Sağlık İşletmelerinde Vergilendirme 2026: Hekim Çalıştırma Modelleri, Stopaj, KDV Oranı, Sağlık Turizmi İndirimi ve Teşvikler (KDVK m.17, KVK m.10)
07 Eylül 2026

Sağlık İşletmelerinde Vergilendirme 2026: Hekim Çalıştırma Modelleri, Stopaj, KDV Oranı, Sağlık Turizmi İndirimi ve Teşvikler (KDVK m.17, KVK m.10)

Özel hastane ve tıp merkezlerinde vergisel tablo, aynı çatı altındaki farklı gelir kalemlerinin ayrıştırılmasına dayanır: hekim hizmetleri, otelcilik, kantin, otopark ve yurt dışı hasta gelirleri farklı rejimlere tabidir. Buna bir de hekim çalıştırma modelinin doğurduğu stopaj sorunu eklenir. Bu rehber, konuyu mevzuat maddeleriyle anlatır. Ankara’daki dosyanız için bize 0554 648 37 15 numarasından ulaşabilirsiniz.

Beş cümlede özet

  • Sağlık hizmetleri kural olarak katma değer vergisine tabidir; kanunda sayılan kuruluşlar ve hizmetler bakımından istisnalar öngörülmüştür (KDVK m.17).
  • Türkiye’de yerleşmiş olmayan kişilere verilen sağlık hizmetlerinden elde edilen kazancın kanunda belirlenen kısmı kurum kazancından indirilebilir (KVK m.10).
  • Hekimin işletmeyle ilişkisi bağımlı çalışma ise ücret, bağımsız çalışma ise serbest meslek kazancı doğar (GVK m.61, 65).
  • Kesinti yapmakla yükümlü olanlarca yapılan serbest meslek ödemelerinden tevkifat yapılır (GVK m.94).
  • Farklı gelir kalemlerinin oran ve istisna bakımından ayrı izlenmesi zorunludur.

Sağlık hizmetlerinde katma değer vergisi

Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 1. maddesi, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetleri verginin konusuna alır; özel hastane ve tıp merkezlerinin verdiği sağlık hizmetleri bu kapsamdadır. Kanun’un 17. maddesi ise sosyal ve kültürel amaç taşıyan istisnaları düzenler ve bu maddede sayılan kuruluşlar bakımından bir istisna rejimi kurar.

Uygulamada dikkat edilecek noktalar şunlardır. Birincisi kuruluş türüdür: 17. maddede sayılan kamu kurumu niteliğindeki kuruluşlar ile kanunda öngörülen şartları taşıyan kuruluşların ilgili faaliyetleri bakımından istisna işlerken, ticari amaçla faaliyet gösteren özel sağlık kuruluşlarında hizmet genel esaslara göre vergiye tabidir. İkincisi orandır: sağlık hizmetlerinde uygulanacak oran, Bakanlar Kurulu ve Cumhurbaşkanı kararlarıyla belirlenmiş listelere göre saptanır ve hizmet türüne göre farklılaşabilir; estetik amaçlı işlemler ile tedavi amaçlı işlemler arasındaki ayrım bu bakımdan tartışma konusudur. Üçüncüsü ayrıştırmadır: aynı işletmede verilen otelcilik, yemek, kantin, otopark ve mağaza hizmetleri kendi oranlarına tabidir ve ayrı izlenmelidir. Dördüncüsü indirimdir: istisna kapsamındaki işlemlerle vergili işlemlerin birlikte bulunması hâlinde yüklenilen verginin ayrıştırılması gerekir. Serbest meslek ve hekim vergilendirmesini hekim ve eczacı vergilendirmesi yazımızda ele aldık.

Gelir kalemlerine göre rejim

KalemNiteliğiDikkat edilecek
Tedavi hizmetiTicari kazanç; KDV’ye tabiOran ve belge düzeni
Yurt dışı hastaİndirim imkânıKVK m.10 şartları
Refakatçi ve otelcilikAyrı hizmetKendi oranı
Hekim ödemeleriÜcret ya da serbest meslekStopaj ayrımı
Kira ve kantinKira geliri; stopajGVK m.94
İlaç ve malzemeTeslim ya da hizmetin parçasıAyrıştırma ve stok

Tabloyu yana kaydırarak tüm sütunları görebilirsiniz.

