Kira ilişkileri çoğu zaman yazılı bir sözleşmeyle kurulsa da, her zaman böyle olmaz. Yazılı sözleşme bulunmayan hâllerde, kira ilişkisinin geçerliliği ve ispatı önem kazanır.
Kanun ne diyor?
Kira sözleşmesi, kural olarak herhangi bir şekil şartına tabi değildir; bu nedenle sözlü olarak kurulan kira sözleşmesi de geçerlidir. Tarafların kiralanan, kira bedeli ve kullanımın bırakılması konusunda anlaşmaları, sözleşmenin kurulması için yeterlidir. Ancak geçerlilik ile ispat farklıdır: uyuşmazlık hâlinde sözleşmenin varlığı ve içeriği, özellikle kira bedeli ve süre yönünden ispatlanmak durumundadır.
Uygulamada durum
İspat bakımından banka ödeme kayıtları, yazışmalar ve mesajlaşmalar, tanık beyanları ve tarafların fiilî davranışları önem taşır. Belirli tutarların üzerindeki hukuki işlemlerde senetle ispat kuralları gündeme gelebileceğinden, yazılı delil oluşturmak kiracı ve kiraya veren açısından koruyucudur. Kira bedelinin banka üzerinden ödenmesi, hem ödeme zorunluluğu hem de güçlü bir ispat aracı sağlar.
Buna karşılık, tahliye taahhüdü gibi bazı işlemler kanunen yazılı şekle tabidir ve sözlü olarak geçerli biçimde yapılamaz. Bu nedenle sözleşmenin kendisi sözlü geçerli olsa da, ilişkiye bağlı bazı önemli işlemlerin yazılı yapılması gerektiği unutulmamalıdır.
Yazılı bir sözleşme bulunsa bile, fiilen uygulanan kira bedeli sözleşmedekinden farklıysa, gerçek bedelin ne olduğu banka kayıtları ve diğer delillerle ortaya konur. Uygulamada düzenli biçimde ödenen bedel, çoğu zaman gerçek kira bedeli olarak esas alınır.
Pratik sonuç
Mümkünse kira ilişkisini yazılı sözleşmeye bağlayın; en azından ödemeleri banka üzerinden yaparak kayıt oluşturun. Sözlü sözleşmenin ispatına ilişkin bir uyuşmazlıkta bir avukata danışmanız yararlı olur.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız ve belirtilen kanun maddelerini güncel metinden teyit etmeniz önerilir.
Yazılı sözleşmeniz yoksa ispat stratejinizi birlikte kuralım
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
Sözleşme Şekle Tabi Değil, Ama Bazı İşlemler Tabidir
Kira ilişkisinde en çok karıştırılan nokta, sözleşmenin şekle tabi olmamasının her işlem için geçerli sanılmasıdır.
Sözleşmenin kendisi: kanun, kira sözleşmesinin geçerli olabilmesi için zorunlu bir şekil şartı öngörmemiştir. Sözlü olarak yapılan ve fiilen uygulanan kira sözleşmeleri de ispatlandığı takdirde geçerlidir.
Ancak ilişkiye bağlı bazı işlemler yazılı şekle tabidir ve bunlarda şekil, ispat değil geçerlilik şartıdır.
Yazılı olması gerekenler: tahliye taahhüdü, konut ve çatılı işyeri kiralarında fesih bildirimi, ödememe hâlinde gönderilen süre veren ihtar.
Yazılı olması gerekmeyen ama açık olması gerekenler: aile konutunda eşin rızası. Kanunun aradığı açık rıza herhangi bir şekle tabi değildir.
Bu ayrımın pratik değeri şudur: sözlü kurulan bir kira ilişkisinde dahi, tahliye taahhüdü sözlü verilemez; verilmişse buna dayanılarak tahliye istenemez.
Sözleşmenin Kurulması İçin Ne Gerekir?
Yazılı metin olmasa da bir kira sözleşmesinin doğması için üç unsurda anlaşma yeterlidir.
Kanunun tanımı: kira sözleşmesi, kiraya verenin bir şeyin kullanılmasını veya kullanmayla birlikte ondan yararlanılmasını kiracıya bırakmayı, kiracının da buna karşılık kararlaştırılan kira bedelini ödemeyi üstlendiği sözleşmedir.
Buradan çıkan unsurlar: kiralanan, kullanımın bırakılması ve kira bedeli.
Süre esaslı unsur değildir: taraflar sözleşmeye süre yazmadan da kira ilişkisi kurabilir; bu hâlde sözleşme belirsiz süreli olur.
