Kısıtlama kararı kalıcı değildir. Kısıtlamayı gerektiren sebep ortadan kalkmışsa vesayet sona erdirilebilir; üstelik bunu talep etme hakkı yalnızca vasiye değil, bizzat kısıtlı kişiye ve menfaati bulunan her ilgiliye aittir. Bu sayfada vesayetin (vasiliğin) kaldırılması talebinde kullanılabilecek dilekçe örneğini, sebebe göre değişen şartları ve süreçteki en kritik delil kuralını bulacaksınız.
İki nokta baştan bilinmeli
1. Vesayet kendiliğinden bitmez. Kısıtlama sebebi fiilen ortadan kalksa dahi, vesayet makamının kararı olmadan vesayet sona ermez (TMK m. 472).
2. Dilekçe sulh hukuk mahkemesine verilir — aile mahkemesine değil. Vesayet makamı sulh hukuk mahkemesidir (TMK m. 397/2).
Kim Talep Edebilir?
TMK m. 472/son uyarınca kısıtlı ve ilgililerden her biri vesayetin kaldırılması isteminde bulunabilir. Bu, uygulamada çok önemli bir imkândır: vasi talepte bulunmuyorsa kısıtlı kişi kendi başvurusunu yapabilir.
- Kısıtlının kendisi: Doğrudan başvurabilir.
- Vasi: Görevi gereği durumu bildirir ve talepte bulunur.
- İlgililer: Eş, altsoy, üstsoy, kardeşler ve menfaati bulunan diğer kişiler.
Vesayet makamının bu konuda geniş bir takdir yetkisi yoktur. TMK m. 472/2 uyarınca vesayeti gerektiren sebep ortadan kalkmışsa vesayet makamı vesayetin sona ermesine karar verir. Makamın değerlendireceği tek şey, sebebin gerçekten kalkıp kalkmadığıdır.
Kanun Metni: Vesayetin Sona Ermesine İlişkin Hükümler
Türk Medeni Kanunu vesayetin sona ermesini vesayet altındaki kişinin durumuna göre ayrı ayrı düzenler. Küçük üzerindeki vesayet onun ergin olmasıyla kendiliğinden sona erer (TMK m.470/1); özgürlüğü bağlayıcı cezaya mahkûmiyet sebebiyle kısıtlı bulunan kişi üzerindeki vesayet hapis hâlinin sona ermesiyle kendiliğinden ortadan kalkar (TMK m.471). Diğer kısıtlılar üzerindeki vesayet ise ancak yetkili vesayet makamının kararıyla sona erer (TMK m.472/1). Kaldırma kararı, kısıtlamanın dayandığı sebebe göre farklı koşullara bağlanmıştır; bu nedenle önce kısıtlama kararında hangi maddenin uygulandığı tespit edilmelidir.
Vesayetin sona ermesi ve sonuçları
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Küçük üzerindeki vesayet | Erginlikle kendiliğinden sona erer | TMK m.470 |
| Hükümlü üzerindeki vesayet | Hapis hâlinin sona ermesiyle kendiliğinden kalkar | TMK m.471 |
| Diğer kısıtlılar | Vesayet makamının kararıyla sona erer | TMK m.472/1 |
| Karar zorunluluğu | Sebep ortadan kalkınca vesayet makamı sona erme kararı verir | TMK m.472/2 |
| Talep hakkı | Kısıtlı ve ilgililerden her biri | TMK m.472/3 |
| İlan | Kısıtlama ilan edilmişse kaldırılması da ilan olunur; ehliyet ilana bağlı değildir | TMK m.473 |
| Akıl hastalığı veya zayıflığı | Resmî sağlık kurulu raporu şart | TMK m.474 |
| Savurganlık, bağımlılık, kötü yaşam, kötü yönetim | En az bir yıl şikâyete meydan vermemiş olmak | TMK m.475 |
| Kendi isteğiyle kısıtlanma | Kısıtlamayı gerektiren sebebin ortadan kalkması | TMK m.476 |
| Yasal danışmanlık | Vesayetin kaldırılmasına ilişkin hükümlere göre sona erer | TMK m.477/3 |
| Vesayet makamı ve yetki | Sulh hukuk mahkemesi; kısıtlının yerleşim yeri | TMK m.397, m.411 |
| İtiraz | Tebliğden itibaren on gün içinde denetim makamına | TMK m.461/2, m.488 |
Sebebe Göre Değişen Şartlar
Kısıtlamanın hangi sebeple konulduğu, kaldırma şartlarını doğrudan belirler. Dilekçeyi yazmadan önce ilk kısıtlama kararınızdaki dayanağı kontrol edin.