Tablonun en kritik satırı hekim ödemeleridir. Gelir Vergisi Kanunu’nun 61. maddesi ücreti, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan menfaatler olarak tanımlar; 65. madde ise serbest meslek faaliyetini, sermayeden ziyade şahsi mesaiye dayanan ve işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılan işler olarak tanımlar. Hekimin hangi kategoriye gireceği, sözleşmenin başlığına değil fiilî çalışma koşullarına göre belirlenir.

Hekim çalıştırma modelleri

Sağlık işletmelerinde en sık eleştirilen konu, hekimlerle kurulan ilişkinin niteliğidir. Üç model bulunur ve her birinin vergisel sonucu farklıdır.

Birincisi bağımlı çalışmadır: hekim, işletmenin belirlediği mesai ve düzen içinde, işletmenin talimatı altında ve onun nam ve hesabına çalışıyorsa ilişki hizmet akdine dayanır; ödeme ücrettir, bordro düzenlenir, gelir vergisi ve damga vergisi kesintisi ile sigorta bildirimi yapılır. İkincisi bağımsız çalışmadır: hekim kendi nam ve hesabına, şahsi sorumluluk altında hizmet veriyor ve hasta ile kendi arasında bir ilişki kuruluyorsa serbest meslek kazancı doğar; hekim serbest meslek makbuzu düzenler, işletme 94. madde uyarınca tevkifat yapar. Üçüncüsü şirket üzerinden çalışmadır: hekimin kendi şirketi aracılığıyla hizmet vermesi hâlinde fatura düzenlenir ve stopaj doğmaz; ancak bu yapının gerçek bir organizasyona dayanması aranır, aksi hâlde ilişkinin niteliğinin ücret olduğu ileri sürülerek stopaj tarhiyatı yapılabilir. Nitelendirmede kullanılan ölçütler şunlardır: mesai ve nöbet düzenine tabi olma, işletmenin hasta portföyünü kullanma, gelir riskini taşıyıp taşımama, kendi ekipman ve personelini kullanma, başka yerlerde de çalışabilme. Bu ölçütlerin sözleşmeye ve fiilî uygulamaya yansıtılması gerekir.

Sağlık turizmi kazanç indirimi

Yurt dışından gelen hastalara verilen hizmetler, sağlık işletmeleri bakımından özel bir teşvike konudur. Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 10. maddesi, Türkiye’de yerleşmiş olmayan kişilerle işyeri, kanuni ve iş merkezi yurt dışında bulunanlara Türkiye’de verilen ve münhasıran yurt dışında yararlanılan kanunda sayılan hizmetlerden elde edilen kazancın kanunda belirlenen kısmının, beyanname üzerinde ayrıca gösterilmek şartıyla kurum kazancından indirilebileceğini düzenler; sağlık hizmetleri de bu kapsamdadır.

Uygulamada aranan şartlar şunlardır. Birincisi hizmetin muhatabıdır: hizmetin Türkiye’de yerleşmiş olmayan kişilere verilmesi gerekir; buradaki ölçüt hastanın yerleşiklik durumudur ve pasaport ile ikamet bilgileriyle belgelenir. İkincisi izindir: sağlık alanında faaliyette bulunan kuruluşların ilgili bakanlıktan alınan izin belgesi ya da ruhsat kapsamında faaliyette bulunması aranır. İkincisi kazanç ayrıştırmasıdır: indirime konu kazancın ayrı hesaplarda izlenmesi ve bu faaliyete ilişkin hasılat ile giderlerin ayrıştırılması gerekir; ortak giderlerden pay verilmesinde objektif bir anahtar kullanılmalıdır. Üçüncüsü beyandır: indirimin beyanname üzerinde ayrıca gösterilmesi şarttır; gösterilmemesi hâlinde indirimden yararlanılamaz. Dördüncüsü kazanç şartıdır: indirim, kazanç bulunması hâlinde uygulanır ve zarar hâlinde sonraki döneme devretmez. Beşincisi belgelemedir: hasta bazında dosya tutulması, denetimde ilk istenen belgedir. Hizmet ihracatı istisnalarını hizmet ihracatı istisnaları yazımızda ele aldık.

Muayenehane ve tıp merkezi ayrımı

Sağlık alanında faaliyet gösteren yapılar farklı ölçeklerde kurulur ve her yapının vergisel rejimi değişir. Üç model ayrılmalıdır.

