Yabancıların Türkiye’de taşınmaz edinmesi mümkündür; ancak iki tavan ve bir bölge kısıtı birlikte uygulanır. Dayanak, 2644 sayılı Tapu Kanunu’nun 6302 sayılı Kanun’la değiştirilen ve 18 Mayıs 2012’de yürürlüğe giren 35. maddesidir. Bu düzenleme ile karşılıklılık (mütekabiliyet) şartı kaldırılmış, buna karşılık yüzölçümü sınırları ve askeri bölge kısıtları netleştirilmiştir. Bu rehberde kimlerin, nereden, ne kadar taşınmaz alabileceğini ve aykırılığın sonucu olan tasfiye rejimini açıklıyoruz.
Temel Kural: Tapu Kanunu m.35
Madde uyarınca; kanuni sınırlamalara uyulmak kaydıyla, uluslararası ikili ilişkiler yönünden ve ülke menfaatlerinin gerektirdiği hâllerde Cumhurbaşkanınca belirlenen ülkelerin vatandaşı olan yabancı uyruklu gerçek kişiler Türkiye’de taşınmaz ve sınırlı ayni hak edinebilir.
Bu tanımın üç sonucu vardır:
- Ülke listesi belirleyicidir. Karşılıklılık aranmaz; ancak her ülkenin vatandaşı edinim yapamaz. Alıcının ülkesinin listede bulunup bulunmadığı, tapu müdürlüğü veya Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’nden teyit edilmelidir.
- Nitelik sınırı yoktur. Konut, işyeri, arsa ve tarla dahil her türlü taşınmaz edinilebilir.
- Sınırlı ayni haklar da kapsamdadır. İntifa ve üst hakkı gibi bağımsız ve sürekli nitelikteki haklar da aynı tavanlara dahildir.
İki Tavan: %10 ve 30 Hektar
| Sınır | Kapsam |
|---|---|
| İlçe bazında | Edinilen taşınmazlar ve bağımsız-sürekli sınırlı ayni hakların toplam alanı, özel mülkiyete konu ilçe yüzölçümünün %10’unu geçemez |
| Ülke genelinde | Kişi başına 30 hektarı (300 dönüm) geçemez; Cumhurbaşkanı kararıyla iki katına, yani 60 hektara kadar artırılabilir |
İki sınır birlikte uygulanır: ülke genelindeki 30 hektarlık hakkınız dolmamış olsa dahi, ilgili ilçedeki %10’luk kota dolmuşsa edinim yapılamaz. Bu nedenle özellikle yabancı talebinin yoğun olduğu turistik ilçelerde, kota durumunun işlem öncesinde sorgulanması gerekir.
Tarihsel not: 2012 değişikliğinden önce yabancıların ülke genelinde edinebileceği toplam yüzölçümü 2,5 hektar (25.000 m²) ile sınırlıydı. 6302 sayılı Kanun bu sınırı on iki katına çıkararak yabancı yatırımcı için tabloyu köklü biçimde değiştirmiştir.
Yabancı alıcı olarak taşınmaz mı almak istiyorsunuz?
Kota ve bölge sorgusu, işlemin en başında yapılmalıdır.
Bölge Kısıtı: Askeri ve Özel Güvenlik Bölgeleri
2565 sayılı Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Kanunu hükümleri saklıdır. Buna göre:
- Askeri yasak bölgeler ve askeri güvenlik bölgeleri: Edinim, Genelkurmay Başkanlığının ya da yetkilendireceği komutanlıkların iznine tabidir.
- Özel güvenlik bölgeleri: Edinim, taşınmazın bulunduğu yer valiliğinin iznine tabidir.
Ölçüm çalışmaları tamamlanan illerde tapu müdürlüğünün her işlemde komutanlığa sorma prosedürü kaldırılmıştır; ölçümü tamamlanmayan illerde ise bu prosedür işletilmeye devam eder. Bu nedenle sürecin ne kadar süreceği, taşınmazın bulunduğu ile göre değişebilir.
Yapısız Taşınmazda Proje Yükümlülüğü
Yabancı gerçek kişi yapısız bir taşınmaz (arsa, tarla) edinirse, üzerinde geliştireceği projeyi kanunda öngörülen süre içinde ilgili Bakanlığın onayına sunmakla yükümlüdür. Bu, edinimin salt spekülatif amaçla yapılmasını sınırlamayı hedefler.
Süresi içinde başvurulmaması veya projenin gerçekleştirilmemesi hâlinde taşınmaz tasfiye hükümlerine tabi olur.