Bedel belirlenmemişse: tarafların bedel konusunda anlaşmamış olması, kira sözleşmesinin varlığını tartışmalı hâle getirir; uygulamada ödenen tutar bu boşluğu doldurur.
Yazılı sözleşme varsa ama fiilî uygulama farklıysa: gerçek bedelin ne olduğu banka kayıtları ve diğer delillerle ortaya konur.
Tahliye Taahhüdünün Şekli: Üç Yaygın Yanlış
Tahliye taahhüdü yazılı olmak zorundadır; ancak “yazılı”nın ne anlama geldiği konusunda üç yaygın yanlış vardır.
Kural: kanun taahhüdün açıkça yazılı olmasını arar; sözlü tahliye taahhüdüne dayalı olarak kiracının tahliyesi talep edilemez.
Birinci yanlış — “noterde yapılması şart”. Değildir. Kanun sadece yazılı şekilden söz ettiğinden, taahhüdün adi yazılı şekilde yapılması geçerliliği için yeterlidir.
İkinci yanlış — “metin el yazısıyla yazılmalı”. Gerekmez. Taahhüt metnini kiracının elle yazmasına gerek yoktur; metnin bilgisayar çıktısı olması dahi yeterlidir. Aranan, yalnızca kiracının imzasının el yazısıyla olmasıdır.
Üçüncü yanlış — “kiraya veren de imzalamalı”. Gerekmez; kiraya verenin imzasının yer almasına gerek yoktur.
Peki noter neden tercih edilir? Taahhüt noterde düzenlenirse, kiraya veren ilerideki takip veya davada imza inkârı riski ile karşılaştığında daha güçlü konumda olur.
Taahhüdün geçerlilik şartlarının tamamı için kiracı tahliye taahhüdü: TBK 352 şartları sayfamıza bakabilirsiniz.
Yazılı Sözleşme Yoksa Hangi Yol Kapanır?
Şekil serbestisi geçerliliği korur; ancak takip yolunu daraltabilir.
Kural: kira sözleşmesine, imzaya veya kira ilişkisinin varlığına itiraz edilmesi hâlinde ilamsız icra yoluyla tahliye mümkün olmayacaktır.
Bunun anlamı şudur: yazılı sözleşme yoksa ve kiracı ilişkinin varlığını inkâr ederse, hızlı işleyen icra yolu kapanır.
Kalan yol dava yoludur: tahliye davası, ilamsız icra yoluyla tahliye dışında sulh hukuk mahkemelerinde görülür.
İspat yükü de kiraya verendedir: kira ilişkisinin varlığını ispat yükü kiraya veren üzerindedir.
Kiraya veren için pratik sonuç: yazılı sözleşme, yalnızca ispat kolaylığı değil, hangi takip yolunu kullanabileceğinizi de belirler.
İlamsız tahliye yolunun işleyişi için kiralanan taşınmazın tahliye emri ile ilamsız takip (İİK 269); sözlü ilişkinin ispatı için sözlü kira sözleşmesi geçerli mi, nasıl ispatlarım? sayfalarımıza bakabilirsiniz.
Kira Hakkı Kişiseldir: Tapuya Şerh
Yazılı sözleşme bile üçüncü kişilere karşı otomatik bir koruma sağlamaz; bunun ayrı bir yolu vardır.
Kural: kira sözleşmeleri şahsi niteliktedir. Kiracılık hakkının herkese karşı ileri sürülebilmesi için tapu siciline şerh verilmesi gerekir.
Şerh nasıl kararlaştırılır? Taşınmaz kiralarında, sözleşmeyle kiracılık hakkının tapu siciline şerh verilmesi kararlaştırılabilir.
Şerh olmasa da kiracı korumasızdır demek değildir: kiralananın el değiştirmesi hâlinde yeni malik kanun gereği sözleşmenin tarafı olur.
Şerhin sağladığı ek güvence ve nasıl yaptırılacağı için kira sözleşmemi tapuya şerh ettirebilir miyim? sayfamıza bakabilirsiniz.
Aile Konutunda Rıza: Açık Olmalı, Yazılı Olmak Zorunda Değil
Şekil konusunda ince ama önemli bir ayrım burada ortaya çıkar.
Kural: aile konutu olarak kullanılmak üzere kiralanan taşınmazlarda kiracı, eşinin açık rızası olmadıkça kira sözleşmesini feshedemez.
Ancak şekil aranmaz: kanunun aradığı açık rıza herhangi bir şekle tabi değildir.
