Ne yaşandı?
Bir işçi, bir şirkete iş yapan taşeron (alt işveren) firmada çalışmaktadır. Taşeron firma alacaklarını ödemez veya ortadan kaybolur. İşçi, asıl işverene (esas şirkete) başvurup başvuramayacağını merak eder.
Taşeronda çalışıyor, alacaklarınızı kimden isteyeceğinizi mi bilmiyorsunuz?
Birlikte sorumluluk, muvazaa tespiti ve arabuluculuk başvurusunda Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.
📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp10 Saniyede Hukuk · İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
Taşeronda çalışıyorum, alacağımı kimden isterim?
Bu soruya dair kısa bilgilendirme videosunu izleyebilir, ayrıntılı açıklamayı aşağıdaki rehberde bulabilirsiniz. Video genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayınız için avukata danışınız.
Bu durumda ne yapmalısınız?
- İlişkiyi tanıyın: Bir işin görülmesi için asıl işverenden iş alan alt işveren (taşeron) işçi çalıştırıyorsa, İş Kanunu m.2 çerçevesinde özel bir sorumluluk düzeni doğar.
- Müteselsil sorumluluğu bilin: Asıl işveren, alt işveren işçilerinin bu işyerinde çalıştıkları sürede doğan işçilik alacaklarından (ücret, tazminat gibi) alt işverenle birlikte sorumludur.
- Muvazaayı değerlendirin: Alt işverenlik ilişkisi gerçekte muvazaalıysa, işçi başından beri asıl işverenin işçisi sayılabilir.
- Davayı doğru yöneltin: Alacak davası hem alt işverene hem asıl işverene yöneltilebilir.
- Belgeleyin: Kimin işyerinde, hangi iş için çalıştığınızı; bordro ve kayıtları saklayın.
Taşeron işçisinin alacaklarından asıl işveren de sorumlu olabilir; bu, işçi için güçlü bir güvencedir. İlişkinin gerçek mi yoksa muvazaalı mı olduğu önemlidir.
İlişkinin dört unsuru — hepsi bir arada olmalı
4857 sayılı İş Kanunu m.2/6 tanımı yapar: “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir.”
Bu tanımdan dört unsur çıkar ve geçerli bir alt işverenlik ilişkisi için hepsinin birlikte bulunması gerekir:
- İki ayrı işverenin bulunması — asıl işveren ve alt işveren.
- Verilen işin niteliği — mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı iş ya da asıl işin, işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren bir bölümü olması.
- Alt işveren işçilerinin asıl işverene ait işyerinde çalıştırılması.
- Özgüleme — alt işverenin, bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştırması.
Unsurlardan biri eksikse ortada kanunun tanıdığı anlamda bir alt işverenlik ilişkisi yoktur; bu, aşağıda ele alınan muvazaa tartışmasının kapısını açar.
Şekil ve tescil. 4857 m.3’ün ilgili fıkrası uyarınca m.2/6’ya göre iş alan alt işveren, kendi işyerinin tescili için asıl işverenden aldığı yazılı alt işverenlik sözleşmesi ve gerekli belgelerle birlikte bildirim yapmakla yükümlüdür. Alt İşverenlik Yönetmeliği bu sürecin ayrıntılarını düzenler. Yazılı sözleşmenin bulunmaması ya da tescil yapılmamış olması, uyuşmazlıkta ilişkinin gerçekliğini sorgulatan güçlü bir emaredir.
Birlikte sorumluluk: hangi alacaklar, hangi sınırla?
Maddenin işçi bakımından en değerli cümlesi şudur: “Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.”
Kapsam geniştir. Sorumluluk üç ayrı kaynaktan doğan yükümlülükleri kapsar: kanundan, iş sözleşmesinden ve alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden. Uygulamada bu, şu alacakların asıl işverenden de istenebilmesi anlamına gelir:
- Ödenmemiş ücret ve ücret ekleri,
- Kıdem ve ihbar tazminatı,
- Yıllık ücretli izin alacağı,
- Fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram-genel tatil ücretleri,
- Toplu iş sözleşmesinden doğan haklar (alt işveren o sözleşmenin tarafıysa).