Kısıtlama sebebine göre vesayetin kaldırılma şartları
| Kısıtlama sebebi | Kısıtlama maddesi | Kaldırma maddesi | Kaldırma şartı |
|---|---|---|---|
| Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı | TMK 405 | TMK 474 | Kısıtlama sebebinin ortadan kalktığının resmî sağlık kurulu raporu ile belirlenmesi |
| Savurganlık, alkol veya uyuşturucu bağımlılığı, kötü yaşama tarzı, malvarlığını kötü yönetme | TMK 406 | TMK 475 | En az bir yıldan beri kısıtlamayı gerektiren sebeple ilgili bir şikâyete meydan vermemiş olmak |
| Kendi isteğiyle kısıtlanma | TMK 408 | TMK 476 | Kısıtlamayı gerektiren sebebin ortadan kalkması |
| Özgürlüğü bağlayıcı cezaya mahkûmiyet | TMK 407 | TMK 471 | Hapis hâlinin sona ermesiyle kendiliğinden — ayrıca dava gerekmez |
En Kritik Delil Kuralı: Tek Hekim Raporu Yetmez
Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlanmış kişilerde TMK m. 474 çok nettir: vesayetin kaldırılmasına ancak kısıtlama sebebinin ortadan kalkmış olduğunun resmî sağlık kurulu raporu ile belirlenmesi hâlinde karar verilebilir.
Bu, hem maddi hem usul şartıdır. Sebebin fiilen kalkmış olması yetmez; bu durum yalnızca resmî sağlık kurulu raporuyla ispatlanabilir ve başka hiçbir delil bu raporun yerini tutmaz. Yargıtay uygulamasında tek hekim raporuna dayanılarak verilen kararlar bozulmaktadır. Bu nedenle dilekçede, kişinin tam teşekküllü bir sağlık kuruluşuna sevkiyle sağlık kurulu raporu aldırılması açıkça talep edilmelidir.
Vesayetin kaldırılması talebiniz için hukuki destek alın
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
Vesayetin Kaldırılması Talebi Dilekçesi Örneği (2026)
Aşağıdaki örnek, akıl hastalığı sebebiyle kısıtlanmış kişi için hazırlanmıştır. Her husus dayandığı kanun maddesiyle başlıklandırılmıştır; savurganlık, bağımlılık veya kötü yönetim sebebiyle kısıtlamada dördüncü husus yerine en az bir yıldır şikâyete meydan verilmediğine ilişkin açıklama ve deliller yazılmalıdır (TMK m.475). Köşeli parantezli alanlar dosyanıza göre doldurulmalıdır.
[ … ] SULH HUKUK MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİ’NE
(Vesayet Makamı Sıfatıyla)
VESAYET DOSYA NO: [Kısıtlama kararını veren mahkeme, esas ve karar numarası]
TALEP EDEN: [Ad Soyad] (T.C. Kimlik No: [ … ]), [Açık adres] — Sıfatı: [kısıtlının kendisi / vasisi / eşi / çocuğu / kardeşi]
KISITLI: [Ad Soyad] (T.C. Kimlik No: [ … ]), [Açık adres]
VASİ: [Ad Soyad], [Adres]
KONU: Kısıtlama sebebinin ortadan kalkması nedeniyle vesayetin kaldırılması, vasinin görevine son verilmesi ve kaldırmanın ilanı talebidir.
AÇIKLAMALAR
1. Kısıtlama kararı ve vasi atanması (TMK m.405, m.413)
Sayın Mahkemenizin [tarih] tarihli, [esas/karar no] sayılı kararıyla [kısıtlı ad soyad] hakkında akıl hastalığı sebebiyle işlerini göremediği gerekçesiyle kısıtlama kararı verilmiş ve [vasi ad soyad] vasi olarak atanmıştır. Kısıtlama kararı resmî sağlık kurulu raporuna dayanmaktadır ve [ilan tarihi] tarihinde ilan edilmiştir.
