyetimi bıraktım ama mükellefiyetim açık; ne olur?

Kayıt açık kaldığı sürece hem vergi hem sosyal güvenlik yükümlülüğü sürer ve aylıktan kesinti devam eder; terk bildirimi ve sicil kapatma işlemleri yapılmalıdır.

Emekli ücretinden gelir vergisi kesilir mi?

Evet. Ücretli çalışan emeklinin ücreti gelir vergisi kesintisine tabidir; emeklilik bu kesintiyi ortadan kaldırmaz.

Emekli çalıştıran işverenin yükümlülükleri farklı mı?

Bildirim, belge ve iş sağlığı güvenliği yükümlülükleri aynıdır; fark yalnızca ödenecek primin destek primi olmasıdır.

Emeklinin sağlık güvencesi çalışınca değişir mi?

Hayır. Destek primine tabi çalışmada güvence aylıktan doğmaya devam eder; aylığı kestirenlerde ise mevcut sigortalılıktan doğar.

Kamu görevlisi olarak çalışırsam aylığım kesilir mi?

Kural olarak kesilir ve ilgili statünün kendi hükümleri uygulanır; bu nedenle kamuya dönüşte durumun önceden teyidi gerekir.

Yersiz ödeme borcuna nereye itiraz edilir?

Önce Kuruma; sonuç alınamazsa iş mahkemesinde menfi tespit davası açılır. Kuruma başvuru dava şartıdır.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m.30 ve m.96 ile 4857 sayılı İş Kanunu hükümlerine dayanır. Oran ve tutarlar değişebilir; somut dosyanız için Hukukçular Evi Ankara ile 0554 648 37 15 numaralı telefondan iletişime geçin.


Post by Av. Fatma Öztürk