Birincisi muayenehanedir: hekimin kendi nam ve hesabına, şahsi sorumluluk altında hizmet verdiği yapıdır; kazanç serbest meslek kazancıdır, tahsil esası uygulanır, serbest meslek makbuzu düzenlenir ve kesinti yapmakla yükümlü olanlardan alınan ödemelerde tevkifat işler. İkincisi ortak muayenehane ve poliklinik yapılarıdır: birden fazla hekimin bir araya geldiği yapılarda, ilişkinin adi ortaklık mı yoksa gider paylaşımı mı olduğu belirlenmelidir; adi ortaklıkta kazanç ortaklara payları oranında dağıtılır, gider paylaşımında ise her hekim bağımsız mükelleftir ve giderlerin yansıtma faturasıyla paylaşılması gerekir. Üçüncüsü sermaye şirketi biçimindeki tıp merkezi ve hastanelerdir: kazanç ticari kazançtır, kurumlar vergisine tabidir, bilanço esasında defter tutulur ve kâr dağıtımında stopaj doğar. Seçimde değerlendirilecek unsurlar şunlardır: beklenen kazanç düzeyi ve tarife karşılaştırması, sorumluluk riski, ruhsat ve mesleki mevzuat sınırları, personel istihdamı ve amortismana tabi yatırımların büyüklüğü. Bu tercihin faaliyete başlamadan önce yapılması, sonradan yapılacak yapı değişikliğinin maliyetinden kaçınmayı sağlar.

Sağlık işletmelerinde gider ve amortisman

Sağlık işletmeleri, yüksek tutarlı cihaz yatırımları ve yoğun personel giderleri nedeniyle özellikli bir maliyet yapısına sahiptir. Gelir Vergisi Kanunu’nun 40. maddesi ve Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 6. maddesi yollamasıyla uygulanan gider hükümleri bu alanda şöyle somutlaşır.

Birincisi cihaz yatırımlarıdır: görüntüleme, laboratuvar ve ameliyathane cihazları amortismana tabi kıymettir; Vergi Usul Kanunu’nun 313 ve devamı maddelerine göre itfa edilir ve faydalı ömür listelerine göre oran belirlenir. İkincisi finansman giderleridir: cihaz alımı için kullanılan kredilerin faizlerinde, aktifleştirme dönemi ayrımı ile finansman gider kısıtlaması gözetilir. İkincisi personel giderleridir: hekim, hemşire ve destek personeline ödenen ücretler, prim ve ikramiyeler ile sigorta primleri gider yazılır. Üçüncüsü sarf malzemesidir: ilaç, tıbbi sarf ve kit alımlarının stok olarak izlenmesi ve dönem sonu envanterinin yapılması gerekir; stok farkları randıman eleştirisi doğurur. Dördüncüsü sorumluluk sigortasıdır: mesleki sorumluluk sigortası primleri gider niteliğindedir. Beşincisi tazminatlardır: sözleşmeye, ilama veya kanun emrine dayanan tazminatlar indirilirken, kusurdan doğan tazminatlar bakımından kanuni sınırlamalar gözetilir. Altıncısı bağış ve reklam giderleridir: sağlık alanındaki tanıtım faaliyetlerinin mesleki mevzuata uygunluğu ayrıca değerlendirilmelidir.

Denetimde incelenen başlıklar

Sağlık işletmelerinde inceleme, hasta kayıtları ile hasılat kayıtlarının karşılaştırılmasına dayanır ve sektöre özgü veri kaynakları kullanılır. Bu kaynaklar şunlardır: hasta kayıt sistemleri, randevu ve ameliyat kayıtları, kurum ve sigorta şirketlerine yapılan faturalamalar, kart tahsilat verileri, ilaç ve sarf malzemesi alımları ile hekim ödemelerine ilişkin muhtasar beyanlar.