“Açık” ile “yazılı” aynı şey değildir: rızanın tereddüde yer bırakmayacak biçimde ortaya konması gerekir; bunun mutlaka yazılı olması gerekmez.
Buna karşılık ispat bakımından yazılı rıza korur: sonradan çıkacak bir tartışmada, yazılı belge en güçlü delildir.
Eşin sözleşmedeki konumu ve bildirimlerin muhatabı için aile konutu kiradaysa: kiracı olmayan eş sözleşmeye nasıl taraf olur? sayfamıza bakabilirsiniz.
Şekil Şartına Uyulmazsa Ne Olur?
Yazılı olması gereken bir işlem sözlü yapılmışsa sonuç, o işlemin türüne göre değişir.
Tahliye taahhüdünde: sözlü taahhüde dayanılarak tahliye talep edilemez. Taahhüt hukuken doğmamış sayılır.
Fesih bildiriminde: konut ve çatılı işyeri kiralarında bildirimin geçerliliği yazılı şekle bağlı olduğundan, sözlü bildirim sözleşmeyi sona erdirmez.
Ödememe hâlindeki ihtarda: süre veren ihtarın yazılı olması gerekir; sözlü uyarı temerrüt sürecini başlatmaz.
Buna karşılık sözleşmenin kendisinde: şekil aranmadığından sözlü sözleşme geçerli olmaya devam eder; sorun yalnızca ispat ve takip yolu bakımından doğar.
Bu nedenle iki soruyu ayırın: “işlem geçerli mi?” ile “ispatlayabilir miyim?” farklı sorulardır ve farklı sonuçlar doğurur.
Sonradan Yapılan Değişiklikler
Sözleşme kurulduktan sonra yapılan ekleme ve değişiklikler ayrı bir rejime tabidir.
Şekil bakımından: sözleşmenin kendisi şekle tabi olmadığından, değişiklikler de kural olarak şekle tabi değildir.
Ancak içerik bakımından sınır vardır: kira bedelinin belirlenmesi dışında kiracı aleyhine değişiklik yapılamaz; bu tür değişiklikler kabul edilmiş olsa dahi geçerlilik kazanmaz.
Yazılı yapılması yine de önerilir: tarafların üzerinde anlaştığı her değişiklik, tarihli ve imzalı bir ek protokolle kayda geçirilmelidir.
Ek protokolde şunlar bulunmalıdır: hangi maddenin değiştiği, yeni hükmün metni, yürürlük tarihi ve tarafların imzaları.
Değişmeyen hususları da yazın: “diğer hükümler aynen geçerlidir” ifadesi, sonradan çıkacak kapsam tartışmasını önler.
Sözleşme Hazırlarken Nelere Dikkat Edilmeli?
Şekil serbest olsa da, iyi kurulmuş bir metin sonraki uyuşmazlıkların çoğunu önler.
1. Tarafları tam kimlik bilgileriyle yazın. Birden fazla kiracı varsa her birinin bilgisi ve tebligat adresi ayrı ayrı yer almalıdır.
2. Kiralananı tereddütsüz tanımlayın. Açık adres, bağımsız bölüm numarası ve varsa eklentiler (depo, otopark) belirtilmelidir.
3. Bedeli, ödeme gününü ve hesabı yazın. Ödemenin banka üzerinden yapılacağı ve hangi hesaba yatırılacağı açıkça gösterilmelidir.
4. Başlangıç tarihini ve süreyi netleştirin. Bu tarih, uzama ve on yıllık sürelerin hesabında belirleyicidir.
5. Demirbaş ve teslim durumunu tutanağa bağlayın. Giriş tutanağı ve fotoğraflar, çıkıştaki hasar tartışmasını baştan çözer.
Ve iki nüsha imzalayın: tarafların her birinde imzalı bir örnek bulunması, sonradan yapılan değişiklik iddialarını zayıflatır.
İspatın Maddeleri: HMK m.190, m.200-203 ve m.225
Yazılı sözleşme yoksa dosyanın kaderini ispat hukuku belirler. Kimin neyi ispatlayacağı, hangi delilin kullanılabileceği ve senet sınırının nasıl aşılacağı ayrı maddelerde düzenlenmiştir.
İspat yükü: HMK m.190. Başlangıç kuralı şudur: ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Ayrıca kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kira ilişkisinin varlığını ileri süren taraf bunu ispatlar; ilişkiyi kabul edip ödeme savunması yapan ise ödemeyi ispatlar.