Sorumluluk müteselsildir. “Birlikte sorumludur” ifadesi, işçinin alacağının tamamı için dilediği tarafa başvurabilmesi anlamına gelir. Alt işveren ödeme yapmıyorsa, ortadan kaybolmuşsa veya iflas etmişse işçi doğrudan asıl işverene yönelebilir. Alt işverenin tasfiye olması işçinin hakkını düşürmez — pratikte bu hükmün varlık sebebi tam olarak budur.
Sınır: “o işyeri ile ilgili olarak”. Maddenin bu ibaresi sorumluluğun çerçevesini çizer. Asıl işveren, işçinin kendi işyerinde geçen çalışma dönemine ilişkin yükümlülüklerden sorumludur. İşçi daha önce aynı alt işverenin başka bir müşterisinde çalışmışsa, o döneme ait alacaklardan bu asıl işveren sorumlu tutulamaz. Bu nedenle dava dilekçesinde hangi asıl işverenin işyerinde, hangi tarihler arasında çalışıldığının net biçimde ortaya konması gerekir.
Davayı nasıl yöneltmeli? Alacak davası hem alt işverene hem asıl işverene birlikte yöneltilir. İkisinin de davalı gösterilmesi, hem tahsil güvenliği hem de muvazaa iddiasının incelenebilmesi bakımından gereklidir.
Muvazaa: “başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi”
Kanun, görünüşte alt işverenlik kurup gerçekte işçiyi asıl işveren adına çalıştırma pratiğine karşı özel bir muvazaa düzenlemesi getirmiştir. Madde metni şöyledir:
“Asıl işverenin işçilerinin alt işveren tarafından işe alınarak çalıştırılmaya devam ettirilmesi suretiyle hakları kısıtlanamaz veya daha önce o işyerinde çalıştırılan kimse ile alt işveren ilişkisi kurulamaz. Aksi halde ve genel olarak asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaalı işleme dayandığı kabul edilerek alt işverenin işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi sayılarak işlem görürler. İşletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler dışında asıl iş bölünerek alt işverenlere verilemez.”
Buradaki iki somut ölçüt şudur: (i) asıl işverenin işçilerinin alt işveren tarafından işe alınarak çalıştırılmaya devam ettirilmesi suretiyle haklarının kısıtlanması, (ii) daha önce o işyerinde çalıştırılan kimse ile alt işveren ilişkisi kurulması. Ayrıca asıl işin bölünerek alt işverene verilmesi yasağı bağımsız bir sınırdır: uzmanlık gerektirmeyen asıl iş taşerona devredilemez.
Sonuç ağırdır. Muvazaa kabul edilirse alt işverenin işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi sayılarak işlem görür. Bunun uzantısı olarak alt işverene ait SGK işyeri sicilinde kayıtlı işçilerin sigorta girişleri iptal edilerek, işe giriş tarihleri esas alınmak suretiyle asıl işverenin işyeri dosyası üzerinden yeniden tescil edilmesi gerekir. Bu durum tarafların yararlandığı istihdam teşviklerini de olumsuz etkiler.
İşçi bakımından kazanım nettir: kıdem baştan itibaren asıl işverende geçmiş sayılır, asıl işveren işçilerine uygulanan ücret ve sosyal haklar bakımından eşit işlem borcuna aykırılık iddiası gündeme gelir ve iş güvencesi asıl işveren nezdinde değerlendirilir.
İspat. Muvazaa Türk Borçlar Kanunu’nda düzenlenmiş genel bir kurumdur ve tarafların üçüncü kişileri aldatmak amacıyla, gerçek iradelerine uymayan görünüşte bir anlaşma yapmalarını ifade eder. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 30.09.2014 tarihli, E. 2014/26696, K. 2014/28669 sayılı kararında da belirtildiği üzere muvazaanın ispatı genel ispat kurallarına tabidir; her türlü delille kanıtlanabilir.
Neye bakılır, ne toplanır, hangi usul tuzağı var?