Sık karşılaşılan eleştiri başlıkları ve savunma dayanakları şöyledir. Birincisi hasta sayısı ile hasılat ilişkisidir: kayıtlı hasta sayısına göre hesaplanan beklenen hasılat ile beyan edilen hasılat karşılaştırılır; kontrol muayeneleri, iptal edilen işlemler ve indirimli hizmetlerin belgelenmesi gerekir. İkincisi sarf malzemesi tüketimidir: kullanılan kit, protez ve sarf malzemesi miktarından işlem sayısı hesaplanır; fire, bozulma ve test amaçlı kullanımların tutanakla belgelenmesi savunmayı güçlendirir. Üçüncüsü hekim ödemeleridir: ödemelerin niteliği ve stopajın doğru uygulanıp uygulanmadığı incelenir. Dördüncüsü nakit tahsilatlardır: kart ve banka tahsilatları ile belgeli hasılat arasındaki farkın açıklanması gerekir. Beşincisi kurum alacaklarıdır: sosyal güvenlik kurumu ve özel sigortalardan yapılan kesintiler ile tahsil edilemeyen tutarların dönemsel ayrımı yapılmalıdır. Altıncısı yurt dışı hasta indirimidir: indirime konu kazancın ayrıştırılması ve hasta bazında belgelenmesi istenir. Hasılat denetimi yöntemlerini hasılat denetimi yazımızda ele aldık.

Sözleşme ve belge düzeni

Sağlık işletmelerinde vergisel savunmanın temeli, taraflarla yapılan sözleşmelerin ve düzenlenen belgelerin tutarlılığıdır. Kurulması gereken düzen şu unsurlardan oluşur.

Birincisi hasta sözleşmeleridir: hizmetin kapsamı, bedeli ve ödeme koşulları yazılı gösterilmeli; paket fiyat uygulamalarında hangi hizmetlerin dâhil olduğu belirtilmelidir, çünkü paket içeriği oran uygulamasını etkiler. İkincisi hekim sözleşmeleridir: çalışma modeli, mesai düzeni, gelir paylaşımı ve sorumluluk dağılımı açıkça yazılmalı ve fiilî uygulamayla uyumlu olmalıdır. Üçüncüsü kurum sözleşmeleridir: sosyal güvenlik kurumu ve özel sigortalarla yapılan anlaşmalarda fiyat, kesinti ve iskonto koşulları belirlenmeli; yapılan kesintilerin muhasebede nasıl izleneceği kararlaştırılmalıdır. Dördüncüsü belge zamanıdır: hizmetin tamamlanmasıyla vergiyi doğuran olay gerçekleşeceğinden faturanın zamanında düzenlenmesi gerekir; yatan hasta hizmetlerinde taburcu tarihi esas alınır. Beşincisi tahsilat kanalıdır: kanunda öngörülen tutarı aşan tahsilatların finansal kurumlar aracılığıyla yapılması zorunluluğu bu sektörde de geçerlidir. Altıncısı arşivdir: hasta dosyaları ile mali belgelerin ayrı ancak eşleştirilebilir biçimde saklanması, hem sağlık mevzuatı hem vergi mevzuatı bakımından gereklidir; hasta verilerinin korunmasında 6698 sayılı Kanun hükümleri ayrıca gözetilir.

Sosyal güvenlik ve istihdam boyutu

Sağlık işletmelerinde personel yapısı karmaşıktır ve bu, sosyal güvenlik yükümlülüklerini vergi yükümlülükleriyle iç içe geçirir. 5510 sayılı Kanun, hizmet akdiyle çalışanları ile kendi nam ve hesabına bağımsız çalışanları farklı statülerde sigortalı sayar; hekimin çalışma modeli, hangi statüde bildirileceğini belirler.

Dikkat edilecek noktalar şunlardır. Birincisi tutarlılıktır: bir hekimin vergi tarafında serbest meslek erbabı, sosyal güvenlik tarafında hizmet akdiyle çalışan olarak bildirilmesi çelişki yaratır ve her iki cephede de eleştiri doğurur; iki bildirimin uyumlu olması gerekir. İkincisi kısmi çalışmadır: birden fazla kuruluşta çalışan hekimlerde statü çakışması kuralları uygulanır. Üçüncüsü prime esas kazançtır: ücret bordrosunda gösterilen tutarların prime esas kazanç hesabıyla uyumlu olması gerekir; vergi ve prim matrahları arasındaki farklar sorgulanır. Dördüncüsü teşviklerdir: istihdam teşviklerinden yararlanma, cari prim ve vergi borçlarının düzenli ödenmesi şartına bağlanabilir. Beşincisi asgari ücret istisnasıdır: ücret gelirlerinde uygulanan gelir ve damga vergisi istisnasının bordroda doğru uygulanması gerekir. Altıncısı, yabancı uyruklu sağlık personeli çalıştırılması hâlinde çalışma izni ve vergisel yükümlülüklerin birlikte değerlendirilmesidir. Ücret bordrosu uygulamasını ücret gelirinin vergilendirilmesi yazımızda ele aldık.