Aykırılığın Sonucu: Tasfiye
Kanun, aykırı edinimleri geçersiz saymak yerine tasfiye rejimine tabi tutar. Tasfiye kapsamına giren hâller:
- Kanun hükümlerine aykırı olarak edinilen taşınmazlar,
- Edinim amacına aykırı kullanıldığı ilgili Bakanlık ve idarelerce tespit edilen taşınmazlar,
- Proje şartıyla satın almalarda süresi içinde başvurulmayan veya projesi gerçekleştirilmeyen taşınmazlar.
Tasfiye sürecinde malike taşınmazı kendisinin satması için süre tanınır; bu süre içinde satılmazsa taşınmaz ilgili idarece tasfiye edilir ve bedeli hak sahibine ödenir. Yani sonuç, mülkiyetin karşılıksız kaybı değil, zorunlu nakde çevrilmedir.
Ediniminiz sınır veya bölge kısıtına mı takıldı?
Tasfiye süreci başlamadan seçenekleri değerlendirmek gerekir.
Yabancı Sermayeli Şirketler Farklı Rejime Tabidir
Yukarıdaki kurallar gerçek kişiler içindir. Yabancı yatırımcıların Türkiye’de kurdukları veya iştirak ettikleri tüzel kişiliğe sahip şirketlerin taşınmaz edinimi Tapu Kanunu m.36 kapsamında ayrıca düzenlenmiştir.
Bu rejimde belirleyici eşik, yabancı yatırımcının şirketteki nihai ortaklık oranının yüzde elli veya daha fazla olmasıdır. Aynı esaslar; yabancı yatırımcıların taşınmaz maliki yerli sermayeli şirketlerin hisselerinin yüzde elli veya daha fazlasını doğrudan ya da dolaylı olarak edinmesi ve mevcut yabancı sermayeli şirketlerde hisse devri sonucu bu orana ulaşılması hâllerinde de uygulanır.
Uygulamada Dikkat Edilecekler
- Resmi şekil: Taşınmaz satışı yalnızca tapu müdürlüğünde resmi senetle geçerlidir. Emlakçı veya avukat huzurunda imzalanan sözleşmeler mülkiyet geçirmez.
- Değerleme raporu: Vatandaşlık kazanımına yönelik edinimlerde lisanslı kuruluşça hazırlanmış taşınmaz değerleme raporu aranır; diğer yabancı işlemlerinde bu belgenin istenip istenmeyeceği Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün güncel genelgelerine göre değiştiğinden işlem öncesinde tapu müdürlüğünden teyit edilmelidir. Gerçek bedelin tapuda gösterilmesi hem vergi hem uyuşmazlık riski bakımından önemlidir.
- Vekâletname: Yurt dışında düzenlenen vekâletnamelerin apostil veya konsolosluk tasdiki ile Türkçe tercümesi gerekir.
- Vergi ve harçlar: Tapu harcı, potansiyel vergi kimlik numarası ve zorunlu deprem sigortası işlemin standart kalemleridir.
Yabancı Sermayeli Şirketler: Farklı Rejim
Yabancı gerçek kişiler için geçerli kurallar, yabancı sermayeli Türk şirketlerine doğrudan uygulanmaz. Bu şirketler ayrı bir izin ve denetim rejimine tabidir.
| Ölçüt | Yabancı gerçek kişi | Yabancı sermayeli şirket |
|---|---|---|
| Miktar sınırı | Ülke genelinde otuz hektar; ilçe bazında oransal sınır | Bu sınırlar doğrudan uygulanmaz; edinim amaca bağlıdır |
| Amaç şartı | Aranmaz | Edinim, ana sözleşmede belirtilen faaliyet konusu ile sınırlıdır |
| İzin usulü | Tapu müdürlüğü işlemi; askerî bölge sorgusu | Valilik bünyesindeki komisyon değerlendirmesi |
| Denetim ölçütü | Bölge ve miktar sınırları | Ülke güvenliği ve faaliyet konusuna uygunluk |
İkinci satır en sık gözden kaçan koşuldur. Yabancı sermayeli bir şirketin taşınmaz edinimi, ana sözleşmesindeki faaliyet konusuyla bağlantılı olmalıdır. Faaliyet konusuyla ilgisiz bir edinim, sonradan amaç dışı kullanım gerekçesiyle tasfiye sürecine konu olabilir. Bu nedenle edinim öncesinde ana sözleşmenin incelenmesi ve gerekiyorsa faaliyet konusunun genişletilmesi gerekir.
Şirketin pay yapısındaki değişiklikler de sonuç doğurur: yabancı ortak oranının belirli bir eşiği aşması hâlinde şirket bu rejime girebilir. Bu nedenle pay devri planlanan şirketlerde, mevcut taşınmazların durumu önceden değerlendirilmelidir.