Belge kavramı: HMK m.199. Delil listesi kâğıtla sınırlı değildir: uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli yazılı veya basılı metin, senet, çizim, plan, kroki, fotoğraf, film, görüntü veya ses kaydı gibi veriler ile elektronik ortamdaki veriler ve bunlara benzer bilgi taşıyıcıları bu Kanuna göre belgedir. Mesajlaşma kayıtları, e-postalar ve banka dekontları bu kapsamda değerlendirilir.
Senetle ispat zorunluluğu: HMK m.200. Sınırın metni şudur: bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri belirli tutarı geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle sınırdan aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamaz.
Karşı tarafın muvafakati: HMK m.200/2. Kural mutlak değildir: senetle ispat zorunluluğu bulunan hâllerde, karşı taraf açıkça muvafakat ederse tanık dinlenebilir. Uygulamada bu, duruşmada tanık dinlenmesine itiraz edilmemesi biçiminde gerçekleşir; bu nedenle karşı tarafın beyanı tutanağa geçirilmelidir.
Senede karşı tanık yasağı: HMK m.201. İkinci sınır şudur: senede bağlı olan her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler belirli tutardan az bir miktara ait olsa bile tanıkla ispat olunamaz. Yazılı sözleşme varsa, “aslında kira şu kadardı” savunması tanıkla ispatlanamaz.
Delil başlangıcı: HMK m.202. En işlevli istisna budur: senetle ispat zorunluluğu bulunan hâllerde delil başlangıcı bulunursa tanık dinlenebilir. Delil başlangıcı, iddia konusu hukuki işlemin tamamen ispatına yeterli olmamakla birlikte, söz konusu hukuki işlemi muhtemel gösteren ve kendisine karşı ileri sürülen kimse veya temsilcisi tarafından verilmiş veya gönderilmiş belgedir. Kiracıdan gelen mesaj, dekont açıklaması veya el yazılı not bu niteliktedir.
Tanıkla ispat hâlleri: HMK m.203. Kanun altı hâl sayar; kira uyuşmazlıklarında en sık kullanılanlar şunlardır: altsoy ve üstsoy, kardeşler, eşler, kayınbaba, kaynana ile gelin ve damat arasındaki işlemler; hukuki işlemlerde irade bozukluğu ile aşırı yararlanma iddiaları; hukuki işlemlere ve senetlere karşı üçüncü kişilerin muvazaa iddiaları; ve bir senedin sahibi elinde beklenmeyen bir olay veya zorlayıcı bir nedenle yahut usulüne göre teslim edilen bir memur elinde veya noterlikte herhangi bir şekilde kaybolduğu kanısını kuvvetlendirecek delil veya emarelerin bulunması hâli.
Karşı tarafın belgeleri: HMK m.219 ve m.220. Sözleşmenin tek nüshası karşı taraftaysa: taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye sunmak zorundadır. Mahkeme ibraza karar verir ve belge sunulmazsa, mahkeme belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir.
Son çare yemin: HMK m.225 ve m.229. Başka delil kalmadığında: yeminin konusu, davanın çözümü bakımından önem taşıyan, çekişmeli olan ve kişinin kendisinden kaynaklanan vakıalardır. Ayrıca kendisine yemin teklif edilen kimse, yemini eda etmezse yemin konusu vakıa ispat edilmiş sayılır; bu nedenle dilekçede yemin delili açıkça saklı tutulmalıdır.
Şekle aykırılığın sonucu: TBK m.12. Yazılı olması gereken işlemlerde kural şudur: sözleşmelerin geçerliliği, kanunda aksi öngörülmedikçe, hiçbir şekle bağlı değildir. Kanunda sözleşmeler için öngörülen şekil, kural olarak geçerlilik şeklidir. Öngörülen şekle uyulmaksızın kurulan sözleşmeler hüküm doğurmaz; bu nedenle tahliye taahhüdünde şekil eksikliği, taahhüdü geçersiz kılar.
Değişikliklerin şekli: TBK m.13. Sonradan yapılan eklerde: kanunda yazılı şekilde yapılması öngörülen bir sözleşmenin değiştirilmesinde de yazılı şekle uyulması zorunludur. Ancak sözleşme metniyle çelişmeyen tamamlayıcı yan hükümler bu kuralın dışındadır; bu kural, kira sözleşmesine sonradan eklenen protokollerde belirleyicidir.