Muvazaa değerlendirmesinde bakılan noktalar:
- Yapılan işin niteliği — asıl iş mi, yardımcı iş mi? Uzmanlık gerçekten gerekiyor mu? Aynı işi asıl işverenin kadrolu işçileri de yapıyor mu?
- Talimat ve denetim — işçiye kim talimat veriyor, izinleri kim onaylıyor, mesai düzenini kim belirliyor?
- Süreklilik ve devir — taşeron değiştiği hâlde aynı işçiler aynı işte çalışmaya devam ediyor mu? Bu, en güçlü göstergelerden biridir.
- Araç, gereç ve mekân — ekipman kime ait, işçi asıl işverenin kıyafetini mi taşıyor?
- Alt işverenin bağımsızlığı — başka müşterisi var mı, kendi organizasyonu ve sermayesi bulunuyor mu?
Bir uyarı: Yargıtay kararlarında, asıl işveren işçilerinin alt işveren işçilerini denetlemesinin tek başına ilişkinin muvazaalı olduğunu göstermeyeceği kabul edilmektedir. Tek bir emare yeterli değildir; tablonun bütünü değerlendirilir.
Kritik usul tuzağı. İşe iade davalarında yön belirleyici bir ayrım vardır: muvazaa iddiası ileri sürüldüğünde davaya asıl işveren bakımından da devam edilir; ancak sonuçta muvazaa bulunmadığı ve alt işverenlik ilişkisinin yasaya uygun kurulduğu kabul edilirse, iş ilişkisinin tarafı olmayan asıl işveren yönünden feshin geçersizliği ve işe iade davası husumetten reddedilir. Yani işe iade talebinde asıl işvereni tek başına hasım göstermek riskli olup, alt işverenin de davada bulunması gerekir. Buna karşılık alacak davalarında asıl işverenin birlikte sorumluluğu muvazaadan bağımsız olarak zaten doğar.
Toplanacak belgeler: SGK hizmet dökümü (taşeron değişikliklerini gösterir), bordrolar ve banka ücret kayıtları, iş sözleşmesi, işyeri giriş kartı ve kıyafet-ekipman fotoğrafları, talimat ve mesai yazışmaları, alt işverenlik sözleşmesi ve tescil kayıtları (asıl işverenden istenebilir), ihale dosyası ve şartname, tanık bilgileri (özellikle asıl işveren kadrolu işçileri).
Usul: işçilik alacakları için dava öncesi arabuluculuk dava şartıdır; başvuruda hem alt işveren hem asıl işveren karşı taraf olarak gösterilmelidir. Aksi hâlde dava aşamasında husumet sorunu doğar.
Tek bakışta: alacaklarınızı ikisinden de isteyebilirsiniz
Taşeronda çalışıyorsanız, alacaklarınız için yalnız taşerona mahkûm değilsiniz. Kanun asıl işverene birlikte sorumluluk yükler — bu, kanundan doğan bir müteselsil sorumluluktur.
| Unsur | İçeriği | Not |
|---|---|---|
| 1 · İşin niteliği | Asıl işverenin işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işler, ya da asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler | Yardımcı işlerin devri koşula bağlı değildir |
| 2 · İş alma | Alt işveren bu işi asıl işverenden almış olmalı | Sözleşmeye dayanır |
| 3 · İşçi görevlendirme | Alt işveren, bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştırmalı | Kritik unsur |
| 4 · Aynı işyeri | İş, asıl işverenin işyerinde yürütülmeli | — |
| Hepsi bir arada | Unsurlar birlikte bulunmalıdır; taşımayan alt işveren uygulaması geçerli olmaz | Yargıtay 9. HD |
| Yasak | İşletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler dışında asıl iş bölünerek alt işverenlere verilemez | İş K. m.2 |
| Dayanak | İş K. m.2 | — |
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Birlikte sorumluluk | Asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunu’ndan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden alt işverenle birlikte sorumludur | İş K. m.2 |
| Niteliği | Kanundan doğan müteselsil sorumluluk | İş K. m.2 · TBK m.61 |
| Pratik sonuç | İşçi, alacağının ifası için hem alt işverene hem asıl işverene ayrı ayrı veya birlikte başvurabilir | Erdem&Erdem · Yargıtay |
| Hangi alacaklar? | Ücret · kıdem · ihbar · yıllık izin · fazla mesai · sosyal sigorta primleri gibi İş Kanunu’ndan ve sözleşmeden doğan yükümlülükler | İş K. m.2 |
| Sınır | Sorumluluk “o işyeri ile ilgili” dönemle sınırlıdır — asıl işverenin işyerinde çalışılan döneme ilişkin alacaklar | İş K. m.2 · Yargıtay |
| İhale değişirse | Alt işveren değişse dahi işçinin aynı işyerinde çalışması sürüyorsa kıdem sürekliliği tartışılır | Yargıtay uygulaması |
| Asıl işverenin rücuu | Ödediği tutar için alt işverene rücu edebilir | TBK m.62 · sözleşme |
Muvazaa tespit edilirse sonuç çok daha ağırdır: alt işverenin işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi sayılır.