2. Kısıtlama sebebinin ortadan kalkması (TMK m.472/2)
Kısıtlama kararına dayanak teşkil eden [tanı] rahatsızlığı nedeniyle kısıtlı [tarih] tarihinden bu yana [hastane adı] takibindedir. Düzenli tedavi sonucunda sağlık durumunda belirgin iyileşme meydana gelmiş, son [ … ] yıldır hastane yatışı olmamıştır. Kısıtlı hâlihazırda [çalışmakta / kendi banka işlemlerini yürütmekte / günlük yaşamını bağımsız sürdürmekte] olup bu durum ekte sunulan [tarih] tarihli sağlık raporu, [işyeri yazısı / SGK hizmet dökümü] ve [banka kayıtları] ile desteklenmektedir. Vesayeti gerektiren sebep ortadan kalktığında vesayet makamı vesayetin sona ermesine karar verir.
3. Talep hakkı (TMK m.472/3)
Kısıtlı ve ilgililerden her biri vesayetin kaldırılması isteminde bulunabilir. Talep eden, kısıtlının [kendisi / eşi / çocuğu / vasisi] sıfatıyla bu hakkı kullanmaktadır.
4. Resmî sağlık kurulu raporu zorunluluğu (TMK m.474)
Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlanmış kişi üzerindeki vesayetin kaldırılmasına ancak kısıtlama sebebinin ortadan kalkmış olduğunun resmî sağlık kurulu raporu ile belirlenmesi hâlinde karar verilebilir. Ekteki tek hekim raporu iyileşmeyi göstermekle birlikte bu şartı tek başına karşılamadığından, kısıtlının resmî sağlık kurulu raporu düzenleyebilecek tam teşekküllü bir sağlık kuruluşuna sevki gerekmektedir.
5. Vasinin son raporu ve kesin hesabı (TMK m.489-491)
Görevi sona eren vasi, yönetimle ilgili son raporu ve kesin hesabı vesayet makamına vermek ve malvarlığını teslime hazır bulundurmakla yükümlüdür. Son rapor ve kesin hesabın incelenip onaylanmasından ve malvarlığının kısıtlıya teslim edilmesinden sonra vasinin görevinin sona erdiğine karar verilmesi gerekmektedir.
6. İlan ve nüfus kaydı (TMK m.473)
Kısıtlama ilan edildiğinden kaldırılmasının da ilan olunması gerekmektedir. Fiil ehliyetinin yeniden kazanılması ilanın yapılmasına bağlı olmamakla birlikte, üçüncü kişilerin bilgilenmesi ve nüfus kaydının düzeltilmesi için ilan ve bildirim zorunludur.
HUKUKİ SEBEPLER
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.397, m.405, m.411, m.472, m.473, m.474, m.489, m.490, m.491 ve ilgili mevzuat.
DELİLLER
[Mahkeme]’nin [esas no] sayılı vesayet dosyası, nüfus kayıt örneği, sağlık raporları ve epikriz belgeleri, tedavi ve ilaç kullanım kayıtları, işyeri yazısı ve SGK hizmet dökümü, banka kayıtları, mahkemece aldırılacak resmî sağlık kurulu raporu, tanık beyanları ve her türlü yasal delil.
SONUÇ VE İSTEM
Yukarıda açıklanan nedenlerle; kısıtlının resmî sağlık kurulu raporu alınmak üzere tam teşekküllü bir sağlık kuruluşuna sevkine, kısıtlının dinlenmesine, kısıtlama sebebinin ortadan kalktığının belirlenmesi hâlinde vesayetin kaldırılmasına, vasiden son rapor ve kesin hesabın alınarak incelenmesine ve onaylanmasına, malvarlığının kısıtlıya teslimi üzerine vasinin görevinin sona erdiğine, vesayetin kaldırılmasının ilanına ve ilgili nüfus müdürlüğüne bildirilmesine karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederim. [Tarih]
Talep Eden
[Ad Soyad]
[İmza]
Sağlık kurulu raporu ve sevk sürecinde yanınızdayız
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
Süreç Nasıl İşler?
- Dilekçenin sunulması: Kısıtlama kararını veren sulh hukuk mahkemesine, mevcut vesayet dosyası üzerinden verilir.
- Sağlık kurulu sevki: Akıl hastalığı sebebiyle kısıtlamada mahkeme, kişiyi tam teşekküllü hastaneye sevk eder. Sürecin en uzun aşaması budur.
