Yoklama Kaçağı, Bakaya ve Saklı Suçu (AsCK m.63) ve Cezası
07 Ağustos 2026

Yoklama Kaçağı, Bakaya ve Saklı Suçu (AsCK m.63) ve Cezası

Yoklama kaçağı ve bakaya, uygulamada en sık karşılaşılan askerî suçlardandır. Ancak bu suçun yapısı 2011 ve 2021 yıllarındaki değişikliklerle köklü biçimde değişmiştir: artık doğrudan hapis cezasıyla başlayan bir suç değildir. Önce idari bir aşama gelir ve ceza yolu ancak o aşama tamamlandıktan sonra açılır. Bu yapıyı bilmemek, savunmada en kritik imkânı kaçırmak anlamına gelir.

Önce İdari Para Cezası, Sonra Suç

1632 sayılı Askerî Ceza Kanununun 63. maddesinin birinci fıkrası (Değişik: 31/3/2011-6217/4 md.), suçun oluşabilmesi için iki ön koşul arar:

  • 25/6/2019 tarihli ve 7179 sayılı Askeralma Kanununun 24. maddesi uyarınca ilgili hakkında verilen idari para cezasının kesinleşmiş olması,
  • ve aynı Kanunun 23. maddesinde belirtilen mazeretlerden birinin bulunmaması.

Bu iki koşul birlikte gerçekleşmedikçe, 63. madde kapsamında ceza sorumluluğu doğmaz. Uygulamada en sık gözden kaçan nokta budur. Dosyada mutlaka tespit edilmesi gerekenler şunlardır: idari para cezası gerçekten verilmiş mi, usulüne uygun tebliğ edilmiş mi, kesinleşmiş mi ve kesinleşme tarihi nedir? İdari para cezası kesinleşmeden başlatılan bir ceza soruşturması, kanunun aradığı ön koşuldan yoksundur.

İkinci koşul da en az bu kadar önemlidir: 7179 sayılı Askeralma Kanununun 23. maddesindeki mazeretlerden birinin bulunması hâlinde suç oluşmaz. Sağlık durumu, ulaşım engeli veya diğer kabul edilebilir mazeretlere ilişkin belgeler, dosyanın en başında toplanmalıdır.

Sürenin Başlangıcı Dört Ayrı Hâle Göre Belirlenir

Ceza miktarı, sürenin ne kadar geçtiğine bağlı olduğu için başlangıç tarihinin doğru tespiti belirleyicidir. Madde dört ayrı başlangıç noktası öngörür:

  • Yoklama kaçakları için: birlikte yoklamaya tabi oldukları doğumluların yurt genelinde normal sevk yılı içindeki son kafilesinin gönderilmesi tarihinden
  • Bakaya kalanlar için: bakaya kaldıkları tarihten
  • İhtiyat erattan çağrılanlar için: birlikte işleme tabi olduğu kişilerin en son gönderilme tarihinden
  • Kıtasına katılmayan veya geç katılanlar için (yoklama kaçağı, saklı veya bakaya olup olmamasına bakılmaksızın): kendilerine tanınan kanuni yol süresinin bitiminden

Dördüncü hâl özellikle dikkat çekicidir: askerlik şubesince sevk edildiği kıtasına katılmayan veya geç katılan kişi, daha önce yoklama kaçağı veya bakaya olmasa dahi bu madde kapsamına girer. Burada kanuni yol süresinin doğru hesaplanıp hesaplanmadığı ayrıca denetlenmelidir.

Hakkınızda bakaya işlemi mi başlatıldı?

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Altı Ayrı Ceza Dilimi: Gelmek ile Yakalanmak Arasındaki Fark

Madde, cezayı iki değişkene bağlar: geçen süre ve kişinin kendiliğinden gelip gelmediği. Bu ikisinin kesişiminden altı ayrı dilim doğar.

Geçen süreKendiliğinden gelenlerYakalananlar
4 ay içinde6 aya kadar hapis2 aydan 6 aya kadar hapis
4 aydan sonra, 1 yıl içinde2 aydan 1 yıla kadar hapis4 aydan 1 yıla kadar hapis
1 yıldan sonra4 aydan 2 yıla kadar hapis6 aydan 3 yıla kadar hapis

Tablo tek başına bir savunma stratejisi sunar. Kendiliğinden gelmek, her dilimde cezayı belirgin biçimde düşürür. Bir yıldan sonra kendiliğinden gelen kişi 4 aydan 2 yıla kadar bir bantla karşılaşırken, aynı sürede yakalanan kişi 6 aydan 3 yıla kadar bir bantla karşılaşır. Dört ay içinde kendiliğinden gelmede ise alt sınır hiç öngörülmemiş, yalnızca 6 aylık üst sınır belirlenmiştir.