Yapısız Taşınmazda Proje Yükümlülüğü
Yabancı gerçek kişilerin üzerinde yapı bulunmayan taşınmaz edinmesi, ek bir yükümlülüğe bağlanmıştır.
- Proje sunma. Edinilen yapısız taşınmazda geliştirilecek projenin, belirlenen süre içinde ilgili bakanlığın onayına sunulması gerekir.
- İki yıllık süre. Bu yükümlülük için kanunda öngörülen süre iki yıldır.
- Takip. Onaylanan projenin süresinde gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği ilgili bakanlıkça takip edilir.
- Aykırılığın sonucu. Yükümlülüğün yerine getirilmemesi hâlinde tasfiye hükümleri uygulanır.
Arsa alımı, konut alımından farklı bir yükümlülük doğurur. Üzerinde yapı bulunan bir konut veya işyeri edinimi bu yükümlülüğe tabi değildir; ancak boş arsa veya tarla ediniminde proje şartı devreye girer. Yatırım kararı verilmeden önce bu ayrımın bilinmesi, iki yıl sonra ortaya çıkacak bir tasfiye riskini baştan önler. Süre, edinim tarihinden itibaren işlemeye başlar.
Tasfiye Süreci Nasıl İşler?
Aykırılık tespit edildiğinde taşınmaz doğrudan elden alınmaz; kanunda öngörülen bir süreç işler.
| Aşama | Açıklama |
|---|---|
| 1. Tespit | Kanunî sınırlamalara aykırılık veya amaç dışı kullanımın belirlenmesi |
| 2. Süre verilmesi | Malike, taşınmazı kendisinin elden çıkarması için süre tanınır |
| 3. İdarî tasfiye | Süresinde elden çıkarılmazsa taşınmaz idarece tasfiye edilir |
| 4. Bedelin ödenmesi | Elde edilen bedel hak sahibine ödenir |
İkinci aşama, kaybı en aza indirme fırsatıdır. Verilen süre içinde taşınmazın kendiliğinden satılması, idarî tasfiyeye göre çok daha avantajlıdır: satış koşulları ve alıcı malik tarafından belirlenir. İdarî tasfiyede ise satış, idarenin usulüne göre yapılır ve elde edilen bedel piyasa değerinin altında kalabilir. Bu nedenle tespit yazısı tebliğ edildiğinde beklemeden harekete geçilmelidir.
Tespit işlemine karşı yargı yolu da açıktır: aykırılık bulunmadığı iddia ediliyorsa, işlemin iptali için idare mahkemesine başvurulabilir ve yürütmenin durdurulması ayrıca talep edilmelidir. Dava açma süresi, tebliğ tarihinden itibaren işler.
Satın alma öncesinde yapılacak kontroller: taşınmazın bölge durumu, imar ve kullanım amacı, tapu kaydındaki şerh ve beyanlar, ilçe bazındaki oransal doluluk. Bu araştırma tapu müdürlüğü, belediye ve kadastro kayıtları üzerinden yapılmalı; satıcının beyanına güvenilmemelidir.
Edinim sürecinin adımları, ret kararına itiraz ve dava süresi için yabancıların taşınmaz edinimi rehberimize, iskân ve yapı kullanma izni kontrolleri için iskân rehberimize bakabilirsiniz.
Tapu Kanunu m.35’in Yapısı: Dört Temel Kural
6302 sayılı Kanun’la yeniden düzenlenen Tapu Kanunu m.35, yabancıların taşınmaz edinimini dört katmanlı bir yapıya bağlar. İlk katman kimlerin edinebileceğidir: kanuni sınırlamalara uyulmak kaydıyla, uluslararası ikili ilişkiler yönünden ve ülke menfaatlerinin gerektirdiği hâllerde Cumhurbaşkanınca belirlenen ülkelerin vatandaşı olan yabancı uyruklu gerçek kişiler Türkiye’de taşınmaz ve sınırlı aynî hak edinebilir. Yabancı ülkelerde kendi ülkelerinin kanunlarına göre kurulan tüzel kişiliğe sahip ticaret şirketleri ise ancak özel kanun hükümleri çerçevesinde taşınmaz ve sınırlı aynî hak edinebilir; bu şirketler için genel bir edinim izni yoktur.