Kiralananın devri: TBK m.310. Yazılı sözleşmenin önemini artıran hüküm budur: sözleşmenin kurulmasından sonra kiralanan herhangi bir sebeple el değiştirirse, yeni malik kira sözleşmesinin tarafı olur. Kiracılık kişisel hak olsa da bu hükümle yeni malike karşı korunur; ayrıca TBK m.312 uyarınca kira sözleşmesi tapu siciline şerh edilebilir.
Görev, yetki ve süre: HMK m.4, m.10 ve TBK m.147. Kira ilişkisinden doğan davalar, dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın sulh hukuk mahkemesinde görülür. Yetki bakımından sözleşmeden doğan davalar sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir. Kira bedeli alacağı ise beş yıllık zamanaşımına tabidir.
İspat araçları ve sınırları
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| İspat yükü | Lehine hak çıkaran tarafta | HMK m.190 |
| Belge | Ses, görüntü ve elektronik veriler dâhil | HMK m.199 |
| Senetle ispat | Belirli tutarı aşan işlemlerde | HMK m.200 |
| Muvafakat | Karşı taraf kabul ederse tanık | HMK m.200 |
| Senede karşı tanık | Tutar düşük olsa da yasak | HMK m.201 |
| Delil başlangıcı | Karşı taraftan gelen belge yeterli | HMK m.202 |
| Tanıkla ispat | Aile içi işlemler, muvazaa, irade sakatlığı | HMK m.203 |
| Belgelerin sunulması | Elde bulunan tüm belgeler | HMK m.219 |
| Sunulmazsa | Diğer tarafın beyanı kabul edilebilir | HMK m.220 |
| Yemin | Kişinin kendisinden kaynaklanan vakıa | HMK m.225 |
| Yeminden kaçınma | Vakıa ispat edilmiş sayılır | HMK m.229 |
| Şekle aykırılık | Sözleşme hüküm doğurmaz | TBK m.12 |
| Değişiklikler | Aynı şekle tabi | TBK m.13 |
| Kiralananın devri | Yeni malik taraf olur | TBK m.310 |
| Görev ve süre | Sulh hukuk; kira alacağında beş yıl | HMK m.4 / TBK m.147 |
Tek bakışta: sözleşme şekle tabi değil, ama bazı işlemler tabidir
Kira sözleşmesi yazılı olmak zorunda değildir — sözlü sözleşme de geçerlidir. Ama kira ilişkisi içindeki bazı işlemler sıkı şekil şartlarına bağlıdır.
| İşlem | Şekil şartı | Dayanak |
|---|---|---|
| Kira sözleşmesinin kendisi | Şekle tabi DEĞİL — sözlü olarak da kurulabilir | TBK genel hükümleri · TBK m.299 |
| Kurulma için gerekenler | Tarafların karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanları: kiralanan, kira bedeli ve kullandırma borcu üzerinde anlaşma | TBK m.1 · m.299 |
| Yazılı olmanın değeri | Geçerlilik değil İSPAT içindir; ayrıca artış, süre ve yan giderlerde tartışmayı önler | HMK m.200 vd. |
| Tahliye taahhüdü | YAZILI olmalı · kiralananın teslimden SONRA verilmeli · boşaltma tarihi belirli olmalı | TBK m.352/1 |
| Temerrüt ihtarı | YAZILI olmalı; verilen süre ve sürede ödenmezse sözleşmenin feshedileceği açıkça belirtilmeli | TBK m.315 |
| Fesih bildirimleri | Konut ve çatılı işyeri kiralarında bildirimle fesih yazılı yapılır | TBK m.348 |
| Kira sözleşmesinin tapuya şerhi | Tapu sicilinde şerh işlemi gerekir — resmî işlem | TBK m.312 |
| Güvence bedeli (depozito) | Para veya kıymetli evrak ise, kiracının onayı olmaksızın çekilmemek üzere bankada mevduat hesabına yatırılmalı | TBK m.342 |
| Yenilik ve değişiklik | Kiracı, kiraya verenin YAZILI rızası olmadan kiralananda yenilik ve değişiklik yapamaz | TBK m.321 |
| Alt kira / devir | Konut ve çatılı işyeri kirasında kiracı, kiraya verenin yazılı rızası olmaksızın kiralananı başkasına kiralayamaz veya kullanım hakkını devredemez | TBK m.322 |
Tahliye taahhüdünde üç yaygın yanlış. Bu üç hata taahhüdü tümüyle işlevsiz kılar.