| Muvazaa göstergesi | İçeriği | Dayanak |
|---|---|---|
| Hakların kısıtlanması | Asıl işverenin işçilerinin alt işveren tarafından işe alınarak çalıştırılmaya devam ettirilmesi suretiyle hakları kısıtlanamaz | İş K. m.2 |
| Daha önce çalıştırılan kişiyle ilişki | Daha önce o işyerinde çalıştırılan kimse ile alt işveren ilişkisi kurulamaz | İş K. m.2 |
| Asıl işin bölünmesi | Uzmanlık gerektirmeyen asıl işin bölünerek verilmesi | İş K. m.2 |
| Unsurların yokluğu | m.2’deki unsurları taşımayan alt işveren uygulaması geçerli olmaz | Yargıtay 9. HD E.2008/32916, K.2008/26551 |
| Sonuç | Alt işverenin işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi sayılarak işlem görür | İş K. m.2 |
| İşe iadede | Muvazaa hâlinde asıl işveren işyerine işe iadeye karar verilir | Yargıtay |
| Müfettiş raporu | Muvazaa tespitinde gerekçeli müfettiş raporu işverenlere tebliğ edilir; otuz iş günü içinde yetkili iş mahkemesine itiraz edilebilir | İş K. m.3 (6552 s.K. m.1 ile değişik) |
| İtiraz davası | Basit yargılama usulüne göre dört ay içinde sonuçlandırılır; temyizde altı ay içinde kesin karar | İş K. m.3 |
| Önemli sınır | Muvazaa tespiti, otomatik olarak “olması gereken ücret” üzerinden hesap yapılmasını sağlamaz; ücret farkı iddiası için davacının somut emsal işçi göstermesi gerekir | Yargıtay |
| Ne yapılmalı | Neden | |
|---|---|---|
| Her iki işvereni de davalı gösterin | Müteselsil sorumluluk; tahsil riski dağılır | |
| Alt işverenlik sözleşmesini talep edin | İşin niteliği ve unsurların denetimi için | |
| Aynı işi yapan emsal işçi tespit edin | Ücret farkı iddiası ancak somut emsalle kabul görür | |
| SGK hizmet dökümünü çıkarın | İşyeri sicil numarası değişimleri ihale/taşeron geçişlerini gösterir | |
| Kimden talimat aldığınızı belgeleyin | Muvazaanın en güçlü göstergesi: fiilî bağımlılığın asıl işverende olması | |
| Kart/turnike kayıtları, işyeri kimliği, e-posta uzantısı | Kimin işçisi olduğunuzun somut delilleri | |
| Arabuluculuk | İşçilik alacaklarında dava şartıdır; başvuruda her iki işvereni gösterin — aksi hâlde dava şartı eksikliği doğar | |
| Zamanaşımı | Kıdem, ihbar ve izin alacaklarında beş yıl | 7036 s.K. |
Sıkça Sorulan Sorular
Taşeron firma ödemiyor, asıl işverene başvurabilir miyim?