İkinci katman miktardır: yabancı uyruklu gerçek kişilerin edindikleri taşınmazlar ile bağımsız ve sürekli nitelikteki sınırlı aynî hakların toplam alanı, özel mülkiyete konu ilçe yüzölçümünün yüzde onunu ve kişi başına ülke genelinde otuz hektarı geçemez; Cumhurbaşkanı kişi başına ülke genelindeki miktarı iki katına kadar artırmaya yetkilidir. Üçüncü katman idarenin sınırlandırma yetkisidir: Cumhurbaşkanı ülke menfaatlerinin gerektirdiği hâllerde yabancı gerçek kişiler ile yabancı ticaret şirketlerinin edinimlerini ülke, kişi, coğrafi bölge, süre, sayı, oran, tür, nitelik, yüzölçümü ve miktar olarak belirleyebilir, sınırlandırabilir, kısmen veya tamamen durdurabilir ya da yasaklayabilir. Dördüncü katman ise yapısız taşınmazlardaki proje yükümlülüğü ile aykırılık hâlinde uygulanacak tasfiye rejimidir.
Tapu Kanunu m.35’in temel kuralları
| Kural | İçerik | Uygulamadaki anlamı |
|---|---|---|
| Kişi bakımından | Cumhurbaşkanınca belirlenen ülkelerin vatandaşı olan yabancı gerçek kişiler | Karşılıklılık aranmaz; ülke listesi belirleyicidir |
| Yabancı ticaret şirketleri | Yalnızca özel kanun hükümleri çerçevesinde edinim | Genel edinim izni yoktur |
| İlçe sınırı | Özel mülkiyete konu ilçe yüzölçümünün yüzde onu | Kota dolmuşsa kişisel sınır dolmasa da edinim yapılamaz |
| Kişi başına sınır | Ülke genelinde otuz hektar; Cumhurbaşkanı iki katına kadar artırabilir | Tüm taşınmazlar ve bağımsız-sürekli sınırlı aynî haklar birlikte hesaplanır |
| Sınırlandırma yetkisi | Ülke, bölge, süre, sayı, oran, tür ve miktar bakımından sınırlama veya yasak | Belirli bölgelerde veya ülkeler için edinim durdurulabilir |
| Yapısız taşınmaz | Proje iki yıl içinde ilgili Bakanlığın onayına sunulur | Onaylanan proje tapu kütüğünün beyanlar hanesine işlenir |
| Aykırılık | Bir yılı geçmeyen süre içinde maliki tarafından tasfiye; aksi hâlde idarece tasfiye | Mülkiyet karşılıksız kaybedilmez, bedele çevrilir |
Taşınmaz rehni ayrı değerlendirilir.
Kanun, yabancı gerçek kişiler ve ticaret şirketleri lehine taşınmaz rehni kurulmasında yüzölçümüne ilişkin sınırlamaları uygulamaz. Yabancı bir kişinin alacağını güvenceye almak için ipotek tesis edilmesi bu nedenle edinim kotasını etkilemez. Ancak ipoteğin paraya çevrilmesi sonucunda taşınmazın yabancı alacaklıya ihale edilmesi hâlinde mülkiyet edinimi söz konusu olacağından, bu aşamada genel sınırlamalar yeniden gündeme gelir.
Doğumla Türk Vatandaşı Olanlar ve Çifte Vatandaşlar (5901 s.K. m.28)
Yabancılara özgü sınırlamaların herkese uygulanmadığını bilmek, hem alıcı hem satıcı için önemlidir. Doğumla Türk vatandaşı olup da çıkma izni alarak Türk vatandaşlığını kaybedenler ile bunların kanuni mirasçıları, millî güvenliğe ve kamu düzenine ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla Türk vatandaşlarına tanınan haklardan aynen yararlanmaya devam eder (5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu m.28). Uygulamada “mavi kart” olarak bilinen belgeye sahip bu kişiler, taşınmaz ediniminde yabancılara uygulanan ülke listesi, yüzölçümü sınırı ve proje yükümlülüğü gibi kısıtlamalara kural olarak tabi değildir. Tapu Kanunu m.36’da da yabancı sermayeli şirketlere ilişkin rejim, bu kişiler bakımından açıkça dışarıda bırakılmıştır.
Türk vatandaşlığı yanında başka bir devletin vatandaşlığına da sahip olan kişiler ise Türkiye’deki işlemlerde Türk vatandaşı olarak işlem görür. Bu nedenle çifte vatandaşın Türk kimlik bilgileriyle yapacağı tapu işlemlerinde yabancılara özgü sınırlamalar uygulanmaz. Tapu müdürlüğüne yabancı pasaportuyla başvurulması hâlinde ise kişinin Türk vatandaşlığının bulunduğunun belgelenmesi gerekir; aksi hâlde işlem yabancı edinimi gibi değerlendirilebilir.