Yatırım teşvikleri ve indirimli kurumlar vergisi

Sağlık yatırımları, yüksek sabit kıymet gerektirdiğinden teşvik mevzuatının kapsamındadır ve bu, vergisel planlamanın önemli bir parçasıdır. Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 32/A maddesi indirimli kurumlar vergisini düzenler: yatırım teşvik belgesine bağlanan yatırımlardan elde edilen kazançlar, yatırımın kısmen veya tamamen işletilmesine başlanılan hesap döneminden itibaren, yatırıma katkı tutarına ulaşıncaya kadar indirimli oranlar üzerinden kurumlar vergisine tabi tutulur.

Uygulamada dikkat edilecek noktalar şunlardır. Birincisi belgedir: yatırımın teşvik belgesine bağlanmış olması ve belgede öngörülen şartlara uyulması gerekir. İkincisi kazanç ayrıştırmasıdır: teşvikli yatırımdan elde edilen kazancın ayrı tespit edilmesi aranır; bu mümkün değilse kanunda öngörülen oranlama yöntemi uygulanır. Üçüncüsü katkı tutarıdır: yatırıma katkı tutarı ve indirim oranı belgede gösterilir ve kullanılan tutarın izlenmesi gerekir. Dördüncüsü diğer teşviklerdir: teşvik belgesi kapsamındaki makine ve teçhizat alımlarında gümrük muafiyeti ile katma değer vergisi istisnası uygulanabilir; bu, cihaz yatırımlarında önemli bir maliyet avantajıdır. Beşincisi asgari vergiyle etkileşimdir: indirimli oran uygulaması sonucu hesaplanan verginin, yurt içi asgari kurumlar vergisi tutarıyla karşılaştırılması gerekir. Altıncısı şart ihlalidir: yatırımın tamamlanmaması ya da belgede öngörülen şartların ihlali hâlinde yararlanılan tutarlar gecikme faiziyle geri istenir.

Kurum alacakları ve dönemsellik

Sağlık işletmelerinin hasılatının önemli bölümü, hastadan değil sosyal güvenlik kurumu ve özel sigorta şirketlerinden tahsil edilir; bu, gelirin ne zaman doğduğu sorusunu öne çıkarır. Ticari kazançta tahakkuk esası geçerli olduğundan, gelir tahsil edildiği anda değil hizmetin verilmesi ve alacağın mahiyet ile tutar itibarıyla kesinleşmesi anında doğar.

Uygulamada dikkat edilecek noktalar şunlardır. Birincisi faturalama dönemidir: hizmetin verildiği dönem ile kuruma faturalandığı dönem farklı olabilir; hasılatın hizmetin verildiği döneme kaydedilmesi gerekir, aksi hâlde dönem kaydırma eleştirisi doğar. İkincisi kesintilerdir: kurum tarafından yapılan kesinti ve iskontoların hangi dönemde ve nasıl kaydedileceği belirlenmelidir; sonradan yapılan kesintiler için matrahta değişiklik hükümleri işler ve düzeltme belgesi düzenlenir. Üçüncüsü şüpheli alacaklardır: tahsil edilemeyen kurum alacakları bakımından Vergi Usul Kanunu’nun 323. maddesindeki şüpheli alacak karşılığı ayrılması şartları değerlendirilir; dava veya icra safhasında bulunma şartı burada belirleyicidir. Dördüncüsü değersiz alacaklardır: tahsili imkânsız hâle gelen alacaklar bakımından 322. madde uygulanır. Beşincisi mutabakattır: kurumla dönemsel mutabakat yapılması ve farkların açıklanması, hem muhasebe hem inceleme bakımından gereklidir. Şüpheli alacak uygulamasını değerleme ve envanter yazımızda ele aldık.

Vakıf ve dernek hastanelerinde durum

Sağlık alanında faaliyet gösteren yapıların bir kısmı ticari şirket değil vakıf ya da dernek bünyesindedir; bu yapıların vergisel rejimi farklıdır. Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 1. maddesi dernek ve vakıfları değil, bunlara ait iktisadi işletmeleri mükellef sayar; 2. madde ise iktisadi işletmeyi tanımlar.