Bu nedenle hakkında işlem başlatıldığını öğrenen kişinin en erken aşamada karar vermesi gerekir. Bekleyerek geçen her ay, hem dilimi yukarı taşır hem de “kendiliğinden gelme” imkânını riske atar.

Seferberlik Hâlinde Rejim

Maddenin ikinci fıkrası seferberlik için ayrı ve çok daha ağır bir rejim öngörür. Sevk gününün bitmesinden itibaren yedi gün içinde gelenler bir aydan bir seneye, elde edilenler dört aydan iki seneye kadar; yedi günden sonra üç ay içinde gelenler iki seneden aşağı olmamak üzere, elde edilenler üç seneden aşağı olmamak üzere hapis; üç aydan sonra kendiliğinden gelenler beş seneden az olmamak üzere ağır hapis, elde edilenler ölüm cezasına mahkûm edilir. Az vahim hâllerde ölüm cezası yerine müebbet veya on seneden aşağı olmamak üzere ağır hapis verilir ve diğer hâllerdeki cezalar yarıya indirilir.

Kendini Askerliğe Yaramayacak Hâle Getirme (m. 79-81)

Askerlik yükümlülüğünden kaçınmanın diğer biçimleri ayrı bir fasılda düzenlenmiştir.

Kendini Sakatlama (m. 79)

Kendisini kasten sakatlayan veya herhangi bir suretle askerliğe yaramayacak bir hâle getiren ya da kendi rızasıyla bu hâle getirten kişi bir seneden beş seneye kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Fiil her nevi askerî maksatlar için çalışma kabiliyetini mahvetmişse ceza yedi seneye kadar ağır hapis; seferberlikte yapılmışsa on seneye kadar ağır hapis; düşman karşısında yapılmışsa ölüm cezasıdır.

Suçun temel unsuru kasttır. Kaza, hastalık veya tedavi sonucu ortaya çıkan durumlar bu kapsamda değerlendirilemez. Tıbbi geçmiş kayıtları, hastane belgeleri ve olayın oluş biçimine ilişkin tanıklıklar savunmanın temel dayanaklarını oluşturur.

Başkasını Yaramaz Hâle Getirme (m. 80)

79. maddede yazılı fiilleri bilerek başkasına yapan da aynı ceza ile cezalandırılır. Bu suç sivil kişiler tarafından da işlenebilir.

Askerlikten Kurtulmak İçin Hile (m. 81)

Askerlik çağına girenlerden askerlikten büsbütün veya kısmen kurtulmak kastıyla ismini değiştirenler, başkasını kendi yerine tabip muayenesine veya askere gönderenler, başkasının hüviyet cüzdanını veya askerî vesikasını kullananlar, askerlik işlerinde sahte şehadetname veya evrak kullananlar yahut her ne suretle olursa olsun hile ve desise yapanlar; ayrıca kıtaya veya bir müesseseye katıldıktan sonra yapmak zorunda olduğu hizmetten büsbütün veya kısmen kurtulmak kastıyla hile yapanlar, on seneye kadar ağır hapis cezası ile cezalandırılır.

Maddenin ikinci fıkrasına göre (Değişik: 22/3/2000-4551/19 md.) bu cezalar suç ortaklarına da uygulanır; az vahim hâllerde altı aydan beş seneye kadar hapis cezası verilir.

Bu maddedeki fiiller aynı zamanda Türk Ceza Kanunu kapsamında sahtecilik veya dolandırıcılık gibi ayrı suçları da gündeme getirebileceğinden, her iki kanunun birlikte değerlendirilmesi gerekir.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

Askerî mahkemeler 2017 yılında kaldırıldığından bu suçların yargılaması adli yargıda yapılır. Ek Madde 19 uyarınca askerî suçlara ilişkin dava ve işler, suçun işlendiği yerin bağlı olduğu ilin adıyla anılan asliye ve ağır ceza mahkemelerinde ya da Hâkimler ve Savcılar Kurulunca belirlenen ilçelerdeki mahkemelerde görülür. Bu dava ve işler acele işlerden sayılır ve adli tatilde de görülür.