Alıcının statüsüne göre uygulanacak kurallar
| Alıcı | Uygulanacak rejim | Dayanak |
|---|---|---|
| Yabancı uyruklu gerçek kişi | Ülke listesi, yüzde on ve otuz hektar sınırı, proje yükümlülüğü | Tapu Kanunu m.35 |
| Doğumla Türk vatandaşı olup çıkma izniyle vatandaşlıktan çıkan (mavi kart) | Türk vatandaşlarına tanınan haklardan aynen yararlanır | 5901 s.K. m.28 |
| Çifte vatandaş | Türkiye’de Türk vatandaşı olarak işlem görür | 5901 s.K. |
| Yabancı ülkede kurulmuş ticaret şirketi | Yalnızca özel kanunlar çerçevesinde edinim | Tapu Kanunu m.35 |
| Türkiye’de kurulu yabancı sermayeli şirket | Faaliyet konusu ve izin rejimi | Tapu Kanunu m.36 |
Yabancı Sermayeli Şirketler: Tapu Kanunu m.36’nın Ayrıntıları
Tapu Kanunu m.36, 5901 sayılı Kanun’un 28. maddesi kapsamındaki kişiler hariç olmak üzere; yabancı uyruklu gerçek kişilerin, yabancı ülkelerin kanunlarına göre kurulmuş tüzel kişilerin ve uluslararası kuruluşların yüzde elli veya daha fazla oranda hissesine sahip oldukları veya yönetim hakkını haiz kişilerin çoğunluğunu atayabilme ya da görevden alabilme yetkisine sahip oldukları, Türkiye’de kurulu tüzel kişiliğe sahip şirketleri düzenler. Bu şirketler ana sözleşmelerinde belirtilen faaliyet konularını yürütmek üzere taşınmaz mülkiyeti veya sınırlı aynî hak edinebilir. Ölçüt yalnızca pay oranı değildir; yönetim kontrolü de şirketi bu rejime sokar.
Madde, şirket yapısındaki değişikliklere de uygulanır. Yabancı yatırımcıların taşınmaz maliki olan yerli sermayeli bir şirketin paylarını devralarak yukarıdaki kontrol eşiğine ulaşması ya da mevcut yabancı sermayeli şirketlerde pay devirleri sonucunda bu durumun ortaya çıkması hâlinde de aynı esaslar işler. Edinimler ülke güvenliği bakımından değerlendirilir; askerî yasak bölgeler, askerî güvenlik bölgeleri ve özel güvenlik bölgelerindeki edinimler ilgili askerî makamların veya valiliklerin iznine bağlıdır. Bu madde kapsamında edinilen taşınmazların ana sözleşmedeki faaliyet konusuna uygun kullanılıp kullanılmadığı valiliklerce tapu kayıtları üzerinden denetlenir; amaç dışı kullanım tespit edilirse tasfiye gündeme gelir. Uygulamanın ayrıntıları Tapu Kanunu’nun 36. maddesinin uygulanmasına ilişkin yönetmelikte düzenlenmiştir.
Tapu Kanunu m.36 kapsamına giren durumlar
| Durum | Sonuç |
|---|---|
| Yabancı kişilerin payı yüzde elli veya daha fazla | Şirket m.36 rejimine tabidir |
| Pay oranı düşük olsa da yönetim çoğunluğunu atama veya görevden alma yetkisi yabancıda | Şirket m.36 rejimine tabidir |
| Taşınmaz maliki yerli şirketin paylarının yabancılarca kontrol eşiğine ulaşacak şekilde devralınması | Aynı esaslar uygulanır |
| Mevcut yabancı sermayeli şirkette pay devri | Aynı esaslar uygulanır |
| Edinimin ana sözleşmedeki faaliyet konusuyla ilgisiz olması | Edinim izni alınamaz veya sonradan tasfiye riski doğar |
| Mavi kart sahiplerinin ortak olduğu şirketler | Bu kişiler m.36 hesabında yabancı sayılmaz |
Tasfiye Rejimi, Miras Yoluyla Edinim ve İdari Yargı
Tapu Kanunu m.35’e göre dört durum tasfiye sonucunu doğurur: madde hükümlerine aykırı olarak edinilen taşınmazlar, edinim amacına aykırı kullanıldığı ilgili Bakanlık ve idarelerce tespit edilenler, yapısız taşınmazda süresi içinde ilgili Bakanlığa başvurulmayan veya projesi süresinde gerçekleştirilmeyenler ile birinci fıkradaki sınırlamalar dışında miras yoluyla edinilen taşınmazlar ve sınırlı aynî haklar. Bu taşınmazlar, Hazine ve Maliye Bakanlığınca verilecek bir yılı geçmeyen süre içinde maliki tarafından tasfiye edilmezse idarece tasfiye edilerek bedele çevrilir ve bedel hak sahibine ödenir.