| Yanlış | Neden yanlış? | Doğrusu |
|---|---|---|
| 1 · Sözleşmeyle aynı gün / öncesinde alma | Taahhüt teslimden SONRA verilmiş olmalıdır; teslimden önce veya sözleşmeyle birlikte alınan taahhüt geçersizdir | Teslimden sonra, ayrı bir belgeyle alınmalı |
| 2 · Tarihi boş bırakma | Boşaltma tarihi belirli olmalıdır; boş tarih sonradan doldurulduğu iddiasına açık kapı bırakır | Tarih açıkça yazılmalı; mümkünse noterde düzenlenmeli |
| 3 · Bir aylık süreyi kaçırma | Kiracı taahhüt tarihinde boşaltmazsa kiraya veren bir ay içinde icraya başvurmalı veya dava açmalıdır — süre HAK DÜŞÜRÜCÜDÜR | Boşaltma tarihinden itibaren bir ay içinde harekete geçin |
| Ek hata | Yenilenen dönem için yeni taahhüt almamak | Her yeni dönem için yeni taahhüt |
| Ek hata | Taahhüdü kiracı dışındaki kişiye imzalatmak | Kiracı veya yetkili temsilcisi imzalamalı |
| Aile konutu | Eşlerin birlikte oturduğu konutta diğer eşin rızası gündeme gelebilir | TMK m.194 |
| Dayanak | — | TBK m.352/1 |
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Yazılı sözleşme yoksa kapanan yol | İlamsız icra yoluyla tahliye takibinde borçlu, itirazında kira akdini ve varsa mukavelenamedeki imzasını AÇIK VE KESİN OLARAK reddetmezse akdi KABUL ETMİŞ SAYILIR | İİK m.269 |
| Sözlü ilişkide risk | Kiracı kiracılık sıfatına, kira tutarına veya ödeme gününe itiraz ederse, bunları kiraya verenin ispatı zorunlu hâle gelir | Yargıtay |
| İspat edilemezse | Kiracının bildirdiği ödeme gününe itibar edilerek temerrüdün oluşup oluşmadığı değerlendirilir | Yargıtay |
| Sözlü ilişkinin ispatı | Banka kayıtları ve açıklama satırları · elektrik/su/doğalgaz abonelikleri · tanık · yazışmalar · adres kayıt sistemi | genel ilkeler |
| Kira hakkı kişiseldir | Kira sözleşmesi kural olarak kişisel (nispi) bir hak doğurur; üçüncü kişilere karşı ileri sürülmesi sınırlıdır | TBK · öğreti |
| Tapuya şerh | Şerh, kira hakkını sonraki maliklere karşı güçlendirir | TBK m.312 |
| Şerhin kritik değeri | İİK m.135/2 karşısında, hacizden önce tapuya şerh verilmiş kira sözleşmesi kiracıyı ihale alıcısına karşı korur | İİK m.135/2 · Yargıtay |
| Şerhe rağmen | Şerh, TBK’daki tahliye sebeplerini (temerrüt, taahhüt) ortadan kaldırmaz | TBK m.315 · m.352 |
| Aile konutunda rıza | Aile konutuyla ilgili kira sözleşmesinin feshi için diğer eşin açık rızası aranır; rıza yazılı olmak zorunda değildir ancak açık olmalıdır | TMK m.194 |
| Aile konutu şerhi | Eş, tapuya aile konutu şerhi konulmasını isteyebilir | TMK m.194 |
| Konu | Kural / öneri | Dayanak |
|---|---|---|
| Şekil şartına uyulmazsa | Kira sözleşmesi yine geçerlidir; ancak şekle tabi işlem (taahhüt, ihtar, alt kira rızası) geçersiz olur | TBK |
| Sonradan yapılan değişiklikler | Kira bedeli, süre veya kullanım koşullarındaki değişiklikler yazılı yapılmalıdır — aksi hâlde ispatı güçleşir | HMK m.200 vd. |
| Kiracı aleyhine değişiklik | Kiracı aleyhine değişiklik yapılamaz; kira bedeli hariç | TBK m.343 |
| Kiracı aleyhine düzenleme yasağı | Kiracıya, kira bedeli ve yan giderler dışında başka bir ödeme yükümlülüğü getirilemez; özellikle kira bedelinin zamanında ödenmemesi hâlinde CEZA KOŞULU ödeneceğine veya sonraki kira bedellerinin muaccel olacağına ilişkin anlaşmalar GEÇERSİZDİR | TBK m.346 |
| Genel işlem koşulu denetimi | Dürüstlük kurallarına aykırı genel işlem koşulları yazılmamış sayılır | TBK m.20-25 |
| Sözleşme hazırlarken | Taraf kimlikleri · kiralananın açık adresi ve nitelikleri · kira bedeli ve ödeme günü · artış esası · süre · yan giderlerin kime ait olduğu · demirbaş listesi · depozito ve iade koşulu | uygulama |
| Eklenmesi yararlı | Teslim tutanağı ve tarihli fotoğraflar · sayaç endeksleri · banka hesap bilgisi | uygulama |
| Ödemenin banka üzerinden yapılması | Belirli tutarın üzerindeki kira ödemelerinin banka veya PTT aracılığıyla yapılması zorunluluğu vardır; güncel eşik teyit edilmelidir | Maliye Bakanlığı tebliğleri |
| Arabuluculuk | Kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabuluculuk dava şartıdır (ilamsız icra yoluyla tahliye hariç) | 6325 s.K. m.18/B |
| Görevli mahkeme | Sulh hukuk mahkemesi | HMK m.4 |
Senetle İspat Sınırı: Mekanizma Nasıl İşler?