Ancak dikkat: Ek Madde 19’un dördüncü fıkrasındaki özel yetki kuralı 65, 66, 67, 68 ve 70. maddelerdeki suçları kapsar; 63. madde bu listede yer almaz. Dolayısıyla yoklama kaçağı, bakaya ve saklı suçlarında genel yetki kuralı uygulanır.

Soruşturma bakımından, ilgili Cumhuriyet başsavcılıklarında askerî suçlar bürosu kurulur ve yeteri kadar Cumhuriyet savcısı görevlendirilir.

Erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması

Ek Madde 11 uyarınca 63. madde sırf askerî suçlar listesinde yer almaz. Bu, savunma bakımından önemli bir avantajdır; çünkü sırf askerî suçlara özgü kısıtlamalar bu suç için uygulanmaz.

Buna karşılık 79. ve 81. maddelerdeki suçlar sırf askerî suç olarak sayılmıştır. Bu durumda Kanunun 47. maddesindeki erteleme kısıtı (netice cezanın üç ay veya daha fazla olması) ve Ek Madde 17’deki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kısıtı (altı ay veya daha fazla) devreye girer.

Ayrıca Ek Madde 8’e göre sırf askerî suçlar ile hapis cezasının üst sınırı üç ayı geçen askerî suçlar hakkında önödeme hükümleri uygulanmaz.

Kaçaklara Yardım Edenlerin Sorumluluğu (m. 75)

Bu başlığın az bilinen bir boyutu, sivil kişilerin ve işverenlerin sorumluluğudur. Kanunun 75. maddesine göre; asker kişileri kaçmaya kışkırtan, kaçmalarını veya kaçaklığın devamını kolaylaştıran ya da kaçakları, izinsizleri, bakayayı, yoklama kaçaklarını, saklıları ve çağrılıp da gelmeyen yedek subay ve yedek astsubaylar ile yedek askerî memurları bilerek özel ve resmî hizmete alanlar, gizleyenler veya belirtilen kurum ve kuruluşlarda her ne suretle olursa olsun çalıştıranlar ve Hükümetten yapılacak tebligat üzerine özel işlerinden çıkarmayanlar; barışta üç aydan bir yıla, tekerrüründe bir yıldan üç yıla, seferberlikte veya olağanüstü hâllerde altı aydan iki yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Bu eylemin seferberlikte veya olağanüstü hâllerde tekerrüründe ceza yedi yıla kadar ağır hapis olur.

Bu hüküm işverenler bakımından gerçek bir risk doğurur. Ayrıca Kanunun 192. maddesine göre, 75. maddedeki suçlar askerî mahkemelere tabi olmayan siviller tarafından işlenirse genel mahkemeler bu Kanun hükümlerini uygular.

Durumunuzu birlikte değerlendirelim.

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Ne Yapmalısınız?

İdari para cezasını kontrol edin. 7179 sayılı Kanunun 24. maddesi uyarınca verilen idari para cezası gerçekten verilmiş, usulüne uygun tebliğ edilmiş ve kesinleşmiş mi? Bu ön koşul gerçekleşmeden ceza sorumluluğu doğmaz.

Mazeretinizi belgeleyin. 7179 sayılı Kanunun 23. maddesindeki mazeretlerden biri varsa suç oluşmaz. Sağlık raporu, hastane kaydı, ulaşım engeli veya diğer belgeler dosyanın en başında toplanmalıdır.

Süre başlangıcını doğrulayın. Dört ayrı başlangıç noktası vardır ve hangisinin uygulandığı ceza dilimini doğrudan belirler. Yanlış tarihten hesaplanan bir süre, dilimi bir üst basamağa taşıyabilir.

Kendiliğinden gelmeyi değerlendirin. Tabloda görüldüğü gibi her dilimde kendiliğinden gelmek cezayı düşürür. Bekleyerek geçen her ay hem dilimi yukarı taşır hem de bu imkânı riske atar.

Nitelendirmeyi ayırt edin. Yoklama kaçağı, bakaya, saklı ve kıtasına katılmama farklı hâllerdir; hangi bende dayanıldığı savunmanın yönünü belirler.

İşveren iseniz 75. maddeyi bilin. Bakaya veya yoklama kaçağı durumundaki bir kişiyi bilerek çalıştırmak, bağımsız bir suç oluşturur.