Miras bakımından sonuç şudur: miras yoluyla intikal kendiliğinden gerçekleşir ve yabancı mirasçı tapuya tescil edilebilir; ancak mirasçı Cumhurbaşkanınca belirlenen ülkelerden birinin vatandaşı değilse veya intikal eden taşınmazla birlikte yüzölçümü sınırları aşılıyorsa, sınırı aşan kısım tasfiye kapsamına girer. Mirasçıya verilen süre içinde taşınmazın satılması, idarenin yapacağı tasfiyeye göre bedel bakımından genellikle daha avantajlıdır.
Tasfiyeye ilişkin tespit ve süre verme işlemleri idari işlemdir. Bu işlemlere karşı, tebliğden itibaren altmış gün içinde idare mahkemesinde iptal davası açılabilir (İYUK m.7) ve telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ile işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarıyla yürütmenin durdurulması istenebilir (İYUK m.27). Tapu müdürlüğünün edinim talebini reddetmesi hâlinde de önce idari başvuru yolları, ardından idari yargı yolu işletilir. Dava süresinin tasfiye için verilen bir yıllık süreyi durdurmadığı unutulmamalı; yürütmenin durdurulması kararı alınamazsa satış süresi işlemeye devam eder.
Tasfiye sürecinde süreler ve yollar
| Aşama | Süre veya yol | Dayanak |
|---|---|---|
| Tasfiye nedeni | Aykırı edinim, amaç dışı kullanım, proje yükümlülüğü, sınır dışı miras | Tapu Kanunu m.35 |
| Malikin kendisinin satması | Hazine ve Maliye Bakanlığınca verilen, bir yılı geçmeyen süre | Tapu Kanunu m.35 |
| İdarece tasfiye | Süre sonunda satılmayan taşınmaz bedele çevrilir | Tapu Kanunu m.35 |
| İptal davası | Tebliğden itibaren altmış gün | İYUK m.7 |
| Yürütmenin durdurulması | Telafisi güç zarar ve açık hukuka aykırılık şartı | İYUK m.27 |
| Yapısız taşınmazda proje | Edinimden itibaren iki yıl içinde Bakanlık onayına sunma | Tapu Kanunu m.35 |
Vergi Boyutu: KDV İstisnası, Tapu Harcı ve Değer Artışı Kazancı
Yabancı alıcı bakımından tapu harcı, Türk vatandaşlarından farklı değildir: taşınmaz devrinde devir eden ve devir alan ayrı ayrı binde 20 oranında harç öder ve harç emlak vergisi değerinden az olmamak üzere beyan edilen gerçek satış bedeli üzerinden hesaplanır (492 s.K. m.63 ve (4) sayılı Tarife). Yabancıya yapılan satışlarda bedelin tapuda eksik gösterilmesi, 7566 sayılı Kanun’la bir kata çıkarılan vergi ziyaı cezası riskini doğurur.
Katma değer vergisinde ise yabancılara özgü bir istisna vardır. Türkiye’de yerleşmiş olmayan yabancı gerçek ve tüzel kişilere ve yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarına yapılan konut veya işyeri ilk teslimleri, bedelin kanunda öngörülen oran ve sürelerde döviz olarak Türkiye’ye getirilmesi şartıyla KDV’den istisnadır (KDVK m.13/1-i). İstisna arsa ve tarla gibi bina niteliği taşımayan taşınmazları kapsamaz. İstisnadan yararlanılarak edinilen konut veya işyerinin kanunda öngörülen süre içinde elden çıkarılması hâlinde, alınmayan vergi 6183 sayılı Kanun m.48 uyarınca belirlenen tecil faiziyle birlikte tahsil edilir. Yabancı kişinin taşınmazı satması durumunda ise değer artışı kazancına ilişkin genel kurallar geçerlidir; ivazlı edinimden itibaren beş yıl içinde yapılan satışlardan doğan kazanç 2026 yılı için 150.000 TL’lik istisnayı aşan kısmıyla vergilendirilir (GVK mükerrer m.80).