Kira ilişkisinin ve bedelinin tanıkla ispat edilip edilemeyeceği, uyuşmazlığın parasal büyüklüğüne bağlıdır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.200, belirli bir parasal değeri aşan hukuki işlemlerin senetle (yazılı delille) ispatını zorunlu kılar.
Burada kritik olan, sınırın sabit bir rakam olmamasıdır. Kanun metnindeki başlangıç tutarı, her yıl yeniden değerleme oranına göre güncellenir. Bu nedenle güncel tutar, ilgili yılın resmî düzenlemesinden teyit edilmelidir; ikinci elden listeler birbirinden kopyalandığı için uygulamada farklı rakamlar dolaşabilmektedir.
Senetle ispat sınırında ölçüt, davanın açıldığı tarih değil hukuki işlemin yapıldığı tarihtir. Eski tarihli bir kira ilişkisinde bugünkü sınır değil, sözleşmenin kurulduğu yıldaki sınır esas alınır. Kanun yolu sınırları (istinaf, temyiz) ise farklı bir bağlama noktası kullanır — ikisi karıştırılmamalıdır.
Sınır Aşılsa Bile Tanık Dinlenebilen Hâller
Parasal sınırın aşılması, tanık deliline kapıyı tamamen kapatmaz:
- Karşı tarafın açık muvafakati: Karşı taraf açıkça onay verirse, sınır aşılmış olsa dahi tanık dinlenebilir. İtiraz edilirse mahkeme tanık dinleyemez.
- Delil başlangıcı (HMK m.202): Elde tam bir senet yoksa ancak karşı taraftan gelen bir yazışma, mesaj veya dekont açıklaması varsa, bunlar delil başlangıcı sayılarak tanıkla ispatın kapısı açılabilir. Kira uyuşmazlıklarında en sık kullanılan yol budur.
- Kanuni istisnalar (HMK m.203): İrade bozukluğu ve aşırı yararlanma iddiaları ile kanunda sayılan diğer hâllerde tanıkla ispat mümkündür.
Ayrıca ispat sınırı yalnızca hukuki işlemler için geçerlidir. Kiralananın hasarı gibi maddi vakıalar (hukuki fiiller) bakımından tutar ne olursa olsun tanık dinlenebilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Kira ilişkisinin varlığını kim ispatlar?
HMK m.190 uyarınca ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraftadır; kanuni bir karineye dayanan taraf sadece karinenin temelini oluşturan vakıayı ispatlar. İlişkinin varlığını ileri süren bunu, ilişkiyi kabul edip ödeme savunması yapan ise ödemeyi ispatlar.
Senet sınırı aşılmışsa tanık hiç dinlenmez mi?
HMK m.200 uyarınca karşı taraf açıkça muvafakat ederse tanık dinlenebilir. HMK m.202 uyarınca delil başlangıcı bulunması hâlinde de tanık dinlenir; delil başlangıcı, işlemi muhtemel gösteren ve kendisine karşı ileri sürülen kimse veya temsilcisi tarafından verilmiş ya da gönderilmiş belgedir.
Mesaj ve dekont delil sayılır mı?
HMK m.199 uyarınca ispata elverişli yazılı veya basılı metin, senet, fotoğraf, film, görüntü veya ses kaydı gibi veriler ile elektronik ortamdaki veriler ve benzeri bilgi taşıyıcıları belgedir. Karşı taraftan gelen bu tür kayıtlar ayrıca HMK m.202 anlamında delil başlangıcı oluşturabilir.