- Dinleme: Mahkeme kısıtlıyı, vasiyi ve gerektiğinde yakınları dinler. Kısıtlının bizzat dinlenmesi, iyileşmenin değerlendirilmesinde önemlidir.
- Karar: Rapor kısıtlama sebebinin kalktığını gösteriyorsa vesayetin kaldırılmasına karar verilir.
- Hesap ve ilân: Görevi sona eren vasi, yönetimle ilgili son raporu ve kesin hesabı vermekle yükümlüdür. Kısıtlama ilân edilmişse kaldırılması da ilân olunur (TMK m. 473).
Önemli bir ayrıntı: TMK m. 473 uyarınca fiil ehliyetinin yeniden kazanılması ilânın yapılmasına bağlı değildir. Yani karar kesinleştiğinde kişi ehliyetini geri kazanır; ilân sadece üçüncü kişileri bilgilendirme işlevi görür.
Talebin İncelenmesi: Dinleme, Rapor ve Karar
Vesayetin kaldırılması talebi, kısıtlama kararının verildiği vesayet dosyası üzerinden ve çekişmesiz yargı usulüyle incelenir. Kısıtlama sebebine göre toplanacak deliller farklıdır: akıl hastalığı veya akıl zayıflığında resmî sağlık kurulu raporu zorunludur (TMK m.474), savurganlık, bağımlılık, kötü yaşama tarzı veya kötü yönetimde ise en az bir yıldır kısıtlamayı gerektiren sebeple ilgili şikâyete meydan verilmediğinin gösterilmesi gerekir (TMK m.475). Bu ikinci grupta bir yıllık sürenin hesaplanmasında, kolluk kayıtları, icra takipleri, sağlık kuruluşu kayıtları ve vasinin vesayet makamına verdiği raporlar dikkate alınır. Bir kimse dinlenilmeden savurganlığı, bağımlılığı, kötü yaşama tarzı, kötü yönetimi veya isteği sebebiyle kısıtlanamayacağından (TMK m.409/1), kaldırma aşamasında da kısıtlının dinlenmesi iyileşmenin doğrudan gözlemlenmesi bakımından önem taşır.
Uygulamada vesayet makamı kaldırma talebinde gerekli araştırmayı yapar ve vasinin görüşünü de alır. Vasi talebe karşı çıkıyorsa bunun gerekçesi somut olarak dosyaya yansıtılmalıdır; vasinin itirazı tek başına talebin reddi için yeterli değildir, belirleyici olan kısıtlama sebebinin ortadan kalkıp kalkmadığıdır (TMK m.472/2). Talebin reddi hâlinde karar tebliğden itibaren on gün içinde denetim makamına itiraz edilebilir ve denetim makamı gerektiğinde duruşma yaparak itirazı kesin karara bağlar (TMK m.488).
Kısıtlılığın Etkisi ve Kaldırma Kararıyla Geri Kazanılan Ehliyet
Vesayetin kaldırılması talebinin pratik önemi, fiil ehliyetinin geri kazanılmasıdır. Ayırt etme gücüne sahip ve kısıtlı olmayan her ergin kişinin fiil ehliyeti vardır (TMK m.10). Kısıtlı kişi ise ayırt etme gücüne sahip olsa bile sınırlı ehliyetsizdir: yasal temsilcisinin rızası olmadıkça kendi işlemleriyle borç altına giremez; ancak karşılıksız kazanımlarda bulunabilir ve kişiye sıkı sıkıya bağlı hakları kullanabilir (TMK m.16). Bu nedenle kısıtlı kişinin taşınmaz satışı, kredi kullanımı, kira sözleşmesi veya banka işlemleri gibi günlük hayatını doğrudan etkileyen işlemleri vasinin, önemli işlemlerde ayrıca vesayet makamının iznine bağlıdır (TMK m.462).
Kaldırma kararıyla birlikte bu sınırlamalar ortadan kalkar. Fiil ehliyetinin yeniden kazanılması ilanın yapılmasına bağlı olmadığından (TMK m.473/2), kararın kesinleşmesiyle kişi işlemlerini kendi başına yapabilir hâle gelir. Bununla birlikte bankalar, tapu müdürlükleri ve nüfus müdürlükleri gibi kurumların kayıtlarının güncellenmesi için kesinleşme şerhli kararın ilgili kurumlara sunulması gerekir; aksi hâlde kurumların kayıtlarında kısıtlılık görünmeye devam edebilir ve işlemler fiilen engellenebilir.