Sıkça Sorulan Sorular

Yoklama kaçağı veya bakaya olmak doğrudan hapis cezası gerektirir mi?

Hayır. AsCK 63. maddeye göre suçun oluşabilmesi için önce 7179 sayılı Askeralma Kanununun 24. maddesi uyarınca verilen idari para cezasının kesinleşmiş olması ve aynı Kanunun 23. maddesindeki mazeretlerden birinin bulunmaması gerekir. Bu iki koşul gerçekleşmedikçe ceza sorumluluğu doğmaz.

Ceza miktarı neye göre belirlenir?

İki değişkene göre: geçen süre ve kişinin kendiliğinden gelip gelmediği. Dört ay içinde gelenler altı aya kadar, yakalananlar iki aydan altı aya kadar; dört aydan sonra bir yıl içinde gelenler iki aydan bir yıla, yakalananlar dört aydan bir yıla; bir yıldan sonra gelenler dört aydan iki yıla, yakalananlar altı aydan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.

Kendiliğinden gelmek cezayı düşürür mü?

Evet, her dilimde belirgin biçimde düşürür. Örneğin bir yıldan sonra kendiliğinden gelen kişi dört aydan iki yıla kadar bir bantla karşılaşırken, aynı sürede yakalanan kişi altı aydan üç yıla kadar bir bantla karşılaşır. Bekleyerek geçen her ay hem dilimi yukarı taşır hem de bu imkânı riske atar.

Sürenin başlangıcı nasıl belirlenir?

Dört ayrı başlangıç noktası vardır: yoklama kaçakları için birlikte yoklamaya tabi oldukları doğumluların son kafilesinin gönderilme tarihi; bakaya kalanlar için bakaya kaldıkları tarih; ihtiyat erattan çağrılanlar için en son gönderilme tarihi; kıtasına katılmayan veya geç katılanlar için kanuni yol süresinin bitimi.

Kendini sakatlamanın cezası nedir?

AsCK 79. maddeye göre kendisini kasten sakatlayan veya askerliğe yaramayacak hâle getiren ya da kendi rızasıyla bu hâle getirten kişi bir seneden beş seneye kadar hapisle cezalandırılır. Fiil her nevi askerî maksatlar için çalışma kabiliyetini mahvetmişse yedi seneye kadar, seferberlikte on seneye kadar ağır hapis, düşman karşısında ise ölüm cezası öngörülmüştür.

Askerlikten kurtulmak için hile yapmanın cezası nedir?

AsCK 81. maddeye göre isim değiştirme, başkasını kendi yerine muayeneye veya askere gönderme, başkasının kimliğini veya askerî vesikasını kullanma, sahte belge kullanma ya da her ne suretle olursa olsun hile ve desise yapma hâllerinde on seneye kadar ağır hapis cezası verilir. Suç ortaklarına da aynı ceza uygulanır; az vahim hâllerde altı aydan beş seneye kadar hapis öngörülmüştür.

Bakaya durumundaki birini çalıştırmak suç mudur?

AsCK 75. maddeye göre kaçakları, izinsizleri, bakayayı, yoklama kaçaklarını ve saklıları bilerek özel veya resmî hizmete alanlar, gizleyenler ya da her ne suretle olursa olsun çalıştıranlar barışta üç aydan bir yıla, tekerrüründe bir yıldan üç yıla kadar hapisle cezalandırılır. Kanunun 192. maddesine göre bu suç siviller tarafından işlenirse genel mahkemeler bu Kanun hükümlerini uygular.

Bu suç sırf askerî suç mudur?

AsCK Ek Madde 11’de sayılan sırf askerî suçlar listesinde 63. madde yer almaz. Buna karşılık 79 ve 81. maddelerdeki suçlar sırf askerî suç olarak sayılmıştır; bu durumda erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması bakımından özel kısıtlamalar devreye girer.

🔄 Mevzuat kontrolü: Bu sayfadaki kanun maddeleri ve süreler 07.08.2026 tarihinde yürürlükteki metinlerle karşılaştırılmıştır. Mevzuat değişikliklerini takip ediyor ve sayfalarımızı güncelliyoruz.

Bu içerik Askerî Personel Hukuku alanındadır. Tüm başlıklar için Askerî Personel Hukuku Rehberi ve İdare Hukuku Rehberi sayfalarına bakabilirsiniz.

Post by Av. Fatma Öztürk