Yabancının taşınmaz işlemlerinde vergi ve harçlar
| Kalem | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Tapu harcı | Alıcı ve satıcı için ayrı ayrı binde 20; gerçek satış bedeli üzerinden | 492 s.K. m.63, (4) s. Tarife I-20/a |
| Eksik beyan | Fark harç, bir kat vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi | 492 s.K. m.63/4 |
| KDV istisnası | Türkiye’de yerleşik olmayan alıcıya konut veya işyeri ilk teslimi, döviz şartıyla | KDVK m.13/1-i |
| İstisna sonrası satış | Süresinden önce elden çıkarmada alınmayan KDV tahsil edilir | KDVK m.13/1-i |
| Satışta değer artışı kazancı | Beş yıl içinde satışta 2026 için 150.000 TL istisna | GVK mükerrer m.80 |
| Kira geliri | Türkiye’de elde edilen kira geliri Türk vergi mevzuatına tabidir | GVK m.6 ve m.70 |
Vatandaşlık ve İkamet İzni Amaçlı Edinimler
Taşınmaz edinimi, Tapu Kanunu m.35’teki mülkiyet rejiminden ayrı olarak iki farklı statünün de kapısını açabilir. Birincisi istisnai yoldan Türk vatandaşlığı kazanımıdır (5901 s.K. m.12). Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik uyarınca, belirlenen asgari tutarda taşınmazı tapu kütüğüne üç yıl süreyle satılmayacağı şerhi konulmak kaydıyla edinen yabancılar vatandaşlık başvurusunda bulunabilir; 2026 itibarıyla uygulamada bu tutar 400.000 ABD doları veya karşılığı döviz olarak aranmakta, bedelin döviz olarak getirildiğinin banka kanalıyla belgelenmesi ve lisanslı değerleme raporu istenmektedir. İkincisi ikamet iznidir: Türkiye’de taşınmazı bulunan yabancılar kısa dönem ikamet izni talep edebilir (6458 s.K. m.31); yönetmelik bu yol için de asgari değer şartı öngörmüştür.
Her iki yolda da tutarlar ve belgeler yönetmelik değişiklikleriyle sık sık güncellendiğinden, taşınmaz satın alınmadan önce başvuru tarihinde yürürlükte olan şartların teyit edilmesi gerekir. Vatandaşlık amaçlı edinimde üç yıllık satmama şerhi tapuya işlendiğinden, bu süre dolmadan yapılacak satış veya devir işlemleri vatandaşlık sürecini doğrudan etkiler. Aynı taşınmazın daha önce vatandaşlık başvurusunda kullanılmış olması da başvurunun reddine yol açabileceğinden, alım öncesinde taşınmazın geçmiş tapu kayıtları incelenmelidir.
Satış Sürecinde Resmî Şekil ve Belgeler
Taşınmaz mülkiyetini devir amacı taşıyan sözleşmeler resmî şekilde yapılmadıkça geçerli olmaz (TMK m.706, TBK m.237) ve satış tapu müdürlüğünde düzenlenen resmî senetle gerçekleşir (Tapu Kanunu m.26). Yabancı alıcı için tapu işleminden önce vergi kimlik numarası alınması, pasaportun ve gerekiyorsa yurt dışında düzenlenen vekâletnamenin Türkçe tercümesinin hazırlanması gerekir. Yurt dışında düzenlenen belgelerin Türkiye’de kullanılabilmesi için Yabancı Resmî Belgelerin Tasdiki Mecburiyetinin Kaldırılması Sözleşmesi’ne taraf ülkelerde apostil şerhi, taraf olmayan ülkelerde ise konsolosluk onayı aranır. Türkçe bilmeyen taraflar için işlem sırasında tercüman bulundurulması uygulamada zorunlu tutulur.
Yabancı alıcı için işlem öncesi kontrol listesi
| Kontrol | Neden önemli | Dayanak |
|---|---|---|
| Ülkenin edinim listesinde bulunması | Listede olmayan ülke vatandaşı edinim yapamaz | Tapu Kanunu m.35 |
| İlçe kotası ve kişisel otuz hektar sınırı | Kota doluysa işlem yapılamaz | Tapu Kanunu m.35 |
| Askerî ve güvenlik bölgesi durumu | İzin gerekebilir veya edinim mümkün olmayabilir | 2565 s.K. |
| Taşınmazın niteliği | Yapısız taşınmazda iki yıllık proje yükümlülüğü doğar | Tapu Kanunu m.35 |
| Vekâletname ve apostil | Yurt dışı belgelerin geçerliliği için şarttır | Lahey Apostil Sözleşmesi |
| KDV istisnası şartları | Döviz getirme ve elden çıkarma süresine uyulmalıdır | KDVK m.13/1-i |
| Vatandaşlık veya ikamet amacı | Asgari tutar, şerh ve değerleme raporu şartları | 5901 s.K. m.12, 6458 s.K. m.31 |
Yabancı edinimde hata, mülkiyetin bedele çevrilmesiyle sonuçlanabilir.
Ülke listesi, ilçe kotası, bölge izni ve yapısız taşınmazdaki proje süresi işlemden önce kontrol edilmezse, tapu tescil edilmiş olsa bile tasfiye süreci başlayabilir. Yabancı alıcı veya yabancıya satış yapan taraf olarak işleminizi değerlendirmek için Hukukçular Evi Ankara’yı 0554 648 37 15 numaralı telefondan arayabilirsiniz.