Kısıtlının Kendi Başvurusu ve Adli Yardım
Kısıtlı kişinin vasisine rağmen kendi adına başvurabilmesi, genel usul kurallarının istisnasıdır. Dava ehliyeti medeni hukuktaki fiil ehliyetine göre belirlenir (HMK m.51) ve kısıtlı kişi kural olarak yasal temsilcisinin rızası olmadıkça işlem yapamaz (TMK m.16). Buna karşılık Kanun, kısıtlı ve ilgililerden her birinin vesayetin kaldırılması isteminde bulunabileceğini açıkça düzenleyerek (TMK m.472/3) kısıtlıya bu konuda bağımsız bir başvuru hakkı tanımıştır. Bu nedenle vasi talepte bulunmasa veya talebe karşı çıksa bile kısıtlı kişi dilekçesini doğrudan vesayet makamına verebilir.
Sağlık kurulu raporu ve yargılama giderlerini karşılayamayan kısıtlı veya yakınları adli yardım talep edebilir. Kendisini ve ailesini geçindirme bakımından sıkıntıya düşmeksizin yargılama veya takip giderlerini kısmen ya da tamamen ödeme gücünden yoksun olanlar, taleplerinde haklı oldukları konusunda açıkça dayanaktan yoksun bulunmamak kaydıyla adli yardımdan yararlanabilir (HMK m.334/1). Adli yardım talebi, vesayetin kaldırılması dilekçesiyle birlikte veya ayrı bir dilekçeyle yapılabilir; talepte gelir durumunu gösteren belgeler ve varsa sosyal yardım kayıtları sunulmalıdır.
Talep Reddedilirse
Vesayet makamının kararlarına karşı, kararın tebliğinden itibaren on gün içinde denetim makamı olan asliye hukuk mahkemesine itiraz edilebilir.
Ret kararı, yeniden talepte bulunmayı engellemez. Sağlık durumundaki iyileşme sonradan gerçekleşirse yeni rapor ile tekrar başvurulabilir. Özellikle TMK m. 475 kapsamındaki kısıtlamalarda bir yıllık şikâyetsizlik şartı henüz dolmamışsa, sürenin dolması beklenerek yeniden başvurulur.
Yetki ve Yerleşim Yerinin Değişmesi
Vesayet işlerinde yetki küçüğün veya kısıtlının yerleşim yerindeki vesayet dairelerine aittir (TMK m.411). Vesayet altındaki kişi vesayet makamının izni olmadıkça yerleşim yerini değiştiremez; yerleşim yerinin değişmesi hâlinde yetki yeni vesayet dairelerine geçer ve kısıtlama yeni yerleşim yerinde ilan olunur (TMK m.412). Bu nedenle vesayetin kaldırılması talebi kural olarak mevcut vesayet dosyasının bulunduğu sulh hukuk mahkemesine yapılır; kısıtlı izinle başka bir yere taşınmış ve dosya yeni yerleşim yerindeki vesayet makamına devredilmişse, talep o mahkemeye sunulmalıdır. Kısıtlamanın ilk kararında akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlamaya ancak resmî sağlık kurulu raporu üzerine karar verilebildiği (TMK m.409/2) göz önüne alındığında, kaldırmada da aynı güvencenin arandığı anlaşılır.
Vasiyi Değiştirmek ile Vesayeti Kaldırmak Aynı Şey Değildir
Uygulamada sıkça karıştırılır. İki ayrı talep vardır:
- Vesayetin kaldırılması: Kısıtlılık hâli tamamen sona erer, kişi fiil ehliyetini geri kazanır. Şartı, kısıtlama sebebinin ortadan kalkmasıdır.
- Vasinin değiştirilmesi: Kısıtlılık devam eder, yalnızca vasi görevden alınır ve yerine başkası atanır. Şartı, vasinin görevini kötüye kullanması, ihmali veya yetersizliğidir.
Vasiden memnun değilseniz ancak kısıtlama sebebi devam ediyorsa, talebiniz vesayetin kaldırılması değil vasinin değiştirilmesi olmalıdır. Yanlış talep, davanın reddine yol açar.