Belirleyici ölçütler şunlardır. Birincisi devamlılıktır: derneğe ya da vakfa ait bir sağlık kuruluşunun ticari, sınai veya zirai faaliyette devamlı olarak bulunması hâlinde iktisadi işletme oluşur ve kurumlar vergisi mükellefiyeti doğar; bedel karşılığı sağlık hizmeti verilmesi bu kapsamdadır. İkincisi kazanç amacıdır: Kanun, iktisadi işletmelerin kazanç gayesi gütmemelerinin, faaliyetlerinin kanunla tevdi edilmiş görevler arasında bulunmasının, tüzel kişiliklerinin olmamasının, bağımsız muhasebelerinin ve kendilerine ayrılmış sermayelerinin veya işyerlerinin bulunmamasının mükellefiyetlerini etkilemeyeceğini öngörür. Üçüncüsü muafiyettir: Kanun’un 4. maddesinde kanunda sayılan şartlarla bazı kuruluşlar bakımından muafiyet öngörülmüştür ve bunların kapsamı dar yorumlanır. Dördüncüsü katma değer vergisidir: 17. maddedeki istisnaların hangi kuruluşları kapsadığı ve bedel karşılığı verilen hizmetlerin durumu ayrıca değerlendirilir. Beşincisi bağışlardır: bu kuruluşlara yapılan bağışların indirim kapsamı ilgili maddelere göre belirlenir. Altıncısı, iktisadi işletmenin ayrı defter ve kayıt düzeni kurmasının zorunlu olmasıdır. Dernek ve vakıf işletmelerini dernek ve vakıf iktisadi işletmesi yazımızda ele aldık.

Vergi mahkemesi dava dilekçesi örneği

…………… VERGİ MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA

DAVACI: …… Sağlık Hizmetleri A.Ş., Vergi No, Adres

DAVALI: …… Vergi Dairesi Müdürlüğü

DAVA KONUSU: ……/……/2026 tarih ve …… sayılı ihbarname ile tarh edilen gelir (stopaj) vergisi ve kesilen vergi ziyaı cezasının iptali istemidir.

TEBLİĞ TARİHİ: ……/……/2026

AÇIKLAMALAR

1. Şirketimiz özel sağlık kuruluşu olarak faaliyet göstermekte olup, bir kısım hekimlerle serbest meslek esasına dayalı sözleşmeler yapılmıştır.

2. İdarece, söz konusu hekimlerin fiilen bağımlı çalıştığı kabul edilerek ödemelerin ücret sayılması gerektiği gerekçesiyle stopaj tarhiyatı yapılmıştır.

3. Oysa hekimler kendi nam ve hesaplarına, şahsi sorumluluk altında hizmet vermekte; mesai ve nöbet düzenine tabi bulunmamakta ve gelir riskini taşımaktadır. Sözleşmeler, hasta kayıtları ve ödeme dökümleri ektedir.

4. Hekimler tarafından düzenlenen serbest meslek makbuzları üzerinden Gelir Vergisi Kanunu’nun 94. maddesi uyarınca tevkifat yapılmış ve süresinde beyan edilmiştir; makbuz ve beyanname örnekleri ektedir.

5. (Alternatif) İdarece yurt dışında yerleşik kişilere verilen sağlık hizmetlerinden elde edilen kazanca ilişkin indirim reddedilmişse de, Kanun’un 10. maddesindeki şartlar sağlanmış olup hasta kayıtları, pasaport bilgileri ve tahsilat belgeleri ektedir.

6. Olayda gerçeğe aykırı beyan bulunmadığından ceza uygulanması hukuka aykırıdır.

HUKUKİ SEBEPLER: 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu m.61, 65, 94; 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu m.10; 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu m.1, 17; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu.

DELİLLER: İhbarname, hekim sözleşmeleri, serbest meslek makbuzları, muhtasar beyannameler, hasta ve tahsilat kayıtları, bilirkişi incelemesi.

SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan nedenlerle tarhiyatın ve cezanın iptaline, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı idareye yükletilmesine karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederiz. ……/……/2026

Davacı Vekili
Ad Soyad – İmza

Kontrol listesi

  1. Gelir kalemlerini oran ve istisna bazında ayrı izleyin.
  2. Hekim sözleşmelerini fiilî çalışma düzeniyle uyumlu yapın.
  3. Serbest meslek ödemelerinde tevkifatı süresinde beyan edin.
  4. Yurt dışı hasta kayıtlarını ayrı bir dosyada tutun.
  5. İndirim şartlarını hasta bazında belgeleyin.
  6. İlaç ve sarf malzemesi stoklarını ayrı izleyin.
  7. Kantin ve otopark kiralarında stopajı unutmayın.
  8. İstisna ve vergili işlemlerde yüklenim ayrıştırması yapın.

Sık sorulan sorular

Sağlık hizmeti KDV’ye tabi mi?

Özel sağlık kuruluşlarında kural olarak evet; kanunda sayılan kuruluş ve hizmetler bakımından istisnalar bulunur (m.1, 17).

Estetik işlemlerde oran farklı mı?

Tedavi amaçlı olup olmadığına göre değerlendirme yapılır; oran listelerine göre belirlenir.

Hekim ödemesi ücret mi serbest meslek mi?

Fiilî çalışma koşullarına göre belirlenir; bağımlılık varsa ücret, bağımsızlık varsa serbest meslek kazancıdır.

Sözleşme başlığı belirleyici mi?

Hayır. Nitelendirmede fiilî durum esas alınır.

Hekim kendi şirketiyle çalışabilir mi?

Mesleki mevzuat sınırları saklı kalmak üzere; yapının gerçek bir organizasyona dayanması aranır.

Serbest meslek ödemesinde stopaj var mı?

Evet. 94. madde uyarınca kesinti yapılır ve muhtasar beyanname ile beyan edilir.

Yurt dışı hastalarda indirim nedir?

Türkiye’de yerleşmiş olmayanlara verilen sağlık hizmetlerinden elde edilen kazancın kanunda belirlenen kısmı indirilebilir (KVK m.10).

Bunun şartı nedir?

Hizmetin Türkiye’de verilmesi, hizmetten yurt dışında yararlanılması ve kanunda öngörülen diğer şartların sağlanması.

Refakatçi konaklaması nasıl değerlendirilir?

Ayrı bir hizmet olarak kendi oranına tabi tutulur ve ayrı izlenir.

Kantin kirasında stopaj var mı?

İşyeri kirası ödemelerinde kesinti yapılması gerekir.

İlaç ve malzeme ayrı faturalanır mı?

Hizmetin bir parçası mı yoksa ayrı teslim mi olduğuna göre belirlenir; stok kayıtları buna göre tutulur.

Sigorta ve kurum ödemeleri nasıl kaydedilir?

Hasılat olarak kaydedilir; kesinti ve mahsuplar sözleşmeye göre izlenir.

Kurum ödemesi gecikirse gelir ne zaman doğar?

Tahakkuk esası gereği hizmetin verildiği dönemde doğar; tahsil edilemeyen alacaklarda VUK m.323 şartları değerlendirilir.

Cihaz yatırımında teşvik var mı?

Teşvik belgesine bağlanan yatırımlarda indirimli kurumlar vergisi ile makine alımlarında gümrük ve KDV avantajları değerlendirilir (KVK m.32/A).

Fatura ne zaman düzenlenmeli?

Hizmetin tamamlanmasıyla vergiyi doğuran olay gerçekleşir; yatan hasta hizmetlerinde taburcu tarihi esas alınır.

Sağlık turizmi indiriminin şartı ne?

Hizmetin Türkiye’de yerleşmiş olmayanlara verilmesi, izin belgesi kapsamında faaliyet, kazancın ayrıştırılması ve beyannamede ayrıca gösterilmesi.

Muayenehane mi şirket mi kurmalıyım?

Muayenehanede kazanç serbest meslek kazancıdır; şirket yapısında ticari kazanç ve kurumlar vergisi rejimi işler.

Bağış ve indirim imkânı var mı?

Kanunda sayılan sağlık tesislerine yapılan bağışlar bakımından öngörülen indirim hükümleri değerlendirilir.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu m.61, 65 ve 94, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu m.10 ile 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu m.1 ve 17 hükümlerine dayanır. Oran ve şartlar değişebilir; somut dosyanız için Hukukçular Evi Ankara ile 0554 648 37 15 numaralı telefondan iletişime geçin.


Post by Av. Fatma Öztürk