Sözleşmenin tek nüshası karşı taraftaysa ne yapılır?
HMK m.219 uyarınca taraflar, ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye sunmak zorundadır; HMK m.220 uyarınca belge sunulmazsa mahkeme, belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir. Başka delil kalmazsa HMK m.225 uyarınca yemin deliline başvurulur ve HMK m.229 uyarınca yeminden kaçınılması hâlinde vakıa ispat edilmiş sayılır.
Sözleşmeye sonradan eklenen protokol yazılı olmalı mı?
TBK m.13 uyarınca kanunda yazılı şekilde yapılması öngörülen bir sözleşmenin değiştirilmesinde de yazılı şekle uyulması zorunludur; ancak sözleşme metniyle çelişmeyen tamamlayıcı yan hükümler bu kuralın dışındadır. TBK m.12 uyarınca öngörülen şekle uyulmaksızın kurulan sözleşmeler hüküm doğurmaz.
Kira sözleşmesi yazılı olmak zorunda mı?
Hayır. Kira sözleşmesi sözlü de yapılabilir; ancak ispat kolaylığı açısından yazılı yapılması önerilir.
Sözlü kira nasıl ispatlanır?
Sözlü kira ilişkisi; ödeme dekontları, tanık beyanları ve tarafların davranışlarıyla ispatlanabilir. Banka ödemeleri güçlü delil oluşturur.
Yazılı sözleşmenin avantajı nedir?
Yazılı sözleşme; kira bedeli, süre ve koşulları belgelediğinden uyuşmazlıkları azaltır ve tarafların haklarını netleştirir.
Kira sözleşmesi yazılı olmak zorunda mı?
Hayır. Kanun kira sözleşmesinin geçerliliği için zorunlu bir şekil şartı öngörmemiştir; sözlü olarak yapılan ve fiilen uygulanan sözleşmeler de ispatlandığı takdirde geçerlidir.
Kira ilişkisinde hangi işlemler yazılı olmak zorunda?
Tahliye taahhüdü, konut ve çatılı işyeri kiralarında fesih bildirimi ve ödememe hâlinde verilen süreye ilişkin ihtar yazılı şekle tabidir. Bu işlemlerde şekil, ispat değil geçerlilik şartıdır.
Tahliye taahhüdü noterde mi yapılmalı?
Zorunlu değildir. Kanun sadece yazılı şekilden söz ettiğinden adi yazılı şekil geçerlilik için yeterlidir. Noterde yapılması, ileride imza inkârı riskine karşı kiraya vereni daha güçlü konuma getirir.
Taahhüt metnini elle yazmam gerekir mi?
Gerekmez. Metnin bilgisayar çıktısı olması dahi yeterlidir; aranan, kiracının imzasının el yazısıyla olmasıdır. Kiraya verenin imzasının yer almasına da gerek yoktur.
Yazılı sözleşmem yoksa hangi yol kapanır?
Kira sözleşmesine, imzaya veya kira ilişkisinin varlığına itiraz edilmesi hâlinde ilamsız icra yoluyla tahliye mümkün olmaz. Bu durumda tahliye davası sulh hukuk mahkemesinde görülür.
Kira ilişkisinin varlığını kim ispat eder?
İspat yükü kiraya veren üzerindedir.
Kiracılık hakkı herkese karşı ileri sürülebilir mi?
Kira sözleşmeleri şahsi niteliktedir; herkese karşı ileri sürülebilmesi için kiracılık hakkının tapu siciline şerh verilmesi gerekir. Taşınmaz kiralarında bu şerh sözleşmeyle kararlaştırılabilir.
Aile konutunda eşin rızası yazılı mı olmalı?
Kanun açık rıza arar; ancak bu rıza herhangi bir şekle tabi değildir. “Açık” olması yeterlidir, yazılı olması zorunlu değildir. Yine de ispat bakımından yazılı rıza koruyucudur.
📘 Ana Rehber: Kira Hukuku Rehberi
📚 İlgili Rehberler
Bu konuda avukat desteğine mi ihtiyacınız var?
Durumunuzu Hukukçular Evi uzman kadrosuyla değerlendirin; ilk görüşme için hemen ulaşın.
Dosyanız için değerlendirme
Süreler kısadır ve usul hataları geri alınamaz. Belgelerinizi birlikte inceleyelim.
Bu içerik Gayrimenkul ve Kira Hukuku alanındadır.
Gayrimenkul ve Kira Hukuku Rehberi · Bu alandaki tüm rehberler · Tüm hukuk dalları