Vasinin görevden alınmasının kanuni koşulları da kaldırma talebinden açıkça ayrılır. Vasi görevini ağır surette savsaklar, yetkilerini kötüye kullanır, güveni sarsıcı davranışlarda bulunur veya borç ödemede acze düşerse vesayet makamı tarafından görevden alınır; vasinin yetersizliği sebebiyle vesayet altındaki kişinin menfaatleri tehlikeye düşerse kusuru olmasa bile görevden alınabilir (TMK m.483). Ayırt etme gücüne sahip olan vesayet altındaki kişi veya her ilgili vasinin görevden alınmasını isteyebilir (TMK m.484/1). Vesayet makamı ancak gerekli araştırmayı yaptıktan ve vasiyi dinledikten sonra görevden alma kararı verebilir; ağır olmayan hâllerde önce uyarıda bulunur (TMK m.485). Gecikmesinde tehlike bulunan hâllerde vasiye geçici olarak işten el çektirilip kayyım atanabilir (TMK m.486). Vasinin görevden alınması için Vasinin Yetkileri ve Sınırları rehberimize bakabilirsiniz.
Vesayet Sona Erince: Kesin Hesap, Teslim ve Tazminat Süreleri
Vesayetin kaldırılması kararı vasinin sorumluluğunu kendiliğinden sona erdirmez. Görevi sona eren vasi, yönetimle ilgili son raporu ve kesin hesabı vesayet makamına vermekle yükümlü olduğu gibi, malvarlığını vesayet altındaki kişiye, mirasçılarına veya yeni vasiye teslim edilmek üzere hazır bulundurmak zorundadır (TMK m.489). Son rapor ve kesin hesap, belli zamanlarda verilen rapor ve hesaplar gibi vesayet makamı tarafından incelenir ve onaylanır (TMK m.490). Son rapor ve kesin hesap onaylandıktan ve malvarlığı teslim edildikten sonra vesayet makamı vasinin görevinin sona erdiğine karar verir; bu kararla birlikte kesin hesabı, tazminat davası açma hakkı bulunduğunu da belirterek vesayet altındaki kişiye tebliğ eder (TMK m.491).
Bu tebliğin önemi, tazminat süresini başlatmasıdır. Sorumlu vasi ve kayyıma karşı açılacak tazminat davası kesin hesabın tebliğ edildiği tarihten başlayarak bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar (TMK m.492/1). Olağan zamanaşımı süresi işlemeye başlamadan önce bilinmesi olanağı bulunmayan bir hesap yanlışlığına veya sorumluluk sebebine dayanan tazminat davası ise bunun öğrenilmesinden başlayarak bir yıl içinde açılabilir; ancak vesayetten doğan tazminat davaları her hâlde kesin hesabın tebliğinin üzerinden on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar (TMK m.493). Vesayet altındaki kişinin vasiye veya Devlete karşı alacakları imtiyazlı alacaktır (TMK m.494). Tazmin ettirilemeyen zararlar için Devlete karşı açılacak davanın zamanaşımı süresi ise zararın vasiye tazmin ettirilemeyeceğinin anlaşılmasından başlayarak bir yıldır (TMK m.492/2). Vesayeti kaldırılan kişinin, kesin hesabı dikkatle incelemesi ve eksik gördüğü hususlarda süresinde itiraz etmesi bu nedenle önemlidir.
Vesayet sona erdikten sonraki süreç
| Aşama | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Son rapor ve kesin hesap | Vasi vesayet makamına verir; malvarlığını teslime hazır tutar | TMK m.489 |
| İnceleme ve onay | Vesayet makamı inceler ve onaylar | TMK m.490 |
| Görevin sona ermesi | Onay ve teslimden sonra karar; kesin hesabın tebliği | TMK m.491 |
| Görevi sona eren vasinin yükümlülüğü | Yenisi göreve başlayıncaya kadar zorunlu işleri yapar | TMK m.482 |
| Tazminat davası | Kesin hesabın tebliğinden itibaren bir yıl | TMK m.492/1 |
| Sonradan öğrenilen sebep | Öğrenmeden itibaren bir yıl; her hâlde on yıl | TMK m.493 |
| Alacağın niteliği | Vasiye ve Devlete karşı alacaklar imtiyazlıdır | TMK m.494 |
Dilekçede Sık Yapılan Hatalar
- Aile mahkemesine başvurmak: Vesayet makamı sulh hukuk mahkemesidir. En sık yapılan ve en çok zaman kaybettiren hatadır.