Evet. 4857 m.2 uyarınca asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden alt işveren ile birlikte sorumludur. Sorumluluk müteselsil olduğundan alacağın tamamı için asıl işverene yönelebilirsiniz.
Hangi alacaklardan asıl işveren sorumlu?
Ücret ve ücret ekleri, kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin alacağı, fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram-genel tatil ücretleri ile alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan haklar bu kapsamdadır.
Asıl işverenin sorumluluğunun sınırı var mı?
Evet. Madde “o işyeri ile ilgili olarak” ifadesini kullanır; asıl işveren, işçinin kendi işyerinde geçen çalışma dönemine ilişkin yükümlülüklerden sorumludur. Aynı alt işverenin başka bir müşterisinde geçen döneme ait alacaklardan sorumlu tutulamaz.
Muvazaa nedir, sonucu ne olur?
Görünüşte alt işverenlik kurulup gerçekte işçinin asıl işveren adına çalıştırılmasıdır. Muvazaa kabul edilirse alt işverenin işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi sayılarak işlem görür; kıdem baştan itibaren asıl işverende geçmiş sayılır ve eşit işlem borcuna aykırılık iddiası gündeme gelir.
Muvazaayı nasıl ispatlarım?
Muvazaanın ispatı genel ispat kurallarına tabidir ve her türlü delille kanıtlanabilir (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 30.09.2014, E. 2014/26696, K. 2014/28669). Yapılan işin niteliği, talimat ve denetimin kimde olduğu, taşeron değiştiği hâlde aynı işçilerin çalışmaya devam etmesi ve alt işverenin bağımsız bir organizasyonunun bulunup bulunmaması belirleyicidir.
Asıl iş taşerona verilebilir mi?
Kural olarak hayır. Madde açıkça, işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler dışında asıl işin bölünerek alt işverenlere verilemeyeceğini düzenler. Uzmanlık gerektirmeyen asıl işin devri muvazaa tartışmasını doğurur.
Asıl işveren işçilerinin bizi denetlemesi muvazaa sayılır mı?
Tek başına yeterli değildir. Yargıtay kararlarında, asıl işveren işçilerinin alt işveren işçilerini denetlemesinin tek başına ilişkinin muvazaalı olduğunu göstermeyeceği kabul edilmektedir; tablonun bütünü değerlendirilir.
İşe iade davasında kimi hasım göstermeliyim?
Hem alt işvereni hem asıl işvereni. Muvazaa iddiası ileri sürüldüğünde davaya asıl işveren bakımından da devam edilir; ancak muvazaa bulunmadığı ve ilişkinin yasaya uygun kurulduğu kabul edilirse, iş ilişkisinin tarafı olmayan asıl işveren yönünden dava husumetten reddedilir.
Bu sayfadaki anlatım, Türkiye’de sıkça yaşanan durumlardan yola çıkılarak hazırlanmış temsilî bir senaryodur; gerçek kişilere ait kimlik bilgisi içermez. Bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her olay kendine özgüdür.
📚 İlgili Rehberler
- 📘 İş ve İşçi Hakları (Ana Kategori)
- Belirli Süreli İş Sözleşmesi ve Objektif Neden Şartıİlgili konu anlatımı
- “Belirli Süreli Sözleşmem Süresinden Önce Feshedildi”
- Deneme Süreli İş Sözleşmesi
- Bayram ve Hafta Tatili Çalışması
- Deneme Süresi İçinde İşten Çıkarılma
- Zorla Ücretsiz İzne Çıkarılma
- Çalışanın Verdiği Zarardan İşverenin Sorumluluğu
Bu konuda avukat desteğine mi ihtiyacınız var?
Durumunuzu Hukukçular Evi uzman kadrosuyla değerlendirin; ilk görüşme için hemen ulaşın.
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsAppBu içerik İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku alanındadır.
İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Rehberi · Bu alandaki 135 rehber · Tüm hukuk dalları
Dosyanız için değerlendirme
Süreler kısadır ve usul hataları geri alınamaz. Belgelerinizi birlikte inceleyelim.
İletişime Geçin