Konuyla ilgili diğer rehberlerimiz: yabancıların taşınmaz edinimi süreci · red ve tasfiyeye karşı dava dilekçesi · apostil ve yabancı belgelerin geçerliliği · vekâletle gayrimenkul satışı · tapu harcı ve alım satım vergileri · değer artışı kazancı · yurt dışında yaşayanların Türkiye’deki vergisi
Sıkça Sorulan Sorular
Yabancılar Türkiye’de ev alabilir mi?
Evet. 2644 sayılı Tapu Kanunu’nun 6302 sayılı Kanun’la değişik 35. maddesi uyarınca, kanuni sınırlamalara uyulmak kaydıyla Cumhurbaşkanınca belirlenen ülkelerin vatandaşı olan yabancı uyruklu gerçek kişiler Türkiye’de taşınmaz ve sınırlı ayni hak edinebilir. Nitelik bakımından konut, işyeri, arsa ve tarla dahil her türlü taşınmaz edinilebilir.
Karşılıklılık (mütekabiliyet) şartı hâlâ var mı?
Hayır. 18 Mayıs 2012’de yürürlüğe giren 6302 sayılı Kanun ile Tapu Kanunu m.35’teki karşılıklılık şartı kaldırılmıştır. Artık belirleyici olan, alıcının ülkesinin Türkiye’de taşınmaz edinebilen ülkeler listesinde bulunup bulunmadığıdır.
Yüzölçümü sınırı nedir?
İki sınır birlikte uygulanır: yabancı uyruklu gerçek kişilerin edindikleri taşınmazlar ile bağımsız ve sürekli nitelikteki sınırlı ayni hakların toplam alanı, özel mülkiyete konu ilçe yüzölçümünün yüzde onunu ve kişi başına ülke genelinde otuz hektarı geçemez. Otuz hektarlık sınır Cumhurbaşkanı kararıyla iki katına, yani altmış hektara kadar artırılabilir.
Askeri yasak bölgede taşınmaz alınabilir mi?
Hayır. 2565 sayılı Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Kanunu hükümleri saklıdır; askeri yasak bölgeler ve askeri güvenlik bölgelerindeki edinimler Genelkurmay Başkanlığının ya da yetkilendireceği komutanlıkların, özel güvenlik bölgelerindeki edinimler ise taşınmazın bulunduğu yer valiliğinin iznine bağlıdır.
Miras yoluyla intikalde de sınırlar uygulanır mı?
6302 sayılı Kanun’la yeniden düzenlenen m.35’te miras yoluyla edinime ilişkin ayrı bir hüküm konulmamıştır. Bu nedenle miras yoluyla edinimde de; belirlenen ülkelerin vatandaşı olma, ilçe yüzölçümünün yüzde onu ve kişi başına otuz hektar sınırlarına uyulması aranır. Sınırların aşıldığı veya edinimin yasaklı bölgede kaldığı hâllerde taşınmaz tasfiye hükümlerine tabi olur.
Yapısız taşınmaz (arsa) alırsam ek yükümlülük var mı?
Evet. Yapısız taşınmaz edinen yabancı gerçek kişilerin, geliştireceği projeyi kanunda öngörülen süre içinde ilgili Bakanlığın onayına sunması gerekir. Süresi içinde başvurulmayan veya projesi gerçekleştirilmeyen taşınmazlar tasfiye hükümlerine tabi tutulur.
Taşınmaz alarak Türk vatandaşlığı kazanılabilir mi?
Bu ayrı bir mevzuata tabidir ve Tapu Kanunu m.35’ten bağımsızdır. Taşınmaz yatırımı yoluyla istisnai vatandaşlık kazanımında asgari yatırım tutarı, belirli bir süre satmama taahhüdü ve tapuya konulacak şerh gibi şartlar aranır. Bu tutar ve şartlar dönem dönem değiştiğinden, başvuru öncesinde yürürlükteki yönetmeliğin kontrol edilmesi gerekir.
📚 İlgili Rehberler
- Yabancının Taşınmaz Ediniminde Red ve Tasfiyeye İtiraz Dilekçesi (Tapu K. m.35)
- Vekâletle Gayrimenkul Satışı ve Dikkat Edilecekler
- Apostil Nedir, Nereden Alınır?
- Türk Vatandaşlığına Başvuru: İkamet ve Şartlar
- Gayrimenkul Satışında Değer Artışı Kazancı Vergisi
- Gayrimenkul Hukuku Rehberi: Tapu, Kira, Kat Mülkiyeti
Bu rehber genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kota ve bölge sorgusu işlem öncesinde yapılmadığında tasfiye riski doğduğundan, Hukukçular Evi Ankara ile iletişime geçin.