- Tek hekim raporuna dayanmak: TMK m. 474 resmî sağlık kurulu raporu arar. Tek hekim raporu ile verilen kararlar bozulmaktadır.
- Sağlık kurulu sevki talebini yazmamak: Rapor mahkemece aldırılır; talebin dilekçede açıkça yer alması süreci hızlandırır.
- Kısıtlama sebebini kontrol etmemek: Şartlar sebebe göre değişir. TMK 475 kapsamındaki kısıtlamada bir yıllık şikâyetsizlik şartı aranır; bu süre dolmadan yapılan başvuru reddedilir.
- Vasi değişikliğiyle karıştırmak: Kısıtlılık devam ediyorsa talep vesayetin kaldırılması değil, vasinin değiştirilmesi olmalıdır.
- İyileşmeyi somutlaştırmamak: “İyileşti” demek yeterli değildir. Hastane yatışının olmaması, düzenli tedavi, çalışma durumu gibi somut göstergeler yazılmalıdır.
- Kesin hesap talebini atlamak: Görevi sona eren vasiden son rapor ve kesin hesap alınması ayrıca talep edilmelidir.
Kaldırma kararı kesinleştikten sonra kararın banka, tapu müdürlüğü ve sosyal güvenlik kurumu gibi kısıtlılık kaydı bulunan kurumlara sunulması, kişinin işlemlerini gecikmeden kendi başına yapabilmesini sağlar.
Vesayetin kaldırılması talebinizi kısıtlama sebebine uygun olarak kurmak, resmî sağlık kurulu raporu sürecini takip etmek, ret kararına on gün içinde itiraz etmek veya vasinin kesin hesabını inceleyip tazminat süresini kaçırmamak için Hukukçular Evi Ankara’yı 0554 648 37 15 numaralı telefondan arayabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Vasilik nasıl kaldırılır?
Vesayetin kaldırılması için vesayet makamı olan sulh hukuk mahkemesine talep dilekçesi verilir. TMK m. 472 uyarınca vesayeti gerektiren sebep ortadan kalktığında vesayet makamı vesayetin sona ermesine karar verir. Sebep fiilen kalkmış olsa dahi mahkeme kararı olmadan vesayet kendiliğinden sona ermez.
Vesayetin kaldırılmasını kim isteyebilir?
TMK m. 472/son uyarınca kısıtlı ve ilgililerden her biri bu istemde bulunabilir. Yani kısıtlı kişi bizzat kendisi başvurabileceği gibi vasi, eş, altsoy, üstsoy, kardeşler ve menfaati bulunan diğer kişiler de talepte bulunabilir.
Hangi mahkemeye başvurulur?
Sulh hukuk mahkemesine başvurulur; vesayet makamı sulh hukuk mahkemesidir (TMK m. 397/2). Aile mahkemesi görevli değildir. Talep, kısıtlama kararının verildiği mevcut vesayet dosyası üzerinden sunulur.
Tek hekim raporu yeterli mi?
Hayır. TMK m. 474 uyarınca akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlanmış kişide vesayetin kaldırılmasına, ancak kısıtlama sebebinin ortadan kalktığının resmî sağlık kurulu raporu ile belirlenmesi hâlinde karar verilebilir. Yargıtay uygulamasında tek hekim raporuna dayanılarak verilen kararlar bozulmaktadır.
Bağımlılık sebebiyle kısıtlanmışsam şartlar aynı mı?
Hayır. TMK m. 475 uyarınca savurganlık, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı ya da malvarlığını kötü yönetme sebebiyle kısıtlanan kişinin vesayetin kaldırılmasını isteyebilmesi, en az bir yıldan beri kısıtlamayı gerektiren sebeple ilgili bir şikâyete meydan vermemiş olmasına bağlıdır.
Hükümlülükte vesayet için dava açmak gerekir mi?
Gerekmez. Özgürlüğü bağlayıcı cezaya mahkûmiyet sebebiyle kısıtlanan kişi üzerindeki vesayet, hapis hâlinin sona ermesiyle kendiliğinden ortadan kalkar. Diğer kısıtlılık hâllerinden farklı olarak burada ayrı bir kaldırma kararı aranmaz.
Vesayet kalkınca fiil ehliyetim ne zaman geri gelir?
Karar kesinleştiğinde geri gelir. TMK m. 473 uyarınca kısıtlama ilân edilmişse kaldırılması da ilân olunur; ancak fiil ehliyetinin yeniden kazanılması ilânın yapılmasına bağlı değildir. İlân yalnızca üçüncü kişileri bilgilendirme işlevi görür.
Vasimden memnun değilim, vesayetin kaldırılmasını mı istemeliyim?
Kısıtlama sebebi devam ediyorsa hayır. Bu durumda talebiniz vasinin değiştirilmesi olmalıdır; kısıtlılık sürer, yalnızca vasi görevden alınarak yerine başkası atanır. Vesayetin kaldırılması ise ancak kısıtlama sebebinin tamamen ortadan kalkması hâlinde mümkündür.
Vesayet kaldırıldıktan sonra vasiden hesap sorabilir miyim?
Evet. Görevi sona eren vasi son raporu ve kesin hesabı vesayet makamına vermek zorundadır (TMK m.489); vesayet makamı bunu inceleyip onaylar ve tazminat davası açma hakkınızı belirterek size tebliğ eder (TMK m.490-491). Vasiye karşı tazminat davası kesin hesabın tebliğinden itibaren bir yıl içinde açılmalıdır; sonradan öğrenilen sebeplerde öğrenmeden itibaren bir yıl, her hâlde on yıl süre uygulanır (TMK m.492-493).
Kısıtlı başka şehre taşındı; vesayetin kaldırılmasını nerede isterim?
Vesayet işlerinde yetki kısıtlının yerleşim yerindeki vesayet dairelerine aittir (TMK m.411). Kısıtlı vesayet makamının izniyle yerleşim yerini değiştirmişse yetki yeni vesayet dairelerine geçer (TMK m.412); bu hâlde talep yeni yerleşim yerindeki sulh hukuk mahkemesine yapılır.
Resmî sağlık kurulu raporunu kendim alıp dosyaya sunabilir miyim?
Kanun, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlanmış kişide vesayetin kaldırılmasını resmî sağlık kurulu raporuyla belirlenmesine bağlar (TMK m.474). Uygulamada mahkeme kısıtlıyı rapor düzenlemeye yetkili bir sağlık kuruluşuna sevk eder; önceden alınmış raporlar iyileşmeyi destekleyen delil olarak sunulabilir. Dilekçede sevk talebinin açıkça yer alması süreci hızlandırır.
Vasi vesayetin kaldırılmasına itiraz ederse ne olur?
Vasinin itirazı tek başına talebin reddi için yeterli değildir. Vesayeti gerektiren sebep ortadan kalkmışsa vesayet makamı vesayetin sona ermesine karar verir (TMK m.472/2); belirleyici olan sebebin gerçekten kalkıp kalkmadığıdır. Akıl hastalığı sebebiyle kısıtlamada bu durum resmî sağlık kurulu raporuyla belirlenir (TMK m.474). Ret kararına tebliğden itibaren on gün içinde denetim makamına itiraz edilebilir (TMK m.488).
Yasal danışman atanmış kişi için de aynı yol mu izlenir?
Evet. Yasal danışmanlık, vesayetin kaldırılmasına ilişkin hükümler uyarınca vesayet makamının kararıyla sona erer (TMK m.477/3). Bu nedenle yasal danışmanlığın kaldırılması da sulh hukuk mahkemesinden, danışmanlığa sebep olan durumun ortadan kalktığı gösterilerek istenir.
📘 İlgili Rehberler
- Aile ve Boşanma Hukuku (Ana Rehber)
- Vasilik Ne Zaman Sona Erer? Vesayetin Kaldırılması
- Vasi Atanması (Kısıtlama) Talebi Dilekçesi Örneği (2026)
- Kısıtlılık (Hacir) Nedir? Kısıtlama Sebepleri (TMK 405-408)
- Vesayet (Vasi Atanması) Davası Nasıl Açılır?
- Vasinin Yetkileri ve Sınırları: Hangi İşlemler İçin İzin Gerekir?
- Aile Hukuku Örnek Dilekçeler (2026)
Bu içerik Aile ve Boşanma Hukuku alanındadır. Tüm başlıklar için Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi ve Aile Hukuku Örnek Dilekçeler sayfalarına bakabilirsiniz.
⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu — mevzuat.gov.tr
- Yargıtay Karar Arama — karararama.yargitay.gov.tr
Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.


